--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
ŞUMNU KÜLTÜR EVİ VE MOZAİK DERGİSİ EKİBİ,
2011 YILINIZI KUTLUYOR.
YENİ BAŞARILAR, YENİ SEVGİLER,
YENİ DOSTLUKLAR,
YENİ RENKLİ GÜNLER İÇTEN DİLİYOR.
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Nobel Ödülü Alan Orhan Pamuk,
Mayıs Ayında Bulgaristan’a Geliyor
2006 edebiyat dalı Nobel ödül sahibi yazar Orhan Pamuk, 18 Mayıs tarihinde ilk defa Bulgaristan’ı ziyaret edecek. Ünlü Türk yazarının ziyaretini organize eden, Elizabet Kostova Vakfı. Ünlü yazar, bulgar okuyucuları tarafından İstanbul, Yeni Hayat, Kar ve daha birçok romanıyla tanınıyor.
Orhan Pamuk, 2005 yılında Edebiyat ve Sanat Amerikan Akademisi’nin saygın üyeleri arasına giriyor. Time dergisi ise, ünlü yazarı dünyanın en etkili 100 kişi listesine katıyor.
Mozaikdergisi 31.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Grip Tatili Uzatıldı
Geçen hafta Şumen’de grip salgını ilan edilmesinin ardından okullar da grip tatiline çıkmıştı. Tatilin bugün sona ermesi ve okulların yarın kapılarını tekrar öğrencilere açması bekleniyordu. Fakat bu sabah yapılan açıklamaya göre tatilin 1 hafta daha süreceği duyruldu. Buna göre okulların 4 Şubat Cuma (dahil) gününe kadar tatil edildiği açıklandı. Tatilin devam etmesinin sebebi de artmaya devam eden hastaların sayısı olduğu öğrenildi. Geçen hafta 252 olan hasta sayısı bu gün 377 olarak belirlendi. Böyle şartlarda sağlıklı eğitimin mümkün olamayacağı ve bu nedenle de tatilin devam etmesi gerektiği açıklaması yapıldı.
Fevzi Ehliman 31.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen Polisinden Özel Operasyon
Şumen polisi yasadışı imalata balta vurabilmek adına dün gece bir operasyon düzenledi. Operasyonun adresi Tsarev brod köyündeki bir depo oldu. Depoya yapılan baskında 8 plastik bidonda 8 ton ispirto ele geçirilirken, deponun yakınına park edilen bir Mercedes marka kamyonette ise 40 adet plastik bidonlara konulan 4 ton ispirto ele geçirildiği bildirildi. Polislerin köydeki başka mekânlara da baskınılar yaptığı ve daha 6 adet plastik bidonlarda değişik çeşitlerde alkole rastladıkları bildirildi. Operasyonun sonucunda şu ana kadar polis 13 ton alkol, 350 civarında kaçak sigara ele geçirdiği öğrenildi. Ele geçirilen sigaraların deponun yakınında bulunan bir başka kamyonette oldukları bildirildi. Yapılan incelemelerde kamyonetlerin birinin sigara ile diğerinin ise alkol ile dolu oldukları bildirildi. Polis ayrıca bir miktar para da ele geçirdiği öğrenildi. Operasyonun sonunda 3 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Fevzi Ehliman 31.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
2010 yılında Şumen İli Genelinde,
25 Milyon Leva Sosyal Yardım Dağıtımı Yapıldı
Sosyal Yardım Bölge Müdürü Dragomir Yankov’un verdiği bilgiye göre, Şumnu ilinde geçen 2010 yılı boyunca maddi olarak 25 milyon leva sosyal yardım dağıtımı yapıldı. , 2009 yılına kıyasla, 2010 yılında yardım yapılan aile ve kişilerin sayısı 266 ile artış gösterdi. 25 milyonluk bu maddi yardım, özellikle Kaolinovo, Şumen ve Veliki Preslav belediyelerinde bulunan yoksul insanlara yapıldı.
Mozaikdergisi 28.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Silistra, İşsizlik Sıralamasında 7. Sırada Yer Alıyor
İş borsasının verdıği bilgiye göre, Silistra işsizlik sıralamasında 7. sırada yer alıyor. Aralık ayında en yüksek işsizlik oranına sahip iller, Smolyan (17.14%), Tırgovişte (15.79%). Montana (14.67%), Şumen (14.38%) ve Vidin (13.90%) olarak bildirildi. Aralık ayında Silistra, Dulovo ve Tutrakan istihdam bürolarında, işsiz olarak kayda geçenlerin sayısı 8898 olarak açıklandı. Uzmanlar, kış aylarında işsiz vatandaş sayısı artışının normal olduğunu belirtti.
Mozaikdergisi 28.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Momçilgrad Belediyesi’nin İçme Suyu Projesi Başarıyla Tamamlanıyor
Şubat ayının sonunda Momçilgrad (Mestanlı) Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Momçigrad’da İçme, Atık Suları Altyapısının İyileştirilmesi ve Geliştirilmesi”adlı proje tamamlanıyor. Proje, “Çevre Durumu 2007-2013” Yürütme Programı gereğince “Öncelikli Yatırım Projeleri Hazırlığına Teknik Yardım” prosedürüne uygun olarak meydana getirilmiştir. Projede öngörülen tüm faaliyetler başarıyla sonuçlanmıştır. Belirlenen bütçe de yüzde yüz kullanılmıştır. Momçilgrad Belediyesi’nin hedef aldığı amaçlar ve sonuçlar gerçekleşmiştir. Buna göre, yatırım öncesi iki araştırma yapılmış ve su arıtma tesisinin projesi hazırlanmıştır. Ayrıca Belediye’nin yatırımcı niyetleri yapılan mali ve ekonomi analizler üzere değerlendirilmiş. Su tedariki ve kanalizasyon sistemlerinin yeniden yapılanması ve tamamlanması için iş projesi hazırlanmıştır. Planlanan sonuçlar ve faaliyetleri yaymak için kampanyalar ve kamuoyu ile sürdürülen müzakereler düzenlenmiştir.
Sözü geçen projesinin başarıyla yerine getirilmesi, belediye idaresinin üstlendiği vatandaşlara kaliteli içme suyu sağlaması, çevre ve suların korunmasını hedeflediği politikayı gerçekleştirmesine imkan sağlayacak. Bu önlemler gelecekte, kasabada gerçekleştirilecek olan su arıtma tesisini kurma, su tedariki ve kanalizasyon sisteminin yeniden yapılanması projesinde öngörülmüştür.
Kırcaalihaber 27.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bursa Büyükşehir Belediyesi Mestanlı’ya
Cenaze Yıkama Aracı Hediye Etti
Büyükşehir Belediyesi, kardeş şehri olan Bulgaristan'ın Mestanlı Belediyesi'ne cenaze yıkama ve nakil aracı hibe etti. Başkan Recep Altepe, Balkanlardaki kardeş şehirlerin eksiklerini gidermek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
Türkiye genelinde sosyo-ekonomik yönden geri kalmış illerle kardeşlik ilişkileri kurarak, o bölgelere de hizmet götüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Balkanlar'daki kardeşlerine el uzattı.
Bugüne kadar ağırlıklı olarak tarihi ve kültürel mirasın ayağa kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi, Bulgaristan'ın Mestanlı Belediyesi'nin cenaze yıkıma ve nakil aracı talebini yerine getirdi. Belediye Başkanı Recep Altepe, temin edilen aracı Mestanlı Belediye Başkanı Erdinç Hayrullah'a teslim etti.
Altepe, Bursa'yı daha yaşanabilir bir yer haline getirmek için her alanda çalışmalar yürütürken, kardeş şehir ilişkileri kapmasında hem Türkiye içinde, hem de Balkanlar'da sosyal projelere ağırlık verdiklerini belirtti. Bursa nüfusunun yarıdan fazlasının Balkan göçmeni olduğunu hatırlatan Başkan Altepe, "Biz tarih boyunca yüzümüz hep Balkanlar'a dönük yaşadık. Balkanlarda fetihler yapan paşalar, komutanlar Bursa doğumlu. Balkanlar ile önemli akrabalık bağlarımız var. Bulgaristan'ın Cebel, Kırcaali, Mestanlı, Makedonya, Üsküp, Kosova ve Bosna Hersek'te ecdat yadigarı eserlerin ayağa kaldırılması çalışmalarımız sürüyor. Mestanlı Belediyesi de bizden cenaze nakil aracı istemişti. Bu konuda da sponsorlarımızı devreye soktuk. Samsun Makine Sanayi A.Ş. bu konuda bize önemli bir katkı sağladı. Temin ettiğimiz aracı bugün teslim ediyoruz. Bölge için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
Bal-Göç Genel Başkanı Prof.Dr. Emin Balkan da, son yıllarda Balkanlar ile olan ilişkilerde önemli gelişmeler olduğunu söyledi. Altepe'nin bölgeye büyük ilgi gösterdiğini dile getiren Balkan, "Başkanımız, gerek tarihi ve kültürel miras projeleri, gerekse fiziki yardımlarla kardeş belediyeciliğin nasıl yapılacağını herkese gösterdi. Balkanlara sağlanan destekler nedeniyle Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.
Mestanlı Belediye Başkanı Erdinç Hayrullah ise, bir iki ay önce Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden cenaze aracı talebinde bulunduklarını hatırlatarak, "Bu ihtiyacımız kısa sürede giderildi. Bu araç Mestanlı ve Kırcaali bölgesindeki vatandaşlarımıza hizmet verecek. Bizim için bu büyük bir hayır. Mestanlı olarak bizim Bursa'ya sadece manevi katkımız olabilir. Bu yardımla Mestanlı'dan çok hayır duası alacaksınız" diye konuştu.
Altepe, daha sonra aracın temini konusunda sponsor olan Samsun Makine Sanayi A.Ş. İstanbul Bölge Müdürü Ahmet Tanyeloğlu'na teşekkür plaketi verdi. Törenin ardından Başkan Altepe, aracın anahtarını Mestanlı Belediye Başkanı Erdinç Hayrullah'a teslim etti.
Kırcaalihaber 27.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Razgrad’ta, İkinci Kaykay Alanı İnşa Edilecek
Razgrad’ta, ikinci kaykay alanı inşa edilecek. Bu karar, belediye başkanının gazetecilerle yaptığı görüşme sonucu açıklandı. Yeni ve daha büyük olacak olan kaykay meydanı, Razgrat şehir parkı yakınlarına inşa edilecek. Deliorman şehrindeki ilk kaykay meydanı, Parkstroy belediye kurumu tarafından bir grup gencin isteği ve katılımlarıyla şehir merkezine 2010 yılında inşa edildi.
Mozaikdergisi 26.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Ruse Digital Taraması, Yıl Sonuna Kadar Yapılacak
Ruse şehri, yıl sonuna kadar digital olarak taranacak. Ruse belediyesi, şehrin digital yeraltı haritası projesini gerçekleştirebilmesi için Eğitim, Gençlik ve Bilim Bakanlığın’dan 966 989 leva destek görmesi gerekiyor. Proje sayesinde, şehrin 1 820 000 metre karesi taranacak. Uzmanlara göre, projenin gerçekleşmesiyle bir şehir efsanesi olan Leventa-Dunav (Tuna) tünelinin var olup olmadığı da ortaya çıkacak.
Mozaikdergisi 26.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Krumovgrad Belediyesi Yeni Otogar İnşa Ediyor
Krumovgrad /Koşukavak/ Belediyesi şehirde yeni otogar inşaatına başlıyor. Eski otogarın Krumovitsa ırmağının yanında bulunması vatandaşlara ve şoförlere zorluklar yaratıyor. Belediye Başkan Yardımcısı Müh. Abidin Hacımehmed’in verdiği bilgiye göre, “Krumovgrad Kasabası Otogarı İnşaatı” projesini finanse etmek için meclis üyeleri 500 bin Leva kredi çekilmesini onaylamışlar. Geçen yılın Aralık ayında başlanılan otogar inşaatının bu yılın Nisan ayında bitirilmesi öngörülüyor. Yeni otogar eskiden kışlaların bulunduğu yerleşim alanında kuruluyor. İnşaatı icra etmek için ihaleyi ülke içinden katılan 7-8 şirketten Krumovgradlı “Dural” Ltd. şirketinin kazanmıştır. Otogarın inşaatı yaklaşık 694 bin Leva’ya gerçekleşecek. Projeye göre, ana binadan başka, bekleme salonu, taşıma şirketlerine ayrılan ofisler ve yemekhaneler inşaat edilecek. Otobüslerim durması için üç yer belirlenmiştir. Otopark olmayacak, çünkü otobüsler garda uzun süre kalmayacak. Eski kışla alanındaki demir duvarın kaldırılması bekleniliyor, çünkü böylece taşıt araçları Krumovgrad’ın en yoğun trafiği olan“Knyaz Boris” sokağına otogardan direkt çıkacaklar. Otogarın arka tarafında şehrin merkezi yanında bulunan yer yeşillendirilecek. Oraya dinlenmek için peykeler da koyulacak.
Müh. Hacımehmed, otogarın karşı tarafındaki askeri mülk olan yere sonbahar mevsiminde Belediye Pazarı’nın değiştirileceğini açıkladı. Belediye Başkan Yardımcısı, otogar ile pazar arasındaki yolda özürlü vatandaşların hareketini zorlayacak merdivenlerin olmayacağını belirtti.
Krumovgrad Belediyesi’nin, yeni kurulacak olan otogarın yanında projeye göre yıkılmayacak eski kışlalardan kalma iki büyük binaya yatırım yapacak kişiler aradığı anlaşıldı. Eğer yatırımcı bulunmazsa, bu binaların yıkılması gerekecek.
Kırcaalihaber 26.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Grip, Pernik, Tirgoviste Ve Varna`ya Ulasti
Grip salgını bugün de Pernik, Tırgovişte ve Varna`da ilan edildi. Ocak ayının üçüncü haftasında, Pernik şehrinde gripten hasta vatandaş sayısı durmaksızın arttı ve grip salgını ilan edildi. Sağlık müfettişliği tarafından verilen bilgiye göre, hastalananların % 50`sini öğrenciler oluşturmakta. Hasta sayısının artış göstermesiyle, Tırgovişte ilinde de grip salgını ilan edildi. Aşı, muayene ve diğer operasyonlara geçici bir süre için ara verildi. Varna şehrinde okullar, bugünden itibaren cumaya kadar tatil ilan edildi. Hastanelerde kadın ve çocuk muayenelerine de ara verildi. 31 Ocak`ta yapılacak olan toplantıda grip tatilinin uzatılıp uzatılmayacağına karar verilecek.
Mozaikdergisi 25.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Ulusal Radyosu, Bugün 76. Kuruluş Yıldönümünü Kaydediyor
Bulgaristan Ulusal Radyosu bugün 76. kuruluş yıldönümünü kaydediyor. Bu akşam Bulgaristan Ulusal Radyosu’nun Birinci studyosunda Big Bend’in ve Lili İvanova’nın özel katılımıyla konser düzenlenecek. Konser, radyo programlarından naklen olduğu gibi Internet’ten de yayınlanacak. Bugünde, gelenek üzere verilen radyonun ilk müdürü Sirak Skitnik adını taşıyan medya ödülleri de sahiplerini bulacak.
