|
Nasrettin Hoca - 1 Çizgi Film
|
Nasrettin Hoca - 2 Çizgi Film
|
|---|---|
|
Nasrettin Hoca - 3 Çizgi Film
|
Nasrettin Hoca - 4 Çizgi Film
|
SıkarkenNasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş. Yoldan geçen arkadaşı hocaya: |
BaklavaHoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven bir koylüyle karşılasır. |
Tutar mı?Hocanın canı bir gün sarma çeker. Ama elinde yoğurt bakraçları anası da ağlamiş ne yapim ne yapim derken aklına göl gelmiş. Gelmiş gölün kenarına, atmış bakraçları kenara çıkarmış sarmış sigarasını hafif hafif demleniyor. Sonra birden bekçinin düdüğünü duymuş. Eyvah şimdi yandık derken aniden atmış sarmayı bakracın içine sonrada bakracı tutmuş göle dökmeye başlamiş. O esnada bekçide yanında bitivermiş. Bakmış bakmış anlamamış sonra hocaya sormuş ne yapıyorsun diye. Hocada görmüyor musun yoğurt mayalıyorum demiş. Bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mi demiş. Hocada ya tutarsa diye cevap vermiş. Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmiş. Hoca hem keyfine hem yoğurda yanarken bekçinin arkasından bakıp şimdi bu salak herkese anlatır demiş. |
KavukNasrettin Hoca bir gün arkadaşıyla gidiyormuş arkadaşı demişki yav hoca dün senin evden sesler geliyordu demiş, Hoca da demişki hanımla kavga ettik kavuk düştü demiş arkadaşı kavuk o kadar ses çıkarmazki demiş Nasrettin Hoca demişki kavuğun içinde bende vardım. |
Affetmem...Nasrettin Hoca bir gün bir köprünün altında namaz kılar. Hoca dua ederken allahım beni affet der köprünün üstünde ki bir adam affetmem demiş Nasrettin Hocada affet demiş adam tekrar affetmem demiş bizim Nasrettin Hoca der affet adam yine affetmem der. Nasrettin Hoca bu sefer affetmezsen affetme zaten abdestsiz namaz kılmıştım. |
AzrailHoca ölüm eşiğindeymiş. karısına: |
Dünya Kaç Metre?Arkadaşlarından biri Hocaya sorar: |
Ya Kabak OlsaydıBir yaz günü Nasrettin Hoca köye gidiyormuş. Sıcaktan bunaldığı bir sıra biraz serinlemek için eşeğinden inip bir ceviz ağacının dibine oturmuş. Cübbesiyle kavuğunu da çıkartıp yanına koymuş. Birden gözü karşısındaki bal kabaklarına ilişmiş. Kendi kendine: |
Erkek AdamBir gün Nasrettin Hocaya sormuşlar; Hocam siz kaç yaşındasınız? Hoca: 40 demiş. Aradan yıllar geçmiş yine sormuşlar. |
Söyle BariHoca ormana gitmiş. Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye. Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca' ya seslenmiş: |
Allah BiliyorNasrettin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasrettin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış : |
Allahın RahmetiYağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar: |
Ateş Düştüğü ZamanNasrettin Hoca' nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş. Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış.Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş: |
Bana Ne Ad Koyarlardı?Bir gün Nasretin Hoca' ya Timur: |
Benim Ne Yiyip İçtiğimi Sormazsınız...Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. |
