|
|
TEMMUZ 2011 |
|
Bereket Konvoyu, Balkanlar'a UğurlandıBayrampaşa Belediyesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla oluşturulan "Bereket Konvoyu", Balkanlar'a uğurlandı. Bosna-Hersek, Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Sırbistan, Karadağ, Yunanistan, Arnavutluk ve Romanya'dan oluşan 9 Balkan ülkesine gidecek konvoy için Bayrampaşa Belediyesi önünde tören düzenlendi. Törene, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, Arnavutluk'un İstanbul Başkonsolosu Ermal Muça, Makedonya'nın İstanbul Başkonsolosu Zerrin Abbas, Sırbistan'ın İstanbul Başkonsolosu Miroslav Prcovic, Bayrampaşa Kaymakamı Abdulkadir Yazıcı, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner, İstanbul İl Mili Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Bayrampaşa İlçe Mili Eğitim Müdürü Kenan Kırali, Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürü Kemal Alkan ve Bayrampaşa Müftüsü İzzet Şener katıldı. Törende konuşan Bayrampaşa Belediye Başkanı Aydıner, Türkiye'nin yurttaşları ve soydaşları için çok anlamlı olduğunu belirterek, "Bu organizasyon tüm halkımız tarafından büyük destek gördü. Amacımız, başka yerlerde yaşayan kardeşlerimizi unutmamak, onlarla beraber olduğumuzu göstermek. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Törende mehteran konseri ve müzik dinletisi Bayrampaşalılar tarafından büyük beğeni topladı. Organizasyona katılan 150 kişilik gönüllü ekip, 4 TIR, 2 otobüs, 4 minibüs, 1 jeneratör aracı ve 1 canlı yayın aracından oluşan konvoy, alkışlarla Balkanlar'a uğurlandı.
AA 29.07.2011 |
|---|---|
|
Hasan Azis, Naylon Poşet Kullanmama Kampanyasına
|
|---|---|
|
Bulgaristan İle Türkiye Arasında Hayvanlardaki Şap
|
|---|---|
|
Lukoil, Üretimini DurduruyorBulgaristan Gümrükler Müdürlüğü, ülkenin tek rafinerisi Lukoil Neftohim'in lisansını iptal etti. Lukoil Neftohim Rafinerisi Genel Müdürü Valentin Zlatev, Gümrükler Müdürü Vanö Tanov ve Maliye Bakanı Simeon Dyankov ile yaptığı görüşmenin ardından, "Tüm petrol işleme ve akaryakıt üretimini durduruyoruz" dedi. Lisans iptali kararını alan Gümrükler Müdürü Tanov, mevcut durumda rafinerinin sadece stokta bulunan petrol ürünlerini işleyebileceğini, ancak ürettiği akaryakıtı satamayacağını söyledi. Rafineride iki maliye denetimi yapıldığını belirten Tanov'a göre Lukoil Neftohim, yakıt depolarına transfer edilen miktarla ilgili ölçüm aletleri kurmayı reddediyor. Rafineriyi daha önce uyardıklarını kaydeden Tanov, bu uyarılara karşın rafinerinin gerekli aletleri monte etmediğini ve bu konuda bir açıklama yapmadığını ifade etti. Tanov, Bulgaristan'da akaryakıt piyasasında bir kriz beklenmediğini de dile getirdi.
AA 28.07.2011 |
|---|---|
|
Rusya, Bulgaristan'dan Sebze İhracatına Yeniden İzin VerdiRusya Tüketicileri Koruma Hakları Federal Dairesi, "Eşeriya koli" bakterisinin olmadığını garantileyen lisansları inceledikten sonra 29 Temmuz tarihinden itibaren Bulgaristan'dan sebze ihracatına yeniden başlanabileceğini duyurdu. "Eşeriya koli " bakterisi yüzünden Rusya 2 Haziran tarihinde AB ülkelerinden sebze ihracatını yasaklamıştı. Şu ana kadar Belçika, Yunanistan, Danimarka, İspanya, Holanda, Polonya, Fransa, Çekya, Macaristan ve İtalya'dan Rus pazarına sebze ihracatına yeniden izin verildi.
BNR 28.07.2011 |
|---|---|
|
AK, "Eşeriya koli" Krizinden Zarar Gören
|
|---|---|
|
31 Temmuz'da Hotaşlı Köyünde Geleneksel Mevlit YapılacakArdino'nun (Eğridere) Rusalsko (Hotaşlı) köyünün muhtarı İsmet Mustafa, 31 Temmuz 2011 tarihinde Hotaşlı yakınında bulunan Yayla adlı yerde geleneksel mevlit yapılacağını bildirdi. Etkinlik, yerel muhtarlığın ve Cami Encümenliğinin maddi yardımıyla meydana getiriliyor. Gelenek geçen asrın ilk yarısından beri bu günlere dek korunmaktadır. Saat 10.00'da başlayacak olan sağlık ve bereket mevlidini Eğridere bölgesinden imamlar okuyacaklar. İsmet Mustafa, mevlide gelen herkesi ağırlamak için yerli aşçıların 14 kazan pilav hazırlayacaklarını belirtti. 1000'den fazla misafir gelmesi beklendiği anlaşıldı. Geleneksel mevlit ve şenlik esnasında at yarışları, serbest güreş oyunları ve çocuk ve delikanlılar için maraton koşusu düzenlenecek. Yarışmalarda birinci olanlara yerel "Prosveta" Halk Toplum Merkezi tarafından sağlanan para ödülleri verilecek. Mevlit ve şenlikte misafir olarak Resmi Murat ve Hotaşlı'da dünyaya gelen Amerika Birleşik Devletleri antropoloji bilim adamı Prof. Ali Eminov hazır bulunacaklar.
Güner Şükrü 28.07.2011 |
|---|---|
|
Gorno Prahovo Köyünün Şenliğinde Orhan Murad Sahne AlacakArdino'nun (Eğridere) Gorno Prahovo (Yukarı Tosçalı) köyünde bu pazar günü,31 Temmuz'da yapılacak geleneksel şenlikte ünlü pop-folk sanatçısı Orhan Murad sahne alacak. Sanatçı Eğridere Belediye Başkanı Resmi Murat tarafından davet edilmiştir. Şenliği Tosçalılar Yardımlaşma ve Dayanışmai Derneği organize ediyor. Etkinliğin ana sponsoru kökleri köye dayanan Belçika'nın Antverpen kentinde yaşayan Metin Murat. Geleneksel şenlik dahilinde küçük kapılarda futbol, serbest güreş ve satranç turnuvaları düzenlenecek. Dereceye giren yarışmacılara para ödülleri öngörülüyor. Program daha kültür etkinlikleri içeriyor. Şenlikte misafir olarak Resmi Murat ve Rusalsko (Hotaşlı) köyünde dünyaya gelen Amerika Birleşik Devletleri antropoloji bilim adamı Prof. Ali Eminov hazır bulunacaklar.
Güner Şükrü 28.07.2011 |
|---|---|
|
Gorno Prahovo'da Güreş Turnuvası DüzenliyorlarArdino (Eğridere) Belediyesine bağlı Gorno Prahovo (Yukarı Tosçalı) köyünde geleneksel şenlik esnasında 31 Temmuz, pazar gününde serbest güreş turnuvası gerçekleştirilecek. Spor yarışması "Tosçalılar" Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından organize edilmektedir. Etkinliğin ana sponsorluğunu kökleri köye dayalı Belçika'nın Antverpen kentinde yaşayan iş adamı Metin Murat yapıyor. İlginç pehlivan güreşleri Ardino bölgesinde bu sporu sevenler tarafından sabırsızlıkla bekleniliyor. Turnuvada yurt içi ve Türkiye'den okullardan 100'den fazla güreşçi katılması bekleniliyor. Yarışmacılar çocuklar, delikanlılar ve erkekler olmak üzere üç yaş grubuna ayrılacaklar. Delikanlılar 50 ve 60'a kadar ve 60 kilogramdan fazla olarak üç kategoride, erkeklerse 65 ve 75 kilograma kadar ve 75'den fazla olarak yarışacaklar. Bu kategorilerde ilk üç sıraya dizilen güreşçilere para ödülleri, en iyi yarışan pehlivana ise koç verilecek. Yarışmaya katılmak isteyen herkes yerinde saat 14.00'e kadar bildirebilir. Pehlivanlara karşı gücünü denemek isteyen seyirciler de güreşme hakkına sahipler. Güreş yarışmasının baş hakimi Yukarı Tosçalılı ünlü güreşçi, eski antrenör ve öğretmen Ramadan Emrullah Şen olacak. O, Milli şampiyonluklarında bir sürü madalya kazanmış biri. Güreşçi, 1968 yılında eski Yugoslavya'da yapılan Balkan Güreş Şampiyonasına katılmıştır. Ramadan Emrullah'ın, geçen asrın 60'lı, 70'li ve 80'li yıllarında Eğridere bölgesinde güreşin gelişmesi için büyük katkısı olmuştur. Kendisi şu anda Bursa'da yaşıyor. Geleneksel şenlik dahilinde satranç ve küçük kapılarda oynanan futbol turnuvası organize edilecek. Dereceye giren oyunculara para ödülleri verilecek. Aşağı Tosçalı köyünün şenliğinde Eğridere Belediye Başkanı Resmi Murat misafir olacak hazır bulunacak.