BNR 25.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Kar Geri Geldi
Şumen sakinleri bu sabah kar yağışı ile uyandı. Bir süredir mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları da düşmeye başladı. Şumen’de sabah saatlerinde başlayan kar yağışı devam ediyor. Kar kalınlığı 3-5 cm arasında. Hava sıcaklığı ise -2 civarlarında seyrediyor. Şu ana kadar kar yağışının trafikte sıkıntı yaratmadığı bildirildi. Otogardan yapılan açıklamada da otobüslerin hepsinin bu sabah hareket ettikleri ve şu ana kadar bir ulaşım problemi yaşamadıkları bildirildi. Şumen Belediyesi’nin geçen günlerde yaptığı açıklamalarda kış şartlarına hazır olduklarını ve olası bir kar yağışında yol açma çalışmalarının gerçekleştirmekte problem yaşamayacaklarını bildirmişti. Bugün aralıklarla yol temizleme çalışmaları devam ediyor. Meteorolojiden yapılan açıklamaya göre Şumen’de kar yağışının gün boyunda aralıklar ile devam edeceği bildirildi.
Fevzi Ehliman 24.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen’de Grip Salgını İlan Edildi
Bugün yapılan açıklamada Şumen’de grip hastalığına yakalananların sayısının 252 kişiye ulaştığı bildirildi. Bu nedenle Şumen’de grip salgını ilan edildi. Şu an okulların da tatil edilip edilmeyeceği kesinleşmemiş durumda. Yapılan açıklamalara göre okullardaki hasta öğrencilerinin sayısı okulları tatil etmeyi gerektirecek sayıda olmadığı bildirildi. Tatil ilan edilebilmesi için okullarda öğrencilerin %30’unun derslere katılmamış olması gerektiği vurgulandı. Şu anlık böyle bir riskin Şumen’de bulunmadığı, fakat okullardaki öğrenci sayılarının takip edilmeye devam edildiği açıklandı. Şumen’de gribe yakalananlarının çoğunluğunu yaşlıların oluşturduğu bildirildi.
Mozaikdergisi 24.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Gündemi Bu Akşam TRT AVAZ Ekranlarında!
Sunuculuğunu Nurhayat Günal’ın yaptığı Bizim Sesimiz programı her zaman olduğu gibi bu hafta da pazartesi günü TRT AVAZ ekranlarında.
24 Ocak 2011’de TRT AVAZ ekranlarına gelecek olan Bizim Sesimiz programının bu haftaki konukları Kırcaali Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sayın Müzekki Ahmet ile eski Türkçe Müfettişi Sayın Harun Bekir.
Başta Türkçe eğitim olmak üzere Bulgaristan gündeminin ele alınacağı Bizim Sesimiz, 24 Ocak 2011 Pazartesi günü, saat 20.00’da TRT AVAZ ekranlarında. Tekrarı da 29 Ocak 2011’de saat 11.35’te yine TRT AVAZ ekranlarında.
Yapım-Yönetim / Metin EDİRNELİ metin.edirneli@trt.net.tr
Program Sunucusu / Nurhayat GÜNAL nurhayat.gunal@trt.net.tr
Hazırlayanlar / Ercan ATALAY ercan.atalay@trt.net.tr
/ Belma ÜÇOK
/ Tolga YENER
Seslendirenler / Ekrem TAMER
Video-Kurgu / Tuncay GÜNAL
Danışmanlar / Doç. Dr. Yusuf SARINAY
Doç. Dr. M. Zeki İBRAHİMGİL-
Doç. Dr. Hüseyin MEVSİM
Bizim Sesimiz / TRT Sitesi A-705 Oran-Ankara
Ofis Telefonu : +90 (312) 463 29 75-74 / Faks : +90 (312) 463 27 93
bizimsesimiz@trt.net.tr / www.trt.net.tr
TRT AVAZ UYDU ALIŞ PARAMETRELERİ
TÜRKSAT 3A DOĞU BİMİ
Frekans: 11096 Polarizasyon: Yatay (Horizontal)Sembol Rate: 30000FEC: 5/6
YAMAL 201 (90° DOĞU) UYDUSU
Frekans: 3553 Polarizasyon: Sağ (Right)Sembol Rate: 5820FEC: 3/4
Kırcaalihaber 24.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yablanovo'da Kınama Töreni Yapıldı
Komunist rejiminde halka eziyet edenleri Kınama töreni 19 Ocak 2011 tarihinde yapıldı. Etkinliğe sadece Yablanovo'dan değil bütün etraftaki köylerden ve başka yerlerden katılanlar oldu. Onların arasında millet vekileri, belediye başkanları, köy muhtarları, Belene, Pazardjik, Eski Zara, Sofya, Sliven hapishanelerinde yatan insanlar vardı. Ad değişimi günleri Yablanovo'nun hemen hemen bütün erkekleri ve bazı kadınları acımasızca dayak yedi. Daha çok bilgi Mozaik dergisi'nin Ocak sayısında sizlere sunacağız.
Mozaikdergisi 22.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Osmanlı Arşivi Bulgaristan'a Neden Satıldı?
1929 yılında Maliye Bakanlığı, defterdarlıklara bir yazı göndererek lüzumsuz evrakların satılması talimatını vermişti; bunun üzerine İstanbul Defterdarlığı bünyesinde bir komisyon kuruldu.
Çalışmalar esnasında defterdarlığın Sultanahmet'teki mahzenlerde bulunan evrak gündeme geldi ve bu evrakın kıymetli olduğu gerekçesiyle satılacak evrak arasına konulmaması içi bakanlığa yazı yazıldı; ancak ne olduysa oldu ve bu mahzendeki 120 balya ve 500 sandık civarındaki evrakla birlikte daha niceleri hurda kâğıt fiyatında Bulgaristan'a "ihraç" edildi.
O tarihlerde Bulgaristan'ın hangi gerekçeyle Türkiye'den hurda kâğıt almaya heveslendiğini bilmiyoruz fakat bakanlığın konuyla ilgili yazısında "Lüzumsuz evrakın gazeteye ilan verilerek satılması, satılan evrakın bakkal vesaire gibi yerlerde kalıp dikkat çekmemesi için alıcıların evrakı yurtdışına çıkarması" şartı getirilmişti.
İşte bu çok garip bir ayrıntıydı!
Vaktiyle Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında Manastır mebusu olarak görev yapan ve Bulgar tarihi ile ilgili araştırma merakı bilinen Panço Doref'in, tam da o evraklar satılmadan önce Osmanlı Arşivlerinde araştırma yaptığı, iş işten geçtikten sonra hatırlanmıştı.
Herşey kurallara, nizamnamelere, mübayaa yönetmeliklerine uygun şekilde cereyan etti. İhâle İzzet Bey adında bir müteahhitte kaldı fakat onun namına işleri yürüten bir Musevi vekil devreye girdi. Vagonlar dolduracak derecede büyük miktar tutan evrak kantarlara çıkarılıp tartıldı, zabıtlar tutuldu, sonra kamyonlara bindirilip Sirkeci istasyonuna kadar nakledildi ve burada vagonlarla Bulgaristan'a yollandı.
Ne var ki sevkiyatın sonlarına doğru, istasyona evrak taşıyan kamyonlardan birinden etrafa uçuşan evrak parçalarını çocukların elinde görüp merak eden Son Posta gazetesi mensubu İbrahim Hakkı Konyalı, evrakın birinci sınıf arşiv malzemesi olduğunu farkedip ortalığı ayağa kaldırınca olanlar oldu!
Tarih 13 Mayıs 1931'i gösteriyordu.
Rezaletin sorumluları önceleri alışılmış numaralara tevessül ederek hadiseyi küçültmeye çalıştılar. Meselâ, birinci derecede sorumlu Maliye Bakanı Abdulhalik (Renda) Meclis'te kendine sorulan soruyu şöyle cevaplandırıyordu.
-Yeni harfler münasebetiyle bu evrakın kıymeti tarihiyeyi haiz olmayanlarını yakmak mevzubahis oldu. Vekâlette düşünüldü ki bunlar imha edileceğine, memleket dâhilinde şuraya buraya atılacağına kâğıt fabrikalarına vesaireye satalım denildi!
O günlerdeki deyişle Maliye Vekili Renda, Bulgaristan'a gönderilen evrakın geri alınmasının mümkün olduğunu, Bulgarların "İsterseniz verelim hemen" dediklerini de ilave etti.
Ortada abartılacak bir şey yoktu yani!...
Bakanlık Müstearı Bay Ali Rıza (Soyadı Kanunu'na henüz üç sene var!) mahkemede demişti ki, "Bence mesele pek sade ve ehemmiyetsizdir... Ehemmiyetsiz bile olsa beş on kuruşluk bir menfaat için bu evrakın satılması en tabi muameleden başka bir şey değildir. ... Eğer bu kıymetli kâğıtlar satılacak yerde yakılacak olsaydı satılmak suretiyle hazinenin elde ettiği beş on kuruşluk menfaat de zayi olmakla beraber kimsenin mesuliyeti de mevzubahis olmayacaktı. Kör ölür bâdem gözlü olur."
Devrin İstanbul Defterdarı Şefik Bey ise "Satılan evrakın yazısız, kıymetsiz kâğıt parçaları ve eski cedveller (hesap çizelgesi)" olduğunu ısrarla iddia ediyordu.
Vagonlar dolusu evrak Sirke-ci'den Bulgaristan'a yollandı.
Rezalet bütün dehşet verici boyutlarıyla anlaşıldıktan sonra Maliye Vekaleti, adeta dalga geçer gibi bakanlıktaki dolap ve ödenek yetersizliğinden bahsediyordu.
Peki, sonra ne oldu?
Bulgaristan hükümeti iki yıl sonra evrakın 53 balyalık yani çok az bir kısmını iade etti. İade edilen evrakın gümrüklerde perişan vaziyette bir hayli bekletilmesi de cabadandı.
Tarihi hızla ileriye sarıyor ve 1993 yılına geliyoruz. O tarihte Devlet Arşivleri Genel Müdürü İsmet Binark Bulgaristan'ı ziyaret ettiğinde, iade edilmeyen belgelerin tasnif edilerek Bulgar kütüphanelerinde değerlendirildiğini görmüştü (Allah Bulgar tarihçilerinden ve devlet adamlarından râzı olsun!). Binark'ın şehadetine göre Cyril ve Methodius kütüphanelerinde 350 bin gömlek içinde 1 milyon vesika, 700 adet Maliye defteri, 405 adet icmal ve mufassal tahrir defteri ve ayrıca 200 adet şeriye sicili sapasağlam bulunmakta idi.
Bu noktada bir kere daha bizden bu evrakı herhangi bir şekilde punduna getirerek satın alan ve ciddi kütüphanelerde korumaya alıp değerlendirerek ilim âleminin hizmetine sunan Bulgar mercilerine rahmet okumaktan kendimi alamadığımı itiraf ediyorum. Bu hüsn-i temennim -farkındayım- biraz da "Edison elektrik ampulünü icad ederek insanlığa büyük hizmette bulundu. Acaba bu sevapları rûz-ı mahşerde onun affına medâr olur mu?" diye kendine asla lâzım olmayan büyük meseleleri düşünmeye koyulan saf Müslümanların hâlini andırmaktadır.
Bu garip bir durumdur, meselâ bundan 140 sene önce Bergama'daki Zeus Tapınağı'nı taş be taş sökerek Berlin'e taşıyan Almanlara karşı içimde bir minnet duygusunun belirmesi de öyledir; "Bizde kalsaydı şüphesiz Almanlar kadar iyi bakamazdık" diye düşünürüm. Mevzu tarih vesikaları olunca, bizde veya Bulgarlarda kalmış olmasına bu noktada pek aldırış edemiyorum; korunması ve bilim adamlarının hizmetine açık tutulması benim için yeterince saadettir.
"Madem öyleydi, lâfı niçin bu kadar uzattın?" diye kızmakta haklısınız efendim; sadece şu küçücük noktayı hatırlatmak içindir ki, kendi tarihinin düşmanı kifayetsiz bürokratlar tarafından kilo işi Bulgarlara satılan arşiv evrakının kısa hikâyesini naklettim...
Şudur: O noktalardan bu noktalara, yani en kıymetli Osmanlı yadigârını çöp fiyatına elden çıkarma cürmüne göz yumar iken, Hürrem Sultan'a hürmetsizlik ediliyor diye topyekûn ayağa kalkacak derecede hassasiyet geliştirmiş olmamız az merhale değildir.
Efendim bu yeni tarih merakını inşirah hissiyle karşılıyor ve kucaklıyorum. Biraz daha dişimizi sıkarsak cümleten tarih profesörü veya Müze Müdürü olacağız gibime geliyor... Kesin!
A. Turan Alkan
Zaman Gazetesi
21.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Şap’a Karşı Türk Sınırına Tel Örgü Çekmek İstiyor
Bulgaristan’da Türk sınırına birkaç yüz metre mesafedeki Rezovo Köyünde ikinci Şap vakası tespit edildi.
Burgaz İline bağlı Kosti Köyünde hayvanlarda görülen Şap hastalığından sonra Türk sınırına birkaç metre mesafedeki Rezovo Köyünde de ikinci Şap vakası tespit edildi. İlgili yetkililer, köydeki tüm hayvanların imha edilmesi yönünde karar aldı.
Ulusal Veteriner Tıp İdaresi Müdürü Yordan Voynov, Karadeniz kıyısındaki Türk sınırında bulunann Rezovo Köyündeki tüm küçük ve büyük baş hayvanların dünden itibaren imha edilmeye başlandığını kaydederek, 200’e yakın hayvanın imha edileceğini bildirdi.
ŞAP’A KARŞI BULGAR TÜRK SINIRINA TEL ÖRGÜ TALEBİ
Köydeki Şap hastalığına karşı mücadele kapsamında Türk-Bulgar sınırındaki tel örgülerin çalınması nedeniyle rahatça Türkiye’den Bulgaristan topraklarına geçen 21 mandanın da imha edieceği açıklandı.
Türk tarafındaki ilgili kurumlarla görüşme yapılarak sınırın Türk tarafında da tedbir alınmasını isteyeneceğini belirten Bulgar yetkililer, sınırdaki tel örgülerin tekrar yapılabilmesi için Avrupa Birliği üyesi ülkelerin veteriner kurumlarından maddi yardım talep edeceklerini kaydetti.
Ulusal Veteriner Tıp İdaresi Müdürü Voynov, Bulgaristan Türkiye sınırı boyunca tel örgü çekilmesi için ilgili Avrupa Birliği korumlarından finansal yardım isteyeceklerini vurgulayarak, böylece Türk tarafındaki hayvanların kendi topraklarına geçemeyeceğini kaydetti. Bulgar yetkililer, Türk sınırına yakın iki köyde tespit edilen Şap hastalığının Türk tarafından Bulgaristan’a geçen ve imha edilecek olan 21 mandanın hastalığı yaymış olabileceğini söylüyor.
