Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

MOZAİK DERGİSİ - HABERLER

Ali Salief: Güreş, Bana Sabretmeyi Öğretti

   Ali Salief Ademof, Razgrad belediyesine bağlı olan Bisertsi köyünde doğdu. Razgrad Pedagoji okulunu bitirdikten sonra Sofya Milli Spor Akademisi’ne başvurdu. Aynı zamanda da güreşmeye devam etti. 1 mayıs 1970 senesinde Razgrad’ta erkek güreş takımı teknik directör yardımcısı, 1991 yılından itibaren de güreş kulübü direktörü oldu.
Verdiği bir röportajda, uzun yıllar boyunca yaptığı spor ve spor öğretmenliğinin ona sabretmeyi ve sağlıklı düşünmeyi öğrettiğini dile getirdi. Yetiştirdiği takımın Bulgaristan’ın en güçlü takımlarından biri olduğunu söyleyen Salief, 2005 yılından bu yana Bulgaristan genelinde birinci olduklarını söyledi.
“Ben kendi kategorimde birinci olamadım ancak beş defa 2. lik kazandım. Olimpik, Dünya ve Avrupa Şampiyonu olan Hasan İsaef ve Dünya Şampiyonu ünlü sporcu Zakeriya Güçlü gibi isimlerin antrenörlüğünü yapmış olmaktan gurur duyduğunu, 5 defa Bulgaristan şampiyonu olan İbrahim İsmail, ve Orhan Alief gibi isimlerin elde etmiş oldukları başarılarla daha mutlu olduğunu sözlerine ekledi. Geçirdiği bir sakatlık sonucu güreşmeye ara vermiş olmasına rağmen, Salief bu sporu antrenörlük yaparak devam ettiriyor.  Hayatta elde ettiği başarıdan memnu olduğunu söyleyen antrenör,  güreşte onu keşfeden  Ömer Fikri’ye de  teşekkür etti.

Mozaikdergisi                                                                                                                           30.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Plovdiv Teknik Fuarında, 30 Ürüne Altın Madalya 

  Güney Bulgaristan’ın Plovdiv şehrinde düzenlenen Güz Teknik Fuarı’nda 30 ürüne altın madalya verildi. Plovdiv fuarı, Güneydoğu Avrupa’da en prestijli yenilikçi ürün ve teknolojilerinin sunulduğu iş forumudur. Bu yıl fuara 41 ülkeden 1600’ün üzerinde firma katılıyor. Uluslararası Plovdiv Fuarı Genel Müdürü İvan Sokolov, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “ İş dünyası krizden dolayı zarar gördü, ancak kriz iş dünyasını daha güçlü kıldı. Geçen seneki fuarda firmaların önce içe kapandıklarını daha sonra ise çözüm aramaya yöneldiklerini gördük. Bu yıl, ilk sonuçları Güz 2010 standlarında görüyoruz” diye belirtti.

 

BNR                                                                                                                           30.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

U2 İstanbul’u Coşturdu

   Efsane rok grubu U2, dün gece İstanbul (Türkiye) da hayranlarıyla buluştu. İstanbul Atatürk Olimpiyat stadında gerçekleşen konserde, gruba eşlik etmek için, 29 devletten 40 000 hayranı stadyumu doldurdu. Ne soğuk hava, ne de yağan yağmur daha öğle saatlerinde toplanan izleyenlerin coşkusunu engelleyemedi. Stadyuma giden yolda araçların oluşturduğu uzun kuyruklar şehir yolunda trafiğe neden oldu.
İstanbul-2010 kültür başkenti projesi kapsamında gerçekleşen konser, U2 grubunun İstanbul’da verdiği ilk konser.

 

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                           29.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ünlü Latin Sanatçı Enrike İglesias Sofya’da

   Ünlü Latin sanatçı Enrike İglesias, Şugabeybs ve dj Sonik, Başkent Sofaya’da halka açık ücretsiz konser verecekler. Bu müzik şöleni Büyük operatörlerden biri olan M-tel’ın 15. yaş günü nedeniyle düzenleniyor. Ünlü sanatçının konser vereceği sahne  Dünya ve insanlar (Zemyata i horata) müzesinin arka tarafında bulunan park alanına yağmurdan korunacak bir şekilde kururlu. Konserin başlangıç saati 19.00 ancak Enrike İglesias sahneye  saat 21.00’da çıkacak.

 

 

 Mozaikdergisi                                                                                                                           29.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

89 Yıl Sonra Gelen İlk Kimlik

    Olu Dere (Harmanli)’ye bağlı Ostık kamık köyünden olan 89 yaşındaki Salim Salimov en sonunda kimliğine kavuştu. Duyma engelli olan yaşlı çobannın kraliyet, komünizm ve demokrasi zamanında kendisine ait bir belge ve kimliği olmadan bugüne dek kimliksiz yaşadığı anlaşıldı.Akrabaları, yaşlı adama doğum belgesi çıkarması için dava yoluyla belediyeye başvurdu. Yaşlı çoban’ın resmi olarak devlet dairelerinde kayıtı yok ve doğum tarihini bilinmiyor. Yapılan işlemlerden sonra, 89 yaşındaki Salim dede’nin doğum tarihi 1 Ocak 1921 olarak kayıtlara geçti. Almış olduğu yeni ve ilk kimlik belgesiyle, Salim bey ancak sosyal mağaş başvurusu yapabilecek. Küçük yaşından itibaren sabah erken saatlerden akşam geç vakitlere kadar çalışmış olmasına rağmen resmi olarak hiçbir hizmeti olmadığı görülmekte.

 

 

 

 Mozaikdergisi                                                                                                                           29.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Belediyesi Tarafından Düzenlenen Bereket Karnavali

    Şumnu Belediyesi tarafından düzenlenen Bereket Karnavali,  bu yıl da 3-4 Ekimde dolu dolu halkımızı şenlendirecek. Şumnu Kültür Evi Davul Zurna Ekibi ve ve Nazım Hikmet Kültüevi Tiyatro ekibi, Şumnu Belediyesi  destekleriyle bazı gelenek ve masallardan Deliorman güreşçileri ve Aşuk Maşuk gibi kahramanları  düm tek tek  eşliğinde canladıracak. Karnavale tüm Bulgaristan ve başka ülkelerden gelen folklor, tiyatro, oyun  ve eğlenceli ekipler yer alacak. Herkes buyursun!

 

 Mozaikdergisi                                                                                                                           28.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yumurta İle Alış Veriş Geri Dönüyor

    Ekonomik kriz nedeniyle nakit sıkıntısı çeken halk eski usül alış verişe geri döndü. Halk, nakit para sıkıntısını ürün değişimi ile çözüyor. Takas için en çok kullanılan ürün ise yumurta. Paranın icadından 3 bin yıl sonra dünya küresel bir krizle sarsılmış durumda. Bu yüzden ürün karşılığı alış verişin (takas) revaçta olduğu dönemler yine geri geliyor. Demokraside çarelerin tükenmediği gibi ‘krizde de çareler tükenmez’ sloganı ile yola çıkan esnaftan sonra şimdi de halk eski metotlarla alış veriş yapıyor. Antonovo’ya bağlı Treskavets köyünde halk, global mali krizin etkisinden kaynaklanan nakit para sıkıntısını ürün değişimi olan barter (takas) ile çözüyor. Yerli iktisat uzmanları bu durum için gayet açık konuşuyor. ‘Para çoktan bulundu, ama krize düşmemek için çare hala yok. Bu yüzden halk eski usul ile iş yapmaya çalışıyor’. Bulgaristan’da 1990’lı yılların başlarında ve 1996-1997 krizinde takasın yaygın olarak kullanıldığı görülüyor. Tarım üreticisi Ayşe Şerifova her hafta sonu köydeki pazar yerine giderek evde beslediği tavuklardan elde ettiği yumurtalarla alış veriş yapıyor. ‘Bu alış verişte alan memnun veren memnun’ diye bahseden Şerifova, şu ana kadar 4 çift terlik, ayakkabı, eşofman ve yelek aldığını söylüyor. Ürün takası sayesinde bir terlik 20 yumurta, eşofman 30 ve yelek ise 70 yumurta karşılığı alınabiliyor. Bunun dışında takas olarak fasulye ve tereyağ da kullanılıyor. Takas yapılmayan mal neredeyse yok gibi. Herşey takasa dahil. Bazıları mutfak eşyaları, bazıları da gıda alış verişi yapıyor. Burada ana prensip, alınacak ürünün takas yapılan malın paraya çevrildiği takdirde denk olması yatıyor. Şerifova, bu olayın daha çok yazın yaygınlaştığını ve bölgede revaçta olduğunu aktarıyor. Kendisi evinde 14 tavuk, 11 hindi ve 14 ördek besliyor. Günde ortalama 10 yumurta alan Şerifova, haftada bir yelek parasını çıkarabiliyor. Böyle olunca da evcil hayvanların değeri de artıyor. Mısır ve buğdayla günde iki kez beslenen hayvanlar, yazın daha çok yumurtluyor. Yumurta da bol olunca takas için ideal ortam oluşmuş oluyor. Yerli borsada yumurta 15 stotinka, taze fasulyenin kilogramı 3 leva, 300 gr. tereyağı 2 leva olarak değer biçiliyor. Buna göre bir kilo fasulye ile bir çift kışlık terlik alınabiliyor. Şerifova, “Yumurtaların çoğunu zaten yiyemeyeceğiz, ondan dolayı takas bizim için de uygun.” diye bahsediyor.  Kendisi, eskiden de bu değiş tokuş yaygınlaştığını vurguluyor. Pazarcılar, her ne kadar para ile satış yapsa da ciro yapamadıkları için bu en eski metodu tercih etmek mecburiyetinde kalıyor. Köylüler, ürettikleri yumurtayı, fasulyeyi ve tereyağı getiriyor ve karşılığında ne isterlerse satın alabiliyor. Pazarcılar, mallar biriktikçe başka yerlerde paraya çeviriyor ve yeni mal alıp dönüyor. Köylüler mallarını tek tek satmaya götürdüğünde, kazançları yol parasına bile yetmediği gibi malları da ucuza gidiyor. Pazarcılar toptan satış yaptığı için pazarlık payı biraz daha fazla olabiliyor. Köylüler, bu işten kârlı çıkanın kendileri olduğunu öne sürüyor.Köyde kimse takasın ne zaman başladığını anımsamıyor, ancak herkesin kaç yumurtayla neler alınabileceğini gayet iyi biliyor.
Altın tavuklar ‘para yumurtluyor’
Silistra’da yaşayan 82 yaşındaki Müzeyra Ahmed, küçüklüğünde takas sisteminin tek geçerli alış veriş yöntemi olduğunun altını çizerken, İkinci Dünya Savaşı zamanında özellikle Güney Dobruca’da insanlar markete giderken yanlarında alacakları ürüne eşdeğer sayılacak yumurta götürdüklerini aktarıyor. O zamanda takas ürününün sadece yumurta olduğunu söyleyen Ahmed, “Eskiden paranın kıymeti yoktu, ama herkesin evinde ‘para’ yumurtlayacak tavukları vardı. Yumurtayla dükkandan şeker alırdık.” diye konuşuyor. Yaşlı nine, yine o zamanlara doğru gidildiğini iddia ediyor.

