|
2012 Yılında Teknolojiden Daha Fazla Kimse Yararlanabilecek
Şüphesiz günümüz dünyasında teknoloji hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Özellikle son yıllarda süratle gelişen teknoloji artık insanların hayatını ciddi anlamda kolaylaştırmış durumda. Geride bırakmakta olduğumuz 2011 yılına şüphesiz TABLET bilgisayarlar damgasını vurmuş vaziyette. Her ne kadar bu yılın en fazla reklamı yapılan ürün olsa da halen bu tip bilgisayarların yüksek maliyeti nedeniyle birçok kimse bu teknoloji ürününden faydalanamıyor. Google yetkililerinin yaptığı açıklamalarda TABLET bilgisayarlar 2012 yılında daha fazla kişiye ulaştırılmasının hedeflendiğini duyurdu. Gelen haberler göre önümüzdeki yıl Google 200 dolar gibi uygun bir fiyata TABLET bilgisayar üreteceği yönünde. Ayrıca bir diğer haberde ise gelecek yıl arkadaşlık sitesi olan Facebook üyelerinin 1 milyara ulaşmasının beklendiği belirtildi. Şu an yaklaşık 800 milyon üyesi bulunan Facebook üyesi bulunmakta. Bu sayının artmasında muhakkak ki internetin de yaygınlaşacak olmasından kaynaklandığı vurgulandı. Önümüzdeki yıl Bulgaristan’da internet kullanımında ciddi bir artışın olması bekleniyor. Şu ana kadar yapılan açıklamalarda Bulgaristan vatandaşlarının sadece yaklaşık %35 gibi bir bölümünün internete erişimi olduğu bildirildi. Geride bıraktığımız 2011 yılında yaygınlaşmaya başlayan Mobile internet kullanımının 2012 yılında daha fazla kullanıcıya sahip olacağı bildirildi.
Fevzi Ehliman 30.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Lise Bitirme Sınavına Puan Sistemi Geliyor
Her yıl lise öğrencilerinin tabii tutuldukları lise bitirme sınavlarına yeni bir düzenleme geliyor. Şu ana kadar sınav sonuçları not üzerinden belirlenirken, önümüzdeki süreçte bu sitemin kaldırılması ve yerine puanlama sisteminin devreye sokulmasının planladığı bildirildi. Bu değişikliklerin yapılabilmesi için öncelikle Parlamentoda oylamaya sunulması ve kabul görmesi gerekiyor. Gelen haberlere göre bu değişikliklerin parlamentodan geçeceği ve 2013 yılında devreye gireceği yönünde. Olası bu düzenlemenin ardından sınavlara katılacak olan öğrencilerin sınavlarının daha zorlu geçmesi bekleniyor. Nitekim Lise bitirme sınavı ilk olarak uygulamaya konulduğunda öğrenciler tarafından kolay olarak nitelendirilmişti, fakat sınavın her geçen yıl daha zorlaşıyor olması öğrencileri daha şimdiden düşündürmeye başladı. Yetkililerin yaptıkları açıklamalarda bu düzenleme sayesinde eğitimin kalitesinin daha fazla yükseltilmesinin hedeflendiği vurgulandı. Ayrıca lise bitirme sınavlarını geçen öğrencilerin diplomalarında bu sınav sonuçlarının puanlarla yansıtılacağı bildirildi.
Fevzi Ehliman 30.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Google ve Facebook 2011 Yılında ABD’de ve Dünya Çapında En Ziyaret Edilen Sitelerdi
Nilson Report ve Digital Trends analiz şirketleri tarafından hazırlanan sıralamaya göre Google ve Facebook, 2011 yılında ABD’de ve dünya çapında en ziyaret edilen sitelerdi. Söz konusu sıralamaya göre Google birinci, Facebook ikinci, Yahoo ise üçüncü sırada yer alıyor. Arkasından Bing, YouTube, Microsoft, Wikipedia, Apple ve Ask Search siteleri sıralanıyor.
BNR 30.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bahri Ömer, Masa Tenisi Antrenörü Sertifikası Aldı
“Yunak 2005” Masa Tenisi Spor Kulübünün seçicisi Ardinolu Bahri Ömer, Uluslararası Masa Tenisi Federasyonunun antrenör okulunda birinci düzeyinde eğitimini tamamladı. 40 yaşındaki spor uzmanı, sertifikalı antrenör lisansına sahip oldu. Onunla beraber dünyanın çeşitli yerlerinden daha 17 kişi aynı sertifikayı aldılar. Hepsi, Belarus’tan Aleksey Evtimov’un yürüttüğü Çepelare’de süren bir aylık kursun minimal kriterlerini kapattılar ve antrenör faaliyetine ilişkin sınavları da başarıyla verdiler. Diplomaya sahip olarak Bahri Ömer, dünyanın her yerinde masa tenisi antrenörü olmaya hak kazandı. Öğretim programı, Bulgar Masa Tenisi Federasyonunun yardımıyla gerçekleşmiştir.
Deneyimli antrenör Bahri Ömer, yarışmacı hayatına Ardino’da atılıyor. Geleneksel olarak Durgut Ademov-Cofi’nin güçlü masa tenisi okulunun öğrencisidir. 1986 yılında Gençler Ulusal Masa Tenisi Şampiyonasında bireysel yarışmada gümüş madalyayı, aynı turnuvada çiftler yarışmasında ise altın madalyayı kazanmıştır. Bahri Ömer, “Yunak”, “Haskovo” ve “Dimitrovgrad” kulüplerinin takımlarında yer almıştır. 1991 yılında antrenörlük kariyerine Ardino “Yunak” Masa Tenisi Spor Kulübünde Durgut Ademov’un yerine başlamıştır. Belirli bir zaman Lüleburgaz, İstanbul ve Bursa’da yarışmalara da katılarak, masa antrenörlüğü yapmıştır. 2003 yılında Ardino’ya dönmüştür ve tekrar “Yunak” kulübünün antrenörü görevine getirilmiştir. Onun yönetmenliğinde takım, birçok kere il ve milli şampiyonalarda ve de Bulgaristan’ın küçük yerleşim yerlerinde düzenlenen devlet oyunlarında derece sahibi olmuştur.
Ardino “Yunak” Masa Tenisi Spor Kulübü, Güney Bulgaristan’da en iyi durumda olan salonlardan birine sahiptir. Ardino Belediyesinin ve Belediye Başkanı Resmi Murad’ın sayesinde tenis salonu tamir edilmiştir ve kış mevsiminde iyi şekilde ısıtılmaktadır.
Antrenör Bahri Ömer, Ardino’da masa tenisinin gelişimi için gösterilen destekten dolayı Belediye yönetimine kalbi şükranlarını ifade etmektedir.
Güner Şükrü 30.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yeni Yılı Karşılayan İlk Bulgarlar, Denizciler Olacak
Bulgar Denizcilik Filosundan yapılan açıklamaya göre, Yeni yılı karşılayan ilk Bulgarlar, “Belasitsa” denizcileri olacaktır. “Belasitsa” gemisi, Hindistan’a doğru yol almış bulunuyor ve Yeni yılda Hindistan ile Pasifik Okyanusları sınırında bulunacak. Filipinlerden yurda dönen “Bılgariya” motorlu gemisi de birkaç dakika sonra yenı yıla “merhaba” diyecek. 2011 yılını son uğurlayan ise Atlantik Okyanusunda görev yapan iki Bulgar gemi mürettebatı olacak. Bulgar Denizcilik Filosundan, maliye açısından 2011 yılını istikrarlı bir şekilde uğurladıklarını açıklaması geldi. Kumpanya, filosuna üç yeni yük gemisi eklerken dördüncüsü de yolda.
BNR 29.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Ülke Ekonomisini 2012 Yılında Neler Bekliyor?
Bulgar ekonomisini 2012 yılında neler bekliyor? Bu sorunun cevabını Piyasa Ekonomisi Enstitüsü uzmanı Desislava Nikolova, başkentte çıkan “Capital Daily” günlük gazetesine verdiği demeçte getiriyor. Desislava Nikolova’ya göre İMF, AB Komisyonu, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve çoğu yatırım bankalarının tahminlerine bakılırsa önümüzdeki yılda Bulgar ekonomisini iyi hiç bir şey beklemiyor. 2012 yılı büyük ihtimalle şimdiki yıldan daha kötü olacak bu tahminlere göre. En önemli soru ise bu perspektiflerin ülkenin ekonomik büyümesine nasıl yansıyacağı sorusudur.
Avro bölgesi yavaşlama dönemine girerse Bulgaristan’ın da bölge ülkeleri gibi yüzde 0’a yakın ve yüzde 1’in altında büyüme kaydedeceği bellidir. Ülke ekonomisinin en çok bağlı olduğu şey, toplam ihracatın yüzde 61’lik bölümü olmak üzere Avro bölgesine yönelik ihracat ve yatırımlardır. Ekonominin motoru ve ekonomiden çıkış umudu olan ihracat artışı, 2011’de mütevazi yüzde 2,3’e geriledi ve 2012’de de yüzde 2-3 seviyesinde seyretmesi muhtemeldir. İhracat yaptığımız bölge ülkelerine de ihracat artışı ile ilgili bel bağlanamaz, zira onların çoğu da AB içinde yaşananlara bağlıdır.
Ekonomi büyümeyince gelirlerin ve dolayısıyla tüketimin de büyümeyeceği ortadadır .Tüketim, cari gelirlere, tasarruflara ve alınan kredilere bağlıdır. Bu üç etkenden hiçbiri, 2012’de tüketimin artacağına işaret etmiyor.
Resmi istatistik, resmen beyan edilen ücretlerde artış olduğunu gösterse de bu durum, en çok asgari ücrete ve sigorta eşiklerine idari yoldan zam getirilmesinden ve de daha düşük ücretle çalışan düşük verimli işçilerin işten çıkarılmalarından kaynaklanıyor. Bu arada istihdam düşmeye, işsizlik ise artmaya devam ediyor. Tüketim kredilerinde de 2011 yılı boyu istikrarlı bir daralma eğilimi izleniyor – Bu eğilim büyük ihtimalle önümüzdeki yılın ilk yarısında da sürecek, bankaların getirdiği daha sıkı koşullardan ve azalan talepten dolayı. Öte yandan 2011 yılında vatandaşların tasarrufları artış gösteriyor, ki bu tercihlerin tüketimin ertelenmesi yönünde olduğunu ortaya koyuyor.
Denislava Nikolova’nın gazeteye verdiği demecin sonunda şöyle diyor: Sonuçta, 2012 yılında Bulgaristan’ın durumu hiç te iç açıcı gözükmüyor: İhracat artışı en iyi durumda bile önemli yavaşlama kaydedecek, tüketim daralmış halini koruyacak, yabancı yatırımlar ise bu yılki mütevazi seviyelerin altında bile kalabilir. Dolayısıyla hükümet olduğu gibi, vatandaşlar da yeni yavaşlama döneminden büyük zarar görmeden geçmek isterlerse kemerlerin sıkkın tutmalıdır. İyimser ekonomik beklentiler ise en az daha bir yıl bir yana bırakılmalıdır.
BNR 29.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yılda Ortalama 15 000-16 000 Öğrenci Okuldan Ayrılıyor
Bulgaristan geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği’nden eğitim sistemi hakkında bir uyarı almıştı. İlk defa AB Bulgaristan’a net bir tarih süresi vererek eğitim yasalarını uyum ahline getirilmesini istedi. KNSB’ye bağlı Bulgaristan Öğretmenler Sendikası Başkanı Yanka Takeva, ülkemizde her yıl ortalama 15 000-16 000 arasında öğrencinin okul dışında kaldığını açıkladı.
Takeva, Bulgaristan’ın 2012 yılında eğitim sisteminde alacağı önceliklerin bu negatif durumun önlenmesi gerektiğini kaydetti.
Yanka Takeva, öğrencilere sunulan ücretsiz kahvaltı, ulaşım, kitap ve okul sonrası aktiviteler gibi programlara eğitim bakanlığının bölge eğitim müfettişlerinden bölgesel eğitim programlarının hazırlanmasını da istemesi gerktiğini, sözlerine ekledi.
Sendika yönetimi tarafından yapılan bir diğer teklif ise her öğrenciye okulun sevdirilmesi çalışmasının yapılması. Bu hedefe ulaşabilmek için ise eğitim programı ve okul kitaplarındaki içeriğin öğrencilerin yaş ve kapasitesine göre hazırlanması gerektiği vurgulanıyor.
Zaman Bg 29.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Razgrad Bölgesinde Tamir Edilen 46 km. Yol Ulaşıma Açılıyor
Yol Altyapısı Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı (API) Lazar Lazarov, Kuzey Bulgaristan bölgesinde yer alan Razgrad, Tırgovişte, Silistra ve Varna illerine bağlı 46 km. ikinci sınıf yolun tamir edildiğini açıkladı.
Razgrad'a bağlı Trapişte köyü bölgesinden başlayan yol tamirinin bittiğine değinen Lazarov, tamirlerin devlet bütçesinden ve Dünya bankasının sağladığı finansman ile yapıldığını vurguladı.
Zaman Bg 28.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sebze Üreticileri İlk Defa Devlet Yardımı Alacak
Bulgaristan’daki sebze üreticileri 2012 yılında ilk defa devlet tarafından sağlanan sübvansiyondan faydalanabilecek. Sera Üreticileri Birliği Başkanı Plamen Dimitrov, Tarım Bakanlığı’nın gelecek yıl içinde ‘Meyve ve Sebze’ sektörü için iki tür yardım sağlayacağını açıkladı.
İlk kategori için 15 milyon leva ayrıldığını belirten Dimitrov, bu yardımlarla ürünlerin kalitesini artırılması için kullanılacağını aktardı. İkinci kategorinin 10 milyon levadan oluştuğunu ve tamamen devlet yardımı olacağını ifade eden Dimitrov, bu yardımların hangi prensibe göre verileceği konusunda halen çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Bulgaristan’daki sebze üretiminin azaldığından dolayı fiyatlarda da rekabet yapılamadığına değinen Dimitrov, ülkemize genellikle Yunanistan ve Türkiye’den sebze ithal ediliyor, dedi.
Bulgaristan’da üretilen sebzelerin en büyük gider kısmının ise yakıtların uluşturduğuna değinen Dimitrov, Türkiye ve Yunanistan’ın bu tür giderleri olmadığı için sebze fiyatları daha düşüktür, şeklinde konuştu.
Zaman Bg 28.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan’da İş İklimi Göstergeleri Son İki Ayda Değişmedi
Milli İstatistik kurumundan Bulgaristan’da iş iklimi göstergelerinin 2011 yılının son iki ayında değişmediğini , sadece inşaat sektöründe düşüş kaydedildiğini bildirdiler. Aralık ayında sanayi sektöründe iş iklimi göstergesinde 2.1 yükseliş vardı geçen aya kıyasla ve bu işletmecilerin önümüzdeki altı ay dönemi için iyimser beklentilerine bağlıdır.
BNR 28.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Önümüzdeki Yıl İçin Milli İstihdam Planı Onaylandı
Tüm işveren ve sendika örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla Milli üçlü işbirliği konseyi 2012 yılına ait milli istihdam planı incelendi. 2012 yılında ‘İnsan kaynaklarının gelişimi’ operasyönel programın sağladığı önemli ölçüdeki finansal kaynak sayesinde eğitim, staj, subvansyonlu istihdam sağlanacak, mobil iş yerleri, işsiz insanların özel ekonomik faaliyetleri teşvik edilecek. Milli planın hazırlanmasına katılan sosyal – ekonomik ortaklar belgede yer alan önlemleri olumlu olarak değerlendirdi ve destekledi.
BNR 28.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan'da Ormanlar Çoğalıyor
AB'nde orman sektörünun durumuna ait Avrostat raporuna göre Bulgaristan'da orman sahaları her yıl stabil bir şekilde çoğalıyor. 2000-2010 döneminde Avrupa'da orman sahaları % 2 arttı, Bulgaristan ve Letonya'da %10'un üstünde. AB ülkelerinin çoğunda odun üretiminde %10-20 düşüş kaydedilirken , Bulgaristan'da %34,2 düştü. AB'nde ormanların % 40'ı kamu malı, Bulgaristan'da ise % 89'u kamu malı.Ülkemiz yangınlardan dolayı orman kaybı listesinde beşinci, yılda kayıplar yaklaşık 20 bin hektara ulaşıyor.
BNR 27.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
İşsizlere Eğitim Proje Desteği Verilecek
İş verenler Avrupa Birliği’nin kendilerine sağladığı 36 milyon leva ile kalifiyeli eleman istihdam edebilecek. İstihdam Ajansı tarafından yürütülecek olan proje dahilinde 18 bin işsiz vatandaşa iş imkanı sağlanacak.
2012 yılından başlayacak olan proje kapsamına işsiz vatandaşlar dahil edilecek. Üç aylık eğitim kalifiye kurslarına katılacak olan işsizler aynı zamanda sağlık ve sosyal sigortalı olacak. Projeye işverenler ve eğitim kursları sağlayan kurumlar da başvurabilecek. Proje 2013 yılına kadar sürecek.
Proje tamamen hibe usulü olduğu için Başvuranlardan projeye maddi katılım istenmeyecek. Firmalar başvurularında İstihdam Ajansı bürolarında kayıtlı işsizlerle gerçek ortamda işyerlerinde kurs vermeleri gerekiyor. Proje için maksimum başvuru miktarı ise 200 bin euro.
Zaman Bg 27.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Eleman Kalifiyesi İçin 70 Milyon AB Yardımı
İş verenler AB’nin eleman kalifiyesi için sağladığı 70 milyon leva hibe ile büyük bir nefes alacak. İstihdam Ajansı AB’den iki farklı program için toplam 70 milyon leva hibe sağlanacağını duyurdu. Avrupa Birliği’nin ‘İnsan kaynakları gelişimine destek’ projesi dahilinde iki proje başlatıyor.
Birinci program dahilinde işverenler elemanlarının kalifiyesini artırmak için çeşitli kurslar düzenleyebilecek. Bu program için toplam 34 milyon leva ayrıldı. İşverenler elemanlarının yabancı dil, bilgisayar eğitimi, ekip çalışması ve müşteri hizmetleri gibi farklı kurslara gönderebilecek. Program sayesinde yaklaşık 30 bin işçinin yararlanması öngörülüyor.
İstihdam Ajansı’nın sunduğu bu imkanlara katılmak isteyen işverenler maksimum 2 milyon leva hibe alabilecek. Fakat işverenlerin de kendi imkanlarıyla projelere katılımı gerekiyor. Buna göre büyük kapsamlı firmalar yüzde 40, orta ölçekli firmalar yüzde 30, küçük firmalar ise yüzde 20’i ile kendi paralarıyla projelere katılabilecek.
Zaman Bg 27.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Türkçe; Bulgaristan Türklerinin Kanayan Yarası!
Balkan Türkleri Federasyonu’nun Edirne’de düzenlediği “Bulgaristan Türk Kültür ve Eğitim Gönüllüleri” konulu çalıştay 24 Aralık 2001 tarihinde Trakya Üniversitesi Kampüsü’nde yer alan Balkan Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Çalıştay’da Bulgaristan’da Türkçe’nin öğretilmesi sırasında yaşanan sorunlar ile sivil toplum örgütlerinin ve öğretmen derneklerinin çoğalması ve bunların bir çatı altında toplanmaları konularında nelerin yapılması gerektiği vurgulandı.
Çalıştaya Bulgaristan Kırcaali’de yer alan Ömer Lütfi Kültür Derneği Müdürü Müzekki Ahmet, Mestanlı Zeybekler Grubu Başkanı Metin Hasan, Şumnu’dan Nazım Hikmet Kültür Evi Müdürü Nurten Remzi, Eğrider (Ardino) Kültür Evi Müdürü Yüksel İsmail’in yanısıra bazı öğretmenler katıldı. Yunanistan Batı Trakya’dan ise Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman, Güney Meriç Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Bekir Mustafaoğlu ve Rodop Rüzgarı Dergisi Sahibi İbrahim Baltalı toplantıda yer aldı. Toplantıda ayrıca T.C. Filibe Başkonsolosu Ramis Şen, T.C. Burgaz Konsolosu Cem Ulusoy ve Dış Türkler Dairesi temsilcileri katıldı.
Federasyon yetkililerinden Zülfettin Hacıoğlu’nun yönettiği çalıştayda Bulgaristan’da Türkçe’nin yaşadığı sorunlar, eğitimcilerin, velilerin ve genelde de sivil toplum örgütlerinin nasıl örgütlenebileceği ve nelerin yapılması gerektiği tartışıldı.
Kırcaali Ömer Lütfi Kültür Derneği Müdürü ve aynı zamanda Türk Kültür ve Sanat Derneği Başkanı olan Müzekki Ahmet, Bulgaristan’da yer alan sivil toplum kuruluşlarının bir üst birliğinin olması gerektiğini ve öğretmenlerin de bir birlik çatısı altında örgütlenmeleri gerektiğini vurguladı.
Şumnu Nazım Hikmet Kültür Evi Müdürü Nurten Remzi ise çocukların Türkçe kitaplara ihtiyacı olduğunu ve Şımnu’ya kültür evi yapılması gerektiğini belirtti.
