ÇOCUK KULÜBÜ - AİLE

AİLE
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bağırmak, Emretmek Sorunları Çözmez

Kırcaali “Ömer Lütfi” Kültür Derneği ve Bulgaristan Türklerinin Sesi “Kırcaali Haber” Gazetesi 23 Nisan Türkiye Cumhuriyet’inin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bu akşam bir konser düzenledi. Kültür derneğinin salonunda gerçekleşen konserde Derneğin çatısı altında faaliyet gösteren Kadriye Latifova Çocuk Folklor ekibi tarafından halk oyunları gösterisi sunuldu, halk türküleri ve 23 Nisan’a adanmış şiirler okundu. “Ömer Lütfi” Derneği tarafından artık geleneksel hale gelen bu tür kutlamalara her yıl daha fazla seyircinin katıldığı görünmektedir.
Konsere katılan tüm çocuklara “Kırcaali Haber” Gazetesi tarafından sağlanan yaklaşık 100 Türkçe çocuk kitabi gazetenin editörü Sebahat Ahmet tarafından hediye edildi.

 

Zaman Bg

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bırakın Duygularını İfade Etsin

Çocuklar, 3 ile 6 yaş arasında duygularını dile getirmeyi öğrenmelidir. Aksi halde çocuğunuz içe kapanık olur. Kendilerini rahatça ifade edebilen çocuklar, sıkıntıları daha rahat göğüsleyebilir. Duyguların ifade edilmesi bir paylaşmadır. “Sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, üzüntüler paylaşıldıkça azalır.” meşhur sözü bunu çok güzel ifade etmektedir. Bazı insanlar, bastırarak veya unutarak acı veren duygulardan kurtulmanın mümkün olduğunu sanırlar. Halbuki, duygular açıkça dile getirildiğinde azalır. Anne-babalar çocuklarının duygularını dinleyerek, hem tam olarak onları anlama imkanı bulmuş hem de onların duygularını paylaşmalarını sağlamış olurlar. Çocuklarını dinleyen anne-babalar, onları anladığını ve duygularını paylaştığını söz ve davranışlarıyla belli etmelidir. Böylece, çocukla onu dinleyen arasındaki sevgi daha da artar. Ayrıca, çocuk da büyüklerini anlamaya çalışır. Çocuklara duygularını dile getirmeyi öğretirken, başkalarının da duygularının olduğunu mutlaka öğretmelisiniz. Çocuklar, başkalarının duygularına da saygı duymayı öğrenmelidir.

Zaman Bg

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ailenin Zayıf Notlara Bakışı Gasıl Olmalı?

Notlar zayıfsa ne yapılmalı?

1. Sorunu kabullenelim: Sorunun varlığını kabul edenler, en zor ve çetrefilli sorunları çözer. Kabul etmeyenler, en kolay sorunlar karşısında perişan olur. Çünkü sorumluluk almak ve bedel ödemek istemezler. Zayıf notlar da, ailede ve öğrencide sorunların varlığına işarettir. Öğrenci, doğru çalışma yöntemlerini bilmiyor, kendini ifade edemiyor olabilir veya çalışma şuurunda olmadığı için, tembellik edip çalışmıyor olabilir. Aile, yeterince ilgilenmemiş, takip etmemiş olabilir. Önce aile kendi hata ve eksiklerini kabullenirse, öğrenci de kendi hata ve eksiklerini daha kolay kabul eder.
2. Öğretmeniyle görüşelim: Notları veren öğretmen, zayıf notların sebeplerini de bilir. Notları, öğretmene danışarak değerlendirmek, daha gerçekçi, yapıcı ve sonuca götürücü olacaktır.
3. Kişiliği değil, notları kritik edelim: Suçlayıcı, rencide edici yaklaşımlar, “başarısız, tembel” gibi etiketleyici sözler kişiliği yıpratır. Kişiliği yıpranan bir öğrenci ders başarısızlığını düşünemez, duygusallığa gark olur ve bütün enerjisini kendini savunmaya harcar. Bu yüzden “usul asıldan önce gelir” kaidesi çok önemli. Yani asıl olan ders başarısızlığıdır, fakat ona yaklaşma usulümüz önceliğe sahiptir. Bu yüzden açık veya ima ile suçlayıcı ifadelerden uzak durulmalı, hatta yanlış anlayıp suçluluk hissetmemesi için de dikkatli olunmalı ki, ümidini kaybetmesin ve cesareti kırılmasın.
4. Notları iyi arkadaşlarıyla görüştürelim: Yarıyıl tatilinde ailelerinin de yardımıyla birlikte olabilir, baş başa kalıp sohbet edebilirler. Birbirinin nasıl başarılı olduğu, nasıl ders çalıştığı, nasıl not aldığı, sınavlara nasıl hazırlandığı vb. konularda fikir alışverişinde bulunabilirler.
5. Değerli olduğunu hissettirelim: En büyük motivasyon kaynağı, bir insana değer vermek ve bunu hissettirmektir. Nice müstesna insanlar hocasının, annesinin veya babasının değer vermesiyle, kendisinin bile hayal edemeyeceği seviyelere ulaşmıştır.
6. Çevre baskısından koruyalım: Tatil boyunca, akrabalar ve komşular karşılaştığı her öğrenciye notları sorar, zayıf notlara sahip çocuklara “başarısız, adam olmaz” gözüyle bakarlar. Bunu kendi aralarında da konuşurlar. Eğer aile çocuğuna sahip çıkmazsa, bu olay çevre baskısına dönüşür ve öğrenci içine kapanır. Cesareti büsbütün kırılır, kendisini değersiz hisseder, başarma inancını kaybeder.