Ben UyuyorumBir gün Nasrettin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış. Gece yarısı arkadaşı sormuş: |
MayaHoca eşeği suyun kenarındaki gölgeye çekmiş, kendisi de kenara oturmuş, esrarlı sigarasını sarmış kafayı buluyor. Etrafta kimsecikler yok... Derken bir gürültü... Bir bakmış ki, çoban koyunları göle sulamaya getiriyor... "Bre aman.. Çoban sigarayı görürse felaket... Doğru zaptiyeye gider, bu herif!.." Etrafa bakmış, eşeğin yanına asılı bir bakraç yoğurt... Atmış sigarayı suya... Almış eline bakracı... Kaşık kaşık atmaya başlamış yoğurdu göle... Çoban yanaşmış hocaya: |
NiçinCimri ve de boşboğazın biri hocaya: “Ya Nasrettin Hoca... Demek parayı çok seviyorsun. Acaba neden? ” Hoca cevabını yapıştırmış; “Senin gibilere muhtaç olmamak için!..” |
KaftanNasrettin Hoca bir dükkana girer, kendisine uygun kaftan bakmaktadır. Pahalılardan birini gözüne kestirir... Giyer, fiyatını sorar. Satıcı "10 akçe Hocam" der. Nasrettin Hoca "Pahalıymış... Daha ucuzu yok mu bunların?" der ve giydiği kaftanı çıkarır. Satıcı Nasrettin Hoca’ya 5 akçelik bir kaftan çıkarır, Nasrettin Hoca kaftanı giyer ve dükkandan çıkar. Satıcı arkasından bağırır: "Hocam aldığın kaftanın parasını vermeyi unuttun?" Nasrettin Hoca: "Pahalısını bıraktım, onun yerine ucuzunu aldım ya!" der. Satıcı: "Hocam pahalı olanın parasını vermemiştin ki!" deyince Hoca; "Be hey adam!.. Almadığım şeyin parasını niye vereyim?" der ve uzaklaşır. |
PaylaşımBir gün dört çocuk ellerinde iki kestane ile Nasrettin Hoca’ ya gelirler, ondan adil bir paylaştırma yapmasını isterler, Hoca sorar: "Tanrının paylaşımını mı tercih edersiniz, kulunkini mi?" Çocuklar; “Tabii ki tanrınınki!..” diye cevap verirler. Bunun üzerine Nasrettin Hoca bir çocuğa iki tokat, diğerine bir tokat atar, kestaneleri birine verir, öbürüne de hiçbir şey vermez... Şaşıran çocuklar "Bu ne biçim bir dağıtım?" diye sorarlar. Hoca da der ki: "Bu tanrının paylaşımı. Bazen bazılarına çok, bazılarına hiç, bazılarına da az verir... Eğer kulunkini isteseydiniz bunu hepinize eşit bölerdim!.." |
SazHoca Nasrettin bir gün eline bir saz almış, tıngırdatıp duruyormuş. Hanımı sormuş; |
DamHoca bir gün dama çıkmış işiyormuş. Tam o sırada aşağıda biri görünmüş, Hoca işemeyi kesmiş. Adam seslenmiş: “Hocam ne oldu? Niye yarıda kestin?” Hoca; “Yok yaa!..” demiş, "... devam edeyimde de tutuna tutuna dama çık öyle mi?" |
İnecekmişNasrettin Hoca bir gün eşeğine binmiş. Alımlı, çalımlı dolaşıyormuş. Tam bir köylüsünün yanından geçiyormuş ki, dengesini kaybedip düşmüş. Bunu gören adam başlamış gülmeye. Çalımı bozulan Hoca fena öfkelenmiş. “Ne gülersin be adam!..” diye bağırmış, “... düşmesem de inecektim zaten!..” |
NeresindenBir gün Nasrettin Hoca kahvede vaaz veriyormuş. Dinleyenlerden biri; |