Federasyon Başkan Yardımcısı Zihni Çalışkan da yaptığı konuşmada Öğretmenlerin bölgesel toplantılar yaparak bir araya gelmeleri gerektiğini dile getirdi.
Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman, Balkanlar’da azınlıkların kendi kültürlerini serbestçe yaşatabilmeleri gerektiğini söyledi.
Güney Meriç Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Bekir Mustafaoğlu da Balkanlar’daki dernekler arasında irtibat sağlanması ve birlikte etkinlikler düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Rodop Rüzgarı Dergisi Sahibi İbrahim Baltalı da Yunanistan’da “Türk” kelimesiyle örgütlenmenin hala mümkün olmadığını ve Yunanistan’ın İskeçe Türk Birliği örneğinde olduğu gibi AİHM kararlarına duyarsız kaldığını vurguladı.
Yapılan tartışmalardan sonra ileriye dönük olarak nelerin yapılması konusunda aşağıdaki sonuç bildirgesi yayınlandı:
KÜLTÜR VE EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ EDİRNE ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
Tüm dünyada eğitim örgütlerinin amaçları;
- Kuruluşlar arasında karşılıklı işbirliğini bilgi ve deneyim paylaşımını ve dayanışmayı sağlamak insan haklarının, demokrasinin ve eşitliğin geliştirilmesi için ortak hareket etmek.
- Çalışma ve istihdam şartları ile mesleki ve sosyal statülerin iyileştirilmesi için çalışmalar yapmaktır.
- Bu bağlamda Bulgaristan’da Türkçe’yi sevdirmek ve öğrenme isteğini arttırmak için;
Türkçe ders kitaplarının basımını ve sayısını arttırmak.
- Türkçe öğretimini kolaylaştırmak için destek kitaplarının sayısını arttırmak.
- Türkçe eğitim yapan okullarda Türkçeye gönül verenlerin kuracakları derneklerin sayılarının arttırılması, bunların birliklerinin kurulmasının sağlanması.
- Kısa bir süre içerisinde, Bulgaristan Türk toplumunun önde gelen aydınları, eğitmenleri ve öğretmenlerinin bölgesel paylaştırma sonrasında bir araya getirilmesi, Türkçeyi çocuklara sevdirme konusunda görüş alışverişinde bulunulması öngörülmektedir. Bununla ilgili olarak takvimsel öngörüler zaman zarfında şekillenecektir.
- Bulgaristan Türklerinin en acil çözüm bekleyen sorunu olan Türkçe eğitim konusunda geçmişteki örnek organizasyonlardan hareketle güçlü bir teşkilatlanmanın tesis edilmesi elzemdir.
- Bulgaristan Türk toplumu öğretmenlerinin kendi aralarında örgütlenmelerini temin etmek için; Türkiye’de Balkanlarla ilgili olarak faaliyet gösteren Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu’nun üye derneklerinden; imkan ve kabiliyetlerinden makro ölçüde katkıda bulunulması Türkçe eğitiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacaktır.
Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz: “Türkçe dilimizi okullarımızda zorunlu seçmeli olarak okuyamıyoruz!”
Çalıştayın sona ermesinden sonra, Trakya Balkan Türkleri Derneği’nin 15. yılı düzenlenen dayanışma gecesi ile kutlandı. Gecede Dernek Başkanı Esma Gündoğdu, Yönetim Kurulu üyeleri Basri Öztürk, Hikmet Çavuşoğlu, Edirne Belediyesi meclis üyesi Namık Kemal Döleneken ile diğer yöneticileri katılırken, protokolde ise CHP Edirne milletvekili Recep Gürkan, Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz, Prof. Dr. Ahmet Günşen, TRT program yapımcısı Metin Edirneli ile diğer davetliler yer aldı.
Dernek Başkanı Esma Gündoğdu yaptığı konuşmada tüm katılımcılara teşekkür etti ve “Bu akşam gururumuz şampiyon Naim Süleymanoğlu gecemize katılamadı, ancak aramızda üç defa şampiyonluk yaşamış Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz bulunmaktadır” dedi ve Hasan Aziz’i kürsüye davet etti.
Hasan Aziz kendisine destek veren herkese teşekkür etti. Hasan Aziz, “Bulgaristan AB üyesi olmasına rağmen bizler bu günlerde hep “hala” “hala” diyoruz! Neden Bulgaristan’da, Balkanlar’da ve AB üyesi bir ülkede biz neden “hala” diyoruz? AB üyesi bir ülkede yaşamamıza rağmen bazı sorunlarımızın çözülmediğini görüyoruz. Bizlere destek olduğunuz için teşekkür ediyoruz. Birkaç konu üzerinde “hala” diyoruz.
Hala, bir AB ülkesinde, bizim Bulgaristan’ımızda hala din konularında bazı zorluklar çekiyoruz.
Hala diyoruz, çünkü Türkçe dilimizi okullarımızda zorunlu seçmeli olarak okuyamıyoruz. Sadece seçmeli olarak okuyoruz. Son 20 yıl içerisinde Bulgaristan hükümetlerinden bütçe ayrılıp Türkçe kitapları getirilemedi.
Hala, Bulgaristan’ımızda kültür konusunda zorluklar yaşıyoruz. 40 yıllık Türk tiyatroları yeniden hayata geçirilmişti ki bunlardan bir tanesi Kırcaali’de diğeri de Razgrat’ta idi. Maalesef yeni hükümetin siyasetçileri yedi yıl sonra Türk tiyatrolarını kapattılar.” Görüşlerine yer verdi.
Dayanışma gecesi Mustafa Çavuşev ve Ajda Çavuşev’in söylediği şarkılarla geç vakitlere kadar devam etti.
İbrahim Baltalı 27.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan'da Kriz Vatandaşların Ruh Sağlığını Bozuyor
Bulgaristan'da ekonomik krizin vatandaşların ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediği bildirildi.
Psikoloji Uzmanları Birliği Başkanı Plamen Dimitrov, ekonomik krizin insanları bunalıma sürüklediğini söyledi.
Aktif olarak çalışan, iyi eğitimli ve nitelikli uzmanların bile emeğin karşılığını alamadıklarını düşündüklerini ifade eden Dimitrov, "Geleceğe endişe ile bakan bu insanlar, çabalarına rağmen aile ihtiyaçlarını bir türlü karşılayamadıkları için bunalıma giriyorlar" dedi.
Bulgar uzmanların da katılımı ile hazırlanan Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) bir raporunda, Bulgaristan'da bu konuda program ve politikalar oluşturulmadığının belirtildiğini hatırlatan Dimitrov, şöyle konuştu:
"Zaten sorunlu olan bu ortama bir de ekonomik kriz eklenince vatandaşların ruh sağlığında ciddi ve kalıcı bozukluklar oluşmaya başladı. Son yıllarda genç, aktif çalışan ve geleceğe umutla bakmaları gereken insanlarımız günlük stres faktörleri ile mücadele edemiyor. Refah standartları göz önüne alındığında Bulgaristan istatistiklerin dibinde yer alıyor. Dolayısıyla insanlarımız kendilerini sadece başarısız değil, umutsuz olarak da görüyor."
Devletin sağlık sigorta sisteminde profesyonel psikolojik destek alınmasının lüks kabul edilerek kapsam dışı bırakıldığını belirten Dimitrov, "Bir çok ülkede devlet ve işverenler çalışanların psikolojik sağlığına yatırım yaparken, Bulgaristan'da son 5 yılda vatandaşların yüzde 94'ü ihtiyaç duydukları halde profesyonel psikolojik danışmanlık hizmeti alamıyor" diye konuştu.
aa 26.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Naylon Torba Yerine Bez Torba Geçecek Mi?
Alışveriş sırasında elinize tutuşturulan naylon poşetler, denizdeki canlıları zehirliyor, içme suyumuzu tüketiyor... Naylon poşet kullanımı tüm dünyada 1982’de, bir uygarlık göstergesi gibi kabul görüp yaygınlaştı. Üretilen bu çöpün yaklaşık yüzde 10'luk bir kısmını ise naylon poşet ve diğer plastikler oluşturur.
Avustralya'da 2008 yılı sonunda süpermarketlerde naylon torba kullanımına son verildi. Çin'de Haziran 2008 tarihinden başlamak üzere çok ince plastik torba üretimi ve süpermarketlerde kullanılması yasaklandı. İngiltere’de 50 mağazada bez çanta uygulaması yapılarak naylon poşet talebinin bir yılda %70 oranında düşürülmesi sağlandı.
Bulgaristan plastik torbalardan vazgeçme akımına bu senenin Ekim ayında katıldı. İlk adım olarak eko ücret oluşturdu.Bu ücret en ince kalınlığı 15 mikron olan torbalar için oluşturdu. O zamana kadar bu torbalar o kadar ucuzdu ki tüccarlar onları müşterilere ücretsiz olarak veriyordu. Şimdi artık biraz daha pahalı oldular. Naylon torba üretenler derneğinin yaptığı araştırmaya göre daha ilk ayda en ince torbaların tüketiminde yüzde 50 yüzde 70 azalma kaydedildi. Tüccarlar da bir yolunu buldu. En incelerin yerine şimdi bize biraz daha kalınlarından veriyıorlar. ‘Önümüzdeki yıl bu kalınlıkta torbalar için de ücret uygulayabiliriz’ diyor Çevre Bakanı Nona Karacova tüccarların kurnazlığını yorumlayarak.
Açık ki, naylon torbalardan vazgeçmek sadece ücret ödemekle, ceza kesmek ile olmayacak. Burada ‘Yeşil’ düşünmek gerek, bu yönde eğitim ve anlayış gerek.
Son zamanda çok sayıda sivil örgüt, değişik kurum kendi kampanyalarını başlattılar. Bez torba, yeni dönüşümlü kağıttan torbaların kullanılmasını teşvik eden kampanyalar düzenlendi. BNT ‘Naylon artık moda değil’ başlıklı kampanya başlatıldı. ‘Yeşil Balkanlar’ örgütü bez torba tasarımına ait yarışma düzenledi. Hristina Klisurova bakın neler anlattı:
‘En küçük katılımcılarımız 8 yaşındaydı, Nova Zagora şehrinden bütün bir sınıf resimlerini gönderdiler. Çocuğun biri hatta doğrudan bez torba üzerinde resim yapmıştı. Bazı öneriler ise çok profesyoneldi. Bazıları daha basit.
Kampanya ekib Daniela Karaivanova’nın fikrini onayladı. Özellikl logosundan dolayı: ‘Küçük yeşil adımlar’.
‘Kim ne bilir orjinal olduğumuzu iddia etmiyoruz, ama Daniela’nın bu küçük yeşil adımları bizim için en uygundu. Bize güzel bir fikir verdi ve düşünmemize yol açtı. Ve onun önerisi üzerine kendi torbamızı yarattık. Bu sadece ilk adımdır, insanların yeşil düşünmesi ve davranması uğruna çaba sarfedeceğiz.’
Yeşil Balkanlar örgütünün temsilcileri ‘ Küçük yeşil adımlar’ konulu geniş bir çevreci kampanyası başlatmayı planlıyorlar.
BNR 26.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Eski Cuma'da Genç Aşçılar Kıyasıya Yarıştı
Eski Cuma PTGHVT Aleko Konstantinov okulundan 27 genç öğrenci, 22 Aralık 2011 tarihinde, geleneksel olarak düzenlenen En İyi Benim yemek yapma ve süsleme yarışmasında mücadele verdi. Onların bir kısmı lezzetli ve göze hitap eden yemekler hazırlayıp sunarken, diğerleri ise garson olarak hünerlerini sergiledi. Birinci olanlara sertifika ve hediyeler verildi. Yarışmaya katılan herkese ayırılmaksızın teşvik ödülü takdim edildi. Gençlerin becerikli, hünerli ellerinden ortaya çıkan yemeklerin bir kısmı Eski Cuma Tıbbi Çocuk Bakım Evi'ne bağışlandı.
Mozaikdergisi 23.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
2020 Yılına Kadar Otobanlar Hazır Olacak
Plovdiv-Svilengrad hızlı tren yolunun denetimini yapan Başbakan Boyko Borisov, ‘2020 yılına kadar otobanları tamamlayacağız ve ulaşım kaynaklarını tamamen demiryollarına aktaracağız’ açıklamasını yaptı. Pırvomay tren istasyonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Borisov, yapılan işlerden memnun kaldığını ve Plovdiv-Dimitrovgrad hızlı tren yolu için Akt 15’i hak ettiğini vurguladı.
Plovdiv-Svilengrad Türkiye-Yunanistan sınırına kadar olan tren yolunun 2014 yılına kadar hazır olacağını vurgulayan Başbakan, hızlı tren sayesinde Plovdiv’den sınıra kadar bir saat içinde gidilebileceğini kaydetti.
Zaman Bg 23.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Hükümet Millli Parklardaki İnşaatı Kanunlaştırıyor
Hükümet çevreye vereceği olumsuz etki nedeniyle Milli Park bölgelerine inşaa edilmesi öngörülen ‘Süper kayak merkezleri’ planını askıya almıştı. Fakat ekonomik krizin daha da artmasıyla Tarım Bakanlığı’nın hazırladığı teklif üzere Ormanlar Kanunu değişeme gidiyor.
Kanun değişikliği üzerinde hızlı bir şekilde çalışılmaya başlandı. Tasarıya göre milli park bölgelerinde arazinin statüsü değişmeden inşaat yapılabilecek. Kanun üzerindeki çalışma süresi ise 21 Aralık-30 Aralık 2011 tarihleri belirlendi.
Zaman Bg 23.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen’de İşsizlik Artmaya Devam Ediyor
İş Bulma Kurumu yaptığı açıklamada Şumen’deki işsizlik oranı yükselmeye devam ediyor. Bu yılın kasım ayında işsizlik oranı % 16,5 olarak açıklanırken bu oranın daha da yukarılara çıkabileceği belirtiliyor. Ekim ayına nazaran kasım ayında 375 kişinin daha işsiz kaldığı bildirildi. Kasım ayında İş Bulma Kurumu 246 iş yeri açıklarken iş yerlerinin çok kısa bir süre zarfında iş yerlerinin tükendiği bildirildi. Her geçen gün ülke genelinde krizin kendisini iyiden iyiye hissettirmesi ile birlikte yaklaşan yeni yıl öncesi vatandaşları endişe kaplamış durumda. Nitekim krizin en fazla hissedildiği şehirlerden biri Şumen. Bu yıl yılbaşı alışverişlerinde dahi geçen yıla nazaran daha az harcama yaptıkları gözleniyor. İşsizliğin artmasında şüphesiz kış ayının da etkisi bulunuyor. Kış aylarında genellikle yol açma çalışmaları için personele ihtiyaç duyuluyor. Olumsuz hava şartları birçok kişiye zor anlar yaşatmasına rağmen bazı kimselerin de kısa süreli de olsa iş sahibi olmasına vesile oluyor. Şumen şehrinde son yıllarda işsizlik ile birlikte gıda fiyatlarının da yükselmesi vatandaşları iyice zor durumda bırakıyor. Özellikle tatlıların fiyatlarının çok yükselmesi vatandaşı tatlılardan uzak kalmaya mecbur ediyor. Şumen’deki ekonomik durumun bu şekilde sürmesi durumunda vatandaşların daha çık sıkıntı çekecekleri malum.
Fevzi Ehliman 23.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan'ın 8 Bölgesinde Sarı Kod İlan Edildi
Dobriç, Şumen, Varna, Burgas, Sliven, Yambol, Haskovo ve Kırcali olmak üzere Bulgaristan’ın sekiz bölgesinde şiddetli rüzgardan dolayı sarı kod ilan edildi. Sarı kod, hava şartlarının tehlikeli anlamına geliyor. Metreolojiden uyarıyorlar: hava durumu tahminleri takip edilsin ve mümkün oldukça tehlikeli durumlarda dışarı çıkılmasın.
BNR 23.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Avrupa Komisyonu'nun Kid's Corner Sitesi
Avrupa Komisyonu, özellikle çocuk ve gençlere yönelik olmak üzere Kid's Corner özel sitesi açıyor. Çocuk köşesi sitesi, çocuk hakları ile ilgili bilgi, oyunlar, bilgi oyunları, AB ve üye olan ülkeler ile ilgili bilgi içeriyor. Sitede yapılan açıklamalar tamamen çocukların kolayca algılayabileceği türde verilmiş ve ayrıca AB üyesi ülkelerle ilgili önemli olay ve bilgileri bilgi oyunlarıyla 22 dilde öğrenebilecekler.
Mozaikdergisi 22.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Globul: 2G Ağı İle İlgili Terknik Arıza Giderildi
Globul şirketinin yapmış olduğu açıklamaya göre, 2G ağının çalışmasında problem yaratan teknik problem giderilmiş bulunmakta. Bu sorun, gece ortaya çıkmış ve Şumnu, Tırgovişte, Burgaz, Varna, Dobriç, Silistre, Rusçuk, Veliko Tırnovo ve Gabrovo olmak üzere tüm Kuzeydoğu Bulgaristan’da Globul operatörüne bağlı olan kişilerde iletişimde kopukluğa yol açmıştı. Aboneler, arama yapamasalarda sms kullanabilme fırsatından yararlandılar. Arıza en kısa sürede giderildi ve Globul verdiği bu rahatsızlıktan dolayı medyalar aracılığı ile abonelerinden özür diledi.
Mozaikdergisi 22.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Dünya Büyüklüğünde İki Gezegen Daha Keşfedildi
Bilimadamları, Güneş Sistemi’nin dışındaki bir yıldızın çevresinde Dünya büyüklüğünde iki gezegen keşfetti.
Harvard Üniversitesi’nden bilimadamları, Güneş’e benzeyen bir yıldızın yörüngesinde bulunan gezegenlerin şimdiye kadar keşfedilen en küçük gezegenler olduğunu açıkladı.
“Nature” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gezegenlerden birinin çapı Dünya’nınkinden yüzde 3 oranında büyük, diğerinin çapı ise Dünya’nın çapının onda dokuzu kadar.
Yüzeyleri Dünya’nınki gibi kayalarla kaplı olan gezegenlerin sıcaklığı 813 ve 426 derece olarak ölçüldü.
Dünya’ya 950 ışık yılı uzaklığındaki Kepler-20 yıldızının yörüngesinde keşfedilen gezegenlere, ”Kepler-20e” ve ”Kepler-20f” adı verildi.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) gezegen avcısı Kepler Teleskobu, 2009 yılından bu yana Dünya büyüklüğünde çok sayıda gezegenle ilgili kanıt buldu.
Birkaç hafta önce Dünya’ya şaşırtıcı biçimde benzeyen başka bir gezegen bulunmuştu. Dünya’nın 2,4 katı büyüklükte ve 600 ışık yılı uzaklıktaki gezegene, ”Kepler-22b” adı verilmişti.
Zaman Bg 22.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Tehlikeli Metereolojik Hava Koşulları İlan Edildi
Meteoroloji merkezinin kar yağışının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini açıklaması üzerine yetkililer özellikle şehirlerarası yollarda seyahat edecek sürücüleri araçlarında takoz, zincir ve çekme halatı bulundurmaları konusunda uyardı.Kırcaali ve Smolyan bölgelerinde 'turuncu' kod ilan edildi. Turuncu kod, hava şartlarının can ve mal kaybına yol açabileceği anlamına geliyor. Diğer 16 ilde ise 'sarı' kod ilan edilerek yetkililer yoğun kar yağışı
nedeniyle dikkatli olunması konusunda vatandaşları uyardı. Ulusal Metereoloji ve Hidroloji Dairesi Tırgovişte ve Şumen illerinde görülen kuvvetli kar yağışı dolayısıyla bu bölgeler için ‘Sarı kod’ ilan etti.Metereoloji uzmanları kar yağışından dolayı yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini duyurdu.
BNR 22.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Rumeli Türkleri K.D. Derneği, Medeniyetimizin İki Büyük Şairi
Mehmet Akif ve Yahya Kemal'i Bir Panel İle Andı...
17 Aralık 2011 Cumartesi günü Bayrampaşa Kültür Merkezi güzel bir panele ev sahipliği yaptı. Medeniyetimizin iki büyük şairi, Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından yapılan bir panelle anıldı.
Genel Başkan Sadullah Sipahioğlu yaptığı açılış konuşmasında: "Medeniyetimizin bu iki büyük şairinin hemşehrilerimiz olmasıyla gurur duyuyoruz. Mehmet Akif, Rumeli'ye hiç gidemedi, Yahya Kemal ise Üsküp'ün elimizden çıkmasından sonra memleketine bir kere gidebildi. Ancak her ikisi de Balkan acısını ve hasretini, eserlerine yansıttılar. Bu iki edebiyatçımız sadece şair değildi. Milletvekilleri olmaları hasebiyle aynı zamanda bir siyasetçiydi. Toplum önderiydi, felsefeciydi. İşte bu yüzden kalplerimizde unutulmaz yerlerini almışlardır. Her iki şairimiz de Aralık ayı içinde doğdukları gibi Mehmet Akif 20 Aralık'ta vefat etmiştir. Bizde bu sepele anma toplantımızı bu tarihe denk getirmeye çalıştık".
