Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

MOZAİK DERGİSİ - HABERLER

DUYURU

Anadili Türkçe olanlar,


21 ŞUBAT- ANADİLİ GÜNÜ BAYRAMI’dır.


Şumnu Kültür Evi, ilkokul,ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerini bir araya getirerek, 18 Şubat (Cumartesi) 2012,  saat 11.00’de, Türkçe gramer, tarihçe ve tercüme özelliklerini kapsayan, konusu Anadilim olan yarışma düzenliyor.

Ayrıca Şumnu Kültür Evi, Biz Derneği, Şumnu Üniversitesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü temsilcileri, 25 Şubat (Cumartesi) 2012 tarihi, saat 11.00’de, Kuzey  Bulgaristan’dan  okul müdürleri, öğretmenleri, dernek başkanları, şair ve yazarları davet ederek konusu Türkçem olan seminer düzenliyor.


Herkesi AnadilimTürkçem kutlamalarına davet ediyoruz!

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                 31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DUYURU

 3. Şumnu Genç kalemler Kompozisyon Yarışması
DÜNYA ÇOCUKLARLA GÜZEL

Konular:          Doğa ve Çocuk
Oyunlarım
Hatıralarım
Kötülük ve İyilik
Sevinçlerim
Sevdiklerim

Yaş Grupları:                                12 ve 18 yaşa kadar

Yazıları son gönderme tarihi:        8 Nisan 2012

Sonuç bildirisi ve Ödül Töreni:      14 Nisan 2012

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                 31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Okullar Tatil Edildi

  Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, ülke genelinde 454 okul meteoroloji  ve grip salgını nedenleriyle tatil edildi. Kötüleşen trafik yolları sebebiyle 270, grip salgını sonucu  ise 183 okul kapılarını eğitime kapatmış durumda.

 

 

 

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                                 31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tuna Nehrinin Silistra Kısmında Buz Parçaları Oluştu 

  Tuna nehri gemi ulaşımı araştırma ve bakım ajansının Silistra temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre, Tuna nehrinin Silistra kısmında buz parçaları oluştu. 
  Nehir kıyılarında da buzlanma var. Nehrin su sıcaklığı 0 derece, hava sıcaklığı eksi 12 derece.

 

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                   31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Varna Limanı Şiddetli Rüzgardan Dolayı Kapandı 

  Varna limanı, bu sabah saat 02.00’den itibaren şiddetli rüzgardan dolayı kapandı.Kuzeybatı rüzgarının hızı saniyede 14 mt.

 

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                                     31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk Külüplerinden
Spor Takvimini İle İlgili  Başvuru Kabulu Başladı

  Rusçuk Belediyesi, 2012 yılı spor takvimini oluşturmakla ilgili çalışmalara başladı. Belediye, bu yönde çalışmalarında bölgedeki spor kulüplerinden başvuruları kabul etmeye başladı. Başvuru formlarını, pl.Svoboda No.4 adresindeki Yönetim Hizmetleri Merkezi’nden veya Rusçuk Belediyesi web adresi www.ruse-bg.eu  ‘den alabilir ve ulaşılabilir.
  Rusçuk  belediyesi genelinde kayıtlı olan ve faaliyet gösteren tüm spor kulüpleri, 01-28.02.2012 tarihleri arasında evraklarını teslim edebilirler.

 

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                                         31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofya Mezarlığında Yatan
Osmanlı Prensesinin Mezarına Alçakça Saldırı

  Sultan V. Murad’ın kızı Fatıma Sultan’ın Sofya Mezarlığındaki kabrinin etrafını kuşatan demir parmaklık kesilip çalınmış, mezar taşındaki Osmanlı tuğrası kırılıp okunmaz hale getirlmiş. 
  Türkiye Cumhuriyeti’nin ilân edilmesiyle yurtdışında ikamete zorlanan Osmanlı hanedanı üyeleri dünyanın dört bir tarafına yerleşmişler, bir kısmı da Bulgaristan’ı mekân tutmuşlardır. Başkent Sofya’ya yerleşenler arasında Sultan V. Murad’ın kızı Fatıma Sultan da bulunmaktadır.
  Sofya’ya yerleştikten birkaç yıl sonra sonra Prenses, 23 Kasım 1930 tarihinde bu dünyaya veda etmiştir. O yüzden naşı Sofya şehrinde bulunan Orlandovtsi Merkez Mezarlığındaki Türk parseline defnedilmiştir. Osmanlı hanedanı üyesinin vefatı münasebetiyle Sofya Banyabaşı Camiinde mevlid-i şerif okutulduğu o dönemin basınında duyurulmuştur.
  Bir zamanlar mezarlığın Müslümanlara ait kısmında bulunan gasilhanenin yakınlarına defnedilmiş olan Fatıma Sultan’ın mezarı ufak sütunlar ve güzel işlenmiş demir korunluk ile çevrilerek koruma altına alınmıştır. Mezartaşlarıı ise özel olarak hazırlanıp baş ucundaki estetik değere sahip taşın ön tarafına Osmanlıca, arka tarafına da Bulgarca yazılar hakkedilmiştir. Aynı taşın ön tarafına Prensesin babası Sultan V. Murad’ın tuğrası da işlenmiştir. 
  Çocukları uzun zaman Bulgaristan’da yaşadıktan sonra komünizm dönemi Devlet Emniyeti (DS)’nin binbir baskısına maruz kaldığı için buldukları ilk fırsatta Batı ülkelerine kaçarak annelerini yâd ellerde bırakmışlardır. Herşeye rağmen belirli bir döneme kadar Sofyalı Türklerce kabri ziyaret edilen Fatıma Sultan, son dönemlerde sadece birkaç Sofyalı vefakârın duasıyla yâd edilir olmuştur. 
  Geçen hafta sonu Bulgaristan Türklerinin canlı tarihi Dr. İsmail Cambazov hocam ile tarihimizdeki beyaz karanlık sayfaları aydınlatmak üzere Sofya’daki tarihî Türk mezarlığını ziyaret ettiğimizde hayretler içinde kaldım. Muhtemelen bizleri “barbar” olarak niteleyen birileri 80 yıldan beri sessizce ve garip bir halde mezarlığın bir köşesinde yatan Fatıma Sultan’ın mezarını kuşatan demir parmaklıklar ve zincirler kesilerek alınmış, çalınmıştı. Bu da yetmiyormuş gibi, mezartaşının üst kısmına ustalıkla işlenen V. Murad’ın tuğrası kırılmıştı. İçler acısı bir vahşet... İnsana cansız olarak yattığı mezarında bile rahat yok... Komünizm döneminde birçok Osmanlıca ve Türkçe yazılı mezartaşı zaten yok edilmiş mezarlıkta tarihimize ışık tutacak birkaç mezartaşı bulunuyordu ki, bunların en önemlisi barbarlığa kurban gitti. Olayın ne zaman olduğu tam olarak belli değil, ama 2011 yılında olduğu anlaşılıyor. Fâili mechul bir cinayet...
  Şanlı tarihe sahip olan bizler en azından kalana sahip çıkmak için elimizden geleni yapmalıyız ki, onların da yok olmasıyla bizler de yok olmayalım.