DEZENFEKTE UYGULAMASINA DEVAM
Şap vakaları nedeniyle Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapan araçların dezenfekte edilmesi uygulamasına devam edileceğini açıklayan yetkililer, bu uygulama için binek otomobil sahiplerinden 2 Avro, kamyon ve otobüslerden de 10 Avro dezenfekte ücreti alınmya devam edileceğini kaydetti.
Nahit Doğu 21.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Balkan Türk Şiirinin İstanbul Şöleni
Beşinci Rumeli Şiir Şöleni Bayrampaşa Kültür sarayında gerçekleştirildi.Rumeli Türkleri kültür ve yardımlaşma derneğinin ev sahipliği yaptığı organizasyonda Yahya Kemal Beyatlı ve Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve yaratıcılıkları anlatıldı. Edebiyatımızın bu iki dev isminden şiir örnekleri okundu.
Bulgaristan Türkleri kültür ve hizmet derneği (Bultürk) yöneticileri ve üyelerinin hazır bulunduğu geleneksel sanat gösterisinde Balkanlar’ın dört bir yanından gelen şairler kendi eserlerini tanıttı.Bulgaristan’ı temsilen Kadriye Cesur ve Azis Taş ‘ın yapıtları dinleyenlerin gönüllerinde adeta taht kurdu.Ayrıca Arnavutluk, Yunanistan,Bosna Hersek,Makedonya,Romanya,Kosova ve Sancak’tan gelen Türk kökenli yaratıcılar da kabiliyetlerini sergilediler.
Mümin Topçu
Kırcaali Bugün 21.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
İsperih Okullarından Yeni 9 Öğrenci Hastaneye Kaldırıldı
İsperih’de 9 öğrenci daha bulaşıcı hastalığa yakalandı. Öğrencilerin bu kez dört farklı okuldan olması uzmanları endişelendiriyor. Şehirdeki suya yapılan kimyasal incelemerde hayati sıvının normal verilere sahip olduğu açıklandı. 34 hasta öğrencinin aynı şikayetlerle hastanaye kaldırılırken bunlar arasında mide bulantısı ve kusma isteği yer alıyor.
Zaman 21.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen, Binicilik Turnuvası`nın Ev Sahibi
Şumen, Bulgaristanda tek olan Milli Binicilik Turnuvası`na ev sahipliği yapacak.. Yıllar içinde geliştirdiği alanlar ve organizasyonuyla, Şumen bu yıl gerçekleşecek olan at yarışları turnuvasının ev sahipliğini üstlendi. Bu yılki yarışma, Balkan Şampiyonası olarak da yapılacak. Turnuva, Mayıs ayında düzenlenecek. Tam düzenlenme tarihi ise 25-26 Şubat`ta, miili takım antrenörlerinin yapacağı toplantıda belirlenecek.
Mozaikdergisi 20.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Aileler, İstihdam Bürolarında Çocuklarına Bakıcı Arıyor
Çocuk sahibi aileler, İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi programının Yeniden İse planına bağlı olarak çocuklarına bakıcı arıyor. Ruse İstihdam Bürosu`na, hizmetten yararlanmak isteyen aileler tarafından72 dilekçe verildi. Başvuruda bulunabilecek ailelere gerekçe ise anne ve babanın çalışması, çocukların 1- 3 yaş arasında olmaları. Geçen yıl Aralık ayında, istihdam bürolarında 41 aile ve çocuk bakıcısı arasında sözleşme yapıldi.
Mozaikdergisi 20.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bir Roman Daha Dizi Oluyor!
Bir Roman Daha Dizi Film Olarak Çekilerek Televizyonda Gösterilecek... Bulgar yazar Ludmila Filipova'nın Bulgaristan'da yaşayan Türkleri anlattığı romanı dizi film olarak ekranlara gelecek. Projenin yönetmeni ise Osman Sınav
Kitapları Rusya, Sırbistan, Yunanistan ve Türkiye'de çok satan Bulgar yazar Ludmila Filipova, son romanı 'Aramızdaki Duvar' ile Türk okuyucusunun karşısına çıkıyor.
Doğan Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırılan eser yakında vitrinlerde olacak. TV yayın haklarını ünlü yönetmen Haberleri">Osman Sınav'ın satın aldığı roman, dizi film olarak çekilerek televizyonda da gösterilecek.
Ludmila Filipova, 4 yıldır yaşanan şansız gelişmeler yüzünden bir türlü basılamayan romanın Türkçe çevirisinin nihayet piyasaya çıkacağını açıkladı.
Bulgaristan'da Türk dizilerine büyük bir ilgi olduğunu dile getiren Filipova, "Şimdi ise ilk kez bir Bulgar romanı Türk dizi filmi olacak" dedi.
Romanın Türkiye'deki TV ve sinema filmi haklarını satın alan ünlü yapımcı-yönetmen Osman Sınav da, kitabın televizyon dizisi uyarlaması için senaryo çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Sondakika 20.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Grip Tatili Kapıda
Bulgaristan genelinde yayılmakta olan grip salgını Şumen’i de tehdit ediyor. Şu ana kadar yapılan açıklamalarda Şumen’de grip salgınına yakalananların sayısının 163 kişiye ulaştığı bildirildi. Geçen hafta bu rakam 141 olarak görülmüştü. Bu sayının 200 olması halinde Şumen okulları kapılarını kapatmak zorunda kalacak. Hastalığın daha da artmaması için yetkililer uyarılarda bulunuyor. Bu yıl yurtta 3 tür grip görüldü. Bunlar – A / California/7/2009 (H1N1) , A/Pırt/16/2009 , B/ Brisbeyn /60/2008 olarak kayıtlara geçti. Bunların arasından en fazla yaygınlaşan grip türü olarak – A / California /7/ 2009 (H1N1) gribi görüldü. Bu grip yurdumuzda da olmak üzere Avrupa’da da en çok görülen grip hastalıkların başında geliyor. Bu grip herkes tarafından Domuz gribi olarak biliniyor.
Şumen’de yayılmaya başlayan bir diğer hastalık ise suçiçeği. Şu ana kadar 21 kişi hastanelere başvurdu. Bu sayının daha da artabileceği bildirildi.
Fevzi Ehliman 19.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan'daki Pomaklar, Türkçe Öğrenmek İstiyor
Bulgaristan'ın Madan kasabasında yaşayan Pomaklar, Türkçe öğrenmek için Türkiye'den destek istedi. Balkan Staretejik Araştırmalar Merkezi ( BASAM ) Başkanı Rifat Sait, "Pomaklar, Türkçe öğrenmek istiyor. Bunun için Türkiye'den destek bekliyor." dedi.
Bulgaristan'da Pomak Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Madan (Maden) belediyesini ziyaret eden Sait, belediye meclis başkanı Hayri Sadıkov ile görüştü. Madan kasabası ve bölgedeki Pomak Türkleri hakkında bilgi alan BASAM Başkanı ve Buca Belediye Meclis üyesi Sait, meclis başkanı Sadıkov'u İzmir'e davet etti. Önümüzdeki günlerde İzmir'den bir belediye ile kardeş şehir anlaşması için çalışma yapılan Madan'da 13 bin Pomak Türk'ü yaşıyor. Bulgaristan'ın Smolen bölgesinde yer alan Madan, yüksek dağlarda kurulu bir kasaba. İsmini bölgedeki demir-çinko gibi madenlerden alıyor. Madan kış turizmi için de dikkat çeken bir yer. En önemli geçim kaynağı ise kaliteli patatesleri ve zengin maden kaynakları. Sait yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
"Bulgaristan'ın Smolen bölgesinde yaşayan Pomakların Hicri 1000. yıllarda Bulgaristan'a geldikleri tahmin ediliyor. Çepinski ve Madan'da çok sayıda Pomak Türkü var. Kendilerini Türk olarak tanıtan Pomaklar, Bulgaristan'a gelen Peçenek ve Kuman Türklerinden olduklarını ifade ediyor. Buradaki köylerden birinin ismi ise Peçenek'ten ismini alan Peçinski. Onlar dedelerinden kalan birkaç Türkçe kelimeyi zaman zaman kullanıyor. Son derece inançlı ve güvenilir insanlar olan Pomak Türkleri, Bulgaristan'ın yüksek dağlık bölgelerinde yaşıyorlar. Bulgaristan'da yaklaşık Bir milyon Pomak Türkü'nün yaşadığı tahmin ediliyor. Bu yıl Bulgaristan'da yapılacak nüfus sayımında Türk olarak yazılmak isteyen Pomaklar'ın en büyük arzusu ise, atalarının konuştuğu Türkçe'yi öğrenmek." şeklinde konuştu.
Sondakika 19.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Türkiye Sınırına Tel Duvar Örüyor
Bulgaristan'ın, Avrupa Komisyonu'ndan maddi destek alması durumunda "şap hastalığıyla mücadele programı çerçevesinde evcil ve yaban hayvan geçişinin engellenmesi gerekçesiyle" Türkiye sınırına 143 kilometre uzunluğunda tel örgü inşa etmeyi planladığı ileri sürüldü.
Dnevnik gazetesine konuşan Ulusal Veteriner Tıp Servisi (NVMS) Müdürü Yordan Voynov, Soğuk Savaş döneminde iki ülke sınırı boyunca tel örgü bulunduğunu ancak bugün bunun sadece 29 kilometrelik bir bölümün ayakta durduğunu kaydetti.
Voynov, "Tel örgünün inşası, bütçeden ayrılacak para ile yapılarak harcamalar sonradan Brüksel tarafından karşılanabilir. Eğer tel örgüyü yapmazsak yabani veya evcil hayvanların geçişini engelleyemeyiz" ifadesini kullandı.
Bulgaristan-Türkiye ortak sınırının bir bölümünü oluşturan Rezve deresi bölgesindeki Rezve köyünde şap hastalığı tespit edildiğini ve 9 çiftçiye ait yaklaşık 200 büyük ve küçükbaş hayvanın imha edileceğini kaydeden Voynov, imha edilecek hayvanlar arasında Türkiye'den girdikleri belirlenen 21 ineğin de bulunduğunu kaydetti.
Voynov, hayvan sahiplerinin maruz kaldığı zararın devlet tarafından karşılanacağını bildirdi.
Bulgaristan Tarım Bakanı Miroslav Naydenov'un da bugün Rezve bölgesinini ziyaret ederek şap hastalığına karşı alınan önlemler konusunda incelemelerde bulunacağı belirtildi.
BULGARİSTAN İÇİŞLERİ BAKANI: "GÜVENLİK DUVARI KOŞULU YOK"
Bu arada Bulgaristan İçişleri Bakanı Tzvetan Tzvetanov, ülkede çalışan yabancı gazetecilere yaptığı açıklamada Bulgaristan ile Türkiye arasında bir güvenlik duvarının kurulup kurulmayacağına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "Ülkemizin Schengen alanına katılımı için böyle bir koşul yok" dedi.
Tzvetanov, Bulgar Sınır Polis görevlilerinin son teknoloji gözetim teknolojisine sahip olduklarını belirterek, X-Ray ve termik tarayıcıların yanı sıra sınırın fiziksel kontrolü için gerekli tüm önlemlerin ciddiyetle alındığını söyledi.
AA 19.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan’da Türkçe Eğitiminin Günümüzdeki Durumu
15-16 Ocak tarihleri arasında Edirne’de, Edirne Valiliği, Trakya Üniversitesi, Balkan Türkleri Federasyonu ve Trakya-Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneğinin iş birliği ile “Balkanlarda Türkçe Eğitimi” konulu uluslararası bir bilgi şöleni düzenlendi ve bizler de ülkemiz Bulgaristan’da Türkçe eğitimi sorununu bir kez daha tartışma fırsatını bulduk, var olan sorunlara çözüm yollar aramaya çalıştık.
Aslında Bulgaristan’da Türkçe eğitimi deyince, gerek Bulgaristan’daki Türk aydınları, gerekse vatanımız Bulgaristan’dan göçmek zorunda kalan aydınlarımız her zaman duyarlı kalmış, dilimizi ve kültürümüzü koruyup geliştirmekte gereken önemi ve çabayı göstermişlerdir. Dolaysıyla her fırsatta sorunlarımızı dile getirip çözüm yolları aramak Bulgaristan Türkleri olarak bizler için her zaman önemli olmuştur.
Burada Bulgaristan’da Türkçe Eğitimin tarihsel sürecini incelemekten çok bugünkü durumunu değerlendirmek istiyoruz. Çünkü Türkçe eğitimin geçmişi konusunda birçok incelemeler yapılmış, araştırmalar yayımlanmıştır.
Bulgaristan’daki Türkçe Eğitiminin günümüzdeki durumuna göz atacak olursak durum son derece vahimdir. Temmuz 1991’de resmileşen yeni Bulgaristan Anayasası, azınlıklara kendi ana dilinde öğrenme ve kullanma hakkı tanıdı. Buna rağmen Türk öğrencilerin Türkçe dersler alması sürekli erteleniyordu. Bunun üzerine Türk aileleri, çocuklarını okullara göndermeme gibi yöntemlerle Bulgaristan yönetimini protesto ettiler. Bu tepkiler karşısında Eğitim Bakanlığı, Türkçe derslerin başlatılması kararı aldı.
Temmuz 1991 yılında Bulgaristan’ın yeni Anayasasının 36. maddesinde: “Ana dilleri Bularca olmayan vatandaşların, Bulgarcayı zorunlu olarak öğrenmelerinin yanı sıra, kendi ana dilini de öğrenme ve kullanma hakları vardır” denilmekteydi. Yeni Bulgaristan Anayasası, azınlıklara kendi ana dillerinde öğrenme ve kullanma hakkı tanıdı, fakat yürürlüğe göre, Bulgaristanda okuyan her öğrenci okuluna müracaatta bulunarak müfredat dışı anadilini öğrenebilir. Burada çarpıcı olan nokta anadili dersleri dolaysıyla Türkçe eğtimin müfredat dışı tutulması ve ders saatlerinin dışında bırakılmasıdır. Öğrenci psıkolojisiyle düşünüldüğünde çoğu öğrenci okulda bir saat fazla kalmak istemeyecektir. Böylece dolaylı bir şekilde de olsa Türkçe eğitimin önüne geçilmiş olunacaktır.
Türkçenin okutulması karara bağlandı, ancak öteki dersler gibi zorunlu değil de, çocukların isteğine bırakılıyordu. 1993’te Bilim ve Eğitim Bakanlığında hazırlanmış ders programında şöyle yazıyor: “Türk dilinin okutulmaya başlanması şu anda bir geçiş aşamasında bulunmaktadır. Bu geçiş aşaması, Türk dilinin on yıllar süresince okullarda okutulmamasından kaynaklanmaktadır. Bu dil, totaliter rejim tarafından yasaklanmıştı. Türk dili öğretimine geçen ders yılının ikinci yılında (Şubat 1992) başlandı. Bu öğretimin amacı, Bulgaristan Cumhuriyeti’ndeki Türk azınlığın çocuklarında III-VIII. sınıflarda ana dilinde okuma yazma beceri ve alışkanlıkları oluşturmaktır. 1993/94 ders yılından itibaren ise Türk dili öğretimi ikinci bir aşamaya geçmiştir. Öğretim I-VIII. sınıflarda gerçekleştirilecektir. 1994/95 ders yılında Türk dili öğretimine ilişkin Bakanlar Kurulunun bir kararnamesi çıkarıldı ve Resmî Gazetede yayınlandı...