Oturum başkanı H. Yıldırım Ağanoğlu, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Andı ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim görevlisi Dr. Mehmet Samsakçı'yı sahneye davet etti. Panel, M. Fatih Andı'nın "Çağının Tanığı olarak Akif ve Akif'in Şiirlerine Yansıyan Balkan Acısı" başlıklı konuşmasında:
"Mehmet Akif eserleri ve tutumlarıyla bu milleti millet yapan değerlerden biri olmuştur. Mehmet Akif'i binlerce şairimizden ayıran ve onun toplumsal bir değer haline gelmesi nasıl gerçekleşmiştir. Bu onun temsil gücünde saklıdır. Milleti temsil eden değerleri eserlerinde öyle bir aktarır ki, milletin hafızasında bu yüzden unutulmaz yerini alır.
Akif dışında hangi edebiyatçının adı bu kadar çok, aileler tarafından çocuklarına verilmiştir. O fildişi kulelerinde şiir yazan şairlerden olmamıştır. O ısrarla mağdurun, mazlumun ve yoksulların yanında yer almış ve bunları konu alan şiir yazmıştır. Nerede batı emperyalizminin mağduru olmuş bir Müslüman varsa şiirlerinde onu işlemiştir. Akif yoksulluğun içinden gelmiştir. Bizim edebiyatımızda hiç kimse yoktur ki, Akif kadar çağının tanığı olsun, çağının acılarını eserlerine yansıtsın. Trablusgarb, Balkan, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş savaşına girmiş ülkenin sorunlarını Akif kadar eserlerine yansıtabilmiş bir başka şairimiz yoktur.
Biliyorsunuz Balkan savaşı sonrasında büyük bir trajedi yaşanıyor. Milyonlara varan Türk varlığı katlediliyor. Kaç tane şairimiz var bu Balkan Acısını şiirlerine yansıtan. Oysa Akif, Hakkın Sesleri kitabını tamamen bu trajediye ayırır. Özüne inmeye çalışır bu acının. Temelinde tefrikayı bulur, ataleti bulur, tembelliği bulur. Akif'i anma çabalarınızı anlama çabalarınıza dönüştürürseniz Akif'in büyüklüğü bir kez daha iyi anlaşılacaktır."
İkinci konuşmacı ise "Mavi Tunca'dan Gür Fırat'a Vatanın Engin Sesi Yahya Kemal" başlıklı tebliğiyle Dr. Mehmet Samsakçı idi. Samsakçı konuşmasında:
"Gerek Akif, gerekse Yahya Kemal ruhumuzdaki boşlukları dolduran, ruhumuza cevap veren iki büyük üstaddır. Şiir anlayışları, estetikleri farklı olsa da söyledikleri şey aynı noktalardır. Mavi Tunca'dan Gür Fırat'a bütün bir alem akmış sözü bizzat Yahya Kemal'in mısraıdır. Yahya Kemal vatana bir bütün olarak bakar. Vatan derken geçmişle beraber onu düşünür. Türkiye'nin nüfusu 15 milyon kadarken ona nüfusumuz sorulduğunda 50 milyon cevabını verir. Dinleyenler itiraz edince biz ölülerimizle birlikte yaşarız cevabını verir.. Yahya Kemal'de vatan duygusu nasıl teşekkül etmiştir. Annesi Yahya Kemal'e, oğlum bu dünyada iki kişiyi, Hz. Muhammed'i ve Sultan Murad'ı çok sev. Aslında annesi dinimizi ve devletimizi sev demek istemiştir. Bu figürlerden Hz. Muhammed dini, Sultan Murad ise devleti temsil eder. Onda vatan ve maneviyat duygusunun kökleşmesi Üsküp ile olmuştur. Paris yıllarında bile, kulaklarımda Üsküp'te duyduğum ezan sesleri aklımdan çıkmıyordu demekteydi.
Yahya Kemal evden kaçan değil eve dönen adamdır. Kültürümüze yabancılaşmadan vatan aşkıyla Türkiye'ye geri dönmüştü. Yahya Kemal'e göre, Türkçe'nin çekilmediği yerler vatandır. Vaktiyle Türk olan ve Türklerin yaşadığı topraklara Rumeli'ye vatanımız diye bakar. Yahya Kemal'de vatan herhangi bir toprak parçası değildir. Ölüme bile vatanından ayrılmak şekliyle bakar." şeklinde konuştu. Daha sonra toplantı sona erdi.
Rumelidernegi.org 21.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sofya’da 2. Etnografya ve Antropoloji Belgeselleri Festivali Düzenlendi
Etnografya ve Antropoloji Belgeselleri Festivalinin ikincisi düzenlendi. Sofya “Sv. Kliment Ohridski” Üniversitesinde geçen kültürel etkinlik, meraklıları Balkanlar’da yaşayan değişik budun ile toplulukların yaşam tarzını, folklor ve değerlerini anlatan filmlerle buluşturdu. Festivalin programına 6 Balkan devletinden toplam 20 film dahil edildi.
Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan, Türkiye, Makedonya ve Kosova’dan filmler, üç gün boyu gösterildi. Balkanlar’ın en özgür budunu olarak Romanlar, günümüze kadar korunan gelenekler ve de bölgedeki inançlar gibi konular değişik açılardan işlendi, az bilinen ya da hiç bilinmeyenler anlatıldı. Belgesellerde topraklarımızda Hristiyanlar ve Müslümanlar’ın bir arada yaşamaları ve etkileşmeleri konusuna da geniş yer verildi.
Makedonya’da çekilen “Herkese barış” filminde örneğin “Aziz Nikolay” kilisesi ve Hıdır Baba türbesi anlatılıyor. Makedonski Brod şehrinde bulunan bu ibadet mekanında Hristiyanlar ve Müslümanlar yan yana dua ediyorlar, yerli insanlar ise oranın herkesin olduğu konusunda hemfikirdir. “Gerek Bulgaristan’dan, gerekse bölgeden genç araştırmacıların ilgilsini çekmeyi hedefliyoruz. Onların da bu tür filmler yapmalarını istiyoruz” diye konuştu festivalin organizatörlerinden biri Atanaska Stançeva.
Festivalde gösterilen Bulgar filmleri arasından Turizm Televizyonu TVT’nin “Starovremska Jıtva” (Eski zamanlarda hasat) filmi öne çıktı. Televizyonun Şefi Georgi Krumuv, Petriç’in yakınındaki Kavrakirovo köyünün müzik geleneklerini konu alan filmi de anlattı:
“Zurna denen müzik aletinin işlenmesi ve kullanılması söz konusudur. Aslında Arap dünyasında daha popüler olan bu alet, Ograjden ile Belasitsa dağları arasında kalan bu yörede de büyük rağbet görüyor, diyen TVT şefi, festivalde gösterilen televizyonun üçüncü filminin “Hilal ile Haç arasında” başlıklı olduğunu belirtti ve şöyle devam etti: “Bu film alevileri anlatıyor. Ayrıca tekkeleri de gösteriyoruz. Bu kutsal yerler hem Hristiyanlar, hem Müslümanlar tarafından ziyaret ediliyor. Diğer bir belgeselimizde ise Pernik şehri yakınında yapılan Kuker şenliklerini gösterdik”.
BNR 21.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Açık Pazar Endeksi Sıralamasında 14’ncü
Paris mekezli Uluslararası Ticaret Odası’nın sıralamasına göre Bulgaristan Open Market Index Açık Pazar endeksinde 14’ncü. Sıralamaya dahil eden 75 ülke dünya ürün ve hizmet ithalatının yüzde 952ni karşılıyorlar. Bulgaristan, “ orta düzeyde açık pazar” kategorisinde Danimarka, İsveç, Slovakya, İslanda ve Macaristan ile birlikte aynı yere sıralanıyor. Honkong ve Singapur’un ekonomileri “ en yüksek açık pazar” kategorisinde zirvede bulunuyorlar.
BNR 21.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Tirgovişte’de Maytap Patlatma Yasağı Başladı
Yeni yılın yaklaştığı şu günlerde her sene olduğu gibi gelenekselleşen maytap patlatmaların önüne geçmek amacı ile Tırgovişte Belediye Başkanı Krasimir Mirev yasak uygulama kararı aldı. Belediye Başkanının emri üzerine maytap satılan yerlerin ciddi şekilde kontrol edilecekleri belirtildi. Özellikle küçük yaştaki çocuklara bu gibi tehlikeli maddelerin satılmaması konusunda ciddi kontrollerin yapılacağı belirtilirken, ailelerin de çocuklarına maytap gibi patlayıcı maddeler kullanmalarına izin vermemeleri konusunda uyarılarda bulunuldu. Maytapların tehlikeli olmaları nedeniyle bilinçsizce kullanılan maytaplar bazen yaralanmalara da neden olduğu gibi Tırgovişte sakinlerinin de huzurunu bozmamak amacıyla yasağın uygulanacağı bildirildi. Özellikle yılbaşı akşamları yoğunlukla kullanılan maytaplar ve başka patlayıcı maddeler bazılarının sağlıklarına zarar verebiliyor. Ayrıca alkolün etkisiyle yılbaşı akşamı sokaklarda tehlike saçan magandalar için de önlemlerin alınacağı öğrenildi. Yasağın 19 Aralık 2011 ile 3 Ocak 2012 tarihleri arasını kapsadığı bildirildi. Tırgovişte Belediye Başkanının aldığı bu önlem sayesinde vatandaşların bu yıl daha güzel bir yılbaşı geçirmeleri umuluyor.
Fevzi Ehliman 21.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Rusçuk Mega Moll'da,
24 Aralık'ta Üç Kardan Adam Oyunu Sunulacak
Kamila çocuk tiyatrosundan bir grup oyuncu, 24 Aralık'ta (Cumartesi), saat 11.00'de Mega Moll'da çocuklara Üç Kardan Adam kukla piyesini sunacak. Ayrıca çocuklar Noel Babayla da görüşme fırsatı bulacak. Rusçuk Mega Moll'un üçüncü katında oynanacak bu piyesin ardından çocuklar, Noel Baba'yı karşılayacak.
Mozaikdergisi 20.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Taybe Üseyin, Rusçuk’ta Bir Numaralı Sporcu Seçildi
Bayanlar Serbest Güreşte Dünya Şampiyonu olan Taybe Üseyin, 2011 yılında Rusçuk şehrinin en başarılı ve bir numaralı sporcusu seçildi. Genç sporcu, Utro (Sabah) gazetesi ve Rusçuk belediyesinin düzenlediği En Başarılı 10 Sporcu anketinde 116 puan toplayarak bir numaralı sporcu seçildi. Yunak Güreş Kulübü’nü temsil eden bayan güreşçi, bayanlar Avrupa Şampiyonasında ikincilik başarısını elde etti.
Mozaikdergisi 20.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sağlıkta Ücretli Muayene Dönemi Geliyor
Sofya’da olağanüstü toplantıda bir araya gelen doktorlar, uzman doktorlara sevkiyatsız fakat ücretli muayeneye yeşil ışık yaktı. Bulgaristan Hekimler Birliği (BLS) bu uygulama sayesinde hastalara kolaylık getirilmesini öngörüyor.
Uygulama ile hastalar aile hekimine muhtaç kalmadan doğrudan uzman hekime muayeneye gidebilecek. Ücretleme ise her uzmana göre değişebilecek. Ücretelrdeki en alt sınır ise 24 leva olacak.
Hasta kişi eğer sigortalı ise uzman hekimin belirlediği tahlileleri yine ücretsiz yaptırabilecek. Bulgaristan Hekimler Birliği, 2012 yılı Ulusal Sağlık ve Sigorta Kasası’nın (NZOK) bütçesinde tahlil için 71.5 milyon leva planladığını açıkladı.
Öte yandan, Avrupa Birliği ülkeleri genelinde yapılan bir sosoyolojik araşatırmaya göre Bulgaristan’daki sağlık sistemi AB’nin en düşük notunu aldı. Bulgaristan vatandaşları sağlık sisteminin yetersiz olduğunu ve kötü çalıştığını belirtti. Ayrıca vatandaşların hekimlere olan güveni giderek azaldığı kaydediliyor. AB’deki sağlık sisteminin liderleri olarak ise Belçika, Finlanda ve İsviçre önde geliyor. Bulgaristan vatandaşlarının yüzde 75’i sağlık sisteminin iyi çalışmadığını ve yüzde 82’si sistemde birçok değişiklik yapılmasını öneriyor.
Zaman Bg 20.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Kapalı Yerlerde Sigara Yasağı Gelecek Yıl Yürürlüğe Giriyor
Hükümet, gelecek yıl tüm kapalı yerlerde sigara içilmesinin yasaklanmasını kabul etti. Sağlık Yasası’nda yapılacak değişiklik ile 1 Haziran 2012 tarihinden itibaren tüm kapalı yerlerde sigara içilmesi yasaklanacak. Başbakan Boyko Borisov, 1 Haziran tarihinin gelişigüzel seçilmediğini, bu tarihte yaz sezonunun başlayacağını ve işletme sahiplerinin bu yasağa adapte olabileceklerini söyledi. Başbakan, hükümetin bu yasa değişikliğini, daha önce iki yıl geçiş süreli olarak teklif ettiğini hatırlattı. Üçlü koalisyon döneminde kabul edilen yasa değişikliğini GERB milletvekilleri, işletmelerin hazır olmadığı gerekçesi ile iki yıl önce reddetmiş, ancak 50 metrekareye kadar olan işyerlerinin sigara içilen veya içilmeyen şeklinde sınıflandırılması, daha büyük işyerlerinde ise sigara içmek için özel alanlar yapılması şeklinde kısmi olarak uygulamaya koymuştu. Sigaranın tamamen yasaklanması ilk olarak 2014’te yapılması öngörülse de bu tarih 2013’e, şimdi de 2012’ye çekildi. Yaz sezonundan itibaren küçük işletmelerin tamamen sigara içilmesi yasak olan yerler olarak belirtilmesi kararlaştırıldı.
Yeni yapılacak değişikliklere göre, sigara içmek kapalı yerlerin yanı sıra, okul ve kreş bahçeleri, çocuklara özel sosyal enstitü kurumları ile yurtlarda da yasak olacak. Sigara tiryakileri sadece havaalanlarında sigara için ayrılan alanlarda sigara içebilecek.
1 Haziran’da sigaradan sonra enerji içeceklerinin çocuklara satışı da yasaklanıyor. Kabine, enerji içeceklerinin kullanımını sınırlayacak Sağlık Yasası değişikliklerini kabul etti. Enerji içeceklerinin, 18 yaşın altındaki kişiler için kreş, okul, yurt ve sağlık kuruluşu yakınlarında satışı yasaklanacak. Bu içecekler, spor müsabakalarında ve toplu gösterilerde 18 yaşından küçüklere verilmeyecek. Bu içeceklerin reklamlarının çocuklara ve gençlere yönelik olması durumunda da bu reklamlar yasaklanacak.
Zaman Bg 20.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sözleşmesiz Çalışan İşçiler De Ceza Ödeyecek
Meclis’te kabul edilen yasa değişikliği ile sözleşmesiz çalışan işçilere de ceza verilecek. Çalışma Kodeksi’nde yapılacak değişiklik ile işçilere verilecek ceza miktarı tam olarak belirtilmezken, işçiye çalıştığı görevdeki en düşük sigorta ücretinin üç katı ceza verilecek. Buradan elde edilecek cezalar NOİ fonlarında ve Sağlık Kasası’nda birikecek. Bu cezaları toplamadaki ek düzenleme Çalışma Bakanı ile Maliye Bakanı arasında daha sonra belirlenecek. İşçinin sözleşmesiz yakalanması durumunda işverene verilecek ceza da 1500 leva ile 15 bin leva arasında olacak. Yapılan hesaplamalara göre, 270 leva asgari ücret alan bir kişinin üç defalık en düşük sigorta primlerinin toplamı 104 leva ediyor. Asgari ücretin 290 levaya çıkması durumunda bu cezanın 112 leva olması bekleniyor.
Zaman BG 20.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Evrolil Okuma Evi'nin Noel Konseri
Evrolil 2005 Okuma Evi, Şumnu Belediyesi’nin desteği ile 18 Aralık 2011 tarihinde, saat 15.00’de, Şumnu belediye salonunda Noel Konser Gösterisi düzenledi. Düzenlenen bu konsere değişik etnik grup ve temsilcileri katıldı. Programın sunuculuğunu Evrolil Okuma Evi üyelerinden Valya ve Denço yaptı. Sahneye ilk olarak Evrolil Panterleri Dans Grubu çıktı. Kendileri oynadıkları köçek dansı ve sergiledikleri hareketleriyle oraya gelen herkesi coşturdu. Evrolil Yıldızı olarak tanınan genç Silviya, biri Bulgarca diğeri ise Türkçe olarak iki şarkı seslendirdi ve büyük alkış aldı. Çok eğlenceli başlayan programda sırayı Panayot Volov İlköğretim Okulun’dan öğrenciler aldı. Onlar Koleduvane’yi sergiledi. Noel kutlamalarının en önemli unsurlarındandır koleduvane ritüeli. En iyi giysilerini giyip noel şarkıları söyleyen erkek çocukları ve delikanlılar, yani geleneksel adıyla “koledari’ler, ev ev dolaşarak aile reisleri ile ailelerin diğer bireylerine, sahip oldukları hayvanlara, topraklara v.s. sağlık, şans, refah ve bereket dilerler. Bu gösterinin ardından Proletna Dıga (İlkbahar Gökküşağı) Anaokulu çocuklarının şarkı sunumu vardı. Bu hoş şarkının ardından Düm Tek Düm Teklerle sahneye çıkan Şumnu Kültür Evi Davul Zurna Grubu, alkışlarla karşılandı. Her davula vurulduğunda yürekleri hoplatan kültür ocağı üyeleri, sahnede kuklayla Deliorman güreşlerini canlandırarak izleyenlerin ilgisini adeta sahneye kilitledi. Zurna çalan kızların davul ritimlerine eşlik etmeleriyle ortam canlandı, misafirler alkışlarıyla ritim tuttu. Alkışlarla sahneden ayrılan orkestra üyelerinin yerini Destan Folklor Ekibi kızları aldı. Destan Solisti Elis, dillere dolanan Dere Geliyor Dere türküsünü seslendirdi. Ancak program akışında yer alan Entarisi Ala Benziyor oyunu ve Solist Mirel’in söyleyeceği bir türkü, müzik sisteminde oluşan ve elde olmayan teknik arıza sonucu sunulamadı. Şumnu’da yaşayan etnik gruplardan temsilciler de yaptıkları gösterileriyle bu Noel Konserine renk kattı. Silvart Çilingiryan Ermeni Dans Grubu sergiledikleri danslarıyla göz doldurdu. Şumnu Vasil Drumev Özel Yardım Okulu çocuklarının yaptıkları dans ve söyledikleri türküyle herkesten aferin aldı. Küçük ve sevimli prenses olarak sahneye davet edilen balerin Olina Rumenova, Dans Etmek İstiyorum bale dansını izleyenere sundu. Katılan her grup üyesine hediyeler verildi. Çok renkli, eğlenceli ve türlü geçen Noel Konseri’nin sonunda sahnede gençler karşılıklı oyun oynadı.
  
Mozaikdergisi 19.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
2011 Yılının Başarılı Üniversite Öğrencileri Belirlendi
Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen ‘Yılın üniversite öğrencisi’ seçmeleri bu yıl beşinci kez düzenlendi. Başarılı ve örnek isimlerin ödüllendirildiği törende iki türk kökenli öğrenci de ödüle layık görüldü.
Milli Üniversite Öğrencileri Birliği’nin organize ettiği etkinlik bu yıl Eğitim Bakanı Prof.Sergey İgnatov’un himayesi altında gerçekleşti. Teknik Bilimler kategorisindeki ödül Varna Teknik Üniversitesi öğrencisi Ayhan İlhan Mehmed’e, Doğa Bilimleri, Matematik ve Enformasyon kategorisindeki ödülüne ise Sofya Üniversitesi öğrencisi Sunay İbraymov layık görüldü.
‘Prof.Panço Vladigerov’ Milli Müzik Akademisi’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Eğitim Bakanı İgnatov, ‘Etkinlik her yıl daha oraganize hale geliyor. Bu beni mutlu ediyor. Üniversite öğrencileri sadece Bulgaristan’ın geleceği değil, onlar hepimizin geleceği. Öğrencilerin bu güzel motivasyonu bizleri de motive ediyor’ şeklinde konuştu.
Bu yılki seçmelere ülke genelinden toplam 11 farklı eğitim bölümünde eğitim gören üniversite öğrencisine ödül verildi.
‘2011 yılının Üniversite öğrencisi’ ödülü Sofya Tıp Üniversitesi’nden Tıp bölümü 6.sınıf öğrencisi Kameliya Rumenova’ya verildi. Rumenova’ya ödülü Eğitim Bakanı Sergey İgnatov verdi.