 Mozaikdergisi                                                                                                                           28.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Altmış Yılda Altmış Tablo

    Bölge tarih müzesi (eski medrese) 27 Eylül tarihinde saat 17.30’da Rodopların en büyük fırça ustalarından biri olan Mestanlı’lı Kamber Kamber’in “Altmış yılda almış tablo” adı altındaki resim sergisine ev sahipliği yapacak.
 Mozaik dergisi

 

 

 

 Mozaikdergisi                                                                                                                           25.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Avrupa, Bulgaristan’ın Kültür Varlıklarını Sosyalleştirme Deneyimine Sıcak Bakıyor 

     Kültür Bakanı Vejdi Raşidov, Avrupa Konseyi üyesi devletlerin kültür bakanlarının Üsküp’te düzenlenen konferansında konuşurken: “Bulgaristan, Avrupa’nın ortak kültür varlıklarının korunmasını ve topluma tanıtılmasını kültürlerarası diyalogdaki küresel hedeflere ulaşılmasında temel araç olarak değerlendiriyor” dedi.
“Avrupa’daki Kültür Varlıklarının Sosyal Maliyeti” konusu altında geçen forumda bakan Raşidov, konferansın Güneydoğu Avrupa ve Karadeniz bölgesi kültür mirasının korunmasına ilişkin bölgesel programların geniş olarak uygulanmasıyla ilgili önerilerinin Bulgaristan tarafından destek gördüğünü belirtti.
Kültür bakanı, 7 kültür emlakının restorasyon, konservasyon ve topluma tanıtılmasına gerekli finansman için artk AB’nin yapısal fonlarından yararlanan Bulgaristan’ın bu yöndeki tecrübesini paylaştı.

 

 BNR                                                                                                                          25.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali, Şumnu, Dobriç ve Vetovo Kültür Ocakları
Romanya Folklor Festivalinde

     Doğukuzey Bulgaristandan Vetovo Suygu Tatar Oyun Grubu ve Şumnu Kültür Evi temsilcisi Nurten Remzi, Güneydoğu Bulgaristan’dan Ömer Lütfi Kültür Derneği 16 – 19 Eylül tarihleri arasında Romanya’nın Dobruca bölgesinde, Karadeniz kıyısındaki en büyük liman kenti Köstence’de (Constanca) Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokratik Birliği (RMTTDB) tarafından düzenlenen “XVI. Uluslararası Milli Kıyafet, Halk Oyunları ve Türküleri Festivalinde yer aldı. Geleneksel olarak on altıncı kez düzenlenen festivale ev sahibi Romanya’nın yanı sıra Türkiye, Bulgaristan, Ukrayna, Kazakistan, Irak ve Kırım Özerk Cumhuriyeti katıldı.
Bulgaristan ve Bulgaristan Türklerini temsil eden ve aktiv çalışan 3 kültür ocaklarından 60 kişilik grup içerisinde kültür konularında görev alan Kırcaali Belediye Başkanı yardımcısı da vardı. Festivalin bir parçası olan Mecidiye gösterilerinde de folklor ekiplerimiz büyük alkışlar aldı. Kırcaali Belediye temsilcileri Mecidiye (Medgidia) kenti belediye temsilcileriyle görüşüp, kardeş kent olma yolda önemli bir adım atmış oldular. Ayrıca bütün katılan grup yöneticilerine ve festivali düzenleyenlere Mozaik dergisi verildi ve tanıtıldı.
 Mozaik dergisi

 Mozaikdergisi                                                                                                                           24.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da Rali Fırtınası

      En zengin tarihlerden birine sahip olan “Stari Stolitsi”(Eski Başkentler) ralisi bu haftasonu Şumnu’da gerçekleşecek.
Bu yıl 41. si düzenlenecek olan “Stari Stolitsi 2010” ralli yarışları, 10 etapta gerçekleşecek organizatörlere 34 yarışmacı başvuru yaptı.  “Stari Stolitsi 2010” rali  açılışı 24 Ekim’de saat 17.00 da Şumnu belediyesi önünde yapılacak.  Yarışma, 25 Ekim  (cumartesi)  sabahın erken saatlerinde start alacak.

 Mozaikdergisi                                                                                                                           24.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başmüftülükten Zorunlu İslam Dini Dersi Talebi

   Bulgaristan Müslümanları Baş Müftülüğü, ülkede lise düzeyine kadar zorunlu olması istenilen Ortodoks din dersinin yanı sıra İslam din dersinin de okullarda okutulması talebinde bulundu.
Baş Müftülüğün yayımladığı bildiride, okullarda din derslerinin zorunlu olarak okutulmasına ilişkin kampanya başlatan Bulgar Ortodoks Kilisesinin, bu amaçla 24 Eylül Cuma günü başkent Sofya merkezinde planladığı yürüyüşe destek verildi.
Ülkede 1989 yılında yıkılan komünizm rejiminin miras bıraktığı dini ve manevi boşluğunun doldurulması gerektiğinin belirtildiği bildiride, şu görüşlere yer verildi: "Okullarda din dersi konusunu görüşen çeşitli komisyon toplantılarına birçok kez Baş Müftülüğümüzün yetkilileri de katılmıştır. Baş Müftülüğümüz Bulgaristan Ortodoks Kilisesinin bu konudaki girişimlerini desteklemektedir. Ortodoks din dersinin yanı sıra eşit konumlu olarak İslam din derslerinin de okutulması talebimizin kabul göreceği inancını taşıyoruz"
Ülkenin daha önceki hükümetlerinin zorunlu din dersleri konusunda gerekli anlayışı göstermediklerinin ifade edildiği bildiride, şimdiki hükümetin de halen konu ile ilgili net bir vizyon oluşturmadığı vurgulandı.

 Kırcaalihaber                                                                                                                          24.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Edirne - Göçmen Kızın Azmi Jivkov Rejiminden Kaçtı,
Türkiye'de Hakim Oldu, Şimdi HSYK Üyeliğie Aday

  BULGARİSTAN'da Todor Jivkov zulmünden kaçarak zorunlu göç ile Türkiye'ye gelen hakim Leman Özgür Tosun, Anayasa değişikliği sonrası yeniden oluşturulacak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğine aday oldu.  Bulgaristan'da soydaşların isim değiştirme kampanyasına direnmesi sonucu 1989 yılında öğretmen olan anne ve babası işten atıldıktan sonra, ailesi ile birlikte zorunlu göçle Türkiye'ye 18 yaşında gelen Leman Özgür Tosun, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı.  Hukuk eğitimini 1993 yılından bitirdikten sonra Avrupa Birliği Jean Monnet programını kazanarak Uluslararası Hukuk ve Avrupa Hukuku alanında yüksek lisansını Fransa'da tamamlayan 39 yaşındaki Leman Özgür Tosun, hakimlik mesleğine 1997 yılında Osmaniye'de başladı. Fransızca, Rusça, Bulgarca konuşan hakim Tosun, Ağrı Hakimliği'nin ardından bakanlık tetkik hakimi olarak görev yaptı.