Ancak tek başına bir siyasi partinin çözebileceği bir sorundan daha büyük ve fedakarlık isteyen bir problemdir. Bu sorunu ancak “ Bulgaristan Türklerine” yönelik sivil toplum kuruluşlarının, eğitim kurumlarının, Türk Dünyasıyla ilgili vakıfların, Eğitim ve Araştırma Merkezlerinin, Türk Milli bilincine sahip bütün organizasyonların desteği ile çözülebilinecek bir sorundur.
Harun Bekir 18.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan’da „Güney Yelleri” Esiyor
Yeni yıl arifesinde hemşerimiz Aygül Gavazova hem kitapseverlerimize, hem de kardeş Gümülcine’ye güzel bir Yeni Yıl hediyesi sundu.
Gavazova’nın „Güney yelleri” üçüncü çeviri kitabı da okuyucularına ulaştı. Çoğunlu Gümülcine’den olan 12 Batı Trakya öykü yazarlarını içine alan bu derleme „Balkanlarda Türk öyküsü” projesinin devamıdır. Kendisinin deyişiyle, genel amacı, Balkan Türk öykücülerini. Bulgarcaya çevirip okuyucuya sunmak ve edebiyat diliyle Balkan hakları arasındaki mevcut olan dostluğu, kardeşliği daha da pekinleştirmektir.
“Güney Yelleri”nin derleyicisi Rahmi Ali, kitabın neşredilmesi haberini, Aygül hanıma hitaben şu sözlerle karşıladı „Büyük uğraşlar sonucu gün yüzüne çıkarmış olduğunuz antoloji haberi ben çok sevindirdi. Batı Trakyalı Türk hikayecilerin hikayelerinden seçilmiş örneklerin Bulgarcaya çevrilip yayınlanmış olması Batı Trakya Türkleri Edebiyatı açısından oldukça önemli bir olay. Size bu özverinizden dolayı teşekkür ediyor ve sizleri böyle güç bir işin üstesinden geldiğiniz için kutluyorum.”
Yazarı prof. dr. Slavi Slavof ise „Güney yellerini” değerlendirirken diyor ki:”Bu kitap çok değerli ve yararlıdır. Foerbah ‘ın „Gerçek yazarlar beşeriyetin vicdanıdır” anlayışından yola çıkarsak , bu anlamda kitaba alınan yazarların hepsi birer kabiliyetli yaratıcıdırlar. Onlar yapıtlarında alelade insanların yaşamlarını, geleneklerini, duygularını, istek ve beklentilerini dile getirmektedirler. Değil mi ki, Birleşik Avrupa’da her ülkenin kültür değerleri dünya hazinesine birer katkıdır. Bunlar umum insanı ve daimi değerlerdir ki, bu da onları her zaman aktüel kılmaktadır. Bu anlayış tüm gücüyle “Güney yelleri” için de geçerlidir.
Bizler de Aygül Gavazova’ya bu anlamlı ve yararlı uğraşlarında daha nice, nice başarılar dileriz!
Batı Trakya Türk edebiyatı ve “Hikaye“ türü
Batı Trakya’da Türkçe basın olayının, edebiyat ve sanat çalışmalarının 1923 yılından bu yana ele alınması, bu yıllar arasında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bilindiği gibi “Türk-Yunan savaşı” sonrası yapılan mücadelede Türkiye’deki Rumlar Yunanistan’a gönderilmiş, buna karşılık Yunanistan’da yaşamakta olan Türkler de Türkiye’ye zorunlu göçe tabi tutulmuşlardır. Ancak, aynı anlaşma gereği İstanbul Rumlarına karşılık Batı Trakya’da yaşayan Türkler mücadele dışı bırakılmışlardır. Ve onlar o zamandan bu yana burada “Azınlık” olarak yaşamaktadırlar.
Batı Trakya’da hemen her araştırmacının üzerinde birleştiği ortak nokta, azınlık toplumu içinde, toplu ve yaygın bir şekilde ilk edebi çalışmaların, Türkiye öğretmen okullarından mezun olan öğretmenlerin memleketlerine /Yunanistan’a / döndükten sonra başlamış olduğu doğrultusundadır. 1960’lı yıllarda başlayan bu edebi çalışmalar önce “Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği”nin çıkarmış olduğu „Birlik” ve „Öğretmen” dergilerinde görülmüş, bu yelpaze daha da genişleyerek „Akın”, „Azınlık postası” ve „İleri” gazetelerini de içine almıştır. Bu yıllar içinde yeni kalemler görülmeye başlamış, gazete ve dergi sayfalarında şiir, deneme, sohbet yazıları, hikaye türünde çalışmalar yer almıştır. Şiirde doğal olarak çok sayıda imza göze çarparken, o yıllar içinde ”Çocuk Edebiyatı” alanında da ciddi bir kıpırdama olmuştur.
Başvuru kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 1923 yılından itibaren Batı Trakya’da basın olayını başlatanlar Mehmet Hilmi ve Osman Nuri Fettahoğlu olmuştur. Ve günümüze dek 100’ün üstünde gazete ve dergi yayınlanmıştır.
Aslında, Batı Trakya’da „Edebiyat”ın temelini atan, bu gün içinde bu alanda lokomotif görevi yapan ağırlıklı olarak üç isim vardır: Rahmi Ali, Mustafa Tahsin oğlu ve Mücahit Mümin. İlerleyen yıllarda, Batı Trakya’da ilk kültür ve sanat dergisini çıkaran da bu üç edebiyatçı olmuştur. Batı Trakya Türk edebiyatının, bu arada hikâyeciliğinin önü 1989 yılında yayına başlatan işte bu „Şafak” dergisiyle daha da açılmıştır. Bu dönem içinde edebiyat „duayen”leri hikâye alanında nitelik ve nicelik bakımından önemli ilerlemeler kaydetmişlerdir. Zamanla bu kervana yeni yeni isimler katılmış (Hüseyin Mahmutoğlu, Abdurrahim Subaşılar, İbram Onsunoğlu, Şükran Raif, Refika Nazım, Mehmet Çolak) bu imzalar Batı Trakya edebiyatına önemli hikayeler kazandırmışlardır. Bu arada „Şafak” dergisinin Batı Trakya Türk hikâyeciliğine kazandırdığı genç hikayeciler (Mehmet Dükkancı, Hakan Mümün ) Batı Trakya Türk hikayesini daha ileriye taşıyacak temsilciler olarak görülmektedirler. Ayrıca Azınlık basınında açık imza ve takma adlarla başka hikayeler de yayınlanmıştır.
Batı Trakya Türk hikayeciliğinde bazı yerel sözcük ve deyişlere rastlansa da, kusursuz bir Türkiye Türkçesi hâkimdir. Bu özellik de Batı Trakyalı hikayecilerinin Türkiye okullarında okumalarından ileri gelmektedir. Hikayecilerimizin Türk hikayecilerinden etkilenmeleri de bu durumun bir sonucudur.
Batı Trakya Türk hikayeciliğinin „Hikaye sanatı” olarak genel Türk hikayeciliği içindeki yeri nerede, sorusuna yanıt vermek güç olsa da „Dış Türkler Hikayeciliği” içinde saygın bir yere sahip olduğu bilinmektedir.
„Güney yelleri” antolojisine gelince, Yunanistan –Batı Trakya Türk hikayeciliğinde kendinden söz ettiren, bu alanda iz bırakmış ürünler yaratan, gerek yazdıkları hikayeler, gerekse edebiyatçı kişilikleriyle bu alanda varlıklarını duyuran kişiler alınmıştır.
Bulgar okurlarının beğenisini kazanacağını umduğumuz bu antoloji, iki komşu ülke insanlarına, birbirlerini daha yakından tanıma imkânı vererek, aralarında daha bir dostluk köprüsü kuracağına inanıyoruz.
Kırcaalihaber 18.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Tiyatro Müdürü Dimitır İgnatov
“Kadriye Latifova” Sahnesi Oyuncuları Aktif Çalışıyorlar
-Sayın İgnatov, Kadriye Latifova Sahnesi oyuncuları şu anda nasıl çalışmalar yürütüyorlar?
-“Yamyam Kadın” temsilinde Kadriye Latifova Sahnesinde yer alan üç aktör oynuyor -Rahim Rakıp-Raka, Sevgül Kardamova ve Leman Saledin. Bu onların profesyonelliğini geliştirmeleri için güzel bir fırsat. Şu anda eski Türk tiyatrosu oyuncuları Panço Pançev’in “Ştrıklitsa” (Büvelek) oyununun provalarını yapıyorlar. O bir müzikal temsil olup Türkçe ve Bulgarca oynanacak, ayın sonuna kadar prömiyerini düşünüyoruz. Bu günlerde “Balkanlar Gülüyor” adı altında büyük bir temsilin hazırlığına başlıyoruz. “Kadriye Latifova” solistlerine ve bale grubu oyuncularına ön vereceğiz. Tahminen temsili 27 Mart-Uluslararası Tiyatro Günü’nde sunacağız. Tek sözle, Kırcaali tiyatrosunda kalan eski “Kadriye Latifova” Tiyatrosu’nun tüm yaratıcı grubu aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. “Türk Halk Masalları”nı oynamaya devam edeceğiz. Oyunu bölgede ve Türkiye’de festivallerde sahneleyeceğiz. Görüldüğü gibi, konuşulanların aksine, “Kadriye Latifova” yaratıcılarının hepsi etkin olarak faaliyetini sürdürüyorlar ve tiyatrodan uzaklaştırıldıkları doğru değildir. Reform üzere sadece idari ve teknik personel sınırlandırılmıştır.
-“Ştrıklitsa” hakkında biraz bilgi verir misiniz?
-“Kalpaklar Masalı” Pançev’in en güzelr piyeslerinden biridir. Türkçeye tercümesi çok başarılı oldu. Önceden “ Kalpaklar Masalı “ olarak oynanan piyes, şimdi “Ştrıklitsa” şeklinde sunulacak. Bence “Kadriye Latifova” Sahnesi’nin genç aktörleri ve solistleri oynayacağı için çok güzel bir temsil olacak. Zaten onun Türkiye tiyatro festivallerinin programına girmesini ümit ediyoruz.
-Türkiye tiyatro sanatçıları ile ortak çalışmalarınız olacak mı?
-Türkiye’nin en iyi Türkçe-Bulgarca tercümanlarından biri olan Prof. Hüseyin Mevsim ile ileride ortak yaratıcı projeleri geliştirmek üzere görüşme yaptık. Bizim önceden oynadığımız “Çiğ” piyesinin tercümesi ona aittir. Ondan en güzel Bulgarca tercümesi olan Türk piyesleri sunmasını bekliyoruz. “Çiğ”nin müellifi Tuncer Cücenoğlu ile de işbirliğimizi sürdüreceğiz. Yani Türkiye sanatçıları ile ortak çalışmalar eskiden olduğu gibi tüm hızla devam ediyor.
-Bu sezonda öngörülen başka projeler var mı?
-Tabii ki. Bizleri ciddi çalışmalar bekliyor. Dokuz kişilik bale grubu, Maya Gabrovska’nın yönetmenliğinde tamamen folklor üstüne tek başına temsil gerçekleştirmek istiyor. Koreografi çalışmalar başlıyor. Folklor dedimse, Türk, Bulgar ve Balkan halk müziği söz konusudur. Geçen hafta bale grubunun durumunu gözden geçirdik ve ciddi çalışmalar yaptığını tespit ettik. Rahat iş için uygun şartlar yarattık. Çünkü daha önceden bale oyuncularının soğukta, gereken takım elbiseleri olmaksızın dans ettiklerini biliyoruz. Onların başarı gösterebilmeleri için ihtiyaçlarını giderdik. Tekrar belirtmek isterim ki, medyalarda öne sürülen “Kadriye Latifova” Devlet Müzikal Dram Tiyatrosu’nun “Dimitır Dimov” Dram ve Kukla Tiyatrosu ile birleştirilince eritildiği görüşlerini kabul etmiyoruz. Bence bunu söyleyenler yanılıyorlar ve böylece toplumu yanıltıyorlar. Üstelik bu kişiler dürüst olmayıp aktif çalışan eski Türk Tiyatrosu oyuncularına bir nevi çalışmıyorlar diyorlar, dolayısıyla hakaret etmiş oluyorlar. Ayrıca yerli profesyonel müzisyenler toplayarak Orhan Murad yönetmenliğinde orkestrayı canlandırmak niyetindeyiz.
- Kırcaali bölgesindeki Belediyelerin birleşip bir Türk tiyatrosu kuracakları duyuruldu. Bu durum sizde endişe yaratıyor mu?
-Hiç can sıkmıyorum, çünkü bu çok güzel bir fikir. Kötü olan şu ki, “Kadriye Latifova” Tiyatrosu’nun diğer tiyatroyla birleştirilmesine kontradan doğan bir fikir olması. Ben kültür alanında kontra üzere çalışılmaması gerektiği kanaatindeyim. Yoksa bir tiyatro kurulması çok güzel bir olay ve biz ona elimizden gelenle yardım etmeye hazırız. Yeter ki, profesyonel sanatçılarla çalışılsın. Ben inanıyorum ki, kurucular bu tiyatroda canla başla emek verecek kişiler bulacaklar. Umarım, “Ömer Lütfi” Türk Kültür Derneği çalışmalarını tekrar etmeyecekler. Çünkü ne kadar çeşitli yaratıcı gösterileri olursa, o kadar Türk kültürünün gelişmesi başarılı olacak. Önemli olan bu sanatçılar adına yapılsın.
-“Kadriye Latifova” Sahnesi ile ilgili problemler ne?
-Biz önceden kurulan Türkiye ile iyi ilişkileri tüm zorluklara rağmen yeniden canlandırmak çabasındayız. Çünkü oradaki tiyatro çevrelerinde “Kadriye Latifova” Tiyatrosu’nun birleştirildiği değil de, kapandığı biliniyor. Biz ise, ürünümüzü satmak için Türk sahnelerinin yardımına muhtacız. Bunun için bugün Kırcaali’ye bir Türk tiyatrosunun müdürü geliyor. Tiyatroların birleşmesi bizim kararımız değildi, siyasi bir karardı. Bizim amacımız Türk kültürünü yaşatmaya devam ederek, sözde değil, gerçekte Bulgaristan etnik modelinin Avrupa Birliği modeline uygun olduğunu dünyaya göstermektir. Bu bağlamda, izninizle bir parantez açayım, 26 Aralık 2010 yılında Mogilyane’de gerçekleşen Türkan bebeği anma töreninde gösterimiz için çok yüksek not aldık. Gerek belediye başkanları, gerek milletvekilleri ve halktan seyirciler bizi kutladılar. Bu bizi sevindiriyor ve daha nice başarılı ürünler sunmaya teşvik ediyor.