Zaman Bg 19.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu Kültür Evi Üyeleri Yeni Yıl Kutlaması Düzenledi
Yılın son ayı olan Aralık ayı, insanlara Noel ve Yeni Yıl yaklaştıkça daha eylenceli, heyecanlı, ve pozitif duygular içeren günler yaşatıyor. Bu günleri kutlamak amacıyla insanlar bir araya gelip, eğlenip güzel anlar geçiriyor. Şumnu Kültür Evi gençleri, 16.12.2011 tarihinde, 18.00’de Kültür Evi Derneği’nde Yeni Yıl Kutlaması başlığı altında bir buluşma düzenledi. Kutlamaya herkez çok özenerek hazırlandı. Tatlılar, içecekler alındı, herkes kendine çeki düzen verdi, kutlamadan önce hazırlık yapıldı. Neşe içinde geçen buluşma, ilerleyen saatlerde daha da hız aldı ve gençler dans etmeye, eğlenmeye, coşmaya başladı. Danstan yorunlanların bazıları sohbete, diğerleri ise film izlemeye daldı. Hatıra olarak kalması için bol bol fotoğraf çekildi. Bu unutulmaz dakikaları arkadaşlarıyla paylaşmak isteyenler ise hemen sanal ağa Facebok’ta paylaşımda bulundu.
  
Mozaikdergisi 19.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Brad Pitt Muhteşem Yüzyıl İçin Geliyor!
Dünyaca ünlü aktör Brad Pitt"Muhteşem Yüzyıl" dizisinin konuk oyuncusu olacak.
Timur Savcı'nın sahibi olduğu TİMS Yapım şirketi tarafından çekilen yönetmenliğini Yağmur ve Durul Taylan kardeşlerin yaptığı senaryosunu Meral Okay'ın yazdığı Halit Ergenç, Meryem Uzerli, Nebahat Çehrenin paylaştığı reyting rekorları kıran ve Kanuni Sultan Süleyman Han'ın döneminin anlatıldığı Muhteşem Yüzyıl dizisine önümüzdeki günlerde Brad Pitt de katılacak.
Milliyet'in haberine göre; Brad Pitt, Muhteşem Yüzyıl dizisinde bir bölümde oynamak için dizinin yapımcıları ile 2 milyon dolar karşılığında anlaştı.
Pitt, Muhteşem Yüzyıl dizisinin savaş sahnelerinde oynayacak. Muhteşem Yüzyıl'ın Brad Pitt'in oynayacağı sahneleri önümüzdeki ay çekilecek.
47 yaşındaki Brad Pitt, üç yıl sonra yani 50 yaşında sinema kariyerine son vereceğini açıklamıştı. Brad Pitt'in Muhteşem Yüzyıl dizisinde oynayacağı Yapım şirketi tarafından bir sır gibi saklanıyor.
Aktör, katıldığı '60 Minutes' isimli televizyon programında bu kararını açıklayarak hayranlarını hayalkırıklığına uğrattı. Fakat Brad Pitt, Muhteşem Yüzyıl dizisinde yer alarak Türkiye'deki hayranlarının gönlündeki yerini bir kez daha sağlamlaştıracak.
CNN Türk 19.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Minik Öğretmenlerin Büyük Öğrencileri
Şumnu Kültür Evi tarafından 16 Aralık 2011 (Cuma günü) tarihinde, Minik Öğretmenlerin Büyük Öğrencileri adlı saz çalma gösteri programı düzenlendi. Faaliyete gelen resmi misafirler önce Tombul camii, NÜVVAB İmam Hatip Lisesi'ni, daha sonra Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi'ni ve Şumnu Kültür Evi Derneği'ni ziyaret etti. Onlara bu kurumların çalışmalarıyla ilgili - tarihçeleri, özellikleri ve çalışmaları tanıtıldı. Minik Öğretmenlerin Büyük Öğrencileri saz çalma gösteri programına Türkiye Cumhuriyeti Burgas Başkonsolosu Cem Ulusoy, Ankara'dan TİKA temsilcileri Ece Kırlı, Ulaş Kırlı, Nuri Aksu ve Havva Pınar Özcan Küçükçavuş, Şumnu Bölge Müftüsü Mesut Mehmet, BİZ Derneği Başkanı Minent Şukrieva ve temsilcileri Müzisyen Bülent Zekeriye, Heykeltraş Behçet Danacı, Şumnu Milli Eğitim Müdürlüğü görevlisi ve temsilcisi Fikriye Mehmet, Şumnu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü Öğretim Üyeleri Emine Halil, Emine Üzeir ve Deniz Mollov katılım gösterdi.
4 yaşında olan, Şumnu Saz Orkestrası, 27 saz, 2 zilli maşa, darbuka ve tahta kaşıklardan oluşuyor. Sekiz yıldan beri geleneksel olarak Şumnu Kültür Evi Başkanı Nurten Remzi tarafından düzenlenen Eleman Yetiştirme Programı sonucunda folklor ve enstruman çalma kurslarına katılan çocuk ve gençler, kurslarda öğrendiklerini oradan dönünce diğer arkadaşlarına bilgilerini aktarıyor ve Davul Zurna ve Saz orkestraları yöneticisi olma yeteneklerini geliştiriyor. İstanbul ve Balıkesir'de yapılan eğitim, Bulgaristan'a döndükten sonra Şumnu Kültür Evi, Deliorman ve bütün ülkemizdeki olan kaybolmaya yüz tutmuş Türk kültürümüzü canlandırmak, ayakta tutmak, tanıtmak ve yaymak için yararı az değil.
Dört yıldan bu yana saz eğitimi alan Figen, Aslı, Hülya ve Şeyla minik öğretmenler olarak onlardan büyük olan diğer kurum üyelerine de saz çalma isteğini uyandırdı, beceri ve yeteneklerini geliştirdi ve başarılı olmak için ilgisi olanlarını motive etti. Arkadaşlarından Gönül, Açelya, Elis, Mirel ve Merlin büyük uğraşılardan sonra en başarılı çalanlardan oldu. Önceden saz çalmayı kendi çabalarıyla öğrenen Sinan ve Hasan Üzeir, Saz Orkestrası'nın saz tellerini ayarlayarak katkıda bulunuyorlar. Öğrenciler saz çalmayı öğrensinler diye Şumnu Kültür Evi çalışan elemanlarından Cahide ve Velahitin'in de katkısı az sayılmaz. Gösteri programında özel ve resmi misafirlere öğrenilen 15 türküden Maçka Yolları Taşlı, Dere Geliyor Dere ve Yoğurt Koydum Dolaba türküleri sunuldu. Cem Ulusoy Bey, minik ve büyük sazcıları tek tek tokalaşarak tebrik etti ve onların çalışmalarında yardımcı olacağını belirtti. Minik Öğretmenlerin Büyük Öğrencileri saz çalma gösterisine katılan herkese ayrıca teşekkür mektupları ve güzel bir hatıra olarak Şumnu Saz Orkestra fotoğrafıyla yapılan 2012 takvimi sunuldu.
 
Mozaikdergisi 16.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu Etnik Grupları Yine Birlikte
Dobri Voynikov 1856 Okuma Evi salonuna Şumnu’da oturan etnik grupları kültür kurumu yönetici ve üyeleri bir araya geldi. Onların toplantı konusu farklı azınlıklarda yeni yıl kutlamaları özellikleri idi. Toplantı sunucusu Bayan Desislava, Bulgarların, Beta Haralanova’nın babası Yahudilerin, Nurten Remzi Türklerin, Filip Petrov Çingenelerin, Haralan Stefanov Ermenilerin, Tamara Stilyanova Rusların yeni yıl kutlama özelliklerini tanıttı. Daha sonra 2012 yılı ile ilgili ortak çalışmaları konusunda tekliflerde bulunuldu, etnik azınlıkların kültürü desteklemek ve ayakta tutmak için fikirler paylaştılar. Yeni yıl kutlamalarında ikram edilen yemeklerden bahsettiler, tarifleri paylaştılar, yapılış şekillerini anlattılar. Eğlenceli, hoş sohbetli renkli bir toplantı gerçekleşti ve bu türlü sıcak ortamda yapılan toplantıları daha sık organize etme gereği olduğu hissini paylaştılar.
  
Mozaikdergisi 16.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
“Kartallar Güzeldir”-
Çocuk Resim Sergisinden Doğayı Koruma Dersi
Noel günleri öncesi Bulgar Kuşları Koruma Derneği çok anlamlı bir etkinliğe imza attı. “Kartallar güzeldir” adı altında düzenlenen çocuk resim sergisinde bir yandan bu temayı taşıyan eserler sergilendi, öte yandan da ziyaretçilere sanat aracılığıyla doğayı ve kuşları koruma dersi verildi. Derneğin 15 Eylül’de anons ettiği yarışmaya, yurdun dört bir tarafından yüzlerce resimle çocuklar katıldı. Sofya’da Milli Doğa Bilim Müzesinin lobisinde yılın sonuna kadar açık olacak sergi gerçekten görülmeye değer. Bulgaristan’ın 64 yerleşim yerinden çocuklar birkaç ay boyunca kendi görüşlerini, izlenimlerini, doğaya ve semaya, gökyüzünün muhteşem kralı- kartallara duydukları sevgiyi tablolarında yansıttı ve yarışmaya gönderdi. Kuşları Koruma Derneği yetkilisi Emiliya Yankova, sergi açılışında şöyle konuştu:
“Yarışma organizasyonu başladığında büyük umut ve duygularla hareket ettik. Yanılmadığımızı da gördük. Duygularımız ise, kat kat bize geri döndü, bu güzel tablolar ve çocukların gülümseyen resimleri sayesinde beklentilerimiz gerçekleşti. Ana hedefimiz çocukların dikkatini gökyüzüne çekmekti, yırtıcı kuşların muhteşem dünyasını görmelerini sağlamaktı. Kendilerinden korkulan bu vahşi kuşların, diğer kuşlardan bir farkı olmadığını göstermek istedik, doğada dengenin önemi, kaybolmaya yüz tutmuş yırtıcı kuşların bu dengedeki önemini vurgulamak istedik.Gönderilen eserleri incelerken, en iyilerini seçip, 2012 yılına bir takvim hazırlama fikri de doğdu. Bu takvim yıl boyu doğanın güzelliği ve yırtıcı kuşların ruhunu duvarımıza taşıyacaktır”.
Ödül alan altı resim 2012 yılı için hazırlanmış güzel bir duvar takvimini süsleyecek. Eserlerden biri Plovdiv’den 17 yaşındaki Desislava İvanova’nın elinden ve hayal dünyasından çıktı. Siyah-beyaz resim “Mercek altında” başlığını taşıyor.
“İlk defa kuş resmi çiziyorum, diyor Desi. “Birkaç farklı cins kuşla denemeler yaptım, fakat en çok Şah Kartalının endamını sevdim. Ben onu muhteşem ve güzel bir varlık olarak gördüm, ayrıca doğanın da önemli bir canlısıdır. Tabloda bu kartalı siyah-beyaz renklerle tanıtmak istedim, çünkü bu bana eski kara-beyaz filmleri anımsatıyor. Kartalın da aynen bu eski bant filmler gibi kaybolmaya yüz tuttğunu göstremek istedim, bu imgelerle bir nevi insanları uyardım. Gelecekte bu kuşları sadece fotolarda, resimlerde görmemek için, onların korunması için seferber olmalıyız” diyor doğa ve sanatsever öğrenci.
“Kartallar güzeldir” resim yarışması “Bulgaristan’da Şah kartal ve Ulu doğanların korunması” projesinin bir parçası olarak düzenlendi. Avrupa Birliği’nin LİFE+ programına alınan ilk Bulgar projesi olma özelliğini taşıyan proje, 2009- 2013 yıllarına dair beş yıllık bir süreyi kapsıyor. Bulgaristan’da Ulu doğanların kaybolma eğilimini önleme ve Şah kratalların jenerasyonunu arttırmayı hedefliyor. 538 çocuk resmi ve 2012 yılı takvimi eşliğinde doğaseverleri Noel ve yılbaşı bayramlarını daha renkli bir şekilde karşılayacak ve heyecanlarına “yeşil” duygular da kayacak.
BNR 15.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Ardino Belediyesinden 173 Öğrenci, “Rodop Kışı”
Resim Müsabakasına Katıldılar
“Gorna Arda” Hidroelektrik şirketinin organize ettiği “Rodop Kışı” konulu resim müsabakasına Ardino (Eğridere) Belediyesi sınırlarındaki tüm okullardan 1-7.sınıfa kadar 173 öğrenci 185 resimle katıldılar. Salı günü “Rodopska İskra” (Rodop Kıvılcımı) Halk Toplum Merkezinin salonunda yapılan ödüllendirme töreninde 1-4.sınıf ile 5-7.sınıf yaş gruplarından 6 öğrencinin derece kazandığı ilan edildi. Birinci yaş grubundan Byal İzvor köyündeki “Hristo Smirnenski” Lisesinin 4.sınıf öğrencisi Alper Ömer, ikinci yaş grubundan ise Ardino “Vasil Levski” Lisesinin 5.sınıf öğrencisi Tugay Şerif birinci yerleri kazandılar. İkisinin resimleri “Gorna Arda” şirketinin Yeni Yıl kartpostalı hazırlanması için kullanılacak.
Şirketin temsilcileri Verner Kazagrande ve Liliya İvanova, cep telefonları, fotoğraf makinesi ve müzik çalardan ibaret ödülleri müsabakada dereceye giren tüm öğrencilere sundular. Müsabakaya katılan tüm çocuklara teşekkürname sunuldu ve Noel Bayramı için tatlı ürünler hediye edildi.
Seremonide çocukların velileri ve öğretmenleri bulundular. Törende resmi misafirler olarak Ardino Belediye Başkanı Resmi Murad, Belediye Başkan Yardımcıları Necmi Hocov ve İzzet Şaban, Yerel Meclis Kurul Başkanı Sezgin İbramov ve Eğitim Bölümü Başkanı Bahar Recebov yer aldılar. Ardino Bölgesel Emniyet Müdürlüğü Müdürü Ştilyan Uzunov da buradaydı.
En iyi resim çizenler ödüllendirilmeden önce Verner Kazagrande ve Liliya İvanova açılış konuşması yaptılar. Onlar, Ardino çocuklarının müsabaka açısından gösterdikleri aktivitenin kendilerine son derece sürpriz olduğunu paylaştılar. Organizatörler, “Muhteşem resimler için teşekkür ederiz. En iyi eserleri seçmekte çok zorlandık. Mümkün olsaydı, tüm resimlere birinci yeri belirlerdik. Bazılarınızın bir gün ünlü ressam olacağını umuyoruz” dediler.
Seremoni Ardino Belediyesinin çeşitli okullarından öğrencilerin katıldığı müzik programıyla son buldu.
1-4.sınıf kategorisinde derece alan öğrenciler
1.Alper Ömer-Byal İzvor “Hristo Smirnenski” Lisesi, 4.sınıf;
2.Esin İsmail-Ardino “Vasil Levski” Lisesi, 1 B sınıf;
3. Stela Uzunova-Ardino “Vasil Levski” Lisesi, 1 B sınıf;
5-7.sınıf kategorisinde derece alan öğrenciler
1.Tugay Şerif- Ardino “Vasil Levski” Lisesi, 5 A sınıf;
2. Anna Hacieva- Ardino “Vasil Levski” Lisesi, 5 A sınıf;
3.Yıldız Murad- Ardino “Vasil Levski” Lisesi, 6.sınıf;
Güner Şükrü 15.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
İnternet'e Erişim Bulgaristan'da % 45 İken
Hollanda'da % 94 Oranında Seyrediyor
Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği hanelerinde İnternet'e sağlanan erişim Bulgaristan'da % 45, Romanya'da % 47,Yunanistan'da % 50'den Hollanda'da % 94'e kadar seyrediyor.
Geniş bantlı İnternet'e erişim bütün üye ülkelerde artış gösterirse de aralarındaki farklılıklar büyük kalmaya devam ediyor.
2011'de geniş bantlı İnternet İsveçli hanelerin % 86'sı tarafından kullanılırken bu Romanya'daki yüzdesi en düşük olup 31'dir.
2011'de Bulgaristan'daki hanelerin % 40'ı bu İnternet seçeneğinden yararlanıyor.
BNR 14.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Kırsal Bölgelerin Gelişmesine Yönelik AB Sübvansiyonlarının Üçte Birlik Bölümünü Değerlendirmiş Bulunuyor
Tarım, ciddi gecikmenin yaşandığı bir dönem sonra Bulgaristan’ın Avrupa sübvansiyonlarının değerlendirilmesi ile ilgili nispi bir başarı gösterdiği alanlardan biridir. Anlaşmalara bağlanan projeler, 2007-2013 dönemi için tahsis edilen toplam tutarın yüzde 45’ine denk geliyor. Bu paranın toplam büyüklüğü 2 milyar 600 milyon eurodur. Artık ödenen kaynaklar ise bu tutarın yaklaşık 28’ini teşkil ederek 800 milyon euroyu buluyor. Tarım Bakan Yardımcısı Svetlana Boyanova’nın sözlerine göre ödemelere 2012 yılında ivme kazandırılacak.
“Anlaşmaların yapılması iyi tempo ile sürecek. “Tarım” fonunda yaptığımız yapısal değişiklikler sonuç veriyor. Son aylarda projelerin anlaşmalara bağlanması işi çok iyi gidiyor ve gelen projelerin işlenmesinde artık gecikme yoktur. Ancak tamamlanan projelerle ilgili ödeme temposu hala yeterli değildir. Önümüzdeki yıl ise ödemelerin yılı olacak, çünkü çoğu projeler ya ortasına gelmiş durumda ya da tamamlanmak üzeredir ve çiftçiler en azından ara ödemeler alabilirler . ”
2012 yılında Tarım Bakanlığı genç çiftçilerin çiftlikleri, hayvancılık, bio tarım ve tarımsal bölgelerde doğal zenginliğin korunması gibi geri kalan bazı sektörlerde AB sübvansiyonlarının hızla kullanılması yönünde çaba sarfedecek. Svetlana Boyanova, Bulgaristan’ın şimdiye kadar tam bir başarısılığa uğradığı bir alan olan tarım üreticileri örgütlerinin kurulması alanında kaynakların değerlendirilmesi konusunda hareketlenmenin olacağına dair umutlu olduğunu söyledi.
Şu anda Bulgar hükümeti, Avrupa sübvansiyonları için projelerle aday olmak isteyen çiftçilerin desteklenmesi için Garanti Fonunun kurulması konusunda Brüksel’den onay bekliyor. Sofya’nın fikri, tarımsal bölgelere tahsis edilip kullanılmayacak olan sübvansiyonların diğer yönlerde başvuru sunan aday çiftçileri destekleyecek özel bir fona girmesi yönündedir. Bu fon, projeleri modernizasyon ve yapılandırma amaçı olan küçük ve orta ölçekli çifliklere yönelik olacak.
Kırsal bölgelerde doğal kaynakların ve çevrenin korunmasına tahsis edilen kaynakların değerlendirilmesinde hala gecikme vardır. 2011 yılında ilk defa “Natura 2000” Avrupa ağına giren bölgelerde bioçeşitliliğin korunmasına tahsis edilen sübvansiyonlar için müracaat çağrısı yapıldı ve 2500 başvuru alındı. 2012 yılında bakanlık, çiftçilerin tüm “yeşil” sübvansiyonlar için aday olmalarının teşvik edilmesi yönünde yoğun çabalar harcayacak.
BNR 14.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Etnik Uyum Derneği, Konser Düzenliyor
Etnik Uyum Derneği, Noel konseri düzenliyor. Değişik etnik gruplardan gençler, Rusçuk halkını bu çok orjinal etnik konserle selamlayacak. Konser, saat 17.30'da Rusçuk belediye salonunda gerçekleşecek.
Mozaikdergisi 13.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumen Bölgesinde Nüfus Azalıyor
Şumen bölgesi istatistik bürosunun yaptığı araştırmalar sonucunda Şumen bölgesindeki vatandaşların sayısında düşüş olduğu bildirildi. Yapılan açıklamada son 50 yılda Şumen bölgesi halkı yaklaşık 54 000 kişi azaldığı bildirildi. Bu verilere göre yapılan tahminlerde Şumen bölgesinde nüfusun 2060 yılında şu andaki Şumen şehrinin nüfusu kadar olması, yani yaklaşık 108 bin kişi olması bekleniyor. Bu da bölgedeki nüfusun 72 000 kişi azalması anlamına geliyor. Bu düşüşün etkenleri olarak halkın büyük bölümünün yaşlılardan oluşması, düşük doğum oranı, yüksek ölüm oranı ve göç olarak ön plana çıkıyorlar. Şu andaki statiksel verilere göre Şumen şehrinin her 10 yılda yaklaşık 5-6 bin kişi azalması bekleniyor. Şumen’deki bu düşüşün önlenebilmesi için doğum oranlarının yükselmesinin gerektiği ve her ailenin en az 2 çocuk sahibi olması gerektiği savunuluyor. Bulgaristan genelinde nüfusunda artış görülen şehirlerin başında başkent Sofya geliyor. Başkentin dışında Varna, Plovdiv, Burgas, Stara zagora ve Blagoevgrad şehirlerinde de nüfusun artığı görülüyor. Yapılan açıklamalarda Şumen’deki nüfusun azalmasında önemli rol oynayan bir diğer önemli faktörün de şehrin ekonomik durumu olduğu açıklandı. Şumen bölgesindeki yüksek işsizlik oranı nedeniyle vatandaşlar başka bölgelere çalışmak amacıyla giderken kimileri de yurtdışına gitmeyi tercih ediyor. Şumen bölgesini terk edenlerin büyük bir bölümünün de geri dönmemesi nedeniyle nüfus sayısındaki düşüş hız kazanıyor.