BAŞARI ÖYKÜSÜ

Halen Edirne 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olan hakim Leman Özgür Tosun, hiçbir meslektaşını ötekileştirmeyen, adil ve şeffaf olan, insanlığın ortak mirası olan evrensel hukuka uygun davranan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi olarak görev yapmak için aday olduğunu söyledi.  Leman Özgür Tosun, "Özellikle yeni göreve başlamış meslektaşlara kendilerini geliştirmek için imkan ve fırsat eşitliği sağlamalarını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Hükimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğine aday olmayı düşünüyorum" dedi.

 Doğan Haber Ajansı                                                                                                                         24.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Vurgun için Bulgaristan'dan Türkiye'ye Gelmişler

  FATİH'te müşteri bilgilerini çalmak için bir bankanın bankamatiğine düzenek yerleştiren yabancı uyruklu 2 kişi, kopyalama düzeneğini sökmek için bankaya dönünce yakalandı. Cihazı inceleyen yetkililer, 100 kişinin bilgisinin çalınmış olduğunu tespit etti.
Fatih Yeniçeriler Caddesi'nde hizmet veren bir banka şubesi çalışanlarının ihbarı üzerine 22 Eylül 2010 günü Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Polis, bankamatik cihazının kart bölümüne kopyalama cihazı yerleştirildiğini belirledi. Yapılan detaylı incelemede cihazın üzerinde müşterinin girdiği şifreyi görebilmek için yerleştirilmiş bir gizli kamera olduğu tespit edildi. Öte yandan iki şüpheli, cihazı takarken bankanın güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Kayıtları izleyen ekipler, işlem yaparken görünen ikiliyi tanıyamadı.
Bu tip olaylarla sıklıkla karşılaşan ekipler, zanlıların cihazı sökmeye geleceğini düşünerek beklemeye başladı. Saat 16.45 sıralarında bankamatiğe gelen şüpheli iki kişi, cihazı sökmek isterken yakalandı. Bulgaristan uyruklu olduğu anlaşılan Petko Stefanov P., (36) ile Vladimir Dimitrov M., (33) İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Kart kopyalama cihazının yanında zanlıların üzerinde bulunan 2 kredi kartı, 2 cep telefonu ve 8 GB flash bellek cihazıne el konuldu.
Yapılan araştırmada iki zanlının 21 Eylül 2010 günü kendi otomobilleriyle Türkiye'ye giriş yaptığı ortaya çıktı. Bu kişilerin kopyaladıkları müşteri bilgileriyle ikiz kredi kartı çıkarıp kullanmayı planladığı belirtildi.Yetkililer, incelenen cihazın içinde 100 kişinin bilgisinin kopyalanmış olduğunu belirtti.Emniyette işlemleri tamamlanan iki zanlı Fatih Adliyesi'ne sevk edildi.

 Doğan Haber                                                                                                                          23.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÜÇ KADIN BÜYÜLEDİ

  Üç kadın korosu ve zengin müzik ezgileri yaratan müzisyenler Plovdiv (Filibe) Filarmoni salonunu dolduran izleyicileri büyülediler. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti programının yurtdışı tanıtım projesi olan “Altın Yollar” kültürlerarası dolaşımı vurgularken sanatsal üretimlerle çalışmayı ölümsüzleştiriyor. Salı (21 Eylül) Bulgaristan’dan başlayan. Projenin üçüncü ayağı olan Orta ve Güneydoğu Avrupa’yı kapsayan “Evliya Çelebi’nin İzinde” etkinliğinin ilk uğrak noktası Plovdiv oldu. Proje Avrupa kentlerinde Türk kültürünü tanıtmaya hedefliyor. Üç kadın korosu (solistler) ve müzisyenler Türk kültürünün içindeki zenginliği güzel dizilmiş bir çiçek demeti biçimde dinleyicilere sundu. Üç solist de farklı bölge, dil, halk oyunu, sahne duruşu ve söylediği Türkü ve şarkı biçimine bürünebiliyordu. Yasemin Göksu Anadolu, Kafkas ve Çerkez Türküleri sunarken, İmran Salkan Trakya, Rumeli ve Balkan ülkeleri Türkülerinin yanı sıra Yahudi İspanyolcası da okudu, Özlem Taner de Türkmen, Arapça, Kürtçe ve Zazaca Türküler söyledi. Koro şeklinde okumuş oldukları Türküler ise hem büyüledi, hem de danslar coşturdu. Saz takımının zengin ezgileri Türkülere apayrı bir hava kattı. Okunan 24 Türkü de eşsizdi.

 Mozaikdergisi                                                                                                                          23.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Novosel Bayramı’nda Davul Şov

        21.09.2010 Salı günü Şumnu’ya bağlı Novosel köyünde bir gösteri gerçekleşti.  Okuma Evi salonunda düzenlenen bu gösteri geleneksel olarak her yıl Novosel Bayramı adı altında düzenleniyor. Her yıl değişik gurupların katıldığı ve gösteri yaptığı  şölene bu yıl da rengarenk guruplar davet edilmişti. Şumnu Kültür Evi de gösteriye davet edilen gruplar arasındaydı. Davul Şov grubu ile gösteriye katılan Okumaevi birçok değişik ritim çalarak seyircileri coşturdu ve ilgisini çekti. Davetli olan gruplar arasında Panayot Volof  köyü Zemedelets Okumaevi, Novosel köyü Hristo Botef Okumaevi, Şumnu’dan Napredık Okumaevi dans grupları ve Veselyace çocuk dans grubu vardı.

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                          22.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Orhan Murat Şumnu’da Düğünsalonu Açılışında Şarkı Söyledi

  Şumnu'lu sanatçı Nargiz  ve  Orhan Murat 18.09.2010 Cumartesi günü açılışı yapılan yeni düğün salonundaki düğüne şarkılarıyla renk kattı. Eşiyle birlikte düğüne katılan ünlü sanatçı Orhan Murat, Şumnu’da olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Yeni yeni şarkılar bestelediğini ve birinci sınıfa giden kızıyla vakit geçirdiğini paylaştı.









 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                          20.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

UEFA Avrupa Ligi -Beşiktaş: 1 - Cska Sofya: 0

  Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi (L) Grubu ilk maçında Bulgaristan'ın CSKA Sofya takımını 1-0 yendi.
Karşılaşmanın ikinci yarısına da baskılı başlayan Beşiktaş, gol bulmak amacıyla tüm hatlarıyla rakip kaleye yüklendi. Baskısına rağmen kalabalık CSKA Sofya savunmasını aşmakta güçlük çeken siyah-beyazlılar, Quaresma ve Bobo'nun da oyuna girmesiyle baskısını daha da artırdı. Karşılaşmanın ikinci yarısı adeta CSKA Sofya yarı alanında oynanırken, Beşiktaş aradığı gole ancak 90. dakikada ulaşabildi. Bu dakikada Ernst'in kafa golüyle 1-0 öne geçen siyah-beyazlılar, maçı da bu sonuçla tamamlayıp gruplara 3 puanla başladı.
CSKA Sofya ise ilk yarıdaki gibi savunmasını kalabalık tutup ani ataklarla Beşiktaş'ın üstüne gitmeye çalıştı. 90. dakikaya kadar savunmada Beşiktaş'a geçit vermeyen Bulgar ekibi, bu dakikada Ernst'in golüne engel olamayınca İstanbul'dan puansız ayrıldı.

 Mozaikdergisi                                                                                                                          17.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ömer Lütfi Kültür Derneği Uluslararası Folklor Festivaline Katılıyor

  Güneydoğu Bulgaristan’da Türk Kültürünün bekçisi ve çalışmalarıyla dur durak bilmeyen Ömer Lütfi Kültür Derneği 16 – 19 Eylül tarihleri arası Romanya’da düzenlenen uluslararası festivale katılıyor. Dernek, Romanya’nın Dobruca bölgesinde, Karadeniz kıyısındaki en büyük liman kenti Köstence’de (Constanţa) Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokratik Birliği (RMTTDB) tarafından düzenlenen “XVI. Uluslararası Milli Kıyafet, Halk Oyunları ve Türküleri Festivaline” katılıyor.  Dernek çatısı altında etkinlik yürüten “Kırcaali” Folklor Ekibi festival boyunca Rumeli Türklerine ait çeşitli halk oyunları sergileyip, halk giysilerimizi tanıtacak. Geleneksel olarak on altıncı kez düzenlenen festivale ev sahibi Romanya’nın yanı sıra Türkiye, Bulgaristan, Ukrayna, Kazakistan, Irak ve Kırım Özerk Cumhuriyeti katılmaktadır.
Bulgaristan ve Bulgaristan Türklerini temsil eden 30 kişilik grup içerisinde belediye temsilcileri de var. Bu kişiler benzer coğrafi konuma sahip Mecidiye (Medgidia) kenti belediye temsilcileriyle görüşüp, kardeş kent olma yolda önemli bir adım atmış olacaklar.