-Tiyatro salonunun devamlı dolu olmasını nasıl başaracaksınız?
-Herkesin bildiği gibi Kırcaali halkı şehri terk etmeye devam ediyor ve tiyatro salonları boşalıyor. O yüzden de biz çok yolculuk yapıyoruz ve birçok temsilleri başka sahnelerde oynuyoruz. Biz genç oyuncularımızın yetişmelerine yardımcı oluyoruz. Geçen gün Teodor Kukov’un rejisör olarak mezun olduğu temsilinde olduğu gibi Kırcaali seyircisine salonlarımızı doldurmasını diliyorum. Ondan önce Atanas Atanasov onu rejisör kılan diploma temsili sunmuştu. Aynı şekilde eski Türk tiyatrosu ekibinden bir sanatçıyı da rejisör olarak hazırlama niyetindeyiz. Amacımız kendi kadrolarımız olsun.
-Bir medyada Kırcaali tiyatrosunun 2011 yılından taksimli bütçe üzere finanse edilmesinde kapanma tehlikesi yaşayacağını söylüyorsunuz. Bunu açıklar mısınız?
-Bütçenin taksimlenmesi için ölçütler oluşturulup hükümet tarafından kabul edilmesi bekleniliyor. Tiyatromuzun maliyet borcu olmadan 2010 yılını kapatması, borcu olan başka tiyatrolara kıyasla güzel bir olay. “Kadriye Latifova” Tiyatrosu’nun bazı borçlarını ödememiz önemli idi. Şimdi şubat ayına kadar maaş konusunda rahatız. İstemler yürürlüğe girince meslektaşlarla bir çözüm arayacağız. Bizim üç bölümümüz var: Dram, Kukla ve ”Kadriye Latifova” Sahnesi. Razgrad ve Kırcaali Türk tiyatroları daha birkaç ay önce diğer tiyatrolarla birleştirildi ve bence onlara taksimli bütçe sistemine geçirmek için bir yıl ek süre verilmesi gerekli. Çünkü etkin oldukları halde bu bölümlerin çalışması ölçülebilecek. Bu şartlar göz önünde bulundurulmazsa, Kırcaali tiyatrosunun bir bölümü zorluk çekecek ve ekibinde sınırlama yapılmasını kılacak. Bu yüzden hükümetin Bulgaristan’da eski Türk tiyatrolarıyla ilgili özel karar alması mantıklı olacak.
Kırcaalihaber 18.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
‘Alkomet’ İşçi Maaşlarına 9% Maaş Yaptı
Yeni yılın başlaması ile birlikte ‘Alkomet’ AD çalışanlarına 9% zam uyguladı. Bu bilgi ‘Alkomet’ AD firmasının 2011 yılı için personelinin sözleşmelerinde yaptığı değişiklikler sonucunda ortaya çıktı. Yapılan değişiklik sonucunda mesaiye kalan çalışan için saat başı 1 leva ödenecek. Firma dışında yapacakları bir iş karşılığı için ise mevcut maaşının 0,25% daha fazla ödeneceği öğrenildi. Yeni düzenlemelere göre bazı özel durumlarda işçilere 6 gün daha fazla izin kullanma imkanı da sağlanacak. Örneğin yeni evlenen birisi için 2 gün ek izin, kan bağışında bulunacak olan biri için 2 gün, yakını vefat eden biri için 2 gün, 18 yaşından küçük iki çocuk sahibi olan birisi için 2 ve 18 yaşından küçük üç çocuk sahibi olan birisi için ise 3 gün fazla izin kullanma imkanı sunulacak. Bu yıl ‘Alkomet’in işçisine ödeyeceği en düşük maaş miktarını 350 leva olarak belirledi.
‘Alkomet’ AD firması alüminyum ve alüminyum ürünleri üretmekte olan bir firma olarak bünyesinde çok sayıda işçi barındırıyor.
Fevzi Ehliman 17.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Türk Kültürüne Hizmet Edenler. “Genç Rumeli” Müzik Grubu’nun Başarılı Bir Sanat Yolu.
“Genç Rumeli” Grubu sadece Kırcaali’de değil, yurt içinde de yapılan düğünlerin, şenliklerin vazgeçilmez orkestrası haline gelmiş durumdadır. Öyle ki, artık yeni evlenecek çiftler düğün tarihlerini bile orkestranın programına göre ayarlıyorlar. Grup yönetmeni, “Kadriye Latifova” Sahneli “Dimitır Dimov” Drama ve Kukla Tiyatrosu sanatçısı, Ayhan Işık ile yaptığımız söyleşiyi gazetemizin okurlarıyla da paylaşmak istiyoruz.
-Sayın Işık, siz halkın çok sevdiği “Genç Rumeli” Grubu’nu nasıl ve ne zaman kurdunuz?
- 2000 yıllarında Ömer Lütfi Kültür Derneği orkestrasında bulunduğum sırada tanıştığım birkaç arkadaşla davet edildiğimiz düğünlerde beraber çalmaya başladık. Fakat grup olarak tanınmadığımız için ilk önce zorluk yaşadık. Hatırlıyorum 2002 yılında daha çok Rumeli şarkıları çalıp söylediğimiz için grubumuzun adının Müzekki Ahmet’in teklifiyle “Genç Rumeli” olmasını kararlaştırdık. Kırcaali’de tanınmış, düzgün müzisyenlik yapan ve halkın sevdiği arkadaşları seçerek grubumuzu arttırdık ve şimdi 7 kişilik orkestra olduk.
-Arkadaşlarınızı tanıtabilir misiniz?
- Memnuniyetle! Grubumuzun kuruluşundan beri benden ayrılmayan iki arkadaşımız var: birincisi, bizim büyüğümüz olduğu için sevilip sayılan klarnet ustası Hüseyin Sönmez ağabeyimiz. Diğeri klavye de çalan solist Seyit Seyit. Orkestramızda akordeon ustası Neşko Neşev’in yeğeni klavyeci Ferdin Karagöz yer alıyor. Darbuka, davul çalan arkadaşımız ise Şenol. Saksofoncumuz da, “Ömer Lütfi” Derneği orkestrasının klarnetçisi Bayram Mümün’ün oğlu Aycan. Kendisi 18 yaşında olmasına rağmen artık bir buçuk yıldır genç kadro olarak grubumuzda sunuyoruz diyebilirim.
- Başarılarınızı kimlere borçlusunuz?
-Şimdi, geri dönüp geçen yıllara bakarsam, müzisyen olarak kendimi yetiştirip geliştirmemi en çok Kırcaali Ömer Lütfi Kültür Derneği’ne borçluyum. Zaten halk da bizi dernek sayesinde tanıdı. Çünkü lise öğrenciliği yıllarım ve delikanlılığım burada geçti. İnanmazsınız ama halihazırda Tiyatro’da çalışsam da bile, kendimi hala Derneğe bağlı hissediyorum. Türk kültürüne sevgiyle hizmet eden Müzekki Ahmed’in benim gelişmemde de en çok emeği geçtiğini belirtmek isterim. Kendisi, Dernek için elinden geleni yaparken, benim de elimden bir ağabey sevgisiyle tutarak daima destekleyen oldu. İzninizle gazetenizin aracılığıyla, kendisine saygı ve sevgilerimi sunarak, şükran duygularımı ifade etmek istiyorum. Ayrıca Derneğin orkestrasında çalışan Süleyman, Fahri ve Baki saz hocalarımın da hakkını ödeyemem. Çünkü ben müzik eğitimi görmememe rağmen onların sayesinde bir konservatuarda gibi yetiştim. Her türlü müzik aletini burada tanıdım ve müziğe olan sevgim daha da arttı. Ayrıca saz, akordeon ve piyano çalmasını öğrendim. Burada ilk defa seslendirme cihazı gördüm ve mikrofon tutmaya alıştım. Fakat en önemlisi halkımızın türkü ve şarkılarını burada öğrenip sevdik. Ben inanıyorum ki, Dernek, benim gibi birçok genç yetenek yetiştirip, gelecekte de her zorluğa rağmen Bulgaristan’da Türk kültürünü yaşatmaya devam edecek.
- Sizce gençlerimiz kültürümüzü yeterince tanıyor mu?
- Maalesef, bence gençlerimiz kültürümüzü yeterince tanımıyorlar, çünkü ilgi göstermiyorlar. Oysa Türk milleti olarak çok zengin kültüre sahibiz. Tabii ki, her genç sanatla uğraşamaz. Sanat insanın içinde varsa yaşar, ama o yeteneği geliştirmek de çok önemli. Bugüne bugün biz halkımıza kendimizi sevdirdiysek, bunu Ömer Lütfi Kültür Derneği’nde yeteneklerimizi geliştirdiğimiz içindir. Yani bazen bir düğünde 500-600 seyirci karşısına çıkıyoruz, haftada ise en az 1000. Söylediğimiz Rumeli halk şarkılarını hep burada öğrendik. Bu açıdan her yetenekli gence bu derneği tavsiye ederim. Ayrıca o kadar da yetenek gerekmiyor. İnsan gençliğinde on türlü yol seçebilir. Özellikle deli çağ dediğimiz dönem yanlış yol seçmek için tehlike yaratır. Oysa sanat insanı bütün kötü şeylerden uzak tutar. Çünkü daima halk arasında olduğun için onun gözünde iyi görünmek zorundasın. Sanat ve genel anlamda kültür insanı terbiye eden çok güçlü bir etkendir. O yüzden gençlerin sadece doğruluk ve güzellik taşıyan şeyleri öğrenmeleri için yetenekleri üzere sanatla uğraşmayı öneriyorum. Zaten bölgede tanınan Türk sanatçıların çoğu “Ömer Lütfi” Derneğinde adlarını duyurdular. Ayrıca burada yetişen gençler dünyanın çeşitli yerlerinden birçok yetenekler ile tanışıp dost oldular. Bu da Derneğin katıldığı çeşitli uluslararası festivaller sayesinde mümkün oldu. Bir sözle “Ömer Lütfi” Türk Kültür Derneği Balkanlardaki gençler arasında köprü kurdu. Sanat sevgisi olan herkese derneğin verdiği fırsatlardan faydalanmasını tavsiye ederim.
- Hayranlarınıza kendinizi daha yakından tanıtabilir misiniz?
- Ben 1979 doğumluyum. Aslen Çernooçene Belediyesi’ne bağlı Yabılçene (Almalık) köyündenim. İlk ve ortaokulu Çernooçene’de bitirdim. Kırcaali “Aleko Konstantinov” Ekonomi Lisesi mezunuyum. Müzik sahnesine ilk ciddi adımlarımı burada attım ve sayesinde çok düzgün ve mutlu bir hayatım var. Beş yıldır evliyim. Eşim Mirem de müziği çok seviyor. Üç yaşında Damla adında bir kız çocuğumuz var. Onun bu yaşta müziğe olan aşırı ilgisinden doğrusu çalışmaktadır.
-Nerelerde sahne alıyorsunuz?
- Genelde Bulgaristan’da Türklerin yoğun yaşadığı tüm bölgelerde sahne alıyoruz. Kırcaali dışında en çok sahneye çıktığımız şehirler Haskovo, Aytos, Kazanlık. Asenovgrad’a ise her iki üç haftada bir davetliyiz. Düğünlerin yanı sıra, köy ve kasaba şenliklerine katılıyoruz. Ayrıca Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin seçim kampanyalarında konserler verdiğimiz oldu. Sahneye çıktığımız her yerde seyircilerimiz bizi artık iyi tanıyorlar. Ülkemiz dışında Türkiye’nin Lüleburgaz, Çorlu, Balıkesir şehirlerinde defalarca sahne aldık. Gurur verici bir olaydır ki, bir düğünü çaldığımızda, o ailenin ve aile yakınlarının daha sonraki düğünlerine de ısrarla davetliyiz. Bir de birkaç günde bir aranıp, “Ne zaman serbestsiniz ki düğünümüzü o tarihe ayarlayalım?” sorusu bizleri son derecede mutlu ediyor.
-Müziğe sevginiz nasıl doğdu?
-Ailemizde her ne kadar müzikle uğraşan olmasa da, ben çocukluğumdan beri müziğe aşığım. Hatırlarsınız, eskiden pille çalışan teypler vardı. Ben onlarla yatıp kalkıyordum. Hatta devamlı yanımda taşıyordum. Tabii ki, Türk ve dünya usta yorumcuları dinleyip onları taklit ederek kendi kendime şarkı söylemeye çalışıyordum. 5-6 sınıflarda kendimde cesaret toplayıp Çernooçene panayırlarında sahneye çıkmak için organizatörlere yalvarıyordum ve onlar bana bu imkanı verdiler. 8. sınıfta org aldım ve kendi kendimi geliştirmeye başladım.
1994 yılında Kırcaali’de lise eğitimine başladığım zaman Ömer Lütfi Kültür Derneği’ne kaydoldum ve 2007 kadar oradaydım. Burada hocalarımızın sayesinde müzisyenliğin temellerini attım diyebilirim. İlk önce koro şeklinde konserlere katılıyordum. Sahneye alışınca solo şarkı söylemeye başladım. Son birkaç yılda org çalarak buradaki bazı solistleri sahneye ben hazırlıyordum. Dernek adına katıldığım son konserlere “Genç Rumeli” Grubu’ndan arkadaşlar eşlik edip renklendirdiler. Daha sonra Türk Tiyatrosu adıyla bilinen “Kadriye Latifova” Devlet Müzikal ve Dram Tiyatrosu’nun solisti oldum. Geçen yaz “Dimitır Dimov” Dram ve Kukla Tiyatrosu’yla birleştirilince önceki 70 kişilik personel 25’e düştü. Orada genç ses sanatçılarıyla beraber, Bulgaristan’ın ünlü pop-folk yıldızı Orhan Murad’la aynı sahneyi paylaşmaktan onur duyuyoruz.
-Seyircilerin gönlünü nasıl kazanıyorsunuz?