Fatıma Sultan’a Dair Birkaç Söz: 

  Fatıma Sultan, 30 Mayıs – 31 Ağustos 1876 tarihleri arasında sadece doksan üç gün tahtta kalan Osmanlı Sultanlarından V. Murad’ın kızıdır. Tarih kaynaklarında 19 Haziran 1879 tarihinde Çırağan Sarayı’nda doğduğu bildirilmektedir. Annesi Resan Hanımefendi’dir. Eşi Mahmud Refik olup tespit edebildiğimiz kadarıyla çocukları şunlardır: Ayşe Hatice Hanımefendi, Mehmed Ali Beyefendi, Celaleddin İris, Aliye Sultan. Eceli gelmiş ve yakalandığı hastalık sebebiyle sürgünde bulunduğu Sofya’da iken 23 Kasım 1930 tarihinde vefat etmiştir. Bazı kaynaklar vefat tarihini 1932 gösterse de mezartaşındaki tarih çok net bir biçimde 1930’u göstermektedir.

Fatıma Sultan’ın Mezartaşındaki Sözler: 

 “Tuğra: Mehmed Murad Hân bin Abdülmecîd el-muzaffer dâimâ.
  Osmanlı pâdişâhlarından cennetmekân Sultân Murâd-ı Hâmis Hazretlerinin kerîmeleri olup hasbe’l-kader bu diyâr-ı gurbetde rahmet-i Rahmâna ilticâ eden mağfûretün lehâ Fâtıma Sultân Hazretlerinin kabr-i münevverleridir.”
2 Receb 23 Teşrîn-i sânî (Kasım)
Sene 1349 – Pazar Sene 1930

 

 

 

Vedat S. Ahmed                                                                                                                31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnterpol, Ardino’dan 6 Yaşındaki Can’ı Arıyor

  Ardino doğumlu 6 yaşında bir oğlanın 24 Ocak 2012 tarihinden itibaren kayıp olduğu ilan edildi. Çocuğun adı Can Erdinç Muradov ve dün İnterpol’un (INTERnational POLice) sitesinde bulunan aranılan kişiler listesine eklenmiştir. Tam olarak nereden ve nasıl koşullarda kaybolduğuna dair bilgi edinilmemiştir. Can’ın Türk vatandaşı olduğu, fakat Bulgarca da konuştuğu belirtilmiştir. Anne babasına ait kayıtlı verilere göre, çocuğun Bulgaristan’da yaşadığı tahmin ediliyor. Çocuk 107 santimetre yüksek, gözleri kahverengi, saçlarıysa kestane rengindedir. Oğlanın babasının adı Erdinç Recebov Muradov, anasının ise Nevriye Bilal Muradova. 
  Bu kişiler hakkında bilgisi olanlar 112 telefonuna veya en yakın karakola bilgi verebilirler. 

http://www.interpol.int/Missing-Persons/%28missing_id%29/2012-6709?missing_search=&IPSGT_ICPO_Countries=122¤t_age_mini=0¤t_age_maxi=100

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Olumsuz Hava Şartları
Şumen Bölgesinde Hayatı Kötü Etkiliyor

  Kar yağışıyla birlikte gelen aşırı soğuklar nedeniyle Şumen bölgesi zor anlar yaşıyor. Her geçen gün hava sıcaklığının daha da aşağılara düşmesi nedeniyle okulların tatil edilmesi gündemde. Bu hafta başında Şumen’de grip salgını ilan edilmesine rağmen halen öğrenciler okullarda yerlerini almaya devam ediyorlar. Bölge milli eğitim müfettişliğinden yapılan açıklamalara göre okullarda hasta olan öğrencilerin sayısının % 30 oranlarına yükselmesi durumunda tatil olacağı bildirilirken, her geçen gün hasta öğrencilerin sayısının artması nedeniyle okulların kapatılmaları bekleniyor. Bazı Şumen köylerindeki okullar bugünden itibaren cumaya kadar tatile çıktılar. Buna sebep olarak zorlu hava ve yol şartları olarak bildirildi. Bugün rüzgarın etkisini arttırması sonucunda tipi oluştu ve birçok köye ulaşım kapandı. Yoğun tipi sonucu yollar kapanırken, bazı araçlar yollarda mahsur kaldılar. Bu sabahtan itibaren yol açma çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, yollardaki durumun halen yolculuğa müsait olmadığı, çünkü açılan yolların tekrar kapandığı bildirildi. Meteoroloji şubat ayının ilk iki günü havaların tehlike arz edecek seviyede soğuk olacağı konusunda uyarılarda bulunurken, vatandaşların dikkatli olmaları konusunda çağrılarda bulunuldu. Bu sabah Şumen’de hava sıcaklığı – 19’a kadar düşerken yarından itibaren sıcaklığın – 25’lere kadar düşebileceği tahmin ediliyor.

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                                31.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türk Rejisör Nuri Bilge Ceylan,
Bulgaristan'ı Ziyaret Edecek

  64. Kan Film Festivali'nde  Bir Zamanlar Anadolu'da filmiyle Grand Prix ödülünün sahibi olan Nuri Bilge Ceylan, Bulgaristan'a  geliyor. Nuri Bilge Ceylan'ın başkent Sofya'da düzenlenecek olan 16. Sofya Film Festivali'nde davetli olarak özel misafirler arasında yer alması bekleniyor. Ünlü rejisör,  Darden kardeşlerin filmi Bisikletli Kız ile Kan festivali ödülünü paylaştığı ve en son çektiği Bir Zamanlar Anadolu'da filmini şahsen Sofya'da tanıtacak.  Festvalde rejisöre, Sofya'nın büyük ödülünün verilmesi bekleniyor.  

"Sofya Film Fest" Festivali, Bulgaristan'da her yıl geleneksel olarak düzenlenen, ülkenin en önemli uluslararası film etkinliği olarak kabul ediliyor .