 İsmail Köseömer                                                                                                                          16.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Halkı Dizilerden Sonra Türk Romanlarını Da Keşfediyor

  Son birkaç yılda beğeni ile izlenen Türk dizilerinden sonra Türk kitapları da büyük ilgi görmeye başladı. Son zamanlarda bir biri ardına Bulgarca yayınlanan Türk edebiyatına ait eserler Bulgaristan’daki okurlar tarafından ilgiyle takip ediliyor.  Son zamanlarda Türk edebiyatına ilgisi artan Bulgaristan’daki okurlar yeni bir esere daha kavuştu. Hakan Yel’in “Lokanta” adlı romanı bu aydan itibaren kitapçılarda satışa sunuldu. Bulgaristanlı kitapseverler geçen sene “Sultana dokunmak” romanıyla yazarı tanıma fırsatı buldu. Ciela kitabevi tarafından yayınlanan eserleri Bulgarcaya Alina Karahanova çevirdi. Kitapların çevirisi Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığının TEDA programınca destekleniyor. TEDA’nın son yıllarda Balkanlara açılımı çerçevesinde, bir çok Türk kitabı Bulgarcaya çevrildi ve Türk dizilerinden sonra, Bulgaristan halkı Türk edebiyatını da keşfetmeye başladı. Bulgaristan Tercümanlar Birliği Yeminli Tercümanlar Masası Başkanı da olan Alina, son yıllarını tamamen Türk edebiyatı çevirmenliğine adadı. 2009 yılında“Ciela” Yayınevince basılan Hakan Yel’in “Sultana Dokunmak” romanının çevirisi yaptı. Yazarın diğer kitabı “Lokanta” ise yine Alina’nın tercümesiyle Bulgarca’ya kazandırıldı.  Karahanova’nın desteğiyle TEDA finansmanı ve Arka yayınevince Barış Müsteceplıoğlu’nun “Korkak ve Canavar” kitabı okurların beğenisine sunuldu. Aynı yazarın “Merderan’ın Sırrı” kitabı da basıma hazırlanıyor. Arka kitabevinin çocuklara özel bastığı altı çocuk kitabını da Karahanova tercüme etti. Liz Behmoaras’ın „Suat Derviş Efsane Bir Kadın ve Dönemi” adlı tarihi bibliyografi kitabı da yakında raflarda yerini alacak.
 Komşular birbirinin edebiyatını tanımıyor
Bulgaristan’da yakın bir zamana kadar Türk kitapları ve yazarlarını okuma gibi bir alışkanlık olmadığını söyleyen Alina Karahanova, şimdi özellikle TEDA’nın açılımı ve maddi desteğiyle, dünyada olduğu gibi Bulgaristan’da da Türk edebiyatının tanındığını ve sevildiğini aktardı. Bulgaristan’daki okurların özellikle yeni nesil Türk yazarlarının edebiyatını okuduklarını, sorunların, insanların, acı ve tatlı, mutlu ve hüzün gibi değerlerin ne kadar ortak ve benzer olduğunu gösterme ve Türk insanını tanıma fırsatı sunduğunu ifade etti. Karahanova şöyle devam etti: ‘Ne kadar da farklı olursak olalım, insan mutluyken aynı şekilde gülüyoruz ve aynı şekilde acıyı paylaşıyoruz. Türk edebiyatında da bunu gören okur belki bu kitapları okudukça Türkiye’ye olan önyargılarından sıyrılır. Asıl Türk kitaplarının Bulgaristan’daki açılımı bundan sonra bekleniyor”.
Tercüme değil, gönül işidir kitap
Alina kitapları, yazarı, Türk eserlerinin Bulgaristan’daki kitapseverlerle buluşmasını anlatırken, sanki kendi elleriyle ve sevgisiyle büyüttüğü bir bebeğe benzeterek şunları söylüyor: “Raflarda tercüme ettiğim bir kitabı görünce mutlu oluyorum, onu okşuyorum, uykusuz gecelerim ve bir ifadeyi iki gün düşündüğüm çalışma günlerim aklıma geliyor. Kitabın hazır haline dokunmak özenle suladığım bir ağacın meyve vermesi gibidir.” 

  Zaman                                                                                                                          16.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bal Üreticileri Kalite Sertifikasına Sahip Olacak

  Bulgaristan’daki bal üreticileri ürünlerinin kaliteli olduğunu garanti eden sertifikaya sahip olacak. Arıcılara ürünün kaliteli olduğunu gösteren sertifikalar özel laboratuarlar tarafından verilecek. Avrupa Arıcı Organizasyonları Federasyonu Başkanı Stefan Stefanov, üreticilerden doğrudan satışların yeni bir düzenleme ile yeniden ele alınacağını ve bu düzenlemenin Brüksel’de onaylanmak üzere olduğunu ve ay sonuna kadar onaylanmasının beklendiğini aktardı. Bulgaristan’da yaklaşık 700 bin arı kovanı bulunduğunu aktaran Stefanov, ailelerin çoğunda on adet kovan olduğunu ve ailelerin bu işi profesyonel olarak değil de hobi olarak yaptıklarını dile getirdi. Dünya Arıcılık Organizasyonları Başkanı Jil Ratiya da, Bulgaristan’ın arıcılık için bir cennet konumunda bulunduğunu söyledi. Ratiya, dünya genelinde arılarda ölüm oranı artarken Bulgaristan’da normal seviyede bulunduğunu dile getirdi. Bulgaristan’da arıların ölüm oranı yüzde 10 iken Belçika’da yüzde 40 seviyesinde bulunuyor. Arıların ölüm oranının artmasının bir çok sebebi bulunurken en fazla öne çıkanlar arasında ilk sırayı iklim değişikliği ve kullanılan ilaçlar alıyor.

  Zaman                                                                                                                          16.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’da 2010/2011 Eğitim Yılı 15 Eylülde Başladı

      Bulgaristan’da 2010\2011 egitim yılı başlamasıyla birlikte  Şumnu genelinde 15 Eylül ilk okul günü 30 000 öğrenci sınıflara ilk adımlarını attı.

 Mozaikdergisi                                                                                                                          15.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çepintsililer, Göz Nuru Tarihi Eserlerini Koruyor

      Smolyan iline bağlı Çepintsi köyü, ülkede benzeri olmayan bir ilim yuvasına sahip. Sofya Devlet Milli Kütüphane­si’nden sonra İslami ve ilmi el yazması ve baskı eserleri Çepintsi Camii’ndeki kütüphanede toplu halde muhafaza ediliyor. Muhteşem Rodop dağlarının eteklerinde, Arda nehrinin buyunda şirin beldelerimizden bir olan Çepintsi, tarihi ve ilmi eserlerin muhafaza edildiği tek köy konumunda bulunuyor. Smolyan iline bağlı Çepintsi köyü 2500 kişilik nüfusu, orta okul, lise gibi eğitim kurumlarının yanında İslam dinine bağlılıklarını gösteren 6 mescid ve bir de merkez camii bulunuyor. Çepintsililer (Çangır dere) göz nuru el yazması ilmi eserlerin muhafazası için adeta seferber olmuş, eserlerin korunması için köyün merkez camiinde özel bir kütüphane tahsis etmişler. Çepintsi camii kütüphanesi ülkemizde benzeri olmayan bir ilim yuvası. Sofya Devlet Milli Kütüphanesi’nden sonra İslami ve ilmi el yazması ve baskı eserleri burada toplu halde muhafaza ediliyor. Çepintsililerin İslam dinine bağlılıklarını bu eserleri koruyarak ispatladıklarını ifade eden köy muhtarı Hayri İbrahimbaşev, ‘Dini ve ilmi eserler köyümüzün yegane zenginliğidir.’ şeklinde konuştu. 1990 sonrası tarihi eserleri toplama kampanyası düzenleyerek bugünkü eserlere ulaşıldığını belirten İbrahimbaşev, kütüphanelerinde el yazması 400, matbu eserlerin ise yaklaşık 800 eser olduğunu açıkladı. İbrahimbaşev, gazetemiz aracılığıyla tarihi eserlerin araşatırılıp ve düzenlenmesi için yetkili kurumlara seslenerek, ‘Bizler bu eserleri toparladık, fakat sayfa düzenlemeleri, içeriğini belirlenmesi ve tamamlanması için Türkiye’den uzmanlara ihtiyacımız var, bizler kapılarımızı açtık yardım elinizi bekliyoruz’ şeklinde konuştu. Tarihi eserlerin arasında  14. yüzyıla ait olduğu belirlenen büyük boy altın yazmalı Kur’an’ın yer alması ise kütüphanenin önemini kat kat arttırıyor. Eserlerin muhafazası için bir grup gencin Sofya Milli Kütüphanesi Şarkiyat bölümünde kurs gördüğüne değinen İbrahimbaşev, ‘Bu gençlerimiz eserleri teker teker temizleyerek muhafaza edilmesi için uygun hale getirdiler’ şeklinde konuştu. Kütüphanede yer alan eserler arasında el yazması Kur’an’lar, İslam fıkhı, feraiz, hadis ilmi, tarih, hitabet, akaid ve hatta ilahiler yer alıyor. Kütüphanenin kıymetli eserleri arasında 1877 tarihli Devleti Aliye’yi Osmaniye Bankası’na ait bir belge de bulunuyor. Çepintsi kütüphanesi 1999 yılında yayınlanan uluslararası tarihi ve el yazması eserlerin içerdiği kütüphaneler katoloğunda da yer alıyor.