Fevzi Ehliman 13.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Burgas En Yeşil Kent Seçildi
Bulgaristan’ın yeni seçilen Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliyev, 200 000’in üzerinde nüfusa sahip kentler arasında en yeşil kent seçilen Karadenizin Burgas kentine, Sofya “Dünya ve insanlar” Müzesinde düzenlenen resmi törende Burgas Belediye Başkanı Dimitır Nikolov’a ödülü sundu. Ödülü sunarken Plevneliyev,”Sürdürebilir kalkınmanın öncelikli önem taşıdığını kavramalıyız”dedi. Ödüllerinin bazılarını sunan Çevre ve Sular Bakanı Nona Karacova, çevrenin korunması konusu nun daha fazla ailede ağır basması ümitlerini dile getirdi. Ödül töreninde “Doğayı seviyorum ve ben katılıyorum” konulu yazı, resim, fotoğraf yarışmasına ülkenin dört bir ucundan katılan çocuklara ödül verildi. Bu arada sivil” yeşil” girişimler de ödüllendirildi.
BNR 13.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Gluhar Köyünün Yeni Camisinde İbadet Edilmeye Başlandı
Kırcaali’nin Gluhar (Sağırlar) köyünde inşaatı devam eden yeni büyük modern cami halka hizmet etmeye başlamıştır. Daha önceden yakın Pepelişte (Külcüler) köyünden Müslümanlara da hizmet etmiş olan üç odalık mescidin cuma ve bayram namazlarında Müslümanlara yeterli olmadığı anlaşıldı. İlk defa Ramazan ayında ibadete açılan yeni cami ikinci katta kadınlar bölümü olmak üzere 500 kişiye kadar kapasiteye sahiptir. 280 metre kare alan üzere kurulan caminin henüz minaresi yapılmamıştır. 15 yıldan fazla kurulması düşünülen cami gönüllü olarak köy halkından toplanılan parayla ve daha çok bölgeden iş adamların yaptıkları bağşlar sayesinde meydana getirilmiştir. Birçok hayırsever vatandaşın da katkısı olmuştur.
Gluhar’da 12 yıldır imamlık yapan 76 yaşındaki Saffet Ahmedali’yi birkaç arkadaşlarıyla beraber inşaat işlerinin başında bulduk. Saffet Hoca, “Cami inşaatına 2009 yılının mart ayında başladık. İlk önce caminin mimarisini Türkiye’den biri yapmıştı, erkeklere ayrılan bölümde bir direk vardı ve bundan dolayı onu beğenmedik. Daha sonra bu işi Kırcaali’den bir mimar üstlendi. Şükür Allah’a ki, gerek komşuların, gerek buradan Türkiye’ye göç edenlerin, gerekse yerli iş adamların sağladıkları mali kaynaklarla cami bu hale geldi” dedi. İmam, caminin kuruluşunda en büyük mali desteğin işadamları Adem Mehmet ve Erol Kasim’den görüldüğünü belirtti. Camiden ayrı kurulan erkekler ve kadınlar için ayrı abdestlik bulunan yapının Vişegradlı (Hisarüstü) Yusuf Durmuş’un yaptığı para bağışıyla sağlandığını kaydetti. Hoca, “Önceki mescit çok küçüktü ve sıcak havalarda büyük sıkıntı yaşıyorduk. Artık bu camide çok rahatız. Bu yıl Ramazan ayını burada çıkardık. Üzücü olan şu ki, düzenli olarak namaz kılmaya gelenlerin çoğu emekli yaşta. Cuma namazına 20-25 kişilik cemaat toplanıyoruz. Yeni caminin inşaat işlerini de yaşlılardan 10-15 kişi yaptık. Gençlerden ancak cuma namazına 5-6 kişi ve daha çok bayram namazlarına geliyorlar. Bugün görüyorsunuz, inşaat yerinde 5-6 kişi çalışıyoruz, hepimiz yaşlıyız ”diye belirtti. İmam,“Camimizin ne zaman hazır olacağı belli değil. Daha minaresi kurulacak, avizesi alınacak, klima gerekiyor. Duvar yapısı güçlendirilecek, avlusunda da birçok işler var. İnşallah, bu gereksinimleri para bulduğumuzda yerine getireceğiz. Cami aslında hizmete hazır, sadece Müslümanlarla dolmasını istiyoruz. Köydeki 300 haneden en az 100 kişiye kadar camiye gelmeleri gerekiyor. Geçen bayramlarda camide yaklaşık 200 kişi vardı. Bu görüntüyü daha sık görmek istiyoruz” diye paylaştı.
Saffet Hoca, “Köyün muhtarı Erkan Üseyin cami için her zaman yardımcı oldu. İş adamlarından yardım istemek için cami encümenliği başkanı Aptikadir Hasan ile hep beraber gittiler” dedi. İmamın, perşembe, cumartesi, pazartesi akşamları ve pazar günleri Kadir Aptikadir Hoca ile birlikte camide ücretsiz olarak Kuran kursları düzenledikleri anlaşıldı. Gluhar köyünde yapılan din derslerine 4 kız çocuğunun ve 5-6 genç kadının katıldığı açıklandı.
Gluhar yolunda rastladığımız Gledka Camisinin imamı 75 yaşındaki Aliosman Bekir de yeni camiyle ilgili, “Köyümüzün nüfusu 300 kişiden fazla, fakat şimdiye kadar camimiz yoktu. Bu cami artık dünyanın sonuna kadar kurulu bir eser kalacak. Şükürler olsun ki, hepimiz Türk’üz, Müslüman’ız ve bizim için bir camimizin olması çok önemli. Biz yaşlılar için camiden daha iyi bir şey yok. Dinle ilgilenen de, ilgilenmeyen de elinde sonunda camiye geliyor. Ne yazık ki, gençlerimiz din eğitimi görmediler, o yüzden biraz dinden uzak kaldılar ve pek camiye uğramıyorlar. Burada olsun, Gledka camisinde olsun cuma namazına ancak 20-25 kişi toplanıyoruz. Aramızda 3-4 genç görünüyor. Mestanlı’daki İlahiyat Lisesinde birçok gencimiz imam hatip eğitimi görüyor, fakat mezun olunca daha küçük yerleşim yerlerindeki imamlara maaş sağlanmadığı için bu işten vazgeçiyorlar. Bu yıl müftülükten Bulgaristan genelindeki yaklaşık 200 büyük cami imamlarına maaş sağlandı, fakat tüm imamlara değil ”dedi.
Gluhar köyünün muhtarı Erkan Üseyin, “Bismillah ile camimizin yapımına başladık ve şükürler olsun ki, Kırcaali Belediyesinin işbirliği sayesinde sağlanan çeşitli şirketlerin, hayırsever kişilerin ve yerli halkın maddi ve manevi yardımlarıyla bu hale getirdik. Caminin mimarisi Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis’in desteğiyle sağlandı, “Türeskonsult” Ltd şirketinin yöneticisi Müh. Remzi Tahir’e aittir. Cami için çaldığımız her kapı bize el uzattı. Tek tek isim verirsek, her halde birilerini unutmuş olacağız, o yüzden ben Gluhar ahalisi adına camimizin yapımında katkısı bulunan herkese cani gönülden teşekkür etmek istiyorum. Allah razı olsun kendilerinden!” diye ifade etti. Genç muhtar cami ile ilgili daha projelerin olduğunu vurguladı. Cami önünde görevlilerin gerektiğinde ev olarak kullanabilecekleri, misafirhane, lokanta gibi hizmetler için öngörülen yapı kurulması planlanıyor. Fakat ondan önce daha önemli olan 20 metre yükseklikte cami minaresinin kurulması olduğu anlaşıldı.
Resmiye Mümün 13.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu Karetecileri, Noel Turnuvası'ndan 4 Madalya İle Döndü
Polis Karete Kulüb Merkezi Şumnu temsilcileri, Kavarna Belediyesi ve yerel Kaliakra Karete Kulübü'nün organize ettiği küçük ve gençlerin yer aldığı Noel karete turnuvasına katıldı. Dünya Karete Federasyonu kurallarına göre düzenlenen turnuvaya, Varna, Silistre, Kavarna, Şumnu karete kulüplerinden 70 sporcu katıldı. Şumnu karetecileri, kullandıkları taktik, teknik ve mücadele ruhuyla bir gümüş ve üç bronz madalya kazanmayı başardı. Gümüş madalyayı Dimitır İvanov alırken, bronz madalya sahipleri Evgin Hüsmenov, Turgut Durgut ve Radostin Stoyanov oldu. Kulüp üyeleri, antremanlarına Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri, saat 19.00'da SOU Yoan Ekzarh Bılgarski okulu spor salonunda devam ediyor.
Mozaikdergisi 12.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Türk Sınırına 150 Metrelik İsyan Heykeli !
Bulgaristan, Türkiye sınırına, Osmanlı'ya isyanı başlatan Vasil Levski'nin dev heykelini dikecek.
Sofya Haber Ajansı Novinite'nin haberine göre; "Bulgaristan'ı Seviyorum" adlı sivil toplum örgütü ve belediye, Türkiye sınırı yakınına Osmanlı'ya ilk isyanı başlatan Bulgar Vasil Levski'nin 150 metre yüksekliğindeki bir heykelini dikmek için bir araya geldi.
Projesi ilk olarak 2011 yılının temmuz ayında halka sunulan anıtın, Türkiye ve Yunanistan sınırına yakın,Bulgaristan'ın güney kasabasını Svilengrad'a dikilmesi planlanıyor. Anıt, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayanE-80 karayolu üzerinde olacak.
1837 doğumlu Vasil Levski Bulgarlar tarafından,Osmanlı İmparatorluğu'na karşı ilk ayaklanmayı başlatan Bulgar özgürlük savaşçısı olarak tanımlanıyor. Bulgaristan'ın milli kahraman olarak kabul ettiği Levski, 1873 yılında Bulgaristan'ın bağımsızlığından 5 yıl önce, Osmanlı yetkilileri tarafından, düzeni bozdukları ve Osmanlı güçlerine karşı silahlı saldırılarda bulundukları gerekçesiyle Sofya'da idam edildi.
Anıtın yer seçimi bir nevi Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihsel mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik bir provokasyon olarak algılandı.
Haberturk.com Dış Haberler Servisi 12.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Rusçuk Şehri, 2011 Yeşil Belediye Ödülü İçin Yarışacak
Rusçuk şehri, daha 40 şehrin de aralarında bulunduğu 2011 Yeşil Belediye yarışmasında yer alıyor. 12.12.2011 tarihinde Sofya Kampinski Otelinde düzenlenecek olan törenle2011 Yeşil Belediye ödülü sahibini bulacak. Rusçuk şehri Fontan ve Su Efektleri kategorisinde Burgaz, Beloslav ve Nova Zagora şehirleriyle yarışacak.
Mozaikdergisi 12.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yıldız İbrahimova, Yeni Albümünde Annesi ve Kızıyla Birlikte Söylüyor
Dört oktavlık sesi ve yaşayan en iyi doğaçlama yeteneğine sahip caz sanatçılarından biri olarak bilinen Yıldız İbrahimova, Balakanatolia 2’yi çıkardı. Rahmetli eşi Ali Dinçer’e adanan yeni albümde Rumeli türküleri yer alıyor. Kalan Müzik tarafından yayınlanan albüm, ‘Annemden Rumeli Türküleri’ adını taşıyor. Doğduğu topraklardan esinlenen sanatçı annesinin en sevdiği 13 türküyü yorumluyor. Kimi zaman sesini enstrüman gibi kullanan caz sanatçısı, daha önce Balkananatolia adıyla bir albüm yapmıştı. ‘İşte Varna İşte de Şumnu’, ‘Alişimin Kaşları Kare’, ‘İndim Yarin Bahçesine’, ‘Odam Kireç Tutmuyor’, ‘Aman Dağlar’ gibi 13 parçasının yanı sıra bir de Orient X Press adında bestesi bulunuyor. Mavi Yelekli Yarim türküsünü annesi ve kızı ile birlikte seslendiren İbrahimova, albümde İvo Papazov ve Teodosiy Spasov gibi müzik enstrüman ustalarının eşliğinde türkü söylüyor. Anadolu ve Bulgar müziğinden etkilenen sanatçı, ‘Annemden, anneannemden öğrendiğim Rumeli ezgilerini, etkilendiğim Bulgar folklorunu, zengin Anadolu müziğini, eğitimini aldığım çoksesli klasik Batı müziği ve cazın bana verdiği özgür doğaçlama imkanları ve insan sesinin sonsuz zenginliği ile değişik ses tanıları kullanarak bu albümdeki yorumları gerçekleçtirdim.’ diye bashediyor.
Zaman Bg 12.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Beyaz Nimet Olan Yoğurdun Kıymetini Bilelim
Sütün bütün özelliklerini taşıyan yoğurt, lezzetle yenmesinin yanı sıra tedavi edici olarak da kullanılır. İçine bir iki yemek kaşığı buğday ya da mısır nişastası katılmış olan bir kâse yoğurt, bebekler ve çocuklar da dâhil ishale karşı en iyi ilaçtır. Mikrobik sarılıkta antibiyotik ilaç gibi iş görür. Alerjik reaksiyonları azaltır. Çocuklarda büyüme ve gelişmeyi teşvik eder.
Hem zayıflama diyetlerinde hem de çeşitli hastalıklarda uygulanan diyette yoğurt vazgeçilmez bir gıdadır. Bunlarda süt değil de sütten mamul yoğurdun tavsiye edilmesi dikkat çekicidir. Çünkü yoğurt sütle aynı gıda değerini taşımasının yanı sıra sindirilmesi daha kolaydır. Diyetlerinde düzenli olarak yoğurt yiyenlerin, yoğurt yemeyenlere oranla daha fazla kilo kaybettikleri çeşitli araştırmalarla tespit edilmiştir. Yoğurtta demir ve bakır hariç vücut için gerekli olan maddelerin çoğu bulunur. Vücutta sindirimi kolaydır. Hazmı da kolaylaştırır. B grubu vitaminleri çokça ihtiva ettiğinden sinir sistemleri üzerinde yararlıdır. Ayrıca organları da yumuşatır. Şişmanlatmaz. İhtiyarlığı (vücut zafiyetini) geciktirir, zehirlenmelere karşı yararlıdır, zehirli bakterilerin oluşmasını önler. Güneş çarpmalarına karşı hafif tuzlu yoğurdun iyi geldiği rivayet edilmiştir. Baş ağrıları, adale ağrısı, yorgunluklar ve bezginlikler için yararlıdır. Yoğurdun içinde kalan asitli suyu, sindirim organlarındaki zararlı maddelere karşı oldukça yararlıdır.
Yeşil suyunu dökmeyin
Evde mayalayacağınız yoğurdun yeşil suyu riboflavin ihtiva eder ki bu içindeki B2 vitamini ile bünyenin protein, yağ ve karbonhidratlardan enerjiyi yararlı şekilde kullanmasına yardımcı olur. Doku gelişimi ve tamirini de sağlayan riboflavini antibiyotikten kat kat güçlü ilaç olarak da kabul edebilirsiniz. B2 noksanlığında deride çatlama ve kurumaların artacağını, yutma ve yeme zorluğu yaşayacağınızı, görme problemlerinin artacağını düşünürseniz yoğurdun yeşil suyunda olan riboflavinin ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlamış olacaksınız. Kanserden koruyucu özelliği de olan yoğurdun bir su bardağı kadarı yaklaşık 300 mg kalsiyum ihtiva ediyor. Sahip olduğu kalsiyum ve diğer vitaminlerle yoğurdun ağız kokusunu yok ettiği, diş taşlarını ve diş eti iltihaplarını önlemede yardımcı olduğu bilinmektedir.
Neşe Kutlutaş 12.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Alfa Research: Müslüman Halk En Fazla Aileye Önem Veriyor
Alfa Research Sosyolojik Araştırma Kuruluşu ve Nov Bılgarski Universitet (NBU), Bulgaristan’da yaşayan Müslümanların görüşlerini konu alan bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre, Müslümanların en fazla aileye önem verdiği tespit edildi. 25 yıldan beri ilk kez yapılan araştırma karma metod ile gerçekleştirildi. Araştırmaya 8 bölgeden 850 kişi katılırken, birçok yerde teferruatlı söyleşiler yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre, Müslüman halkın en fazla aileye değer verdiği tespit edildi. Araştırmaya katılanların yüzde 95,4’ü ailenin kendileri için çok önemli olduğunu aktardı.
Müslümanların aileden sonra en fazla saygı duyduğu değerler arasında yakınları ile irtibat, devlete ve dini kurumlara saygı da ilk sıraları teşkil ediyor.
Müslümanlar için ikinci en önemli konu iş. Ankete katılanların yüzde 93’ü işi ikinci en önemli unsur olarak gösteriyor. Müslümanların yüzde 45’inin ana gelir kaynağını aylık maaşlar oluştururken, yüzde 25’i sosyal yardım ve emeklilik maaşları ile geçiniyor. Kendi iş imkanı olanların oranı yüzde 5 iken, dış ülkelerdeki yakınlarının yardımını alanların oranı da yüzde 5 olarak belirtiliyor.
Müslümanların çoğu şu andaki ekonomik durumdan memnun değilken, halkın yarısı aylık 150 levanın altında gelirle yaşıyor. Müslüman halkın sadece yüzde 0,7’si yurtdışında sezonluk işçi olarak çalışırken, en çok Almanya (yüzde 15) ve Türkiye (yüzde 5) tercih ediliyor. Müslüman halk, ekonomik olarak zor şartlarda yaşasa da, yüzde 77,1’i yurt dışına çıkmayı hiç düşünmedi.
Halkın önemlilik sırasında üçüncü sırayı arkadaş ve çevresi alırken dördüncü sırada din geliyor. Halkın yüzde 56’sı dini eğitimin Bulgaristan’da alınması gerektiğini savunurken, yüzde 7,4’ü Türkiye, yüzde 6,7’si ise Suudi Arabistan’da alınması gerektiğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 28,5’i kendini dindar olarak gösterirken, yüzde 41’i hiç camiye gitmiyor, yüzde 59’u ise hiç namaz kılmıyor. Fakat halkın yaklaşık yüzde 90’ı çocuklarını sünnet ettirirken, yüzde 96’sı ise ölülerini dini geleneklere göre defnediyor.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, örf ve adetlerin, dinin önüne geçtiğini gösteriyor. Gümüzüdeki modernitenin etkisinin halk arasında yüksek olduğunu vurgulayan araştırmacılar, Müslümanların yarısından fazlasının nikahsız yaşamı desteklediğini, yüzde 39,8’inin domuz eti yediğini, yüzde 43,3’ünün de alkol kullandığını belirtiyor. Ankete katılanların yüzde 64’ü kendini Türk olarak tanımlarken, yüzde 6,9’u Roman; yüzde 10’u Pomak, yüzde 7,5’i Bulgar olarak tanımladı.
Zaman Bg 12.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan, Tüm Türk Tırlarından Geçiş Ücreti Alacak
Bulgaristan ülkeden geçen tüm Türk tırlarından dolu veya boş olmasına bakmadan geçiş ücreti almaya hazırlanıyor.
Bakanlar Kurulu, Türkiye ile taşımacılık alanında izine bağlı yeni bir geçiş rejimi uygulanmasını ön gören anlaşma taslağını onayladı.
Türkiye ile imzalanması öngörülen anlaşma taslağına göre Bulgaristan, ister boş ister dolu olsun ülke topraklarından transit geçiş yapan tüm Türk tırlarından geçiş ücreti alacak.
Taslakta 6 tonu geçmeyen römorklu yük taşıtları kapsam dışına tutuluyor. Bulgaristan'da 1979 yılından beri devam eden mevcut uygulamaya göre sadece üzerinde yük bulunan Türk tırlarından 83 Avro geçiş ücreti alınıyor. Boş tırlar ise geçiş ücreti ödemiyor.
Hükümetin onayladığı söz konusu anlaşma taslağının önümüzdeki hafta Sofya;da toplanacak Karma Ulaştırma Komisyonu toplantısında Türk heyetine sunulması bekleniyor.
AA 09.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Üniversiteliler Daha Fazla Harç Ücreti Ödeyecek
Parlamento 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmelerinde üniversite öğrencilerinin daha fazla harç ücreti ödemelerini kabul etti.
Bundan sonra devlet kontenjanı kapsamındaki öğrenciler harç ücretlerinin üçte ikisi miktarını ödemeleri gerekecek. Mecliste görüşülen mali konular üniversite öğrencilerinin ‘8 Arallık’ bayramı akşamı görüşülmesi dikkat çekti.
Öte yandan, milletvekilleri 11 saat süren yoğun bir çalışma sonucu 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nu kabul etti. Buna göre 2012 yılı için bütçedeki cari açık beklentisi 1.5 milyar leva , gayri safi milli hasıla’daki büyüme ise 2.9 olması öngörülüyor.