 

Mozaikdergisi                                                                                                                 30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sınır Kapıları Açıldı, TIR Girişlerine Kontrollü İzin Veriliyor

 Yoğun kar yağışı nedeniyle, 10 tondan fazla araçların ülkeye girişine getirilen yasaklama kaldırıldı ve sınır kapılarından TIR’ların girişine kontrollü bir şekilde izin verilmeye başlandı. Ancak kar nedeniyle Kardam ve Durankulak sınır kapılarında ulaşım güçlükle sağlanıyor. 10 tonu aşkın araçların trafiği ise normale dönüyor. Gümrük görevlileri ile trafik polisleri bu araçların geçişini koordineli bir şekilde yapıyor. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Varna, Dobriç ve Silistra’da 10 tondan fazla araçların geçişlerindeki sınırlama devam ediyor. Bu araçlar Silistra, Dobriç ve Ruse’de durduruluyor. Ülke genelindeki zor şartların devam ettiği, buna rağmen yolların açık olduğu bildirildi.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                 30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Vitamin Alfabesini Ezberle Sağlıklı Kal

 Görme bozukluğu, kansızlık, stres, uykusuzluk, cilt problemleri ve sinir hastalıkları. Vücudumuzdaki ani değişimler ve anlamlandıramadığınız hastalıklar, vitamin eksikliğinden kaynaklanabiliyor. Vitaminler, büyüme, hücre yenilenmesi ve enerji üretimi için vücuda gereklidir ve insan vücudunda sentezlenemeyen, sentezlense bile yeterli olamayan, dışarıdan alınması gerekli organik maddelerdir. Enerji içermezler; ancak hücrenin ve buna bağlı olarak da vücudun yaşamı için çok önemli biyokimyasal olaylarda görev alırlar. Yağda eriyen ve suda eriyen vitaminler olarak iki gruptur. Yağda eriyenler A, D, E, K vitaminleri; suda eriyenler B vitamini grupları, C, H ve P vitamini olarak sıralanabilir.


Stres, vitamin ihtiyacınızı arttırabilir

Vitamin eksikliği taze meyve ve sebzeyle beslenen, yeterli et tüketen kişilerde gözlenmez; ancak bazı durumlar vitamin ihtiyacını artırabilir. Bunlar; gebelik, emzirme, bağırsaklarda emilim bozukluğu, ameliyat olma, büyüme ve gelişme, ağır stres, ağır bedensel çalışma ya da egzersiz, kemoterapi, ağır yanıklar ve ağır enfeksiyonlar olarak sıralanabilir. Vitamin eksikliği, hastalıkları da beraberinde getirir. Eğer yeterli alım yoksa ya da ihtiyaç çok arttıysa bu eksikliğe bağlı hastalıklar gelişebilir.
A VİTAMİNİ: Havuç, ıspanak, marul gibi yeşil yapraklı sebzeler, portakal, erik, maydanoz, kereviz gibi meyve ve sebzelerde bulunur. Eksikliğinde özellikle ‘gece körlüğü’ dediğimiz görme bozukluğu, cilt, tırnak ve saçlarda bozulma görülür.
D VİTAMİNİ: Süt, süt ürünleri ve balıkta bulunur, bir miktar da güneş ışığından cilt altı yağ dokusundan sentezlenir. Eksikliğinde çocuklarda raşitizm denilen ağır kemik gelişim bozukluğu gözlenir, yetişkinlerde ise “osteomalazi” denen kemik hastalığı görülür.
E VİTAMİNİ: Kuruyemişlerde ve sıvı yağlarda bulunur. Antioksidan etkisi vardır. Eksikliğinde kansızlık görülür.
K VİTAMİNİ: Yeşil sebzelerde, çayda ve karaciğerde bulunur. Bir miktar da bağırsak bakterileri tarafından üretilir. Eksikliğinde kanın pıhtılaşması bozulur ve kanama olur.
C VİTAMİNİ: Özellikle portakal, greyfurt, limon ve mandalinada bulunur, yeşil sebzeler ve patateste de vardır. Eksikliğinde “skorbüt” denilen diş eti hastalığı ciltte bozulma, yaralarda geç kapanma, enfeksiyonlarda ağırlaşma görülebilir.
B1 VİTAMİNİ: Yumurta ve karaciğerde bulunur. Yetersizliğinde briberi denilen sinir ve cilt hastalığı görülür. İştahsızlık, kas güçsüzlüğü, birçok cilt hastalığı da görülebilir.
B2 VİTAMİNİ: Tahıl ürünleri, et ve karaciğerde bulunur. Eksikliğinde kansızlık, ağız kenarı yaraları, sinir hastalığı ve cilt hastalıkları görülür.
B3 VİTAMİNİ: Et, balık ve kuruyemişte bulunur. Eksikliğinde “pallegra” denilen cilt ve sinir hastalığı görülür. Ayrıca sindirim bozuklukları oluşur.
B5 VİTAMİNİ: Karaciğer, yumurta, baklagiller ve bazı sebzelerde bulunur. Yetersizliğinde yorgunluk, kas ağrıları ve güçsüzlüğü, kalpte çarpıntı, terleme bozukluğu, insanın enerji sisteminde katalizör etki yaptığında eksikliği ağır bulgular verir, midede ağrı, kusma, ishal, beslenme bozukluğu, kas erimesi sıklıkla görülür, uykusuzluk, stres, sinirlilik sıkça olur. Eksikliğinde egzama ve alerji gibi cilt hastalıklarında da artış gözlenir. Enfeksiyonlar daha ağır seyreder.
B6 VİTAMİNİ: Et, sebze ve tahıllarda bulunur. Protein metabolizmasının temel vitaminidir, yetersizliğinde kas ağrıları, güçsüzlük, kansızlık, ağız ve göz çevresinde yaralar gözlenir.
B12 VİTAMİNİ: Kırmızı et ve karaciğerde bulunur. DNA metabolizmasının vitaminidir. Eksikliğinde kansızlık, sinir sisteminde bozulma, dengesizlik gözlenir.
FOLİK ASİT: Bir çeşit B vitaminidir. Yeşil sebzelerde, karaciğer ve yumurtada bulunur. Eksikliğinde kansızlık, halsizlik, kas ağrıları gözlenir

 

Zaman Bg                                                                                                                 30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ülke Genelinde Dondurucu Soğuk Etkili Oldu 