Güner Şükrü 28.07.2011 |
|---|---|
|
2. Dünya Mastanlılar Günü Coşkulu KutlandıBu yıl ikincisi düzenlenen Dünya Mastanlılar Günü şehir stadında coşkulu kalabalık önünde kutlandı. Dünyanın dört bir yanından katılımcılar olan organizasyona Avusturalya'dan Kuzey Amerika'ya Kanada'dan Güney Afrika'ya, Avrupa'nın tüm ülkelerinden ve Türkiye'den de olmak üzere 5 000 binden fazla kişi doyasıya eğlendiler. Bu yılki program iki ayrı etkinlikten oluştu. Birincisi, mazisinde şampiyon takımların "kellelerini" alan takım olan "Rodopi - 1935" Futbol takımının 75. Yılı anısına futbol turnuvası düzenlendi. 10 takımın katıldığı turnuvaya yıllarca gök beyaz çubuklu formayı terleten emektar futbolcular da katıldı. Zorunlu Göç ile Türkiye, Avusturya, İsveç ve daha birçok ülkeye giden top cambazları buradaydı. Aynı şekilde Belediye Meclisi kararıyla göç etmeden önce tüm yaşamı futbol takımında sporcu, yönetici ve başkan olarak geçen Hasan Semerci'ye Fahri Hemşerilik verildi. Akşam saatlerinde de resmi yemek verildi. Bunu gerçekleştiren belediye yönetimine Bursa'daki Mastanlılar, yönetim kurulu ve kendi adına sonsuz teşekkürlerini duyurdu. Bu toplanmanın giderek sınırların kalktığı ve küçükleşen dünyadaki Mastanlıların birlik ve beraberliğini en iyi şekilde sergilediğini belirtti. Hasan Öztürk sözlerini, "dilimize, dinimize sahip çıkarak bu ülkenin bütünlüğü içerisinde diğer toplumlarla kardeşçe hep birlikte olmak için her zaman yanınızda olacağız, her zaman yanınızdayız" dedikten sonra sevgi ve saygılarını sundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Abdullah Karaada, Belediye Başkanı Recep Altepe adına selamlarını ilettikten sonra, Bursa'nın gelişmesinde ve güzelleşmesinde göçmenlerin hep en başta olduğunu, iki kardeş şehir arasında yapılacak her türlü kardeşlik, dostluk kültürel, sportif etkinliklerde, tamirlerde, tadilatlarda hep beraber olunacağının sözünü verdi. Göç-Türk Federasyonu ve Cebel Derneği Başkanı Op. Dr. Gürçay Cem, bu kutlamada bulunmaktan çok mutlu olduğunu, Bursa'da yaşayan Cebelliler adına da Mastanlıları selamladı. Bu organizasyonu düzenleyen kişilere teşekkür edikten sonra, Mastanlılara da eğlenceli ve neşeli zaman geçirmeleri dileğinde bulundu. Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, bu güzel günde, bu güzel mekanda bu akşam oradakilerle birlikte olmanın mutluluğuyla Türkiye'deki kardeşler adına herkesi selamladı. Doğum yeri Mastanlılı bir ananın evladı olarak orada bulunmaktan çok duygu yüklü olduğunu belirtti. Organizasyonu tertipleyenlere teşekkür etikten sonra göçün acısını iyi bildiğini, büyüklerin bu toprakları terk etmelerine rağmen hiç unutmadıklarını söyledi. "Allah etnik yapısından dolayı kimseyi göç etmek zorunda bırakmasın" sözlerini söyleyen Emin Balkan, bu toprakları vatan olan herkes ne anadilini unutmalıdır resmi dili çok iyi bilmemelidir öğüdünü verdi. Kırcaali bölgesine geldiği andan itibaren ilgi odağı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Bursa Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Mustafa Öztürk sözlerine başlamadan önce bol bol alkış aldı. Dünyanın dört bir yanından 2. Dünya Mastanlılar Buluşması için oraya gelen vatandaşları ve protokolü selamlayan Öztürk 1968 göçünü ve bazı hatırlılarını paylaştı. "Ben bir kardeşimizim" diyen Mustafa Öztürk Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti. Oraya katılan kişilerin çok farklı yerlerden geldiğini, bu sayede birliğin, beraberliğin, kardeşliğin yaşatıldığını ve bu ruhun da ülkeleri yaşattığını söyledi. Devamında, kendilerinin de dünyada özgürlüğün olmasını, dünyada kardeşliğin olmasını, demokrasi, insan haklarının olmasını istediklerini, beraberce kalkınmanın olmasını ve insanların sevgi ve hoşgörü içerisinde yaşamalarını istediklerini dile getirdi. "Biz istiyoruz ki, dünyada adalet olsun, dünyada zülüm bitsin, kardeşlik olsun, insanlar huzur içinde, refah içinde, mutluluk içinde yaşasınlar. İşte siz burada bu tabloyu gösteriyorsunuz, sizleri bir kez daha tebrik etmek istiyorum" diyen Mustafa Öztürk kültür bağlarına değindi. Türkiye göç eden hiçbir kimsenin topraklarını unutmadığını, kültürel, tarihsel, dinsel, dilsel bağların sayesinde kültürün, inancın, tarihin ve insanlığın korunacağını belirtti. Balkanlarda ve Ortadoğu'da barış olursa dünya barışından söz edilebileceğinin altını çizen Mustafa Öztürk, söz verdiği gibi ilk ziyaretinin doğduğu topraklara gerçekleştirdiğini ve burada bulunmaktan çok mutlu olduğunu, herkese iyi eğlenceler dilediğini ve kendisini davet edenlere de teşekkür ettiğini söyledi. Konuşmalar bitince sahneye önce Balkan ezgileri içeren pop-folk olarak adlandıran müzik türünü seslendiren şarkıcı Magda kalabalığı coştururken gençler hem dans ettiler hem de şarkılarında eşlik ettiler. Ardından sahneye çıkan Rumeli Balkan Türk Halk Müziği Sanatçısı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yöresel Sanatçısı Fahriye Güney unutulmaz Rumeli Türküleriyle yediden yetmiş yediye herkesi coşturdu. Bülent Şentürk orkestrası da vatandaşların keyifli anlar yaşamasına yardımcı oldu. Son olarak sahneye Türkiye'de yıldızı hızlı yükselen pop sanatçısı Emirkan çıktı. Gençler doyasıya dans ettiler ve Ben mecburum sana şarkısında da yer yerinden oynadı. Gece yarısına kadar devam eden etkinlikte kamu düzenini bozacak hiçbir vakanın yaşanmaması emniyet ile belediye arasındaki çalışmaların iyi yapıldığının ve vatandaşların duyarlı olduğunun en belirgin göstergesidir. 10 000'den fazla köfte ve kebabın tüketildiği yerde 60 adet koyun çevirmesi de tüketildi. Gelecek yıl yapılacak kutlamaların Ramazan ayının başlangıcına gelmesi sebebiyle bir hafta erken yapılacağı söylendi. Giderek programı ve etkinlikleri genişleyen buluşmanın gelenek hale gelmesi ve temmuz ayının son haftasından bir önceki haftada yapılması öngörülüyor.
İsmail KÖSEÖMER 26.07.2011 |
|---|---|
|
Bulgaristan'daki Müslümanların
|
|---|---|
|
Aşağı Tosçalı Satranç Turnuvasını
|
|---|---|
|
İsperih'de 10 Köy Yolu Onarılacakİsperih Belediyesi'nde 10 köyde 10 sokak yolu onarılacak. Köy Bölglerini Geliştirme Programı ile yapılacak olan onarım projesi yaklaşık 900 bin levayı buluyor. "Yenilenmiş sokaklar-cazip yerleşim yerleri" adını taşıyan proje, Delçevo, Duhovets, Belintsi, Staro Selişte, Todorovo, Vazovo, Malko Yonkovo ve Ludogortsi köylerinde birer sokak yenilenmesini öngörüyor. Projeyle alakalı ilk kazma Delçevo'da yapıldı.
Zaman Bg 26.07.2011 |
|---|---|
|
Türkiye'de Burslu Okumak İsteyen Bulgaristanlı Öğrenciler İçin
|
|---|---|
|
İnşaat Sektöründe İşsizliğin Sebebi BorçlarBulgaristan İnşaatçılar Odası Başkanı Svetoslav Glosov, sektördeki işsizliğin 100 bin kişiye ulaştığını, bunun en büyük nedeninin de belediyelerin inşaat firmalarına olan 100 milyon levadan fazla olan borcu olduğunu söyledi. Belediyelerin borçlarının büyük kısmının küçük ölçekli şirketlere olduğunu vurgulayan Glosov, kriz durumlarında en küçük bir borcun dahi küçük şirketlerin faaliyetlerini göstermesinde çok önemli olduğunu kaydetti. Oda yetkililerinden İvan Boykov, borçların çoğunun Avrupa programlarınca finanse edilen proje borçları olduğunu, yaklaşık 40 belediyenin hesaplarının ise dondurulmuş olduğunu savundu. ÇEZ'in 168 milyon leva olan borcu da inşaat firmalarının bir diğer sorunu. Bu borçların büyük bir kısmı transformatör alımından kaynaklanıyor. Elektrik dağıtım şirketi, alınan teknik cihazlar için 2020'ye kadar ödeme planı bulunduğunu açıkladı. Oda verilerine göre, geçen yıl toplamda inşaat sektörü yüzde 39,2 oranında düşüş yaşayarak 11,7 milyar levaya geriledi. Sadece vatandaşların yaptıkları inşaatlarda ve büyük altyapı inşaatlarında yüzde 24,7 oranında artış gözlendi. 2011'in ilk üç ayında bina inşaatlarında yüzde 8,4'lük artış gözlendi. Bu yaz daha az şirketin iflas edeceği bekleniyor. Bu sayının 578 olması bekleniyor. Geçtiğimiz yaz bu sayı 1270 idi.
Zaman Bg 25.07.2011 |
|---|---|
|
Bina İzolasyonunda Destek Programı Martta BaşlıyorDevlet desteği ile bina izolasyon programına gelecek yıldan itibaren başlanacak. 36 şehirde uygulanacak programla, devlet izolasyon miktarınn yarısını karşılıksız olarak karşılayacak. Programın bütçesi 63 milyon leva. 50 milyon leva konutların karşlılıksız olarak yalıtımının yapılmasında kullanılacak. 13 milyon leva ise, imkanı olmayan kişilere düşük faizle kredi verilmesi için kullanılacak. Programa tüm binalar ile farklı girişlere sahip ayrı binalar da katılabilecek. Bölgesel Kalkınma Bakanı Rosen Plevneliev halkın büyük ilgi gösterdiği izolasyonda en uygun programı hayata geçireceklerini söyledi. İzolasyon giderlerinin yüzde 50'sinin karşılıksız olmasının yanı sıra, halk enerji tasarrufu konusunda diğer imkanlardan da yararlanabilecek. Başvurularına 1 Mart'tan itibaren başlanabilecek bu programdan yararlanmak isteyenler için gerekli şartlar Bakanlığın internet sitesinde yayınlandı. Büyük ilgiden memnun olduğunu aktaran Bakan Plevneliev, böylece 2012'de inşaatların yeniden başlayabileceğini kaydetti. Bakan, izolasyonda yapılan pilot uygulamada, izolasyon yapılan binalarda ısınma giderlerinin ortalama 1220 leva azaldığını söyledi. Pilot olarak 50 binanın izolayonu ile tasarruf miktarları hesaplandı. Buralarda yaşayan 1052 ailenin elektrik ve kalorifer masrafları yıllık 1220 leva azalmış. Bakan, binaların izolasyon yapılabilmesi için bina sahiplerinin ortalama 5 bin leva temin etmeleri gerektiğini, devletin de karşılıksız olarak 5 bin leva sağlayacağını, bu yatırımın geri döneceğini, çünkü ısı harcamalarının yüzde 45-50 oranında azalacağını dile getirdi. Yıl sonuna kadar Bakanlık tüm gerekli formları hazırlamış olacak. Halkı, belgeler ve tahmini maliyet konusunda bilgilendirecek proje yöneticilerinin belirlenmesi bekleniyor. 36 şehirde temsilcilikleri bulunacak proje yöneticilerinin imkanlarını halk ücretsiz olarak kullanabilecek. Bu programdan yararlanmak isteyenler, bu proje yöneticilerine veya Bakanlığın 'Jiliştna Politika' dairesine müracaat edebilecek. İzolasyon projesinin yarısından başka, devlet binanın enerji yapısının yenilenmesine de yardımcı olacak. Yapılacak incelemeden sonra binalarda nelerin Avrupa paraları ile yenileneceğine karar verilecek. Doğramaların değiştirilmesi, elektrik altyapısının değişmesi ve ısıtma sisteminin değişmesi gibi enerji tasarrufu sağlayacak herşey bu kapsama girebilecek. Yapım yılı farketmeksizin tüm panel binalar programca finance edilebilecek. İzolasyon programından yararlanılabilmesi için ailelerin 500 leva avans temin etmeleri gerekiyor. Bu paraların kapora olarak, ailelerin projeden vazgeçmemeleri için alınacağı belirtildi. Avans ücret, daha sonra ailelerin proje için ödeyeceği miktardan düşülecek. Verilere göre, ülkede izolasyona ihtiyaç duyan tüm binaların izolasyonu için 6 ila 10 milyar euro kaynağa ihtiyaç var. 720 bin dairenin bulunduğu 18 bin 700 binanın izloasyona ihtiyacı var. Bu dairelerde toplam 2,7 milyon kişi yaşıyor. Programla ayrılan kaynak sayesinde büyük şehirlerde 500 binanın izolasyonunun yapılması öngörülüyor. Bakanlığın hesaplamalarına göre, bir metrekarenin izolasyonu 130 ila 150 levaya mal oluyor.