Bütçe görüşmeleri sırasında Mecliste Bakanlar Kurulu’ndan sadece Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Simeon Dyankov hazır bulundu.
Zaman Bg 09.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
21 Aralık’ta Kemik Yoğunluğu Ölçümü Yapılacak
Kemik yoğunluğunu ölçme kampanyası devam ediyor. Muayeneler 21 Aralık’ta (Çarşamba) RZİ-Rusçuk, Zdravetz İztok semti, Baykal sokağı, No. 12’de yapılacak. Kayıt yapmak için GSM 0889 53 07 54 numarası kullanılabilir. Ölçüm fiyatı 5 leva. Kampanya, RZI- Rusçuk ve Sofya Osteroporoz Olmayan Kadınlar 21 Derneği tarafından organize ediliyor.
Mozaikdergisi 09.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Firmaların Yüzde 63’ü Çalışanlarına Yeni Yıl İkramiyesi Verecek
Bulgaristan Sanayi Odası tarafından yapılan bir araştırmaya göre, şirketlerin yüzde 63’ü, yeni yıl için çalışanlarına ikramiye verecek. Araştırmaya katılan her dört şirketten biri verilecek ikramiyenin net maaş miktarı olacağını belirtiyor. Sanayi sektöründeki şirketlerin yüzde 33’ü yarı maaş ikramiye verecek.
Hizmet sektöründeki şirketlerde ise her beş işverenden biri maaşların yüzde 70’i ile yüzde 100’ünü ikramiye olarak vermeyi planlarken, yüzde 47’si maaşın yarısını ikramiye olarak verecek.
Araştırmaya göre, yeni yıl için ikramiye vermeye meyilli şirketlerin ihracat yapan şirketler olduğu ve bunların yüzde 54’ünün yarı veya tam maaş ikramiye vermeye meyilli olduğu belirtildi. İç piyasaya yönelik faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 31’i çalışanlarına yarım maaş ikramiye, yüzde 23’ü ise tam maaş ikramiye verecek.
Zaman Bg 09.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Alzheimera Karşı Çay-Kahve Tüketilmeli
Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, İsveç ve Finli nörologların, 10 yıl boyunca bin 400 hasta üzerinde yaptıkları çalışmalarda kahve içmenin, alzheimer oluşma riskini yarı yarıya azalttığı sonucunun ortaya çıktığını söyledi. Yavuz, çalışmalarda günde 3 ila 5 fincan kahve içenlerde, içmeyenlere göre yüzde 50 oranında alzheimer oluşma riskinin azaldığının belirlendiğini ifade etti. Yavuz, kafeinin alzheimer oluşumunda rol oynayan beta amiloid birikimini önemli ölçüde azalttığını belirtti. Kahvenin hafıza ve önbellek fonksiyonları üzerinde olumlu etkisinin görüldüğünü söyleyen Yavuz, “İnsanların zinde ve uyanık kalmak için her gün kahve içmesi boşuna değil. Kahvenin diyabet, parkinson ve karaciğer hastalıkları üzerinde de koruyucu rol oynadığı iddia ediliyor.” dedi. Yavuz, ayrıca 2 fincan kahvenin, ihtiva ettiği kafein bakımından, yaklaşık 10 fincan çaya eş değer olduğunu, çay ve alzheimer ilişkisine yönelik bir çalışma bulunmamasına rağmen kahve gibi çayın da hafıza fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler gösterdiğinin söylenebileceğini vurguladı. Yavuz, “Klinik gözlemlerime dayanarak, alzheimer tanısı almış hastalarda, oldukça zayıf çay ve kahve tüketimi izlenimi ediniyoruz. Her ne kadar bilimsel kesin bir veri olmamakla beraber, çayın da alzheimer hastalığında koruyucu rol oynadığını söyleyebiliriz.” diye konuştu.
Zaman Bg 09.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu Belediyesi, Şehrin Okumaevlerini Bir Araya Topladı
Krasimir Savov: Nazım Hikmet Kültür Evi, siz, Noel bayramına katılmanız doğru değil, uygun değil…
Şumnu Belediyesi, 8 Aralık 2011 tarihinde şehirdeki okumaevleri ve kültür kurumları yönetimlerini bir araya getirip toplantı düzenledi. Okumaevleri problemleri konu olarak gündeme geldi. Şumnu Belediyesi Başkan Yardımcısı Jivka Toneva, toplantı açılışını yaptıktran sonra Şumnu D Bank Şube Müdürü Süleyman Bakiev’e sözü verdi. O, bankanın çalışma şartları ve özellikleri ile ilgili bilgi verdi. Merkezi Sofya olan D Bank, 2006 yılında kurulmuş ve Bulgaristan'ın birçok yerinde şubesi bulunmakta. Banka kartı, kredi kartı ve işlem ücretleriyle alakalı açıklamalar yapıldı. D Bank Müdürü Bakiev, toplantıda bulunan okumaevi temsilcilerinden birkaçıyla çalıştıklarını söyledi ve diğerleriyle gelecekte çalışmalarda bulunmayı dilediğini belirtti.
Ardından Başkan Yardımcısı Jivka Toneva, son 4 yıl kültür aktivitelerine her yıl onları gerçekleştirmek için para azalmış olsa da iyi değerlendirme yaptı. Geçen sene Şumnu Belediyesi hiç bir kuruma son vermediğini söyledi. Gelecek 2012 yılı faaliyetler ve bütçesi ile ilgili düşünce ve beklentilerini belirtti. “Daha aktiv olmak, gençleri çekebilmek ve daha çok insanlara hitap ederek çalışma amaçlarımız olmalıdır. Kültür kurumları daha temiz, daha çekici ve faaliyetleri daha ilginç olmalı. Kültür ocakları, her şeyleri ile ilgili çocuk ve gençlere örnek olmalı”, dedi.
Ayrıca Şumnu kültür ocakları yönetim kurulu temsilcilerinin birçoğu kendi sorunlarından bahsettiler. Kimi yerde ısı sistemleri arızalı, kimi yerde yok. Bazı binaların tavanları akıyor veya yıkılıp dökülüyor, bazılarının ise belediyeden verilen destekler hiç yetmiyor. Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi yöneticisi ise şaka tarzında mecazi anlamda şunu söyledi: “Saygıdeğer Jivka Toneva, benim şahsen çook büyük problemim var. Hiç problemlerimizin olmaması problemi. Yıllarca problemleri saydık. Sayacak hiç bir şey kalmadı”, dedi. Devamında Şumnu Belediyesi Başkan Yardımcısı devam ederek saymaya başladı: ”Bina, personel, maddi destek, ısınmak için odun...” Nurten Remzi, “Umudumuz büyük…”, diyerek konuşmayı bitirdi.
Birçok olumsuzluklara rağmen, ek olarak birkaç okumaevleri temsilcileri tarafından iyi gerçekleşen Şumnu Bereket Karnavali ve başka bir iki faaliyetlerden bahs edildi. Yaklaşan Hristiyanlık bayramlarıyla ilgili şarap ikramları ile birlikte güzel dilekler sunuldu.
Yaklaşan Noel ve Yeni Yıl bayramları ile ilgili Şumnu Belediyesinin kutlama programı açıklandı. Bilgilerimize göre Noel bayramında koledarlar, ev ev dolaşarak Noel türküleri söyler ve aile reisleri ile ailelerinin diğer bireylerine, sahip oldukları hayvanlara, topraklara, v.s. sağlık, şans, refah ve bereket dileyen erkek çocukları ve delikanlılardır.
Şumnu Belediyesinin Noel kutlaması konseri ve defilesi 14 günden sonra olacak. Senaryoları, Birinci Derece Kiril ve Metodiy Madalyası sahibi, Kareograf ve Şumnu Belediyesi görevlisi Krasimir Savov tarafından hazırlanıyor. Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi, farklı olan arkadaş ve meslektaşlarının bayramlarını da paylaşmak isteyip kutlama programına katılmak isteğini kendisine açıkladı, çünkü tahminen en az 27 yıldan beri şimdiye kadar onların Hristiyan bayramlarına katılmak için bir kez de olsa davet almadı. Krasimir Savov şu cevabı verdi: ”Senaryonun hazırlanmasını bitirdim. Değişiklik yapamam. Kesin yapamam. Bu bayrama katılmanız doğru değil. Sizde Koledari folklor ekibi mi var? Bayramın defilesine de sizin katılmanız uygun değil”, dedi.
Bundan sonra ne diyebiliriz? Yorum sizin olsun… Ama bu konuyu ve cevabı düşünüp, bizim açımızdan size hüzünle açıklamadan geçemiyoruz. Bizim Ramazan ve Kurban bayramları kutlamalarına, konserlerine Türk ve Müslümanlardan başka, Bulgar, Çingene, Rus, Yahudi, Ermeniler de Müslüman, Hristiyan demeden katılıyor, katılabiliyor. Katılımları çok uygun oluyor. Onları istekle davet ediyoruz. Farklı millet ve dinden olmalarına rağmen sevdiğimiz, saydığımız, önem verdiğimiz, günlük sorunları ve sevinçlerimizi paylaştığımız dostlarımızı, meslektaşlarımızı davet ediyoruz. Bayram güzelliklerini paylaşınca daha mutlu, daha huzurlu oluyoruz. Bir de onların katılmasından gurur duyuyoruz. Hatta gelemiyoruz, müsait değiliz cevaplarını alınca üzülüyoruz. Bayram kutlamalarına onlar gelemeyince eksikliklerini hissediyoruz. Bundan sonra ne diyebiliriz? Yorum sizin olsun…
Mozaikdergisi 08.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Google Fotoğrafçılık Yarışması Düzenliyor
Dünyanın en büyük arama motorlarından biri olan Google, en iyi fotoğrafların seçileceği bir yarışma düzenliyor. Katılmak isteyenler aşağıdaki kategorilerde olmak üzere 8 taneye kadar fotoğraf gönderebilir:
- Ben
- Yemek
- Yolculuk
- Moda
- Hareket
- Sokaklar
- Spor
- Gece
- Ses/Sessizlik
- Bakış açısı
En iyi 100 fotoğraf ve aralarından finale kalacak olan 10 fotoğraf ödüllendirilecek. En iyi fotoğraf sahibinin alacağı ödül, London'da yapılacak fotoğraf sergisi ve seçtiği herhangi bir yere gezi olacak. Gezisi boyunca bir profesyonel fotoğrafçı ona eşlik edip bu alanda eğitim verecek. 18 yaş ve üzeri üniversite öğrencileri fotoğraf yarışmasına katılabilir ve http://www.google.com/landing/photographyprize/submission.html adresinden katıtlarını yaptırabilir. Kayıt için son tarih 31 Ocak 2011. Daha fazla bilgiyi yarışmanın resmi sayfasında bulabilirsiniz. http://www.google.com/landing/photographyprize/index.html
Mozaikdergisi 08.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bugün Üniversiteliler Bayramı
Aralık üniversiteliler günü, ülkemizde ilk kez 1903 yılında o zamanlarda Bulgaristan Prensliği’nde tek olan üniversite- Yüksek olul’un günü olarak kutlanıyor. Akademik Kurulu’nun 30 Kasım 1902’ tarihli kararıyla üniversiteliler gününün 8 Aralık’ta, yani Sveti Sedmıchislentitsi gününde kutlanmaya başlanıyor. 1944 yılından sonra bu kutlama kaldırılıyor, yerini 17 Kasım Yuluslararası Üniversiteliler dayanışma günü alıyor. 1962 yılında üniversite günü 8 Aralık’ta yenileniyor.
BNR 08.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
“Art Kod Kapadokya” Sergisi-
Balkanlar’ın Sihirli Kültür Köprüsü
Sofya’da Ulusal Arkeoloji Müzesinde “Art Kod Kapadokya” adlı sergi açıldı. Sihirli bir Balkan köprüsünde kültür ve sanatla birleşen 33 Bulgar ressam ve sanat adamının eserlerini içeren sergide, yağlıboya, seramik, sanat duvarları, heykellerden oluşan 70 eserli bir sergi izleyenleri büyüledi. Eski medeniyetler ocağı Kapadokya’nın güzelliklerinden etkilenen Bulgar ressamlar, bölgenin doğa harikalarını, yeraltı şehirlerini, mağaralarını, Peri bacalarını tablolarına yansıttı. Avrupa’da 2010 Kültür Başkenti olan İstanbul’da 50 Bulgar ressamın unutulmaz yolculuğu sırasında Kapadokya gezisi derin izler bırakır ve eserlere de yansıtılır. Serginin organizatörü Venera Konstantinova, eski medeniyetlerin elçisi Kapadokya tablolarının sergilenmesi için Arkeoljik müzenin ideal bir yer olduğunu savundu.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peri bacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir. Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür. Kapadokya'yı eskiden ev olarak kullanıyorlardı.Bu yüzden şimdi kalıntılar çıkartılıyor. Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.
Sergi ilk defa Haziran ayında Bulgar Ressamlar Derneği salonunda izleyiciler için sergilenmişti. Türkiye’nin Sofya büyükelçiliğinin girişimiyle Kasım’da Türk Kültür Günleri etkinliği bağlamında bu serginin yeniden teşhirine karar verildi. Antik Kapadokya’yı anlatan sanat eserlerinin yanında Bulgar topraklarında bulunan eski eserler ve sanat örnekleri de sergilendi. Böylece medeniyetler arasında bir diyalog kuruluyor, karşılıklı köprüler oluşturuluyor. Örneğin Lübomir Karaleev‘in “Atlı” tablosu müze salonunda bulunan “Atlı” heykeliyle çok ahenkli bir uyum içinde.
Sanat eleştirmeni Aksiniya Curova, kültürler ve çağlar arasında köprüler kuran bu büyülü toprakalrı ve eserleri şöyle tanıttı:
“Kapadokya büyüsü ressamlara esin kaynağı olmuş, çünkü buralar gerçekten birçok medeniyetin geçtiği ve izler sürdüğü topraklardır. Aynı zamanda oradakı doğa harikaları da tam bir rüya gibidir. Yığılmış olan kültürel tabakalar 25’ten 80’e kadar sanat adamlarına esin kaynağı oluşturmuştur.Sergide Kapadokya’nın bütün medeniyetlerinden izler görmek mümkünü Eski Surye, Mezopotamya, Bizans, erken hristiyanlık dönemi, Osmankı yılları ve Balkan kültürlerinin bir karışımı da görülebilir.
“Art Kod Kapadokya” sergisinin onursal organizasyonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin Sofya Büyükelçisi Sayın İsmail Aramaz da vardı. İş arkadaşımız Tatyana Obretenova Büyükelçiyle konuştu ve Balkan çoğrafyasında kültürlerin karışımı hakkında görüşünü aktardı.
BNR 08.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu Kültür Evi'nde
Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi Anıldı
Şumnu Kültür Evi üyeleri, 03.12.2011 tarihinde Fars şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsü olan Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi'yi andı. Her Cumartesi olduğu gibi bu hafta da aynı gün Şumnu Kültür Evi'nde toplanan genç üyeler, Mevlana'nın ölüm yıldönümü nedeniyle hayatı, eserleri ve özlü sözlerini dile getirdiler.
İlk önce Cahide Ercan Mevlana ile ilgili şunları özetle sundu: Mevlana 30 Eylül 1207 de bugünkü Afganistan'da bulunan Belh'te doğmuş. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi, dönemin İslam kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Bilginler Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled'in oğludur. Rumi adı, Anadolu'ya yerleşip orada yaşadığı için, o dönemde Anadolu'ya Diyarı-ı Rum deniliyordu, "Efendimiz" manasına gelen Mevlânâ ise, kendisine karşı duyulan büyük saygının belirtisi olarak verilmiştir. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya'ya gelen Seyyid Burhaneddin'in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl O'na hizmet etmiştir. Mesnevi bittiği zaman artık epeyce yaşlanmış olan Mevlânâ yorgun düşmüş, ayrıca sağlığı da bozulmuş ve 17 Aralık 1273'te de ölmüştür.
Onun ardından Destan Folklor Grubu’ndan Solist Mirel Tuncay, tüm insanlığa nasihati olan “Gel, Ne Olursan Gel” adlı eserini arkadaşlarıyla paylaştı.
“Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kafir, ister mecusi,
ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeliyiz,
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeliyiz biz...
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.”
Bu güzel eserin ardından Figen Efrahim, Nehriban Nevzat ve 5. Genç Kalemler Şiir Yarışması'nda 18 yaş grubu İkinci Emel Seyhan, büyük düşünürün özlü sözlerinden şu paylaşımlarda bulundu:
“Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”
“Yürek yanmadıkça göz yaşarmaz.”
“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.”
“Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.”
Daha sayısız olan bir çok Mevlana’nın özlü sözleri dilden dile söylendi. Bunun haricinde Mevlana'nın Mesnevi, Divan'ı Kebir (Büyük Divan), Fihi Ma-Fih (Ne Varsa İçindedir), Mecalis-i Seb'a (Mevlana'nın 7 Vaazı), Mektubat (Mektuplar) adını taşıyan eserleri konu edildi, sunuldu. Büyük bir dikkatle dinlenen bu bilgiler, üyeler arasında ilgi uyandırdı.
Bu kısa ve öz paylaşımın ardından, her hafta ciddi bir şekilde düzenlenen ve yoğun geçen saz, davul, zurna, halk oyunları sunuldu.
Hayatını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetleyen Mevlânâ'nın 800. doğum yılı olan 2007 UNESCO tarafından dünya Mevlânâ yılı ilan edilmişti. Bu karar Mozart yılı olan 2006'nın Mart ayında alınmıştı.
Mozaikdergisi 07.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şumnu Üniversitesi Mezunlarını Uğurluyor
Şumnu Episkop Konstantin Preslavski Üniversitesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da mezunlarını özel olarak düzenlenen törenle uğurluyor. Geleneksel olarak 8 Aralık Üniversiteliler Bayramı arefesinde düzenlenen törenlerde mezunlara diploma ve hediyeleri takdim ediliyor. 2 Aralık tarihinde bu yıl ilk diplomalarını alan Teknik Fakültesi mezunlarıydı. Pedagoji Fakültesi, 5 Aralık saat 10.00'da fakültenin toplantı salonunda düzenlenen bir törenle mezunlarına diplomaları takdim etti. 6 Aralık saat 10.00'da Doğa Bilimleri Fakültesi ve saat 13.00'da olmak üzere Matemetik ve Bilişim Fakültesi'nin törenleri var. Üniversitenin en geniş çapta öğrencisinin bulunduğu Beşeri Bilimler Fakültesi, 7 Aralık saat 11.00'da mezunlarını gururla uğurlamaya hazır.
Mozaikdergisi 07.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan’da İlk Aydınlatma Armatürleri Müze Sergisi Yapılacak
Eski Cuma Slaveykov okulunda, 8 Aralık tarihinde (Perşembe), saat 17.00’de çok enteresan ve ilginç bir sergi açılışı yapılacak. Bu sergi, Geçmişten Gelen Işık sloganı altında gerçekleşecek. Bulgaristan’da bu güne kadar bu türde bir sergi yapılmadı ve bunu gerçekleştirecek olan da Eski Cuma Bölge Tarih Müzesi. Yapılacak olan bu sunumda aydınlatıcı armatürler koleksiyonu sergilenecek. Koleksiyonda Romalılar zamanından XX.yy’a kadar kullanılan lambalar ön planda olmak üzere yakın ve geçmiş zamanda insanların evlerini aydınlatmak için kullandıkları aydınlatma araçları gösterilecek.
Mozaikdergisi 07.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sofya Belediyesi, Evsizler İçin Merkez Oluşturuyor
Sofya Belediyesi, kış sezonunda dışarıda kalan evsizlerin barınacağı bir merkez oluşturuyor. Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fandıkova, belediyenin gerçekleştirdiği çok sayıda sosyal yardım projesi olduğunu, evsizlere yardım projesinin de önemli olduğunu kaydetti. Sofya Belediyesi, hızlı bir şekilde müdahale edilebilmesi için Çalışma Bankalığı ile mobil bir ekip kurdu. Bu ekip geceleri sokaklarda evsiz kalan çocukları ve kimsesizleri alarak kriz merkezlerine veya sosyal yardım kurumlarına teslim ediyor.
Zaman Bg 07.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Kırcaali Merkezindeki Noel Ağacı Parladı
Kırcaali Belediye Başkanı Müh. Hasan Azis bugün “Kim diyor, Başkan çalışmıyor diye?” sözleriyle eline küreği alarak, Belediye Binası önündeki bahçeye ilk olarak küçük Noel ağacı dikti. Başkan’a Noel Dede ve Birleşik Çocuk Merkezinden cüce şekline giren çocuklar eşlik ettiler. En yakın zamanda Belediye önünde 3 metre büyüklüğünde bir ağacın daha dikileceği açıklandı.
Daha sonra grup, tiyatro binası yanında bulunan Noel için süslenen bir ağacın ışıklandırılması üzere oraya yollandı. Buraya toplanan yüzlerce çocuk ve anne babaları Noel ağacının parlamasını bekliyorlardı. Birleşik Çocuk Merkezinden çocuklar Noel Bayramı için uygun şiirli, şarkılı program sundular.