  Güneybatı Bulgaristan’da üç il dışında, bütün illerde aşırı düşük sıcaklıklar nedeniyle olağanüstü hal ilan eden kırmızı alarmın bir alt seviyesi olan“ turuncu” alarm uygulması geçerlidir. Çirpan şehrinde bu sabah hava sıcaklığı eksi 24 derece olarak ölçüldü. Uzmanlar, tehlikeli hava koşullarından dolayı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği uyarısında bulundu.Sivil Savunma daireleri, riskli seyahatlerden kaçınılmasını önerdiler.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                 30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tırgovişte’de Yaklaşık 2 Bin Dekar Buğday Arazisi Telef Oldu

 Tırgovişte’de olumsuz hava koşulları nedeniyle 2 bin dekar buğday arazisi telef oldu. Tarım Fonu uzmanı Elena Nikolova, buna sebep olarak olumsuz iklim koşulları ve yetersiz nem oranını gösterdi. Bu vesileyle bölgedeki tarımcıların bir kısmı, konuyla alakalı Tarım Fonu’na beyanat verdi. Bu yıl Tırgovişte’de 380 bin dekar arazi ekilirken, geçen seneye göre bu sayı 50 bin dekar daha fazla. İldeki 70 bin dekarın arpa arazisi olduğu, buna karşılık bölgede 10 bin dekar daha az kanola arazisinin yer aldığı belirtiliyor. Popovo Belediyesi çerçevesinde 175 bin dekar ekili buğday bulunuyor.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                 30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BDJ’deki Özelleştirmeye 5 Türk Şirketi İlgi Gösteriyor

 Ulusal Bağımsız Sendikalar Konfedarasyonu’na (KNSB) bağlı Demryolları Sendikası Başkanı Petır Bunev, Bulgar Devlet Demiryolları (BDJ) Taşıt Ulaştırma’nın özelleştirmesi için 5 Türk şirketinin ilgi gösterdiğini belirtti.  Türk konsorsiyumunu muhtemel demiryolları taşımacılığınının sahibi olarak belirten Bunev, Türklerin büyük bir taşıt geçişini garanti edebileceklerini aktardı. BDJ yönetimi, vagon temin edildiğinde taşıma işlemlerini yapmaya hazır olduğunu dile getirdi.
Gelecek yıl Plovdiv-Svilengrad-Türkiye sınırı demiryolu onarımının tamamlanması ve hızlı trene start verilmesi bekleniyor. Bu yüzden Türklerin özelleştirmeye sıcak baktığı da kaydediliyor. İstanbul Boğaz’ına yapılan tünel sayesinde tren raylarının Anadoluya kadar ulaşması planlanıyor. Bunov’a göre özelleştirme kapsamında Rus adaylarının da olabileceğini, çünkü Rusların da demiryolu taşımacılığında ilgisi olduğunu kaydetti.
Bunev, stratejik adaylara yönelik ‘en az 500 milyon hacim’ koşulunun iyi bir rakama isabet ettiğini, çünkü devletin alıcıya karşı yüksek kriterlerin olmasının gayet normal olduğuna değindi.
Sendikalar, BDJ Taşımacılığı şirketinin büyük bir alıcı tarafından satın alınarak faaliyetinin muhafaza edilmesini ve en az 50-100 milyon leva yatırım yapılmasını talep ediyor.

 

Zaman Bg                                                                                                                 30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırmızı Alarm Tamamen Kaldırıldı

  Dobriç, Varna, Burgas ve Silistra’da on tondan fazla araçların geçişine izin verilmesinin ardından ilan edilen kırmızı kod tamamen kaldırıldı. Yol Ajansı, bölge valiliklerinin ve emniyet yetkililerinin ihtiyaç duyması halinde araç trafiğinde bazı sınırlamalara gidebileceklerini bildirdi. Ülke genelindeki yolların da açık olduğu belirtildi.
Hava sıcaklıklarının çok düşük olması ve yolların buzlanma tehlikesine karşı şoförlerin kış şartlarına uygun malzemelerle yol çıkmaları, aşırı hız yapmamaları ve daha dikkatli bir şekilde araç kullanmaları tavsiyesinde bulunuldu.
Bu arada, yolları temizleyen şirketlerin, yolların açık kalmasını sağlayabilmek için 24 saat görev yaptığı aktarıldı.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                30.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Duyuru

 Şumnu Kültür Evi Derneği Başkanı ve Mozaik Dergisi Yayın Müdürü olan Nurten Remzi, 29 Ocak 2012 tarihinde, Rumeli Tv'de öğlen saat 12.00'de yayınlanacak olan programa katılacak. İzlemenizi öneririz.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                 28.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Kültür Evi Üyelerine Türk Hat Sanatı Tanıtıldı

  Şumnu Kültür Evi çocukları, Türk kültüründe yer alan, güzel yazı sanatı olarak bilinen bir sanat dalıyla ilgili bilgilendi.
  Şumnu Kültür Evi Derneğin’de 28 Ocak 2012 tarihinde, saat 11.00’de  buluşan üyeler, Türk dünyası ve Türk kültürüyle ilgili bilgiler almaya ve paylaşmaya devam ediyor. Arap harflerinin VI.-X. yüzyıllar arasında geçirdiği uzunca bir gelişme döneminden sonra ortaya çıkan bu güzel yazı sanatı, çocukların ilgisini çekti. Hat sanatıyla ilgili bilgi paylaşımını Mozaik Dergisi ve Kültür Evi üyelerinden Velahitin Basri yaptı. Kendisi çocuklarla: “Hüsnühat  (Arapça) veya kaligrafi (Yunanca) olarak tanımlayabileceğimiz Hat sanatı,  İslam harfleri ile yapılan öğrenmesi oldukça zor olan, sıklıkla dekoratif amaçla kullanılan, tüm kuralları belli olan dünyadaki tek sanat olan, bir görsel sanat türüdür. Genel olarak kaligrafi sanatı ile karıştırılır. Ortak yanları her ikisinin de güzel yazı sanatı olmasıdır.  Ancak net olan ayrım şudur ki: Hat sanatı, İslam harfleri ile yapılan, hem öğrenilmesi hem de icrası çok daha zor olan bir sanattır. Kaligrafi ise latin harfleri ile yapılan güzel yazı sanatıdır. Dolayısıyla birbirini kapsayan veya birbirinin aynı kavramlar değildir. Genellikle ‘hat sanatı’ ve ‘kaligrafi’ aynı çerçevede anılıyor olsa da aslında farklı konulardır. Temelde her ikisini de güzel yazı yazma sanatı olarak adlandırabiliriz” gibi bilgiler paylaştı. Bu sanat, üyeler arasında isimlerinin hat veya kaligrafik olarak yazıldığında nasıl bir şekil alacağı merakını uyandırdı. Herkes ismini süslü ve güzel bir biçimse yazma hevesine girdi. Bu denemelerin ardından hat sanatıyla ilgili olarak kısa video gösterisi izlendi ve bu yazı türüyle alakalı daha net bir şekilde bilgilendirildi.
  Usta-Çırak ilişksi ile bir sonraki nesillere aktarılan hat sanatı, bugün için çok fazla yaygın olmamakla beraber halen bu sanatı devam ettirmeye çalışan ustalar bulunmaktadır.