- Ben sevdiğim işi canı gönülden yaptığım için kendimde bir yorgunluk hissetmiyorum. Ama her işte olduğu gibi bizler de yaptığımız işlerde prensip olarak dürüstlüğü ve gerektiği zaman aramızda sertliği güdüyoruz. Yani işimizi tam yapmaya çaba gösteriyoruz. Böyle olmamız çok önemli, çünkü bir yıl öncesinden iş anlaşmaları yapıyoruz. Bu arada seyircilerimizin 2011 yılını kutlayarak sağlık diliyorum. Ekim ayına kadar programımız belli, inşallah o zamana kadar yine halkın karşısına ak yüzle çıkacağız. Aslında işimiz çok ciddi, çünkü tam olarak işimizin günü ve saati belirlenmiş. Verdiğimiz sözden geri dönmemiz imkansız. Biz her zaman, her yerde seyirciyi hoşnut edip gönlünü kazanmaya çalışıyoruz. Çünkü halkın damarına girip sevgisini kazanmak en güzel şey ki, o zaman her yerde saygıyla karşılanıyorsun. Zaten düğünlerde halkımızın en sevdiği eski Rumeli türküleri ağırlık veriyoruz. Bilindiği gibi, “Ormancı” ve “Ayva Çiçek Açmış” türküleri söylenmeyen düğün yok. Tabii ki, gençler için modern parçalar da okuyoruz. Türkçe şarkıların yanı sıra, sevilen Bulgarca ve diğer Balkan ülkelerinden her tarzda şarkı ve türküler “korkuyorum”. Evde yaptığım provalar esnasında kızımın şarkı söyleyerek bana eşlik etme çabasından gururlanıyorum.
Kırcaalihaber 17.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan'daki Şap Hastalığı
Erdal İlgü, Yurt Dışından Gelişinin Durdurulmamasının Eksik ve Yanlış Bir Karar Olduğunu Bildirdi.
Trakya Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal İlgü, Bulgaristan'daki şap hastalığı nedeniyle Trakya bölgesindeki canlı hayvan pazarlarının geçici olarak kapatılmasının doğru bir karar olmasına rağmen, yurt dışından gelişinin durdurulmamasının eksik ve yanlış bir karar olduğunu bildirdi.
İlgü, yaptığı yazılı açıklamada, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünce, Valilikler ve İl Müdürlüklerine gönderilen bir yazı ile Bulgaristan'da çıkan şap hastalığı nedeniyle 21 gün Trakya bölgesinde tüm hayvan hareketlerinin durdurulduğunu ve canlı hayvan pazarlarının kapatıldığını, ancak yurt dışından ithal olarak getirilip transit olarak işletmesine giden hayvanlara bir kısıtlama getirilmediğini anımsattı. İlgü, şöyle devam etti:
'Şap dolayısıyla hayvan hareketlerinin durdurulup, hayvan pazarlarının kapatılması doğru bir karar olmakla beraber, yurt dışından hayvan gelişinin durdurulmaması eksik ve yanlış bir karardır. Zaten hastalık merkezi olan yer nedeniyle Trakya Bölgesi karantinaya alınırken, asıl hastalık merkezinden hayvan sevkinin durdurulmaması temelinden yanlış bir karardır. Bu kararın gözden geçirilerek derhal burada uygulanan karantina müddetince dışarıdan sevklerin durdurulması gerekmektedir.'
- ET VE SÜT TOZU İTHALİ DURDURULMALI-
Erdal İlgü, dışarıdan et ve süt tozu ithalinin derhal durdurulması gerektiğini de belirtti. Bunun ülke hayvancılığının tamamen çökertilmemesi için gerekli olduğunu vurgulayan İlgü, şunları kaydetti:
'Son günlerde Koç, Banvit gibi firmalar et sektöründen çekilme karar almışlardır. Bu gelecekte daha ciddi sorunların işaretidir. Hem dışarıdan süt tozu getirip hem de damızlık getirmek de bir o kadar çelişkidir. Bu yapılanlar hayvancılığı ve tarımı çok ciddi zararlara sokacaktır. Eğer ülkemizin insanı ve ekonomisi düşünülüyorsa, gelecekte hayvancılık diye bir şeyimizin olması isteniyorsa, hayvansal ürünlerde dışa bağımlı olmamamız isteniyorsa, bu yapılanlar ülke çıkarları göz önüne alınarak tekrar gözden geçirilmelidir.'
Sondakika 17.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sevgililer Günü Edebiyat Yarışması
Razgrad Teknik ve Bilimsel Yaratıcılık Öğrenci Merkezi, Sevgililer Günü Edebiyat Yarışması düzenliyor. V.ve XII.sınıflar arasındaki öğrenciler, yaş gruplarına ayırılarak, kendi yazacakları öykü, şiir, sevgililer için tebrik kartları ile yarışacaklar. Öğrenciler, yazmış ve yapmış oldukları eserlerini 10 Şubat tarihine kadar gönderebilirler. Yarışmayı kazananlar, 14 Şubat sevgililer gününde Razgrad Teknik ve Bilimsel Yaratıcılık Öğrenci Merkezi’nde düzenlenen törenle ödüllendirilecekler. Sevgililer günü nedeniyle düzenlenen edebiyat yarışması, bu yıl 4. defa düzenleniyor.
Mozaikdergisi 14.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Top Haberler Ödülleri Anket Oylaması Devam Ediyor
Top Haberler gazetesinin düzenlediği Top Haberler Ödülleri anket oylamasında, yedi ayrı kategoride yarışan adayların oy sonuçları günden güne değişiyor. Adaylar, halkın oylarına göre sıralamalarda yerlerini alıyor. 4 Ocak tarihinde Top Haberler gazetesi tarafından, alfabetik sıraya göre kategorilerde ön sıralarda olan adayların isimleri yayınlanmıştı. Bugün, son kez yedi değişik kategoride ilk beşte yer alan adayların isimleri alfabetik sıraya göre açıklandı. Ünlü iş adamı Fikret İnce ve milletvekili Çetin Kazak, ilk beşte yer alan kişiler arasında. Fikret İnce, İşadamı ve Kişilik kategorilerinde ilk beşte yer alırken milletvekili Çetin Kazak, Politikacı kategorisinde yer alıyor. Top Haberler Ödülleri oylaması, 3 Şubat’ta sona erecek.
Mozaikdergisi 14.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
'Balkanlarda Türkçe Eğitimi-2011 Edirne Buluşması'
'Balkanlar'da Türkçe Eğitimi-2011 Edirne Buluşması', 15-16 Ocak 2011 tarihlerinde Edirne Valiliği, Trakya Üniversitesi, Balkan Türkleri Federasyonu ve Trakya-Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği işbirliğiyle yapılacak.
Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zürfettin Hacıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, buluşmanın Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda düzenleneceğini ifade etti.
Hacıoğlu, şunları kaydetti:
'Özellikle Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Bulgaristan'da zorunlu ders olarak okutulan Türkçe dersi 1970'li yıllarda okullardan kaldırılmıştır. Bu nedenle Bulgaristan'da yaşayan ve eğitim gören Türk çocukları arasında anadili sorunu ortaya çıkmış olup bu büyük sorun, bugün okullarda seçmeli olarak verilen Türkçe Eğitimi ve Türk Dili dersleri zorunlu hale getirilmedikçe çözümlenemeyecektir.
Aynı şekilde Yunanistan ve Türklerin yaşadığı diğer Balkan ülkelerinde anadili sorununu masaya yatırmak amacıyla düzenleyeceğimiz bu etkinlikle, Türkçenin günümüzde Balkanlar'daki eğitim-öğretim sorunlarının ve çözüm yollarının ortaya konması amaçlanmakta, etkinliğin Balkanlar'da yaşayan Türklerin anadili eğitimine olumlu katkıları olması amaçlanmaktadır. Bilgi şölenine Türkiye, Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Romanya ve Yunanistan'dan temsilciler katılacaktır.'
Sondakika 14.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bultürk Derneğinden, Rumeli Balkan Federasyonu Başkanına cevap
Federasyon çatısı altında bulunmak, Federasyon Başkanına emir-komuta zinciri içerisinde bağlı askeri bir örgütlenme manasına gelmemektedir.
Rumeli Balkan Federasyonu Genel Başkanı Süheyl Çobanoğlu’nun imzasını taşıyan 08.01.2011 tarihli (Bulgaristan Başbakanı ile görüşmelerle ilgili) yazılı basın açıklamasına cevaben:
Sn.Çobanoğlu; Derneğimizi, Bulgaristan Başbakanı ile yapmayı planladığı görüşme temelinde tutum ve davranışlarımızın Federasyon prensiplerine aykırı olduğunu iddia etmektedir. Ve maalesef çok talihsiz bir açıklama yaparak bizleri işbirlikçilikle suçlamakta ve kendilerinden icazet alınmamasını ağır bir dille eleştirmekte;
yer kapma ve görev çalma suçlamasında bulunmaktadır.
Öncelikle belirtmekte yarar görüyoruz ki davet Bulgaristan Hükümeti tarafında Sn. Başkanımıza yapılmıştır. Bu bilgi ışığında:
1. Sn. Çobanoğlu, Federasyonların birbirinden bağımsız STK’lardan oluşmakta olduğunu, bu STK’ların farklı yapılanmalarda, farklı alanlarda ve farklı bölgelerde faaliyetlerde bulunmakta olduklarını iyi biliyor olmalıdır. Her STK’nın, gönüllülük esasına dayanan faaliyet alanlarında etkin ve yetkin olması beklenmektedir. Bu yüzden yer kapma ve görev çalma suçlamasında bulunmak, Federasyonların örgütleniş ve işleyiş yöntemlerinin kavranmamış olduğunun göstergesidir. Federasyon çatısı altında bulunmak, Federasyon Başkanına emir-komuta zinciri içerisinde bağlı askeri bir örgütlenme manasına gelmemektedir.
2. Takdir edersiniz ki sadece tabela asmak ve sorunlar hakkında dosya hazırlamak sadece göstermelik , günü kurtarmaya yönelik bir eylemdir. Bu konuda federasyonun ve derneğimizin ne tür faaliyetlerde bulunduğunu kamuoyu gayet iyi bilmektedir. Bu sebeple Sn. Boyko Borisov’un, bütün Balkanları kapsamasına rağmen Bulgaristan’da faaliyette bulunamayan bir STK’yi muhatap almak yerine, 8 yıldır Bulgaristanlıların sorunlarını yayınladığı gazetesiyle kamuoyu oluşturup adını duyuran, Bulgaristan tarihinde bir ilki gerçekleştirerek Sofya’da 28 ülkeden katılımın gerçekleştiği Dünya Türk Gençler Birliği Liderler Zirvesiyle dikkatleri üzerine çeken ve faaliyet alanında etkili çalışan bir Bulgaristan derneğini muhatap almasından daha doğal ne olabilir. Ki bu sayılanlar BULTÜRK’ ün faaliyetlerinin çok küçük bir kısmıdır.
3. Bize katılan ve bilgi veren diğer derneklerin görüşlerini, derneğimize ulaştıran istek ve görüşlerini yönetim kurulumuz tarafından görüşülüp karara bağlanmadan bir kısım alakasız maddelerin bizim raporumuzmuş gibi Bulgar basınını tarafından Derneğimize atfedilip haberleştirilmesi maksatlıdır. Gazete haberlerine göre hareket edip doğruluğu tarafımıza sorulmadan Federasyon Genel Başkanı Sn. Çobanoğlu’nun yazısına temel teşkil etmesi ve Derneğimizi suçlayıcı ve küçümseyici bir üslup benimsenmesi düşündürücü ve rencide edicidir.
4. Davetin doğrudan Başkanımıza yapılmasına rağmen, Bulgaristan Türklerinin sorunlarının daha iyi ve etkin bir şekilde tespit ve çözümlerine yönelik alternatifler bulmak adına derneğimiz diğer tüm Bulgaristan derneklerine katkı sağlamaları için çağrıda bulunmuştur. Derneğimizin bu çağrılarına kendilerini Bulgaristan Türklerinin Sorunlarına taraf olduğunu düşünenler cevap vermiş, alternatif görüşler hazırlamışlardır. Derneğimizin Bulgaristan Türklerinin kazanımlarını tehlikeye atmış iması vermek değişik maksatlar güdülmese bile, büyük bir gaflettir.
5. Bulgaristan Türklerinin yaşamakta olduğu sorunların çözümüne katkıda bulunacak tüm resmi - sivil kurum ve kuruluşlardan gelen çözüm isteklerine yönelik bütün çağrılara kayıtsız kalmayarak, halkımızın yararına BULTÜRK daima “işbirliği” içinde bulunmuş ve bulunacaktır. Gerek Bulgaristan Hükümeti, gerek Türk Hükümeti ve gerek diğer dernek, federasyon ve konfederasyonlardan gelecek çözüm önerilerine her zaman açık olduğumuzu geçmişteki faaliyetlerimiz apaçık göstermektedir. Ancak Bulgaristan hakkında ya hiçbir malumata sahip olmayan, ya da Bulgaristan Türklerinin sorunlarını bildiği varsayılan tarafların tek yönlü bakış açısıyla dile getirilen çözüm önerilerine sarf edilen emek ve mesailerin heba edildiğini ve çok kolay çözümlenebilecek konuların bile ötelendiğini BULTÜRK olarak üzülerek müşahede etmekteyiz. Ve yine çok iyi bilinmektedir ki BULTÜRK Türkiye’de yapılan seçimlerden önce birilerine siyasi ikbal hazırlamak üzere kurulmadığını da geçmişte ispatlamıştır. Bu yüzden “Meyve veren ağaç taşlanır” misali Sn. Çobanoğlu sarf ettiği imalı sözlerini dikkate almayarak yolumuza devam etmekteyiz.
Gerek Bulgaristan, gerek Türkiye ve gerekse Türk Dünyasındaki faaliyetlerimizi göz önüne alarak, hangi amaçlar güttüğümüzü ve kimlere hizmette bulunduğumuzu ve kimlerin işgüzar olduğu konusunu kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz. Derneğimizin bu konuda hazırlayacağı rapor kamuoyuna bilahare sunulacaktır.
SAYGILARIMIZLA…
Refet ULUTÜRK
BULTÜRK
Yönetim Kurulu Üyesi
Mozaikdergisi 13.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Loznitsa’da Halk Yemeği Hizmeti,
Yeniden Kapılarını Açtı
Loznitsa belediyesi Halk Yemeği hizmetini, yeniden uygulamaya geçirdi. Belediye başkan vekili Gökçan Ahmet’in verdiği bilgiye göre, bu yıl devlet bütçesi tarafından finanse edilen hizmetten, belediyeye bağlı 9 köyünden 113 kişi yararlanacak. Halk Yemeği hizmeti, 30 Nisan’a kadar devam edecek. Menüde ise çorba ve ana yemek yer alıyor.
Mozaikdergisi 13.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sayıcılar Eğitim Görecek
2011 Şubat ayında Bulgaristan genelinde sayım yapacak sayıcılara, Ocak ayında sayım ile ilgili eğitim verilecek. Ruse belediyesinde eğitim, 19-24 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek. Eğitim, Ruse Bölge İstatistik Bürosu uzmanları tarafından verilecek. Sayımı yapacak sayıcılarla, sözleşmeler imzalanacak.