Erkan Tunca Sofya 25.07.2011 |
|---|---|
|
Dolno Prahovo'da Yapılan Mevlitten Sonra Yağmur YağdıDolno Prahovo (Aşağı Tosçalı) ve etraf Gorno Prahovo (Yukarı Tosçalı), Başevo (Hallar), Mleçino (Sütkesiği) köylerinden ve Türkiye ve Belçika'da yaşayan Bulgaristan vatandaşlarından oluşan 500'den fazla kişi Cumartesi günü geleneksel sağlık ve bereket mevlidine katıldılar. Dini etkinlik Aşağı Tosçalı yakınındaki medresede gerçekleşti. Dini görevliler, Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet başlarında olarak, Müslümanların kitabı Kur'an-ı Kerimden ayetler okudular, yağmur duası yaptılar. Daha cumartesi akşamı havada bulutlar göründü ve sağanak yağmur yağmaya başladı. Mevlitte Ardino (Eğridere) Belediye Başkanı Resmi Murat ve Yardımcısı İzzet Şaban da bulundular. Dini adet Eğridere fahri vatandaşı yazar ve uzun yıllar gazetecilik yapan Halit Aliosman Dağlı tarafından da sayıldı. Mevlidi Aşağı Tosçalı Muhtarlığı ve Cami Encümenliği organize etti. Yerli aşçılar Şaban Üseyin, Kerim Mustafa ve Kasim Feyzullah kaynatılmış buğday ve etle yapılan 6 kazan keşkek hazırladılar. Mevlide gelenlere dağıttıktan sonra kalan keşkeği evdeki insanlara gönderdiler. Gelirlerin tümü yerli Cami Encümenliğinin eski rahmetli Başkanı Şevki Ahmed'in kızları ve oğulları tarafından karşılandı. Sali Şefki, "Babamızın bize vasiyeti her zaman birlik içinde yaşamamız" diye paylaştı. Dualardan sonra Ardino Belediye Başkanı Resmi Murat ve Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet, başlarında medresenin 73 yaşındaki imamı Nurittin İsmail İbrahim ve Aşağı Tosçalı'nın muhtarı Ahmed Emin yakında bulunan türbeyi ziyaret ettiler. Türbede bölgedeki ilk Müslüman hocalarından biri Mustafa Efendi Yusuf mezarında yatıyor. Onun mezar taşı Arapça yazılı. Aşağı Tosçalı'da hiç kimsenin cami, medrese, kaya çeşmesi ve türbeden ibaret külliyenin ne zaman kurulduğuna dair bilgisi yok. Köyün daha yaşlıları, külliyenin 1912-1913 Balkan Harbi esnasında ateşe verildiğini ve 1923 yılında da tekrar ayağa kaldırıldığını anlatıyorlar. 2008-2009 yılında ise külliyenin yeniden tamiratı yapılmış. Öyle ki, caminin çatısı onarılmış, pencere çerçeveleri değiştirilmiş. Ayrıca cami dışından yeniden sıvanmış. Şu anda da medresenin yakınına Eğridere Belediyesinin sağladığı mali yardımlarla bir çeşme kuruluyor. Bu çeşmenin yedi musluğu olacak. Onlarda medreseye namaz kılmaya gelen müminler abdestini alacaklar. Çeşme hazır olunca onun adına mevlit okunup, kurban kesilecek.
Güner Şükrü 25.07.2011 |
|---|---|
|
Yabancı Yolcu Trafiğinin Güvenliğiyle İlgili
|
|---|---|
|
Yenilenen Binaların Ancak
|
|---|---|
|
Bulgaristan, Amsterdam'daki Dünya Kürek Şampiyonasında
|
|---|---|
|
Bulgaristan'ın Nüfusu 7 364 570 Kişi Olarak Açıklandı.
|
|---|---|
|
Sofya-Varna Treninde Yangın ÇıktıSofya-Varna seferini yapan 2615 numaralı tren, Turnovo yakınlarında alev aldı. Teknik arızadan dolayı oluşan yangının lokomotifin ventilatör bölümünden başladığı aktarıldı. Birinci vagonu da içine alan alevler, kulalnışan tüm yangın söndürücülere rağmen kontrol altına alınamadı. Yolcuların zamanında tahliye edilmesiyle can kaybı yaşanmadı. Olayla alakalı araştırmalar sürüyor.
Zaman Bg 21.07.2011 |
|---|---|
|
Avrupa Komisyonu,
|
|---|---|
|
İş Müfettişleri,
|
|---|---|
|
İkinci Hemşeriler Görüşmesinde
|
|---|---|
|
Ardino Civarında Yapılan Karapınar Mevlidi
|
|---|---|
|
Balkan Şenliği Sapanca Seka Kampında YapıldıBalkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği'nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği Balkan Şenliği Sapanca Seka kampında yapıldı. Genel merkez, Gebze, Derince ve Karamürsel şubelerinin birlikte düzenlediği ve şölen havasında geçen pikniğe beş yüzün üzerinde üye katıldı.
Kircaalihaber 19.07.2011 |
|---|---|
|
Çernooçene Belediyesi, Lyaskovo Köyünde Çocuk Parkı AçtıÇernooçene Belediyesi, ayrı ayrı yerleşim yerlerinde çocuk alanları kurma girişimine devam ediyor. Belediye Başkanı Aydın Osman ve Lyaskovo köyü muhtarı Şaban Adem yeni çocuk alanının resmi açılış şeridini kestiler. Çocuk parkı, yerli okulun bahçesinde bulunuyor, tamamen Belediyenin sağladığı mali araçlarla yapılmıştır. Etkinlikte daha Çernooçene Belediye Meclis Başkanı Bedriye Gaziömer, Belediye Başkan Yardımcıları, köy muhtarları, yerel Meclis üyeleri ve Lyaskovo köyünden birçok çocuk ve anne babalar bulundular. Genç anneler, köyün yeni ediniminden duydukları memnuniyeti paylaştılar ve köydeki ana yurdunun ana okula döndürülmesini dile getirdiler. Şu anda köyde 7 yaşına kadar 40'dan fazla çocuk yaşamakta. Bu yılın başından beri Çernooçene Belediyesinde Jitnitsa, Bakalite, Novoselişte ve başka yerlerde çocuk alanları kuruldu. Şu anda Çernooçene "Zname na mira" Anaokuluna bağlı Çocuk Parkı inşaatı sürüyor. Belediye'nin sınırları içinde 7 yaşına kadar 650'den fazla çocuk var.
İsmet İsmail 19.07.2011 |
|---|---|
|
Başbakan Borisov, Erdoğan'la Bir Araya GeldiTürkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Bulgaristan Başbakanı Boyko Boisov ile yaptığı görüşme sona erdi. Erdoğan ile Boisov'un, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde basına kapalı gerçekleşen görüşmesi yaklaşık 2 saat sürdü. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de hazır bulunduğu görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Boyko Boissov ile çalışma yemeğinde bir araya geldi. Erdoğan, Boyko Boisov'u, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nin bahçesinde karşıladı, iki mevkidaş birbirlerini öptükten sonra el sıkıştılar. Erdoğan, Boissov ve beraberindeki heyetle önce ofise geçti. Konuk Başbakan ve beraberindekilere burada içecek ikram edildi. Ofiste bir süre kaldıktan sonra Başbakan Erdoğan ve Bulgaristan Başbakanı Boisov beraberindeki heyetle çalışma yemeğine geçti. Çalışma yemeğinde, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de hazır bulundu. Basının kısa süre görüntü almasına izin verilen görüşme basına kapalı olarak devam etti. Hükümet Basın Dairesi, iki liderin ekonomik konular üzerine ağırlık verdiğini duyurdu.
AA 17.07.2011 |
|---|---|
|
Kimlik Kartları Sağlık Kartı Olarak Da KullanılabilecekElektronik sağlık kartı uygulaması ile ileriye yönelik olarak kimlik kartları, sağlık kartı olarak da kullanılabilecek. Sağlık Bakanı Stefan Konstantinov, pin kodu girildikten sonra kimlik kartlarındaki çip sayesinde herkesin elektronik sağlık dosyasını görebileceğini söyledi. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Estonya'da iki yıldır sorunsuz kullanılan bu uygulamanın Bulgaristan'da da uygulanmasında fikirbirliğine vardı. 1Sağlık bilgi sistemini işleyecek şirket seçiminin ardından, en uygun erişim modelinin belirlenmesinin gerekeceğini aktaran Bakan Konstantinov, verilerin doğruluğu ve güvenilirliğinden sonraki en önemli şartın hem gençler hem de yaşlılar için anlaşılır olması olduğunu kaydetti. Bakan, isteyenlerin şu anda da elektronik sağlık dosyasına girebileceğini, ancak bunun için elektronik imza gerektiğini, bu nedenle çok az sayıda kişinin verilerine ulaşabildiğini aktardı. Sisteme erişim olarak bir diğer variyantın da kullanıcı ismi ve parola girişi ile olabileceği kaydedilirken, bu durumun hacker saldırılarına daha kolay maruz kalacağı vurgulandı. Parmak izi taraması ile sisteme girilmesi ise bir çok kişi tarafından kabul edilmedi. Elektronik reçete sayesinde ise, doktorların reçetelerde yaptıkları hataları düzeltmek için tekrar doktora gitmeye gerek kalmayacak. Hastanın bilgilerine ulaşan eczacı, doktorun yazdığı elektronik reçeteye bakarak hatayı tespit edebilecek. Elektronik reçete sayesinde, Sağlık Kasası, doktorların hangi ilaçları ne miktarda verdiğini takip edebilecek.
Zaman Bg 17.07.2011 |
|---|---|
|
Süt Ürünlerinin Kalitesi Giderek YükseliyorTüketici Birliği'nin verilerini açıklayan Tarım ve Gıda Bakanı Miroslav Naydenov, yoğurtlardaki Lactobacillus bulgaricus bakterinin incelenen tüm markalarda bulunduğunu açıkladı. İki yıl önce buna benzer bir incelemede sadece bir markada bu bakteriden bulunduğunu aktaran Naydenov, Bulgar Devlet Standardı'nın (BDS) zorunlu olmamasına rağmen çoğu firmanın buna riayet ettiğini kaydetti. Bulagristan'da faaliyet gösteren süt işleme şirketleri, şu anda BDS'nin dışında kendi teknoloji ve tariflerine göre de ürün yapabiliyor. İncelenen 16 yoğurt markasında hiçbir üründe nişasta ve bitkisel yağa rastlanmadı. Son iki yılda artan kaliteye paralel olarak yoğurdun fiyatı da artış gösterdi. Tüketici Birliği, iki yıl içinde 400 gr. yoğurdun 25 stotinka, peynirin ise 2 leva zamlandığını belirtti. İnceleme yapılırken, ülkedeki en çok satılan 19 peynir markası arasında kilogram fiyatı 7,29 leva ile 20 leva arasında olanlar seçildi. Peynirlerin çoğunda tuz oranının gerekenin üstünde yer aldığı tespit edildi. Bulgar Beyaz Peynir standardı için normlar yüzde 3,5 tuz katılması öngörülüyor. 13 çeşit peynirde fazla tuz bulundu. Sadece 3 şirkette normların altında tuz olduğu tespit edildi. Hemen hemen yarısında peynirlerin yeterince olgunlaştırılmadığı anlaşıldı. Olgunlaşmayan peynirlerde daha düşük gıda değeri olup zararlı mikroorganizma yer alabiliyor. İncelemeyle alakalı konuşan Tarım Bakanı Naydenov, geleneksel Bulgar ürünlerinin lezzetini geri getirdiklerini, süt ürünlerinin ise pozitiv yönde değiştiğini söyledi. Halkın çok daha kaliteli gıda ürünü tükettiğini savunan Naydenov, incelemeyle ilgili memnuniyetini dile getirdi. Aktivni Potrebiteli Birliği Başkanı Bogomil Nikolov da, 2009'a göre şu anda yoğurt ve peynirlerde süt tozu, nebati yağ ve nişasta kullanılmadığını ifade etti.