  

 

Cahide Ercan                                                                                                                  28.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk'ta Ejderha Yılı Kutlamaları

  23 Ocak 2012 tarihinde Ejderha Yılı’na (Çun Dzie) girilmesi sebebiyle Rusçuk SOU Vasil Levski Okulu, Rusçuk Belediyesi işbirliğiyle çok eğlence ve değişik gösterilerin sunulacağı bir kutlama düzenleniyor. “Değişik Bir Yıl Yaşayalım-Ejderha Yeni Yılı”  sloganı altında gerçekleşecek olan kutlama, çok yönlü ve çeşitliliği nedeniyle 3 gün boyunca sürecek. 1 Şubat 2012 tarihinde, sabah  saat 8:30-11:30 arası Bambuk Restoranı’nda Çin yemekleri pişirme rekabet yarışması, onun ardından öğlen saat 14:00-17:00 arası  SOU Vasil Levski Okulu spor salonunda dans, oyun, hat ve Çin yemeklerinin yer alacağı bir eğlenceye yer veriliyor. 2 Şubat tarihinde, öğleden sonra saat 17:30-19:00’da Genel Kurul Salonun’da eğlence programı yer alacak. 9 Şubat 2012 tarinde ise saat 17:30 - 19:00’da Bahar Şenliği sebebiyle Konfüçyüs Enstitüsü’nün yardımlarıyla hazırlanan bir festival programı gerçekleşecek. 40 Çin sanatçısı, Rusçuk’lulara Çin şarkıları ve dansları söyleyip sergileyecek.

  Çinliler binlerce yıldır hem ay, hem de güneş takvimini kullanıyorlar. Ayın dünya etrafında dönüşü 29 günde tamamlanıyor. 12 tur yaklaşık 350 güne denk geliyor. Güneş takvimi ile ay takvimi arasında oluşan fark nedeniyle Çin’de yeni yıl hep değişik bir günde başlar. Sene başı Ocak, ya da Şubat’tadır, ancak hep farklı bir gündedir. Bu sene Çinliler yeni yılı 23 Ocak tarihinde kutladılar.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                  27.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumen Bölgesinde İşsizlik Artmaya Devam Ediyor

  Ekonomik krizin vurduğu günlerden itibaren Şumen bölgesinde işsizlik devamlı yukarılara tırmanıyor. En son verilere göre şu anda Şumen’de işsizlik oranı % 17,4 olarak bildirildi. Geçtiğimiz ay bu oran % 16,5 olarak kayıtlara geçmişti. Özellikle kış aylarında şehirde iş bulmak bir hayli güç hale gelirken, son zamanlarda işverenlerin kriz nedeniyle bazı işçilerinin işlerine son vermesi nedeniyle işsizlik oranı gittikçe artmaya devam ediyor. Şu ana kadar İş bulma kurumuna 13 276 kişinin başvurduğu öğrenildi. İş bulma kurumu şu ana kadar birçok kişiye iş bulsa da, işsizlik oranının yüksek olması nedeniyle yetersiz kalmış durumda. Yapılan açıklamalarda bu yılın yaz aylarında bu oranın düşüşe geçmesi bekleniyor. Nitekim yaz aylarında bölgede özellikle köy yerlerindeki vatandaşlar tarımcılık ile meşgul olmaları nedeniyle işsizlik oranında az da olsa düşüş görülüyor. Şumen bölgesinde üniversite mezunu ve meslek sahibi kişilerin dahi iş bulma konusunda ciddi sıkıntıları oldukları bildirildi. Bu nedenle bu vatandaşlar meslekleri dışında farklı alanlarda iş bulmaları durumunda çalıştıkları bildirildi. Vatandaşlar yılar boyunda meslek sahibi olmak için okullarda çaba sarf ettiklerine rağmen kendilerine iş imkânı sağlanmamasında yakınıyorlar.

 

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                                    27.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Tır Girişlerine İzin Vermiyor

  Kar yağışı ve buzlanma nedeniyle Bulgaristan sınır kapılarından tır geçişlerine izin verilmemesi sonucu Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarında tırlar kuyruk oluşturdu.
  Kapıkule Mülki İdari Amiri ve Edirne Vali Yardımcısı Nedim Özırmak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bulgaristan ve Edirne’de yoğun kar yağışının devam ettiğini, aşırı kar yağışı ve buzlanma nedeniyle Bulgaristan’ın tır girişlerine izin vermediğini söyledi.
  Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarında geçişlerin geçici süreyle durdurulduğunu ifade eden Özırmak, ”Bulgaristan’da aşırı kar yağışı ve buzlanma nedeniyle birçok yol trafiğe kapanmış. Açık olan yollarda da tırların kayıp yolu kapatmaması için Bulgar gümrüğü tır geçişlerine izin vermiyor. Geçişlerin yarın tekrar başlayacağını umuyorum” dedi.
  Özırmak, küçük araçların sınır kapılarından geçişlerinde bir sorun olmadığını belirtti.
  Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarında kuyruklar oluşturan tır sürücüleri çıkış için bekliyor.
  Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen pek çok tır şoförü Bulgaristan tarafında yolların kar ve buzlanma nedeniyle çok kötü olduğunu ve birçok tırın trafik kazasına karıştığını belirtiyor.