  Zaman                                                                                                                          15.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yetenekli Kemancı, Şumnu Kültür Evini Ziyaret Etti

  Yeni Pazar doğumlu kemancı Vasfi Hatipoğlu 15 09 2010 tarihinde Şumnu Kültür Evini ziyaret etti. Dört beş yaşında iken 1989 yılında Türkiyeye göç etti. 12 yıldan beri keman çalarak Bülent Ersoy, Ebru Gündeş, Nalan Altınörs, Yıldırım Bekçi v.b. ünlü sanatçıların orkestralarında yer aldı. Şu anda Gazi Üniversitesi Müzik eğitimi anabilim dalında doktora öğrencisidir. Kasım ayında saz çalma yarışmasında juri üyelerinden biri olmayı kabul etti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Mozaikdergisi                                                                                                                          15.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye’ye Doğal Gaz Nakli Yapan “Bulgartransgaz”
Boru Hattında Patlama

  Patlama sonucu 15 metrelik boru hattı yok oldu. Yambol (Yanbolu) Emniyetinden yapılan açıklamada Bolyarovo (Paşaköy) belediyesine bağlı ve Stranca tepelerinde bulunan Gorska Polyana (Yaylacık)köyü yakınlarında meydana gelen patlama sonucu, Türkiye’ye gaz nakli yapan iki borudan birinin 15 metre çapında tahrip edildiği anlaşıldı. 2 metre toprağın altından geçirilen borunun patlaması sonucu on metre çapında kraterin oluştuğu “”Bulgargaz tarafından duyuruldu. Bunun yanı sıra “Bulgargaz” boru hattının sahibi “Bulgartransgaz” olduğunu ve bu hat sayesinde Rusya’dan Türkiye’ye gaz taşındığını belirtti. Ancak nakledilen gazın kesime uğrayıp uğramasıyla ilgili bir bilgi verilmedi. Patlamanın 1999 yılında döşenen boruda meydana geldiği duyuruldu.  Pazartesi günü öğleden sonra 15.51’de gerçekleşen patlamada can kaybı yaşanmazken, 100 dönüm ormanlık alan üzerinde bulunana çalılık ve otlak alan yok oldu. Türkiye sınırına 2,5 kilometre uzaklıkta gerçekleşen patlama, Gorska Polyana köyü yakınındaki Doğal Gaz Kompresör İstasyonuna da sadece 2 kilometre uzaklıkta olduğu anlaşıldı.
Yambol, Bolyarovo ve Elhovo (Kızılağaç) itfaiyelerindeki yangın söndürme timlerinin zamanındaki müdahalesi 1000 dönüm ormanlık alanın yanmasını önledi. Yetkililer tarafından yerinde yapılan araştırmalar sonucu, patlamanın sabotaj olmadığını teknik arıza sonucu meydana geldiği duyuruldu. Gaz istasyonu ulusal öneme sahip olduğundan sürekli gözetim ve denetim altındadır.
“Bulgartransgaz” yetkilileri, arızanın 17 Eylül tarihine kadar haledileceğini ve gaz akışının normale döneceği açıkladılar.
“kompresör” - havayı sıkıştırarak basınçlı bir şekilde kullanımımıza sunan araç, yoğunlaştırılmış gazı yüksek basınç altında dışarı veren aygıt

İsmail Köseömer                                                                                                                             15.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çufalar (Tıkaç) Köyünde Hatim Töreni

      13.09.2010 tarihinde Bohçalar (Kaolinovo) Belediyesine bağlı  Çufalar (Tıkaç)  köyünde  İmam Erhan Salin 4 kız ve 1 erkek öğrencisi için hatim töreni düzenlendi.
      Hatim töreninde, civar köylerden de imamlar olmak üzere Şumnu Bölge Müftüsü Mesut Mehmedof, SODU Nüvvab Din öğretmeni Celil Şakir ve Çufalar, Podayva (Podayva), Aydoğdu (İzgrev), Kemallar’dan (Kliment) öğrenciler yer aldı. Düzenlenen bu törende Kur’an-ı Kerim, ilahi ve Hz.Muhammed (s.a.)  ile ilgili hadisler ve dinsel içerikli şiirler de okundu.
      Tören, Şumnu bölge müftüsü Mesut Mehmedof ve SODU Nüvvab öğretmeni Celil Şakir’in vağazları ve bölge müftüsünün yapmış olduğu dua ile sona erdi.
      Katılanlara hediyeler ve orada bulunanlara da yemek dağıtıldı.

Mozaikdergisi                                                                                                                       14.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kemallar At Yarışları ve Güreşlerinde
Şumnu   Davul  Zurna Ekibi’nin  İlk Gösterisi

  Kemallar(İsperih) Belediye Başkanı Adil Reşidov Bey, At yarışmaları ve Güreşlerin açılışını yapmak için Şumnu Kültur Evi Davul Zurna Ekibini özel davet etti. Nurten Remzi’nin yönettiği Şumnu Davul  Zurna Ekibi’nin yörede  ilk gösterisi olduğu için davulcu ve zurnacılar, sunumlarını büyük heyecan ve duygusallıkla yaptı. Ayrıca tüm insanlar mutluydu, çünkü uzun suskunluktan sonra bayram, şölen ve törenlerde  artık davul zurna olacak umudu doğdu. Buna benzer görkemli ve kalpleri hoplatan davul zurna ekipleri çok eski zamanlarda yapılan güreşlerde bir gelenek olarak varmış. Şumnu Kultur Evi’nin 20 davul ve 3 zurnası, tarihi bir imza atiyor, çünkü bu unutulmaya yüz tutan gelenekler büyük uğraşı ve çabalardan sonra artık canlı canlı ve büyük etkileyici gücüyle bu günden itibaren düğün, bayram, at yarışmları, güreş, şölen ve törenlerde var olacak. İki yıldan beri Şumnu Kültür Evi Eleman Yetiştirme Programları kapsamında  ekip üyeleri İstanbul Kubbealtı ve Cenan vakıfları desteği ile davul egitimi, bu yıl da 1 ay boyunca zurna eğitimi aldıktan sonra bu başarılara büyük özveri ve sabırla ulaştı.  Deliorman güreşlerinde davul zurna varmış ve gördüğümüz gibi var olacak! Bu bizim kültür zenginliğimizin bir parçası olarak büyük değer taşımış ve sonsuza dek taşımaya devam etmesi işin elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.


Mozaikdergisi                                                                                                                             13.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Levski Kentinde Türk Mezarlığına Saldırı

  Plevne iline bağlı Levski (Karaağaç) kentindeki Türk mezarlarına saldırı yapıldı. İki gün içerisinde 30’a yakın mezar taşı kırıldı. Mezar taşlarından bazıları paramparça edilirken bazıları ikiye kırılmış, bir kısmı da oturtulduğu yerden zorla çıkarılmış. Bölge sakinlerine göre dikili mezar taşlarına, yerinden sökülene dek tekme atılmış sonra da katı bir nesneyle parçalanmış.
Mezarların tahrip edilmesinden sonra Levski kenti imamı Adem Veli olayla ilgili emniyeti aramış.
Ramazan bayramı arifesinde bu tatsız ve vahşi olayın yaşanması üzeri kentteki Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında gerilim artmış.
Tahrip edilen mezarlardan çoğu kentte akrabası bulunmayan kişilere ait. Mezar taşlarının kimler tarafından yeniden yapılacağı belli değil.
Mezarlığın telle çevrilmesi veya bir bekçinin görevlendirilmesi için belediyeden istekte bulunulmuş, ancak belediyenin mali yetersizliği yüzünden, kentteki İslam toplumunun bu isteği yerine getirilmemiş.