Zaman Bg 17.07.2011 |
|---|---|
|
Örnek Şoförlere Altın Ruhsat BelgesiTrafik Polisi, trafikte ihlal yapmayan örnek şoförlere altın ruhsat belgesi veriyor. Bu yıl Sofya'da şu ana kadar 5 binden fazla kişi altın ruhsat belgesini aldı. Son olarak da Kültür Bakanı Vejdi Raşidov, bu belgeyi aldı. Bakan, 40 yıllık şoförlük hayatında hiç trafik ihlali yapmadığı için bu belgeyi aldı. Raşidov, ödülü alırken, 'İnsanların yasalar ihlal edilmeden de araç kullanılabildiğini göstermek istediğim. Ömrüm boyunca tehlikeli araç kullananlara benzemek istemedim. Hiç kimse yola birini öldürmek için çıkmıyor. Ancak yol çok dikkat edilmesi gereken tehlikeli bir yer.' şeklinde konuştu. Altın ruhsat belgesini altı yıl üst üste trafik kurallarını ihlal etmeyen şoförler alabiliyor. Başkent Trafik Polisi Şefi Bogdan Milçev, Sofya'da kayıtlı 700 bin şoförden yıllık sadece yüzde birinin altın ruhsat belgesi aldığını söyledi. İstatistiklere göre, yıl başından bu yana 5452 örnek şoför bu belgeyi aldı. 2007'de örnek şoför sayısı 890 iken bu sayı 2009'da 2897'e yükseldi. Altın ruhsatta rekor sayı 13 bin 262 şoför ile 2010'da yaşandı. Bu ruhsatı alabilmek için KAT'a müracat edilmesi gerekiyor. İki haftalık araştırmanın sonunda cezası olmayan şoföre ruhsat verilebiliyor. Altın ruhsat, şoförün bir trafik suçu işlemesi durumunda geçersiz duruma düşüyor. Altın ruhsatı olan şoförden, ilk ihlalde puan düşülmüyor. Bulgaristan, AB'de ölümlü kazalarda ilk üç sırada Ülkede son yıllarda trafik kazalarında yaşanan düşüşe rağmen, Bulgaristan, AB'de ölümlü kazalarda ilk üç sırada yer alıyor. Avrupa Komisyonu, üye ülkelerin yol güvenliğini sağlamak için daha fazla önlem almaları, ayrıca ülke dışında kuralları ihlal eden şoförlere yönelik önlemler almaları çağrısında bulundu. 2010 yılında Bulgaristan'da trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 102 oldu. Bu sayı Romanya'da 111, Yunanistan'da 116. Avrupa ortalaması ise 62. Ölümlü kazalarda en iyi ülkeler ise İsveç, Hollanda ve İngiltere. Bu ülkelerde 2010'da 25 kişi hayatını kaybetti. 2010 yılında sadece Portekiz'de ölüm oranlarında yüzde 1 artış yaşanırken diğer ülkelerde azalma gözlendi. Bulgaristan'daki bu düşüş ise yüzde 14 oranında. Düşüşte Avrupa ortalaması ise yüzde 11. AB Ulaştırma Komiseri, düşüşlere rağmen ölüm oranlarını yüksek olduğunu ve 2020 yılına kadar yarı yarıya azaltılması gerektiğini savundu.
Zaman Bg 16.07.2011 |
|---|---|
|
Bulgaristan Libya'ya İlaç Ve Doktor Ekileriyle Yardım Edecekİstanbul'da Libya Temas Grubu'nun dördüncü toplantısı, 32 ülkenin ve BM, AB, NATO, İslam Konfederasyonu, Arap Ligi ve Basra Körfezi Ülkeleri Konseyi dahil olmak üzere 7 uluslararası teşkilatın katılımıyla yapıldı. Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nikolay Mledenov, forum katılımıcılarını Bingazi'yi ziyaret etmesi ve Geçici Milli Konseyi'nin Libya halkının yasal temsilcisi için tanınması konusunda bilgilendirdi. Bakan Nikolay Mladenov, Bulgaristan'ın Geçici Milli Konseyi'ne ilaç ve doktor ekipleri sağlanmak yoluyla sağlık alanında yardım için hazırlığını belirtti.
BNR 16.07.2011 |
|---|---|
|
Moldova Bulgaristan İle Çevre Alanında
|
|---|---|
|
Abdullah Gül Bulgaristan'daTürkiye'nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 10-12 Temmuz günleri arasında resmi ziyaret gerçekleştirdiği Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da once Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov tarafından resmi törenle karşılandı.Bulgaristan'ın bağımsızlığını sembolize eden Aleksander Nevski Meydanı'ndaki resmi karşılama töreninde, Türkiye ve Bulgaristan milli marşlarının çalınmasının ardından Cumhurbaşkanı Gül, tören birliğini selamladı. Gül ve Pırvanov'un heyet üyeleriyle tokalaşmalarının ardından tören birliği geçit yaptı.Törene, Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül ve Pırvanov'un eşi Zorka Pırvanova da katıldı.Cumhurbaşkanı Gül, törenin ardından meydanda bulunan Meçhul Asker Anıtı'na çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu. Daha sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arasında yapılan görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler. Ziyareti sırasında kendisine ve heyetine gösterilen misafirperverliğe teşekkür eden Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin komşusu, dostu ve Nato içerisinde müttefiki olarak gördüğünü belirttiği. Bulgaristan ile ilişkilerin özellikle son 20 yıldır çok güçlü bir şekilde devam ettiğini, son 10 yıldır da Pırvanov'un Cumhurbaşkanlığında bu ilişkilerin sürdüğüne dikkat çekerken, komşu iki ülke olarak gerek siyasi, gerek ekonomik gerek kültürel olmak üzere bütün alanlarda ilişkileri daha da geliştirmek inancında olduklarını söyledi. Gül, "Bu ziyaretimle ilişkilerimizin yeni bir ivme kazanmasını, mevcut olan ilişkilerin daha da güçlü hale gelmesini arzu ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Gül, mevcut ilişkilerin daha da ileriye götürülmesi konusunda iki tarafın da güçlü iradelerini teyit ettiklerini belirtirken, "2008 yılında kurulan ortak komisyonun daha sık toplanmasını ve birçok konuyu ele alıp bunları hem çözmesini hem de yeni, güçlü fikirlerle ortaya çıkmasını benimsedik. Bu ziyaretin bu bakımdan çok faydalı ve değerli olduğuna inanıyorum. Bütün Türk halkının Bulgar halkına, komşularına olan sevgi ve muhabbetlerini sunmaktan memnuniyet duyuyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, yapılan açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını da cevaplarken, yapılan görüşmelerde Libya ve Ortadoğu ülkelerinde yaşanan olayların ve bölgeye yansımalarının da değerlendirildiğini söyledi. Gül, "Bu konuyla ilgili görüşlerim gayet açık. Olup bitenlerin aslında çok sürpriz olmaması gerekir. Bugünkü dünyada kapalı, otoriter rejimlere artık yer yoktur. Dolayısıyla bazı ülkeler bunu kolaylaştırıyor, bazı ülkeler ise bu değişime direniyor. Direnmenin bir anlamı yok. Sonunda her şeyin halkın arzusu ve iradesi şeklinde olması gerekir. Kim buna öncülük ederse ülkesindeki karmaşaya fırsat vermemiş olur. O yüzden biz bu ülkelerin demokratikleşme eğilimini, reformları güçlü bir şekilde destekliyoruz" dedi. Gül, bir soru üzerine de iki ülke arasındaki bazı sorunların çözümü amacıyla kurulan ikili karma komisyonun daha sık toplanması ve gündemine hakim olması gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin siyasi iradesinin yapıcı ve olumlu yönde olduğunu da vurgulayan Gül, "Komşuluğun ne olduğunu herkesin bilmesi gerekir. Bir apartmanda aileler arasında iyi komşuluk, iyi ilişki yoksa huzur da olmaz. Komşular arasında iyi dostluk ve işbirliği varsa bundan herkesin çıkarı olur. Bu anlayış içinde iki ülkenin ve halkların böyle düşündüğüne inanıyorum. Zaten bugün, böyle bir ortam içindeyiz. Gerek hükümetler gerek devlet kurumları bu anlayışa sahiptir" dedi. Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov, Türkiye ile Bulgaristan arasında bazı sorunlar olduğunu, ancak bunların çözülebileceğini belirterek, "Görüşmelerde, iki ülke arasındaki sorunların çözümü için siyasi iradenin mevcut olması ve ifade edilmesi gerektiğini vurguladık. İki ülke hükümetlerinin bu konular üzerinde aktif olarak çalışacağına inanıyorum" dedi. Pırvanov, ilişkilerin, hükümetlerin değişmesinden etkilenmeden devamlılık esasıyla ilerlediğini belirtti. Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticaret hacminin hızla arttığını da belirten Pırvanov, 2008 yılında 900 milyon dolar düzeyinde olan hacmin, günümüzde 4-5 milyar dolara ulaştığını vurguladı. Görüşmede, iki ülke arasındaki enerji işbirliği imkanlarını da değerlendirdiklerini belirten Pırvanov, "Türkiye ve Bulgaristan'ı da kapsayan Nabucco projesi iki ülkenin de yararına olacaktır" dedi. Türkiye ile Bulgaristan arasında kurulacak doğalgaz iletim hattında gecikme olduğunu belirten Pırvanov, bağlantıyı doğalgaz iletim krizleri döneminde by-pass olarak kullanılacak bir hat olarak değil, doğalgaz tedariki için sürekli değerlendirilecek hat olarak gördüklerini vurguladı. Pırvanov, enerji alanında Bulgaristan'ın Azerbaycan ve Türkmenistan gibi tedarikçi ülkelerle görüşmeler yaptığını ve projenin son dönemde ivme kazandığını belirtirken, "Bulgargaz, BOTAŞ ve Azerbaycan SOCAR şirketleri arasında üçlü görüşme başlatılması önerimi yinelemek istiyorum. Bu görüşmede, sistemler arası bağlantı hattının teknolojik ayrıntıları değerlendirilebilecektir" dedi. Bulgaristan'ın Türkiye'ye vizeleri kaldırmayı düşünüp düşünmediğine ilişkin bir soruya ise Pırvanov, ülkesinin vize politikasının üyesi olduğu AB vize politikasına uygun olduğu cevabını verdi. Pırvanov, konunun kurumlar arası komisyon çalışmasıyla çözülmesi gerektiğini de öne sürdü. Abdullah Gül Şumnu'da Daha sonra Sofya'daki temaslarının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül eşi Hayrünnisa Gül son günde heyetle Başkent Sofya'dan uçakla Varna'ya geçti. Türk soydaşların yoğun sevgi gösterileri arasında Şumnu'yu ve burada bulunan tarihi mekânlarını ziyaret etti. Şumnu yakınlarındaki Pliska Tarih Müzesi'ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Gül ve Bayan Gül'e yerel kıyafetli kızlar tarafından ekmek ve baharat ikram edildi. Cumhurbaşkanı Gül ve Bayan Gül, 1. Bulgar Çarlığı'nın 681'de kurulduğu yer olan Pliska'daki müze ve kentin tarihî özellikleri hakkında yetkililerden bilgi aldılar; arkeolojik buluntuları incelediler. Cumhurbaşkanı Gül, ziyareti sırasında, Şumnu'da Türk sermayesi tarafından işletilen 1991 yılında yapılan Alkomet alüminyum fabrikasında incelemelerde bulunarak, tesisin yeni üretim biriminin temel atma törenine katıldı. Fabrikaya gelişinde, Alcomet Yönetim Kurulu Başkanı Fikret İnce ve Şumnu Belediye Başkanı Krasimir Kostov tarafından karşılandı. Daha sonra Şumnu'da Belediye Başkanı Krasimir Kostov tarafından onuruna verilen öğle yemeğine katılan Cumhurbaşkanı Gül'e, yemek sırasında kentle ilgili sunum yapıldı. Yemeğe, Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül ve heyet üyeleri de katıldı. Cumhurbaşkanı Gül, yemeğin ardından Bayan Gül ve beraberindekilerle 1741'de inşa edilen ve Balkan coğrafyasında ayakta kalan tek külliye olma özelliği taşıyan Şumnu Şerif Halil Paşa Tombul Camisi'ni ziyaret ederken onu Bölge Müftüsü Mesut Mehmet karşıladı ve Ressam Deyan Eftimov'un çizdiği Tombul camii resmini hediye etti. Cumhurbaşkanı Gül, caminin önünde toplanan soydaşlar tarafından sevgi gösterileriyle ve "Hoşgeldiniz" denerek karşılandı. Şumnu'ya ilk kez bir Türk Cumhurbaşkanı geldiğini belirten soydaşlar, bundan dolayı sevinç ve gurur içinde olduklarını söylediler. Cumhurbaşkanı Gül ve Bayan Gül, daha sonra caminin karşısında bulunan Şumnu NÜVVAB İlahiyat Lisesine de gitti. Orada okuyan öğrenciler ona çiçekler sundu. Şumnu Kültür Evi Derneği ve Şumnu Nazım Hikmet Kültür Evi'ni de ziyaret ettiğinde çocuk ve gençler onu ve heyetini Davul Orkestrası eşliğinde karşıladı. Şenay Sunay, bağlama çalan Sinan eşliğinde Deliorman bölgesinde yaygın olarak söylenen Bir Dalda İki Kiraz türküsünü seslendirdi. Başkan Nurten Remzi, Bulgaristan Türkleri adına ona yazdığı Hitabımız şiirini sundu:
Sayın Cumhurbaşkanımız, bakın siz bize.
