Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

MOZAİK DERGİSİ - HABERLER

Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi,
130 Yaşını Kutladı

  23 Eylül 2011 tarihinde, Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi, 130 yaşını kutladı. Çok eski bir tarihe sahip olan kültür ocağı, Şumnu Gençlik Evi Salonu’nda saat 18.00’de düzenlenen  ve programın sunuculuğunu Nurten Remzi ve Cahide Ercan yapan gösteri programı ile kutlandı. Misafirleri selamlamaları ve orada bulunanları takdim etmenin ardından Deliorman’ın Adı Deli şiiri okundu.
  Kutlama progrmında misafir olarak Rus, Çingene ve Bulgarlar da yer aldı. Ayrıca Ermeniler Kiltir Kurumundan ve başka Okuma evlerinden tebrikler ve sepet sepet çiçekler geldi.
  Program iki bölüm olarak izleyenlere sunuldu. İlk bölümde, Şumnu Kültür Evi Kız Saz Orkestrası, Dere Geliyor Dere ve Yoğurt Koydum Dolaba türkülerini, grupta yer alan ve ritim tutan erkek üyeleriyle beraber seslendirdi. Destan Folklor Grubu, geçen yıl Balıkesir’de öğrendikleri o yöreye ait olan oyunu ve Deliorman oyunlarından Entarisi Ala Benziyor oyunlarını sergiledi. Solistlerden Mirel ve Hülya, Ay Oğlan, Tatarmısın ve Tiren Gelir Hoş Gelir türküleriyle izleyenleri coşturdu. Şumnu Belediye Başkanı Krasimir Kostov ve Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kültür Evi ziyaretinde onlara türkü söyleyen solist Şenay Sadık ve genç sazcı Sinan Sezgin, söyledikleri türkülerle programda sahne aldılar. Misafirlerin arasında Şumnu’nun en ünlü ve en yetenekli usta sanatçılardan Emel Tabak, Nargis ve Sıdika Ahmedova, bu önemli gecede izleyenleri değerli ve olağanüstü seslerini mahrum bırakmadı. Kültür ocağı daimi üyelerinden Kladenets köyü Muhtarı Hasan Üzeyir, kültür evi çalışanlarına ve üyelerine iyi dileklerini sundu, başarılarının devamını diledi ve bir türkü ziyafeti de o verdi. Programın ilk bölümü, Şumnu Davul Zurna Grubu’nun yaptığı davul, zurna ve güreş şovuyla sona erdi.
  İkinci bölümde, 130 yaşında olan Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi tarihçesi ve faaliyetlerini tanıtan, yaklaşık 40 dakikalık bir sinevizyon gösterisi sunuldu. Sinevizyon, büyük bir sabır, çaba ve emekle Nurten Remzi ve Cengiz Ercan tarafından hazırlandı ve büyük ilgi gördü.
  Kültür evi faaliyetleri durmaksızın devam ediyor. Geleneksel hale gelen Genç Kalemler Şiir Şöleni ve Çift Eğlence İkizler Bayramı en yakın zamanda yapılacak olan faaliyetleri Sinevizyonda da yer aldı.

 

Mozaikdergisi                                                                                                                               30.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İşsiz Razgrad Vatandaşları İngilizce Eğitim Almak İçin
Müracaatta Bulundular

  Razgrad’ta yaklaşık 300 işsiz vatandaş bölgesi işçi kurumuna İngilizce eğitim almak istediklerine dahi dilekçe sundular. İşçi kurumu bu yıl ‘Daha fazlasını başarabilirsin’ başlığı altında İngilizce eğitim programı hazırladı. Bu program sayesinde vatandaşların eğitim düzeyinin biraz daha yukarılara taşıyabilinmesi amaçlanıyor. Şu ana kadar dilekçe veren yaklaşık 300 civarındaki işsiz vatandaşların 67’si aşçı, garson ve inşaat işçisinden oluşuyor. İngilizce eğitiminden edinecekleri bilgileri mesleklerinde kullanmak isteyen vatandaşlar için bu program güzel bir fırsat oluyor. İngilizce eğitimine katılmak isteyenler müracaatlarını 30 Eylül saat 18,00’e kadar yapabilecekler. İngilizce eğitiminin farklı zaman dilimleriyle eğitim alacak olanların seviyelerine göre belirleneceği bildirildi. En uzun ders programının ise 900 saat olduğu öğrenildi.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                               30.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ulusal İstatistik Kurumu Verilerine Göre
Bulgaristan’da İşsizlik Oranında Artış yaşandı 

  Ülkemizdeki işsizlerin sayısı, yılın ikinci üç ayında 370 bin , işsizlik oranı ise yüzde 11.2 oldu. Ulusal İstatistik Kurumu’nun Bulgaristan’daki kilit göstergeler üzerine gerçekleştirdiği araştırma 30 Eylül tarihi itibarıyla bunu gösterdi. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla işsizlerin sayısı 28 bin, işsizlik oranı ise yüzde 1.2 arttı.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                             30.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan, 'Yaprak Dökümü'nden Vazgeçemiyor

  Bulgaristan'ın en büyük özel kanalı BTV'nin en çok izlenen saatlerinde ekrana gelen ve gördüğü büyük ilgi nedeniyle bölüm sayısı arttırılan 'Yaprak Dökümü' dizisi, ekrandaki 3'üncü yılında da zirveden inmek bilmedi.
  Bulgaristan`ın en büyük özel kanalı BTV'nin en çok izlenen saatlerinde ekrana gelen ve gördüğü büyük ilgi nedeniyle bölüm sayısı arttırılan 'Yaprak Dökümü' dizisi, ekrandaki 3'üncü yılında da zirveden inmek bilmedi.
  BTV'de prime time kuşağında Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri yayımlanan "Yaprak Dökümü" dizisi 2009 yılı sonbahar aylarında ekrana gelirken her bölümü heyecanla izlenir oldu. Bulgaristan'da 'Gümüş`ün ardından izlenme rekorları kıran, Türkiye'de 174'üncü bölümde sona eren 'Yaprak Dökümü' gördüğü büyük ilgi nedeniyle daha uzun süreyle ekrana getirildi. Şimdiye kadar 280'inci bölüme yaklaşan, Reşat Nuri Gültekin'in ünlü romanından yola çıkılarak hazırlanan dizinin finalinde tüm rating rekorlarının kırılmasının beklendiği ifade edildi.

 

Son Dakika                                                                                                                                 30.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’da Kilim Sanatı 

  Binbir çiçek rengi, dağ tepelerinin tuhaf şekilleri, öten kuşlar- bütün bunları geleneksel Bulgar kilimlerinde bulabilirsiniz. Dört mevsimde farklı renklere bürünen doğanın güzellğini yansıtan kilimlerin tarihini anlatacağız.
  Araştırmacılara göre, kilim dokuma sanatın kökenleri Orta Asya’da aranmalıdır. Bununla ilgili bulgular binlerce yıl önceye dayanıyor ve bu topraklarda yaşayan göçebe kabilelerinden geliyor. Onlar, kilimleri, yere yazmak veya çadırlarını örtmek için kullanıyordu. Çadırların duvarlarını, at semerlerini, çocuklarını büyüttükleri salıngaçları da kilimlerle süslerdi. Günlük hayatın bir parçası olarak, kilimler göçebe kabilelerin kültüründe önemli yere sahip. Kilimlerin renklerinde insanoğlunun hiç bitmez tükenmez güzellik duygusu, çabası yatıyor. Dünyaya görüşleri, örf ve gelenekler, dokunan kilimlerin ipliklerinde gizleniyor. Orta Asya’dan göçebe kabileleri, kıtanın değişik köşelerine yayılırken birlikte kilim dokuma sanatını da taşımışlar. Ülkemiz Bulgaristan’da kilim dokuma sanatı en eski zanatlardan bir tanesidir. Genellikle kadınlar kilim dokumada ustadır. Ülkemizde genellikle yün ve pamuk kullanılır. Boyalar ise sırf doğal kaynaklı-değişik şifalı otlar, ot kökleri, bazı ağaçların kabukları. Kilim dokuma sanatı, ilk aşamasından son aşamasına kadar nesilden nesile geçiyordu. Aile arasında genç kızlar iplik boyamının inceliklerini öğreniyordu. Ardından dokuma tezgahın başına oturup dokuma incliklerini de keşfediyordu.
   Kilimlerin hayatı kısa da olsa-birkaç asır, Orta Çağlarda Bulgar evlerindeki kilimlerin şeklini tahmin edebiliriz. Belki de Rönesans zamanına ait müzelerdeki eserlerden farkları yoktur.
  Avusturya- Macar arkeolog, etnograf, tarihçi ve ressam Feliks Kanits, 19.asırda seyahatnamesinde şunları yazıyor: “Bulgaristan’da iyi gelişmiş aile sanayisi buldum. Birçok köy ve şehirde, kemer, bıçak, değişik süsüler, çanak çömlek, pamuk ve iplik kumaşlar, kilimler gaytanlar yapıldığını gördüm. Ama en fazla Bulgar kilimlerini beğendim. Cıvıl cıvıl boyalar ve renkler ustacı seçilmiş.
  Renklerin zenginleşmesi ve değişik simgelerin yer almasıyla, kilim dokuma işi bir zanaat halide gelmiş. Tarihte, çok ünlü kilim ustası olan kadınlar yer alıyor. Daha zengin Bulgarlar, kilim, örtü ve yastık siparışı veriyormuş. Kilim dokuma sanatında ülkemizde birkaç stil göze çarpıyor. Bunlar kilimlerin dokunan yerlerin isimlerini taşıyor-Kotel ve Çiprovtsi. Çiprovtsi kilimlerin geçmişi efsanelere dökülmüş. 17.asırda Çiprovtsi’de ve çevre köylerde “karakaçka” süsü yer alıyor. “Karakaçka”- kara gözlü gelin analamına geliyor ve bazı araştırmalara göre, bereket tanrıçasını sembolize ediyor. Eski Çüprovtsi ustaların defterlerinde, Türk Ordusunun ihtiyaçları için yılda 8 bin kilim satın alındığı yazılı. Hem namaz bezi olarak hem de yatak bezi için.
  Doğu Stara Planına-Koca Balkan dağının eteklerinde gizlenen Kotel de kilim dokuma zanaatın merkezi sayılır. 1933 yılında dokuma atölyesi ve okul kurulmuş ancak daha sonra okul buradan taşınınca kilim dokuma işi, birkaç yaşlı kadının eline kalmış.

   

 

 

 

 BNR                                                                                                                                       30.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Vefatının 70. Yılında Asırlık Bir İmza Atan Büyüğümüz: YUSUFHANLARLI EMRULLAH EFENDİ

  Yeryüzünden milyonlarca, hatta milyarlarca insan geçmiş, ancak bunların sadece bir kısmı ardından derin izler bırakarak tarih sayfalarında yer tutmuşlardır. Bu kimseler ya topluma ciddî zararlar veren ve aşırılıklarıyla tanınan kimselerdir, ya da topluma faydası dokunup hayırları dilden dile, nesilden nesle, kitaptan kitaba aktarılan kimselerdir. Hiç kuşkusuz, bunların birincileri topluma zarar ettikleri gibi, kendilerini de heder eden kimselerdir. İkincileri ise topluma faydalı oldukları gibi, inşallah, ahiret gününde de inanarak yaptıklarının karşılıklarını göreceklerdir. Böyle şahsiyetlerden küresel çapta nam kazanan kimseler olduğu gibi, her toplumun kendi çapında yetişen değerli şahsiyetleri de vardır. Bulgaristan Türkleri arasında yetişen böyle insanlar arasında önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğüm bir şahsiyet bulunmaktadır ve onun adı Emrullah Efendi’dir. Emrullah Efendi kimdir ve neden kendisini önemli şahsiyetler arasında görmekteyim? Bu soruların cevaplarını aşağıdaki satırlarda vermeye çalışacağım.
  Emrullah Efendi, 15 Nisan 1878 tarihınde Deliorman’ın göbeğindeki şirin ve güzel Yusufhanlar (Pristoe) köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Feyzullah Hacı Hasan, aslen Malatyalı olup Osmanlı zamanında Şumnu yöresinde tahsildârlık yapmıştır. Bu esnada Yusufhanlar köyünden evlenerek oraya yerleşmiş ve ibtidâiye/ilkokul muallimliği yapmıştır. Oğlu Emrullah daha dokuz yaşında iken vefat eden Feyzullah Hacı Hasan arkasında Peygamber talihli yetim evlâdını bırakmıştır. Emrullah Efendi, on iki yaşına geldiğinde anasını da kaybederek öksüz kalmıştır. Ancak kendisinden büyük kardeşleri, ağabeyleri olduğu için onların himayesinde hayatın dikenli yollarında yürümeye başlamıştır. İlkokulunu köyünde hocalık yapan Muhsin Efendi’nin yanında ikmal etmiştir. Aynı zamanda birçok Deliorman çocuğunun yaptığı gibi, tatillerde gücü nispetinde çalışmış, büyüklerinde ziraat işlerinde yardımcı olmuştur.
  O dönemde Silistre şehrinde Osmanlı döneminden kalma medreseler vardır ve onların en meşhurları Ayvaz Paşa, Satırlı, Bayraklı Cami medreseleridir. Küçük Emrullah’ın ilmî kabiliyetini gören kardeşleri ve yakınları onu eğitim için zamanın tanınmış Silistre medreselerinden birisine göndermişlerdir. Molla Emrullah orada okuduğu sürece de tatil zamanında bostan pandarlığı, kiracılık (taşımacılık) ve Ramazan hocalığı yaparak okulunu devam ettirebilmek için maddî kazanç elde etmiştir. Üstün bir başarı ile medresede dört yıllık eğitimini tamamlayınca Emrullah Efendi ilim yolundaki serüvenine İstanbul Dârü’l-Fünûnu (İstanbul Üniversitesi) İlâhiyat Fakültesinde devam etmiştir. Bu okulda iyi bir eğitim alarak 1913 yılının Şaban ayında aliyyülâlâ derece ile mezun olmuştur. Emrullah Efendi’nin İlâhiyat Fakültesi’nde öğrenim gördüğü sıralarda hocalarının bazıları şunlardır: Abdurrahman Şeref, Mustafa Asım, Hasan Fehmi, Hüseyin Avni, Ömer Hayri, Manastırlı İsmail Hakkı, Babanzâde Ahmed Naim.
Emrullah Efendi İstanbul’da bulunduğu zaman zarfında devrin fikrî cereyanlarını, basın ve yayınını yakından takip etme imkânı bulmuştur. Orada “Sırât-ı Müstakîm” çevresinde toplanan münevverleri tanımış, Bulgaristan’a gelişinden sonra bile bu dergiyi okumuş ve okutmuştur. Emrullah Efendi’nin aynı zamanda meşhur muhakkik âlimlerden ve son Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi’nin Ders Vekili ve Danışmanı olan Muhammed Zâhid el-Kevserî ile yakın ilişkileri olmuştur.
  Emrullah Efendi, üniversiteden mezun olunca Türkiye’de kalma teklifleri yapılmış, ancak o bu yapılan teklifleri reddederek memleketine dönmüştür. Döndüğünde Bulgaristan Türklerinin kültür merkezi halindeki Şumnu’ya yerleşen Emrullah Efendi, Müşebekli (Müşebbekli) Medresesine müderris olarak tayin edilmiştir. Eğitime pek de elverişli olmayan medreseyi tamir edip yepyeni bir eğitim yuvasına çevirmiştir. İstanbul’da tanıştığı yeni pedagojik usullerle eğitime başlayan Emrullah Hoca çok geçmeden okulun yetersiz oluşu nedeniyle Medrese-i Aliyye olarak bilinen eski medrese binasını tamir ettirerek öğrencileriyle oraya geçmiştir. Emrullah Efendi, ilk zamanlarda bu çalışmalarının karşılığında herhangi bir ücret de almamıştır. Fakat birinci Dünya Harbi’nin başlaması üzerine Bulgaristan ile Türkiye aynı safta savaşa girmiştir. Bu sebeple Bulgaristan Türklerine istedikleri orduda askerlik yapma hakkı tanınmıştır. Emrullah Efendi de askere alınarak orada önce tabur imamlığı, daha sonra da bölük vaizliği yapmıştır. İşler sükûna kavuşunca Emrullah Efendi tekrar Medrese-i Aliyye’deki müdürlük görevini üstlenmiştir.
  Bu arada daha Birinci Dünya Harbi öncesinde Bulgaristan Müslümanlarının dinî kadro ihtiyacını karşılayacak bir okul kurulması kararlaştırılmış ve savaş sonrasında bu okulun açılış çalışmaları başlatılmıştır. Bulgaristan Müslümanları tarihinde bir devrim niteliğini taşıyan Medresetü’n-Nüvvâb açılması 1922 yılının sonuna doğru gerçekleşmiştir. Nüvvâb Medresesi’nin kurulması üzerine Emrullah Efendi oraya müdür olarak atanmıştır. Sert ve ısrarlı bir kişilik sahibi olan bu zat, Nüvvâb’ta hem hocalık, hem yöneticilik ve hem de öğrencilere babalık yapmıştır. Çok zor ve çalkantılı dönemlerden geçen okulun kapatılmayıp Türk toplumuna hizmet etmesi için gecesini gündüzüne katarak uyumlu bir şekilde çalışmıştır. O, gerektiğinde bazı mesai arkadaşlarıyla öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için köy köy gezerek eli açık Müslüman halktan yardım toplamış, gerektiğinde de karşısına sopayla, bıçakla çıkan haddini bilmezlere karşı mücadele etmiştir. Okulda çıkan karışıklıklar sebebiyle birkaç ay görevden alınmışsa da kendisine karşı yürütülen propagandaların aslının olmadığı tespit edilince yeniden görevine dönmüştür.
  Emrullah Efendi Nüvvab’ın açılışından 1941 yılında vefatına kadar okulda 19 yıl müdürlük yapmış, yırminci yılın da açılışını yapabilmiştir. Nüvvâb okulu açılırken Tâlî/Lise ve Âlî/Yüksek kısımlarında ayrı birer müdür olacağı kararlaştırılmışsa da bu gerçekte hiçbir zaman olmamış ve Emrullah Efendi her iki bölümü de başarılı bir şekilde yönetmiştir. Ayrıca okulda değişik yıllarda, değişik sınıflarda çok üstün bir başarıyla şu dersleri de vermiştir: Arapça, Kelâm, Mantık ve Mecelle (İslâm Hukuku Prensipleri).
  Emrullah Efendi öğrencileri üzerinde kuşun yavrusu üzerinde titrediği gibi titremiş, onları dalâlete düşmekten, tehlikeli akımlara kaymaktan ve siyasî cereyanlara kurban gitmekten korumaya gayret etmiştir. Aynı zamanda diğer daha alt seviyedeki medreselerin kapanmaması için de büyük mücadele vermiştir. Bu hususta Şumnulu âlim ve eski Başmüftü Hocazâde Mehmed Muhyiddin Efendi’nin desteğini de alarak var olan medreselerin kapanmasını engellemek için oralara yetişkin Nüvvab mezunlarını müdür ve müderris olarak göndermiştir. Özellikle Razgrad’da açılmış olan Feyziyye Medresesini kapatmak isteyen din aleyhtarlarına karşı öğrencilerini hep uyanık tutmuştur.
Böyle aktif bir haat yaşayan Emrullah Efendi hizmet yolunda koşa koşa yorulmuş, ama mücadeleden geri kalmamış. O son anlarına kadar Nüvvâb’ın dertleriyle, Müslümanların eğitim işler ile meşgul olmuş ve bu yoldan pes etmeden Allah’ın rahmetine kavuşmuştur. Bu muhterem insan, metin ve gayretşinas zât 8 Ramazan 1360/30 Eylül 1941 tarihinde vazifesi başında “İrciî ilâ Rabbike/Rabbine dön...” emr-i ilâhîsine uyarak ruhunu Yaradan’a teslim etmiştir. Cenaze namazına başta Hocazâde Mehmed Muhyiddin Efendi, Divân-ı Alî-i Şer’î Azâsı tefsir sahibi Mustafa Hayri Efendi, Şumnu Müftüsü Mustafa Sabri Efendi olmak üzere Nüvvab öğretim kadrosu ve daha birçok öğretmen, köylü, kasabalı dost ve sevenler katılmıştır. Cenaze namazı Carşı Camii’nde kılınarak toprağa verilmiştir.
  Ardında kızları ve oğulları, yüzlerce talebesi ve sevdikleri kalan Emrullah Efendi’nin en büyük mirası ise kurup yaklaşık 20 yıl boyunca yönettiği ve böylece bir asra imzasını attığı Medresetü’n-Nüvvâb’tır. Çünkü bu okuldan yetişen yüzlerce kişi sadece Bulgaristan Müslüman-Türk kültürüne hizmet ederek Müslüman-Türk kimliğini korumakla kalmamış, Türkiye’ye de ışık saçmıştır. Emrullah Efendi’nin Nüvvâb vasıtasıyla hizmetleri kendisinin vefatından sonra da devam etmiş, zira bu okuldan mezun olan oğulları Mehmed Emrullah ve Abdullah Emrullah, bir de damatları Beytullah Şişman ve Yusuf Aliş onun hizmetini devam ettirmişlerdir. Hatta oğlu Mehmed Efendi ve damatları Beytullah ve Yusuf efendiler babalarının vefatından sonra okulda hocalık da yapmışlardır.
  Emrullah Efendi’nin oğulları 1949-1951 göçünde, damatları da 1989’daki büyük göçte Türkiye’ye göç etmişler ve orada rahmet-i Rahman’a kavuşmuşlar, damadı Yusuf Aliş ise İstanbul’da ikamet etmekteydi (Hayatta ise Allah hayırlı uzun ömürler versin!)
  Son olarak bir hususu da paylaşarak yazımı noktalamak istiyorum: 3-4 yıl önce Nüvvâb mezunlarından olup 1990 yılında yeniden açılmasıyla Nüvvâb’ın ilk müdürü olan Osman İsmail hocama Emrullah Efendi’nin mezarını sormuştum. O da, mezarının “soyadönüş süreci” esnasında defnedildiği mezarlığın yerle bir edilmesi esnasında bazı vefakâr Nüvvâb öğrencilerinin müdürleri Emrullah Efendi’nin mezarını açarak fani bedeninden kalanları doğduğu Yusufhanlar köyündeki mezarlığa defnettiklerini söylemişti. Ben de üç yıl önce mezarlığa gidip ruhuna bir Fâtiha okuyarak bu değerli insanı yâd ettim.
Allah kendisine ganî ganî rahmet eylesin!

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                  30.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'da Serdar Ortaç Rüzgarı

  Serdar Ortaç'ın, Bulgaristan'ın sevilen ismi Emanuela ile 'Dansöz' şarkısının Bulgar versiyonu 'Sana Son Kez Soruyorum'a yaptığı düet müzik listelerinden düşmez oldu. Daha önce Bulgaristan'da çektiği klipteki şarkının sözlerini bilmediğini, ezberleyerek söylediğini belirten Serdar Ortaç'ın Emanuela ile klibi ülkede sık en fazla istenen şarkılar arasında yer alıyor. Diğer kliplerinde olduğu gibi yine dans eden Serdar Ortaç'ınBulgar sanatçı Emanuela ile yaptığı düet şarkının sözleri şöyle:
'SANA SON KEZ SORUYORUM'UN SÖZLERİ'
(Serdar Ortaç)
Herşeyimi bir dilenciye mi verdin ?
Hiç bir hatıra bırakmadın değil mi ?
Emanuela:
Belki kıyafetlerimi bir başkası giyiyor
Onlardan nefret ediyorum
Senden geri alabilir miyim onları ?
(Serdar Ortaç)
Bir gün bile ağladın mı ?
Bir gün bile sarhoş oldun mu?
Bir kez bile çaresizce küfrettin mi ?
Emanuela:
Bir gün bile için yandı mı ?
Kimseyle kavga ettin mi ?
Beni özlediğinde başkalarına gittin mi ?
(Serdar Ortaç)
Birisi ağladı
Birisi acı çekti
Ve bu kişi eskiden senindi
(Serdar Ortaç)
Sana son kez soruyorum
Neden gittin ?
Yanlıştı
Ama bana umut ver
Emanuela:
Sana son kez soruyorum
Bir şeyler kaldı mı ?
Bana yalnızca umut ver
DANSÖZ'ÜN SÖZLERİ
İtiraf ediyorum sana itiraf. Başladı yaralı aşklara tadilat Masumum,
dışarıdan daha masumum, Maalesef, bunun için sana mecburum.
Yüksek uçan kuşun, yüreği sarhoşun. Acı çeker gibi, kölesi olmuşum.
Kavga edenlere, bana küsenlere. Yüreği çark edip, geri dönenlere.
Affet diyen kim? Ez geç diyen kim? Aşktan çeken kim? Benim kadar...
Ölene kadar aşık olamazsın Birisi çıkar onu anlayamazsın Sen o tür
Oyunlara katlanamazsın Senin bir kalbin var var var...
Hadi diyelim birçok deli sevdi Senin için her şeyi her şeyi verdi ya
bir gün olur sana bel kıvırırsa? Binlerce dansöz var...

 

 

 

Kırcaali Bugün                                                                                                                                  29.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çingenelere Yönelik Protestolar Sırasında Türklere de Saldırılıyor

  Bulgaristan’ın Filibe kentine bağlı Katunitsa köyünde geçtiğimiz Cuma günü “Roman Kralı” olarak bilinen Kiril Raşkov’un ailesi ile köyde yaşayan Bulgarlar arasında çıkan çatışmada iki Bulgar gencin hayatını kaybetmesi üzerine başlayan protestolar diğer şehirlere de yayıldı. Ülkenin çeşitli şehirlerinde düzenlenen protestolar sırasında ‘Çingeneleri sabun yapalım, Türkleri bıçak altına atalım’ sloganları atılırken, üyeleinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisinin bürolarına saldırılar düzenlendi. Partinin Filibe’nin Stolipinovo semtindeki ofisi ise yakıldı. Yine aynı şehirde bulunan Muradiye camisine taşlı saldırıda bulunuldu.  Kircaali'de yayınlanan Nov Jivot Gazetesinden Nahit Doğu, bugünkü köşesinde Katunitsa'da yaşanan adli bir olayın etnik gerginliğe dönüştüğünü belirterek, devlet kurumlarının çalışmaması vatandaşları kendi adaletini aramaya ittiğini bu arayışın da ülkedeki marjinal ve ya ırkçı gruplar tarafından kullanıldığını vurguluyor.