Aralarına davet edilen Başkan Hasan Azis, Noel Dedenin ilk önce Kırcaali’yi ziyaret etmesinin sebebinin burada bulunan Bulgaristan’da ve dünyada en uslu çocukların ve onların ve tüm Kırcaalilerin vatana karşı duyduğu ilgiden dolayı olduğunu belirtti. Başkan, “Artık sıradaki yedinci yıl, biz Noel Bayramı ve Yılbaşı için ormandan ağaç kesmiyoruz” diye vurguladı. Kırcaali Belediyesinin yönetimi adına, Kırcaali Belediye Başkanı seçimlerde aldığı destekten dolayı teşekkür etti ve Kırcaalilere başarılı 2012 yılı diledi.
Başkan, Noel Dede ve çocukların geriye sayımından sonra Noel ağacını ışıklandırdı. Böylece Hasan Azis, Kırcaali’de Noel ve Yılbaşı kutlamalarının startını verdi. Ağacın Kırcaali’nin havasını aydınlatmasından sonra Noel Dede, çocuklara Müh. Hasan Azis tarafından hazırlanan tatlı ürünleri ikram etti.
Kırcaali Haber 07.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Hicri Yılınız Kutlu, Aşureniz Hayırlı Mubarek Olsun
Değerli Din kardeşlerim.
Yüce Allah’tan hakkıyla ittika edenler ( günah işlemekten korkanlar) için çıkış yolları vardır.
Muharrem ayının 10. günü yani aşure günü, tarihte olağan büyük olaylar vuku bulmuştur. Hastalar şifa bulurken, sıkıntılı olanlar huzura gark olmuştur. Zulüm edenler helak olurken, zulüm görenler felaha ulaşmışlar. Bu olayları Peygamberlerin tarihlerinden delilendirelim inşallah.
Aşure gününde vuku bulan bazı önemli olaylar:
1.Adem (a.s)’ın zelle günahından - sonra tövbesinin kabulü.
2. Hz. Nuh döneminde inanmayanları cezalandırmak üzere takdir edilen tufanın sona ermesi ve inananların Hz. Nuh’la birlikte geminin cudi dağına ulaşmasıyla kurtulmaları.
3. Benden büyük Tanrı mı var diyerek, Hz. Musa ile savaşmaya and içen zalim Firavun ve ordusunun Kızıldenizinde boğulması.
4. Hz. İbrahim’in ateşe atılmasını emreden Nemrud’un burnundan giren sinekle işkenceler görüp yok olurken, Hz. İbrahim’in ateşten Allah’ın lütfu ile kurtulması – Halilüllah makamına ( Allah’ın dostu) yükselmesi.
5. Kardeşleri tarafından kuyuya atılan Yusuf (a.s)’ın kuyudan kurtulması.
6. Oğulu Yusuf’u bir başka seven Yakup peygamberin, köle olarak satılan ve daha sonra Mısır maliye bakanı olan ve kendisinden sonra peygamberlik gömleğini giyecek olan oğulu Yusuf ‘a kavuşması
7. 17 yıl yatağında hasta yatan, öyle ki cesedi kurtlar tarafından yenilen Eyyub Peygamberin şifa bulması.
8. Üzülerek ve büyük bir hüzünle bir de Peygamber efendimizin(s.a.s) torunu Hz. Hüzeyin’in de bu tarihte Kerbala’da şehid edildiğini ifade etmek durumundayım.
Mevlam cümlemize birlik ve dirlik ihsan etsin.
Aşure gününde Peygamberlerin hayat serüvenlerinde meydana gelen olağan büyük olaylar hürmetine Mevlam bizlerin de “ Hastalarına şifalar, dertlilerine devalar, borçlularına edalar, bekarlarına hayırlı evlilikler...” ihsan etsin.
Muhterem Din kardeşlerim!
26.11.2011 muharrem ayının 1.günü – hicri yılbaşı idi.
Aslında İslam takvimi, 2. halife Hz. Ömer b. Hattab döneminde “ Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye 622 yılında hicretiyle” belirlenmiş ve bugün 1432- 1433 yılını bu takvime göre idrak Etmiş bulunuyoruz.
10 muharrem – yani 5 Aralık ise aşure günüdür. Cahiliyye döneminde aşure gününde kabenin örtüsü değiştirilirdi. Medine’de yahudiler oruç tutarlardı. Peygamberimiz oruç tutmak isteyenler için Muharremin 9. 10. ve 11. günlerini tavsiye etmiştir.
Hububatlardan – değişik meyve ve çerezlerden yapılan aşureyle alakalı ise, Hz. Nuh tufandan kurtulduğunda kalan malzemelerle bu yiyeceği yaptı şeklinde yorumlar var. Doğrusunu Allah bilir. Ancak sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı oluşturan olaylardan biri olması hasebiyle bu yemeğin yapılıp dağıtılmasını tavsiye ederiz.
Mevlam böylesi anlamlı günleri – toplumun dostluk ve huzuruna vesile eylesin.
Beyhan Mehmed 06.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Çin’den Bulgaristan Tarımına Yatırım İlgisi
Bugüne dek, Çin’in Bulgaristan’daki varlığı ticaret alanında sınırlıydı. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Çin mallarını her Bulgaristan şehrinde görebilirsiniz- küçük sergilerdeki ıvır zıvırdan çocuk oyuncaklarının ve inşaat malzemelerinin satıldığı büyük mağazalara kadar. Ancak son yıllarda, Çin’in Bulgar ekonomisine gösterdiği ilgiye şahit oluyoruz. Bu ilginin merkezi de Loveç şehri. Loveç yakınlarında Çinli “Great Wall” marka otomobil üretimi için fabrika kuruldu.
Ayrıca ilişkilere ve turizme ivme kazandırcak Sofya ile Pekin arasında doğrudan uçak seferlerinin açılması da ele alınan konulardan bir tanesi.
Çin, Bulgar ekonomisine yaptığı yatırımlara, Avrupa Birliği pazarlarına girmek için iyi bir şans olarak bakıyor.
Çin sermayesi, Bulgaristan tarıma da yöneldi. Çin, aralarında ünlü Bulgar yoğurdunun da bulunduğu ülkemizden daha fazla süt mamülleri, piliç eti, yumurta, furaj bitkileri, işlenmiş sebze ve meyve satın almaya hazır. Çinli işadamların ilgisinden şaraplar ve gül yağı da kaçmadı. Ortak tesislerin kurulması arzusu da dile getirildi.
Aynı zamanda Çinin güçlü olduğu pirinç ve ipek böceğinin yetiştirilmesinde de işbirliği planları kuruldu.
Sonbaharda Çin, Bulgaristan tarımında ilk devlet yatırımını gerçekleştirdi. “Tyancin Agrobiznes Company” şirketi Kuzeybatı Bulgaristan’da 2 bin hektar dönüm tarlanın işlenmesi için 10 milyon avro yatırım yaptı. Burada, yonca, mısır, ayçiçeği yetiştirilecek ve daha sonra ürün Çin’e gidecek. Yatırımlar Avrupa Birliğinin en fakir ve yoksul belediyesi Vidinin Boynitsa belediyesinde yapıldı.
Ayrıca iki ülkenin Ziraat Akademileri arasında işbirliğinin kurulması öngörülüyor. Hayvan ve bitki üretimi alanında çerçeve anlaşmasının imzalanması gündemde. İki ülke arasında genç bilim adamlarının karşılıklı olarak iki ülkeyi ziyaret etme imkanları da görüşülen konular arasındaydı.
BNR 06.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
İlk Şarj İstasyonu Kuruldu, Elektrikli Otomobiller Yollara Çıkmaya Başladı
Elektrikli araçların şarj edileceği ilk istasyon Sofya’da kuruldu. İlk şarj merkezi Sofya Büyükşehir Belediyesi yakınlarına monte edildi. Yıl sonuna kadar da Sofya’da yedi şarj istasyonunun daha kurulması planlanıyor. İstasyonları kuran Fullcharger Bulgaria şirketi İcra Müdürü Vesela Şarankova, yeni şarj istasyonlarının bir ay içinde Merkez Bankası (BNB), Ulusal İstatistik Enstitüsü (NSİ) ve Kültür Bakanlığı önlerine; Makedonya, Aleskandır Nevski ve Narodno Sıbranie meydanlarına yerleştirileceğini söyledi. Şirket, 2012 yılının sonuna kadar başkent ve diğer büyük şehirlerde 150-200 şarj istasyonu kurmayı planlıyor. Firma, elektrikli otomobillerin kısa mesafeli oldukları için şarj istasyonlarının ilk olarak büyük şehirlerin merkezlerine konuşlandırılmasını planlanıyor. Elektrikli otomobiller, tek bir şarjla 150 kilometre yol kat edebiliyor. Sofya Belediyesi, bu tip araçlar için Mavi Bölge olarak adlandırılan alanlarda ücretsiz park imkanı öngörüyor. Her şarj istasyonunun yanında bir park yeri düşünülüyor. Şu andaki şarj istasyonlarında araçların tam kapasite şarj edilebilmeleri için 6-8 saat beklemesi gerekiyor. İleride bu sürenin 2 saate, hatta 30 dakikaya kadar düşmesi bekleniyor. Şarenkova, elektrikli araçların sayısında artış görüldüğünde ekspres şarj istasyonlarının kurulmasının da gündemde olduğunu kaydetti. Bu ekspres istasyonlarda araçlar 5-30 dakika içerisinde tam şarj kapasitesine ulaşılabilecek. Bataryanın şarz edilmesi ortalama 10 levaya mal oluyor. Ülke çapında yüzlerce elektrikli aracın yollarda olduğu tahmin edilirken, bunların çoğunun sahil bölgesinde olduğu belirtildi. Sofya’da 6 elektrikli otomobil yol alırken, elektrikli araca dönüştürülenlerin sayısının ise 20 civarında olduğu vurgulanıyor. Şarankova, “Bir yıl önce elektrikli otomobiller için şarj istasyonlarını tanıtırken, bu tür araçlar için ‘gelecek’ tabirini kullanıyorduk. Şimdi ise en modern araç endüstrisinin modellerini göreceğiz.” şeklinde konuştu.
Bulgaristan’daki ilk elektrikli otomobiller, birkaç ay önce Sofya’da düzenlenen uluslararası sempozyum ile piyasaya sunulmuştu. Ülke yollarında Peugeot iOn, Citroen C-Zero ve Mitsubishi iMiEV şehir içi modelleri yer alıyor. Gelecek yıl ise daha geniş olarak tanınan Opel Ampera gibi modellerinin de satışa sunulması bekleniyor. Elektrikli araç piyasasının yavaş gelişmesinin en büyük nedeni otomobillerin yüksek fiyatları gösteriliyor. Şu anda elektrikli otomobillerin fiyatı 50-60 bin levayı buluyor. Ekonomi Bakanlığı, Sofya Beldiyesi ve ilgili birkaç kurumla birlikte, elektrikli otomobil piyasasını canlandırmak adına teşvik paketi öngörüyor. Bunun için her bir elektrikli araç sahibine 5 bin leva civarında doğrudan teşvik verilmesi; Vinetka ücretinden, trafik vergisinden, park yeri ücretinden muaf tutulması düşünülüyor. Bulgaristan’ın buna benzer bir teşvik paketini kabul edip uygulamaya geçirdiğinde Avrupa’nın ilkleri arasında yer alacağı belirtiliyor.
Elektrik tüketen araçların en büyük avantajlarından biri 100 kilometrede 2,5 – 3 leva harcamaları. Aynı şartlar altında benzin veya dizel araçlar 15 leva harcıyor. Sessiz çalışan otomobillerin pahalı fiyatından başka altyapının olmayışı ve pili şarj edecek sitemlerin yaygın olmayışı ve bir şarjla 150 kilometre kadar gidebilme imkanı en büyük dezavantajı oluşturuyor. Normal bir elektrikli batı arabası en az 30 bin Euro’dan satılıyor. Yakıttan tasarruf edebilmek için ise arabanın 300 bin kilometre geçmesi gerekiyor. Aynı zamanda aracın neredeyse yarı fiyatını oluşturan pilin değiştirilip değiştirilmeyeceği de hesaba katılmıyor.
Zaman Bg 06.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Sofya'da Düzenlenen Kermeste Türk Standına Büyük İlgi
Uluslararası Kadınlar Kulübü'nün (IWC), Bulgaristan'ın başkenti Sofya'nın Inter Expo Center fuar merkezinde düzenlediği geleneksel Kermes Fuarı'nda Türkiye standı ziyaretçilerin beğenisini kazandı.
Yaklaşık 7 bin kişinin ziyaret ettiği kermeste kurulan Türk standını ziyaret eden konuklar, sunulan Türk yemekleri ve seçkin hediyelik eşyalara hayran kaldı. Fuarın özel konuğu olan eski Avrupa Komisyonu Komiseri Meglena Kuneva, Türk standını ziyaret ederek, Türk yemekleri ve örnekleri gösterilen el sanatları konusunda bilgi aldı.
Bulgaristan'da iş yapan Türk firmaları ve Sofya'daki seçkin Türk lokantaların yardımı ve maddi desteği ile kurulan Türk standında gönüllü olarak görev yapan Türkiye Büyükelçliği, Filibe ve Burgaz Başkonsolosluğu mensupları Türkiye'nin sanat gelenekleri ve mutfak kültürünü tanıttılar. Büyükelçi İsmail Aramaz, IWC'nin hayır amaçlı düzenlediği yıllık kermes etkinliğinde Türkiye'ye gösterilen ilginin her geçen yıl artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ziyaretçiler, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kırcaali kentinden Ömer Lütfi Kültür Derneği'nin halk oyunları ekibinin gösterisini hayranlıkla izledi.
aa 05.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yoksulluğa ve İşsizliğe Karşı Mücadele Edeceğim
Şumen’in Kaolinovo Belediyesi’ne bağlı Kliment köyü muhtarı Mustafa Müzekker Ahmet, halkın günden güne yoksullaştığını ve buna çözüm olarak işsizlikle mücadele edeceğini söyledi. 1300 kişinin yaşadığı köyde, halkın yüzde 80’inin tütün yetiştirdiğini, ancak AB’nin alternatiflere yönelmelerini istediğini, ancak halkın bu konuda tecrübesinin olmadığını aktaran Muhtar Ahmet, çözümü halkın yeniden hayvancılığa dönmesinde görüyor.
Son seçimlerde, Hak ve Özgürlükler Hareketi’nden muhtar seçilen Mustafa Müzekker Ahmet ile köyün sorunları ve projeleri hakkında görüştük.
Seçimlerden önce köy halkına hangi vaatlerde bulundunuz ve ne gibi projeleriniz var?
Ekonomik açıdan halkımız, günden güne fakirleşiyor. Ben, işsizliği azaltmak için çalışacağıma dair söz verdim. Avrupa programlarına başvuracağız, aynı zamanda burada iş kurmak isteyen iş adamlarına elimizden gelen desteği sağlamaya hazırız. Köyümüzün yolları ile ilgili projeleri yeniden yapacağız, çünkü önceden yapılanlar durduruldu. Bu bölgede halk, genellikle hayvancılık ve tarımcılıkla uğraşıyor. Köyümüzde bir mandra, dört PVC atölyesi var. Fazla iş imkanı yok. Halkımız çok iyi tütün üretiyor, eskiden halkın yüzde 80’i tütün çalışıyordu. Şimdi AB bunu istemiyor. Alternatif olarak pamuk ile şifalı bitki ekin diyorlar, ama bu konuda insanımızın tecrübesi yok. Benim çözüm olarak gördüğüm şey, hayvancılığa tekrar önem verilmesi. Bizim bu konuda tek sorunumuz var, o da hayvanlara su sağlamak. Derin su incelemeleri projesi yapacağız. AB tütünü istemiyor ve bu yavaş yavaş bitecek. Ayrıca, son yıllarda bizim gençlerimiz, kendilerini geliştirmeye önem vermediler. Ben de onlar için bir spor kulübü açmayı düşünüyorum. Gençleri toplayıp bir kültür hayatı sağlamamız gerekiyor. Gençler için mutlaka çalışmak lazım, çünkü gençliği kaybediyoruz, haberlerde hep gençler arasındaki şiddet olaylarını izleyip okuyoruz.
Hayvan bakım şartları ve süt fiyatı, üreticileri tatmin ediyor mu?
Hayvanların bakımının köy dışında yapılması şartı şimdilik gerekmiyor. Mesela, bir kişi 50-60 koyun veya 10-15 inek bakabilir. Sütün litresi şimdilik 45-50 stotinka. Yol budur. Buraya gelip fabrika kuracak kişi zor çıkar.
Sosyal programlarda kaç kişi çalışıyor?
Geçen yıl, 8 kişi sosyal programlarda vardı, 3 kişi de özel kuruluşların sağladığı programlarda çalışıyordu. Ama bu yıl, geçici istihdam programı çerçevesinde sadece 5 kişi bırakılacak, özel kurluşların programlarında ise (NPO) ancak 2 kişi çalışabilecek. Bu yıl, Avurpa Birliği’nden iki defa gıda yarımı geldi ve dağıtıldı. Geçen yıl odun yardımı alanlara ve genç annelere pirinç, un, yağ ve şeker gibi gıda yardımı verildi.
Zaman gazetesi okuyucularına ne mesaj vermek istersiniz?
Halkın, böyle bir gazeteye çok ihtiyacı var. Ne var ki, maddi ihtiyaçlar bazen manevi ihtiyaçları geri plana itiyor. Bence, düşünen bir kişinin böyle bir gazeteyi okuması gerekiyor. Tüm okuyuculara birlik ve beraberlik diliyorum, ayrıca birer vatandaş olarak haklarımızı savunmasını bilelim ve Bulgar komşularımızla iyi geçinelim. Biraz daha aktif olsunlar, geleceğe umutla baksınlar, çocuklarını okutsunlar, ama şimdiki zamana göre değil, gelecek zamana göre yetiştirsinler.
Niyazi Küçük, Şumen 05.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Şifalı Bitki Üreticisi Cevdet Zekeriya: Bulgaristan’da Yetişen Her Ot Şifalıdır
Şifalı bitkiler, çeşitli hastalıkların tedavisinde uygulanmak üzere hem hekimlikte hem de veterinerlikte kullanılmaktadır. Tarihi kaynaklara göre Asur İmparatorluğu’nda, Mısır’da, Hindistan’da, Çin’de bazı bitkilerin şifa kaynağı olduğu 5 bin yıl önce biliniyordu. Antik Roma hekimlerinden Galenus, Eski Yunanistan’da hekimliğin kurucusu olan Hipokrates, İslam’ın Altın Çağında yaşamış olan meşhur filozof, hekim ve çok yönlü bilim adamı İbn-i Sina gibi hekimler, yazdıkları eserlerde kendi zamanlarında kullanılan şifalı bitkiler hakkında faydalı bilgiler bırakmışlar. Bulgaristan topraklarında eskiden kullanılmış olan şifalı bitkiler hakkında da bilgiler mevcuttur.
Bitki biliminin (botanik) babası olarak adlandırılan Teofrast’ın yazdığı ‘Bitkiler Üzerinde Araştırmalar’ başlıklı eserinde, o zamanın dünyasında Trakya topraklarının şifalı otlar bakımından en zengin bölge olduğu kaydedilmiştir.
Kaolinovo’nun (Bohçalar) Todor İkonomovo (Mahmuzlu) köyünde, İRA EKO ve KOSA (Karnobat Ekolojik Ürün Üreticileri Birliği) olmak üzere iki firması bulunan 43 yaşındaki Cevdet Ali Zekeriya uzun süredir şifalı bitki üretimi yapıyor. Cevdet Bey’in tesislerinde 30 işçi çalışıyor. Kendisinin ve şirketinin toplam 140 dönüm şifalı bitki arazisi bulunduğunu söyleyen Cevdet Zekeriya, şifalı bitki işine 1999 yılında başladığını anlatıyor. Bütün tarlalarına çay bitkileri eken Zekeriya Bey, Blagoevgrad, Pazarcik, Velingrad, Kubrat, Tırgovişte, Provadiya, Kazanlık, Kalofer, Sopot gibi Bulgaristan’ın her bölgesinde yetişen şifalı bitkileri alıp Todor İkonomovo’daki iş yerinde, işleyip tüketime hazır hale getiriyor. Sonra da bu ürünleri Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Amerika gibi dış ülkelere ihraç ediyor.
Deliorman bölgesinde, genelikle ıhlamur, ısırgan otu, yemişen, mürver ve kuşburnu yetiştiğini belirten Cevdet Zekeriya, “Bulgaristan’da yetişen her ot şifalıdır.” diyor. Endonezya ve Makedonya’dan sonra Bulgaristan’ın, şifalı bitki sektöründe dünyada üçüncü sırada yer aldığını belirten Zekeriya Bey, dünyada bitkisel ilaçlara yönelme olduğunu kaydediyor. Cevdet Zekeriya “İhraç ettiğimiz ürünlerin ilaçlanmamış olması gerekiyor. Ekolojik olmaları gerekiyor. Bitkilerde, kimyasal madde bulunduğu takdirde ürün ya geri iade ediliyor veya fiyatı düşürülüyor. Bitkiler önce tahlil ediliyor, sonra sipariş veriliyor. Almanlar bizden aldıkları bitkilerden Aspirin gibi ilaçlar yapıyor. Bu yıl şirketimiz, 30 tır şifalı bitki ihracatı yaptı. Bir tıra yaklaşık 18-19 ton bitki yükletiyoruz. KOSA firması bitki çayı üretmiyor, yalnız bitkileri hazır hale getirip çay üreten firmalara poşetlemek üzere gönderiyor. Biz, kurutulmuş şifalı bitkileri alıyoruz. Sonra da benden hangi ölçüde isteniyorsa, elekler ona göre ayarlanıyor. Çöpler, toz herşey temizlenip yalnızca şifalı bitkinin ufacık kıyılmış biçimi kalıyor. İri ve ufak olarak ayrı çuvallara doldurup gönderiyoruz.” diyor.