Mozaikdergisi 13.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Tleuhanov:“Ya Darvin Teorisi Kaldırılsın Ya da Din Dersleri İptal Edilsin”
Yakında Kazakistan eğitim sisteminde bazı değişiklikler olabilir. Kazakistan Parlamentosu üyesi Bekbolat Tleuhanov, eğitim sistemindeki bazı çarpıklıkların düzeltilmesi istemiyle Meclis’e önerge verdi. Mazhilismen (milletvekili), okullarda okutulan ders kitaplarından ya Darvin teorisinin kaldırılmasını yada kısa süre önce Kazakistan eğitim sistemine giren din derslerinin iptal edilmesini teklif etti.Dinsel dogmalar ile Darvin teorisi arasında çelişkileri vurgulayan Bekbolat Tleuhanov, Kazakistan Eğitim Bakanı’na hitap ederek şunları söyledi: ‘Çocuklarımızın kafalarını karıştırdık. Artık karar verelim biz maymundan mı türedik, yoksa kilden mi yaratıldık. Ya din derslerini tamamen kaldıralım Darvin teorisini okutalım, ya da Darvin teorisini eğitim sisteminden çıkaralım. Aynı anda birbiriyle çelişen bilgiler vererek çocuklarımızı kandırıyoruz. Kafalar karıştı ve sonuçta insan nasıl yaratıldı, sorusuna cevap verilemedi.
Kazakistan Parlamentosu üyesi Bekbolat Tleuhanov’un, daha önce çocukların dünya algısını olumsuz etkilediği gerekçesiyle okullarda okutulan antik mitoloji dersinin iptal edilmesini teklif ettiğini de okuyucularımıza duyuralım.
Türkkazak 13.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şişecam Bulgaristan’da 4 Yeni Fabrika Kuruyor
Bulgaristan’da en büyük Türk yatırımlarından biri olan Şişecam’ın 2012 yılına kadar ülkede 4 yeni fabrika daha açacağı bildirildi.
Merkez üretim tesisleri Tırgovişte (Yeni Pazar) kentinde bulunan Şişecam’ın İnsan Kaynakları Müdürü Krasimir Kınev yeni dört üretim tesisinin aynı bölgede konuşlandırılacağını söyledi.
Kınev, otomotiv sektöründe kullanılan kuvvetlendirilmiş cam ile inşaat sektöründe kullanılan kaplamalı, enerji tasarrufu sağlayan cam üretimini yapacak 4 yeni fabrikada çalışacak işçilerin bu yıl eğitime alınacaklarını bildirdi.
Yılsonuna kadar düz cam üretimi yapan tesislerin kapasitelerinin de artırılacağını açıklayan Krasimir Kınev, yeni tesislerle birlikte Tırgovişte, Şumnu ve Razgrad bölgesinden toplam 200 kişiye daha istihdam yaratılacağını kaydetti.
Bulgaristan’daki yatırımlarının bedeli 300 milyon doları geçen Şişecam’ın Tırgovişte’de mevcut 4 işletmesinde toplam 1100 kişi çalışıyor.
AA 13.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen Proje Gerçekleştirmesinde 25. Sırayı Aldı
Bulgaristan'daki belediyelerin devlete sundukları proje sayısını göz önünde bulundurarak yapılan listede Şumen Belediyesi 25. sırada yer aldı. Şumen Belediyesi bugüne kadar ‘Avrupa projeleri’ programı kapsamında devlete 8 tane proje sundu. Bu projeşerden yanlız 3 tanesi hayata geçirilmiş durumda olduğu Şumen Belediyesi ‘Avrupa projeleri’ bölümü sorumlusu Daniel Dançev tarafından açıklandı. Dançev şu an 10 milyonluk bölgesel gelişim projesini hayata geçirmekte olduklarını, bu yıl içerisinde 20 milyon levalık bir proje için de girişimlerde bulunacaklarını bildirdi. Şu an Belediyenin ‘Bölgesel gelişim’ programından
3 tane proje üzerinde çalışmalar yaptığıklarını da sözlerine ekledi.
Belediyelerin sıralandığı listede Şumen’den önceki sıralarda Yambol, Tırgovişte, Smolyan, Ruse, Silistra, Veliko Tarnovo, Razgrad, Kırcaali, Burgas gibi şehirler yer aldılar.
Listenin ilk sırasına 16 sayısı ile en fazla projeye sahip olan Gabrovo yerleşirken, ikinci ve üçüncü sıraları paylaşan Varna ve Pazarcik’in 14’er projeleri bulunuyor.
Fevzi Ehliman 12.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Kırcaali Bölgesindeki Belediyeler Türk Tiyatrosu Kuruyor
Cebel Belediye Başkanı Bahri Ömer basına yaptığı açıklamada Yılbaşı öncesi „19 Mayıs” adında bir dernek kurduklarını bildirdi. Amaç, Bulgaristan Türklerinin kültürünü ve geleneklerini geliştirmek ve yaşatmaktır. Dernek 19 Mayıs 1989 tarihindeki Cebel olaylarının anısına adlandırılmıştır. Başkan olarak Güner Musa seçilmiştir. Şu anda teşkilatın sicile geçirilmesi prosedürü sürmektedir.
Bölgedeki Belediyeler de “Arda” adında Belediyeler birliği kurmaya hazırlanıyorlar. Örgüte Kırcaali ilinin yedi belediyesinden başka Haskovo iline bağlı Stambolovo ve Mineralni bani belediyeleri de katılacak. Yerel iktidar bölgede yaşayan Bulgaristan Türklerinin dini, kültürü ve geleneklerinin geliştirilmesinde yardımcı olmak için güçlerini birleştirmektir.
Bahri Ömer krizden dolayı devletin giderlerini sınırlaması, çok önemli olan kültür ve eğitim alanının gelişmesi yönünde yerel iktidarın, iş adamların yardımıyla birlikte sağladığı imkanların kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Böyle uygulamanın Yunanistan, Makedonya, Romanya ve Kosovo’da da yapıldığı belirtildi.
Ayrıca Arda Derneği’nin proje hazırlığı yapan bölümü olması öngörülüyor. Onlarla belediyeler gerek derneklerle birlikte, gerek ayrı çeşitli kültür programlarının finanse etmesi için aday olacaklar. Bahri Ömer’in ifadesine göre, derneğin başka bir amacı tek başına faaliyet gösterecek Türk tiyatrosunun kurulmasıdır. Çünkü „Kadriye Latifova” Devlet Muzikal ve Dram Tiyatrosu „Dimitır Dimov” Drama ve Kukla Tiyatrosu ile birleşince tamamen kimliğini kaybetmiş durumdadır.
Kırcaalihaber 12.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Balkanlarda Türkçe Eğitimi 2011 Buluşması
Edirne'de, 'Balkanlarda Türkçe Eğitim 2011 Buluşması' gerçekleştirilecek.
Edirne Valiliği, Balkan Türkleri Federasyonu, Trakya-Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Trakya Üniversitesi işbirliğiyle 'Balkanlarda Türkçe Eğitimi 2011 Edirne Buluşması' düzenlenecek. 15-16 Ocak tarihlerinde Edirne Ticaret ve Sanayi Odasında yapılacak toplantılarda, Türkçe'nin günümüzde Balkanlardaki eğitim-öğretim sorunlarının ve çözüm yollarının ortaya konması amaçlanırken, Balkanlarda yaşayan Türklerin anadili eğitimine ivme kazandırması bekleniyor. Kırcaalili ressamların sergisinin de açılacağı etkinliğe Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Kosava ve Romanya'dan davetli akademisyenler katılacak. (RC-SAR-EAY) - EDİRNE
Sondakika 12.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Daha İyi Bir Hayat İçin Destek Projesinin İkinci Etabı,
Kaolinovo’da Başladı
Tırgovişte ve Razgrad belediyelerinin ardından, Kaolinovo belediyesinde de daha İyi Bir Hayar İçin Destek projesinin ikinci etabı başlamış bulunuyor. Proje, Sosyal Yardım Kurumu ve Kaolinovo belediyesi tarafından gerçekleştiriliyor. Proje için başvuracak kişiler belediyenin www.kaolinovo.bg. sayfasında gereklikli bilgilere ulaşabilirler. Proje hizmetinden yararlanacak olanlar, 10 mart 2011 tarihinden sonra özel asistanlarına (bakıcılarına) kavuşacaklar ve 12 ay boyunca bu projeden yararlanacaklar. Projenin ilk etabına bağlı olarak, 10 ocak itibariyle 30 engelli kişi ve onlara bakacak olan 30 özel asistan göreve başladı.
Mozaikdergisi 11.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu İli Sayıcıları Ve Kontrolörleri Belirlendi
2011 yılının Şubat ayı boyunca, Bulgaristan genelinde gerçekleşecek olan Sayım için başvurular geçen hafta sona erdi. Şumnu ili sayıcıları ve kontroörleri belli oldu. Yapılan başvurular, Belediye Sayım Komisyonu ve Bölge İstatistik Bürosu tarafından iki etapta olmak üzere incelendi. Şumnu şehrinde sayım için 2344 kişi başvuruda bulundu ve 1153 kişi onaylandı. Şumnu ili için onaylanan sayıcılar ve kontrolörlerin isimleri, bağlı oldukları belediyelerde bugün açıklanıyor. İl genelinde onaylanan adayların 835’i kadın ve 258’i erkek.
Mozaikdergisi 11.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Uzmanlar Elektrik Kullamında
Sınırlama Yapılmasını Öneriyorlar
5 milyon cep telefonunun şarj etme araçları 12 500 buzdolabı kadar elektrik harcıyor. “ÇEZ Razpredelenie” şirketinden verilen bilgiye göre, elektrik aletlerinin etkin kullanımı hanelerin elektrik hesaplarını ve de sistemde aşırı yük yüzünden oluşan arıza risklerini azaltıyor. Elektrik dağıtan şirket müşterilerinin elektriği akıllı bir şekilde kullanmaları çağrısında bulunuyor. Şirket, Noel bayramı ve yeni yılın ilk günlerinde elektrik dağıtan sistemde yüksek yüklenme olduğunu hatırlatıyor. ÇEZ’de “İşletme ve Bakım” Bölümü Müdürü Rosen Yordanov’a göre, birkaç yolla haneler elektrik tüketimini kış aylarında sınırlayabilirler. Uzman, onların yerine getirilmesi karmaşık değil, etkisi ise ispatlanmış, diye belirtiyor.
Gerçekte, kullanılmayan odaların ışıklarının söndürülmesi büyük miktarlarda elektrik tasarruf ediyor. 10 yüz vatlık ampul bir kilovat ampule eşit, bu ise yemek pişirme sobasının tükettiği elektrik kadar oluyor, diye Yordanov hesaplıyor. Uzmanlar, evin iyi izolasyonu, yeni pencereleri ve kullanılan aletlerin yüksek elektrik sınıflı olduğu halde de elektrik tüketimin daha az olacağını hatırlatıyorlar. Kullanılmayan elektrik aletlerinin kapatılması da ekonomi yapıyor. Bu durum cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar, dijital fotoğraf makineleri ve başka elektrik aletlerin şarj etme araçlarının kullanılmazken bile kontakta olanlar için geçerlidir. Reel olarak faal olmasalar da onlar boş yere yüksek miktarda elektrik harcıyorlar.
Yordanov şu anda elektrik dağıtımı yapan sistemde yüklenmenin mevsim için alışılmış düzeye yakın olduğunu bilgi veriyor, fakat buna rağmen hanelerin elektrik tüketimini azaltabileceklerini öne sürüyor.
Kırcaalihaber 10.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Grip Salgını Geliyor
BULGARİSTAN’da yakın bir zamanda “grip salgını” ilan edilebileceği bildirildi. Ulusal Salgın Hastalıklar Merkezi Başkanı Prof. Petrunov grip salgınının ilan edilebilmesi için hasta oranının 10 binde 200 olması gerektiğini belirterek şu sıralarda bu oranın 10 binde 150 olduğunu söyledi.
Oranın giderek arttığını kaydeden Petrunov çok yakın bir zamanda ülkenin çeşitli bölgelerinde salgın ilan edileceğini açıkladı. Ulusal Danışman Prof. Mira Kojuharova da bu yıl “domuz gribi” olarak bilinen H1N1 virüsünün yanı sıra AH3N2 tipi yeni bir virüsün yayıldığını bildirdi.
AA 10.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen Ve Razgrad’da ‘Turuncu ‘ Alarm
Meteorolojiden yapılan açıklamaya göre Bulgaristan’ın kuzey-doğu bölgesinde hafif yağmur beklendiği ve bunun buzlanmaya yol açabileceği tehlikesine karşı vatandaşı uyardı ve bu bölgede ‘Turuncu‘ alarm ilan etti. Yapılan açıklamada Şumen ve Razgrad dışında Varna, Dobriç, Ruse ve Silistre’nın de ‘Turuncu‘ alarmda olduğu ve yollarda olan şoförlerin dikkatli olması konusunda uyarılarda bulunuldu. Meteorolojiden alınan bilgilere göre bugün Şumen bölgesinde hava sıcaklığı 10 dereceye, Razgrad bölgesinde ise 9 dereceye kadar ulaşması bekleniyor. Yapılan açıklamalarda Tırgovişte bölgesinde hava şartlarının normal olacağı ve sıcaklığın 10 dereceye kadar ulaşabileceği bildirildi.
Fevzi Ehliman 10.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Topolovgrad Şehri Yakınlarında Deprem
Alınan bilgilere göre, bugün saat 13.20 sıralarında Bulgaristan’ın Topolovgrad şehri yakınlarında, 3.5 şiddetinde deprem meydana geldi. Merkizi doğu Stara Zagora’dan 55 km, doğu Radnevo’dan 26 km ve kuzeydoğu Topolovgrad’tan 17 km’de olan depremde, can ve mal kaybını olmadığı belirtildi.
Mozaikdergisi 08.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
İsperih Belediye Başkanı, İlk Üçte Yer Aldı
İsperih Belediye Başkanı Adil Reşidov, Kanal 3’te yayınlanan Bulgaristan’ın Belediye Başkanları adlı programının düzenlediği şehir başkanları adlı anket sıralamasında Sofya ve Burgas belediye başkanlarıyla beraber ilk üçte yer alıyor. Reşidov’un ilk üçte yer almasını sağlayan, İsperih belediyesinde avrupa projelerinin gerçekleşmesine, sağlık, spor ve kültür dallarının gelişmesine büyük bir katkı ve çabada bulkunuşu. En başarılı belediye başkanı ve adayı seçimi, halkın belediye çerçevesinde oy kullandığı anketle belirleniyor.
Mozaikdergisi 08.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Top Haberler Gazetesi Ödüllerinin Üç Kategori Liderleri Bayan
Şumnu şehrinde en çok okunan gazeteler arasında yer alan Top Haberler gazetesinin düzenlediği Top Haberler Ödülleri anketinde, adaylar şimdiye kadar 2273 oy aldılar. Top Haberler Gazetesi okuyucuları, en çok Kişilik, Gazeteci ve İş Adamı kategorilerinde yarışan adaylara oy kullanıyorlar. En az oy kullanılanların arasında ise Politikacı ve Sporcu kategorileri geliyor. Şu ana kadar en çok tartışılanlar ve çekişmeli devam eden kategoriler Politikacı, Kültür Adamı, Doktor ve Sporcu. Kullanılan oylar her geçen gün sonuçları değiştirmeye devam ederken, 3 ayrı kategoride ilk sıralarda yer alanların kadın adaylar, diğer 4 kategoride ise liderlerin erkek oldukları belirtiliyor. Top Haberler Ödülleri oylaması, 3 Şubat’a kadar devam edecek. Gazete okurları, Top Haberler gazetesinin topnovini.bg adresinde ve gazeteden talonla destekledikleri kişiye oy kullanabilir.