Umudumuz büyüktür, yıllardan sürüyor.
Sayın Abdullah Gül, bakın siz bize.
Sayın Cumhurbaşkanımız, bakıyoruz size
Sayın Cumhurbaşkanımız, bakın siz bize. Cumhurbaşkanı Gül, Şumnu kentindeki temas ve incelemelerinin ardından, Bulgaristan'ın kuzeydoğusundaki Deliorman bölgesinde nüfusunun yüzde 80'ini Türklerin oluşturduğu Şeytancık beldesine geçti ve efsane olan Koca Yusuf heykeli açılışını yaptı. Belde meydanında toplanan vatandaşların Türkiye ve Bulgaristan bayraklarıyla karşıladığı Cumhurbaşkanı Gül ve Bayan Gül, kalabalığa el sallayarak karşılık verdiler. Deliorman'da ilk ve tek Türk heykeli açılışında özel yer alarak Şeytancık(Hitrino) öğrencileri Özlem Sedat, Aylin Ruşen ve Leysun Fevzi şiirler okuyarak onu ve diğer misafirleri selamladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Şumnu'yu ziyaret eden ilk cumhurbaşkanıydı.
![]()
Mozaikhaber 13.07.2011 |
|---|---|
|
Osman Kılıç 46 Yıl Sonra Memleketini Görme Heyecanını YaşadıBulgaristan'da temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün heyetinde yer alan 91 yaşındaki Osman Kılıç 46 yıl sonra memleketini görme heyecanını yaşadı. Kılıç'ın yaşam öyküsünü heyet üyeleri, Gül'ün dün milletvekilleri, akademisyenler ve gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında öğrenme fırsatını yakaladı. Heyet üyeleri, kendilerini tek tek tanıtırken Cumhurbaşkanı Gül, en uzun konuşma fırsatını 91 yaşındaki Kılıç'a verdi. Kılıç'ın kendini "Şumnu'da doğup büyüdüm" cümlesiyle kısaca tanıtmak istemesi üzerine Gül, onu yaşam öyküsünden daha çok bahsetmesi için teşvik etti. 1920 yılında Şumnu'da doğduğunu ve bu şehirde büyüdüğünü, ilk öğretimden yüksek öğrenime kadar bütün öğrencilik dönemini de Şumnu'da geçirdiğini söyleyen Kılıç, eğitim hayatının önemli bir bölümünün de Şumnu'daki Şerif Halil Paşa "Tombul" Camisinde gerçekleştirdiğini dile getirdi. Şumnu'nun Osmanlı döneminde Rusya sınırındaki "serhat şehir" olduğunu ve burada garnizon bulunduğunu anlatan Kılıç, yaşam öyküsünü şu cümlelerle dile getirdi: 'İdama çarptırdılar' "Bulgaristan'da 1948 yılında komünizm dönemi başladı. O zaman ülkede 3 milyona yakın Türk azınlık vardı. Türk nüfusunu ateizme karşı koruma sorumluluğu da bana düştü. O dönemde beni ateizm karşıtı olduğumdan dolayı yargılayamadıkları için Türkiye lehine casusluk yapmakla suçladılar ve idam cezasına çarptırdılar. Adnan Menderes'in başbakanlığı döneminde Türkiye Cumhuriyetinin nüfuzu sayesinde cezam müebbete çevrildi ve daha sonra yapılan girişimlerle takas yoluyla Türkiye'ye geldim. O zaman Bulgaristan'da bıraktığım 2.5 yaşındaki kızımı ondan sonra ilk kez Türkiye'de 19 yaşında gördüm. Türkiye'ye gönderildiğim 1965 yılından sonra ilk kez Şumnu'ya geliyorum. Çok heyecanlıyım ve sevinçliyim." Kılıç, öğrenim gördüğü ve daha sonra medresesinde hocalık yaptığı Şerif Halil Paşa Camisini Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte gezerken o döneme dair anılarını da paylaştı. Medrese içindeki kütüphane ve dersliklerden bahseden Kılıç, medrese yakınlarında kaldığı yeri de Cumhurbaşkanı Gül'e eliyle işaret etti. Kılıç, Cumhurbaşkanı Gül'e kendisini Bulgaristan ziyaretine davet etmesinden dolayı da şükran duyduğunu söyledi. Şumnu'ya bağlı Hitrino ilçesinde efsane pehlivanlardan Koca Yusuf'un heykel açılış törenine katılan Gül, akşam saatlerinde Türkiye'ye döndü.
AA 13.07.2011 |
|---|---|
|
Türkiye'de Yükseköğretim Bursluluk Sınavına Katılmaya
|
|---|---|
|
Osmanlıca Yayınlanmış Gazeteler Dijital Ortama Aktarılıyor1878 ile 1944 yılları arasında Bulgaristan'da 100 civarında Osmanlıca gazete ve dergi yayınlanmış. Bu gazetelerden çok azı bugüne kadar ulaşabilmiş. Kaybolmayan nüshalar da farklı kütüphanelerde korunmakta. Sofya'daki Milli Kütüphane'de Osmanlıca bölümünde çalışan genç uzman Stoyan Şivarov, bu gazete ve dergilerin bir kataloğunu hazırlama projesi üzerinde çalışıyor. Kiril ve Metodiy Milli Kütüphanesi'nde 51 gazete ve dergi korunuyor. Bunlar nüsha olarak birkaç bin. Bu gazetelerin listesi belli. Ancak Şivarov, depolarda daha incelenmemiş nüshalar saklandığını, bunların bulunup incelenmesi ve nesillere korunması gerektiğini söylüyor. Stoyan Şivarov, Osmanlıca yayınlanan gazetelerin nüshalarının çoğu, Milli Kütüphane'de korunsa da Plovdiv, Varna, Veliko Tırnovo kütüphanelerinde de bazı nüshaların saklandığını anlatıyor. Şivarov'a göre muhtelif köy ve kasaba kütüphanelerinde de bazı nadir sayıların korunmuş olabileceği umudunu dile getiriyor. Bulgaristan'da yayınlanan Osmanlıca gazeteler Türkiye'de de dağıtıldığından bazı nüshalar Türkiye'de saklanıyor, özellikle Hakkı Tarık Us Kütüphanesinde. Stoyan Şivarov 1920'li yıllarında Sofya'da yayınlanan Ahali gazetesinden Erzurum Üniversite Kütüphanesi'nde bile dört sayı muhafaza edildiğini belirtiyor. Söz konusu Ahali Gazetesi Bulgaristan'da Osmanlıca yayınlanmış en önemli gazetelerden birisi ve bütün nüshaları dijital ortama aktarıldı ve isteyen herkes bu gazeteyi inceleyebilir. Ülkemizde yayınlanan gazeteler konulu bir proje hazırladığını anlatan Stoyan Şivarov "Amacım gazeteleri tasnif etmek ve dijital şekilde göstermek. Çunkü bu ana kadar oldukça ilgi çekiyorlar bu gazeteler, ancak söylediğim gibi elimizde bir toplu katalog yok. Ben bu konu üzerinde çalışıyorum ve çalışmaya devam edeceğim. Ancak proje kabul edilirse daha kolay ve daha hızlı olacak." diyor. Şivarov'dan, 1878 yılından sonra birkaç yıl Bulgaristan'ın Resmi Gazetesi'nin bile Türkçesi yayınlandığını öğreniyoruz. Ülkemizde ilk Türkçe dergi 1915 yılında, çocuklara yönelik yayın 1921 yılında başlıyor. 2. Abdulhamid döneminde, Türkiye'den kaçıp Bulgaristan'a sığınanlar da Tarla, Hukuk, Islah, Müdafa-i Hukuk, Şark Rumeli, Feryat gibi gazeteleri çıkarmışlar. Balkan Harbi sırasında Türkçe yayınlanan birçok gazetenin yayını durmuş. Bulgaristan ile Türkiye'nin müttefik olduğu Birinci Dünya Savaşı sırasında gazetelerin yayınlanması hız kazanıyor ve savaş hakkında bilgiler veren Resimli Balkan gibi gazeteler de çıkmaya başlıyor. Stoyan Şivarov, Hristiyan misyonerlerin de Bulgaristan'da Türklere yönelik birçok gazete çıkardığını anlatıyor. Örneğin 1936 - 1943 yılları arasında Hakikat Şahidi Gazetesi, Protestanlığı kabul eden bir Türk tarafından yayınlanmış. Türkiye Cumhuriyeti Latin alfabesine geçince ülkemizde yayınlanan birçok gazete de Latince harfleri kullanmaya başlıyor ancak Medeniyet, Hakikat Şahidi ve Havadis gibi gazeteler, 1943 yılına kadar Osmanlıca da yayınlanmaya devam ediyor.
Kelimek 13.07.2011 |
|---|---|
|
Bultürk, Türk İsimli Cumhurbaşkanı Adayıyla GeliyorBultürk Derneği, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Türk adayla katılacaklarını açıkladı. Dernek Başkanı Rafet Ulutürk, çeşitli siyasi partilerle konu hakkında fikir alış verişinde bulunduklarını belirterek, şimdilik adaylarının ismini açıklamayacaklarını vurguladı. 'Sadecu şunu söyleyebilirim. Göstereceğimiz adayın siyasi geçmişi temiz', dedi.
Kırcaali Bugün 13.07.2011 |
|---|---|
|
BULGARİSTAN TÜRKLERİ'NİN GELECEĞİNİ KİM PLANLAYACAK?Çözüm önerisi- Bulgaristan Türkleri'nin temsiliyyeti Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi'nde temerküz etmesi siyasal alanda gelişme göstermelerine karşılık eğitim, din ve sosyokültürel alanlarda geri kalma, gelişememelerine sebep olmuştur. Bir nevi siyaset alanı ve aktörleri diğer alanların önüne set çekmiştir. Bu olumsuzlukları olumluya ve gelişme istikametine çevirmek Bulgaristan Türkleri'nin bir azınlık sivil toplumu olarak örgütlenmeye gitmeleriyle mümkün olacağını düşünmekteyim. Bulgaristan Türkleri her yerleşim biriminden gönderecekleri temsilci / delegelerle BULGARİSTAN TÜRKLERİ AZINLIK ŞURASI oluşturmalı, bu şura azınlığın meselelerini görüşüp tartışmalı bir tüzük ve yönetim kabul ederek / seçerek Bulgaristan Türkleri Azınlık Yürütme Kurulu oluşturulmalıdır. Pek tabii bu kurulun bir Başkanı da olacaktır. Bütün Bulgaristan Türklerini kapsayacak olan bu teşkilat eğitim, kültür – sanat, siyaset ve sosyal alanda azınlığın ihtiyacı olan kurumları tesis ederek kimlik ve benliğini koruma ve geliştirme yolunda hizmet sunmalıdır. Eğitim alanında, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türk kültürünü de öğretecek olan özel lise ve bir üniversite kurulmalıdır. Kültür-sanat alanında, din, dil, basın-yayın, sinema ve tiyatro gibi sahalarda hizmet verecek bir Türk Kültür Merkezi tesis edilmelidir. Siyaset alanında, anayasal ve kanunlar nezdinde Bulgaristan Türk Azınlığın hak ve hukukunu koruyacak bir siyasal partiye de sahip olmalıdır. Buraya bir parantez açalım ve Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi'nin Genel Başkanı Ahmed Doğan'ın iki yıl suskunluktan sonra 19 Mayıs 2011 günü Kırcaali ilinin Cebel ilçesinde basına verdiği beyanatı bir inceleyelim. Bu basın toplantısında Ahmed Doğan, Borisov hükümetinin gidişatını değerlendirmiş, erken seçim öngörüsünde bulunmuş, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine görüşlerini serdetmiştir. Parti olarak destekleyecekleri cumhurbaşkanın "diyaloğa açık, ulusal vizyona sahip, uluslararası arenada saygın, Avrupa Birliği gereksinimlerini karşılayacak bir profilde" olması gerektiği üzerinde durmuştur. Görülüyor ki, Ahmed Doğan Bulgaristan devletinin geleceği ve bekâsı için fikir üretmiş, seçilecek cumhurbaşkanının kendisine göre taşıması gereken özellikleri dile getirmiştir. Onun konuşmalarında Bulgaristan Türklerinin veya Müslümanlarının eğitim, kültür, ekonomi ve tabii ki siyasi geleceğine dair bir fikir bir planlama görmek mümkün değildir. Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin klişe cümlesi "Soya dönüş süreci bitmedi, biz sizin haklarınızı savunuyoruz ve savunacağız"dır. Bu partinin yöneticileri 20 yıldır kendi seçmenleri üzerinde korku politikası uygulamışlardır. 8 yıl iktidar ortağı oldukları zamanda bazı camilerimizi tamir ettirmek dışında müsbet olarak yaptıkları bir iş yoktur. Bu da"sellerden zarar görmüş kilise ve camilerin tamir ettirilmesi" şeklinde olmuştur. Hasbel kader bu 8 yıl zarfında Sofyada bulundum, benim görebildiğim bu. Görmediklerimiz, bilmediklerimiz elbette olabilir, keşke parti içinden yetkililer kamuoyuna "HÖH İktidarında Bulgaristan Türklerine ve Müslümanlarına Yapılan Eğitim ve Kültür Hizmetleri" başlığıyla bir kitapçık yayınlasalar da bizi bilgilendirmiş olsalar. Sosyal alanda, kurulacak bir yardımlaşma vakfı ile öğrencilere burslar, ihtiyaç sahiplerine yardım, bayram günlerinde şenlikler, yağmur duaları ve benzeri sosyal kaynaşmayı sağlayacak faaliyetler yapılacaktır. Bu teşkilatı şemayla ifade edecek olursak:
Acizane kanaatimce, siyasetin sultasından kurtulup eğitim ve kültür meselelerimizi öncelediğimiz sürece kendi kaderimize sahip çıkabiliriz. Ve görüyorum ki, Anavatanımız Türkiye'nin de himaye ve yardımlarıyla bu yola girmiş vaziyetteyiz. Bizi karanlıkta bırakmak isteyenler güneşin doğuşunu engelleyemeyecektir.