Kör DöğüşüNasrettin Hoca, gençliğinde dilenen bazı insanlar görür. Epey bir zaman adamları inceler. Dilenciler kör oldukları için çevredeki insanlar onlara pek çok yardım verirler. Fakat dilenciler bir türlü doymak bilmezler. Hoca, dilencilerin yanlarına yaklaşır. Cebinden para kesesini çıkartıp şakırdatır. Sonra dilencilere: “Alın bu paraları da aranızda bölüşün” diyerek yanlarından uzaklaşır. Adamları tekrar gözlemeye başlar. Kör dilenciler, para kesesinin içlerinden birine verildiğini sanarak parayı kapmak için birbirlerine girerler: “Kese sende!”, “Bende yok sende! Çabuk benim payımı verin, yoksa ben size yapacağımı bilirim!” gibi sözlerle açgözlü dilenciler, birbirlerine vurmaya, küfretmeye başlarlar ama keseyi de bir türlü ele geçiremezler. Hoca bunları gözlerken: “Hey gidi açgözlü iki dünya körleri hey!” diye söylenirken biri: “Ne oluyor Hoca?” diye soru sorar. Hoca: “Ne olacak, kör döğüşü nedir bilmiyorsan öğren” der. |
Yemesi Kolay OlsunTimur' un defterdarı hesapta bir yanlışlık yapar. Bunun üzerine Timur o defterdara kağıtları yedirir ve işten kovar. Yerine Nasrettin Hoca' yı alır. Hoca hesapları yufka üzerinde yapmaya başlar. Timur bunu görür ve sebebini sorar. Hoca aynen şu cevabı verir: “Yemesi kolay olsun diye.” |
TazıAva meraklı çok cimri bir subaşı Nasreddin Hoca' ya: “Hoca Efendi, bana tavşan kulaklı, geyik bacaklı karınca belli, şöyle sicim gibi zayıf bir tazı buluver!” der. Bir süre sonra Hoca, bir sokak köpeğinin boynuna ip takıp subaşıya götürür. Subaşı: “Aman Hoca Efendi, ben senden incecik bir tazı istemiştim. Sen ise bana koca bir sokak köpeği getirmişsin!” deyince, Hoca lafı gediğine koyar: “Merak etmeyin efendim. Sizin yanınızda bu köpek bir aya varmaz, tazıya döner!..” |
AnahtarHoca bir gün anahtarını kaybetmiş. Bahçede döne döne anahtarını arıyormuş. Hanımı sormuş: |
Ecel KorkusuHoca, Timur’ un askerlerinin yanından geçerken askerlerin nişancı komutanı tarafından çağrılır. “Hocam şu ağaca yaslanın da askerlerimin hünerlerini size göstereyim...” der ve askerlere emir verir: |
Balık KafasıHoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer. Bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek bir şeyler isterler. Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir. Bunun üzerine hoca “Ben balığın sadece başını yiyeceğim” der. Hancı bunun nedenini sorar. Hoca “Balık kafası zekayı artırır, balık kafası yiyen insan akıllı olur!” der. Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve hocaya “Balık kafasını niye sen yiyeceksin? Ben yemek istiyorum!” der. Hoca da itiraz etmez ve balığın koca gövdesini hoca yer ve bir güzel karnını doyurur. Diğer yolcu ise sadece balığın başını yer; sonra da hocaya seslenir; “Sen koca gövdeyi yedin, karnını doyurdun. Ben sadece kafayı yedim, aç kaldım!..” Hoca da bunun üzerine lafı yapıştırır; “Bak nasıl akıllandın!..” |
KıyametNasrettin Hocaya sormuşlar: |
NamazNasrettin Hoca bir gün camiye gitmiş, ancak bakmış ki cami dolu... Hoca caminin bahçesindeki ağaca çıkmış ve namazını kılmış. Ardından, "Allahım, namazımı kabul et!" demiş. Ağacın altında olan biteni seyreden bir adam "Etmem!" demiş. Hoca duasını tekrarlamış, "Allahım, namazımı kabul et!" Adam yeniden "Etmem!" deyinca, hoca, "Etmezsen etme!.. Ben de apdest almamıştım ki!.." |