 

 

Kırcaali Bugün                                                                                                                                 29.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’a 2014 Yılına Kadar
Azerbaycan’dan
Doğal Gaz Getirilmesi Sağlanacak

    ICGB Bulgar- Yunan- İtalyan Şirketinin İcra Müdürü Yuliana Dimitrova’dan alınan bilgiye göre, Bulgaristan Yunanistan arasında doğal gaz boru hattı bağlantısı kurulmasından sonra, ülkemizin Azerbaycan’dan ucuz doğal gaz alacağı açıklandı. Gaz bağlantısı Gümülcine ile Stara Zagora şehirleri arasında oluşacak ve Kırcaali ile Haskovo illeri üzerinden geçecek. 2014 yılına kadar gazın Kırcaali’nin girişine ermesi ve yerli tüketicilerin ondan faydalanması bekleniliyor. ICGB şirketi bu yılın başında boru hattının inşaat edilip, kullanıma geçirilmesi amacıyla kurulmuştur.
Gaz boru hattının proje tasarımı Britanya Pensğen Ltd. konsorsiyumu tarafından hazırlanacak. Borunun uzunluğu 170 km, taşıma kapasitesi ise yılda 3 milyar metreküp olacak. Makas geçidinden Kirkovo, Cebel, Momçilgrad ve Kırcaali belediyelerinden geçen ağır engebeli arazi üzerinden 60 kilometrelik boru hattı kazılacak. Boru geçidinin Ocak 2012 tarihine kadar belirlenmesi gerekiyor, ondan sonra Çevresel Etki Değerlendirilmesi üzere icra edilecek. Doğal gaz boru hattının kuruluş süresi 2014 yılına kadardır.
Yuliyana Dimitrova, Bulgaristan Avrupa Birliği ülkelerinden evlerinde doğal gaz olmayan tek ülke, akaryakıtların yüksek fiyatları yüzünden hanelerin %1,5’ine gaz getiriliyor. Onun ifadesine göre, Azerbaycan’dan Türkiye üzerinden alınacak Asya gazının, %15 oranında Rus gazından daha ucuz olacak. Aynı zamanda kurulacak gaz bağlantısı Yunanistan ve Türkiye terminallerinden sıvılaştırılmış doğal gaz nakliyatını sağlayacak.
45 milyon Avro tutarındaki doğal gaz boru hattı projesi, Avrupa Kalkındırma Programı üzere finanse edilmektedir. Projenin Bulgaristan ve Yunanistan için stratejik anlam taşıyor, çünkü şu anda Rusya’dan bağımlı olan Güneydoğu Avrupa’ya gaz nakliyatının çeşitlendirilmesini sağlayacak.

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                  29.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ömer Osman Erendoruk, Türkiye’de yüksek lisans tezi konusu

  Beş yıl önce aramızdan ayrılan 22 kitaba imza atan büyük şair ve yazar Ömer O. Erendoruk’un hayatı ve eserleri Türkiye’deki üniversite hocalarının gözünden kaçmadı. Sadece geçen yıl üç üniversitenin Türk Dili ve Edebiyat Fakülteleri hocaları (Kırıkkale, Celâl Bayar ve Dokuz Eylül) yüksek lisans adayları öğrencilerine Erendoruk’un hayatını ve eserlerini tez konusu olarak seçtiler. Celâl Bayar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı’ndan Yrd. Doç. Dr. Ünal Şenel’in danışmanlığında Oğuzhan Yiğit, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde Seda Tilekli ve Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmalar Enstitüsü’nde Zeynep Atasoy “Ömer Osman Erendoruk’un Hayatı ve Eserleri Üzere Bir Araştırma” konulu tezlerini bu yıl başarıyla savundular.

 

 

 

Rumeli Dergisi                                                                                                                                 28.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

1 Ekim’de Raven Mayesi yapılacak

 Güney Bulgaristan Alevi Cem Vakfının Başkanı Mustafa Mustafa, 1 Ekim 2011 tarihinde Momçilgrad (Mestanlı) kasabasının Raven köyünde büyük Maye düzenleyeceklerini bildirdi. Gelenek üzere Alevilerden başka, mayeye tüm Sünni Müslümanlar ve Hıristiyanlar da davetlidir. Maye kelimesinin kökeni Arapça’daki elit kişilerin toplanması anlamındaki “maia” kelimesinden ileri gelir.

Raven mayesi, Bulgaristan’daki Alevi Topluluğunun köyde türbesi bulunan İbrahim Baba’nın anısını saymaları için organize edilmektedir. Aleviler, İbrahim Baba’yı aziz ve köyün yakınında bulunan Bivolyane’de mezarı bulunan Elmalı Baba’nın ortağı olarak sayıyorlar. İbrahim Baba için Orta Asya’nın Horosan bölgesinden buralara gelen komutan olduğu ve ruhunu teslim ettiği yere gömüldüğü biliniyor. İbrahim Baba, hayatını daha birkaç kader arkadaşlarıyla aynı anda kaybetmiştir.
Mustafa Mustafa, maye için 20 ile 30 arası kurban kesilmesi beklendiğini söyledi. Gelecek yıl yapılacak mayeye para toplanması için geleneksel sembolik ihale düzenlenecek, aynı zamanda her hangi maddi bağışlar kabul edilecek. Mayenin tüm misafirleri için müzik programı da öngörülmektedir.

İbrahim Baba Türbesi, dört çaplı kaya binasıdır. Türbe, asırlık meşe ağaçları arasında bulunuyor. Bu ağaçların kesilmesi günahtır.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                 28.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Uçurtmalar Festivali Yabani Doğanın Desteklenmesi
Amacıyla Düzenlendi 

  Haftasonu yüzlerce uçurtma, Şabla şehrinin civarındaki en eski Bulgar deniz feneri yakınında düzenlenen uçurtmalar festivalinin ziyaretçilerini sevindirdi. Uçurtmalar festivali, AB’nin LİFE programı çerçevesinde finanse edilen “Sibirya Kazı İçin Tehlikesiz Bir Yer” projesi kapsamında yapıldı. Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği ve Şabla Belediyesi etkinliğin organizatörlüğünü üstlenmişti. Uçurtmalar festivali sırasında kuşların hürriyetini sembolize eden uçurtma yapılabilirdi, biçok program izlenebilirdi.
Şabla şehrinin Yeşil Eğitim Merkezi’nde ise “Yabani” adlı uluslararası fotoğraf yarışmasının en iyi örnekleri ve “NATURA 2000 Avrupa Ekoloji Ağı – Doğayla İçiçe Yaşam” konulu pankart yarışmasının eserleri sergilenmişti. Festivalin konukları için Şabla burnu civarında profesyonel bir rehberle kuş gözlemi turları düzenlendi. Bu yıl hava uçurtmalar festivali için elverişliydi. Festivalin ziyaretçileri leylek ve pelikan sürülerinin gözlemciliği heyecanına sürüklendi. Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği’nin Sibirya kazını koruma projesine katılan Marina Georgieva, “Bu gezilerin, bu turların, yabani doğa severler için gerçek bir bayram haline geldi” diye söyledi.

 

BNR                                                                                                                                  28.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Görükle’de Balkan Rüzgârı

 Görükle’de geleneksel hale gelen 2.Balkan Panayırı etkinliği yoğun ve görkemli bir açılışla başladı. BAL-GÖÇ Görükle Şubesi’nin düzenlediği etkinliğe soydaşlar yoğun ilgi gösterirken; Panayıra siyasilerin üst düzey katılımları dikkat çekti.

Mehter takımının konseriyle başlayan gösterinin ardından protokol konuşmalarına geçildi. Açılış konuşmasını yapan BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bulgaristan’da yaklaşan yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için birlik ve beraberlik çağrısı yaparken; BAL-GÖÇ’ün Bulgaristan Türklerinin her zaman yanında olduğunu vurguladı. Öte yandan, Panayır etkinliğiyle ilgili olarak daha önce Nilüfer Belediyesiyle ortak düzenlenen bir etkinlik olduğunu hatırlatan Balkan, Nilüfer Belediyesi’nin göçmenleri karşısına alan tutumunu eleştirerek, yapılan yanlışlardan dönülmesi gerektiği uyarısını yaptı.

Protokol konuşmalarında Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Filibe Milletvekili Tuncay Naim, AKP Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu ve CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan söz alırken; Panayır etkinliği Grup Dijital’in büyüleyici konseriyle devam etti.

İki gün süren Panayır etkinliğinin son gününde göçmenler dolu dolu bir müzik ziyafeti yaşadı. Grup Son Durak ile Mehmet - Nafi ve Orkestrası’nın sahne aldığı panayırda, Kort Tenis branşında Türkiye genelindeki yarışmalarda şampiyon olan ve dereceye giren minik sporculara plaketler verildi.

Siirt’in Pervari ilçesinde Cumartesi günü yaşanan terörist saldırıları da dakikalarca protesto eden Görükle’deki soydaşlar, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganlarıyla terörü kitlesel halde lanetlediler.

Panayır, Bulgar Pop müzik sanatçısı Anelia’nın konseriyle son buldu.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                 28.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şair Ali Bayram'ın Mezar Taşı Dikildi

  Dulovo'nun Çernik köyü mezarlığına ölümünden sonra  verilen Bulgaristan'ın en ünlü şairlerinden biri Ali Bayram'ın mezar taşi törenle dikildi. 24 Eylül 2011 yılında onun sadece ailesi değil, birçok meslektaş, şair, yazar, komşu ve dostları da vardı. Onların arasında Naim Bakoğlu, Mustafa Çete, Nurten Remzi, Ayşe Şişman, Hüseyin Köse, Mehmet Keçici, Hasan Üzeir, Ai Boncuk, İbrahim Mustafa, Habil Kurt gibi şairler bulundu ve saygılarını ifade etmek için mezarına kırmızı karanfiller koydu. Köy hocası ile birlikte yapılan dualardan sonra Hasan Üzeir ona yazdığı şiiri sunduktan sonra Ayşe H. Bilal Şişman da,Vefasız Dünya şiirinden şunu okuyunca herkesi duygulandırdı:

Dayan yüreğim dayan.
Hayat denen şey yalan.
Kimi mesut ettin,
Vefasız dünya
Sana misafirim.
Geldim giderim.
Aradım bulamadım
Bir dertsiz başı.
Hayat derler…
İşte bir mezar taşı.
Vefasız dünya,
Sana misafirim,
Geldim giderim.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                  27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şair Mehmet Keçici 60. Doğum Yıldönümünü Kutluyor

  Şair Mehmet İsmail Keçici, 60. doğum yıldönümünü kutluyor. Gazetemizde bulmacaları da yayınlanan şair 27 Eylül 1951’de Şumen iline bağlı Yasenkovo’da (Çukurköy) doğdu. İlk ve orta okulunu kendi köyünde, lise eğitimine Şumen’deki Ziraat Meslek Lisesi’nde devam etti. Liseden mezun olunca, Venets Devlet Tarım İşletmesinde ve Tarım-Sanayi Kompleksinde zooteknisyen ve yönetici olarak görev yaptı. 3 yıl boyunca yeni kurulan tarım kooperatifini yönetti. Daha sonra Venets (Köklüce) Belediyesi’nde memur, belediye başkan yardımcısı görevlerinde bulundu. Halen belediyede memur olarak çalışmaktadır.
  Mehmet Keçici, lise yıllarında önce öykü yazdı daha sonra şiire yöneldi. Şair Mehmet Keçici’nin henüz çocukluk yıllarında başlayan edebiyata karşı tutkusu, merhum Bulgaristanlı şair Ahmet Şeref Şerefli’nin edebiyat sohbetlerine katılmasıyla daha da arttı. Bu sohbetler, kendisinde edebiyata karşı büyük bir aşk uyandırdı. Şumen’de, öğrencilik yıllarında Naim Bakoğlu, Fevzi Kadir, İsa Cebeci, Zahit İsmail Güney gibi yetenekli şairlerle tanıştı ve onların şiirlerinden etkilendi. İlk hikayesi 1970’te, Şumen’de çıkan Ziya gazetesinde yayınlandı. ‘Hepsi Bizim’ başlıklı ilk şiiri 1974’te, Yeni Işık (Nova Svetlina) gazetesinde çıktı.
  Demokrasiye geçiş yıllarında Güven-Doverie, Zaman, Sabah, Hak ve Özgürlükler, Treta Vızrast gazetelerinde olduğu gibi, Gönül, Ümit, Hoşgörü, Alev, Mozaik dergilerinde yazıları, şiirleri ve bulmacaları yayınlandı. Gönül Esintileri, Yüz yılın 100 Şairi, Türk Dünyası Şiir Antolojisi, Sıla Hasreti, Palamar’dan Esintiler, Şumnu’dan Sesler gibi birçok antolojilerde şiirlerine yer verilen Mehmet Keçici’nin, Yarına İnanç ve Yaşam Öyküsü başlıklarını taşıyan iki de şiir kitabı var. Bulgaristanlı Türk şairlerinin şiirlerinde güttükleri temel çizgi, vatan sevgisidir.
  Mehmet Keçici’nin şiirlerinde ise bu durum, kendi köyüne karşı beslediği bir sevgi olarak ortaya çıkıyor. Şair için kendi köyü, hem yurt hem de vatandır. Deliorman Edebiyat Derneği üyesi olan Mehmet Keçici, evli ve iki çocuk babası, üç de torun sahibidir. 

 

Mehmet Ömer, Şumen                                                                                                                             27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'da Türkçe Gazete Ve Dergi Sıkıntısı

  Başmüftülüğün çıkardığı Müslümanlar Dergisi'nin baş editörü olan gazeteci yazar İsmail Çavuşev, okullarda Türkçe okunmaması sebebiyle bu gelişmenin yaşandığını söyledi.
  Bulgar okullarında en az 40 yıldır Türkçe ders verilmediğini söyleyen gazeteci yazar İsmail Çavuşev, çocukların Türkçe gazete, dergi ve kitap okumaya teşvik edilmemesinden şikayetçi.
  Çavuşev konuya ilişkin şunları söyledi:
Bir gazete; bir partiyi, bir milleti, bir azınlığı bir araya birleştirmek topyekün bir güç haline getirmek için çıkarılıyor. Niçin çıkarılmadığını fakat onu da tahmin ediyorum, demek ki, bir azınlığı bir araya getirmemek için bir gazete çıkaramıyoruz. Ve artık kesin olarak söyleyebilirim artık Hak ve Özgürlük Gazetesi'nin durdurulması bu sebepten olmuştur. Bulgaristan Türkleri birbirlerini bilmesinler, Kuzeyde Türk varmış, Güneyliler bilmesin, Güneyde Türk varmış Kuzeyliler bilmesin. Bunlar geçen sosyalizm döneminden kalma bir takım kalıntılar."
  Çavuşev, Türklere karşı kurumsal asilimilasyonun devam ettiğini de söyledi.
  Bulgaristan'da yayınlanan Türkçe kitaplar sorununa da değinen İsmail Çavuşev, Türkçe roman, destan, şiir kitapları ve tiyatro eserleri verilmiş olmasına rağmen bu eserlerin günümüzde unutulduğunu belirtti.

 

Kırcaali Bugün                                                                                                                                 27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başmüftülükten İmamların Seçim Kampanyasından
Uzak Durmaları Çağrısı

  Cumhurbaşkanı ve Yerel Seçimlerden bir ay önce 23 Eylül 2011 tarihinde resmi olarak seçim kampanyasının başlamasından dolayı Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü ülkedeki tüm imamların ve diğer dini görevlilerin her hangi bir siyasi partinin veya oluşumun faaliyetinde yer almamalarının uyarıldığı bir deklarasyonu yayınladı. Başmüftülük, belgede imamlara ve kurumun diğer görevlilerine spekülasyona yol açılmaması nedeniyle, siyasi faaliyetlerden uzak durmalarını, siyasi partilere destek göstermekten veya temsilcilerinin seçimine, kampanyalarına, toplantılarına katılmaktan çekimser davranmaları çağrısında bulunuyor. Dini kurumun deklarasyonunda, her hangi bir türden propagandanın, etkinin veya cami içinde veya cami dışında siyasi faaliyette yer almanın kurumun aleyhine olup, kurumun çıkarlarını etkileyebileceğini ve otoritesini düşürebileceği belirtiliyor.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                 27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2050’ye Kadar Tüm Araçlar Ekolojik Olacak

  Avrupa Komisyonu, ulaşımda Beyaz Kitap hazırladı. Kitapta yer alan şartlara göre, 2050 yılına kadar tüm araçların alternatif enerji ile çalışması amaçlanıyor. Çevre Bakanı Nano Karacova, herkesin buna destek vermesi durumunda bu hedefin ulaşılabilir bir hedef olduğunu söyledi. Bakan Karacova, 2030 yılına kadar araçların yarısının alternatif yakıt ile çalışması gerektiğini aktardı. Avrupa Komisyonu ayrıca, ulaşımdan yararlanan herkesin karbon gazı, hava kirliliği, gürültü ve her geçilen kilometre için ücret ödemesini öngörüyor. Ülkelerin öncelikleri arasında hava ile deniz ulaşımında hava kirliliğinin azaltılması yer alıyor.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                 27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Afrika Bulamıyor, Avrupa Atıyor

  Afrika ülkeleri açlıkla mücadele ederken refah düzeyi yüksek çoğu sanayi ülkesi de gıdaların çöpe gitmesini engellemek için uğraş veriyor.
  Zira Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, AB bünyesindeki ülkelerde yılda 89 milyon ton gıda çöpe atılıyor. Önlem alınmazsa bu rakam önümüzdeki 10 yıl içinde 126 milyon tona çıkacak. Kişi başına çöpe atılan gıda ise 79 kilo.
  Gıdalar en çok fazla üretim ve şekil bozukluklarından dolayı çöpe gidiyor. Paketlemede meydana gelen görünüm hatası, kötü depolama, fazla alışveriş ve bilinçli tüketmemek de israfın başlıca sebeplerinden. Özellikle tüketicilerin çöpe giden gıdaların yanı sıra çevre ve ekonomiye de büyük zarar verdiklerini bilmediklerini belirten uzmanlar şu uyarılarda bulunuyor: “Çöpe atılan yemek atıklarının geri dönüşümüne dikkat edilebilir. Özellikle meyve ve sebzelerde büyük paketler yerine tane işi ya da küçük paketler alınabilir. Ürünün son kullanma tarihine bakılarak dikkatli alışveriş yapılabilir. Dışarıda tüketilen hazır yiyeceklerde porsiyonların büyük olması durumunda artan gıdanın paketlenmesi istenebilir.”
  Her yıl 20 milyon ton gıdanın çöpe atıldığı Almanya’da gıdaların çöpe gitmesini engellemek için ülke genelinde geçen hafta bir kampanya başlatıldı. Bu kapsamda ‘Taste the Waste-Koste den Abfall’ (Atık Tadın) adı altında bir film sinemalarda gösterime girdi. Yine bir dizi etkinlikle de felaketin büyüklüğüne dikkat çekiliyor.

 

Zaman Bg                                                                                                                                 27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dulovo'da Cem Evi Temel Atma Töreni

  24 Eylül 2011 tarihinde Akkadınlar Kültür Merkezi  ve Dulovo Belediyesi katkılarıyla Dulovo'da Cem Evi Temel Atma  Töreni düzenlendi. Önce  etraftan katılan saz ustaları türkülerle misafirleri karşıladı. Program sunucusu tebrik ve teşekkür sunumları yapmak için misafirlerin arasında Dulovo Millet Vekili Mithat Tabakov, Belediye Başkanı Güner Ramis ver yardımcısı Altan Çavuş, Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanı Ali Yüce, Mehmet Demirtaş, Türkiye'den Cem Vakfı Genel Başkanı Cemal Can Polat, Millet Vekili Durdu Özpolat, Ali Koz, Sadulla dede, Akkadınlar Başkanı Hasan Sefer ve Ali İbrahim Koza'ya sözü verdi. Daha sonra kurban kesildi, dua okundu ve küreklerle ilk temel taşı atıldı. Faaliyette katılanlara Mozaik dergisi de verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                  27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Deliorman Yazar Ve Şairleri Yine Bir Arada

  Deliorman Edebiyat Derneği üyeleri 24 Eylül 2011 tarihinde Dulovo’da yine bir araya geldi ve çok anlamlı çalışmalarda bulundu. Hesap verme raporu, Deliorman Edebiyat Derneği’nin 20. yılını kutlama projesi hazırlanması ve yeni yönetim seçimi toplantı gündeminde yer aldı.
  Deliorman Edebiyat Derneği’nin hesap verme raporu’nu sunmak için toplantının sunucusu Nurten Remzi, Mustafa Çete’ye sözü verdi.
  Deliorman Edebiyat Derneği’nin 20. yılını kutlama projesi konusunda bir büyük Deliorman Şiir Şöleni düzenlenmesi planlandı. Projenin hazırlanması için dernek üyeleri tekliflerini sundu ve proje hazırlanırken göz önünde bulunacak.   Şimdiye kadar şiir geceleri ve kutlamaları yoğunlukla Şumnu ve Razgrad’da yapıldığından dolayı, bu kez başka bir şehirde yapılması istendi. Proje destek görürse ilgisi olanlara net ve ayrıntılı bilgi verilecek.

  Deliorman Edebiyat Derneği’nin yeni yönetim seçimi heyecanla yapıldı. Ali Bayram’ın kızı Dulovo’dan Arzu Bayram, Kladenets köyü Muhtarı Hasan Üzeir, Köklüce Belediyesi görevlisi Yasenkovo’dan Mehmet Keçici ve Bosna köyü şairi Habil Kurt  en çok oy alarak beş kişiden oluşan yönetim kurulu üyesi oldu. Eski Cuma şairi Mehmet Çelik, o anda sınır dışında olmasına rağmen yönetime seçildi. Hasan Üzeir, yüzde doksan oy alarak Deliorman Edebiyat Derneği Başkanı seçildi. Herkes, hayırlı olsun derken ona ve ekibine büyük başarılar dileklerini eksik etmedi.

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                  27.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ludogoretz Razgrad Takımı Çifte Mutluluk Yaşadı

  Ludogoretz Razgrad ve  Levski (Sofya) takımı arasında oynanan maç, 2:1 sona erdi. Ludogoretz Razgrad takımı, son günlerde elde ettiği başarılarıyla medyalarda adından sıkça bahsettiriyor. 25 Eylül 2011 tarihinde, saat 18.00'de Levski takımıyla yapmış olduğu maçta, 10. ve 52. dakikalarda attığı gollerle ev sahibi olduğunu hatırlattı ve  kendini bir kez daha kanıtladı. Elde ettiği bu galibiyetle beraber takım, "A" grubunda CSKA takımını 1 puanla geçerek ilk sırada yer aldı. Aynı akşam kulübün yenilenen Ludogoretz Arena Stadyum'un açılışı vardı. Sporcular, galibiyetle açılış yapmanın sevinci ve mutluluğunu yaşadılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                  26.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocukların Elektronik Atıklarla İlgili Yaptıkları Resimler
Sergilendi

  26 Eylül tarihinde, Doğa Düşmanı Elektronik Atıklar yarışmasına katılan çocukların resimleri, Borovo Okuma Evi'nde sergilendi. Faaliyet, Rusçuk Gelişen Toplum Kulübü ve Borovo İskra-1898 Okuma evi tarafından organize edildi. Saat 11.00'da açılışı yapılan serginin amacı, gençlerin doğal çevrenin yokedilmesine karşı yaratıcı hayal gücünü teşvik etmek. Faaliyetin ana fikri, elektronik atıklar problemine karşı duyarlılığı arttırmak ve kullanım dışı olan elektrikli ve elektronik cihazların yanlış kullanıldıklarında yaratacağı tehlikeleri netleştirmek.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                  26.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumen Avrupa Başkenti Olmaya Aday

 Şumen Belediyesi, 2019’da Avrupa Kültür Başkenti olma adına adaylığını koydu. 8 yıla kadar Şumen’in çok daha değişik bir şehir haline geleceğini ve daha modern bir görüntüsüyle küçük şehir bölümünde kültür başkenti olabileceğine değinen Belediye Başkanı Krasimir Kostov, “Çünkü Bulgaristan burdan başlıyor.
Sofya’nın tercih edilmesi durumunda alınmayacağım, fakat Varna’nın bizden tarih ve kültür bakımından üstün olduğu kanaatini paylaşmıyorum” diye konuştu. Kostov’a göre, adaylık sayesinde tüm Avrupa’da Şumen’in reklam edilmesine olanak sağlanacak. 2013 yılına kadar adaylar başvurularını sunmaları gerekiyor. Sonuç ise 2014’te belli olacak. Avrupa Kültür Kenti kavramı 13 Haziran 1985’te Yunanistan Kültür Bakanı Melina Mercouri tarafından ortaya atılmıştır.
  Daha sonradan Avrupa Kültür Kenti seçilen Atina’ya oldukça olumlu kültürel ve sosyo-ekonomik etkiler olmuş ve bu kentin bir cazibe merkezi haline geldiği görülmüştür. 1999 yılında Avrupa Kültür Kenti, Avrupa Kültür Başkenti olarak değiştirildi. 2000 yılından itibaren de finanse edilmeye başlandı. 2005-2019 tarihleri arasında ise yeni seçim sistemi uygulanacak. 2005’ten sonraki seçimlerde bu unvanın birden fazla kente verilmesi kararlaştırıldı.

 

Zaman Bg                                                                                                                                 26.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan, İnternet Hızında Dünya Üçüncüsü

  Bulgaristan, internetten indirme hızı bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Dünya çapındaki yeni araştırmaya göre en hızlı internet Güney Kore’de kullanılıyor. En hızlı internette ikinci sırayı ise Romanya alıyor. Yeryüzündeki internet hızı araştırmalarıyla uzmanlaşan Pando Network şirketinin verilerine göre, ABD sıralamada 26. sırada bulunuyor. Güney Kore’de ortalama internet hızı 2202 kbps iken, Romanya’da 1909, Bulgaristan’da 1611, Litvanya’da 1462, Letonya’da 1377 kbps hız görülebiliyor.
  İlk beş sıradaki ülkeleri Japonya (1364 kbps), İsveç (1234), Ukrayna (1190), Danimarka (1020) ve Honkong (992) izliyor. Amerika’daki ortalama hız ise 580 kbps. Dünyadaki en yavaş internet ise 13 kbps ile Kongo’da bulunuyor.
Ocak ve Haziran 2011 periyodunu kapsayan araştırmada; 224 ülkede, 20 milyon bilgisayar kullanılarak, 27 milyon indirme gerçekleştirildi. Şirket İcra Müdürü Robert Levitan, farklılıkların baş döndürücü olduğunu belirterek, genel olarak gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkeleri geçtiğini aktardı.