Kırcaali Haber                                                                                                                      13.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Saat Kulesine De Çirkef Saldırı

  Balkanlar’da en eski ve Osmanlı döneminden kalma tarihi ve çağdaş teknoloji  simgesi olan Şumnu’da Saat Kulesi’nin duvarlarına da çirkef ve ayıp olan  yazılarla saldırı yapıldı. O sözleri sadece söylemek değil, kaleme almak bile utanç vericidir. Bu yazılarla birlikte Nazi simgesi olan haç işareti de var. Buna benzer çirkin yazı ve saldırılarla ilgili çok örnekler verebiliriz- Tombul camii, Rusçuk İmam Hatip Lisesi, Ataka Partisinin internet sitelerinde yazı ve karikatürler gibi... Bu tür atalarımızdan kalabilen ve Türk tarihi ve dini değerler taşıyan yerleri kirletenleri kınıyoruz. Bulgaristan çapında birçok din ve kültür kurumları bu tür saygısızlık ve çirkin davranış ve düşüncelere karşı barış ve iyi komşu ilişkileri uğruna protesto etti. Bunlar  insan haklarına aykırı bir suç sayılır. Ayrıca tarihi anlamı taşıyan yerlere vandalizm eylemi çirkef bir davranıştır. Bulgaristan’da yaşayan azınlıkların tarihi, ne olursa olsun din, ırk, millet demeden hepimizindir. Şumnu, 1389 yılında Çandarlı Ali Paşa tarafından Osmanlı toprağına katılan, stratejik önemi olan ve Osmanlı İmpatorluğuna askeri üs ve doğal kale görevi yapmış bir şehirdir. Balkanlar yarımadasında ülkemizde Tombul camii, en büyük ikinci camidir. Şehirde Osmanlı'dan bugüne kalan en belirgin mekan 1741 yılında Şerif Halil Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ona çok yakın bulunan Şumnu Saat Kulesi, Mehmet Doducuoğlu tarafından yapılmış. 1740 yılından beri her 15 dakikada bir Çan sesi ile Şumnu’yu çınlatıyor.


Mozaikdergisi                                                                                                                             13.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şeytancık Petır Beron Okulu Daha Güzel Olacak

  Şumnu şehrine 20 kilometre mesafede bulunan Şeytancık’ta (Hitrino’da)  Türk, Bulgar ve Çıngeneler hep kardeşçe iyi insani ilişkiler içinde yaşadı. 90 yıl önce Şeytancık(Hitrino) insanları hep birlikte  Petır Beron okulunu kurdu. 1918 yıolından beri hala o okul bölgeden çocuk ve gençlere eğitim vermektedir. Öğretmenler de ekip olarak öğrencilerin iyi ve bugünkü şartlara uyan bir eğitim vermek için çabalarda bulunmaktadır. Hiç durmadan spor, resim ve bilgi yarışmaları düzenlenmektedir. Bu günlerde okul binası tadilatı büyük ilgi çekiyor. Özellikle  okul camlarının PVC çerçeveleri  ve binanın dışına yapılan izolasyon çalışmaları okula farklı bir şıklık katacak.  Okul Müdürü Erhan Hüseyin sözlerine gore  “Şeytancık Petır Beron okulu, Belediye projelerini kazanarak 2010/2011 ders yılında daha güzel, daha modern ve daha sıcak olacak. Ağaç yaş iken eğilir darken, her gelene, kim olursa olsun, saygı göstererek çocuklarımıza güzel örnek olmak lazım. Hep beraber , farklı olmamıza rağmen güzellikler yapmalı ve yaratmalıyız”, diyor. Sonra bütün okul öğrencilerine yeni ders yılında başarılar diledi.


Mozaikdergisi                                                                                                                             13.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali'de Geleneksel Ramazan Bayramı Kültür Gecesi

  Kültür Sarayı salonu Ömer Lütfi Kültür Derneğinin hazırlayıp vatandaşlarımızın beğenisine sunduğu “Geleneksel Ramazan Bayramı Kültür Gecesi” temsilinde yetersizi kaldı. Tıklım tıklım dikintilerinden patlayan salon gerek birinci kat gerekse balkon kısmı birçok ayakta izleme zorunda kalan vatandaşlarla dolup taştı. Her kesimden izleyicilerin olması, hele de ailelerin çocuklarıyla gelip Türk Kültürünün var olmasına göstermiş olduğu destek ve duyarlılık, övgüye değerdi. Kültür Derneği çatısı altında etkinlik yürüten amatör folklor ekipleri, müzisyenler, genç solistler ve sorumlu kişiler, Ağustos ayı boyunca yapmış oldukları ağır çalışmaların meyvelerini doyasıya aldılar. Yaklaşık iki saat süren “Geleneksel Ramazan Bayramı Kültür Gecesinde” sunulan folklor gösterileri, Rumeli Türküleri ve Türkçe şarkılar, izleyiciler tarafından büyük alkış ve beğeni aldı. Böyle geceler Kırcaali’nin sadece Hoşgörü Başkenti olmadığına, aynı şekilde bir Kültür Ocağı olduğunun en belirgin örneğidir. Ekonomik kriz nedeniyle %35’lik bir bütçe kesintisiyle çalışmalar yürüten Dernek, halkımıza zengin kültürümüzün ancak çok küçük bir örneklerini sunabildi. Mutluluk gözyaşlarının bile eksik olmadığı geceye Mestanlı ve Cebel belediyelerinden gelen kültür severler de vardı.


Kırcaalihaber                                                                                                                             13.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Göçmenlerin Bulgaristan İlgisi

  1989 yılından sonra Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden binlerce Bulgaristan göçmeni, Bulgaristan gündemini Bulgar gazeteleri aracılığı ile takip ediyor. İnternet üzerinden Bulgar gazetelerinin yayınlarını ve haber sitelerini takip eden göçmenler, kendilerini ve Bulgaristan'daki yakınlarını ilgilendiren güncel olaylardan bu gazeteler aracılığı ile haberdar oluyor. Bulgaristan'ın önde gelen ulusal gazetelerinden 24 Çasa, Trud, Sega ve Dnevnik gibi gazeteleri okuyan göçmenler, söz konusu gazetelerin web sitelerinin ülkelere göre ziyaretçi dağılımında Türkiye'nin ilk sıralarda yer almasını sağlıyor.


Mozaikdergisi                                                                                                                             12.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mestanlı “Evridika” Folklor Ekibi Filibede Alkış Yağmuruna Tutuldu

  Filibe Belediyesine bağlı “Eski Şehir Enstitüsü” tarafından 11 Eylül 2010 Cumartesi günü “İyi Komşuluğun Anahtarı – Güven ve Dostluk” sloganıyla bir etnik kültürler yemek ve müzik dans festivali düzenlendi. Festivalde, Bulgar, Türk, Yunan, Musevi ve Ermeni yemekleri sunuldu ve dans grupları sahneye çıktı.
Festivalin gözdesi Türkiye idi.
T.C. Filibe Başkonsolosluğu personelinin hazırladığı lezzetli Türk yemekleri adeta kapışıldı. Yine, Kırcaali Mestanlı’dan gelen çocuklar folklor grubu “Evridika” sahnelediği güzel oyunlarla ve Türk müziği ile festivale katılan misafirlerin büyük beğenisini kazandı, herkesi coşturdu ve çok alkışlandı.


Mozaikdergisi                                                                                                                             12.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Aytos Kilisesinde Osmanlı Fesli İkon..

  Aytos şehrindeki kilisede bulunan Azis Ahmet’in Osmanlı fesli ikonu kiliseye gelenleri şaşırtıyor.
17. asırda Hristiyanlığı kabul ettiği bildirilen Ahmet’in fesli görüntüsünden birçok Hristiyan rahatsız oluyor.


 

Kırcaali Haber                                                                                                                             12.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Deliorman’da İftar Heycanı

  Bayrampaşa Belediyesi’nin Bereket Konvoyu son olarak Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinde iftar yemeği verdi. 04.09.2010’da Dulovo, 05.09.2010 tarihinde ise Köklüce (Venets) Belediyesi’ne bağlı Bıyıklı köyünde (Bortsi) iftar verildi. Bıyıklı köyündeki iftar’a yaklaşık 1500 müslüman katıldı. Bu yemeğe katılan misafirler arasında T.C. Başkonsolosu Sibel Erkan, Şumnu Milletvekilleri Çetin Kazak ve Prof. Georgi Kolef, Köklüce Belediye Başkanı Nehriban Ahmedova, Bohçalar Belediye Başkanı Nida Ahmedof da vardı. Halk, İftarın ardından TRT sanatçıları ve Sunay Çalıkof’un da söyledikleri şarkılarla coştu.