Cennet-CehennemNasrettin Hoca' yı kral çağırmış ve "Ben ölünce cehenneme mi yoksa cennete mi gideceğim?" diye sormuş. Nasrettin Hoca hiç korkmadan "Cehenneme gideceksin kralım!" demiş. Kralın sinirden sakalları titremiş ve "Neden cehenneme gideceğim?" diye sorunca Nasrettin Hoca: "Cellatlarının öldürdüğü masum insanlar cenneti doldurmuş da, o yüzden kralım!.." demiş. |
DüdükNasrettin Hoca bir gün çarşıya giderken çocukları görmüş. Çocuklara: "Ben çarşıya gidiyorum; bir şey ister misiniz?" diye sormuş. Kimi şeker, kimi leblebi istemiş. Çocuklardan biri Nasrettin Hoca' ya para verip düdük istemiş. Çarşı dönüşünde Hoca, kendisine para veren çocuğa düdüğünü uzatmış. Diğer çocuklar siparişlerinin ne olduğunu sorunca, Hoca; "Eeee çocuklar... Parayı veren düdüğü çalar!.." demiş. |
YenisiBir gün Nasrettin Hoca ile karısı yatmışlar. Tam o sırada kapıyı açık bulan hırsız içeri girmiş ve koltuğu kucaklayıp götürmüş. Hoca' nın karısı hırsızı farkedip "Beyyyy..." diye bağırmış; "Koltuğumuzu çalıyorlar!.." Hoca; "Boş ver yenisi alırız!.." Hırsız yeniden girip bu kez kadını kucaklamış... Kadın bağırmış: "Beyyyyyyyyyy... Bu sefer beni kaçırıyorlar!.." Hoca; "Boş ver yenisi alırız!.." |
Üzümün TadıHoca bir gün bağdan iki sepet üzüm toplayıp eşeğine yüklemiş, evine dönüyormuş. Mahallesine gelince çocuklar: "Hoca Efendi, bize üzüm ver!" diye bağrışmışlar. Bir salkım üzüm almış eline, birer parça koparıp dağıtmış. Çocuklar: "Ne kadar az verdin Hoca Efendi" diye söylenmeye başlamışlar. "Ha birkaç tane, ha bir sepet..." demiş Hoca, "Hepsinin tadı bir." |
DonKonya Valisi, ülkenin en iyi ok atan adamıymış. Bir gün Akşehir' e gelmiş. Onuruna ok atışları düzenlenmiş. Vali ortaya çıkmış ve "Ben canlı hedef istiyorum" demiş. Çevresini araştırırken Nasreddin Hoca' ya gözü ilişmiş. "Sen gel!" diye parmağıyla işaret etmiş. Hoca ister istemez hedef yerine gidip dikilmiş. Valinin attığı ok, Hoca' nın kavuğunu delip geçmiş. İkinci ok rüzgardan havalanan cübbesinin eteğini delmiş. Gönlünü eğlendiren vali, Hoca' nın delinen cübbe ve kavuğunun yerine, yenisinin verilmesini emretmiş. Nasreddin, bir de don isteyince vali: "Donuna bir zarar vermedik" demiş. Hoca şu karşılığı vermiş: "Ona da ben zarar verdim!.." |
ElmaNasrettin Hoca pazarda "alma... alma..." diyerek elma satıyormuş. Bir adam gelmiş ve "Bana 1 kilo elma ver Hoca!" demiş. Nasrettin Hoca da vermiş. Adam eve gittiğinde elmaların hepsinin çürük olduğunu görmüş ve hemen hocanın yanında soluğu almış. "Hoca!.. Bu elmaların hepsi çürük yahu!.." Nasrettin Hoca: "Ben sana 'alma... alma..." diye bağırmıyor muydum?" demiş. |
Ayın DeğeriNasrettin Hoca bir gün pazarda dolaşırken adamın biri yanına yaklaşıp: |
DevaNasrettin Hoca pazara giderken mahalleden şakacı biri yanına gelip: |
Eşek-KadıNasrettin Hoca eşeğini kaybetmiş ve aramaya başlamış. Bir tanıdığı ona şaka yapıp: |
Sen de ÇektirNasrettin Hoca' ya bir kişi sormuş: |