 

 

 

 

Bal-Türk                                                                                                                           27.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Razgrad’ta Orfoud Macerası

  Razgrad şehri, 28-29 Ocak (Cumartesi-Pazar)  tarihlerinde iki günlük Ofroud yarışmasına ev sahipliği yapacak.  Deliorman’da Kaybolanlar adlı yarışma, Razgrad ASK Ofroud Maniya tarafından organize ediliyor. Yarışmanın programına göre, 28 Ocak-Cumartesi günü, saat 10.00’da,  Pçelina bölgesinde bilinmedik bir alanda GPS ile yön bulma rekaberi yapılacak. 29 Ocak-Pazar günü, sabah saat 10.00’da, Blagoevo köyü öncesindeki askeri kamp alanında araçlar, yapay engeller olmaksızın kapalı engebeli arazide test edip yarışacak. Bu spor müsabakasının sponsorları Kaolin AD ve Alfa Treyd firmaları. Katılan yarışmacılara evsahipliğini Spa Kompleks Ostrovçe üstlendi.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                     27.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’ın Bursa Konsolosu
Schengen Vizesi Vermeye Başlayacak

  Bursa Konsolosu Dimitar Hacıev, Bursa'da Schengen Vizesi vermeye başlayacaklarını da söyledi.
  Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Bulgaristan'ın Bursa Konsolosu Dimitar Hacıev'i ziyaret etti. Adalet Mahallesi'ndeki Bulgaristan Konsolosluğu'nda gerçekleşen ziyarette Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, yeşil pasaportlara uygulanan vizenin Bulgaristan tarafından kaldırıldığını belirterek, Konsolos Hacıev'e teşekkür etti. Bursa Konsolosu Dimitar Hacıev, Bursa'da Schengen Vizesi vermeye başlayacaklarını dile getirdi. İki ülke arasında her geçen gün gelişen ilişkilerin bu kararla daha da ileriye gideceğine dikkati çeken Dündar, Konsolos Hacıev'e Osmangazi Belediyesi olarak Konsolosluğa bugüne kadar verdikleri desteğin bundan sonra da süreceğini söyledi.
  Bulgaristan'ın Bursa Konsolosluğu'nun Schengen Vizesi vermeye başlayacağını ve bu sebeple fiziki mekanla ilgili talepleri olduğunu anlatan Dündar, konunun incelenerek gereken desteğin sağlanacağını aktardı. Konsolosluğun çevresinde otopark sorunun da çözümleneceğini anlatan Dündar, Schengen vizesi verilmeye başlamasıyla buranın daha yoğunlaşacağını, bu sebeple gereken düzenlemelerin yapılacağını sözlerine ekledi.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                     27.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Uluslararası Balkanlarda Türk Varlığı Sempozyumu

  Balkan Harbi'nin 100. yılı hâtırâsına   10-12 Mayıs 2012 tarihinde Süleyman Demirel Kültür Merkezi – Manisa'da III. Uluslararası Balkanlarda Türk Varlığı Sempozyumu düzenleniyor. T.C Celal Bayar Üniversitesi Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenecek olan sempozyuma  gönderilecek bildiriler Balkan Türklerinin tarihi, dil özellikleri, edebiyatı, folkloru, mimarî eserleri, müzikleri ve diğer kültür değerleriyle birlikte hukukî, ekonomik, siyasî ve sosyal statüleriyle ilgili de olabilir.
 Sempozyumun ilk iki günü bildiriler sunulacak, üçüncü günü Manisa şehrindeki tarihî ve kültürel mekânlar gezilecektir.
 Katılımcıların ulaşım ve konaklama giderleri kendileri tarafından karşılanacaktır. Bildirilerin konu başlıkları ve özetlerinin son gönderilme tarihi  15 Şubat 2012, bildiri metinlerinin son gönderilme tarihi ise 15 Nisan 2012.  Gönderileceği e-posta adresi: balkanlardaturkvarligi@hotmail.com.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                     26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ülke Genelinde Kırmızı Kod İlan Edildi

  Bölgesel Kalkınma ve Bayındırlık Bakanı,  Karayolları trafik kanununca kırmızı kod ilan etti. Havanın tehlikeli olduğu anlamına gelen kırmızı kod, yurt genelinde ikinci bir duyuruya kadar geçerli olacak. Gece başlayan kar yağışı, gün boyunca devam etti ve  bazı yerlerde  yüksekliği 2 metreye ulaştı. Durumun en ciddi olduğu bölge Rusçuk. Kuvvetli rüzgar, 1 metrenin üzerinde oluşan kar yığınları şehri izole etmiş vaziyette.  Dunav most trafiği, Gürgevo-Bukureşt otoyolunun bloke olması nedeniyle durmuş durumda. Köylerdeki bazı  okullarda dersler yapılmadı. Sofya, Varna ve Kubrat'a giden yollar kapalı. Gece saat 23.00'ten bu yana Romanya sınır kapısı da kırmızı kod nedeniyle kapalı durumda. 10 tonun üzerinde ağır yük taşıyan kamyonların bu durumda yolculuk yapmaları  yasaklandı.  Altyapı Yol Ajnsından yapılan uyarıda, insanların gerçekten acil değilse otomobilleriyle yolculuk yapılmaması yönünde. Tahminlere göre bu gece saat 2.00'ye kadar kar yağışı devam edecek . Sonrasında kar yağışının duracağı ancak hafta sonu -10 ile -15 derece soğun yaşanacağı bildirildi.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                     26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir Milyon Vatandaşın Aile Doktoru Yok

  Yaklaşık bir milyon bulgar vatandaşının aile doktoru hizmetinden mahrum oldukları öğrenildi. Veriler, 2001-2009 yıllarını kapsayan ve ‘Bulgaristan’da ilk sağlık yardımı’ konulu raporunu hazırlayanlardan biri olan Doç. Petko Salçev tarfından açıklandı.
  Aile doktoru seçiminde yüzde 92 ile Smolyan ve Gabrovo yer alırken, bu sınır Silistra bölgesinde yüzde 79’larda seyrediyor. ‘Açık Toplum’ Enstitüsünün katkılarıyla hazırlanan rapora göre Bulgaristan’da en çok sağlık sigortası ödemeyen bölge yüzde 20.1 ile Kırcali, yüzde 19 ile Silsitra ve yüzde 18.5 ile Tırgovişte yer alıyor.
  Sağlık sigortası ödemyen en düşük bölge sıralamasında ise Sofya şehir, Smolyan ve Sofya il olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca ülkemizde faaliyet gösteren aile doktorlarının sayısının dört bin 131 olduğu yazıyor. Bulgaristan’ın sağlık standartlarına göre ise ülkemiz daha 1000 aile doktoruna ihtiyaç duyuduğu kaydediliyor.