Almanya’daki pazarlarının Stuttgart ile Düsseldorf şehirlerinde bulunduğunu söyleyen KOSA firması sahibi, her yıl Nürnberg’te düzenlenen şifalı bitkiler fuarına üç kez katıldıklarını aktararak şunları söylüyor: “Fuarda, raflara numuneler konuyor. Ben, en çok ısırgan otu ihraç ediyorum. Bu yıl, şimdiye kadar 120 ton sattım.” dedi.
Köy gibi bir yerde böyle iş yerinin olmasının avantaj olduğunun altını çizen Cevdet Zekeriya, insanların kazançlarını kendi köyünde harcadıklarını ve böylelikle küçük çapta da olsa, ekonominin döndüğünü söylüyor.
Cevdet Zekeriya, iş hayatındaki prensiplerini şu şekilde sıralıyor: “Müşterilerime karşı dürüst davranmak temel prensibimdir. Kaliteli iş yapmak, doğruluk ve firmanın büyümesini sağlamak gayemdir. Ayrıca şifalı bitkiler toplanırken şunlara dikkat edilmesi gerekiyor: Bir bitkinin yalnızca yapraklarını toplamak gerekiyorsa, meyveleri ve goncaları koparılmamalıdır, çünkü çoğalma özelliği kaybolur. Bir bölgede aynı türden olan bütün şifalı bitkiler toplanmamalıdır ki, nesli devam edebilsin. Özellikle zehirli ikizleri bulunan bitkiler iyi araştırılmalıdır. Şifalı bitkiler yalnız kurak havada toplanmalı ve gölgede ve havalı yerlerde kurutulmalıdır. Şifalı bitkiler, sadece bir uzman tavsiyesi üzerine kullanılmalıdır.” Şifalı bitkilerin birçok faydasının bulunduğunu ifade eden Zekeriya, bitkilerde organizmaya yararlı olan şifalı maddelerin bulunduğunu belirtiyor. Bunların genellikle bitkilerin yapraklarında ve goncalarında bulunduğunu söyleyen Cevdet Zekeriya, “Mesela ayrık otu, kaynatılıp içilirse böbreklere ve tansiyona çok faydalıdır. Isırgan otu da çok faydalıdır, çünkü içinde demir bulunuyor. Kaynatılıp sabah aç karınla içilmelidir.” diyerek tavsiyelerde bulunuyor.
Mehmet Ömer, Şumen 05.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Kırcaali Eski Türk Tiyatrosu Oyuncuları, “Hisseli Harikalar Kumpanyası” Müzikalinin Çalışmasına Başladılar
Geçen yıl hükümetin yaptığı reformla Kırcaali “Dimitır Dimov” Drama ve Kukla Tiyatrosunun şapkası altında faaliyetini “Kadiye Latifova” Sahnesi adıyla sürdüren tiyatro grubunun Haldun Dormen’in geçen asrın 80’li yıllarından unutulmaz müzikali “Hisseli Harikalar Kumpanyası” temsilini sahneye koyma hazırlıklarına başladıkları bildirildi. Basın temsilcileriyle bugün görüşme yapan tiyatro müdürü Plamen Panev, eski Devlet “Kadriye Latifova” Müzikal ve Dram Tiyatrosunun ortak projeler gerçekleştirdiği Antalya Devlet Tiyatrosunun Genel Müdürü, rejisör, oyuncu Selim Gürata ile çalışmaların devam ettiğini ve kendisinin Broadway’de oynanan “Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikalini Kırcaali’de sahneye koyacağını açıkladı. Bundan yaklaşık 10 gün önce tiyatroda bir hafta çalışmalar yapan Gürata’nın müzikalin sahneye koyulacağı adının oyuncuların kendilerinin seçmelerini ödev verdiği anlaşıldı. Prömiyerinin Ocak ayının sonunda olması beklenen müzikalin, yazın Antalya’da yapılan Uluslararası Tiyatro Festivalinde de ikinci prömiyeri yapılması düşünülüyor.
Eski Türk Tiyatrosu adıyla bilinen, “Kadriye Latifova” Sahnesinin Genel Koordinatörü ve aynı zamanda “Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikalinin yönetmen yardımcısı Gülşen Rasim konuyla ilgili, “Temsilde Türkçe şarkılar, danslar olacak. Aynı zamanda müzikali yapan ve aktörlerin sahne ardı yaşamı, özel hayatlarıyla ilgili dramatik bir çizi de var.
16 Aralık 2011 tarihinden itibaren bu müzikalin provalarına başlayacağız. Selim Bey buradaydı, onunla görüşmeler yapıldı. Metinler oyuncularımıza verildi ve onların üzerinde masa çalışmaları yapıldı. Bunun üzerine müzikali sahneleme anlaşmasına girdik.
Müzikalin prömiyerinin ne zaman olacağını söylemek için daha çok erken, fakat Ocak ayının sonunda veya Şubatın başında olmasını planlıyoruz” diye paylaştı.
Gülşen Hanım, “Seyircilere bir sürprizimiz daha var ama şimdilik onu açıklamak istemiyoruz. Sadece şunu söyleyeyim, Selim Gürata ile başka bir oyunla ilgili görüşmelerimiz olacak ama bu henüz netleşmiş bir öneri değildir” diye ifade etti.
Bundan önce eski Kırcaali Türk tiyatrosu, “Tiyatro Aşkım Benim”, “Hürrem Sultan” ve “Yedi Kocalı Hürmüz” oyunlarının sahnelenmesinde Selim Gürata ile birlikte çalıştı.
Resmiye Mümün 05.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Tuna Nehrinn Düşük Su Seviyesinden Dolayı Nehir Boyunca Gemi Ulaşımı Neredeyse Durdu
Novo selo hidrometereoloji istasyonundan yapılan açıklamaya göre, Tuna nehrinin su seviyesi Novo selo’da eksi 2’ye / Pasifik okyanusunun su seviyesine kıyasla/ kadar düştü. Son 24 saatte 3 santimetrelik düşüş kaydedildi. Tuna nehrinde, düşük su seviyesinden dolayı gemi ulaşımı nerdeyese durdu. Nehrin üst kısımlarında su akımı yok ve su seviyesinin düşüşü ne zamana kadar süreceği bilinmiyor. Lom şehri “Liman denetimi” bölümü müdürü Lidmil İvanov’un tahminlerine göre gemilerin büyük bir kısmı ekonomik zararlara uğrayacak.
BNR 05.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristanlı Gençler Gel.. Çağrısına Uydu
Bulgaristanda üniversitelerarası düzenlenen Mevlananın Gel Daveti Neyi Anlatıyor? başlıklı kompozisyon yarışmasında birinci olan gençler, Konyanın tarihi ve turistik yerlerini gezdi
Bulgaristan’da üniversitelerarası düzenlenen “Mevlana’nın ‘Gel…’ Daveti Neyi Anlatıyor?” başlıklı kompozisyon yarışmasında birinci olan gençler, Konya’nın tarihi ve turistik yerlerini gezdi.
Toplumsal Gelişim Derneği ve UETT aracılığıyla mükâfat olarak Konya seyahatini kazanan gençler, Mevlana Türbesi’nde dua ettiler. Gazeteci-yazar Mustafa Balkan’ın mihmandarlığında Konya’nın tarihi ve turistik yerlerini üç gün boyunca gezen üniversiteli gençler; başta Şems-i Tebrizi Türbesi olmak üzere Mevlana Türbesi, Karatay Medresesi ve İnce Minare Müzesi ile Sahibi Ata Külliyesi, Arkeoloji Müzesi, İzzet Koyunoğlu Müzesi, Alâeddin Camii ve Selçuklu Sultanları Türbesi’ni görme imkânı buldu. Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli’yi de ziyaret etme imkânı bulan 5’i Türk 14 genç, Mevlana Müzesi’ni görevli memur Necdet Karakaya’nın tercümanlığında ziyaret ederek Mevlana Celaleddin Rumi ve ailesi ile Mevlevilik hakkında geniş malumat elde ettiler. Kitap Fuarı’nı da gezen kafile, serbest zamanlarında Konya’nın çarşı ve bedestenlerini de gezerek alış veriş yaptılar.
Kafile başkanı olan Bulgaristan’daki Türklerin kurduğu ve kısa adı HÖH olan Halk ve Özgürlükler Hareketi Gençlik Kolları MYK üyesi İlhan Küçük, Konya’yı son derece gelişmiş planlı bir şehir olarak gördüklerini belirterek “Mevlana türbesinde son derece manevi bir atmosfer yaşadık. Osmanlı döneminde Larende’den Balkanlar’a göç eden evlad-ı fatihan torunları olarak Konya elbette bize yabancı değil. Bu güzel şehri çok sevdik. Mevlana başta olmak üzere tarihi güzellikleriniz bizi cezbetti” dedi.
Haber Merkezi 03.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Rusçuk'ta Birinci Engelli İnsanlar Festivali Düzenleniyor
Dünya Herkes İçindir Engelli İnsanlar Festivali, Rusçuk belediye salonunda saat 14.00'de düzenlenecek. Festival 3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü nedeniyle ve bu yıl ilk defa yapılıyor. Bölgeden 15 engelli organizasyonu ve sosyal hizmet sağlayıcıları katılacak. Yapacakları gösteriler haricinde kendilerinin yapmış olduğu nesneler sergelenecek. Bu sergi, belediye salonunda misafirlere sunulacak.
Mozaikdergisi 02.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Hacı
Dünya’nın En Etkili 500 Müslümanı Arasında Yer Alıyor
Ürdün'ün başkenti Amman merkezli Kraliyet İslam Strateji ve Araştırma Merkezi, "Dünyanın En Güçlü 500 Müslümanı" listesinin 2011 versiyonu yayınlandı.
2009'dan beri düzenli olarak yayınlanan listede politika, akademi, iş ve din dünyasından birçok ünlü isim ile birlikte Başmüftü Mustafa Hacı de yer aldı.
Açıklanan listede ilk üç’ü Sudi Arabistan Kıralı Abdullah Al Saud, Fas Kıralı 4. Muhammed ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan alıyor.
İlk 50 sırada ise dört Türkün ismi var: Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu. Liste’nin 42 sırasında Bosna Hersek müftüsü Mustafa Ceric de yer almakta.
Yayınlanan bülten, Mustafa Hacı’nın önemini, Hıristiyanların çoğunluk olduğu bir ülkede büyük bir Müslüman azınlığının lideri olarak önemini vurgulamaktadır. Ayrıca son zamanlarda başkent Sofya’da gündeme getirilen yeni camii inşası sorununu medyalara ve Avrupa Birliği ve uluslararası platformların gündemine taşımasından dolayı bu önemli listede yer almaktadır.
Başmüftü Hacı, 2009 yılında ilk defa yayınlanan listede, ardından 2010 yıllında da listelerde yer almıştı.
Kırcaali Haber 02.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Momçilgradlı Ressam Şair Aynur Açıkgöz Eserlerinde Balkan Kadınını Tanıtıyor
Ressam şair Aynur Açıkgöz 1964 yılı Momçilgrad (Mestanlı) doğumludur, fakat 1989 yılında gerçekleşen zorunlu göçe ailesiyle beraber tabi tutulmuştur. Şimdi İzmir’de yaşamını sürdürmektedir. Kendisi Balkan Kadınları Derneğinin Başkanıdır.
Aynur Açıkgöz, Kırcaali’de bir ay önce açılan karma sergiye 5 tablosuyla katıldı. Sergi, Ankara Tekirdağ Kültür ve Yardımlaşma Derneği ve Kırcaali Türk Kültür ve Sanat Derneğinin “Uluslararası Trakya Rodoplar Buluşması” adı altında düzenledikleri kültür ve sanat etkinliklerinin parçasıydı.
Temel resim eğitimini Bulgaristan’da gören Açıkgöz, Türkiye'de de büyük üstat Şeref Bigalı’nın özel atölyesinde çalışmalarını profesyonel anlamda devam ettirdi. 20 yıldır profesyonel olarak resim yapmaktadır. Bugüne kadar yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen 60-70 arası karma sergide yer aldı ve onun dışında da 20’ye yakın kişisel sergisi oldu. Bu da ona uluslararası bienal ve sempozyumlara katılım sağladı. Birçok eserleri şu anda özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Balkan Kadınları Derneği Başkanı olarak kendisi de uluslararası organizasyonlar yapmaktadır. Sanatçının eserleri yarı soyut ve figüratif olmanın yanı sıra, kendine özgü bir teknik ve renkçilik ile dikkat çekmektedir. Aynur Açıkgöz, çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir.
Ressam, tablolarında kendini ifade eden Rodop kadınını tanıtma adına tema olarak işlemeye devam ediyor. Aynur Hanım, “O kadını ben her zaman bir kuşla özleştirdim. O kuş benim gözümde anka kuşudur. Çünkü anka külünden yeniden kendini yaratan bir kuş olduğu için ben de bir göçmen kadını olarak, gittiğim anavatanda yeniden kendimi küllerimden doğmuş hissediyorum. Bu yüzden anka kuşuyla kişiliğimi özleştirdiğim için eserlerimde onu kullanıyorum” diye açıkladı.
Aynur Açıkgöz Kırcaali’deki sergi ile ilgili şunları ifade etti: “İlk kez Kırcaali’de sergi açmanın heyecanını yaşıyorum. Bu 20 yıldır arzuladığım bir olaydı. Bugüne nasip oldu. Kırcaali’de sergi açmak benim için çok özel bir durum. Zaten sergi süresince heyecanımı siz de gördünüz. Kırcaali benim için çok özel bir yer. Ben ilk resim eğitimini Bulgaristan’da, yani Mestanlı’da aldım. Orada büyük ressam Kamber Kamber atölyesinde resim yapmaya başladım. 22 yıl sonra tekrar Kırcaali’de olmak, bu sefer artık amatörlükten çıkıp, profesyonel bir ressam olarak burada sergi açmanın gururunu yaşıyorum”.
Aynur Açıkgöz eserlerinde işlediği Rumeli, Balkan, Rodop kadını konusuyla ilgili
“Türkiye’de kadın konusu her zaman gündemde çok kalan bir konudur. Fakat Türkiye’de bugüne dek sesini duyurmamış bir kadın topluluğu vardı. O da Balkanlar’dan göç etmiş kadınların çok suskun kalmasıydı. 1800’lü yıllardan beri Türkiye’ye göçler devam ediyor, fakat hiçbir zaman Balkan kadınları örgütlenmemişti. Balkan kadınlarını örgütlemek amacıyla Balkan Kadınları derneğinin kurucusu oldum. Üç yıldır bu derneğin çatısı altında kültürel faaliyetlerde bulunuyoruz. Çünkü kültürüne sahip çıkması gereken özellikle onun yaratıcısı olarak kadındır, yani kültürü yaşatacak olan kadındır. Bugün artık Balkan kadını hem kişiliğiyle, duruşuyla, kalkışıyla, eğitimiyle, kültürüyle, kılık kıyafetiyle Türkiye’de örnek olan bir model oldu. O modelin gerçekten bilinmesi, tanınması bize düşen bir görevdi. Benim bu kadını gerek resimlerimde, gerek şiirlerimde tanıtmam, içimdeki taşan duyguların birer ifadesidir” diye öne sürdü.
Balkan Kadınlar Derneği Başkanı Aynur Açıkgöz ayrıca bu yöndeki çalışmalarına da değinerek, “Türkiye’de Ege 9 Eylül Üniversitesinde Balkan Kadınının kim olduğunu, kişiliğini, göç öncesi, göç sonrası yaşamış olduğu sorunlarıyla oluşturduğu kişiliğini anlatan bir makale sundum. Sadece bununla sınırlı kalmadım. Bugüne kadar birçok sempozyumlarda, yurtdışında da olmak üzere, göç temasını işlemeye devam ediyorum. Burada düzenlenen sempozyumda da “Bulgaristan Türk Edebiyatında Göç Teması” başlıklı çalışma sunacağım. Uzun zamandır araştırdığım bir tema. Konuyu ben, “Göç Öncesi Yazılan Edebiyat Eserlerimiz” ve “Göçten Sonra Yazılan Edebiyat Eserlerimiz” diye iki bölümde işliyorum. Göçten sonraki dönemi de ikiye bölerek, bir taraftan göç etmiş insanların verdikleri mücadeleyi ve bakış açısını yansıtan eserleri araştırıyorum, diğer taraftan da Bulgaristan’da kalanların dramını yansıtan şiirleri, yazıları ele alarak araştırmalarıma devam ediyorum” diye belirtti.
Aynur Açıkgöz göç olayı hakkında, “Tarihte kimsenin inkar edemeyeceği vazgeçilmez bir olay yaşandı. Bu olay göçtü. Göç bir travmadır. Göç benim gözümde iki uçlu bir bıçaktır. Bir tarafı kavuşturur oradakilerle, bir tarafı ayırır buradakilerle. Bu iki taraflı bıçak gerek burada kalanların, gerek orda olanların kalbinde hep saplı durmaktadır” diye duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Resmiye Mümün 02.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Prolet Anaokulunda Doğaya Daha Yakın Girişimi
Rusçuk Prolet anaokulu öğretmenleri, çalışanları, öğrenci ve aileleri, Doğaya Daha Yakın girişiminde yer aldılar. Hep birlikte doğa materyallerinden çok özel ve güzel nesneler ortaya çıkardılar, doğa ve sosyal hayat üzerine düzenlenen açık derslere katıldılar. Doğa materyallerinden yapılan nesneler, bugünden itibaren anaokul binasında sergilenecek. Doğaya Daha Yakın girişimi, bu yıl Prolet anaokulu tarafından ikinci defa gerçekleşiyor. Amacı okul ve anaokullarındaki sağlık ve sivil eğitimini hızlandırmak olan bu girişim, Katılıyorum Ve Değiştiriyorum kampanyasının bir parçası. Kampanya faaliyetleri kulüp, yarışma, sergi, oyun, bilgi oyunları, tatil ve törenlerde düzenleniyor.
Mozaikdergisi 01.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Spor Bakanlığı Eski Cuma’da Ücretsiz Kullanım İçin
4 Spor Alanı Açıyor
Beden Eğitimi Ve Spor Bakanlığı, Bulgaristan’daki büyük şehirlerde Açık Kapılar Günü düzenliyor. Bu girişim Yeni Bir Başlangıç İçin Geç Değil projesinin bir parçası. Eski Cuma’da isteyen herkes ücretsiz olarak bu dört spor alanında tercih ettiği sporu yapabilecek. Şubat 2011 yılına kadar her spor alanı belirli bir grafiğe göre çalışacak.
Mozaikdergisi 01.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Köklüce SOU N. Y. Vaptsarov Okulu Kimya Yılını Kutladı
Bilindiği gibi 2011 yılı UNESCO tarafından Kimya Yılı olarak ilan edilmiştir. Madam Curie 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. Yılı. 1911 yılında Kimya Nobel ödülünü almasının üzerine tarihte iki Nobel kazanan ilk kişi ve tek kadın olmuştur.
Bu nedenle Köklüce SOU N. Y. Vaptsarov Okulu, Kimyanın Büyüsü başlığı altında kimya yılını kutladı. Bu kutlamaya V-XII sınıf öğrencileri katıldı ve gösteri yaptı. Genç kimyacılar, evde el altında bulunacak türden malzemelerle birkaç deney gösterisi yaptı. Bilgi yarışması, oyunları düzenledi. Kimya öğretmeni Rumyana Tsvetkova önderliğindeki öğrenciler, yapmış oldukları gösterilerin ardından aldıkları alkışlardan memnun bir şekilde etrafa gülücüklerle karşılık verdi.
Mozaikdergisi 01.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Isıtma İçin Mali Yardımın Ödenmesine Başlandı
Kırcaali Bölgesel Sosyal Yardım Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, 2011-2012 kış sezonunda ısıtma yardımı almak için 9 596 dilekçe sunulmuştur. Sosyal yardımın sağlanılması için 7 113 emir verilmiştir.
Ağustos ve Eylül ayında yardım alma talebinde bulunanlar için ayrılan paraların banka hesaplarına yatırıldıkları açıklandı.
Emek ve Sosyal Politika Bakanının emirnamesine göre, bu yıl 31 Kasım’dan 31 Mart tarihine kadar ısıtma için ayda 57,92 Leva veriliyor. Isıtma yardımı almak için yoksul vatandaşlar 1 Ağustos ile 31 Ekim tarihleri arasında Bölgesel Sosyal Yardımlaşma Müdürlüklerine dilekçe sunuyorlar.
Kırcaali Haber 01.12.2011
|
| |
|
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------