1 Bu projede HÖH işte bu noktada bulunmaktadır. Yani parti azınlığın yönetim organı / belirleyicisi değil siyasal
alanda azınlığa hizmet veren bir araç konumundadır.
Bulgaristanalperenleri 13.07.2011 |
|---|---|
|
RUSE'DEN YENİ ALTERNATİV VE REFORMLAR HAREKETİ BAŞLATILDIÇoğunluğu Bulgaristan Türklerinden oluşan genç ve eğitimli bir grup, dün Ruse'deki Riga Oteli konferans salonunda dostane bir atmosfer ortamında ilk toplantısını gerçekleştirdi ve yeni bir siyasi ...oluşumun doğuşunu müjdeledi. Katılımcıların birçoğu Facebook sosyal paylaşım sitesindeki "DAR - Dvijenie za alternativa i reformi" ( "ARH -Alternativ ve reformlar hareketi") grubundan tanışıyorlar. Edinilen bilgilere göre, şimdilik kendilerinin belirlenmiş liderleri yok, ayrıca eski ve tanınmış siyasileri aralarında görmek istemiyorlar.Tek gayeleri temiz bir siyaset ve toplum içinde yaşamak. Diğer dikkat çeken husus,Türklerin yanı sıra bu yeni oluşumda başka etnik grup temsilcilerinin de katkı payıdır. Telefon bağlantısı kurduğumuz,ev sahibi konumundaki Sanie Sütlü, "Kırcaali Bugün" gazetesi okuycuları için şu kısa demeci verdi; "Bu ilk toplantımız güzel bir insancıl ve siyasi olaya dönüştü. Ülkemizin birçok köşesinden, katılımcılar kendi kısıtlı olanakları sayesinde Ruse'ye ulaştılar. Salonu dolduran genç yüzler bizleri çok mutlu etti ve gelecek için umutlandırdı. Diskusyonlarımız birkaç saat sürdü,aldığımız kararlara bakılırsa bizler artık daha büyük azim ve hırsla siyasi mücadelemize devam edeceğiz. Ezilmiş ve sömürülmüş Bulgaristan Türkünün bağımsız sesi ve ümidi olarak siyasi arenada yeni alternativler sunmaya devam edeceğiz, Bulgaristan toplumundaki reformlara ve demokratikleşmelere dönük katkılar sağlayacağız. Aynı zamanda eski totaliter güçlerin uzantılarını aramızdan uzaklaştırma mücadelemiz amansız bir şekilde devam edecektir. En yakın zaman diliminde Alternativ reformlar hareketi ismindeki sivil toplum örgütümüzü hayata geçireceğiz ve önümüzdeki siyasi seçimlere katılacağız."
Mümin Topçu 13.07.2011 |
|---|---|
|
Müslümanların Hakları ÇiğneniyorBulgar Heslinki Komitesi Başkanı Krasimir Kınev'e göre azınlıklar, hakları konusunda bilgili değil. - Bulgar Helsinki Komitesi'nin 2010 insan hakları raporunda insan hakları konusunda ülkemizde eğilimlerin iyi olmadığı belirtiliyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? - Eğilimler iyi değil. Ancak bazı hususlarda eğilimler özellikle kötü. Bunlardan birisi de Bulgaristan'daki Müslümanların haklarıyla ilgili. Bu haklar, 2010 yılında demokrasiye geçiş döneminde bile ihlal edilmeyen şekilde çiğnendi. Adliyenin Müslümanların büyük çoğunluğu tarafından seçilmiş bir Baş Müftünün kaydını rededip Müslümanlar tarafından kabul edilmeyen Nedim Gencev'i dayatmasından söz ediyorum. Bu din, özgürlüğü hakkının ihlalidir, yani Müslümanların istemedikleri, dışarıdan dayatılan bir dini lideri olması. - Ancak Başmüftülük seçiminin, yürütlükte olmayan bir tüzüğe göre yapıldığı iddia ediliyor. - Evet, tabi, 1996 yılında kaydedilmiş, o zamanki hükümet tarafından kaydedilmiş bir tüzüğe göre. Mahkeme, Başmüftülük idaresini tescil ederken konferansın usule göre düzenlenip düzenlenmediğini titiz bir şekilde kontrol ediyor ve Mustafa Aliş Hacı'nın tüm konferanslarının kaydını reddediyor. Ancak 1996 yılında böyle bir şey yoktu, o zaman dinler Bakanlar Kurulu tarafından kaydediliyordu. O zaman hiçbir kontrolden geçirilmiyordu. Yeni Dinler Yasası ancak 2003 yılından beri yürütlükte. 1996 yılında Nedim Gencev kayıt başvurusu yaparken bu konferansın nerede düzenlendiğini hiçkimse bilmiyordu. Bu da mahkemenin tam bu tüzüğün geçerli olması yolunda kararını daha da absürt yapıyor. Zira mahkeme, nasıl düzenlendiği bilinmeyen Gencev'in bu konferansında kabul edilen tüzüğü geçerli kabul ediyor, çünkü bu konferansın kaydına itiraz edilmemiş, niye edilmemiş çünkü 1996 yılında düzenlenen o konferansının nerede düzenlendiğini hiçkimse bilmiyor. Daha da saçma olanı ise Sn. Gencev'in Şurasının üyelerinin yarısından fazlası şu an itibarıyla hayatta olmadığından aslında hiçbir karar alma yetkisi olmayan bir yönetim kaydedildi. Neticede Müslümanların lideri, tüm Müslümanların kabul etmediği bir kişi oldu. Bu da Müslümanların hakları sorunlarından birisi, belki de en ağır sorunlarından birisi. Ancak başka sorunlar da vardı – güvenlik servislerinin Rodoplar'da düzenlediği operasyonlar. Bu operasyonlarla, medyaların duyurduğu gibi 30 çuval dini kitaplara el konuldu, evlere, ofislere girilerek. Operasyon aslında Müslümanları korkutmaya yönelikti. Operasyonların sonuçlarını bugün hala bilmiyoruz. Kaç kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu da bilmiyoruz. Bu operasyonun, El Kaide, Müslüman fundamentalistler çekirdekleri takip edilmek için düzenlendiği açıkladı. Geçen sene ekim ayında düzenlenmiş olmasına rağmen biz, kimlerin Müslüman fundamentalistler olduğunu, niye istinaden suçlandıklarını, Müslüman fundamentalistliğinin ne olduğunu bugun hala bilemiyoruz. Yani bu, 89 değişimlerinden bugüne kadar düzenlenen en kapsamlı bir korkutma operasyonuydu, bu operasyon neticesinde insanların özel yaşam hakkı, din özgürlüğü hakları çiğnendi. - Olanları Avrupa nasıl karşılıyor? - Birçok Avrupa ülkesinin, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın raporuna istinaden Amerika'nın da, Bulgar hükümetinin 2010 yılındaki bu hareketlerinden çok endişeli olduğunu düşünüyorum. ABD de dahil birçok ülkenin bu olayları, 2010 yılında en büyük insan hakları ihlali olarak değerlendirdiğini düşünüyorum.
- Müftülük için böyle bir kayıt rejimi gerekli mi, Kilisedeki gibi olamaz mı?
- Fakat Kilisedeki rejim farklı değil mi?
- Ama neticede Bulgaristan'da birkaç müftülük olabiliyor.