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                 26.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumen'de 130 Çocuk Kreşe Gidemiyor

  Bu yıl Şumen'deki bazı kreşler kış aylarında ısı tasarrufu yapmak amaçlı binalarına ısı yalıtımı yapmak üzere tamire başlamıştı. Tamirlerin bitmemesi nedeniyle kreşlerin açılması bir hayli gecikmiş durumda ve bu nedenle birçok çocuk hala kreşlere gidemiyor. Yapılan açıklamalara göre şu an 130 civarında çocuğun kreşlere gidemediği, yaklaşık 100 kadar çocuğun ise tamiratın bitimine kadar başka kreşlere geçici olarak gönderildikleri bildirildi. Şumen Bölgesi Eğitim, Kültür ve Gençlik İşleri Müdürü Nayden Kosev kreşlerin müdürleri ile bir araya gelerek durumları hakkında bilgi aldı. Bu yıl 7 kreşte tamir işlerine başlanmış, diğer yedi kreşin tamirleri ise iptal edilmişti. Şu günlerde kreşlerin tamirlerinin bitirilmesi için yoğun çaba sarf ediliyor. Tamiri yapan şirketlerin takip altında oldukları ve tamiratlarını gereken tarihte bitirmeleri konusunda hatırlatmalar ve uyarılar yapıldığı bildirildi.

 

 

 

Fevzi EHLİMAN                                                                                                                                    22.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İkamet Zorunluluğundan Dolayı 400 Bin Kişi Oy Kullanamayacak

  Cumhurbaşkanı seçimlerinde 6 milyon 900 bin kişi oy kullanma hakkına sahip bulunuyor. Yerel seçimlerde ise 6 milyon 500 bin kişi sandık başına gidebilecek. Bu fark, yurtdışındaki Bulgaristan vatandaşlarının yerel seçimler için getirilen ikamet yasağından kaynaklanıyor.
Seçmenlerin nerede oy kullanması gerektiğini öğrenmek için, klasik yolun dışında birkaç yöntem daha bulunuyor. En kısa yoldan bu kontrol, cep telefonu sayesinde yapılıyor. EGN numarası yazılarak kısa bir mesaj gönderiliyor. Her bir mobil operatöre geçerli olan sistemde, Cumhurbaşkanı ve yerel seçimlerde nerde oy kullanması gerektiğini açıklayan geriye iki mesaj alınıyor. KDV dahil 30 stotinka değerinde olan sms'in dışında kişiler, GRAO'nun internet sitesinden de kontrol yapabilecek.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                    22.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'dan Kaçtı Edirne'de Yakalandı

  Bulgaristan'daki yetiştirme çiftliklerinden kaçıp Meriç ve Tunca nehirlerini takip ederek Edirne'ye ulaştığı sanılan Güney Afrika kökenli ''su maymunu'', Edirne Çevre ve Orman Müdürlüğü bahçesinde yakalandı. Dev bir fareyi andıran su maymunu 1 metrelik boyu ve 5 kilogramlık ağırlığıyla görenleri şaşırtıyor. Edirne Çevre ve Orman Müdürü Abdullah Bülbül, Türkiye'de bu türün ilk kez canlı olarak yakalandığını söyledi. Su maymununun Çevre Orman Müdürlüğünde kafes içinde koruma altına alındığını ifade eden Bülbül, ''Bugün beklemediğimiz bir misafirimiz geldi. Çevre Orman Müdürlüğü Meriç Nehri'ne yakın olduğu için su maymunu nehirden çıkarak, müdürlüğümüzün bahçesine kadar gelmiş. Biz de onu yakalayarak koruma altına aldık. Gıda ve su verildi. Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde bu hayvanlar hakkında araştırmalar yapıldığını biliyoruz. Biz de bu nedenle üniversitemizde bu konuda çalışan bilim adamlarına haber verdik'' dedi. Su maymununun yakalanmasının bilimsel çevrelerde de heyecan yarattığını belirten Bülbül, incelenmesi için Trakya Üniversitesine gönderileceğini kaydetti. ''BİLİM ÇEVRELERİNDE HEYECANLA KARŞILANDI'' Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Beytullah Özkan da su maymununun Türkiye'de ilk kez canlı olarak yakalandığını söyledi. Su maymununun bitkiyle beslendiğini ve kemirgenlerin en büyüğü olarak bilindiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özkan, bu tür bir canlının Edirne'de daha önce de 2 kez ölü olarak bulunduğunu anımsattı. Yakalanan su maymununun bilimsel araştırmalar için kullanılacağını ifade eden Özkan, şunları söyledi: ''Daha önce ölü olarak bulunan bir su maymununun karnındaki embriyo halinde bulunan yavrularını görme fırsatımız olmuştu. Ama bildiğim kadarıyla da ilk defa canlı olarak yakalanıyor. Eskiden su maymunları Avrupa'da çiftliklerde kürkleri için yetiştiriliyordu. Şimdi bu kürklere rağbet kalmadı. Bu çiftliklerden bırakılan veya kaçan hayvanlar nehir kenarlarında üremeye başladı. Bunlara fareler grubunun en büyüğü diyebiliriz. Bu hayvanların erginleri 14 kiloya kadar ulaşabiliyor. Fareye benzediklerinden zaman zaman öldürülüyorlar. Aslında bu hayvanlar saldırgan değildir. Aksine uysal hayvanlardır. Şimdi yakalanan bu hayvan ilk kez canlı olarak bulunduğu için bazı araştırmalar yapılacak. Araştırma sonuçları bilime ışık tutacak, bu yüzden bu haber araştırmacıları heyecanlandırır.

 

 

 

Kircaali Bugün                                                                                                                                    22.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başarılı 33 Öğrenci Balkanlarda Ecdat İzi Sürdü

  Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Gönüllüleri Gençlik Kampı'nın başarılı 33 öğrencisi, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Kosova ve Makedonya'yı kapsayan gezi programı kapsamında Balkanlardaki Osmanlı eserlerini yakından görme fırsatı buldu. BURFAŞ Genel Müdürü Mustafa Çaltılı'nın başkanlığındaki 33'ü öğrencilerden oluşan 45 kişilik heyet, Bulgaristan'ın Filibe ve Sofya kentlerini gezdikten sonra Bosna Hersek'e geçti. Bosna Hersek'in Başkenti Saray Bosna'da Belediye Başkanı Alija Behman'ı ziyaret eden heyete bir dönem Bursaspor forması giyen Baliç de eşlik etti. Saray Bosna'da belediye tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler alan öğrenciler, ziyaretin ardından Elvir Baliç ile hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. SarayBosna'nın merkezindeki ünlü sebilden su için öğrenciler, Osmanlı eserleri arasında yer alan Başçarşı içerisinde Gazi Hüsrev Cami, bedesten, küçük hanlar ve katedrali de gezdi. Gezi kapsamında kış olimpiyatlarının yapıldığı Igman Dağı, peynirleriyle ünlü Travnik, Bosna savaşında bombalanmasının ardından yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü'nü de gezdi. Savaş zamanında Boşnakların tüm ihtiyaçlarını karşılamak için kazdıkları ve Sırplardan özenle korudukları 800 metre uzunluğundaki tünelin halen korunan 25 metresinin kazıldığı evin müzeye dönüştürülen iki odasını gezen öğrenciler, duygusal anlar yaşadı. Bosna Hersek gezisi İsak Samokovlija okulu ziyaretiyle sona erdi. Kosova'nın Prizren kenti ve Türk köyü Mamuşa'yı da gezen öğrenciler, Balkan turunu Makedonya'nın Üsküp kentinde noktaladı.

 

 

 

Son Dakika                                                                                                                                    22.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Psikologlar bilinç krizi ile mücadele için modern yöntemler öneriyor

  Varna yakınında Avrupa Kişilik Ötesi Psikoloji Birliği'nin 13. Konferansı çerçevesinde bilinç krizi ve stres ile mücadele için modern yöntem ve yollar görüşülüyor. Avrupa Kişilik Ötesi Psikoloji Birliği Başkanı İngo Yarzets, çağdaş dünyada krizin ekonomik kadar kişisel olduğuna işaret etti ve kişinin doğasını tanıma aracı olarak bilincin potansiyelinin dışa vurulması gerektiğini savundu. Yarzats, kişilik ötesi psikolojinin çeşitli yöntemlerden yararlandığını açıkladı. Yarzets, kişilik ötesi psikolojinin geleneksel yöntemleri aştığını ve çok derin ruh hastalıklarının tedavi edilmesini sağladığını belirtti.

 

 

 

BNR                                                                                                                                                  22.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Destan Folklor Grubu Kızları,
Novosel Köyünü Coşturdu

  21.09.2011 tarihi (Çarsamba), saat 19.30’da Şumnu ilçesine bağlı Novosel köyünde, Novosel Günü kutlaması yapıldı. Kutlama, Novosel köyü Hristo Borev Okuma Evi’nde verilen konserle halkın eğlenceli dakikalar geçirmesini sağladı.  Sunuculuğunu Okuma Evi sekreterinin yaptığı program, Detelina Folklor Grubu’nun söylediği Bulgarca türkülerle başladı. Ardından, Şumnu Kültür Evi’ne bağlı Destan Folklor Grubu sahne aldı. Grup solistleri Şenay Sadık ve Merlin Beyhan söyledikleri Çayırda Buldum Seni ve Dere Geliyor Dere türküleriyle konsere eğlenmeye gelen halkı coşturdu ve büyük alkış aldı. Sonrasında Entarisi Ala Benziyor türküsü eşliğinde oynanan oyun da izleyenlerin ilgisini ve beğenisini topladı. Destan Folklor Grubu’nun ardından, Şumnu’dan Dimitrina Uzunova’nın yöneticiliğinde Vençe Bulgar Folklor Ekibi sahne aldı. Minik çocuklar, oynadıkları oyun ve gösterdikleri performansla herkesi kendilerine hayran bıraktı.
Novosel Günü kutlaması, 1950’li yıllardan bu yana geleneksel olarak her yıl 21 Eylül’de kutlanmakta.

 

Mozaikdergisi                                                                                                                    22.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Oğrenciler, Nasil Güvenli Bisiklet Kullanıldığını Gösterdi

  Ruse OU Otets Paisiy Okulu'ndan 70 öğrenci, kurallara uyarak nasıl bisiklet kullanıldığını, yaptıkları gösteride sergilediler. Okul,   Avrupa Hareketlilik Haftası nedeniyle Sağlıklı ve Neşeli Çocukluk İçin Güvenli Bisiklet Kullanma faaliyetine katıldı. Genç bisiklet tutkunları, büyük bir ustalıkla bisiklet kullandılar ve değişik röle oyun ve etkinliklere katılım gösterdiler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                    21.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gıda Güvenliği Ajansı,
Alkolsüz İçecek Ve Meyve Sularının Denetimine Başladı

  Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı dün tüm gazlı ve gazsız alkolsüz içecek, meyve suları ve meyveli içecekler üreten kuruluşlarda yoğun denetime başladı. Denetimler, Bulgaristan Alkolsüz İçecek Üreticileri Derneği ile ortaklaşa gerçekleştirilecekler ve 12 Ekim’e kadar sürecekler. Denetimlerde, ürünün teknolojik belgeleri ile etiketlerde ilan edilen terkibine uyulmasına dikkat edilecek. Ayrıca iyi hijyenik uygulamaları, hammadde ve imal edilen toplu bitmiş ürünün izlenebilirliğinin sağlanması ve de onların ticari zincirinde dağıtılmasıyla ilgili belgeler ve kayıtlar tutulmasını içeren gıda güvenliğini yönetme sistemi uygulanması denetlenecektir.
  Meyve suları, adlarına ilişkin istemler ve terkipleri açısından denetlenecekler. Özellikle, gıda katkı maddelerinin etiketlerde doğru yazılmasına dikkat edilecek. Denetimlerde tüketicinin dürüstçe bilgilendirilmesi için etiketlerde yer alması gereken ek bilgiye de vurgulanacak.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                     21.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çalışma Piyasasında Hangi Meslekler Revaçta

  Bulgaristan’ın çalışma piyasasında kalıcı bir canlanmanın olduğunu söylemek hala zordur. İşsizlik artışı da bu arada dünya ekonomi krizinin negatif sonuçlarının önü, özellikle küçük yerleşim merkezlerinde hala alınamıyor. İnşaat sektöründeki durgunluk sürüyor, ardından ise maliye ve gayri menkul ticareti geliyor. Şirketler, yeni eleman alırken son derece temkinli davranıyorlar .Buna rağmen bazı sektörlerde çalışma piyasasında belirli bir hareketlenme ve talep artışı izleniyor. Ülkemiz, sözüm ona call merkezleri olmak üzere iş süreçlerine dış kaynak sağlayan şirketler için popüler destinasyon olmaya devam ediyor.
  Bu amaçla birçok şirket, üstün derecede yabancı dillere hakim olan kişileri istihdam ediyorlar .İngilizce ve Almanca en çok aranan dillerdir. Ülkemizin çalışma piyasasında talep olan mesleklere gelince ise satış yöneticileri, mal dağıtıcıları ve ofis yöneticileri başta geliyorlar. İşverenlerden en büyük talep ise bilgi teknolojileri uzmanlarına vardır. Bu uzmanlar, piyasada en çok aranan kadro durumundadır.
  Sofya merkezli büyük bir kadro seçme ajansı yöneticisi Svetlozar Petrov’un sözlerine göre özellikle AB ülkeleri olmak üzere yurt dışından Bulgar uzmanlarına olan talepte belirli bir artış izleniyor.
En çok sağlık kadrosu, inşaat mühendisleri, yine bilgi teknolojileri uzmanları ve de turizmciler aranıyor.
“Turizm mezunu uzmanlar, çok başarılı bir iş hayatı kuruyorlar. Birçok seçenekleri de vardır. Gerek yurtta, gerekse yurt dışında her yerde çalışabiliyorlar . Böylece zamanla deneyim edinen ve yabancı dil bilgilerini artıran turizmciler, yerli ve yabancı işverenlerce tercih ediliyorlar, diyen Svetlozar Petrov, ülkemizde karyer kurma imkanlarını şöyle yorumluyor:
  Her yerde olduğu gibi, bizde de iki sorun söz konusu. Birincisi iş bulmak, ikincisi ise iş yerinde gelişmektir. Bazı kişiler daha uygun olabilir, liderlik nitelikleri daha güçlü olabilir. Aynı şey çok ulşuslu vey Bulgar şirketinde çalışma tercihi konusunda geçerlidir. Somut bir kişinin yetenekleri ve kalifiyesi söz konusudur”
Çalışma piyasasında izlenen diğer bir gelişme, ters dinamiğin yoğunlaşmasıdır. Yurt dışında çalışmış olan Bulgarlar’ın yurda dönmeleri söz konusu. İş gücünün seyri, her zaman iki yönlü oldu, diyor Svetlozar Petrov. Yurda dönme kararının her zaman ekonomik etkenlerden kaynaklanmadığını vurgulamak gerekiyor. Sık sık ailevi sebepler, nostalji, yabancı kültür ortamına adaptasyon imkansızlığı etkili oluyor bu kararda. 

 

 

BNR                                                                                                                                    21.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan, İnternet’ten Hızlı İndirme Sıralamasında Dünyada Üçüncü 

  Dünyada İnternet erişimi araştırmalarında uzman Pando Networks şirketi, internette hızlı indirme sıralamasında Bulgaristan’ı dünyada üçüncü olarak gösterdi. Bulgaristan’dan önce Güney Kore ve Romanya birinci ve ikinci yere sıralanıyorlar. Güney Kore’de internetten indirme ortalama hızı 2 202 kbs, Romanya ve Bulgaristan’da ise 1909 ve 1611 kbs.Pando Network şirketinin araştırmasında ABD’nin 26’ncı yerde gösterilmesi ise sürpriz oldu.

 

 

 

BNR                                                                                                                                     21.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk Üniversitesi Halk Sağlığı Fakültesi,
Akademik Yılına İki Yeni Bölümle Başladı

  20 Eylül 2011 tarihinde Rusçuk Üniversitesi Halk Sağlığı Fakültesi, özel törenle yeni akademik yılın açılışını yaptı. Aynı zamanda fakülte, yeni iki bölümünün, Hemşire ve Ebe bölümleri, açılışını da yapmış oldu. Hemşire ve Ebe bölümleri, bu yıl ilk kurs ögrencilerini kabül etti.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                              20.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gönüllü İnsanlar, 
Eski Cuma (Tırgovişte) Şehrinde
Yeni Açılan Çocuk Parkına Fidan Dikti

  100’de fazla gönullü, Eski Cuma şehrinde ilk defa düzenlenen çevreci ve eğitici Benim Yeşil Şehrim adlı en kapsamlı faaliyete katıldı. Faaliyet, yeni olarak inşa edilen alanın, Yaşam Köşesi çocuk parkının açılışıyla başladı. Ardından gönüllüler, açılışı yapılan parka fidanlar dikti. Çocuklara, açık alanda bölgedeki biolojil değişiklikleri, doğanın değişimi ve  çöplerin neden ayrı toplanmasının önemliliği gibi konularda, bilgiler verildi. Faaliyetin en küçuk katılımcıları, çocuklar ise açılışı yeni yapılan çocuk parkında doyasıya eğlendi.
  Benim Yeşil Şehrim faaliyeti, bu yıl dördüncü defa organize edildi. Bu güne kadar faaliyet, başkent  Sofya’da gerçekleştiriliyordu. Bu yıl ise ilk defa Sofya şehri dışında yapıldı. Faaliyetin genel amacı, şehirde yaşayan insanların doğayı korumaya yönelik ilgisini çekmek.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                             20.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofya’da İslami Bilgiler Yarışması Düzenlendi

  Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü tarafından düzenlenen 5. Milli Temel İslami Bilgiler Yarışması başkent Sofya’nın Halk Kültür Sarayı’nda yapıldı.
Şumnu, Smolyan, Veliko Tırnovo, Sliven ve Blagoevgrad Bölge Müftülüklerinin düzenlediği Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencilerin oluşturuğu takımlar katıldı. Jüri kararı ile birinci seçilen Blagoevgrad kentine bağlı Ribnovo köyü Kur’an kursu öğrencilerine Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı tarafından çeşitli hediyeler verildi.
  Adeta bir şenlik havasında geçen yarışmanın bölüm aralarında aralarında ise Osikovo köyü Kur’an kursunun kız öğrencilerinden oluşan bir grup ilahiler söyledi ve dini şiirler okudu. Filibe İmamı Nurettin Ahmed de okuduğu ilahi ile izleyicilerin takdirini topladı.
  Yarışmayı Başmüftü ve bölge müftülerinin yanı sıra Bulgaristan Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Tzvetan Tzvetanov, kabinenin tek Türk kökenli üyesi olan Kültür Bakanı Vejdi Raşidov ile Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Doç. Doktor Fikret Karaman da özel konuk olarak izledi.Bu yıl 5’incisi düzenlenen yarışmanın özel bir değer taşıdığını ifade eden Başmüftü Mustafa Aliş Hacı, "Bu yarışmada sadece kazananlar var, kaybeden yoktur" dedi. Bulgaristan’da Müslümanların barış ve uyum içinde yaşadıklarını kaydeden Başmüftü Hacı, "Yürekte sevgi olursa nefrete yer kalmaz" diye konuştu.
  Başbakan Yardımcısı Tsvetanov da, İslamiyetin sahip olduğu zengin kültürel tarihin altını çizerek, "Hükümetimiz dini hoşgörüye büyük önem veriyor. Bulgaristan’da tüm dinler ile diyalog içindeyiz" dedi. Yarışmaya katılanların performansından çok etkilendiğini açıklayan Türkiye Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Doç. Doktor Karaman da, konuşmasında semavi dinlerin bilime ayrı bir önem verdiğini kaydederek "Peygamber Efendimiz Müslümanlara beşikten mezara kadar eğitim, bilim ve kültürle yaşamalarını tavsiye etmiştir" diye konuştu.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                           20.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

IT Sektörümüz Krize Rağmen
Dünya Piyasalarını Fethediyor 

  Softwear ürünlerinin geliştirilmesi, dünya ekonomisinin temel gelişme motorlarından biridir. Yüksek teknolojilerin hızlı gelişmesi, çoktandır günümüz hayatının bir parçası olup kimseyi şaşırtmıyor. Son dönemde ülkemizde eğitilen binlerce uzman, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden meslektaşlarının eşit ortağı durumundadır. Küresel ekonomi krizi ortamında bile Bulgaristan’ın yazılım sektörü, etkinliğini artırmaya devam ediyor. Bulgaristan Yazılım Şirketleri Birliği BASKOM tarafından ülkemizde ard arda üçüncü yıldır yaptırılan “İT endüstrisi barometresi” adlı araştırmada 2010 yılı istatistik verileri ve 2010 yılına ilişkin tahminler yer alıyor. BASKOM ve Bulgar WEB Birliği üyesi 38 şirketin kaldığı araştırmadan alınan verilere göre bir şirketin ortalama satışları 2008’de yaklaşık 4,5 milyon leva tutarında olurken 2010’da krize rağmen yaklaşık 5 milyar levaya çıkmıştır.
  Bilişim sektöründe istihdam edilenlerin sayısı da artış gösteriyor. 2007’de sektör çalışanlarının sayısı 6 bin kadar olurken 2009’da bu sayı 8 bini buluyor. Bu arada sektörde ortalama aylık ücretler de artış gösteriyor. Geçen yılda İT sektöründe ortalama maaş 2 ila 3 bin leva arasında oldu. Bununla beraber işverenler, uygun uzman bulamamaktan şikayetçidir. Hatta araştırmaya katılan şirketlerin çoğu, uygun uzmanları bulabilirlerse işlerinin yüzde 50 oranında büyüyeceğini söylüyorlar. 

 

 

BNR                                                                                                                                          20.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şairlerin Kapadokya Buluşması

  Yaşayan bir Türkçe ve Kardeşçe Yaşanan Bir Türkiye sloganı ile Nevşehir ’de her yıl geleneksel olarak Şairler ve Yazarlar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Paslanmaz tarafından düzenlenen ve bu yıl 6'ncısı gerçekleştiril Tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü olan Kapadokya şiir şöleni 16- 18 Eylül 2011 tarihinde Ürgüp'te gerçekleşti Şölene katılan ozanlar şölen sırasında çeşitli eserleri seslendirdi. Şölen çerçevesinde 17 Eylül Cumartesi günü Ürgüp Kongre Merkezi’nde Bulgaristandan Şumnu Kültür Evi Başkanı ve Şair Nurten Remzi Memlekitini Anlat Desem adını taşıyan şiiriyle Deliorman ve orada oturan Türk özelliklerini şiirsel bir rankle seyirci ve dinleyicilere tanıtmış bulundu. Daha sonra Bursa Yıldırım Belediyesi'nin hazırladığı 7. Uluslararası  Türkiye Aşıklar ve Şairler Şöleni fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Aynı gün İl Emniyet Müdürlüğü'nün Topuzluhan Sosyal Tesisleri'nde konuklara Nevşehir Valisi Abdurrahman Savaş'ın da katılımıyla yemek verildi. Daha sonra Nevşehir’in Peri Bacaları ve başka doğa ve tarihi değerleri taşıyan yerlere geziye gidildi.

  Ayşe Paslanmaz Hanım, sanata ve sanatçıya ilgili birçok Türkiye ve başka ülkelerden temsilcileri şölene katılmaya davet etmişti. Onun sunumlarına gore“şiire bahçe olabilecek bir mekân haline gelen Kapadokya’da yeni fidanlar dikmek, tanışmak, görüşmek, kalıcı ve samimi dostluklar kurmak, şiir dinlemek, şiir solumak, güzellikleri paylaşmak için” 6.Kapadokya Şiir Şöleni,  bölgenin en kapsamlı kültürel etkinlikleri arasında yer alıyor. Yurt içinden ve yurt dışından birçok ünlü şair , aşık ve sanatçıyı bir araya getiren 6. Kapadokya Şiir Şöleni’ne yürt dışından katılan Özbekistan, Fransa, Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs ve Azerbaycan şair ve sanatçıları özel yer aldı. İzmir’den Devlet Sanatçısı Engin Çır, Halk Ozanı Aşık Temel Turabi, Azerbaycandan sanatçı Helime Veyisova ve onların devlet televizyonu AZ TV ekibi, davet edilen kişi ve kurumların arasındaydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Nevşehir millet vekilleri, Nevşehir Valiliği, Nevşehir Üniversitesi, Milli Eğitim Müdürliğü, Emniyet Müdürlüğü, Ticaret Odası ve basın mensuplarının katkıları desteklenen faaliyette Türk dünyasına hizmet eden ve ödül almaya hak kazanan 15 civarında belediye başkanları da katıldı. Onların arasında 2006 yılında yapılan Tarsus Karacaoğlan Şelale Şiir Şöleni’nde şair Nurten Remzi’ye ve 2009 yılında rahmetli şair Ali Bayram’a Karacaoğlan ödülü veren Mersin Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz da yer alıp birçok söz alanların arasında tebrik sunumları yaptı.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

17 Yaşındaki Öğrencinin İlk Sergisi

  Rusçuk (Ruse) Avrupa Diller Okulu öğrencisi olan Fında Mehmedova, 19 Eylül 2011 tarihinde, saat 10.30’da Rusçuk Üniversitesi fuayesinde, ilk sergi açılışını yaptı. Küçük sanatçının sunduğu eserler, 3D origamı ve kviling teknolojisi kullanılarak yapıldı.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Anadolu Günleri’nde Bulgaristan,
40 Bin Kişiyi Coşturdu

   Ankara Etimesgut Belediyesi'nin düzenlediği 8. Uluslararası Anadolu Günleri Kültür ve Sanat Festivali'ne birçok ülkeyi anlatan çadırlar arasında Bulgaristan çadırı da açıldı. Festivalin 7. gününde, Balkan Göçmenleri İktisadi Araştırma Vakfı (BİSAV) etkinlikleri yer aldı. BİSAV'ın düzenlediği programda, Etimesgut'ta Balkan rüzgarı esti. Şumnu Kültür Evi Başkanı ve Şair Nurten Remzi şiirlerin okunduğu programda TRT sanatçısı Rüstem Avcı Balkan türküleri okudu, vatandaşlar hep bir ağızdan eşlik etti. Programda sahne alan iki ünlü, alanı dolduran yaklaşık 40 bin kişiyi coşturdu. BİSAV Başkanı Hülya Ürkmez, Belediye Başkanı Enver Demirel'e dokuma Balkan seccadesi hediye etti. Dünyanın her ucundan katılan Türk temsilcileri ve ekipleri taşıdıkları Türk kültürün özelliklerini Türkiye başkentine taşımış oldu. Kurulan stantlarda yöresel, kültürel zenginliklerini tanıtan yemekler, sanat eserleri, resimler, fotoğraflar ve programlara katılan sanatçı, ozan, şair ve aşıklara yer verildi. Bulgaristn çadırında Deliorman mutfağı özellikleri taşıyan Dızmana, Kaymaklı Pide ve Börekler, Anadolu günlerine katılan ve Bulgaristan Çadırı’nı ziyaret edenlere ikram edildi. Ayrıca çok ilgi çeken Türklük adına hapishanelerde yatan Osman Kılıç’ın verdiği değerli eski ve yeni fotoğraflardan fotoğraf sergisi sunuldu. Yeni fotoğrafların arasında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ekibinde yer almasıyla Tombul camii, NÜVVAB İmam Hatip Lisesi ve Şumnu Kültür Evi ziyaretlerinden fotoğraflar da vardı.Şunları da paylaşmadan geçemiyoruz: Şumnu Kültür Evi Davul Zurna Orkestrası kızları 2009 yılında bu festivale katılmıştı. Geçen sene de, bu yıl da onlardan etkilenen ve onları hala unutamayan Türk dünyası temsilcileri, Bulgaristan çadırını ziyaret ederek yeniden onların kulaklarını çınlattı.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Balkanların Zirve Noktası Musala