Mozaikdergisi 07.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Loznitsa Belediyesi,
Köylerdeki Amatör Grupları Teşvik Edecek
Loznitsa Belediyesi’nin düzenlediği son meclis toplantısında, Sinya voda, Beli Lom, Kamenar, Trapişte ve Manastirtsi köylerindeki Okuma evi Amatör Gruplarının faaliyetlerini teşvik etme kararı aldı. Okuma evi çalışanları, kütüphane fonunu ve belediyeye bağlı olan köylerdeki müze köleksiyonlarını zenginleştirmek için çalışacak. Böylelikle okuma evi çalışanlarının da gelişmesi ve bilgilenmesi öngörülüyor. Loznitsa belediyesine bağlı köy kütüphanelerinde, yıllık takvim oluşturma hazırlıkları yapılıyor.
Mozaikdergisi 07.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Özel Asistan Programının İkinci Etabı, Razgrat’ta Da Başlıyor
İyi Bir Hayat İçin Destek projesinin ikinci etabı 10 Ocak 2011’de Razgrat belediyesinde de başlıyor. Projeye, sürekli bakıma muhtaç engelli insanlar ve engelli çocuklar başvuruda bulunabilir. Özel asistan (yardımcı, bakıcı) için başvuruda bulunacak kişilerin, çalışmaya müsait olan kişiler olamaları gerekiyor (üniversite öğrencileri, işsizler v.s). Projenin amacı, ailelere hizmet sağlamak için yeni bir yaklaşım ve Özel Asistan hizmeti önyargısını kırmak. İnsan Kaynaklarının Gelişmesi programının Kaliteli Yaşam İçin Sosyal Hizmet-2. Faz projesinin Özel Asistan hizmetinden yararlanan kişiler de programa başvuruda bulunabilir.
Mozaikdergisi 07.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yeni Bilgisayar Merkezi, Kubrat’ta Kapılarını Açtı
Bulgaristan-Global Kütüphaneler programına bağlı olarak yeni Bigisayar Merkezi, Kubrat’ta kapılarını açtı. Bilgisayar Merkezi, Sv.Sv. Kiril ve Metodiy Okuma Evi’nde bulunuyor. Kubrat belediyesine bağlı olan Bisertsi köyü Stefan Karaca Okuma Evi de bu projeden teknik açıdan yararlanan okuma evlerinden oldu.
Mozaikdergisi 07.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan'da Şap Hastalığı Alarmı
Karadeniz şehri Burgaz bölgesinde Kosti köyü merasında avcıların öldürdüğü bir yaban domuzunda şap hastalığının tespit edildiği bildirildi.
Ülkede panik oluşturan şap olayı nedeniyle Tarım Bakanlığında kriz masası kuruldu. Kriz masası Burgaz, Hasköy ve Yambol kentleri bölgelerinde hayvan ticaretine ve bölgeye dışarıdan hayvan girişine yasak getirdi.
Tarım Bakanı Miroslav Naydenov da Türkiye sınırına 2,5 kilometre mesafede öldürülen domuzun Türkiye;den girmiş olabileceğini öne sürdü.
Bölgedeki evcil hayvanların sıkı bir şekilde denetimden geçirileceğini açıklayan Naydenov, "Ülkemizde salgın çıkarsa Avrupa Birliği;ne et ihracatımız yasaklanacak ve hayvancılık sektörümüz büyük zarar görecek" diye konuştu.
Bulgaristan-Türkiye sınırında üç kilometrelik bir tampon bölge oluşturulduğunu bildiren Naydenov, sınıra yakın 10 kilometrelik alanda ise karantina uygulaması yapılacağını duyurdu. Naydenov evcil hayvanlarda şap hastalığı tespit edilmemesi durumunda alınan önlemlerin kaldırılacağını kaydetti.
AA 07.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yolcu Treni Can Aldı
Slavyanovo köyünden 45 yaşındaki Remzi R.isimli vatandaş Varna’dan Sofya’ya gitmekte olan yolcu treninin altında kalarak hayatını kaybetti.
Remzi R. yıllardır Popovo’ya bağlı Slavyanovo köyünün tren garında çalıştığı öğrenildi. Slavyanovo köylüleri Remzi’nin alkol tüketmeyi çok sevdiğini ve bu kazanın kendisinin alkollü bulunarak dikkatini yitirmesinden kaynaklanabileceği konusunda görüş bildirdikleri öğrenildi. Köylülerin düşünceleri bu yönde olsa da Remzi’nin alkolün etkisi ile dikkatini yitirerek treni fark etmeyerek kazanın meydana geldiği mi, yoksa bir intihar girişimi mi olduğunun henüz bir netlik kazanmadığı gelen bilgiler arasında. Olayın 15,40 sularında gerçekleştiği bildirildi. Remzi’nin üç çocuk babası olduğu ve ailesinin sefalet içinde yaşadığı öğrenildi. Olay yerinde yapılan incelemeler sonrasında Remzi’nin cesedinin Tırgovişte hastanesine götürüldüğü öğrenildi.
Fevzi Ehliman 07.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Almanya’da Çalışacak Üniversite Öğrencileri Aranıyor
Yaz tatilinde, Almanya’da çalışmak isteyen üniversite öğrencileri, okudukları şehirde İstihdam Bürolarına başvurabilirler. Öğrenciler, 7 Ocak 2011 tarihine kadar serbes metinle İstihdam bürosuna başvurularını yapabilirler. Başvuruda bulunacak öğrencilerin, Bulgaristan’da üniversite okuması, daimi olması, 18-35 yaş arasında, almanca bilmesi gerekiyor. Üniversite öğrencileri, Almanya’da en az 2 aylık iş için hazırlıklı olmalılar. 14 Ocak tarihine kadar, yapılan başvurular arasından 250 kişi seçilecek. Almancası en iyi seviyede olanlara öncelik tanılanacak. Daha detaylı bilgi www.arbeitsagentur.de./ adresinden veya 02/ 980 87 19 telefon numarasını arayarak alabilirsiniz.
Mozaikdergisi 06.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Özel Asistan Ve Hizmet Kullanıcı Başvurularının Kabulu Devam Ediyor
10-24 Ocak 2011 tarihleri arasında, Eski Cuma (Tırgovişte) belediyesi Hizmet yönetim merkezi №7 gişesinde Özel asistan (kişiye özel yardımcı) sosyal hizmet başvurularının ikinci etabı devam ediyor. Hizmet, 10 mart 2011’den itibaren 12 aylık bir süre için sunulacak. Hizmetin ilk etabından 20 asistan (yardımcı,bakıcı), 10 Ocak 2011 tarihinde göreve başlıyor. Bakıcıların ve hizmetten yararlanmak isteyen kullanıcıların başvuruları, Hizmet kullanıcıları ve kişisel yardımcı adayları seçim ve değerlendirme komisyonu tarafından değerlendiriliyor. Eski Cuma belediyesi, ASP’nin “İyi Bir Hayat İçin Destek” projesi partneri. Proje, 2007-2013 İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi programı ve AB Avrupa Sosyal Fonun Tarafından finanse edilmektedir.
Mozaikdergisi 06.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sayıma Karşı Çıkanlara, Para Cezası
Şubat 2011’de yapılacak olan sayımda, sayılmak istemeyen vatandaşa 120 leva para cezası yapılacak. Ceza, İstatistik Kanunu’nda belirtiliyor. 1-10 Şubat 2011 tarihleri arasında elektronik sayım gerçekleşecek. Evinde sayım için rahatsız edilmek istemeyen vatandaş, Milli İstatistik Enstitüsü sitesinden, elektronik yolla sayılımını gerçekleştirebilir. Elektronik sayımı ardından, 10-28 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçek sayım gerçekleşecek. Sayımı yapacak görevliler, kişisel özel kartlara sahip olacak.
Mozaikdergisi 06.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Ve Romanya’nın Schengen’e Katılımı Ertelenecek
1 Ocak tarihinden itibaren Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralan Macaristan’ın İçişleri Bakanı Sandor Pinter, Bulgaristan ve Romanya’nın Shengen’e katılımı, belirlenen tarih 31 Mart 2011’de gerçekleşmeyeceğini ve erteleneceğini açıkladı. Pinter’in açıklamasına göre, iki ülkenin “ bazı görevleri” daha yerine getirmesi gerekiyor ve bundan dolayı bu ilk baharda Schengen alanına katılamayacaklar. Pinter’in sözlerine göre, Haziran ayına kadar, Romanya ve Bulgaristan’ın yerine getirmeleri görevler belli olacak , ardından katılım için görüşülebilecek en yakın süre Ekim ayıdır.
BNR 06.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
2010 yılında, 2009 yılına Nazaran Daha Az Bebek Doğdu
“9 ay” dergisinin, 2011 yılının ilk doğan bebeği ve 2010 yılında doğan son bebeğe ilişkin düzenlediği basın toplantısında, ülkemizde, 2010 yılında doğum oranında düşüş yaşandığı açıklandı. Ön verilere göre, geçen sene içerisnde ülkemizde 78 451 bebek dünyaya geldi. 2009 yılında ise bu sayı 81 572 idi. En çok bebek Sofya’da doğdu.
BNR 04.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
"Dersleri Asma Kampanyası" Başarısız Oldu
Bulgaristan'da "Milletvekilleri kadar tatil yapmak istiyoruz" diyerek internette kampanya başlatan öğrencilerin girişimi başarısız oldu.
Sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta başlatılan "dersleri asma kampanyasını" destekleyen lise düzeyindeki toplam 68 bin öğrencinin hevesi kursağında kaldı. Milletvekilleri 21 günlük yılbaşı tatili yaparken, kendilerinin 15 Eylülden bu yana hiç tatil yapmadıklarını ileri süren örencilere Bulgaristan Eğitim Bakanlığı taviz vermeyince, derslere girmeyenlerin oranı Sofya'da yüzde 10, kampanyanın en popüler olduğu Şumnu kentinde ise yüzde 23'le sınırlı kaldı.
AA 04.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Göçmen Dernekleri Boyko Borisov İle Görüşecek
Türkiye'den yaklaşık 41 göçmen derneğinin birkaç hafta içinde Başbakan Boyko Borisov ile gerçekleşecek olan görüşme için hazır oldukları anlaşıldı. Dernek temsilcileri Borisov ile üç problem üzerine müzakere yapacak. BULTÜRK 1989 yılı öncesi anlaşmalar üzere göçmenlere hafifletilmiş vize rejimi uygulanmasını istiyor. Çünkü onlar çifte vatandaş değiller ve ülkeye serbest giriş çıkış yapamıyorlar. Oysa doğup büyüdükleri yerleri konsolosluklar önünde beklemeden daha kolay ziyaret etmeyi ümit ediyorlar. Göçmen dernekleri ayrıca 1989 yılında “Büyük Göç” esnasında Bulgaristan'ı terk etme zorunda kalan vatandaşların burada topladıkları stajların geçerli kılınmasını ısrar ediyor. Talepler 115 000 kişi ile ilgili, çünkü onlar Bulgarlaştırma sürecine tabi tutulup zorla göç ettirilmişlerdir. Şimdi ise emekliye ayrılmaları için 15 000-20 000 leva arası para ödeyip staj satın almak zorunda kalıyorlar.
Üçüncü problem olarak da, Bulgaristan'daki üniversitelerden mezun olanların diplomalarının Türkiye’de uygulanan denkleştirme sınavları gösteriliyor. Onlara göre Avrupa Birliğine üye olan Bulgaristan’da, alınan her diplomanın geçerli olması gerekiyor.
Kırcaalihaber 04.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Hak Ve Özgürkükler Hareketi Toplum Adlı Gazete Çılarıyor
Bu yıldan itibaren Hak ve Özgürlükler Hareketi “Toplum” adlı haftalık gazete çıkarmaya başlıyor. Partinin bundan önce yayınladığı „Hak ve Özgürlük” gazetesi yaklaşık on yıldan beri çıkmıyordu. Amaç yayın aracılığıyla HÖH’ün seçmenlerinin bulunduğu en küçük yerleşim yerlerine dahi ulaşmasıdır. Yirmi dört sayfa olacak olan gazetenin yarısı Bulgarca, yarısı ise Türkçe basılacak. Yeni gazetenin Genel Yayın Yönetmenliğini Saliha Emin üstelenecektir. Kendisi Kırcaali’nin ombudsmanı Hakif Emin’in kızıdır. Ankara’da gazetecilik ihtisası bitirmiştir, daha sonra da “Uluslararası ilişkiler” üzere yüksek lisans yapmıştır. Gazetecilik alanında deneyimi yerel Nov Jivot gazetesinde olmuştur. „Toplum” gazetesi HÖH milletvekili Delyan Peevski’nin annesi İrena Krısteva’nın sahip olduğu Yeni Bulgar Medya Grubu’na bağlı Rodina Matbaası’nda basılacaktır. HÖH Genel Başkan Yardımcısı Ruşen Riza’nın basına yaptığı açıklamaya göre „Toplum” gazetesi parti ile ilgili her tür görüşlere ve eleştirilere yer verecektir.
Kırcaalihaber 03.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgar Vatandaşa Edirne'de Protez Takıldı
Bulgaristan'ın Kırcaali kentine bağlı Boğacıkköy köyünde yaşayan Niyazi İbriyam'a Edirne'de protez el takıldı. Çalıştığı travers fabrikasında dinamitin patlaması sonucu sol elini kaybeden 40 yaşındaki İbriyam o günden bu yana tek el ile yaşıyor.
Türk asıllı Bulgar vatandaşının durumu Edirne İl Genel Meclis Üyesi Erdal Akgün'ün bu ülkeye yaptığı ziyaret sırasında fark edildi. İbriyam, köyüne ziyarete gelen Akgün'ü siyasetçi sanarak yardımcı olmadığı için bundan sonra kendisine oy vermeyeceği siteminde söyledi.
Edirne İl Genel Meclis üyesi, İbriyam'a kendisini tanıttı. Ardından Niyazi İbriyam'ın durumunu Edirne Valisi Gökhan Sözer'e iletti. Edirne Valisi Gökhan Sözer'in talimatıyla 2 bin lira değerinde protez el siparişi verildi. Ardından Edirne'ye davet edilen İbriyam'a protez el takıldı.
Niyazi İbriyam protez elin takılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "25 yıla yakındır, odun keserek evimi geçindiriyorum. Ama elim olmadan çok zor oluyordu. Allah Edirne Valimizden ve yardım edenlerden razı olsun. Bulgar devletinin verdiği 115 liralık malulen emeklilik maaşıyla geçinemiyordum. Artık protez sayesinde farklı işlerde de çalışabilirim." açıklamasını yaptı.
Sondakika 03.01.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------