 

 

 

 

Zaman                                                                                                                     26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk Bölgesinde 21 Yerleşim Yeri Elektriksiz

  E.ON Bulgaria firması resmi sayfasından alınan bilgiye göre, Bulgaristan’ın Kuzeydoğusunda yaklaşık 100 yerleşim yerinde elektik sorunu olduğunu ancak bunlardan 57 köyde sorunun giderildiği belirtildi.  Bunun haricinde Rusçuk bölgesinde elektriksiz  kalan yerleşim yeri 21, Silistre’de 17, Varna’da 2, Şumnu’da 2, Razgrad’ta 1 olarak açıklandı. Yurtta kar yağışı devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                            26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eski Cuma Gençlik Evi, Yaratıcılık Yarışması Düzenliyor

  Eski Cuma Gençlik Evi, 13. Kelime ve Renk Yaratıcılığı Yarışması düzenliyor.  2012 yılı Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası İşbirliği Yılı olarak ilan edildi. Bununla alakalı olarak da yapılacak yarışmanın konusu Elini Ver! Empatik Ol! olarak seçildi.  Geleneksel olarak her yılın başında düzenlenen forum, Eski Cuma’lı genç ve başarılı yeteneklerin (ressam, yazar, şair) kendilerini gösterebilecekli bir alana dönüştü. Kurallara göre yarışmaya V-XII sınıflardan öğrenciler katılabilecek. Onlar,  düz yarı, şiir veya hikaye, resim veya temaya uygun bir plaket sunabilirler. Jüri  stil, yazıların orjinalliği, resimlerin sembol ve  fikirlerini değerlendirecek. Katılacak olan yarışmacıların, eserlerini Eski Cuma Gençlik Evi’ne 2 Mart tarihine kadar göndermeleri gerekiyor.

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                           26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Masa Tenisi Veteranı Ahmed Daud,
Ankara’da İki Altın Kupa Kazandı

  Momçilgradlı (Mestanlı) Ahmed Daud, artık ikinci kez Ankara’da katıldığı Veteran Masa Tenisi Turnuvasında altın kupayı kazandı. Daud, bireysel yarışmada birinci yerden başka, çiftler yarışmasında da İstanbul’dan Seyhan Candan ile birlikte birinci yeri kazandılar. Ahmed Daud, iki finalde de 3:0 başarı elde ederek, Momçilgrad masa tenisi okulunun yetiştirdiği yarışmacıların sahip olduğu imkanlarını bir kez daha sergilemiş oldu. 80 yarışmacının katıldığı şampiyonada Daud, 60-64 yaş grubu sıkletinde yer aldı. 
  61 yaşındaki Ahmed Daud Nisan ayının sonunda Vratsa’da yapılacak Milli Şampiyonada yarışacak. Daud, şu ana kadar Bulgaristan’ın veteran masa tenisi şampiyonalarında 13 kere şampiyon unvanını kazanmıştır. 

 

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                              26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

NOVA TV, Ezel Dizisini Yayınlamaya Başladı

  Dün akşam NOVA TV seyircilerinin uzun zamandır bekledikleri Türk kanallarından ünlü Ezel dizisinin 1.bölümü yayınlandı. Bundan böyle ulusal NOVA TV kanalı seyircileri her akşam saat 20.00’de drama ve aksiyon dolu Türk dizisini izleyebilecekler. 
  Ezel, ilk defa 2009 yılında Show TV’de “İhanet onları ayırdı, intikam birleştirecek." sloganıyla yayınlanmaya başlamıştır. 2010'da ilk kez düzenlenen İsmail Cem Televizyon Ödülleri'nde aday gösterildiği 14 dal içinden 9 ödül (En İyi Drama Dizisi, Dizi Film Yönetmeni, Özgün Senaryo, Drama Erkek Aktörü, Görüntü Yönetmeni, Kurgu, Dizi Film Müziği, Film Fragmanı, Unutulmaz Sahne) kazanarak, büyük başarı kazanmıştır. 
  Herşey Ömer Uçar’ın başına gelenlerle başlar. O , bir tamirhanede çırak olarak çalışmakta ve ailesiyle birlikte mütevazi bir hayat sürdürmektedir. Ömer etrafındakilere çok çabuk inanan ve güvenen birisidir. Tamirhanedeki abisi saydığı Kerpeten Ali (Barış Falay) ve çocukluktan arkadaşı olan Cengiz (Yiğit Özşener) en yakın arkadaşlarıdır. Ve bir de uğruna canını verebileceği, aşık olduğu Eyşan'ı (Cansu Dere) vardır.
  1997 yılında Ömer askerden döndüğünde arkadaşlarının ve sevdiği kızın yardımıyla tertiplenen kumarhane soygunu ve cinayet suçuyla hapse düşer. Ömer, hapishanede sonuna kadar güvendiği insanlardan yediği bu darbenin acısıyla, kafasını kemiren sorularla uğraşırken Ramiz Karaeski (Tuncel Kurtiz) ona yardım elini uzatmış, hocalık yapmaya başlamış, gözünün açılmasını sağlamıştır. Aradan sekiz yıl geçer. 
  Hapishanede çıkan isyan sonucu devlet müdahalesi olmuş, çıkan çatışmalarda Ömer, yüzünden bir daha yüzü anlaşılamayacak şekilde yaralanmış ve çatışma sonunda kayıtlara ölü olarak geçmiştir. Fakat kayıtlara ölü olarak geçse de gerçekte sağ olan Ömer yüzü ağır yara aldığı ve intikamını almak istediği için, Ramiz'in de yardımıyla hastaneye gönderilip yüzünü, sesini ve fiziğini, özetle kendini değiştirtmiştir. Artık o Ömer değildir. Ömer kendini değiştirttikten sonra Ezel adını ve Bayraktar soyadını almıştır ve zaman geçtikçe gerektiğinde acımasız olabilen, dünyaya şüphe ile bakan, soğukkanlı, mesafeli ve kıvrak - ince zekalı bir kişiliğe bürünmüştür. 
  Ezel (Kenan İmirzalıoğlu) bu şekilde başlayan yeni hayatına bir süre devam ettikten sonra artık tamamen intikam alabilecek niteliklere de sahip olmuştur. Ezel'i hem ayakta tutan hem görevi olan tek şey artık Ömer'in intikamını soğuk ve acı bir şekilde onlardan almaktır.   