  Musala’nın yıllık ortalama sıcaklık dereceleri -2,9 olup, sadece 4 ay boyunca sıfır derecenin üstünde seyrediyor. Yılın 254 günü tepede kar bulunuyor.
  Rila dağının müthiş güzelliğinin zirvesini Musala tepesi oluşturuyor. Yunanistan’daki Olimpus’u 8 metreyle geçen tepe, Balkanların en yüksek tepesidir. Tam 2925 metre yüksekliğe sahip. Yerli ve yabancı turistlerin tırmanmak için can attığı Musala’ya, eylül ayının başlarında daha da kolay çıkılabiliyor. Yakıcı güneşin etkisini azaltması ile rahat bir yürüyüş yapabilme imkanı tanıyan güz havası, yılın bu zamanında dağ severlere oldukça büyük olanaklar sağlıyor.
En yukarıya çıkmak için birkaç farklı yol kullanılsa da genellikle tercih edilen yol, Borovets Kayak Merkezi’nden gerçekleştiriliyor. Sofya’ya 80 kilometre olan Borovets’den  kapalı teleferik ile bin metre deniz yüksekliği aşılıyor. Bin 300 metre’den 2 bin 369 metreye, 20 dakikada çıkılıyor. Bu şekilde 2 saat tasarruf ediliyor. Teleferikten indikten sonra tepeye kadar yaklaşık 3 saatlik yol var. Tabi yukarıya ulaşılıncaya kadar, yaz kış farketmez,  sırtınızın terden su içinde kalması kaçınılmaz.
  Geliş-gidiş yaz teleferik fiyatı 10 leva iken, kışın bu ücret çok daha pahalı. Teleferik ile varılan son nokta olan Yastrebets tepesinden yavaş yavaş yaya yol alırken, kısa zaman sonra önümüze 3 farklı yol çıkıyor. En sağdaki tam dağın zirvesine götürüyor ve deneyimli dağcılara tavsiye ediliyor. En soldaki ise daha uzun olduğundan fazla tercih edilmiyor. Çoğunluk itibarıyla turistler orta yolu kullanıyor. Buradan yaklaşık 45 dakika sonra, normal yürüyüşle Musala Evi’ne ulaşılıyor.
  Musala adını taşıyan konaklama evinden sonra esas tırmanma başlıyor. Zaten bundan sonra ise insanın gözü hep kayaların izinde gelip gidiyor. 2 bin 700 metreye ulaşıldığında granit taşlardan başka hiçbir bitki ve toprağa rastlanmıyor.
  Burada Rila Parkı’na adım atmış olarak yolunuza devam ediyorsunuz. Şunu belirtelim ki, Musala’da olan zemin, dağcılar açısından otoyol olarak değerlendirildiği için kolay bir geçiş gibi görülüyor, fakat acemilere sık mola yaparak devam etmeleri tavsiye ediliyor.
  Yaklaşık bir buçuk saat sonra Buz Gölü barınağına ulaşılıyor. Barınağın bu adı, yılın çoğunluğunda buz tutan yanındaki gölden geliyor. Turistler bu yapının yanında ter içinde kalmış elbiselerini değiştirip, tepeye hücum için son hazırlıkları yapıyor. Burası ufak bir yapı da olsa geceleme imkanı sunuyor.
Buz Gölü’nden Musala’ya kadar sadece 30 dakikalık bir tırmanma mesafesi olsa da, bu yolun en dik olan kısmı.
Yol boyunca mas mavi bir göl de dikkatleri çekiyor. Aleko adını taşıyan gölün dibinden bir de kayalar yükselmesi ayrı bir güzellik katıyor manzaraya. Buzul çağdan kalma oldukları zannedilen göller, Bistritsa nehrine kaynak teşkil ediyor.
  Musala adını, Osmanlı’dan beri taşıyor
  Musala’nın ismi, Osmanlı zamanından kaldığı biliniyor. Tarihçilere göre ismin literatürdeki anlamı ‘Allah’a giden yol’, ‘Allah’a yakın olma’ ve ‘Dua yeri’ olarak tarif ediliyor. Kutsal kitaplarda ise Hz. Musa, Sina yarımadasında bulunan Tur dağına çıkarak, kavmine on emir adı altında Allah’ın şeriatını bildiren peygamber olarak tanınıyor. Osmanlı’dan önce buranın Tangra ismini taşıdığı tahmin ediliyor. 1949 ila 1962 yılları arasında Balkanlardaki en yüksek tepenin adı Stalin olarak değiştirilmiş. Sovyet liderin ölümünden sonra tekrar eski adını alan tepede bugün, 1932’de inşa edilen meteroloji istasyonu yer alıyor. Tepeye giden yolda kışın tırmanılması için çelik ipler göze çarpıyor. Musala’da sıcak bir çay içme imkanı ve neredeyse Bulgaristan’ın dörtte birini seyretme olanağını veren manzara göz dolduruyor. Havanın açık olması halinde buradan Pirin, Vitoşa, Stara Planina ve Rodop dağları da görülebiliyor. Tepe, müthiş manzaraları mütala etme imkanı veriyor. Güneyde Meriç nehrine kaynak oluşturan göller de gözüküyor. Turistler arasında Musala birçok efsanede de ağızdan ağıza dolaşıyor. Bunlardan biri  bazen Musala’dan Akdeniz’in de görülebileceği söylentisi yatıyor. Gezginlerin tespitlerine göre ise bu Pirin dağlarının engel teşkil etmesi ve yeryüzünün yuvarlaklığı baz alındığında imkansız gözüküyor. 3 saatlik tırmanmanın verdiği yorgunluk, Bulgaristan’ın birçok kısmını seyredebilmenin verdiği imkandan dolayı hemen unutuluyor. Musala tepesi yılda 50 bin turist tarafından ziyaret ediliyor.

 

 

Beynur Süleyman, Zaman Bg                                                                                       19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Balkan Çocuk Filmleri Ve TV Programları Festivali

  Karadeniz kentlerimizden Nesebır’da ‘Art Anforu’ adlı Balkan Çocuk Filmleri ve TV Programları Festivali 12’incisi düzenleniyor. Festivale Balkan ülkelerinden 30 film katılıyor. Uluslararası ‘Altın Anfor’ Vakfı ile Nesebır Belediyesi, Bulgaristan Ulusal Televizyonu ve Milli Radyosu’nun katılımıyla 22 Eylül’e dek sürecek festivalin organizatörüdür.

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                               19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

‘Herkese Kanat’ Hava Şovu Uçak Gösterileri İle Başladı 

  Pleven’in Bohot hafif ve spor uçakları hava alanında ‘Herkese kanat’ hava şovunun 9’uncusu açılırken uçak gösterileri düzenlendi. Bunlar, 1969’da üretilip 1974 yılına dek Kraliyet Hava Kuvvetleri pilotlarınca öğretim- antrenman faaliyeti için kullanılmış ve Bulgaristan’da tek olan Eagle Pub 121 marka İngiliz uçağı ile gerçekleştirildi.
Bu yıl hava şovuna uçak ve delta planör pilotları katılıyorlar.

 

 

 

      

 BNR                                                                                                                            19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Avrupa Bilimadamları Günü Düzenleniyor 

  23 Eylül’de Bulgaristan’da Avrupa Bilimadamları Günü düzenlenecek.Bu etkinlik her yıl aynı günde bütün Avrupa’da mevcuttur.
Ülkemizdeki Avrupa Bilimadamları Günü aynı zamanda Sofya, Plovdiv, Varna, Ruse, Stara Zagora ve Burgas’ta Bulgaristan Bilimadamları Birliği, Bulgaristan Bilimler Akademisi, Milli Politeknik Müzesi gibi kurumların desteği ile düzenlenecek.
  Avrupa Bilimadamları Günü 2011, Dünya Kimya Yılı ile ilgili olarak ‘Bilimadamları ile kimya çalışmaları, sanayi ve toplumun yararına olmalı’ şiarı altında geçecek.

 

 

 

BNR                                                                                                                                 19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Restore Edilen Stara Zagora’daki Eski Cami
Müze Olarak Faaliyete Geçti

  Stara Zagora’da ki restore edilen Eski cami müze olarak açılışı yapıldı. Kurdeleyi kesmek için şehre Başbakan Boyko Borisov, Kültür Bakanı Vejdi Raşidov ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Lilyana Pavlova geldi. Restorasyon projesinin finansmanını yapan “Bölgesel kalkınma 2007-2013” Operatif Programı 2,4 milyon leva sağladı. Ülkedeki ilk olan bu dinler müzesinde yüzyıllar boyunca bu yerde var olan tüm dinlerin sembolleri sunulacak. Müzenin artık kültür turizmi için ulusal haritasında bir yere sahip olduğunu Kültür Bakanı Vejdi Raşidov açıkladı. Başbakan sembolik anahtarını Belediye Başkanına sunarak, müzenin artık Stara Zagora’nın olduğunu belirtti. Ayrıca, Başbakan şehir için yaklaşık 40 milyon leva yeni yatırım sözü verdi.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                      19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evlerimizin Duvarlarını Süsleyen Goblenler

  Bütün Avrupa’da olduğu gibi goblen sanatı Bulgaristan’da da çok meşhur. 11. yy.’da Avrupa’da yapılmaya başlanan goblen Bulgaristan’da 19. yy’da yaygın hale geliyor ve duvar kilimi diye adlandırılmaya başlanıyor. Bundan 10 asır önce iplikler daha kolay geçirilsin diye yün üzerine yapılan goblen, günümüzde ipek ve kalın kumaşın üzerine de yapılıyor. Hatta altın iplik kullanılarak desen verilenleri bile mevcut. Bu kadar eskilere dayanan bu sanatı Haskovo’da Nesrin Hanım da hobi olarak yapıyor.
  1Nesrin Arif Murat 43 yaşında.Liseyi Haskovo’da dikişçilik üzerine bitiriyor ve kocası Erol Bey ile birlikte tekstil sektörüne atılıyorlar. Yoğun bir iş temposuyla yılları geçiriyor. Nesrin Hanım bu iş temposunun yanında hobi olarak oya ve işlemeyle de uğraşıyor. Bu uğraşlarıyla hem evini güzelleştiriyor hem de stresini atıyor. Nesrin Hanım bir gün arkadaşını ziyarete gidiyor ve orada da goblen sanatıyla tanışıyor. Arkadaşı Nesrin Hanımı uğurlarken ona Taç Mahal’in goblen halini hediye ediyor. Daha önce böyle bir hediye almamış olan Nesrin Hanım ‘Bu hediye çok hoşuma gitti. İçimde bir merak uyandı. Arkadaşımdan rica ettim ve bana nasıl yapıldığını gösterdi’. Goblenin natürmort, manzara, tarihi yerler v.s çok geniş bir yelpazesi var. Bu kadar çeşitli dokuma imkanları olunca da insan kendi hayal dünyasını ve kendi zevklerini kumaşın üzerine istediği gibi yansıtabiliyor. Nesrin Hanım ‘Ben daha çok natürmort ve manzara yapıyorum. Çünkü benim yaptığım ebatlar 20X40 ve 30X50. Bu ebatlarda yapılan natürmort ve manzaralar çok daha güzel görünüyorlar.’ diye ifade ediyor. Goblendeki ebatlar sadece bunlarla sınırlı değil. 43X53, 44X58 ve 53X66’lık olanları bile var. Goblenleri yapmak çok sabır gerektiriyor. 3 aydan 1 yıla kadar uzuyor bir işlemenin yapılması.
  Nesrin Hanım, ‘Benim yaptığım ebatlarındaki bir goblen insanın 6 ayını alabilir. Hem çok zevkli hem de çok zahmetli bir iş. Ama en sonunda goblen bitince ve duvara asılınca ve de evin iç ortamına ayrı bir güzellik ve ferahlık katınca işte o zaman yapılırken hissedilen o yorgunluk bir anda kayboluyor. Hele arkadaşınıza hediye edince ve 6 ayda yaptığınızı duyunca ve bu kadar emek sarfettiğin bir hediyeyi bana mı veriyorsun ,deyince arkadaşınız, siz ondan da mutlu oluyorsunuz.’ diye ilave ediyor.
  Geçmişten günümüze goblen
  Geleneksel anlamda goblen, iğne veya bobinle tezgahta elle dokunmuş kumaşa verilen isimdi. Daha sonra bu kumaş üzerine istenilen desen veya figürler çeşitli renklerdeki yün ipliklerle işleniyordu. Günümüzde ise goblen, temel prensipleri değişmemiş olmakla beraber büyük delikli dokunmuş bir kanvas kumaşa yapılan renkli baskı üzerine işlemeye verilen addır.
  Goblen kumaşının bilinen en eski örneklerinin MÖ 1500 yılında Mısır’da yapıldığı ortaya çıkmıştır. MS 4. ve 5. yüzyıllarda Peru’da yaşayan İnkalar güzel örnekler vermiştir. Eski Çin’de ise hafif, ince ipek, simli ipliklerle dokunmuştur.
  8. yüzyıla kadar goblen Batı dünyasında bir süre unutuldu. Meorlar’ın İspanya’da uygarlık kurmasına kadar da hatırlanmadı. 11. yüzyılda bu endüstri İspanya’dan Fransa’ya kadar yayıldı. Böylece Avrupa’da tekrar goblen üretilmeye başlandı. 1277’de Paris’te ilk fabrika kuruldu. Yünle işlenen ilk goblen örnekleri Avrupa’da görüldü.
Günümüzde modern dokuma fabrikalarında dokunan goblen, 15. yüzyılda olduğu gibi yün ipliği ile işlenerek etkileyici güzellikteki eserler olarak evlerdeki yerini almıştır.

 

 

 

İlhan Şenol, Haskovo                                                                                                                       19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Amerikalı, Bulgar Köyüne Miras Bıraktı, 
Hırsızlar Mirasa Göz Koydu

  Tırgovişte’ye bağlı Voditsa köyüne, Amerikalı bir vatandaş tarafından miras bırakılan parayı çalma niyetiyle hırsızlar muhtarlığa baskın düzenledi. Hırsızlar, paraların köy muhtarlığında olduğu zannına kapılarak aynı binada bulunan postahanedeki kasayı güç kullanarak açmaya çalıştı. Hayal kırıklığına uğrayan hırsızlar, daha sonra söz konusu paraların kasada değil, bankada olduğunu anladı. Köy Muhtarı İvan İvanov, hiçbirşeyin çalınmadığını, fakat kasanın kırıldığını belirtti.
  Amerikalı Hellen Ashley, Voditsa köyüne 800 bin dolar miras bırakmıştı. Hibe, 770 kişilik köy sakinlerini şaşırttı. Ashley’in vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan Bulgaristan’daki Hayırseverlik için Yardım Vakfı’nın haberi üzerine harekete geçen muhtar, köyde sosyal faaliyetlere ve binaların yapımına öncelik tanınacağını açıkladı. 1916 yılında doğan Ashley, 2009’da öldü. Mirasında tüm varlığının satılması ve kendi adına bir vakıf kurulmasını isteyen 93 yaşındaki kadın, mal varlığının yüzde 75’inin Voditsa köyü ve ertafının gelişimi için kullanılmasını talep etti. Köyde hayırsever Amerikalıyı kimse tanımıyor, fakat 19 yüzyılın sonunda buradan Amerika’ya göç eden kişilerin olduğu söylentileri mevcut. Hibenin bir kısmıyla okuldaki doğramalar değiştirilirken, kalan kısmının mineral kaynağın sıcaklığını kullanarak seraların ısıtılması için harcanması planlanıyor. Köyde birçok arıcının bulunmasından dolayı, bal paketleme işlemi yapan bir fabrikanın da kurulması öngörülüyor. Asley, 2004’de yerli okula bilgisayar ve printer, Popovo Belediyesi Hastanesi’ne de 45 bin dolar hibe yaptığı da biliniyor.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                      19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Radar Yerine Hız Tespiti Yapan Mobil Kameralar Geliyor

  Trafik Polis Dairesi (KAT), yolsuzluğu azaltmak amacıyla hata yapan sürücüleri durdurmak yerine, hızı ölçen kameralar kullanmayı planlıyor. KAT görevlileri, yeni kuralların kabul edilmeleri durumunda, polislerin trafikteki araçları durdurma hakkı bulunmayacak. Bunun yerine polisler, devriye arabalarındaki kameralarla trafik ihlallerini kayıt altına alacak. İçişleri Bakanlığı, şu anda kullanılan radarları da kullanımdan kaldırarak, onların yerine hız tespiti yapan mobil kameralar almayı düşünüyor. Otomatik cihazların tamamen insan müdahalesinden uzak bir şekilde çalıştığı teminatını veren uzmanlar, görevlinin tek yapacağı şeyin kamerayı çalıştırarak gereken yere çevirmek olduğunu söylüyor. Yıl başından bu yana 700 bin sürücü kural ihlali yaptı. Yaklaşık 60 bin şöförün, kameraların yardımıyla tespit edilen hatalarından dolayı ehliyetlerine el konulması bekleniyor. KAT, şimdilik tek sorunun yabancı plakalı araçların olduğunu, bunların ihlallerini sahip oldukları vatandaş oldukları ülkelere bildirdiklerini aktarıyor.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                      19.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Karatede Yarış Heyecanı Bağcılar'da Sürecek

  Türkiye Karate Federasyonu'nun düzenlediği ve 11 ülkeden 330 sporcunun katıldığı İstanbul Open, çekişmeli mücadelelere sahne oldu. Türkiye Karate Federasyonu'nun düzenlediği İstanbul Open, Bağcılar Spor Salonu'nda yapılan çekişmeli mücadelelerle izleyenleri karateye doyurdu. Ümit, Genç ve Veteranlar olmak üzere erkek-bayan 330 sporcuyu buluşturan turnuva tam not aldı. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen turnuvaya Kazakistan, Suriye, Bulgaristan, Rusya, İran, Malezya, Ukrayna, Mısır, Endonezya ve Filistin'in de yer aldığı 11 ülke katıldı. Kata ve kumitede toplam 29 farklı kategoride tatamiye çıkan sporcular madalya kazanmak için kıyasıya mücadele verdi. Türkiye, İstanbul Open'a Ümitler katada 13, kumitede 72, Gençler katada 7, kumitede 69, Veteranlar katada 25, kumitede 32 sporcuyla katılarak boy gösterdi. Milli Takımlar Teknik Direktörü İbrahim Erçin, organizasyondan memnuniyetini belirterek, özellikle Türk sporcular için gelecek ay Malezya'da yapılacak Dünya Gençler Şampiyonası öncesi bu turnuvanın son prova niteliği taşıdığı ifade etti.
 

 

Cihan Haber Ajansı                                                                                                                       17.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali 16-18 Eylül Arası "21.ci Asır Yeşil Akımı"
Avrupa Ekoloji Festivaline Ev Sahipliği Yapıyor

  Dün 16 Eylül'de Kırcaali Kültür ve Gençlik Faaliyetleri Belediye Merkezinde resmi olarak "21.ci Asır Yeşil Akımı" Avrupa Ekoloji Festivali'nin 6.cısı açıldı. Pazar gününe kadar sürecek olan festival, Avrupa Ekoloji Festivali Vakfı tarafından Kırcaali Belediyesinin partnerliğiyle Cumhurbaşkan Yardımcısı Angel Marin'in himayesi altında gerçekleştiriliyor. Açılışta Kırcaali Belediye Başkan Yardımcısı Elisaveta Kehayova, Beediyenin Özel Kalem Müdürü Sezgin Bekir, Avrupa Birliği (AB) milletvekili Metin Kazak'ın yardımcısı Aysun Avciev, ünlü Bulgar ve yabancı TV rejisörleri, birçok ekologlar, sivil toplum örgüt temsilcileri, lise öğrencileri ve vatandaşlar bulundular. Avrupa Ekoloji Festivali Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Nevena Pramatarova katılımcları ve Kırcaalileri selamlama konuşmasında Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis'e foruma yaptığı ev sahiplikten dolayı teşekkürler sundu. Onun ardından Hasan Azis adına organizatörleri, misafirleri ve vatandaşları festivalin açılışıyla Elisaveta Kehayova selamladı. Metin Kazak adına ise yardımcısı Aysun Avciev de festivalin tebriklendiği mektup okudu. "21.ci Asır Yeşil Akımı" Avrupa Ekoloji Festivali bu türde ülkede yapılan tek festival. Geleneksel ekoloji forumu haline gelen etkinlik, uluslararası çapta tanındı ve ün kazandı. Festival, ekoloji konulu modern ürünler tanıtmayı ve geniş halk kitlesini ekoloji sorunlarla tanıştırmayı amaçlıyor. Aynı zamanda festival esnasında yeni rekabet edecek düzeyde film ve basın ürünlerin yaratılması hedefleniyor. Organizatörler, böylece insan hayatının ve doğanın korunmasına katkıda bulunan toplumun ekoloji kültürünün yükseleceğine inanıyorlar. Festival programında, bu yıl önde gelen Avrupa ve dünya basın kuruluşlarının, Avusturya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Almanya, İspanya, İtalya, Kanada, Çin, İrlanda Krallığı, Makedonya, Norveç, Polonya, Romanya, Slovakya, Sırbistan, Türkiye, Macaristan, Fransa, Hırvatistan, Karadağ ve Japonya olmak üzere 21 devletten bağımsız yapımcı ve ekoloji teşkilatlarının hazırladığı 81 film ve TV programları yarışıyor. Festival esnasında üç gün boyunca Kırcaali Kültür Evi'nin iki salonunda saat 8.00'den 20.00'ye kadar ekoloji ve çevre sorunlarını ele alan filmler beyaz perdede aksediyor. Ayrıca çevreyi ele alan resimler sergilenecek, başka faaliyetlerde bulunulacak. Festivalin son gününde önde gelen basın uzmanları ve profesyonel kişilerden oluşan uluslararası jürinin belirlediği ayrı kategorilerde en iyi ekoloji üretimleri için büyük "Leylek Yuvası" ödülü ve çevre konulu "En İyi Balkan Filmi" için de ödül verilecek. Açılışta Nevena Pramatarova ünlü Makedonya heykeltıraşı Andrey Mitovski'nin eseri, Avrupa Ekoloji Festivali Vakfının verdiği büyük "Leylek Yuvası" heykelini gösterdi ve jüriye tanıttı. Uluslararası jürinin Başkanı Bulgaristan'ı ve Almanya'yı temsil eden gazeteci Rumyana Taslakova. Üyeleri ise ünlü Bulgar TV rejisörü Eldora Traykova, Makedonya'dan rejösör İvan Mitevski, İngiltere'den ekolog Mark Bosani ve Tıp Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zdravko Kamenov. Açılıştan hemen sonra Doğu Rodopları konu edinen "Kartallar" başlıklı film ekrana geldi. Aynı gün festival, Kırcaali İş İnkübatör binasında yapılan "Şehirleşme ve Sanayi Kirletme-Ekoloji Çözümler ve Yeni Teknolojiler" adlı yuvarlak masa toplantısıyla devam etti. Daha sonra ise saat 18.00'de ayı yerde "Kültürün Ekolojisi" başlıklı ünlü Türk karikatürcü Burhaneddin Ardagil'in sergisi açıldı.

 

 

Resmiye MÜMÜN                                                                                                                       17.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Münevver Esra Turgut
AMSTERDAM - Aylık Yayınlanan Platform Dergisi ve Kadın Dergisi'nin Birlikte Organize Ettiği
6.Avrupa Şiir Yarışması Sonuçlandı.

  Dubai'den Hollanda'ya, İngiltere'den Yunanistan'a, Bulgaristan'dan Avusturya'ya, Danimarka'dan Kazakistan'a, Azerbeycan'dan Almanya'ya kadar pek çok ülkeden, Türkçe yazan ve Türkçe okuyan şairler 168 şiir ile yarışmaya katıldılar. Yarışma ile alakalı Platform Dergisi Kültür ve sanat sayfası Editörü H.Kerim Ece şu açıklamalarda bulundu. Daha önce söylediğimiz gibi bu yarışmanın amacı yarıştırmaktan çok şiire ve okumaya teşvik, Türkçenin Türkiye dışında da gelişimine katkı sağlamaktır. Başta jüri üyeleri İstanbul'dan Arif Dülger'e, Almanya'dan Özay Arslan'a, katılımcı şairlere/şair adaylarına,Yarışmamızın duyurusunda katkıda bulunan değerli medya mensuplarına, THY Hollanda Müdürü Metin Gözüaçık beye,Plaatform Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ebubekir Turgut Beye,bu sene yarışmamızı destekleyen Kadın Dergisi mensuplarına ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Derece alanları tebrik ederken şunu eklemekte yarar görüyoruz. Şüphesiz ki derece alanlar en iyi şiirler olmadığı gibi, diğerleri kalitesiz anlamına gelmez. Jüri elinden geldiği kadar en iyisini seçmeğe çalıştı. Ancak şiir okuyucuları, başka bir şiiri dereceye girenlerden daha güzel bulabilirler. Bu da gayet normaldir.