Mozaikdergisi                                                                                                                             07.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ruen’de  İftar

  Ruen belediye başkanı İsmail Hüsmen,iftar yemeği verdi. Ruen İmamı dua ederek iftarı açtı. İftar yemeğinde hem Ruen’den, hem etraftan birçok belediye görevlileri,  sporcu, yazar, müzisyen ve aydın kişiler yer aldı. Yemekten sonra bütün gelenler güzel ve yararlı sohbetlerde bulunduktan sonra ayrıldılar.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                             07.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Lüleburgazlı Ünlü Kukla Sanatçıları
Bulgaristan’da Oyun Sahnelediler

  Filibe'de her yıl düzenlenen Uluslararası Kukla Festivalinin Dokuzuncusu bu yıl 2-6 Eylül 2010 tarihlerinde gerçekleştirildi. T.C. Filibe Başkonsolosluğunun girişimiyle, festivale bu yıl Türkiye'den Lüleburgaz "Uçan Eller Kukla Evi" de katıldı ve 6 Eylül günü "Bak! Çok Kolay!" adlı çocuk oyununu sahneledi. Türkçe sahnelenen oyunu çok sayıda çocuk beğeniyle izledi. Tiyatroya anne babalarıyla gelen çocuklar heyecan içinde sık sık oturdukları sıralardan oyundaki konuşmalara katıldılar. Festivale bu yıl, Bulgaristan ve Türkiye'nin yanı sıra, Sırbistan, İspanya, Slovenya, Ermenistan, İtalya, İran, Almanya ve Kanada'dan gruplar iştirak etti.Lüleburgaz “Uçan Eller Kukla Evi” yöneticileri ve oyuncuları Başkonsolos Cüneyt Yavuzcan’ı da ziyaret ettiler ve kendilerine verdiği destekten dolayı teşekkürlerini bildirdiler. Lüleburgazlı sanatçılar Bulgaristan’a bir daha sonraki gelişlerinde Kırcaali ve ilçelerinde çocuklara bir hafta boyunca gösteri yapmak ve kukla sanatını tanıtmak sözü verdiler.

Kırcaali Haber                                                                                                                            07.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Müslümanları Hafızlık Geleneğini Sürdürüyor

  Bulgaristan'da tek hafız yetiştirme merkezi, Rodop dağlarında 6 bin nüfuslu Madan şehrinde bulunuyor.
Çoğunluğunu Bulgarca konuşan Pomakların oluşturduğu belediyede 25 hafız adayı öğrenim görüyor. Ramazan ayı boyunca Merkez Camii'nde öğle namazı öncesi mukabele okunuyor. Madan'da hiçbir zaman hafız yetiştirmenin kesilmediğini aktaran Şevket Hacı, kendisinin komünizmin en zor dönemlerinde hafızlığını tamamladığını ve o zamanda dahi Kur'an'ın unutulmadığını söylüyor. Eyyüb El Ensari'nin (ra) adını taşıyan kursa tüm Bulgaristan'dan öğrenciler geliyor. Kurs, 1999 yılından beri faaliyette. Yatılı olarak kalan öğrenciler okul vaktinde normal derslerine gidip, öğleden sonra Kur'an-ı Kerim ezberliyor. Rodoplar'ın genelinde olduğu gibi Madan'da da iftarlar yerel geleneksel yemeklerle açılıyor. Kahverengi fasulye çorbasının ardından 'patatnik' diye adlandırılan patatesli pide geliyor sofralara. Patatniğin diğer bir çeşidi de pirinçli yapılan pide. Bunun adına da 'klin' deniyor.

Zaman                                                                                                                             07.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Burgas’da İftar Verildi

  Nedret Lütfİ Burgas1Burgas Cami Encümenliği, Burgas’ın merkezinde iftar programı düzenledi. Encümen Başkanı Şerafet Mehmet, iftar programını her yıl düzenlediklerini ve şehrin bütün semtlerinden vatandaşlar katıldığını ve halk tarafından çok iyi karşılandığını söyledi. Genellikle büyük şehirlerde halk ancak bu türlü vesilelerle bir araya gelebildiklerini ve bu iftar programlarının devam edeceğini bildirdi. Özel misafirler arasında T.C. Burgas Konsolos muavini Korkut Yirmibeş, HÖH İl başkanı Fevzi Hasan, Aytos Bölge Müftüsü Selahattin Muharrem vardı. Aytos’ta 2 bin kişiye yemek dağıtıldı. İlçe Başkanı Rujdi Hasan 2 dana kurban ederek 20 kazan yahni yaptıklarını ve Aytos kasabasının değişik mahallelerinde 2 bin kişiye yemek dağıttıklarını söyledi. Geleneksel hale gelen bu iftar programının artık Aytos gençlerinin sahip çıktıklarına değindi. Programın ana sponsorluğunu Planinitsa köyünden işadamı Beyhan Yılmaz üstlendi. İftara katılanlar arasında Burgas milletvekilleri Cevdet Çakırov ile Durhan Mustafa ve Aytos bölge müftüsü Selahattin Muharrem vardı.


Nedret Lütfi-Burgas Zaman                                                                                                                       07.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

20 Bulgar Müslümanların Başmüftülüğünü Ele Geçirmeye Çalışıyor

 Mübarek Ramazan ayının kutsal Cuma gününde Nedim Gencev adlı hain, başlarında sünnetsiz Bulgar Nikolay Pankov’un bulunduğu daha 20 Bulgar Hristiyanla bir asırlık Müslüman dinî kurumu olan Başmüftülüğün merkezi binasını ele geçirip Müslümanların çalışmalarını durdurmaya çalışıyorlar.
Cuma namazından sonra ellerinde sigaralarıyla gelen Bulgar noter ve korumalar öğleden sonra biralarını da açarak Başmüftülüğü ele geçirmek için fırsat kollamaya başladılar.
Gencev’in Bulgar elemanlarına ilk tepkiyi Başmüftülük elemanları koyarken Cuma  namazından çıkan cemaatin bir kısmı da olay yerine gelerek bu başıbozukluğa dur dediler. Ayrıca iftar vaktine doğru taşradan da Müslümanlar geldi ve Başmüftü Dr. Mustafa Hacı’nın önderliğinde akşam namazını kılarak hep birlikte Başmüftülük önünde iftar ettiler.
Şu anda halâ Başmüftülük binası abluka altında olup Müslüman personelinin girmesine Bulgar korumalar tarafından izin verilmemektedir.
Bu esnada bölgeden birçok Müslümanın’da dinî onurlarını korumak üzere Sofya’ya hareket ettikleri bölgelerden gelen bilgiler arasındadır.
Bütün, bu olan bitenler esnasında emniyet görevlileri sessizce savcılığın gölgesinde izliyor, konunun arz edilebileceği bir savcı ise bugün (Cumartesi) öğleye kadar bulunamadı. Üç tatil gününde bulunacağı da şüpheli. Bu olayların Başbakan Boyko Borisov’un tarafsızlık vaatlerinden bir gün sonra yaşanmasını anlamlandırmak gerçekten zor. Fazla tarafsızlık taraftarlığa dönüşüyor sanki...


Vedat Ahmet                                                                                                                        05.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Satrantçıların Başarılı Katılımı

   “Şumnu 2005” satrantçılari, katıldıkları iki değişik turnuvada çok etkileyici bir performans gösterdiler. Teteven’de düzenlenen turnuvaya 130 kişi katıldı.
İkinci turnuva ise tatil yeri “Zlatni Pyasıtsi”de, geleneksel  “Morsko konçe” turnuvası idi. 8,10, 12, 14, 16 yaş guruplarından çocukların yer aldığı turnuvaya Bulgaristan, Türkiye , Romanya, Rusya, Belarus’tan 180 kişi katılım gösterdi. Her yaş gurubunda derece alan Şumnu’lu satrantçı arasında, 12 yaş gurubundan Nona Mirçeva 5. , Arzu İlyazova ise 7. oldu.


Mozaikdergisi                                                                                                                             03.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Razgrad Ve Yanbol’dan Sonra
Rusçuk’ta Da Şarbon Vakası Tespit Edildi

  Rusçuk (Ruse) İline bağlı ve 32 kilometre uzaklıkta olan İkitepe (Dve Mogili) Belediyesinin Çilnova (Çilnov) köyünde yaşayan iki vatandaşta şarbon tespit edildi. Bu veriler Rusçuk - “Bitki Koruma ve Kamu Sağlığı Bölge Kontrol Müfettişliği “(RİOKOZ) tarafından doğrulandı. Hastalanmadan önce bu iki kişinin keçi yüzdükleri tespit edilmiştir. Rusçuk Bölge Veteriner Hekimliği ve Hayvan Salığı Bürosu, (RVMS) hala laboratuvar çalışmaların sonuçlanmadığını, bundan dolayı da hastalığın keçiden geldiğini veya köyde şarbon hastalığı salgını olup olmadığının henüz tespit edilemediği açıklaması yapıldı . Sonuçların bugün hazır olması bekleniyor. Salgın tespit edildiği halde geviş getiren tüm hayvanlara aşı yapılacağı söylendi. Gazetemizin daha önce duyurduğu Razgrad ve Yanbolu illerindeki şarbon vakalarında olduğu gibi bu iki hastada da deri şarbon hastalığı tespit edildiği açıklandı. Hastalar Rusçuk Bölge Hastanesi Bulaşıcı Hastalıklar Biriminde tedavi edilmektedir.