Turna AyağıHoca güzel bir turnayı kızartıp tepsiye koyar ve Timur' a götürmek üzere yola koyulur. Ancak tepsiden gelen mis gibi kokular Hoca' nın ağzını sulandırır. Bir ağacın altına oturup turnanın bir budunu koparır yer. Timur, Hoca' nın getirdiği turnanın tek ayaklı olduğunu anlayınca: “Bu turnanın bir budu nerede Hoca?..” diye sorar. Hoca hemen yanıtlar: “Bizim köyün turnaları tek bacaklı olur da...” Timur inanmaz, gözüyle görmek ister. Kalkıp Hoca ile birlikte göl kenarına giderler. Gölde turnalar tek ayakları üzerinde durduklarından Hoca keyifli keyifli söylenir: “İşte devletlüm gözünüzle görünüz...” Timur, Hoca' ya döner: “Al şu oku at, birini vur...” emrini verir. Hoca çaresizlik içinde ok atar. Turnalar birden öteki ayaklarını da çıkarıp kaçmaya başlarlar. Timur: “Gördün mü Hoca, hepsi de iki ayaklıymış...” Hoca lafın altında kalır mı: “Aman Sultanım, siz de sıkıyı görseniz iki ayağınızla kaçmaz mısınız?..” |
Ya Aşka GelirseNasrettin Hoca ile arkadaşları Konya' da bir eve akşam yemeğine davet edilmişler. Ev eski ve ahşap, bastıkça tahtalar gıcırdıyor, Hoca laf atmış: “Evin tahtaları ses veriyor!” Adam ukala ya: “Bizim ev pek sofudur, ara sıra zikreder!” Hoca laf altında kalır mı: “Ya aşka gelip secdeye varırsa!..” |
YelpazeNasrettin Hoca, geçim sıkıntısından tavuk tüyünden yelpaze yapıp satmaya başlamış. Müşteriler yelpazeyi kullanıp denemiş, tüyler hemen dağılmaya başlamış. “Bu nasıl yelpaze, sallar sallamaz tüyleri dökülmeye başladı!..” demiş müşteriler. Hoca: “Kullanmasını bilmek lazım, yelpazeyi sıkı tutarak, başınızı iki tarafa sallarsanız olur!..” |
DavetiyeNasreddin Hoca' nın komşusu evlenirken Hoca' dan davetiye dağıtmasını istemiş. Hoca şehirde kendini beğenmiş olarak ün kazanan bir zenginin davetiyesini vermeye gitmiş. Hoca' yı gören zengin sinirinden: “Davetiyeleri dağıtmaya iyi bir insan bulamamışlar mı?” demiş. Nasreddin Hoca: “İyi insanlar da vardı, ama onlar iyi insanların davetiyelerini vermeye gitti!..” |
Bu Nasıl NamazNasrettin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş. Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış. Bunu gören cemaat: “Hocam bu nasıl namaz?” diye sormuş. Nasreddin Hoca: “Bir ayağı abdestsiz namaz!..” diye cevap vermiş. |
Aklın Varsa Göle KoşHoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken: “Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı?” diye düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur. Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır. Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar. Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmaya başlar. Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır: “Aklın varsa göle koş!..” |
HeybeNasrettin Hoca bir gün gençlerle otururken, gençlereden bir tanesi muziplik yapar ve Hoca’ nın heybesini saklar. Durumu sonradan fark eden Hoca Nasrettin gazaba gelir ve kükrer: “Kim benim heybemi saklamışsa çabuk çıkarsın yoksa ben yapacağımı bilirim!..” Bu kükremeden korkan genç Hoca’ nın heybesini çıkarır ve iade eder. Daha sonra sorarlar ürkek bir sesle: “Ya Hoca heybeyi sana vermeseydik ne napardın?” Hoca mahzun bir seda ile “Ne mi yapacaktım? Kilimi bozup heybe yapacaktım...” |