 

 

Platformmedia                                                                                                                      17.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BEKLENEN KİTAP ÇIKTI:
Bulgaristan Türk Basını Tarihinde Yeni Işık Gazetesi

  Bulgaristan Türk Basını Tarihinde Yeni Işık Gazetesi, Yazan: Dr. İsmail CAMBAZOV, Kitap İstanbul'da yayınlandı. İlgilenenlere duyurulur. 488 sayfa, 2. hamur kağıt.KİTABIN ÖNSÖZÜ'NDEN Bu kitabı, daha üniversiteyi bitirirken çalışmaya başladığım "Yeni Işık" gazetesi ile ilgili anılarımı anlatmak niyeti ile yazmaya başladım. Fakat gerekli bilgileri, belgeleri toplarken gördüm ki,Bulgaristan'da Türk basınını anlatmadan, "Yeni Işık"ı anlatmak imkânsız. Hem de "Yeni Işık" sadece benim çalıştığım yıllarla sınırlı değil. İşin evveliyatı ve sonu var. Ben işi baştan tutmaz isem, anılarım boşlukta sallanıp kalacak. Kolları sıvamışken, Bulgaristan'da Türk gazeteciliğinin tarihini şöyle bir özetleyelim, dedim. Araştırmalarım esnasında, Bulgaristan'da Türk basınının tarihi ile ilgili tek bir kitap çıkmadığını gördüm. Binaenaleyh, Bulgaristan'da yeni nesiller kendi öz basınının zengin geçmişini, tarihini bilmiyorlar. Türkiye'de çıkarılan dört - beş derleme, inceleme kitabından da haberleri yok. Zaten o kitaplar da artık sadece kütüphanelerde, arşivlerde bulunuyor. Bu düşünceler beni Mithat Paşa'nın "Tuna" gazetesinden başlayarak günümüze kadar Türk gazeteciliğine bir göz atmaya yöneltti. Büyük araştırmacı, Bulgaristan Türk gazeteciliğinin canlı tarihi olan sayın Mehmet Türker Acaroğlu'nun değerli derlemsinden yola çıkarak, bizim gazeteciliğimizin tarihini canlandırmaya çalıştım. Anlattığım "Yeni Işık" gazetesi bir parti, hem de iktidardaki Bulgaristan Komünist Partisi'nin gazetesidir. Pek tabii sayfalarında partinin iç ve dış siyasetini, ekonomik, kültürel, sosyal politikalarını yansıtacaktır. Haksızı haklı, eğriyi doğru göstermeye çalışacaktır. Şimdi işler düzlüğe çıktıktan, demokrasiye geçtikten sonra ahkâm kesmek kolay. Bu gazeteyi çıkaranları eleştirmek, ayıplamak kolay. Ama, o zamanki "Komünist Faşizmi" koşullarına dönüp "Yeni Işık"ı o kuşular içinde inceleyenler bize hak vermesinler olamaz. O zaman "Yeni Işık"tan başkasını yapmak mümkün değildi. Bu kitapta kötülüğe ya da iyiliğe örnek gösterdiğim arkadaşları da, eleştirmek, değerlendirmek fikrinden uzağım. Okuyucuya, hele de arkamızdan gelen nesillere telkin etmek istediğim fikir şu: İçinde çalıştığımız objektif ve subjektif ortam bizi yanılttı. Birçok yanlışlıklar yaptık, günahlar işledik. Siz bizim karışık, inişli-çıkışlı hayatımızdan ibret alınız ki, yanlışlıklarımızı tekrarlamayasınız. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

 

 

Dr. İsmail CAMBAZOV                                                                                                                       17.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk’ta Yeni Akademik Yıl Açılışı,
19 Eylül’de Yapılacak

  Rusçuk Üniversitesi’nin yeni akademik yıl açılışı, 19 Eylül 2011 tarihinde, saat 13.30’da üniversitenin Rektörlük binası önünde, büyük bir törenle yapılacak. Törenin ardından ise, 300 kişilik pansiyonun modernleştirme ve tamir çalışmalarının resmi başlangıcı verilecek.

 

 

 


Mozaikdergisi                                                                                                                       16.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk Okuma Evi, 
İlk Okul Gününde Öğrencilere Hediyeler Sundu

  15 Eylül (Perşembe) günü, Rusçuk Lüben Karavelov Okuma Evi’ni ziyarete giden öğrencilere, sürpriz karşılama yapıldı.  Öğretim yılının ilk günü olması nedeniyle okuma evi ekibi, öğrencilere kitap, reklam materyalleri, posterler gibi hediyeler sundu.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       16.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ortakent-Yahşi Uluslararası Halk Dansları Festivali

  Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen "Ortakent-Yahşi 6. Uluslararası Halk Dansları Festivali" başladı.
  Ortakent-Yahşi Belediyesince düzenlenen festivale katılan Bulgaristan, Polonya, Hollanda, Romanya, Türkiye'den halk dansları toplulukları Cumhuriyet Meydanı'nda tanıtım gösterisi gerçekleştirdi. Çeşitli dans gösterilerinin sunulduğu festivale, vatandaşlar ilgi gösterdi.
  Gösterileri 500 kişi izledi. Festivalin 17 Eylül'de Yahşi Limanı'nda düzenlenecek gala gecesinde dans grupları gösterilerini sunacak.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       16.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 Avrupa Komisyonu, Yarışma Düzenliyor

  Avrupa Komisyonu, genç tercümanlar için okul yarışması düzenliyor. Yarışama, aynı anda katılım gösteren bütün devletlerde, 24 Kasım 2011 tarihinde yapılacak. Tercümesi yapılacak metinlerin konusu gönüllülük olarak bildirildi. Her Avrupa üyesi olan ülkeden, 1 tercüman olmak üzere en iyi 27 tercüman seçilecek. Ödül töreni, Brüksel’de gerçekleşecek. Avrupa Komisyonu, kazanan ve ona eşlik eden kişinin yol ve yatak giderlerini karşılayacak.
  1994 yılı doğumlu olan öğrenciler, yarışmaya katılım hakkına sahipler. Öğrencileriyle yarışmaya katılacak olan okulların, form doldurması gerekiyor. (http://ec.europa.eu/translation/contest/registration/registration_form.cfm?comlang=en).
  Yarışma süresinde öğrenciler, anadilinden farklı bir dilde kısa metin tercümesi yapacak. Tercümenin hangi dilden hangi dile yapılacağı, öğrenciler tarafından seçilecek.  Bu resmi  AB dillerinden biri olması kaydıyla. 
  Son tarih: 20 Ekim 2011
  Daha detaylı bilgiyi,  Avrupa Komisyonu’nun resmi sayfasında bulabilirsiniz.
(http://ec.europa.eu/translatores/index_en.htm).

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       16.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fransa'da Sokakta Namaza Yasak

  Fransa İçişleri Bakanlığı, sokakta ibadet etmenin dine saygısızlık hem de laikliğe aykırı olduğunu savundu.
  Fransa İçişleri Bakanlığı, sokakta ibadet etmenin dine saygısızlık hem de laikliğe aykırı olduğunu bildirirken Müslüman din adamlarının bu uygulama için ikna edildiğini açıkladı.
  Sokakta ibadet etmek için direnenlere karşı, gerekirse güç kullanılabileceği ifade edildi. Yeni yasak kapsamında, sokaklarda ibadet edenlerin bundan böyle, kendileri için özel olarak ayrılan daha geniş ve müsait alanlarda ibadetlerini yapabilecekleri açıklandı.
  İçişleri Bakanı Claude Gueant, Paris'in 18'inci bölgesinde buluna Müslümanlar için yeni bir ibadet yeri tahsis ettiklerini açıkladı. Paris Valiliği, Müslümanlara Bayram ve cuma namazlarında yetersiz kalan camilerin yerine, 2 bin 700 metrekarelik eski bir askeri depoyu tahsis etti.
  El Fetih Cami imamı Muhammed Salah Hamza, henüz tadilatlar tamamlanmadan yeni camiye taşınmalarının kendilerini zor durumda bıraktığını söyledi.

 

 

Son Dakika                                                                                                                       16.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başmüftü Cuma Namazını Filibe'de Kıldıracak

  Bulgaristan Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı, yarın Cuma namazını uzun zamandır Nedim Gencev ve adamı Haşim Hasan'ın kontrolünde bulunan tarihi Muradiye (Cuma) camiinde kıldıracak.

 

 

 

 

 

Kırcali Bugün                                                                                                                      16.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni Zağra’da Yapılan Marteniçka,
Gines Rekorlar Kitabına Girdi

  Yeni Zağra SOU Hristo Botev Okul yönetimi, Dünya’da yapılan en uzun marteniçka için belgelendirilerek  Gines Rekorlar Kitabına dahil edildi. Verilen belgede, yapılan  marteniçkanın 5 km, 30 m ve 30 sm uzunluğunda olduğu kaydedildi. 
  Rekorluk marteniçka, Yeni Zağra SOU Hristo Botev okul öğretmenleri, sınıf öğrencileri ve onların aileleri tarafından 1 Mart 2011 tarihi için yapıldı. Çocuklar, yapmış oldukları marteniçkayı o gün şehrin Svoboda meydanında sergilemiş ve yaklaşık 3 km’lik bir alanı örtmüştü.  Daha o zaman, büyük bir umutla yaptıkları bu eserin rekorlar kitabına girebilme ihtimali olduğunu düşünüp, mutlu olmuşlardı. Şimdi ise bu umut ve hayalleri gerçekleşti ve Dünya’nın en uzun marteniçkası, Yeni Zağra şehrinde bulunuyor.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       15.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

KLÜ'de Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Kayıtları Devam Ediyor

 Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mükerrem Erol, yabancı uyruklu öğrencilerin kayıt işlemlerinin devam ettiğini söyledi.  Yaptığı açıklamada, yabancı öğrenciler ile üniversitenin uluslararası alanda tanıtıldığını bildirdi. Üniversiteye, Bulgaristan, Türkmenistan, Azerbaycan,  Almanya, Afganistan ve Makedonya'dan öğrenciler kayıt yaptırıyor.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       15.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hentbol: 1. Balkan Şampiyonası

  Bulgaristan'ın Gabrova kentinde 9-11 Eylül'de 1. Balkan Hentbol Şampiyonası düzenlenendi. 15 Yaş Altı Türkiye Milli Takımı ile mücadele eden MEV Koleji Özel Güzelbahçe Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Baran Şimşek'in, turnuvanın en iyi kalecisi seçildiği bildirildi. Yapılan yazılı açıklamada, turnuvada Baran Şimşek'in en iyi kaleci seçildiği kaydedildi.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                       15.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni Eğitim Öğretim Yılı Başladı

  15 Eylül’de Bulgaristan’da yeni eğitim öğretim yılı başlıyor. 2011/2012 eğitim öğretim yılının yenilikleri arasında, öğrencilerin ağır okul çantalarının hafifletilmesi amacıyla ücretsiz olar ikişer takım ders kitapları alma imkanı, sınıflarda elektronik kitapların yürürlüğe girmesi ve beş tane tatil yer alıyor. Yeni eğitim öğretim yılında ilk defa, geleneksel kağıt kitaplarında mecburi eğitim içeriğinin dahil edildiği elektronik kitaplar girecek. Bulgaristan, Avrupa’da öğretmenlerin sınıflarda elektronik kitaplar kullanacağı beşinci ülkedir. Ülke genelinde 63 bin civarında birinci sınıf öğrencisinin ilk defa okul kapısını geçmesi bekleniyor. Bunlarda 10 bini Sofya’da olacak. Eğitim öğretim yılının ilk gününde her okulda milli marş eşliğinde milli bayrak semaya çekilir.

 

 

 

BNR                                                                                                                                    15.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'da Gül Yağı Üretimi
En Başarılı Turizm Atraksiyonlarından Biridir

  Özellikle yabancılar olmak üzere gittikçe daha fazla turist, dünyaca ünlü Bulgar gül yağının nasıl üretildiğini görme imkanından yararlanıyor. Buna bağlı olarak da ülkemizde gül yağı üretimiyle ilgili grup turistik ziyaretleri düzenleniyor. Bir kilogram gül yağının maliyeti 4 500 Avro, bir kilogram gül yağı için ise üç buçuk ton gül çiçekleri gerekiyor. Gül yağında 300 madde var, bunlardan bazıları hala araştırılmadı. Gül yağının yararlarından dolayı kozmetik sanayide, tıpta ve yemeklerde kullanılıyor. Gülleri yetiştirme koşulları ve işleme şeklinden dolayı Bulgaristan'ın gül yağı, uzmanlar tarafından en kaliteli ve en –güçlü özellikleri olanı olarak gösteriliyor.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                     14.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Veliko Tırnovo'da
"Kültürel Ve Bilimsel Mirasın Dijital Korunması Ve Temsil Edilmesi" Uluslararası Konferansı Yapılıyor

  Bulgaristan'ın Ortaçağ başkenti Veliko Tırnovo şehrinde "Kültürel ve Bilimsel Mirasın Dijital Korunması ve Temsil Edilmesi" uluslararası konferansı ilk olarak yapılıyor. Forumun amacı, dünya ve milli kültürel ve bilimsel mirasın dijitalleştirilmesi, arşivlenmesi, temsil edilmesi ve korunması alanlarındaki yenilikleri, projeleri ve teknolojik çalışmaları popülerleştirmektir. Forum çerçevesinde dijitalleştirilmiş milli kültürel mirasa serbest ulaşımın sağlanması ve milli kültürel mirasın dijitalleştirilmesinin devam ettirilmesi ve korunması için sabit politikalar yürütülmesi konularına ağırlık veriliyor. Konferansta bu konuda 25 bilim raporu ve birçok milli ve uluslararası proje tanıtılacak. Konferansa Yunanistan, Rusya, Macaristan ve İsviçre'den uzmanlar katılıyor.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                        14.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Perperikon Kalesinin Son Osmanlı Komutanının Mezarı Bulundu

  Bulgaristan'ın ikinci harikası ilan edilen Perperikon kalesinde bu hafta sona eren arkeoloji araştırmaları yöneten Prof. Nikolay Ovçarov, 14.asrın 80'li yıllarına ait kalenin son Osmanlı komutanının mezarını keşfettiklerini duyurdu. Kabrin, Hıristiyan kilisesinden 8 metre uzaklıkta kaya kalesinin doğu kısmında bulunduğu açıklandı. İnsan iskeletinin mezara kuzey-güney yönünde koyulduğu anlaşıldı. Prof. Ovçarov, bedenin sol yana dönük, bükülmüş bacaklarla, kafasının iki tarafında bıçaklar, ayaklarının yanında ise seramik kalıntılar bulunan şeklinde keşfedildiğine dikkat çekti. Prof. Ovçarov, bulgunun bu verilerle Osmanlı cenaze merasimine ait bir mezar olduğunu savunuyor.

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                        14.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'da Genel Olarak Korunuyor

  Bulgaristan Anayasası ve diğer kanun ve politikaları, dini özgürlükleri koruyor ve Bulgar hükümeti genel olarak bu korumayı uyguluyor. Hillary Clinton tarafından Washington'da sunulan ABD Dış İşleri Bakanlığı 'nın 2010 yılı için Uluslararası Din Özgürlükleri raporunun Bulgaristan ile ilgili bölümde bu belirtiliyor. Raporda ayrıca Bulgar hükümetinin genel olarak din özgürlüklerine uyduğu , ancak pratikte hukuki ve siyasi korunmasında süreklilik olmadığı belirtiliyor. Toplumda dini özgürlüklerine karşı saldırıların önlenmesine ilişkin hükümetin tedbirler almadığı endişeleri mevcut. Raporun incelediği süre içerisinde polis ve yerel yetkililer tarafından hoşgörüsüzlük olduğuna yönelik haberler ortaya çıkmaya devam ediyor.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                        14.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Bölgesinden 21 Bin Öğrenci, 15 Eylül’de Sınıflara Koşacak

  Şumnu ili genelinden yaklaşık 21 bin öğrenci, 15 Eylül sabahı Şumnu bölgesindeki okullara 2011/2012 öğretim yılı için adım atıyor. Bu yıl 1560 İlköğretim birinci sınıf öğrencisi, okula ilk adımlarını atacak. Şumnu şehrindeki tüm okullar, 3 okul haricinde, öğrencileri karşılamak için hazır durumda. Yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre, diğer 3 okulun bakımının yapıldığı, tamirin sonlarına gelindiği ve gerektiği gibi zamanında kapılarını açacağı belirtildi.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                        13.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Uluslararası Balkan Festivali

  Bursa'da düzenlenen Uluslararası Balkan Festivali, Balkan ülkeleri halk dansları ekiplerinin gösterileriyle sona erdi. Festival etkinlikleri, Namık Kemal Halk Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (NAKEM) tarafından Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlendi. Bursa'nın, Balkanlar'ın Türkiye'deki köprüsü olduğunu dile getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe  "Üstlendiğimiz tarihi misyonun gereği olarak kültürel hizmetlerimize devam edeceğiz. Herhangi bir Rumeli ilindeki tarihi bir caminin, köprünün ya da kervansarayın restorasyonunu Bursa'daki tarihi eserlerin restorasyonundan ayrı tutmuyoruz. Kardeşlik bağlarımızın kuvvetlenmesi amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Bulgaristan, Kosova, Karadağ, Makedonya ve Romanya'dan gelen halk dansları ekiplerinin gösterilerini sergilediği festival, kardeşlik türkülerinin söylenmesiyle sona erdi.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                      13.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ülkemizde, Uzun Vadeli Ve Daimi İkametgahı Olan
Üçüncü Ülkelerden Kişilerin Sayısı Artıyor

  Bulgaristan İçişleri Bakanlığı “Göç” Dairesinden yapılan açıklamaya göre, ülkemizde, uzun vadeli ve daimi ikametgahı olan üçüncü ülkelerden/ Avrupa Birliği dışı/ kişilerin sayısı artıyor. Verilere göre, 2011 yılının başından bu yana, uzun vadeli ve daimi ikametgahı olan üçüncü ülkelerden kişilerin sayısında önceki yıllara kıyasla artış kaydediliyor. Eylül 2010’den Eylül 2011’e kadar Bulgaristan’da uzun süreli ikameti yasal olarak izin verilen kişilerin sayısı 14 948’dir.1 Eylül 2011 tarihi itibarıyla ülkemizde daimi ikameti olan üçüncü ülkelerden kişilerin sayısı 66 410’dur.İçişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Avrupa Birliği üye ülkelerinin vatandaşlarının Bulgaristan’da daimi ikamete ilgisi arttı.

 

 

BNR                                                                                                                                    13.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Üniversitesi, 40. Jübile Öğretim Yılının Açılışını Yaptı

  Şumnu Üniversitesi, 40. jubile  öğretim yılının açılışını 12 Ağustos günü üniversitenin Rektörlük binası önünde yaptı. Törene katılanlar arasında üniversite görevlileri, Şumnu Belediyesi temsilcileri, milletvekilleri ve heyecanla meydanı dolduran binlerce üniversiteli yer aldı. Bu yıl ilk defa üniversiteli olan öğrenci sayısı yaklaşık 1447 olarak açıklandı.

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                  13.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Romanya’nın Köstence Festivaline
Bulgaristan’dan 4 Ekip Katıldı

  Romanya’nın Köstence şehrinde 9-11 Eylül 2011 tarihinde düzenlenen 12. Uluslararası Türk Tatar Folklor Festivali’ne Bulgaristan’dan 4 ekip katıldı. Dobriç, Şumnu Kültür Evi Derneği, Vetovo Suygu Folklor Grubu ve Kırcaali Ömer Lütfi Kültür Derneği folklor ekibi. İlgi çeken ve dolu dolu geçen festival gösterilerine Kırım (Ukrayna), Romanya, Bulgaristan, Türkiye gibi çok ülkeden folklor ekipleri katılımda bulundu. Resmi misafirlerin arasında Türkiye Cumhuriyeti Köstence Başkonsolosluğu, Romanya Müslümanları Müftülüğü, İstanbul Valiliği, Romanya’nın Tatar Türkleri milletvekili, İzmir Bornova Belediye Başkanı ve İzmir Kırım Derneği, T.C. Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu ve birçok ülkelerden kültür, eğitim ve medya yöneticileri, şair ve sanatçılar vardı.
 Ayrıca Romanya Müslüman Tatar Türklerinin Demokrat Birliği kadın kolları yönetici ve temsilcileri, dernek binasında derneğin çalışmalarını tanıttı, Tatar Türklerinin çeyiz sergisini sergileyerek onun ayrıntı ve özelliklerini tanıttı, Tatar mutfağı yemekleri ikramlarında bulunarak Tatar hamur yemeklerini  Kırım I. Gasprinoskogo Kurumu, Şumnu Kültür Evi Derneği, Arzi Mecmuası Ekibi, Kırım Şamilya Aladina Fondu, Golos Krıyma (Kırım Sesi) Gazetesi ve Eskişehir Kırım Derneği ekiplerine tanıttı. O tanıtım programına Tatar kadınları Kırım Türküleriyle renk kattıktan sonra hatıra fotoğrafları çekildi.

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Düşük İnşaat Maliyetlerine Rağmen
Yabancı Yatırımlar Yüzde 35 Azaldı

  Bulgaristan, dünya genelinde, en ucuz inşaatın yapılabildiği ülkeler arasında bulunuyor. İncelenen 56 ülke arasında daha düşük maliyetli inşaatlar sadece Afrika’lı Gana, Fas, Tunus ve Asyalı Çin, Endonezya, Malezya, Filipinler ve Vietnam’da yapılabiliyor. Buna rağmen, sektörde yabancı yatırımlarda azalma gözlendi. Yetkililer, yatırımcılar için ucuz inşaatlardan öte, diğer ekonomik göstergelerin önemli olduğunu vurguluyor. Bulgaristan’daki inşaat sektörü geçen yıla göre yüzde 2,6 düşüş kaydetti. Sektördeki yabancı yatırımlar ise 2011’de yüzde 35 azaldı. Sofya’da düzenlenen “İnşaat 2012-perspektif ve zorluklar” adlı forumda konuşan Bulgaristan İnşaat Odası Başkanı Svetoslav Glosov, sektörün önemli problemleri arasında ağır prosedürler, net olmayan koşullar ve projelerdeki gecikmeli ödemelerin yer aldığını belirtti. Glosov, sektörün ana kaynağını devlet ve Avrupa fonlarından gelen siparişlerin oluşturduğunu da aktardı. Avrupa Fonları Bakanı Tomislav Donçev, özel kamu sektörü arasında ortak bir hedef algısı olması gerektiğini belirterek, ‘Olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki, cevap vermeye kalkmadan önce, doğru soruları yönelttiğimizi bilmemiz lazım” diyerek krizden önceki refleksle hareket edildiğinde hiçbir şey olmayacağını aktardı. İnşaat sektöründe 2012’de yatırım beklenen üç alanın enerji, su ve ulaştırma altyapısı olarak belirtiliyor. Bu üç alanda yaklaşık 2,5 milyar leva yatırım bekleniyor.
İleride Batılı şirketlerin rekabetinin azalmayacağını aktaran Donçev, rakiplerin baskısının daha da artacağını savundu. Orta vadede Asyalı şirketlerin baskısının da olacağı tahmininde bulunan Donçev, Avrupa’dan verilen finansmanın kısıtlanacağını kaydetti. Mali yardımların disiplin edici yönü olacağını söyleyen Bakan, bütçe açığının yüzde 3’ü aşması esnasında yardımların kesileceğini vurguladı.
“İnşaat alanına daha fazla finanse için mücadele edeceğiz” diyen Ulaştırma Bakanı İvaylo Moskovski, Ulaşım Operatif Programı için şu ana kadar 1,4 milyar levalık (yüzde 70) anlaşma yapıldığını, fakat sadece yüzde 14’ünün finansmanın verildiğini aktardı.
Panelde konuşan eski Bayındırlık ve Bölgesel Gelişme Bakanı Rosen Plevneliev, tuğlaların üst üste nasıl yerleştirildiği değil, kaliteli idarenin önemli olduğuna vurgu yaptı. Plevneliev, bakanlığın inşaat işini yapmadığını, o sadece iş adamlarına bir platform teşkil ettiğini duyururken, ilk kez Bulgaristan tarihinde bir bayanın kendi görevinde yer alacağını ekledi. Rosen Plevneliev, 2020 yılına kadar, otoyollar, atık arıtma tesisleri ve istasyonlar gibi temel altyapıların yapımının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Temel altyapının genel öncelik olması gerektiğini vurgulayan Plevneliev, bu konuda politik mutabakat gerektiğini vurguladı. Ülke ekonomisinin artık ileriye doğru gittiğini ve devletin iş dünyasına daha iyi iş ortamı sağlaması gerektiğini kaydeden Plevneliev, kriz döneminde personelini koruyan inşaat şirketleri yetkililerine teşekkür etti. Plevneliev, 2009’daki kriz döneminde, devletin inşaat şirketlerine ödeme yapacak imkanı olmadığı zamanlarda devlete karşı sadık olduklarını kaydetti.
Avrupa’da en ucuz inşaat Bulgaristan’da
Danışman şirketi EC Harris’in yaptığı araştırmaya göre Avrupa’da en ucuz bina inşaatı Bulgaristan’da bulunuyor. Sektördeki fiyatların, baz olarak alınan Güneydoğu İngiltere’ye göre yüzde 38 ila yüzde 66 arasında daha ucuz bulunuyor. Analizde inşaat malzemeleri ve işçilik ücretleri göz önünde bulunduruluyor. Bulgaristan’daki maliyetin değişkenlik arz etmesinin sebebi olarak araştırma konusu olarak ofis binaları, ticari binalar, lojistik yapılar, konutlar gibi farklı kategori inşaatların yer alması gösteriliyor.
Global çapta da Bulgaristan dünyada inşaat alanında en ucuz ülkeler arasında bulunuyor. İncelenen 56 ülke arasında daha düşük fiyatlı malzemeler sadece Afrika’lı Gana, Fas, Tunus ve Asyalı Çin, Endonezya, Malezya, Filipinler ve Vietnam’da yer alıyor. En ucuz inşaat Tayvan, Hindistan ve Sri Lanka’da yapılabiliyor. Buralarda bir bina Güneydoğu İngiltere’den dört kat daha ucuza mal edilebiliyor. Bu ülkelerde işçilik ücretleri de oldukça düşük. Hatta basında yer alan haberlerde, Pakistan ve Hindistan’dan gelen işçilerin zor koşullarda çalıştırıldığı yer alıyor.
En pahalı yapılar ise İsviçre’de yapılıyor. Buradaki çelik, bakır ve petrolün pahalı olmasından dolayı yapılar pahalıya mal oluyor. Uzmanlar, ucuzluk bakımından dünya listelerinde ilk sıralarda yer almanın o kadar önemli olmadığını, çünkü yatırımcılar için ekonomik durumun, kalifiyeli işgücünün ve altyapının daha önemli faktörler arasında yer aldığını aktarıyor. Alış veriş merkezlerine ve ticaret merkezlerine yapılan yatırımlarda ise halkın satın alma gücü göz önünde bulunduruluyor. Ofis yatırımlarında ise ekonomik gelişmenin yanında arz ve talep oranı araştırılıyor. Uzmanlara göre ülkedeki inşaat malzemelerinin ucuz olması, yerli inşaatçıların ülke dışında bina yapmaya teşvik ediyor.
Sofya’da 2012’de yeni metro devreye girecek
Panelde konuşan Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fandıkova, 2012 yılı için başkentte yapılacak inşaat çalışmalarını aktardı. Gelecek yılda en önemli proje olarak metronun yapımına devam edilmesi olduğunun altını çizen Fandıkova, Tsarigradsko Şose ve havaalanı arasındaki 3,5 kilometrelik kısım için yıl sonuna kadar icraat firması seçileceğini haber verdi. Beş durağa sahip olacak metronun 2012’nin yaz ayında başlaması bekleniyor. Mladost 1’den Tsariradsko Şose kısmı mayıs ayında, Nadejda-Çerni Vrıh arası ise ağustos ayında faaliyete girecek. Yine gelecek yılda, Avrupa Yatırım Bankası’nın finansesi ile Aslanlı Körpü’de uzun zamandır beklenen çift katlı kavşağın yapımına başlanacak. Sofya’daki geniş çapta köprü onarımının öngörüldüğünü aktaran Fandıkova, tüm belediyede ışıklandırma projesi üzerinde durulduğunu aktardı. 10 yeni ana okul binası, 9 okulun onarımının da öngörüldüğünü belirten Belediye Başkanı, Avrupa fonlarından alınan kaynakla başkentteki Mineral Hamamın tamir edileceğini kaydetti.