- Fakat böyle birkaç Başmüftülük olabilir. Bu doğru mu? Ki Müslümanlar hep aynı. - Ama aynı değil ki. Aynı Müslümanlardan söz ediyorsak onlar istediği kişiyi seçebilmeliler. Fakat başka Müslümanlar varsa, aynıları değil, belli idareyle birlikte olmak istemeyen başka Müslümanlar, onların kendi müftüsünü seçme hakkı vardır ve devlet bu müftüyü kaydetmelidir. Üstelik, Strasburg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, belli müftülükten ayrılan Müslümanların camilere girebilme ve ibadetlerini yerine getirebilmeleri için vakıf mülklerinin bir kısmına hakkı olduğu yönünde karar verdi. Müslümanların ibadetlerini camileri olmadan yerine getirebileceğini düşünemeyiz. Bunu da Bulgar yasası sağlamalıdır, ancak şu anda bunu sağlayamıyor ve bir dinin yalnız bir yöneticisi olabildiğini söylüyor, ayrılan ise bir hiç oluyor. Benim müftülük yetkilileriyle, devlet yetkilileriyle birkaç görüşmelerim oldu ve eğer bir din yöneticisinin kaydı olması gerekiyorsa bu kaydın cami encümeni seviyesinde olması gerektiği görüşünü dile getirdim. Tüzel kişiler cami encümenleri olmalıdır ve vakıf mülkleri cami encümenlerin elinde olmalıdır, çünkü tarihsel olarak da biliyoruz ki bağışta bulunan Müslümanlar, mülkleri müftülüğe değil, kendi camilerine bağışlıyorlarmış ve mülk sahiplerinin onların olması çok doğaldır. Bundan sonra cami encümenleri isterlerse bir Baş Müftüyle olurlar, isterlerse başkasıyla. Böylelikle de kimin Baş Müftü olacağı tartışması gerekliliği de ortadak kalkacak, çünkü şu anda tartışma aslında vakıf mülklerinden dolayı. Mülkler, asıl sahipleri olduğu camilere gidince "Baş Müftü kim olsun" sorusu kendiliğinden ortadan kalkacak. - Azınlıklar, kendi haklarının ne kadar iyi biliyor, haklarını isteyebilyor mu? - Bu çok ciddi bir sorun. Bu soruna, devletin azınlıklara haklarını izah etme taahhütü de dahil. Azınlıklar hakları konusunda pek de bilgili değil, ancak devlet de anlatmak için yeterince çaba sarfetmiyor. Diğer husus – azınlıklar haklarını isteseler bile devlet ne kadar verecek ve ne kadar onları garanti altına alacak, bu da çok ciddi bir sorun. - Bu soruna anadilini kullanabilme de dahil. - Bulgar mevzuatı uluslararası hukukla uyumlu değil, burada yalnız Çerçeve Anlaşmadan söz etmiyorum. Örneğin, Avrupa İnsan Hakları Anlaşması, ceza davalarında Bulgarca bilmeyenlere ücretsiz tercüman temin edilmesini hükmediyor. Bulgar ceza hukuku ise, kişinin mahküm edilmesi durumunda tercüman masraflarını da ödemesini hükmediyor. Bu İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır. Çerçeve Anlaşmaya gelince eğitim konusunda, azınlıklar ya anadilini öğrenebilir ya da anadilinde eğitim alabilir, diyor. Bulgar devleti, en fazla anadili eğitimi verilebileceği fikrini benimsemiş. Fakat Eğitim Yasası, anadili eğitimi hakkı verilmesi konusunda çok yüksek standart, başvuruda bulunması gereken yüksek bir veli sınırı belirlemiş. Anadili dersleri için 12 ebeveynin başvuruda bulunması gerekiyor, ki bu çok yüksek bir sınır. Yalnız Türk veya Roman azınlığının bir yerleşimde yoğun olduğu durumlarda yerine getirilebilen bir şart. Sıradan bir okulda bir Türk veya başka birisinin anadilini okumak istemesi durumunda 12 dilekçe toplanmazsa bu çocukların anadilini okuma şansı yok. Ve devlet hiçbir alternatif sunmuyor. Türk azınlığında anadili eğitimi nispeten yüksek düzeyde. Sürekli azalsa da, örneğin Romanlardaki duruma nispeten yüksek bir düzeyde. Romanlarda anadili eğitimi olup olmadığı bilinmiyor. Devlet olduğunu iddia ediyor, ancak benim Bulgaristan'ın herhangi bir yerinde okunduğuna dair şüphelerim var. Diğer azınlıklarda durum ise felaket. Makedonlar gibi bazı azınlıklar ise devlet tarafından tanınmıyor ve burada bırakın anadili eğitimini, onlara dernek kurma imkanı tanınmıyor, Bulgar mahkesince tanınmış tek bir Makedon dernek yok. Yani Bulgar devleti bu konuda, Azınlıkları Koruma Çerçeve Anlaşması'nın asgari şartlarının çok altında. Devlet idaresinde anadilini kullanma konusu da aynı durumda. Türklerin yoğunlukta olduğu bir şehir veya köyde idarede çalışan da Türk, hizmet almaya giden vatandaş da Türk, ancak Türkçe konuşma hakları yok, idari hizmetler Bulgarca olmalıdır – işte böyle absürd durumlar da var. Mahkemelerde de aynısı – Türklerin yoğun olduğu bölgelerde hakim de Türk, savcı da Türk, zanlı da Türk, duruşmalar ise hiçbirisinin anadili olmayan bir dilde yapılıyor. - Bu durumun değişmesi mümkün mü? - Değişmelidir, çünkü aslında idare halka hizmet etmek içindir, kimseye hizmet etmeyen, vatandaşlara uzak olan soyut ilkelere dayanmamalıdır. Ancak Bulgaristan'da değişmesi zor, milliyetçi yaklaşımlardan dolayı. Değişmesi uzun yıllar alacak. - Etnik ve dini azınlıklar dışında diğer azınlıkların durumu ne? Ülkemize gelen yabancılar burada hiç özürlü olmadığını düşünüyor. Özürlüler evlerinde durduğundan onları sokaklarda göremiyorlar. - Evet. Evlerinde duruyorlar. Çünkü burada binalar, evler özürlü vatandaşlara kolay olacak şekilde hazırlanmış değil. Ruh hastalarının durumu ise felaket, onların haklarını kullanma ve isteme imkanları da yok, haklarının çiğnendiğini farkına bile varamıyorlar. Bundan dolayı da onların hakları çok çiğneniyor. Hele hastanelerde kapalı tutulanların durumu özellikle çok acıklı. - Çocukların da. - Tabi, çocukların da. Yurtlarda bakılan ruh hastası çocukların haklarıyla ilgili bir girişimimiz oldu. Yurtlarda son 10 yıl içerisinde 238 çocuk ölmüş. Savcılıktan soruşturma yapmasını talep ettik. Savcılıkla ortaklaşa soruşturmalar yürüttük. Ancak bu soruşturmalar biraz hantal yürütülüyor, neticelerini tahmin etmek zor.
13.07.2011 |
|---|---|
|
650. Kırkpınar Yağlı Güreşlerine
|
|---|---|
|
Gençlere Yönelik Eleman Yetiştirme Kursları İstanbul'da Başladı Yedi yıldan beri Şumnu Kültür Evi Derneği Başkanı Nurten Remzi Gençlere yönelik Türk Kültürü ile ilgili eğitim Programları gerçekleştiriyor. Eleman Yetiştirme Programlarına şimdiye kadar Eski Cuma, Varna, Rusçuk, İsperih, Glavinitsa ve başka yerlerden gençler katıldı. İlk kez Şumnu’da 2004 yılında Rumeli Oyunları Kursu düzenlendi. Daha sonra Kubbealtı Vakfı, Bakırköy Halk Eğitim Evi, Şerkezköy halk Eğitim Evi, Balıkesir Belediyesi ve başka kurumlar destekleri sayesinde çocuk ve gençler Türk sanatı, Türk edebiyatı, Türk tarihi, Türk el işleri, Türk Müziği ile ilgili bilgi aldı. Bilindiği gibi 1989 göç olaylarından sonra Bulgaristan’da Türk azınlığı kültürü ile ilgili uzman, öğretmen, müzisyen, koreograf ve başka ders verecek elemanlar yok denecek kadar az kaldı ve ne yazık ki bugün de hala bu konu ile ilgili büyük ihtiyaç var. Şumnu Kültür Evi Eleman Yetiştirme Programı Kursları sayesinde kültür kurumunda çok ekipler ve orkestralar kuruldu, hatta başka köy ve kasabalara bu konuda destek verildi. Müzik Öğretmeni Yaşar Özkan katılan kursiyerlere saz, davul ve zurna çalmayı öğretince Şumnu Kız Saz OIrkestrası ve Şumnu Davul Zurna Ekibi kuruldu ve çalışmaktadır.
Mozaikhaber 06.07.2011 |
|---|---|
|
Sabahattin Ali'nin Sanatının Güncelliği Sempozyumu02 ve 03 Temmuz, Varna'nın Çerno More oteli Salonunda Sabahattin Ali'nin Sanatının Güncelliği konusu olan sempozyum, Varna, Sabahattin Ali Okumaevi tarafından gerçekleşti. Önce Sabahattin Ali Okumaevi Başkanı Rüstem Aziz açılış yaptı ve misafirleri tanıttı – Varna Belediye Meclisinden Yankov, T.C. Burgas Başkonsolosluğu temsilcileri Nihal Sarıöz ve Korkut Yirmibeş ve Bulgaristan'da faaliyet gösteren birçok şair, yazar, gazeteci, öğretmen ve kültür kurumları temsilcileri. Sunum yapanlardan Holanda'dan gelen emekli öğretmen ve yazar Murat Tuncel Sabahattin Ali'nin eserleri ve hayatı hakkında anlatımda bulunduktan sonra, Şumnu Kültür Evi Başkanı Nurten Remzi ve Ardino'dan gelen edebiyat öğretmeni Selahattin Karabaşev Seabahattin Ali, onun döneminden Nazım Hikmet ve onların yaratıcılık ve hayat özellikleri ile sunumlar yaptılar. .Programa renk katan müzisyen Nejdet Ahmet'in yönetiminde olan folklor grubu gösterisi oldu. Ayrıca oğlu Nejdan ve solist kızı Behice ile birlikte güzel Kamçı boyu türküleri sundular.
Mozaikhaber 06.07.2011 |
|---|---|
|
Devlet, Bulgaristan Göçmenine Verdiği Arsayı
|
|---|---|
|
Türk Öğrencilerinin Problemleri Masaya YatırıldıBulgaristan Başbakanlık danışmanlarıyla görüşen Türk ve Bulgar Üniversite Öğrenciler Derneği Başkanı Serdar Kızıldağ, Türk öğrencilerin sorunlarını aktardı. Dört madde altında sıralanan probemlerin başında Türkiye'nin otomatik olarak Bulgaristan diplomalarını tanımaması ve mezun olanları denklik sınavına tabi tutması yer alıyor. Bu konuda Bulgar yetkililerden destek isteyen öğrenciler, diğer bir sorun olarak da, acil sağlık müdahalelerinde kendilerinden çok yüksek fiyat istendiğini dile getirdi. "Biz bu konuda acil olan tıbbi yardımlarda sigorta yerini tutacak bir rakam ödemeyi de kabul ediyoruz. Mesela her üniveriste bunu dönem ücretlerine dahil edebilir." diye konuşan Kızıldağ, konuyla ilgili Başbakanlık danışmanlarından anlayış gördüklerini ve problemin çözümüyle ilgileneceklerini belirtti. Kızıldağ ayrıca, üniversitede okumak isteyen yabancı öğrencilerin Bulgarca hazırlık kursunun, vize işlemleri ve onayların uzun sürmesinden dolayı kısaldığını ve bu yüzden bu kursun uzatılmasından yana olduklarını aktarıyor. Söz konusu sorunlar, Bulgaristan'da okuyan yaklaşık 7 bin Türk öğrencisini ilgilendiriyor. Kızıldağ'a, üniversiteden gümüş madalya ödülü Serdar Kızıldağ, Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Marin Hristov, tarafından gümüş madalya ile ödüllendirildi. Üniversitenin gelişmesine genel katkısından dolayı verilen ödül ilk kez bir Türk öğrenciye layık görüldü. Prof. Hristov, Kızıldağ'ın sadece kendisinin eğitim gördüğü fakültede değil, genel itibarıyla öğrencilere karşı gösterdiği yardımlarından dolayı da bu ödülün verildiğini belirtti. 6 yıldır Bulgaristan'da Endüstri Mühendisliği'nde eğitim gören Kızıldağ, şu anda mastır tezini hazırlıyor. Verilen ödülden mutlu olduğunu ve çalışmanın bir neticesi olduğunu belirten Kızıldağ, mastır sonunda Teknik Üniversite'de doktora yapmayı planlıyor.