Kırcaali haber                                                                                                                             03.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fotograflarda Kalan Ve Kolayca Kaybedilen Demokratik Hak!

  Nazım Hikmet’te Sonbahar Temizliği
Kapatılan (reforma uğrayan) Razgrad Nazım Hikmet Tiyatrosu çalışanlarından 20 kişi işten çıkarıldı. Anton Straşimirov Dram Tiyatrosunun yönetim ve denetimi altına geçtikten sonra 1 Eylül 2010 tarihinden itibaren eski Türk Tiyatrosu çalışanlarından 20 kişi sokağa bırakıldı. Tiyatro müdürü Nedelço Stoyçev-Ceko, toplam 22 kişinin işten çıkarıldığını bunlardan yirmisinin Nazım Hikmet’in çalışanları olduğunu söyledi. Aynı şekilde işsiz kalanların büyük bir kısmı bale ve müzisyenlerden oluştuğunu belirtti. Ana tiyatrodan ise biri oyuncu, diğeri kasiyer olan iki kişinin işten çıkarıldığını ve 10 çalışanın da yarım gün çalışacak biçimde yeniden atandıklarını ilave etti.
Straşimirov’un Nazım’ı yutmasından sonra tiyatrodaki kadrolu çalışan sayısı 38’den 99’a yükselmişti. Stoyçev, bakanlıkça belirlenen ve boşaltılması gereken 17 kadrodan fazla kişinin işten çıkarıldığını, böylelikle tiyatronun ihtiyacı olan genç oyunculara kadro açtığını dile getirdi. Tiyatro ve Film Sanatları Akademisi’nden (NATFİZ) mezun olmakta olan oyuncuları çekmeye çalışacağını, bunun için yerel yönetimden bu kişilere kira bulunması konusunda yardım sözünün verildiği de Stoyçev tarafından belirtildi. Bunun yanında, işçilerin çıkartılması konusunda eğitim seviyesinin baş ölçüt olduğu da “Ceko” tarafından aktarıldı.Müdür, Müzik Tiyatrosunun ya da Razgrad’ta bilinen adıyla “Türk Tiyatrosu’nun” getiri dışında götürüler de olduğunu söyledi. Birleşmeden sonra ( ki, Bulgaristan’daki Türkler bu duruma “YUTMA” ya da daha acı bir şekilde “ASİMİLASYON” diyorlar) tiyatronun kasasında sadece 33 leva bulunduğunu, ancak ödenmesi gereken elektrik, gaz, telefon faturaları ve görevli ücretlerinin 21 450 leva olduğunu dile getirdi. Türk Tiyatrosu birleşmeye kadar merkez bütçenden finanse edilmekteydi, dolayısıyla ödemeler bakanlığın tiyatronun hesabına ödemelerin yapılması için para yatırmadığı gerçeği müdür tarafından söylenmedi! Kadriye Latifova Tiyatrosundaki ayrıntılar, Dimitır Dimov Tiyatrosu müdürü İgnatov’un yapacağı açıklamadan sonra aktarılacaktır.


Kırcaali haber                                                                                                                              03.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

“Şumnu” Barajı,  Tatil Plajı Oluyor.

   “Şumnu” barajı, kum dökülerek tatil plajı olacak. Bu fikrin sahibi “Sulama Sistemleri”ne ait. Tatil yerinin yaza hazır olması bekleniyor. Plajın kalan kısımları daha sonraki etapta hazır olacak. Plajın olacağı yerin Şumnu’nun“Divdyadovo” semti tarafında olması beklenirken aynı zamanda Şumnu halkı için de sevindirici bir haber.


Mozaikdergisi                                                                                                                             02.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
>

Bayrampaşa Belediyesi Bereket Konvoyu Deliorman’da

    “Kardeşlik Sınır Tanımaz” sloganıyla yola çıkan 4 tır, 2 otobüs, 4 minibüs ve canlı yayın aracı ile 150 kişilik ekipten oluşan Bereket Konvoyu Deliorman’a geldi. Bayrampaşa Belediyesi Bereket Konvoyu Bulgaristan’da iftar yeri olarak Deliorman bölgesinde halka iftar sofrası kuracak. 04 Ağustos’ta Dulovo’da, 05 Ağustos’ta ise Köklüce (Venets) Belediyesi sınırları içerisinde bulunan “Palamara”’da iftar verecek.

        Bu iftar yemeğine herkes davetlidir.


Mozaikdergisi                                                                                                                             01.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kuyumcudan 10 Kilo Altın Çalındı

   Kırcaali’deki kuyumculardan birinden 10 kilo altın çalındı. Emniyet Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre Pazar (29 Ağustos) günü, kuyumcunun bulunduğu apartmandaki sakinlerinden biri 19.30’da mahzene indiğinde duvarlardan birinde delik olduğunu görünce hemen emniyet güçlerine haber vermiş. Kuyumcu pazara yakın bölgede aynı apartmanın girişindeki bodrum katında bulunmaktadır. Emniyet Hırsızlık Şubesi olay yeri inceleme ekiplerinin yapmış olduğu ilk incelemede, kimlikleri henüz belirlenemeyen hırsızların mahzenden girip duvara delik aştıklarını ve kuyumcuya böyle ulaşıldığı anlaşıldı. Aynı şekilde hırsızlar altın takıların bulunduğu metal kasalara ulaşmak için bir demir ve iki ahşap kapıyı ustalıkla açmışlar. Çalınan altınların toplam değeri yaklaşım 500 bin leva olduğu ve büyük bir olasılıkla altınların sigortalanmadığı anlaşıldı. Kuyumcu özel bir koruma şirketi tarafından korunmakta. Ancak emniyetten yapılan açıklamada, soyguncuların çok profesyonel bir biçimde biri merkezi diğerlerin ikisi de metal kasalarda bulunan hareket algılayıcılarının engellendiğini, bunun da ancak tam donanımlı profesyonel sistemlerle yapıla bilineceğine vurgu yapıldı. Böyle bir soygunun çok önceden ve uzun zaman planlama sonucu mümkün olabileceği anlaşıldı. Emniyetin üzerinde çalıştığı olasılıklardan birisinin, bunun Kırcaali dışından gelen bir grubun yapmış olabileceğiyle ilgilidir. Emniyet güçlerinin soygunu gerçekleştirenlerin, kısa sürede yakalanarak adalete teslim etmek istediklerini bildirdiler. Olayla ilgili tahkikat devam ediliyor.


Kırcaali haber                                                                                                                             01.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofya Yakınlarında Formula 1 Pisti Kurulacak

   Birleşik Arap Emirliği'nin desteği ile kurulması planlanan pist ve piste bağlı tüm tesislerin inşaatı konusunda Bulgaristan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanı Trayço Traykov ile Abu Dabi Şeyhi Abdul Jalil Al Blüki arasında protokol imzalandı. Projenin bir yıla kadar tamamlanması planlanıyor.
Bakan Traykov, Formula 1 tesisleri için Al Blüki'nin başkanlığını yaptığı Emirates Associate Business Group (EABG) adlı devlet holdingi ile Bulgaristan'dan BR inşaat şirketi arasında konsorsiyum oluşturulacağını bildirdi.
Bakanlık basın merkezine göre Formula 1 pisti ve tesisleri, Sofya'ya yakın Dobroslavtsi bölgesinde, Bulgaristan Hava Kuvvetleri'ne ait olan ve yıllardır kullanılmayan eski poligon alanında kurulacak. Toplam 180 milyon euroya mal olması beklenen pistin, en geç 2012 yılında hizmete girmesi bekleniyor. Bulgaristan daha önce, 2012-2016 dönemi için Formula 1'e evsahipliği yapmak üzere bir ön anlaşma imzalamıştı.


Kırcaali haber                                                                                                                             01.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Belogradçik Ve Türkiye’nin Güre Belediyesi Arasında
Turizm Alanında İşbirliği 

   Belogradçik ve Türkiye’nin Güre belediyesi arasında turizm alanında işbirliği yürütülecek. Muhtar Kamil Saka başkanlığındaki Türk heyeti Belogradçik belediyesini üç günlük ziyarette bulundu ve muhtar Emil Tsankov ile bu anlaşmaya varıldı.Türk heyeti Vidin’i de ziyaret etti. Konuklar Belogradçik kalesini, kayaları, Magura mağarasını, ve kültür anıtı olarak ilan eden ‘Hacı Hüseyin’ camisini ziyaret ettiler.Önümüzdeki ay Türk işadamları Belogradçik belediyesini ziyaret ederek yatırım imkanları inceleyecek.


BNR                                                                                                                                                  01.09.2010

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------