 

 

 

 

Beynur Süleyman

Zaman Bg                                                                                                                                         12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Üç Boyutlu TV Baş Ağrısı Yapınca Şirketler Yeni Arayışa Girdi

  3D televizyonların sağlığa zararlı olduğu tartışması, TV’lerin değişik özelliklerde rekabetini öne çıkardı. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yüksek çözünürlükteki televizyonlar daha fazla rağbet görecek. Hollandalı bilim adamlarının iki ay önce ‘üç boyutlu televizyonların baş ağrısı ve mide bulantısına sebep olduğunu’ tespit etmesi dünyada bu televizyonlara olan talebi azaltacak gibi. Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen tüketici elektroniği fuarı IFA da bu durumu fark eden teknoloji şirketlerinin yeni arayış içine girdiğini ortaya koydu.Fuarda yeni ürünlerden çok yeni tasarımlar öne çıkarken, Japon Sharp’ın ortalama 1024×768 çözünürlükte televizyonların izlendiği dünyada, 8000×4000 çözünürlükte bir televizyonu standında ilk kez sergiledi. Rakiplerin dikkatinden kaçmayan bu yeni ürün, fuarda ‘yeni’ diye sergilenen ‘akıllı LCD’, ‘LED TV’, ‘gözlüksüz 3D TV’ ve ‘ince ve şık’ tasarımlara sahip birçok televizyonu anlamsızlaştırabilir. Arçelik Pazarlama Yöneticisi Mehmet Tüfekçi, “Gözlüksüz üç boyutlu TV izleme lüksünü bile çöpe atacak çok önemli bir gelişme. 8000×4000 çözünürlükten izlenecek bir film üç boyutlu izlenen videolardan daha net bir görüntü ortaya çıkarıyor. Ve göze rahatsızlık da vermiyor.” dedi. Tüfekçi’ye göre bu sebepler nedeniyle TV’de rekabet üç boyutlu TV’lerden çözünürlüğe kayacak.  ‘Japonya televizyonda geri mi dönüyor?’ sorusunu akıllara getiren bir diğer gelişme de Japon devleri Sony, Toshiba ve Hitachi’nin küçük ve orta büyüklükteki LCD ekran pazarındaki rekabette daha güçlü olmak için güçlerini birleştirdiklerini açıklaması oldu. Kurulacak ‘Japan Display’ şirketi, hükümet destekli Innovation Network Corporation of Japan (INCJ) tarafından yönetilecek. Hükümetin yüzde 90’ına sahip olduğu INCJ’nin, Japan Display şirketinde yüzde 70, Sony, Toshiba ve Hitachi’nin ise yüzde 10’ar hissesi bulunacak. INCJ’nin 2,6 milyar dolar yatırım yapacağı Japan Display şirketi, küçük ve orta büyüklükteki LCD ekran pazarında dünyanın en büyük üreticisi olmak için Sharp ve Samsung’u geçmeyi amaçlıyor. Tüfekçi, bu durumun TV’de rekabeti çözünürlüğe yoğunlaştırabileceğini belirtiyor. Fuarda beyaz eşyada da Güney Koreli ve Japon şirketlerinin çok olması dikkat çekiyor.
   Beyaz eşyada dokunmatik dönemi
   Berlin IFA’da dikkat çeken diğer gelişme ise üreticilerin fırın ve buzdolabı gibi beyaz eşya ürünlerini ‘akıllı’ hale getirmeleri oldu. Bir nevi, iPad’in dokunmatik ekranını ürünlere entegre eden üreticiler, bu şekilde daha fazla müşteri çekmeyi amaçlıyor. Bu uygulamalar ürüne ilave özellik katmıyor. Ancak kullanıcının ürün ekranını kullanarak internete girmesini sağlıyor. “Bu aslında geliştirilmezse çok da cezbedici olmayacak.” diyen Mehmet Tüfekçi, “Çünkü beyaz eşyaya eklenen yenilik, beyaz eşyanın daha kolay ve daha iyi yönetilmesini sağlamıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünyanın ‘Altın’ı Üstüne Getiriyor

 Sarı rengi ve parıltısıyla takı tercihinde ilkler arasında bulunan altın, rekor üstüne rekor kırıyor. Tarih boyunca insanların sahip olmak için ölümü göze aldığı bu değerli maden, son günlerde yatırım aracı olarak revaçta. Peki altını insanların gözünde değerli kılan ne? Kimileri için sevinç kaynağı olan altın haberleri, borcu olanların yüzünü asıyor. Antikçağ’dan beri para olarak kullanılan değerli maden, ülkeler için artık ‘değer rezervi’. Devletlerin parasının değeriyle altın rezervleri arasında sıkı bir bağ var. Yer altından çıkarılmasında çok insan çalıştı, bu uğurda nice canlar feda edildi. Define avcıları yıllarca peşinden koştu. Hitler ve Azteklerin altınlarını hâlâ arayanlar var. Peki, altını insanların gözünde değerli kılan, bu madeni en çok tercih edilen takı haline getiren ne? Pedagog ve psikopatolog Deniz Çakıcı, değerli madenlerin günümüzde en ölümcül kâr objeleri haline getirildiğini söylüyor. Geçmişte demir, altın, inci, yakut ve mercanın insan bedeni ve ruhunun tedavisi için kullanıldığını dile getiren Çakıcı, “Şimdilerde neredeyse bütün SPA merkezlerinde yeniden ‘moda’ olmaya başladı bu durum. Yeni kâr mecraları yaratma sevdamız sürüyor. Çok eskilerde tıpkı suyun ve güneşin herkese ait olması gibi taslar, madenler, şimdiki işlenmiş halleriyle takılar da herkesinmiş.” diyor. Çakıcı’ya göre altın ve diğer takılar, insanın doğuşu ve kendini karşı cinse beğendirme güdüsünün keşfi kadar çok eski dönemden beri süs objesi olarak kullanılmış.
   Altının Anadolu’daki tarihî seyri
   Tarihçilere göre, altın ve gümüş paraları yaygın olarak kullanan en eski millet, Anadolu ve Ege havzasındaki eski Yunanlılar olmuş. Osmanlılarda ilk paranın Osman Bey zamanında basıldığı kesin olarak tespit edilmiş. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra, o zamana kadar kullanılan gümüş akçe yerine, 1478’de 23 ayar ilk altın sikkeyi bastırmış. Günümüzde ise Türkiye Merkez Bankası’ndaki altın miktarı sır gibi saklanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 yılında Merkez Bankası’nı ziyaret ederek, altın kasasına giren ve gizli altınları gören ilk başbakan olmuştu.

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni Eğitim Dönemi, Farklı Zamanlarda Başlayabilecek

  Eğitim Bakan Yardımcısı Miliena Damyanova, 15 Eylül’de her okulun eğitime saat kaçta başlayacağına karar verme hakkına sahip olduğunu söyledi. Eğitim genel olarak sabah saat 09.00’da başlıyor. Ancak bu yıl Eğitim Bakanı’nın bu konuda özel bir talimatının olmadığını söyleyen Damyanova, böylece her okula daha fazla bir özerklik verilmiş olacağını ve açılış için farklı okullara gidildiğini ve açılışın aynı saatte olduğu zamanlarda farklı yerlerde bulunulamayacağını ifade etti. Ancak tüm okullarda açılış törenlerinde milli marş ve göndere bayrak çekme geleneği yapılacak.
   Bu yıl 10 bini Sofya’da olmak üzere yaklaşık 63 bin öğrencinin ilk okula başlaması bekleniyor. Okullara kayıtların devam etmesinden dolayı bu sayının 15 Eylül’den sonra netleşmesi bekleniyor.
 ‘Ağırlıksız okul’ kampanyası hakkında bilgiler veren Damyanova, öğrencilerin ağır çantalarla okula gelmelerinin önüne geçilmesi için farklı önlemler alınmaya çalışıldığını, bazı okullarda çeşitli önlemlerin alındığını söyledi. Kampanyanın, öğrencilerin ikişer adet kitap kullanmalarını, kitapların birer adetlerinin okulda kalmasını öngördüğünü aktaran Damyanova, İkişer adet kitap kullanılması okullar için zorunlu olmadığını, ebeveynlerin ise eski kitaplardan oluşacak bir takımın okulda öğrenciler tarafından kullanılıp kullanılmayacağına, yenilerinin evden getirilip götürüleceğine kendilerinin karar vereceğini söyledi. Bir sıradaki öğrencilerin tek bir kitabı da kullanabileceğini kaydeden Damyanova, bazı okullarda okul yönetiminin kitapları koymak için dolaplar satın alındığını, bazı okullarda da tüm dersler ve ev ödevleri için bir defterin kullanılacağını aktardı.

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Araştırmalara Göre Bulgaristan Ekonomisi
Ekonomik Krizin Etkilerini Gidermektedir 

  10 Avrupa ülkesinde yapılan araştrırma sonuçları Bulgaristan ekonomisinin ekonomik ve finansal krizin etkilerini giderdiğini gösteriyor.Araştırmayı EOC Grup Hamburg, ‘İpsos’ Paris bağımsız piyasa araştırmaları enstitüsü ile birlikte yaptılar. Bulgaristan’da şirketler yaklaşık % 74 oranında zamanında ödenen hesaplarla geçen seneye göre ilerleme kaydettiler. Geçen sene bu oran % 49.6 idi. Veriler Bulgar müşteri firmalarının diğer Avrupa ülkelerindeki firmalara kıyasla çok daha güvenilir ödeyici olduklarını öne sürdü. Aynı zamanda uzmanlar firmalar arasında borçlanmaların ülkemiz için ciddi sorun olmaya devm ettiğini söylerken bunun ölçülmesi için yöntemin olmadığını ifade ettiler.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                        12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Nedim Gencev’in Adamları Filibe Müftüsüne Saldırdı

  Dün akşam saat 7 civarında Nedim Gencev’in adamları Filibe Bölge Müftüsü Osman Hilmi ve Filibe Cuma Camisi imamı Hayri Feimov’a saldırdığı bildirildi. Bölge Müftüsüne karşı gözyaşartıcı gaz kullanıldığı bildirilirken cami imamının ise vücüdunun çeşitli yerlerinden darbe aldığı kaydedildi. Bölge müftüsü Hilmi şuanda hastanede tedavi altında bulunuyor.
   Saldırıyı Nedim Gencev’in adamı Aşim Asan’ın gerçekleştirdiği belirtilirken, Asan’la birlikte 6 saldırganın daha polis tarafından tutuklandığı açıklandı. Bulgaristan Başmüftülüğünün olayla ilgili gün içinde resmi bir açıklama yapması bekleniyor. 

 

 

 

Kırcaali Bugün                                                                                                                                        12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

61. Uluslararası Bulgaristan Bisiklet Turu Start Aldı 

  Halk Meclisi Başkan Yardımcısı Anastas Anastasov saat 12.30 sularında 61. Uluslararası Bulgaristan Bisiklet Turuna start verdi. Halk Meclisi Başkanı Tstaska Tsaçeva’ nın himayesi altında düzenlenen tur, geleneksel olarak “Halk Meclisi” meydanından start aldı. Yarışmaya 18 yabancı ve iki Bulgar takımı olmak üzere 118 sporcu katılıyor. Bulgaristan Turunun ilk ayağı 161 kilometre uzunluktaki Sofya-Troyan etabı oldu.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                         12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kalpleri Coşturan Bayram Temsili

  Şumen’in Yasenkovo köyü okuma evi sekreteri Leman Ahmed’in çalışmaları sonucu düzenlenen ”Sevenler” amatör folklor grubu, Mübarek Ramazan Bayramı dolayısıyla, okuma evi salonunda şahane bir temsil verdi. “Bayram şenligi” adı altında sunulan bu program oldukça zengindi. Her şarkı başka başka idi. Kimisi paylaşılmayan aşkı, kimisi gurbette kalan yari, sevgiyi , acıyı ve ayrılığı dile getirmiş. Bazıları acıklı, yüreklere dokunuyor,  bazıları neşeli, kalpleri coşturuyor. Yasenkovo ‘Sevenler’ amatör folklor grubu, çok genç,  çok sevimli ve birbirinden güzel gençlerden oluşan bu topluluk. Giyim kuşamları milli elbiselerimizin narinliğini ve güzelliğini gözler önüne seriyor. Topluluğun amacı, yerli  Türk folklorunun değerli örneklerini halkımıza sergileyip genç nesillere sevdirmek. On sekiz kişiden oluşan grup Ramazan Bayramını daha da neşelendirdi. Sazlar eşliğinde koro grubunun söylediği ”Kızılcıklar oldu mu?” türküsüyle perde açıldı. Ardından “Benim yeleğim gibi, yarim sana öreyim” , ”Arabaya taş koydum, ben bu yola baş koydum” türküleri salondaki izleyicileri coşturdu. Sibel Hasan, Sülbiye Hikmet, Suzan İsmail, Güner Mehmet, Recep Kazim, Aydın  Ahmed’in okudukları solo şarkı ve türküler de oldukça beğeni topladı. 

 

 

 

 

Mehmet Keçici                                                                                                                                        12.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan,
Avrupa Plaj Tenisi Birinciliğine Evsahipliği Yapacak

  Bulgaristan 18 Eylül'de Avrupa plaj tenisi şampiyonasına evsahipliği yapacak. Uzmanlar, Karadeniz sayfiyelerimizden Albena'da 4'üncüsü düzenlenecek Avrupa birinciliğinin çok iddialı geçmesini bekliyorlar. Yarışlara 19 devletten 124 tenisçi katılacak. Turnuvanın yüksek seviyesini kanıtlayan bir olgu, şimdiki dünya top listesinde yer alan 34 oyuncunun bu sportif etkinliğe katılacak olmasıdır.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                        10.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Balkan Festivali Renkli Görüntülere Sahne Oldu

  Namık Kemal Halk Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (NAKEM) tarafından düzenlenen 6. Balkan Festivali'nin Yenişehir ayağı renkli görüntülere sahne oldu. Romanya, Bosna-Hersek, Makedonya, Kosova, Bulgaristan, Sırbistan Karadağ ve Arnavutluk'tan folklorcular, Yenişehir'de ilgiyle karşılandı. Gün boyunca Yenişehir'in tarihi yerlerini gezen folklorcular, Yenişehir Kaymakamı Samet Ercoşkun'u ziyaret etti. Kaymakam Ercoşkun, misafirleri ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirterek, bu tür organizasyonların geleneksel hale gelmesi gerektiğini söyledi. Konuk folklorcuları ağırlayan Yenişehir Belediye Başkanı Bülent Hamdi Cingil ise gerçekleştirilen organizasyonun önemine değindi. Gruplar, ziyaretlerin ardından Sinanpaşa Külliyesi, Şemaki Evi Müzesi ve Yenişehir'i gezdi. Yenişehir Rumeli Dernek Başkanı Fahri Çelebi'nin organizasyonuyla Yenişehirlilere eğlenceli saatler yaşatan ekipler, birbirinden ilginç gösterilerle yoğun alkış aldı.

 

 

Cihan Haber Ajansı                                                                                                                          10.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Avrupalı Gençlere "Kaygı" Desteği

   Duygu Can - Avrupa Birliği (AB) Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca, Avrupa'da yaşayan ve sosyal dışlanma riski altında bulunan gençlere ön yargılarından kurtulmaları için eğitim verildi. Organizasyon kapsamında bir hafta boyunca deneyim ve bilgi paylaşımında bulunan gençlerin, ırkçılık ve sosyal dışlanmaya yol açan ön yargılarından kurtulmaları amaçlandı. Devlet Planlama Teşkilatı ve AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı eğitmeni Derya Büyüktanır, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, 2011'in AB tarafından "Avrupa'da Gönüllülük Yılı" ilan edildiğini bildirdi. Bu kapsamda bireylerin gönüllü faaliyetler yoluyla sosyal yaşantıya daha aktif katılımının önünün açılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirten Büyüktanır, sivil toplum düzeyindeki katılım ve sosyal uyumun artırılması için gönüllülüğün büyük önem taşıdığını söyledi. Büyüktanır, "Avrupa'da Gönüllülük Yılı" kapsamında AB'den hibe almaya hak kazanan "Sosyal Dışlanmaya Karşı Gönüllüğün Desteklenmesi" eğitim kursunun, 2-10 Eylül tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirildiğini kaydetti. Projeye, Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Litvanya, İtalya ve Türkiye'den 18-30 yaş grubundaki 20 gencin katıldığını belirten Büyüktanır, amaçlarının Avrupa'da yaşayan ve işsizlik ya da bedensel engel gibi nedenlerle sosyal dışlanma riski altındaki gençlerle daha etkin çalışmalar yapmak olduğunu anlattı. Büyüktanır, ülkelerin uygulama ve deneyimlerinin karşılaştırılmasının da amaçları arasında yer aldığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Eğitim kapsamında çok kültürlü bir ortamda bulunan gençlerin, ırkçılık ve sosyal dışlanmaya yol açan ön yargılarının kırılacağına inanmaktayız. Program kapsamında, risk altındaki kişilere gönüllü olarak hizmet veren sivil toplum örgütlerinin tanıtılması ve bu kuruluşlarda uygulanan mesleki, sosyal, kültürel ve eğitsel etkinliklere yönelik bilgi ve deneyim paylaşımı da amaçlanmaktadır. Diğer bir amacımız da edindiğimiz deneyimleri ülkemiz koşullarıyla karşılaştırmak ve çözüm önerileri geliştirebilmektir. Eğitimin gençlerin sorunlarının aşılmasına katkı sağlaması, çalışmalarımız için en büyük itici güç olacaktır. -DÜĞÜNE GİTTİK- Eğitim kapsamında atölye çalışmaları yaptıklarını ve çeşitli oyunlar oynadıklarını kaydeden Büyüktanır, "Ayrıca, Ankara'yı gezdirirken çoğunlukla Roman vatandaşların katıldığı bir kahvehanede uzun bir sohbet toplantısı yaptık. Düzenlediğimiz kültürlerarası gecede de herkes kendi kültürüne ait dans ve yemekleri bizlerle paylaştı. Bir düğününe de katıldık. Yaptığımız aktiviteler, gençlerin kendilerine olan güvenlerini artırmada büyük önem taşıyor" diye konuştu. -ÜLKELER FARKLI AMA SORUNLAR ORTAK- Eğitime Bulgaristan'dan katılan 18 yaşındaki Karina Tatarova da ülkesinde lise eğitimi aldığını ve aynı zamanda sivil toplum kuruluşları için gönüllü olarak çalıştığını söyledi. Aldıkları eğitim sayesinde dünyada değiştirilebilecek çok şey olduğunu gördüğünü vurgulayan Tatarova, "Her ne kadar farklı ülkelerde yaşasak da sorunlarımız ortak. Bugüne kadar aslında ne kadar önemsiz şeyler için kendimi üzmüşüm" dedi. İtalyan Lara Tortora (28) ise geçici işlerde çalıştığını belirterek, buradaki izlenimlerini, ülkesine döndükten sonra göçmenlerle ilgili hazırlayacağı proje için değerlendireceğini kaydetti.

 

Anadolu Ajansı                                                                                                                                 10.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ardino Belediyesinin Sonbahar Kültür Şenliği Programı

  Ardino (Eğridere) Belediyesinin düzenlediği geleneksel sonbahar şenlikleri 22-25 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. Bu sene Eğlence Fuarı, ticari pavyonlar, bira yerleri, salıncaklar, kaydıraklar ve başka eğlence araçları küçükleri ve büyükleri sevindirecekler. Ünlü Orhan Murad, Vievska Grubu ve "Payner Music" popfolk sanatçılarının konserler sunması öngörülmektedir. Sporseverler için açıkta eğlence oyunları düzenlenecek. Ayrıca Belediye satranç turnuvası, küçük kapılarda futbol turnuvası ve Amatör Erkekler İl Şampiyonasından bir futbol karşılaşması gerçekleştirilecek.

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         10.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tuna Nehrinde Cruise Turlarına İlgi Artıyor 

  BTA haber ajansına konuşan Nehir Gemi Turları Turizmi Derneği’nin İcra Müdürü Katya Stoyanova, Tuna nehrinin aşağı kısmında cruise turlarına ilginin arttığını söyledi. Katya Stoyanova, uluslararası yolcu turizminde ve gemi turları sayısında artış eğilimi olduğunu kaydetti. Tuna nehrinin Bulgaristan kısmında gemiler, sadece Vidin ve Ruse’de duruyor. 2011 yılında Ruse limanında yaklaşık 150 cruise gemisinin demir atması bekleniyor. Birkaç yıl öncesine kadar bunların sayısı 100’ün altındaydı. Nehir Gemi Turları Turizmi Derneği’nden yetkililer, şu anki turistik sezon için 2011 yılının çok başarılı olmasını beklediğini açıkladı.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                         09.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tarım Fonu, Çiftçilere Ekolojik Tarım İçin Mali Yardımın
%80’ini Aktardı

  Geçen yılki ekolojik tarım faaliyetleri için mali yardım ödeme süresinin geçmesinden iki ay sonra Tarım Fonu tarafından çiftçilere %80 ödeme yapıldığı duyuruldu.
Fondan, Eylül ayının başında çiftçilere 13,4 milyon Leva için dilekçe verildiği halde yaklaşık 11 milyon Leva ödendiğini bildirdiler. Fonun verilerine göre, paraların en büyük kısmı organik tarım ve hayvan bakıcılık ve de kaybolma tehlikesi içinde bulunan yerli hayvan cinslerini koruma faaliyetleri için ödenilmiştir.
Kanuna göre, belirli tarım senesi için mali yardımlar diğer senenin yarısına kadar çiftçilerin banka hesaplarına aktarılması gerekiyor. Bu sene mali yardımın gecikmesinin fon tarafından yapılan ek denetlemelerden ileri geldiği anlaşıldı.
   2010 yılının ve 2011 yılının başında işlenilen arazilerin havadan yapılan resimlerle hazırlanan haritanın son güncelleştirilmesiyle mali yardıma talip organik tarım yapan çiftçilerin çoğunun yerleri “yardım yapmaya uygun olmayan” sınıfında oldukları ortaya çıkmıştır.
Bu senenin başında fondan, 4 000 çiftçinin yerlerinin mali yardım alma kriterlerine uygun olmadığı ve dolayısıyla cezalar uygulandığını duyurulmuştu. Bu kararlar, mahkemede dahi çiftçiler tarafından itiraz edildi.
   Fon tarafından mali yardım kriterlerine uymayan arazilerin toplam büyüklüğüyle ilgili ve de yapılan denetimlerde mali yardım alma sınıfında olanların tespit edilmesine dair genel bilgi verilmesi bekleniliyor.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                        09.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

37. Balkan Kürek Şampiyonası Yarın Start Alacak

  37. Balkan Kürek Şampiyonası 10 Eylül 2011 tarihinde İstanbul'da start alacak.
  Organizasyonun tanıtım toplantısı, Türkiye Kürek Federasyonu Başkanı İlham İşseven ve federasyon asbaşkanı Gürsel Şen'in katılımıyla Ataköy Olimpiyatevi'nde gerçekleştirildi.
  Haliç Balat Parkı önünde hazırlanan parkurda gençler ve yıldızlar kategorilerinde 2 gün sürecek olan şampiyonaya, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Arnavutluk, Makedonya, ve Yunanistan  katılacağı belirtilirken, toplam sporcu sayısının 320'ye ulaştığı vurgulandı.
  37. Balkan Kürek Şampiyonası'nda 2 gün süresinde 19 yarış gerçekleştirilecek. Tek çifte, iki çifte, iki tek dümencisiz, dört çifte, dört tek dümencisiz, dört çift ve sekiz tek kategorilerinde sporcular, madalya alabilmek için mücadele edecekler.
  Her iki günde de sabah saat 09. 30'da başlayacak yarışlar, öğle saatlerinde sona erecek.
  Şampiyona sonunda kategorilere göre erkek, bayan ve ülke sıralaması madalyaları verilecek.