Beynur Süleyman, Sofya 06.07.2011 |
|---|---|
|
Yüksek Petrol Fiyatları Enerji Fiyatlarını ArtırdıGünlük hayatta kullandığımız temel enerji kaynaklarının ücretleri temmuz ayından itibaren yükseldi. Temmuz ayı itibari ile doğalgaz, kalorifer ve elektrik ücretleri çeşitli oranlarda yükseldi. 1 Temmuz'da kalorifer fiyatları en fazla yüzde 8, doğal gaz ücretleri yaklaşık yüzde 5 ve elektrik fiyatları ise ortalama yüzde 2 arttı. Konut elektriğindeki artış yüzde 2, sanayi elektriğindeki artış ise yaklaşık yüzde 5 dolayında oldu. Gece kalorifer kullanılmasını hedefleyen elektriğin gece tüketim fiyatının artırılması önerisi reddedildi. Devlet Enerji ve Su Düzenleme Komisyonu, doğalgaz fiyatlarının artış sebebini petroldeki yüksek fiyatlar ve dolar euro kur farkının fazla olması, elektrikteki artışların sebebini ise yeşil enerji kotasının artırılması olarak gösterdi. Aynı gerekçeler kalorifer fiyatlarının artırılması için de geçerli. Böylece, 1,5 yılda doğalgaz ücretleri yüzde 34,8 oranında artmış oldu. Elektrik fiyatları ise krizden dolayı iki yıl değişmemişti. Komisyon Başkanı Angel Semerciev, bundan sonra enerji fiyatlarının istikametlerin sadece yükseliş olacağını ve bu yılın düşük artışların yapıldığı son yıl olacağını dile getirdi. Elektrikte daha sonra yapılacak artış sebeplerinden bazılarının yeşil enerji kotasının artırılması, uzun süreli elektrik alım anlaşmalarının imzalanması ve kömür ile çalışan kalorifer şirketlerinin 2013'ten sonra alacakları karbondioksit kota fiyatlarının artırılması olduğu belirtildi. Kalorifer fiyatlarının artmamasının mümkün olmadığını kaydeden Semerciev, gaz fiyatlarının iki yılda yüzde 9,3 oranında arttığını belirtti. Temmuz ayından itibaren gazın bin metreküp fiyatı 557 leva oldu. Elektrikte en yüksek artış yüzde 1,92 ile E.ON şirketi tarafından Kuzeydoğu Bulgaristan'da yapıldı. Güneydoğu Bulgaristan'daki elektrik dağıtım şirketi EVN ise fiyatlarını ortalama yüzde 1,9 oranında arttırdı. Ülkenin batısındaki elektrik dağıtımını yapan CEZ ise elektriği ortalama yüzde 1,89 olarak arttırdı. Kalorifer fiyatlarındaki en fazla artış yaklaşık yüzde 8 ile Varna'da, yüzde 6,76 ile Plovdiv'de yapıldı. Burgas'da kalorifer ücretleri yüzde 5,5 artarken Sofya'da yüzde 4,5 oranında yükseldi. Eurostat: En ucuz elektrik Bulgaristan'da Eurostat, Avrupa ülkelerinde 2010'un ikinci çeyreğinde yapılan elektrik ve doğalgaz artışlarını açıkladı. 2010'un ikinci çeyreğinde Avrupa'da elektrik fiyatları yüzde 5,1; doğal gaz fiyatları ise yüzde 7,7 oranında artış gösterdi. Verilere göre, en ucuz elektriğin 100 kilovat saati 8,30 euro ile Bulgarstan'da olduğu belirtildi. Bulgaristan'ı 10 euro ile Estonya, 10,5 euro ile Romanya izliyor. En pahalı elektrik ise 27,1 euro ile Danimarka'da, 24,4 euro ile Almanya'da, 20,2 euro ile Kıbrıs'ta ve 19.7 euro ile Belçika'da kullanılıyor. Avrupa'da elektriğin ortalama fiyatının 17,1 euro olduğu kaydedildi. Doğalgaz ise en ucuz ülke 7,70 euro ile Romanya. Bu ülkeyi 11,1 euro ile Estonya, 11,7 euro ile İngiltere izliyor. En pahalı doğalgazı ise 30,3 euro ile İsveç ve Danimarka, 21,9 euro ile İtalya kullanıyor.
Zaman Bg 06.07.2011 |
|---|---|
|
70 Yaşındaki Halibram Bekir,
|
|---|---|
|
Asgari Ücret 270 Levaya YükseliyorBakanlar Kurulu asgari ücretin 1 Eylül'den itibaren 240 levadan 270 levaya yükseltilmesini kararlaştırdı. Böylece net gelir 24 leva artarak 211 levaya yükseldi. Asgari ücretin yükselmesi otomatik olarak 54 çeşit ödemeyi de artırmış olacak. Aile doktorlarına muayene başına ödenen ücret 2,70 leva, hastanede bir gece kalma ücreti 5,40 leva olacak. Engelli çocuklara verilen aylık yardım 189 leva, 2 yaşına kadar çocuklara bakanlara verilen aylık ücret 270 leva, gönüllü ailelere verilen aylık ücret 351 leva olmuş olacak. Ayrıca devletin verdiği çeşitli yardım miktarları da yükselecek. Asgari ücretin artışı ile ek 15 milyon leva maliyet ortaya çıkacak. Bu miktarın yarısı asgari ücretle çalışan merkez bütçeden bağımsız olan kurumlara verilecek. Maliye Bakanı, belediyelerin gerekli personel azaltılmasını yapmadıkları için asgari ücret farkının belediyelere verilmeyeceğini kaydetti. İş dünyası ise, asgari ücretin yükselmesinin kayıt dışı ekonomiyi arttıracağı uyarısında bulunuyor. KNSB, 1 Ocak'tan itibaren asgari ücretin 290 leva olmasını istiyor. Asgari ücrete bağlı bazı ödemelerin ise 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren kaldırılması planlanıyor. Bu düzenlemeyi öngören yasa teklifinin ekim ayı sonuna kadar hazır olması bekleniyor. Maliye Bakanı Simeon Dyankov, asgari ücretin artışına bağlı olarak 18 ödemenin asgari ücrete bağlı olarak kalmaya devam etmesi gerektiğini savundu.
Mozaikhaber 06.07.2011 |
|---|---|
|
Gurbetçiler İçin Türk Kızılay İle Bulgar Kızılhaç'tan İşbirliğiKızılay ile Bulgar Kızılhaçı, Türkiye'ye gelen gurbetçiler başta olmak üzere Bulgaristan güzergahını kullanarak Kapıkule'den giriş yapanlara, bu yıl da sağlık ve su hizmeti verecek. Türk Kızılayı Edirne Şubesi Başkanı Metin Kıray, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kısa bir süre sonra Bulgaristan'da Kaptan Andreeove Sınır Kapısı'na iki kilometre mesafede bulunan istasyonda sağlık hizmeti ve su dağıtım çalışmasına başlanılacağını ifade ederek, şunları söyledi: ''Geçtiğimiz yıl Bulgaristan Kızılhaçı ile koordineli olarak başlattığımız çalışma olumlu karşılandı. Gurbetçiler kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldı. Bulgaristan tarafında oluşturduğumuz istasyon gerekli fiziki koşullara sahip bulunuyor. Burasını yıl boyunca yaz sezonunda kullanmak için kiraladık. Şimdi çalışmaları başlatacağız. Genel merkezimizden başlama yazısını bekliyoruz. Bulgar Kızılhaçı ile geçen yıl olduğu gibi koordineli çalışacağız. Ancak bütün masrafları yine biz karşılıyoruz. Bu yıl hizmetle ilgili yetkiyi genel merkez bize verdi. Bulgaristan'daki istasyonda 3 ay süreyle görev yapacak Bulgar ve Türk görevlileri belirleyeceğiz.'' Kıray, geçtiğimiz yıl gurbetçiler ve güzergahı kullanan diğer yolcular için 260 bin liralık bir harcama yapıldığını, çok sayıda kişiye zehirlenme, tansiyon, yaşlılık ve çocuk hastalıkları ile ilgili sağlık müdahalesinin yanında, 60 bin şişe suyun dağıtımının güzergahta ve Bulgaristan'ın Kaptan Andreeove Sınır Kapısı'nda yapıldığını bildirdi. Amaçlarının sadece gurbetçilere değil tüm insanlara yardım etmek olduğuna dikkat çeken Kıray, ''Bulgaristan'daki istasyonda Kızılay ve Kızılhaç bayrakları bir arada dalgalanıyor. İstasyonda görevli sağlık ekiplerince başvuran herkese 24 saat hizmet veriliyor. Güzergahta otomobil ve motosikletle su dağıtımı yapılıyor. Sıcaktan bunalanlar soğuk suyu görünce biraz olsun ferahlıyor'' dedi. Geçtiğimiz yıl 1 Temmuz'da hizmete giren istasyonda 24 saat acil sağlık hizmeti, ambülans, tuvalet, abdest alma ve mescit hizmeti sunuluyor. İstasyondan soğuk su dağıtımı da aralıksız yapılıyor.
Kircaalibugun 06.07.2011 |
|---|---|
|
Balkan Ülkeleri Medya Kurluşlarının Kalbi Bursa'da AtacakBalkan Ülkeleri Medya Forumu: Balkanlar'da Kalıcı Barışın Tesisi İçin Gerekli Enstrüman Olarak Medya", Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da katılımıyla 2-3 Mayıs tarihlerinde Bursa'da yapılacak. Başbakan Yardımcısı Arınç'ın himayesinde, Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanlığınca düzenlenecek Forum, Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Balkan ülkelerinden kamu ve özel medya kuruluşlarının üst düzey yöneticileri ve temsilcileri ile siyasetçi ve akademisyenlerin katılacağı Forum, 2 Mayıs Pazartesi günü ülke tanıtım şenliği ile başlayacak. Arınç ve Davutoğlu'nun yanı sıra Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, SAM Başkanı Prof. Dr. Bülent Aras, Bursa Valisi Şahabettin Harput ve Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin açılış konuşmalarının ardından "Balkanlarda Medyanın Genel Görünümü' konulu ilk oturum yapılacak. Başbakan Başmüşaviri, Kamu Diplomasisi Koordinatörü Doç. Dr. İbrahim Kalın'ın açılış konuşmasını yapacağı oturumun "Demokratik Barış ve Medya" konulu ilk bölümünde, Türkiye adına Prof. Dr. Yasin Aktay, Sabah Gazetesi Köşe Yazarı Nur Batur, Yunanistan'dan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu Üyesi ve gazeteci Nikos Megrelis, Bulgaristan'dan 24 Chasa Gazetesi Dış Politika Muhabiri Georgi Milkov, Romanya'dan da Nine O'Clock Genel Yayın Yönetmeni Gabriela Bogdan, değerlendirmelerde bulunacak. "Demokratikleşme Süreci, Çok Kültürlülük ve Medya" konulu ikinci bölümde ise Türkiye adına Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi, Sinema Sanatçısı Erdal Özyağcılar, Hırvatistan'dan Novi List Gazetesi'nden Luko Brailo, Sırbistan'dan Politika Gazetesi Dış Politika Yorumcusu Bosko Jaksic, Karadağ adına Pobjeda gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Srdjan Kusovac, birer konuşma yapacak. "Avrupa Birliği Üyeliği Çerçevesinde Medya" konulu ikinci oturumunun "AB Üyelik Süreci ve Medya" başlıklı ilk bölümünde Türkiye'den Vatan Gazetesi Köşe Yazarı Cengiz Aktar, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Timur Kırgız, Makedonya'dan Üsküp Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasna Baçovska, Slovenya'nın Dnevnik Gazetesi'nden Ervin Hladnik Milharcic, Karadağ'dan Vijesti Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mihailo Markoviç, bilgiler aktaracak. İkinci günde Bulgarşstan'dan TV7 Televizyonu Program Yapımcısı Emil Koşlukov'un da konuşma yapması bekleniyor.
AA 06.07.2011 |
|---|---|
|
Bulgaristan ile Rusya,
|
|---|---|
|
Emirköy'de Köyümün BayramıSilistra ilimizde spor bayramlari devam ediyor. Bu defa Glavinitsa belediesi Emir köyü (Suhudol)köyünde geneleksel ''Köyümün Bayramı'' bölgeden spor sevenler çok heycanlı ve güzel anlar yaşadı. Suhudol muhtarlığı ve Glavinitsa belediyesinin düzenlediği etkinlikte atlama at koşulari ve güreşler yapıldı. Anaokul çocukların ve köy folklor grupları güzel türküleriyle seğirciyi coşturdu. Misafirlerin aralarında Millet Vekili Günay Sefer, Dulovo Beledie Başkanı Güner Ramis, Glavinitsa BMB Rasim Rafet ve Başkan Nasuf Nasuf vardı. Sporculara çeşitli ödüller verildi. Cafer Mehmet 06.07.2011 |
|---|---|
|
"Sevgi köprüsü " Projesi Kapsamında Bulgaristan'dan Gelen
|
|---|---|
|
Berlin Dünya Kültürleri Festivaline
|
|---|---|
|
'El Cezire Balkan' Yayına Hazırlanıyor.
|
|---|---|
|
Hollanda, Bulgar ve Rumenler İçin
|
|---|---|
|
Ülkemizdeki İşsizlik Oranı ArtıyorUlusal İstatistik Kurumu'nun açıklamasına göre, ülkemizde 2011 yılının ilk üç ayında işsizlerin sayısı 395 500 , işsizlik oranı ise yüzde 12'dir. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla işsizlerin sayısı 54 500, işsizlik oranı ise yüzde 1.8 arttı.
BNR 01.07.2011 |
|---|---|