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         09.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Öksürüğe Karşı Bire Bir

   Bilim adamları özellikle 18 yaş altındaki çocuklarda ve gençlerde zararlı olan öksürük şurupları yerine, inatçı öksürüklerin tedavisi için çikolatayı öneriyor.
   The Telegraph'ta yer alan habere göre, araştırmacılar kakao ve çikolatadaki "teobromin" adlı bileşenin öksürüğü kestiğini belirlediler. Yararlı olduğu tam olarak kanıtlanırsa, iki yıl içinde ilaç şeklinde piyasaya sürüleceği kaydedildi.
İngiliz Ulusal Akciğer ve Kalp Enstitüsü tarafından yapılan araştırmada, kakao ve çikolata içerisinde bulunan "teobromin" isimli maddenin öksürüğü engellemeye yardımcı olduğu tespit edildi.
   Çikolatadaki "theobromine" isimli maddenin, boğazda kaşıntıyı ve öksürüğü önlemede öksürük şuruplarından bile daha etkili olduğunu söyleyen araştırmacılar, öksürük şuruplarında bulunan "codeine" isimli maddenin özellikle 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerde faydasından çok zararı bulunduğunu açıkladılar.
   Teorik olarak öksürüğü yatıştırmada bir parça bitter çikolatanın yeterli olabileceğini söyleyen araştırmacılar, ihtiyaç duyulan gerçek dozun belirlenmesi için henüz çalışma yapılmadığını ifade ettiler.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         09.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sütün Bir Faydası Daha Bulundu

  Bilim adamları süt ve süt ürünlerinde bulunan bir maddenin şeker hastalığı riskini azalttığını belirlediler.
BBC'de yer alan habere göre, Boston'da Harvard Halk Sağlığı Okulu'nda görevli araştırmacılar, süt, peynir, yoğurt gibi süt ürünlerinde bulunan "trans palmitoleik asit" in vücut tarafından üretilmediğini ve sadece süt ürünlerinden elde edilebileceğini, bu asidin de şeker hastalığı riskini yüzde 60'lara kadar azaltabildiğini açıkladılar.
 "Annals of Internal Medicine"'da yer alan ve 3 bin 700'den fazla katılımcının bulunduğu çalışmada, araştırmacılar katılımcıların şeker hastalığı riskini belirlemek için kan şekeri ve insülin değerlerini, ayrıca kandaki çeşitli yağ asitlerinin oranlarını analiz ettiler.
   Tüm bu analizler sonucunda, kandaki trans palmitoleik asit oranı yükseldikçe, kolesterol, enfeksiyon ve özellikle şeker hastalığı riskinin düştüğü belirlendi. "Trans Palmitoleik" isimli bu yağ asidinin tip 2 şeker hastalığı riskini yüzde 60'a kadar azaltabildiği kaydedildi.
   Bu sonuçlara göre, insanların süt ve süt ürünleri tüketiminde aşırıya kaçmamaları gerektiğini söyleyen araştırmacılar, bu ürünlerde fazla miktarda yağ olduğunu, aşırı tüketilirse kilo aldırabileceğini açıkladılar. Bunun yerine az yağlı süt ürünlerinin tercih edilmesinin daha iyi olacağı belirtildi.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         09.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kardeşlik Sınır Tanımaz

   Kardeşlik sınır tanımaz sloganıyla Türkiye Bayrampaşa'dan yola çıkan Bayrampaşa Belediyesinin bereket konvoyunun son durağı Kırcaali şehrinde de toplu iftar düzenlendi. "Balkanlar'da Ramazan" programı çerçevesinde Bosna-Hersek, Arnavutluk, Makedonya, Kosova ve Yunanistan'ın ardından Bulgaristan'da düzenlenen iftar programına 3.000 civarında kişi katıldı. Programa Türkiye Cumhuriyeti Filibe Başkonsolosu Ramis Şen, Bulgaristan Türkleri Yüksek İslam şurası Başkanı Şaban Ali Ahmet, Kırcaali Belediye Başkanı, Edirne Milletvekili Dr.Mehmet Müezinoğlu, İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati ile Bayrampaşa Belediye Başkan Yardımcıları Gökhan Balekoğlu, Yüksek Aydın ve Bultürk yöneticileri hazır bulundu. İftarın ardından protokol konuşmalarında Ramazan ayının önemine ilişkin anlamlı mesajlar verildi. Bayrampaşa Belediyesinin Balkanlarda Kardeşlik Sınır Tanımaz sloganı ile sürdürdüğü bu geleneksel iftar yemeklerinden dolayı Bayrampaşa Belediyesine teşekkür ediyoruz ve özellikle de Belediye Başkanımız Atila Aydıner'i gayretlerinden ve çabalarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Başı Rahmet, Ortası – Mağfiret, Sonu kurtuluş olan 11 Ayın Sultanı Mübarek Ramazan ayındayız. Cenabi Allahın rahmetinin coştuğu, affının kullarına bolca dağıtığı bir aydır. Kurani Kerimin indiği bu ayda 1000 Aydan daha hayırlı KADİR GECESİ'NİN bulunduğu ve İnsanlığa olan nimetlerinin tamamlandığı aydır. Böyle Mübarek bir ayda Allaha Sonsuz şükürler ederiz ki bir arada birlik içinde kucaklaşıyoruz. Bu güzel iftarı geleneksel hale getiren ve bu organizasyonda emeği geçenlere kalpten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Diğer taraftan bu toplantıya teşrif etmiş ola Kırcaali'li kardeşlerimize ayrı ayrı teşriflerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyor ve Allah hepsiden razı olsun. Değerli kardeşlerim, Bu mübarek ayın 3 özelliği vardır 1. Kurani Kerimin dünyaya inişi – Kuran insanlığın saadetini gösteren Cenabi Allahın Rahmetidir. Bu sebepten dolayı bütün insanlığın saadetini bu ayda düşünmek mecburiyetindeyiz. 2. Çevremizde bulunan fakirlere yardım. Bu çevremizde bulunan fakirler ile yakından ilgilenmek, kendilerine zengin sofralar açmak. 3. Oruç tutmak – Oruç bizlere nefsimizi terbiye ettirmektedir. Bunun yanında birliğimizi ve benliğimizi korumada geleneklerimizi ve kültürümüzün devamında dini değerlerimizin inkâr edilemez önemi var ve bu değerler sayesinde bu günlere kadar varlığımızı sürdürebildik. Bizim Müslüman Türk değerlerimizi taa Türkiye'den gelen, bizlere sahip çıkarak içimizden biri olduğunu gösteren Bayrampaşa Belediye Başkanımız Sn. Atilla AYDINER'e, Bayrampaşa Belediye Başkan Yardımcılarına, Edirne ve İstanbul Ak Parti Milletvekillerimize tekrar şükranlarımı sunarım. Ancak böyle bir gecede Bulgaristan'da mecliste bizleri Müslümanları temsil ettiğini düşündüğümüz kimselerin bulunmaması ve onların hangi değerleri temsil ettikleri konusu düşündürücüdür, manidardır. Hepinize teşekkürlerimi sunuyorum

 

Bultürk                                                                                                                                         08.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu Günden İtibaren Dul Emekli Maaşına Ek Parası Ödenilecek

   592 229 yaşlı kişi emekli maaşlarıyla birlikte verilen zam getirilen dul emekli maaşı ekini almaya başlayacaklar. Bu ek para bu ay için verilen emekli maaşıyla birlikte 25 Eylül'e kadar ödenecek. Ulusal Sigorta Enstitüsünün Yöneticisi Vesela Karaivanova, bazı kişilerin ölen eşinin aldığı emekli maaşın sayısına göre, birden fazla ek para aldıkları için toplam 704 592 dul aylığı eki ödeneceğini belirtti. Ödenilecek dul maaşı ekinin 15 ile 41 Leva arası değiştiği açıklandı. Sigorta Enstitüsünün bu ay dul maaşı eki için toplam 37 953 500 Leva ödeyeceği anlaşıldı. Hükümetin ve Parlamentonun kararıyla asgari ücretin 2.40 Levadan 2.70 Levaya yükseltilmesiyle beraber dul maaş eki de kaybedilen eşin maaşından %20'den %26,5'e yükseltildi. Enstitünün denetim organının kararı üzere emirnameler artık sadece tek kopyada olacak, istenildiğinde ise kurumun yerel şubelerine sağlanacak. Enstitüden, dul maaşı ekine getirilen zamla 4 232 emeklinin maaşları tavan olan 700 Levayı aşacaklarını, fakat bu kanun sınırlandırılmasının sadece temel maaş için geçerli olmasından problem yaratmayacağını belirttiler.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         08.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kızıl Haç Teşkilatı'nın Gençlik Kolları,
"Hepimize Görev Düşüyor" Kampanyası Başlatıyor

   Bulgaristan Kızıl Haç Teşkilatı Gençlik Kolları bakıma muhtaç çocukların evlere kabul edilmelerini teşvik amacıyla ulusal gönüllü bilgi kampanyası başlattı. "Hepimize Görev Düşüyor" sloganıyla geçecek kampanyanın Burgas şehrinden başlayarak, 28 il merkezlerini ve ülkede 81 Belediyeyi kapsayacağı açıklandı. Kampanyada Bulgaristan Kızıl Haç Teşkilatı Gençlik Kollarından 1 300 gönüllü yer alacak. Kampanya, Sosyal Kurumları Terk eden Çocuklar ve Gençlere Hizmet ve Yardım Sağlama Programının bir parçası olarak, Veluks Vakfının mali desteğiyle ve Uluslararası Kızıl Haç ve Kızılay Federasyonu, Avrupa Alanı'nın partnerliğiyle gerçekleştirilmektedir. Bulgaristan Kızıl Haç Teşkilatı Gençlik Kolları kampanyayı ayrı ayrı yerlerde bakıma muhtaç çocukların evlere kabul edilmeleri davası için çalışan 80 teşkilat ve kurumların partnerliği ve ortak çabalarıyla hazırlamıştır. Teşkilatın amacı ise, bakıma muhtaç çocuk ve gençlere karşı kamunun maksimum duyarlılık ve sorumluluk göstermesini başarmaktır. Şu ana kadar kampanyayı yansıtmak için 100'den fazla bölgesel ve elektronik medyalar hazır olduklarını ifade etmişler. Kampanyanın faydalı olması için Kızıl Haç'tan 300'den fazla genç gönüllü bakım hizmeti eğitimi almışlardır. Bu eğitim kurslarını Bulgaristan Kızıl Haç teşkilatının danışmanları ve görevli uzmanları ve partner teşkilatlardan bakım hizmeti konularında profesyonel kişilerin gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         08.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çiçek Sevgisilye Yaşıyor, Mezarında Da Çiçek Gökküşağı Altında Yatmak İstiyor

   Refiye Kadir Aliş, yaklaşık 300 metre kare alanda farklı çiçekçeşitlkeri yetiştiriyor. İçlerinde lale, sakız çiçeği, beyaz gül gibi bitkileri sulayarak stres atan Silistra'nın Zvenimir köyünde oturan 71 yaşındaki emekli kadın, derdini onlarla paylaşmaktan mutlu olduğunu söylüyor. Çiçek sevgisi onu vasiyetine de sirayet etmiş olacak ki, öldükten sonra mezarında iki tarafı güllerin birleşmesi ile oluşacak kuşak altında yatmayı temmenni ediyor.

 

 

 

 

 

 

ZamanBg                                                                                                                                         08.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Aile Hekimlerine Ödenilen Harç 2.70 Levaya Yükseldi

   Asgari ücretin 1 Eylül’den itibaren 240 Levadan 270 Levaya yükselmesiyle beraber aile hekimlerinin odalarında yapılan muayeneler için ödenilen harç da 2.40 Levadan 2.70 Levaya yükseldi. Çünkü kanunda aile hekimlerine ödenen harcın asgari ücretin %1 miktarında olması zorunluluğu getirilmiştir.
   Hastanede bir gün tedavi için ise asgari ücretin %2’si ödeniliyor. Böylece artık bir günlük hastane tedavisine 5.40 Leva ödeniliyor.
   Asgari ücrete getirilen 30 Levalık zam, gerçekte vatandaşların gelirlerini daha 24 Leva ile yükseltti. Böylece asgari ücret, resmi olarak fakirliğin eşiği olan 211 Levayı aşmış oluyor.

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         07.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu Kış Da Domuz Gribi Salgını Olması Bekleniliyor


   Ulusal Epidemiyoloji Danışmanı Prof. Mira Kojuharova, Dünya Sağlık Teşkilatından alınan bilgi üzere Bulgaristan da dahil olarak Balkan Yarımadasına domuz gribinin yavaş yavaş yayılmaya başladığını bildirdi. Virüsün hiçbir değişikliğe ve karışımà uğramamış olarak, geçen kışın Bulgaristan'ı saran aynı virüsün olduğu açıklandı.

   Şu ana kadar Avrupa'da tıbbi adının pandemik grip olan domuz gribi vakası kaydedilmiş değil.
Kuş gribinin bu sene Bulgaristan'a yayılmayacağı anlaşıldı. Dünya Sağlık Teşkilatından, kuş gribinin Balkanlar'a ulaşsa bile, en çok kuşların hastalanacağını, insanları ise etkilemeyeceğini bildirdiler. Sebebin ise, virüsünün insanları yatağa düşüren virüslerle karışmamış olmasıdır.

   Prof. Kojuharova, bu kışın yeni grip virüslerinin olmayacağını, fakat geçen seneden iyi tanınılan domuz gribi veya À(H1N1), H3N2 ve H1N1 Brisbane virüslerinin insanların hastalanmasına yol açacaklarını söyledi.
Onun için şu anda üretilen aşıların da onlara göre hazırlandığı anlaşıldı. Prof. Kojuharova'nın ifadesine göre, geçen sene domuz gribi hastalığını geçirenlerin oldukça bağışıklığa sahip olduklarını vurguladı. Onların aynı virüs salgınına yakalanan insanlarla iletişim kurdukları zaman tekrar hastalanmayacakları ifade edildi.

   Sağlık Bakanlığının sahip olduğu bilgiye göre, yeni grip aşıları eczanelerde daha Eylül ayının sonunda satılmaya başlayacak.

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         07.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bilgisayar Kontrollü Ehliyet Sınavları Geliyor


   Yeniliğin faaliyete bir an once geçebilmesi için ülke çapındaki ehliyet kursları gereken teknik ekipmanlarla donatıldı. Tarama cihazı ve dizisüstü bilgisayarların yanında, teorik sınav yapılan  merkezler canlı takip yapılmasını sağlayacak kameralarla donatıldı. Otomobil İdare Ajansı, bundan sonra satın alınan ehliyet olayına ve yolsuzlauklara son verileceğini iddia ediyor.
   Otomobil İdare Ajansı ehliyet kursu ve şöför adaylarının sınavlarına getirdiği yeniklerle yollardaki nizamın artmasını amaçlıyor. Sınav sayfalarını doldurmak artık çok daha zor ve kursu başarıyla bitirmek her kişiye nasip olmayacak. Eylülün ortasında devreye girmesi beklenen yeni sistemin temel değişikliği, yazılı sınavın bundan böyle bilgisayar destekli olması yatıyor. Sorular 60’dan 45’e indiriliyor, fakat bazı sorularda birkaç doğru cevap, bazılarında ise hepsinin doğru olması planlanıyor. İşaretlenen cevaplarlarla birlikte sınav kağıtları hologram stikerle yapıştırılacak ve daha sonra tarayıcıdan geçirilecek. Bilgisayar, sonuçları hemen değerlendirecek ve adaylar 87 puandan daha düşük bir sonuç aldıklarında onları sonraki aşamaya geçirmeyecek.
   Gelecek yıldan itibaren ise yetkililer daha da radikal karar alarak, kağıt sayfaların tamamen ortadan kaldırılması ve yerine bilgisayar ekranında testin yer alması bekleniyor. Şöför adaylarının bu durumda bilgisayar kullanmayı bilmesi gerekecek. Şu ana kadar test kağıtlarının üzerine hazır cevaplı şablonla control yapılıyordu. Kontrolcü sadece yanlış cevapları sayıyordu. Eğer yanlışlar 5’i aşarsa sınav geçilmiyordu. Teorik sınavın eleme koşullarını zorlaştırması sadece müstakbel şöförlerin trafikte daha güvenli bir duruş sergilemelerine sebep olacağı düşünülüyor.
   Test sayfasının üzerinde barkod olması ise herkese farklı sorular verilmesine olanak sağlayacak. Önceden olduğu gibi adaylar soruları ezberleyemeyecek, çünkü sorular tamamen farklı konuları da ele alabilecek.
   Sistem aynı zamanda objektif olarak not verme imkanı tanıyor
   Yeniliğin faaliyete bir an önce geçebilmesi için ülke çapındaki ehliyet kursları gereken teknik ekipmanlarla donatıldı. Tarama cihazı ve dizisüstü bilgisayarların yanında, teorik sınav yapılan  merkezlerde canlı takip yapılmasını sağlayacak kameralarla donatıldı. Otomobil İdare Ajansı, bundan sonra satın alınan ehliyet olayına ve yolsuzlauklara son verileceğini iddia ediyor.
Şu anda bir ehliyet kursu Sofya’da 600 ila 800 leva, taşrada ise 450-500 levaya mal oluyor. Ulaştırma Bakanı İvaylo Moskovski, bakanlık olarak ehliyet konusunda manipülasyonu minimuma indermek, yolsuzluğu azaltmak ve toplumda güveni arttırmak için her türlü imkanı denediklerini ve bu konuda özel bir strateji geliştirdiklerini belirtti.
   Sınav fiyatları 20 levaya yükseliyor
   Yeni elektronik sistemin faaliyete girmesiyle birlikte sınav fiyatlarının da 12,5 levadan 20 levaya çıkması bekleniyor. Moskovski, yeni uygulamanın büyük oranda maddi kaynak tasarrufu sağlayacağını belirterek, bunun kağıt sayfaların elektronik sayfalarla değiştirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bir tek sayfanın maliyetinin 7,5 leva olduğunun altını çizen Moskovsi, teorik sınavdaki kağıtlar için yılda yaklaşık 350 bin leva harcandığını belirtti. Yeni sistemde bu kalemdeki harcamaların 45 bin levaya düşmesi bekleniyor. “Nereden baksanız bu 300 bin levalık bir tasarruf demek.” diyen Moskovski, yapılan tasarrufa rağmen neden sınav ücretleri yükseldiğine açıklık getirmedi.
   Yıl başından itibaren ehliyet kursu sınavlarında kamera kullanılmaya başlamasıyla sürücü adaylarının başarısı yüzde 25 düştü. Bu düşüşü eskiden yapılan yolsuzluk olaylarına bağlanıyor. Bulgaristan’da bir yıl içinde yaklaşık 70 bin ehliyet çıkarılıyor. Kameralardan elde edilen görüntüler 1 yıl boyunca muhafaza ediliyor. Şikayet halinde görüntüler kontrol edilip değerlendiriliyor. Teorik sınav için de ülkede 50 salonda kamera yer alıyor.
   Avrupa’da tek tip ehliyet üzerinde duruluyor
   Avrupa Eğitim Standartizasyonu Ajansı, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin kullanacağı tek tip ehliyet evrakları üzerinde çalışıyor. Birkaç yıla kadar devreye girmesi beklenen ehliyete sahip olabilmek için şöförler tekrar sürücü kursuna gitmek zorunda kalacak. Eğitim kurslarında değişiklikler yapılarak, yeni koşulların yerine getirilmesi istenecek. Kendi ülkesi dışında araç sürmek isteyen mutlaka bu tek tip ehliyete sahip olması gerekecek.


 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                       07.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Cep Telefon Ücretleri Düşüyor


   Komunünikasyon Düzenleme Kurulu (KRS), sabit ve mobil telefonların hizmet ücretlerini iki kat düşürmeyi karar verdi. Yıl başından itibaren cep telefonu şebekeler arasında kullanılan ücretler yarıya inecek. Şu anda kendi şebekesi dışında başka bir operatörü aramak isteyen, mesela 32 stotinka kendi kullandığı operatöre ve ek olarak 13 stotinka diğer operatöre ödeme şeklinde yapılıyordu. 1 Ocak 2012’den itibaren bu 13 stotinkalık komisyon 6,5 stotinka düşürelecek. 2012 Haziran ayı itibarıyla bu ücretin 3 stotinkadan hesaplanması bekleniyor.KRS Başkanı Veselin Bojkov, bu fiyat değişikliğin, piyasa analizine dayandırılarak yapıldığını açıkladı. Bojkov, “Avrupa’da piyasa analizleri 6 ila 24 ay içerisinde yapılıyor. Biz de Avrupa uygulamalarına göre çalışıyoruz ve çok kısa bir süre zarfında iş bitiriyoruz.” diye konuştu. Cep telefonu operatörleri, konuşma ücretlerini aynı bıraktıkları halde, bu kazancı kendi aralarında paylaşması anlamına gelecek.
   Bojkov’a göre son tüketiciler için cep telefon konuşmaları yüzde 25-30 olarak daha ucuz olacak. Maliye Bakanı Simeon Dyankov, daha önce konuyla alakalı yaptığı açıklamada mobil konuşmların fiyatlarının düştüğünü, fakat bunun yeteri kadar hızlı olmadığını kaydetmişti.

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         07.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İKEA’nın İlk Mağazası Açılıyor


   Sofya’da ilk mağazasını açmayı planlayan ünlü mobilya şirketi İKEA, başkentteki potansiyel müşterilerine hazırlanan katolog çalışmasını postalamaya başladı. Dünyadaki 326’ıncı mağazasını açacak olan İşveç şirketi, 20 Eylül’de kapılarını aralayacak. 330 kişinin çalışacağı toplam 29 bin metre kare alan ile 7 bin 500 ürün sunulacak olan mobilya merkezinde 1200 park yeri bulunacak. İçinde 55 dekor edilmiş oda ve 3 yeni donatılmış ev görülebilecek. İKEA yöneticileri, katalogtaki fiyatların bir yıl boyunca değişmeyeceğini iddia ediyor. Piyasa pastasından yüzde 10 pay sahibi olma hedefini güden şirket, ilk yılın sonunda 1,5 milyon müşteri bekliyor.

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                        07.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eylülde 36 Derece Sıcaklık Bekleniyor


   Bulgar Bilim Akademisi’ne bağlı Ulusal Metereoloji ve Hidroloji Enstitüsü (NİMH), eylülde ortalama hava sıcaklıklarının normlin üzerinde olacağını aktardı. Ovalarda sıcaklıkların 18 ila 21 derece, yüksek alanlarda 15 ila 17, dağlarda ise 9 ila 15 derece olması bekleniyor.
   Eylül'de en yüksek sıcaklıkların  31 ila 36 derece, en düşük ise 8 ila 13 arasında olması tahmin ediliyor. Ovalardaki ortalama yağış oranları 30-50 mm, dağlık bölgelerde ise 50-80 mm civarında seyredecek. Eylül ayı oldukça sıcak ve güneşli hava ile başlayacak. Bazı yerlerde az oranda yağışlar öngörülse de ilk 10 günlük zaman diliminde genelde güneşli ve bulutsuz havanın hakim olması bekleniyor. Ayın ikinci 10 gününde atmosferin sabit oranda seyredeceğini duyuran NİMH, havanın güneşli, kuru ve oldukça sıcak olacağını kaydediyor. Yağış tahminleri ve geçici olarak sıcaklıkların düşmesi, 12 ve 13 Eylül’e denk geliyor.
   Üçüncü 10 günün başında havaların ciddi bir şekilde soğuması ve yağışların etkili olması ihtimali yüksek. Geçici olarak 25 Eylül sıralarında yağışın dinmesi beklense de güz havasının kendini göstereceği ve sıcaklıkların mevsim normallerine ulaşacağı belirtiliyor.

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                                         07.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yaz Kuran Kursu Öğrencileri İki Bayram Sevinci Yaşadılar

 Ruse iline bağlı Stambolovo köyünde yaz Kuran kursu öğrencileri iki bayram sevinci bir arada yaşadı. Kuran kursu sonunda yapılan programı şereflendiren Ruse Bölge Müftüsü Aziz Azizov, talebelerin ve köy halkının bayramını kutlayarak böyle bir örnek bayram programı her köyde yapılmasını tavsiye etti. Kuran-ı Kerim'le başlayan, ilahi ve şiirlerle süslenen törende, Stambolovo halkına unutulmayan anlar yaşatıldı. Programın sonunda öğrencilerin okumaya başladıkları ve Kuran-ı Kerim'e geçtiklerine dair diplomalar verildi. Diploma alanlar arasında altı yaşındaki Burçin Metin ve 56 yasındaki baba annesi Ayşe Mehmedova yer aldı. Öğrenciler, elifbayı öğrenmenin mutluluğunu yaşarken, diplomalarını alarak fotoğraf çektirerek bu güzel anın sevincini yaşadılar. Baklava yiyerek hem ağızlarını hem gönüllerini tatlandırdılar.

 

 

 

 

Vedat Ali. Ruse                                                                                                                                         06.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu Yıl Derslerde Sanal Kitaplar Yardımcı Olacak

   Bu yıl ilk kez sınıf odalarında sanal kitaplar yer alacak. Bunun için Prosveta Yayım Evi, 45 sanal kitap çıkarttı. En küçüklere alfabeden tutun da büyüklere dil eğitiminde yardımcı olacak. Eğitim Bakanlığı'dan onaylanan sanal ders destekçilerinde öğretmenlere yardımcı olacak interaktif sunumlar da yer alıyor. Ayrıca öğretmenlerin de kendi istedikleri konuları ekleme imkanı olacak. Ülke çapındaki 800 okulda sekizinci sınıfa kadar olan öğrenciler için gün boyu eğitim projesi uygulamaya başlıyor. Uygulama, yakın köylerden başka yere otobüsle giden öğrencileri kapsıyor. Yaklaşık 100 bin çocuğun gün boyu eğitim görmesi projesindeki hedef küçük köylerdeki öğrencilerin, büyük yerlerdeki sınıfdaşlarından derslerde geri kalmaması yatıyor. Çocuklara program dahilinde öğleden sonra spor yapma imkanı da verilecek. Tüm okullarda bu yıl ilk defa gerçekleştirilen uygumala arasında da ikinci sınıf öğrencilerin tüm gün okuma yer alıyor. Geçen sene bu birinci sınıflar için öngörülmüştü.

 

 

ZamanBg                                                                                                                                         06.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

"Etıra" Müzesinde Halk Sanatları Panayırına 13 Bin Ziyaretçi Bekleniyor

   "Etıra" müzesinde düzenlenen geleneksel halk sanatları panayırına 13 bin ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Beş ülkeden ustalar Gabrovo yakınındaki Etıra semtinde biraraya geldi ve becerilerini ölçüyor. Etıra Mimari-Etnografik Müzesinde 3 ile 6 Eylül tarihlerinde ülkeden 60 usta el sanatları, çömlekçilik, bıçakçılık, oymacılık, dokumacılık, Bulgar elişi, bakırcılık gibi zanaatlarda yarışacak. İtalya, İskoçya, Romanya, Fas ve Japonya'dan konuk ustalar ise, eski zanaatları sergileyecek. Aynı zamanda Trakya, Pirin ve Rodoplarda folklor programı da panayıra ayrı bır renk katacak. Organizatörler, küçük çocuklara ve genç nesle eski sanatlar ve geleneklere dokunma fırsatı vermek istediklerini söyledi.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                         06.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yılsonuna Kadar 500 Tüp Bebeğin Doğması Bekleniyor

   Yardımcı Üreme Fonundan, 2011 yılının sonuna kadar daha 500 tüp bebeğin dünyaya geleceği tahmininde bulundular. Bu amaç için harcanacak yaklaşık 5 milyon Levanın hazırda olduğu duyuruldu. Fonun kuruluşundan beri iki sene içerisinde tüp bebek yöntemiyle 1000 bebek dünyaya geldiği anlaşıldı. Bu zaman içerisinde tüp bebeğe gereken para için fona 14 000 kadın başvurmuştur, onlardan 9200'ü onay kazanmıştır. Fonun müdürü Dr. Nikolay Lalev, "Klinik gebeliği kavrama yüzdesi 20, doğan çocuklar ise %15 oranındadır" diye açıkladı. Dr. Lalev, "Bu durum doğum ve jinekolojik hastanelere olan istemlere uyuyor ve böylece onlarla yapılan sözleşmelere son verilmeyecek. Kavrama yüzdesi fakat kadınların yaşına da bağlıdır, ne kadar daha erken fona başvururlarsa, o kadar kendileri için daha yararlı olabilir. Çünkü 35-36 yaşından sonra tüp bebek için başvurma eğilimi hiç de iç açıcı değil" dedi. İv vitro yöntemiyle hamile kalmak isteyen annelerin yaşadığı ciddi bir problem de yumurtalık verenlerin sayısının az olmasıdır. Yaklaşık 200 000 çift doğal şekilde çocuk yapamıyorlar. Onların %10'u yumurtalık bağışında bulunulmaya ihtiyaç duyuyorlar.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         06.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgar -Türk Yaz Eğitim Akademisi Ziyareti

   Yaz Okulu Kapsamında birçok yeri gezerek inceleyecek olan ekip; 07 Eylül 2011 Çarşamba günü Kırklareli'nde incelemelerde bulunacak.
 Bulgar -Türk Yaz Eğitim Akademisi '' Istranca Dağının Doğu ve Batısı ile Uygarlıktaki Yeri ve Rolü konulu yaz eğitimi çalışması kapsamında bugün Yaz Eğitim Akademisi Koordinatörü Valeria Fol ve Eğitim Gezisi Sorumlusu ve Malko Tırnovo Belediyesi Koordinatörü İvelina İvanova ile beraberlerindeki araştırma heyeti; Belediye Başkanımız Av. Cavit Çağlayan'ı makamında ziyaret ettiler. Karşılıklı sohbet havasında geçen ziyarette konuklar ile tarih mirasımıza ait konuşmalar yapıldı. Ayrıca; belediye Başkanlığımızın bu projeye her yıl verdiği destek dolayısı ile Belediye Başkanımız Sayın Cavit Çağlayan'a teşekkürleri ile memnuniyetlerini dile getirdiler. Kütüphanecilik ve İletişim Teknoloji Uzmanlığı Üniversitesi, Bulgaristan Malko Tırnovo Belediyesi ve Kırklareli Belediyesi'nin organizatör olduğu program 04-11 Eylül tarihleri arasında yapılacaktır. Sabah saat 09.00'da Kırklareli'ni Müzesinin gezilmesi ve sunum ile başlayacak olan yaz eğitim kampı çalışmaları Kanlı geçit- Aşağıpınar Kazı alanlarının ziyareti, Kofçaz Megalit taş mezarları, Kırklareli çevre köyleri ve yakınlarındaki Tümülüs ve Trak mezarlarını ziyaret ile Ahmetçe Köyündeki eser bakım evi'nin ziyareti ve akşam saat 20.00' de Malko Tırnovo'ya dönüş ile Bulgaristan'da devam edecektir.

 

 

Haberler.com                                                                                                                                         06.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocukların Agresifliği Emzirme Bozukluğundan Kaynaklanıyor

   Pleven Üniversite Hastanesi'nden Vanya Nedkova, anne sütünün insanın hayatı boyunca izler bıtaktığını ve bu yüzden uzun süre bebeklerin insan sütüyle beslenmesine gayret edilmesini tavsiye ediyor. Nedkova, "Daha az emzirme periyodu veya emzirmemeden dolayı şu an çocuklara karşı veya çocuklar arasındaki agresif tavırlara şahit oluyoruz, çünkü anne ile çocuk arasındaki bağı daha doğumda kesiyoruz." diye sitem ediyor. Pediatri uzmanı, şu anda daha uzun zaman emzirilen bebek sayısında oldukça bir artış gözlemlendiğini belirtiyor. Bebeklerin yüzde 90'ı hastaneden emzirilmiş olarak ayrılıyor. Problemin daha bebeğin doğumunun ilk ayından başladığını kaydeden Nedkova, bu dönemde annenin sütü azaldığını ve emzirme sorunları boy gösterdiğini kaydediyor. Tam bu dönemde uzmanların müdahale ederek, annenin en az 6 ay emzirmesine yardımcı olmak ve kendisini bu konuda teşvik etmek gerektiğine vurgu yapan Nedkova, anne sütünün enfeksiyon, virüs, iltihaplanma ve bağırsak hastalıklarını engellediğini söylüyor. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü, daha iyi bir hayat başlangıcı için çocuğun en az yarım yıl emzirilmesini tavsiye diyor. On yılı aşkın zamandır bebekleri anne sütü ile beslemeyi destekleyen Bulgaristan'da uluslarası bir programa dahil oluyor. Hekim ve gönüllülerin bu kadar çalışması, hala yeterli gözükmüyor ve bilimsel sonuçların ümit verici seviyede olmadığı aktarılıyor. Bazen tıp uzmanları tarafından bile yanlış bilgilendirilme söz konusu olduğunu altını çizen Nedkova, şimdiki babannelerin de eskiden yetiştirilme metoduyla hareket ederek, çağdaşlığa uyum sağlayan tavsiyeleri olmadığını belirtiyor. Bazı konularda uzmanların bile hemfikir olmadığını itiraf eden Nedkova "Biz pediatri uzmanları bebeğe su verilip verilmemesi konusunda ayrılığa düşüyoruz. Uluslararası programda sağlıklı bebeğe su verilmemesi gerektiğini, çünkü o zaten herşeyi sütle birlikte aldığı bilgisi yer alıyor. İsterseniz bir su vermeyi deneyin, göreceksiniz ki o bunu reddedecektir. Son 3 yılda Bulgaristan'daki anneler farklı derneklerle bir araya gelme imkanını yakaladı. Bunlara yaşı ilerlemiş ve tecrübeli kimseler de katıldı. Derneklere göre eğitici seminer ve hastanelerin akreditasyonu için daha fazla maddi kaynağa ihtiyaç var. Daha uzun süre emzirilen bebeklerde anne ve çocuk arasında daha sağlam psişik ve hissi bağların mevcudiyeti söz konusu olduğunu aktaran uzmanlar, bunun hayat boyunca tesiri olduğunu aktarıyor. Genellikle anne sütü yetmez diye bir endişe var ki bunun tamamen yersiz olduğuna değinen uzmanlar, bebek ne kadar süt isterse anne de o kadar süt imal eder gerçeğini hatırlatıyor. Bu da annenin hormonlarının uyarılması, annenin fizyolojik olarak emzirmeye hazırlanması, bebeğin uygun şekilde emzirilmesi ile meydana geliyor.

 

 

ZamanBg                                                                                                                                         06.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

101 Yaşındaki Nine'nin Ramazan Bayramı

  Şumnu'nun Makak köyüne Ramazan Bayramı'nda gittik. Duyduklarımıza göre orada oturan çok yaşlı, ama yaşına göre hala sağlıklı olan Saniye nine varmış. Onun ellerini bizler öpünce sımsıcak sarılmasından ve bizleri okşamasından ne kadar mutlu olduğunu bizlere gösterdi. İlk söylediği şuydu "Kur-an'ım kapandı, çünkü gözlerim artık görmüyor, sesim kalmadı, kulaklarım duymuyor, aklım da kalmadı".

  1 Haziran'dan sonra 101 yaşına giren Saniye İdriz Çerkez nine, Bulgaristan'ın ilk başkenti olan Abba (Pliska) köyünde doğmuş. Torunu Nevin'in anlattığına göre, Saniye ninenin kayınpederi Rusya Kırım'dan gelmiş. Sabriye ninenin zayıf, kuru görünen, ama yumuşak tenli olan elleri üç defa kırıldığından dolayı deforme olmuş. Gençken tezgahta çeyiz için kumaş, peşkir ve havlu dokurmuş, tarlaya kır işine gidermiş, yorgancılık yaparmış, dantel, terlik örürmüş. 71 yaşındaki kızı Ramiye, "Bütün gün yatıp kalkıyor, günleri böyle geçiyor. Dua okurken "Günahlarımı affeyle Yarabbi", diye yalvarıyor. Onun elinden hiç gelmedik bir şey yoktu. Şimdi bile her işini kendisi yapmaya çalışıyor. Tuvalete kalkıyor, canı skılınca bahçeye çıkıp peykede oturuyor, tabii ki, düşmesin diye bizim desteğimizle bunları yapıyor. Akşamleyin yatmadan önce "Ben temiz olmak istiyorum, benim çamaşırımı değiştirin, ben gece dua okuyacağım. Her gün bana, "Sen de ev işini bırak, gel dua oku, diyor", gururla söyledi. Torunu Nevin şunları anlattı: "95 yaşına kadar terlik, çetik örüyordu. Elleri tutsa şimdi bile örürüm'',diye diyor.
  Son 3-4 yıldan beri kör ve sağır olan Saniye nine, insanlara ihtiyacı olduğu zaman yatağın tahtasına veya bastonuyla yere vurup, Ramiye kızının ve Nevin torununun ismini çağırıp yardım istiyor.

  Saniye ninenin sülalesinde çok yaşayan Hürmüz annesinin dışında başka biri yokmuş. Annesi 102 yaşına kadar yaşamış. Hatta dökülen dişleri yerine yeni dişler çıkmış. O da onun gibi çok çalışkanmış.

  Saniye ninenin üç çocuğu var - iki kızı ve bir oğlu, 5 torunu ve 4 tane torunlarının çocukları var. Ona Ramazan Bayramı'nda birçok hısım akraba, konu komşu, aile dostları ve hatta 1 asırlık insan olduğundan dolayı yaşlı ve genç meraklı ziyaretçileri geliyor ve ellerini öpüyor. Geleneklerimizde olduğu gibi kızı ve torunu misafirlere şeker, baklava, meyve suları ve Türk mutfağından başka lezzetler ikram ederek sevincini, misafirperverliğini gösteriyor.

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         05.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Basri Dedenin Koca Yusuf Sevgisi

   Şumnu'nun Omran köyünde (Trem) oturan ve birçok hayvanı olan 71 yaşında Basri dedenin Koca Yusuf sevgisinin hikayesi oldukça ilgi çekti. Deliorman'ın efsanesi olan Koca Yusuf heykelinin açılışını heyecanla beklemiş ve mutlaka T.C. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de gelip katıldığı ve 12 Temmuz 2011 tarihinde düzenlenen faaliyete gitmek istemiş. Ama yola çıkmadan önce ineğinin doğum sancıları başlamış ve gidememiş. Hüznünü yumuşatan beyaz renkli ve siyah benekli erkek buza doğunca, sevinçten bağırmış: "Koca Yusuf'a gidemedim, ama Koca Yusuf bana geldi." Buzaya Koca Yusuf adını veren Basri dede, ona bebek gibi hizmet edip bakıyor.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         05.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Leziz Pastanesi'nde Güzellikler

  Kotel belediyesinde bulunan Yablanovo köyü özellikleri, tarihi, türbeleri ve insanları her zaman araştırmacıların ve yolcuların ilgisini çekiyor. Yablanovo Muhtarlığı'nın tam karşısında Leziz Pastanesi'ne uğramadan kimse geçemiyor. Sahibi Mehmedali Pıtırlı ve ailesi, kendileri pasta ve tatlıları yapıyor. Onları bir kez insan yeyince tadı damağında kalıyor. Bu güzelliğe ek olarak nazik ve güler yüzlü Ayşe adını taşıyan genç kız, renk ve lezzet katıyor. O, şu anda Şumnu Üniversitesi Anaokulu bölümü öğerencisidir. Misafirperver, çalışkan, özveri ve sıcak insan ilişkileri özelliklerini taşıyan ve çağdaş gençliğe örnek olan güzel kız, başarılı olacağına inanıyoruz ve diliyoruz.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         05.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yablanovo'da Bayram Şenliği

 Bulgaristan'ın en büyük köylerinden biri Yablanovo köyü Muhtarı Şerif Kuvancı ve işadamı Veli İdriz sayesinde 03 Eylül 2011 tarihinde Bayram Şenliği düzenlendi. Sahnede sunuculuk yapan İsmail Fedalov Kehayov ve Nurten Remzi, önce milletvekilleri Yanko Yankov ve Kirço Dimitrov misafirlere tebrik ve kutlama sunumlarını yapmak için sözü verdiler. Ardından şair İsmail Pireliev'in Eylül Günleri Gelip Çattıkça şiiri ile misafirlere hoş geldiniz dendi. Sahnede yer alan solist ve ekiplerin arasında yöneticisi Veli Kehayov olan folklor ekibi, Şumnu Kültür Evi'nin Davul Zurna ve Saz orkestraları ve Destan Folklor Grubu, yöneticisi Halil Çavuşev olan Babalar Orkestrası yer aldı. Şumnu Saz yarışmasında birincilik kazanan ve Burgas'ın Listets köyünden olan saz ustası Hasancık, sazıyla sözüyle herkesi büyüledi. Bulgaristan'ın çok yetenekli, başarılı ve genç sanatçısı Esil Duran bütün katılanları coşturdu, oynattı. Onun isteği ile ona eşlik eden Şumnu Davul Orkestrası da güm tek tekleriyle herkesin kalbini hoplattı. Esil Duran'a köylülerden biri karpuz hediye eti. Kendisi de buna cevap olarak "Şimdiye kadar buket çiçekler hediye edildi. Karpuz hediyesi bugüne kadar aldığım en ilginç hediye oldu", dedi. Folklor gösterilerinden sonra güreş turnuvası yapıldı.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         05.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

EVET Derneği Sozopol'da Faaliyet Yaptı

   Razgrad şehrinde 21 Nisan 2000 tarihinde kurulan  Sivil Kuruluş "EVET" (European Vision for Ethnic Tolerance – Etnik Hoşgörü için Avrupa Vizyonu) bu yıl da bazı önemli çalışmalarda bulundu.
   Derneğin Razgrad, Tırgovişte, Kırcali, Plovdiv, Burgaz, Haskovo, Silistre, Sviştov, Blagoevgrad, Pleven, Vratsa, Varna, Sliven, Ruse, Peştera, Dobriç, Stara Zagora, Sevlievo, Loveç ve Sofya şehirlerinde bölgesel temsilcilikleri ve koordinatörleri var.
   EVET Derneği, Bakanlar Kurulu'na bağlı Etnik ve Demografik sorunlar için işbirliği Ulusal Konseyi üyesidir.
   Bulgaristan'daki Türklerin problemnerine ve haklarıı ile ilgili sorunlarına çoğunluğun ve devlet kurumlarının duyarlılığını arttırmak, ilgili yerleşim birimlerinden etnik gruplar arası dialoğun gözetlemesi dolayısiyle yerel ve ulusal seviyede kurumların karşılıklı iletişime öncülük etmek, Türklerin yeresel sorunlarına ait olguları bir araya getirip tanımlamak ve çözümlenmelerine yardımcı olmak, işyerleri ve istihdam yaratmak, çocuklara yönelik çalışmalara öncelik vermek, sağlık, eğitimin ve sosyal programlar geliştirmek derneğin amaçlarından bazılarıdır.
   Bu sene EVET Derneği, İlkbahar ve Kurban Bayramı konuları konferansları ve kayak merkezi Borovets'te gençlik toplantısı düzenledi. Yedi yıldan beri her yıl EVET Derneği, yılda bir kez ekiplerini ve yöneticilerini geliştirme ve güçlendirme toplntılsarı düzenliyor. Bu ciddi toplantılara ek olarak bu sene Karadeniz'in Sozopol tatil yerinde yapılan faaliyete ip çekme, yüzme, ateşleme, kağıt oynama, futbol, tenis ve dans yarışmaları düzenlendi. Güney ve Kuzey Bulgaristan temsilcilerden oluşan takımlardan, futbol maçında Kuzey futbolcuları kazandı ve ödül olarak onlara çok güzel şarap verildi. Dans yarışmalarında Nevriye ve Vergil, Belli Dans köçek oyunuyla birincilik kazandı.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         05.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bisiklet Kullanmak İnsan Ömrünü 5 Yıl Uzatıyor

  Düzenli bisiklet kullanmanın insan sağlığını olumlu yönde etkilediği herkes tarafından bilinmekte. Kopenhagen Tıp Üniversitesi uzmanlarının yaptıkları araştırma sonucunda, bisiklet kullanmanın insan ömrünü 5 yıldan fazla uzatabileceği tespit edildi. 20 yıldır yapılan araştırmaya, 21 ve 90 yaş arası yaklaşık 5000 kişi (kadın ve erkek) dahil oldu. Sonuç gösteriyor ki, tempolu bisiklet kullanmak insan ömrünü 5.3 yıl, ağır tempoda ve yavaş kullanmak ise 2.9 yıl uzatıyor. Yani araştırma ve elde edilen sonuçlar gösteriyor ki, insan ne kadar yoğun çalışırsa, o kadar sağlam olur. Tabi bu birazda da insanın vücuduna ve yaşına bağlı.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         02.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tırgovişte Spor Okulu Yeni Öğretim Yılına Başladı

  Tırgovişte Nikola Simov Spor Okulu, bugün yeni öğretim yılına başladı. Bu yıl da okul, öğrencilere kapılarını geleneksel olarak her yıl olduğu gibi 1 Eylül'de açtı.

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         02.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tırgovişte Parklarıyla, Doğa Koruyucusu Çocuklar İlgilenecek

  Yeni öğretim yılıyla beraber Tırgovişte Çocuk Okulu'na bağlı doğa kulübü açılacak. İki grupta olmak üzere 5.-12. sınıflardan oluşan 25 çocuk, Tırgovişte bölgesinde doğayı koruma yönünde eğitilecek ve edindikleri bilgileri doğayla iç içe olarak, ilgilenerek gösterecek. Bu doğa koruyucularını yönetme görevini Cemile Salieva üstleniyor. İlkbahar'dan itibaren kulüp üyeleri, şehirdeki üç parkla ilgilenmeye başlayacak. Onlar, parkları dolaşıp hasarları ve ne yapmak gerektiğini tespit edecek. Genç doğa koruyucuları, Nisan ayında Bulgaristan'ı Bir Günde Temizliyelim başlığı altında düzenlenecek olan eyleme katılacak. Yapılan bu faaliyetlerin amacı, çocukları motive etmek, şehir halkının ve çevrenin igisini yeşil park alanlarını korumaya çekmek.

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                                         02.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kapıkule'de Gurbetçi Çilesi

  Gurbetçilerin, yıllık izinlerini ve bayram tatilini geçirdikten sonra yaşadıkları ülkelere dönüşe geçmeleri, Kapıkule Sınır Kapısı'nda yoğunluk oluşturdu Yaşadıkları ülkelere dönmek üzere sabah erken saatlerde Kapıkule Sınır Kapısı'na gelen gurbetçiler, işlemlerini yaptırmalarının ardından, Bulgaristan'ın Kaptan Andreevo Sınır Kapısı'na giriş için beklemeye koyuldu. Bulgaristan sınır kapısında bekleyenlerin sayısının artması üzerine Türk gümrüğünde de yoğunluk yaşandı. Sıcak havada beklemek zorunda kalan gurbetçiler, zaman zaman araçlarının klaksonlarını çalarak, hızlı hizmet alamadıkları iddiasıyla Bulgar gümrük çalışanlarına tepki gösterdi. Fransa'da yaşayan Veysel Duru, Bulgaristan gümrük çalışanlarının yavaşlığı nedeniyle bu ülke topraklarına girebilmek için saatlerce beklediklerini söyledi. Dönüş yolundaki bir başka gurbetçi Murat Kangal da Kapıkule'de 10-15 personelin çalışmasına karşın Bulgaristan gümrüğünde yoğunluğa yalnızca 3-5 kişiyle cevap verilmesine çalışıldığını ifade ederek, "Bulgaristan, Avrupa Birliği ülkesi ise standartlarını da ona göre geliştirsin" dedi. Almanya'ya giden Aydın Kandoğmuş da Bulgaristan'ın, gümrük sahasının modernizasyonunda çok geç kaldığını öne sürdü.

 

 

Posta                                                                                                                                         02.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şeytan Köprüsü Milli Değere Sahip Taşınılmaz Kültür Varlığı Statüsü Kazandı

  Arda nehri üzerinde bulunan Şeytan Köprüsüne Kültür Bakanlığı tarafından "milli önem" kategorisine sahip olarak mimari ve yapısal taşınılmaz kültür değeri statüsü verildi. Kültür Bakanı Vejdi Raşidov'un emirnamesinde Şeytan Köprüsünü koruma rejimi ve alanın sınırları belirlenmiştir. Koruma alanı sınırları içinde toplam 475,4 dekar alan bulunuyor. Bakan mektubunda, "Yapı yüksek bilimsel ve kültürel değere sahip ve büyük kamu önemi taşıyor. Şeytan Köprüsü, sosyalleşme ve turistik rotalara eklenilmesi için mükemmel imkânlar veriyor" diyor. Bakanın taşınılmaz kültürel değerin korunması için verdiği talimatnamesinde sadece koruma ve yenileme işlerinde, yürüyüş yolları inşaatında, doğal mekânların kurulmasında, koruma altındaki yapılar için bilgi panoların koyulmasında, çöp kutuları ve bankların koyulması halinde müdahaleye izin verilmiştir.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                                         02.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Kültür Evi Derneği'nde
Ramazan Bayramı Kutlandı

  1 Eylül (Perşembe) günü Şumnu Kültür Evi Derneği'nde Ramazan Bayramı kutlaması yapıldı. 11 ayın sultanı olan Ramazan ayının ardından, Ramazan Bayramı'nın üçüncü ve son günü büyük, küçük, herkes kültür ocağına toplandı ve küçükler, büyüklerinin ellerini öpüp, bayramlaştı. Ramazan Bayramı, Oruç, Bayram gelenekleri ve adetleri ile ilgili katılanlara bilgi sunuldu. Kız Saz Orkestrası, Dere Geliyor Dere, Maçka Yolları Taşlı ve Değirmen Üstü Çiçek türkülerüyle, misafirleri selamladı. Misafirler arasında, Kasım ayında kültür evi tarafından düzenlenecek olan İkizler Kutlaması'na katılacak tek yumurta ikizleri Veliçka ve İrina da vardı. Kız Saz Orkestrası üyeleri olan Gönül, Aslı, Şeyla, Mirel, Dilara, Hülya, Şenay ve Ayhan, Nurten Remzi'nin gitar çalışı eşliğinde Rusça Çingene Romansı söylediler ve büyük beğeni kazandılar. İstanbul folklor kurslarında öğrenilen İnsan Olmaya Geldim, Karadeniz yöresinden Ben Seni Sevduğumi ve Çayelinden Öteye, Bahçalara Geldi Bahar türküleri Kız Korosu tarafından söylendi. Derneğin Kadın Korosu üyeleri olan Emel Tabak, Azize Üzeyir, İklime Ahmet, Nadiye Yakup, Kadriye ve Rabiye Hanımın söyledikleri Şumnu Türküsü ve Mazide Hatıram türküleri, herkesi duygulandırdı. Kutlamaya katılan herkes, sözü alıp iyi dileklerini sundu. Bunların arasında Şumnu ili Köklüce Belediyesine bağlı olan Aydoğdu (İzgrev) köyünden emekli öğretmen Zakir Seyit, Şumnu'dan bale ustası ikiz kızkardeşler Veliçka ve İrina ve Şumenska Zarya gazetecisi Svetlin Plamenov, sunumlarıyla herkesin bayramını kutladı ve Şumnu Kültür Evi üyelerinin başarılarının devamını diledi. Yapılan kutlama, basın tarafından büyük ilgi gördü. Programın ardından Kültür Evi üyeleri tarafından hazırlanan tatlı ve içecekler ikram edildi. Her bayramda olduğu gibi Türk mutfağının zenginllikleri, bayram sofrasında eksik değildi.    

         

Mozaikdergisi                                                                                                                             01.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan AB'de İşsizlik Açısından Temmuz Ayında
İkinci Sırada Yer Aldı

  Bulgaristan AB'de işsizlik açısından Temmuz ayında ikinci sırada yer aldı.Geçen sene aynı döneme kıyasla işsizlik oranı AB'nin 16 ülkesinde azaldı, 11'inde yükseldi. İşsizliğin en çok azaldığı ülke Estonya-%18'den %12.8'e, en büyük işsizlik ise Yunanistan'da kaydedildi. Geçen sene %11 olan oran bu sene % 15'e yükseldi. AB'nin 27 üyesinde işsizlik yüzdesi %9.5 olarak hesaplandı.

 

 

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                         01.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başlıca Döviz Kurları

  Bulgaristan Merkez Bankası'nın 1 Eylül 2011 tarihi için geçerli olacak başlıca döviz kurları şöyle: 1 Avro - 1.955, 1 Amerikan doları- 1.353, 1 İngiliz sterlini- 2.208 ve 1 İsviçre frangı 1.675 Bulgar levası üzerinden işlem görecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                            01.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dobriç'te Uluslararası Tarım Fuarı Açıldı 

  30 Ağustos ile 3 Eylül tarihleri arasında "Tarım ve tarım için herşey" başlığı altında Dobriç'te Uluslararası Tarım Fuarı düzenlenecek. Fuarda 150'den fazla şirket yenilikleri sergileyecek. Bulgaristan, Holanda, Yunanistan, Romanya, Sırbistan ve diğer ülkelerden şirketler, üretici, bilim enstitüleri, tarım makineleri, haynavcılıkta ve furaj üretiminde techisat, tohum, haşarata karşı ilaçlar, sera ve sulama makineleri gibi çok zengin ürün yelpazesiyle fuara katılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                             01.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Krumovgrad'ın Sbor Köyü Civarına
Bir Tür Yaban At Sürüsü Salınacak

  Doğu Rodopların geliştirilmesini amaçlayan, Bulgaristan Hollanda devletinin ortak realize ettiği "Yeni Trakya Altını" projesi üzere Krumovgrad (Koşukavak) Belediyesinin Sbor köyüne bir tür yaban atı sürülerinin doğaya bırakılacağı duyuruldu. 12 yaban atından oluşan ilk sürünün Doğu Rodopların doğasına alışması için bir yıl özel duvar içine alınan bir alanda bakılacakları açıklandı. At sürüsü Koşukavak'a, hala doğada serbest yaşayan yaban at sürülerine rastlanan Hollanda'dan getirilmiştir. "Yeni Trakya Altını" projesi ekibinden İva Tonçeva basına şöyle açıklama yaptı: "Doğu Rodopların doğasında bulunan yaban atlarının rolü binlerce yıl öncesinde olduğu gibi yabani bitki örtüsünü otlamaları ve doğal ekosistemleri canlandırmaları olacak. Yaban atları, yarı açık doğa manzaralarının sert koşullarına dayanıklılığıyla ve alışmalarıyla biliniyor." Çevreciler, yaban atlarının bir zamanlar tüm Avrupa kıtasında rastlandıklarını anlattılar. Fransa, İspanya ve İskandinavya'da ve de İsa'dan 3000 yıl önce İskitlerin yaban atını evcileştirdikleri Güney Fransa'da kalıntılara rastlanan birçok mağaralarda yaban atı resimleri bulunmaktadır. Bulgaristan'da da taşılbilimciler yaban atı kemikleri bulmuşlardır, bu ise eskiden buralarda yaban atının yaşadığını ispat etmektedir. Yaban atı 1875 ve 1890 yılları arasında, tutulmaya çalışılan son kısrağın öldürülmesiyle doğa içine karışmıştır. Son esir alınan yaban atı 1909 yılında bir Rus hayvanat bahçesinde ölmüştür. Şu anda dünyada yaklaşık 4000 yaban atı bulunuyor, onların yarısı Hollanda ülkesindedir. Geçen sene İvaylovgrad Belediyesinin Çerniçino köyü civarında yarı yabani Karakaçan atları doğaya serbest bırakıldılar. Bu senenin sonuna doğru Doğu Rodoplara tekrar geyik sürüleri yerleştirileceği haber verildi.

 

Kırcaali Haber                                                                                                                             01.09.2011

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------