 

 

Resmiye Mümün                                                                                                                     26.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'dan Türkiye'ye Vize Kolaylığı

  Bulgaristan Hükümeti yeşil pasaport sahibi Türkiye vatandaşlarına uyguladığı vize rejimini kaldırdı.
  Bulgar Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, bakanlar kurulunun bugünkü toplantısında yeşil pasaport sahibi Türkiye vatandaşlarının ülkeye vizesiz giriş çıkış yapmalarını öngören karar alındığı bildirildi.
  Yeşil pasaport sahibi Türkiye vatandaşları her altı ayda bir 3 aylığına Bulgaristan'da ikamet edebilecek. Türkiye vatandaşların ikamet süresinin belirlenmesi için 6 aylık dönemin ilk giriş tarihi esas alınacak.
  Yeşil pasaport sahiplerinden Avrupa Birliği'nin bir çok ülkesinde vize istenmediğinin hatırlatıldığı açıklamada yeni uygulama, "İyi komşuluk ilişkilerinin daha da geliştirilmesinin iyi niyeti" olarak yorumlandı.
  Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, vize rejiminin kısmen kaldırılmasının iki ülke arasındaki ekonomik, kültürel, ticari ve akademik ilişkilere ivme kazandıracağı belirtildi.
  Bakanlar kurulu ayrıca Schengen vizesine sahip yabancıların da yine her 6 aylık dönem için 3 aylığına Bulgaristan'da ikamet edebileceklerine karar verdi.
  Mevcut uygulamaya göre Schengen vizesi olanlar giriş yaptıkları gümrük kapısından çıkmamak kaydıyla Bulgaristan'da sadece 5 gün kalabiliyor.
  Bulgaristan ile Türkiye arasında vize sorunu son olarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın 6 Ocak'ta Sofya'ya yaptığı ziyarette Bulgar Başbakan Boyko Borisov ile görüşmesinde gündeme getirilmişti.

 

 

AA                                                                                                                     25.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Otobanlarda Hız Sınırı 140 Kilometreye Çıkartılıyor

  Hükümet, Karayolları Kanunda yaptığı değişikliğe göre otobanlardaki hız sınırını 140 kilometreye, çift yönlü kara yollarında ise 120 kilometreye çakaraılmasını kararşaltırıldı. Otobanlarda ve hız yapılabilecek karayolları bölgelerinde ise reklam bilboardları tamamen yasaklandı.  Birinci, İkinci ve üçüncü sınıf karayolları bölgelerine ise raklamlar 8 metre uzaklığa konulması kararlaştırıldı.

 

 

 

 

 

Zaman                                                                                                                25.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ardino’da Düzenlenen Hayırseverlik Partisinde
Özlem’in Tedavisi İçin 400 Leva Toplandı

  Krohn hastalığıyla savaşan ve pahalı bir ilaçla tedavi edilmesi gereken 17 yaşındaki Özlem Süleymanova’ya yardım edilmesi amacıyla Ardino’da düzenlenen hayırseverlik disko partisinde 400 levadan fazla para toplandı. Hayırseverlik etkinliği yerel ”Ardon” gece kulübünde yapıldı, öğrenciler sevdiği şarkılar eşliğinde dans edip, eğlendiler. Girişim “Hristo Smirnenski” Lisesinin Öğrenci Kurulu tarafından düzenlendi. 
  12.sınıf öğrencileri Semra Efendi, Tezgül Emin, Mihriban İbrahim, Sibel Süleymanova ve Özlem Üzeyir, “Amacımız Özlem’in tedavisinde ailesine yardım etmek için en çok para toplamaktır. “Vasil Levski” Lisesinden yaşdaşımızın yüzünün tekrar güldüğünü görmekten mutlu olacağız. 
  Hayırseverlik sayesinde insan hayatları kurtarılıyor, ihtiyacı olanlara sağlık, umut ve daha güzel gelecek için şans veriliyor. İyilik yapmayı öğrenmeliyiz. Ardino’nun vatandaşlarına gönüllerinden koptuğu kadar parayla Özlem’in tedavisine yardımcı olmalarına sesleniyoruz” dediler. 
  Hatırlatmak gerekirse, geçen yılın sonundan beri Ardinolular Özlem’in ve Sedlartsi köyünden 14 yaşındaki Antoniya Filipova’nın tedavisi için para topluyorlar. Noel hayırseverlik kampanyasında iki kızın tedavisi için 3 600 Leva toplanmıştı.

 

 

Güner Şükrü                                                                                                          25.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mestanlı Merkezinde Halkoyunları Coşkusu

  Salı günü, Momçilgrat (Mestanlı) Şehitler Anıtı alanı, Türk ezgileriyle halkoyunları eşliğinde şenlendi. Hüzünlü anılara şahitlik eden alan bu sefer ağlamıyordu, sevinçliydi! Yeni kurulan Mestanlı Türk Kültür, Sanat ve Etkileşim Derneği (TÜRKSADER) çatısı altında etkinlik yürüten Rodop Esintileri Kız Halkoyunları Topluluğu, Türkiye Hayrabolu Halkoyunları Topluluğu ve saz takımı, “Nov Jivot”(Yeni Hayat) Halk Toplum Merkezine bağlı “Ahrida” Bulgar Halkoyunları Topluluğu bu anlamlı olayda sahne aldılar. Tüm toplulukların üyeleri kızlardan oluşması, etkinliğe bambaşka bir hava kattı. 
  Trakya Bölgesinin iki ayrı ülkesinde bulunan kısımlarından sunulan Türk Halkoyunları gösterilerinin yanı sıra yine bu yöreye ait Bulgar Halkoyunları da sanki bölgedeki hoşgörü havasının şahidiydi. Rodop Esintileri Kız Halkoyunları Topluluğu toplam beş oyun; Zeybek, Çökertme, Osman Aga, Kaşık Oyunu ve Trakya yöresine ait yeni bir oyun segilwrken Hayrabolulu grup da bir oyun sergiledi. Ahrida topluluğu da iki oyun sergiledi. TÜRKSADER'in en ufak temsilcileri Gizem ve Caner Osmanlı dönemine ait unutulan romantik havayı Üsküdara giderken şarkısıyla canlandırdılar ve seyircilerin beyenisini topladılar, uzunca alkışlandılar. 
  Belediyenin de desteklediği Kültür Sanat Haftası etkinliklerinde el sanatları sergileri de vardı
Türkiye’den gelen misafirler, ağaç oymacı Münir Genç’in eserlerini de tanıttılar. Ağaç oyma ustası, Hayrabolu yöresine has çiftlik hayvanları figürleri ve ahşap kompozisyonlar yaratıyor. 
  Momçilgratlılar aynı zamanda Margarita Georgieva’nın süslü cam ve porselen çalışmalarını seyrettiler. En büyük ilgiyi de yöreye has el sanatlarından olan örme ve oya işleri çekti. 
  Segiye olan ilgi o kadar büyüktü ki, gezenlerin neredeyse tamamı sergilenen nesnelerin satılıp satılmadığını soruyordu.
  Etkinlik, Mestanlı Türk Kültür, Sanat ve Etkileşim Derneği ve belediyenin desteğiyle gerçekleşti. 
Salı pazarına gelen halk, tüm katılımcıları mutlu ve hoşnut bir biçimde güçlü alkışlarla sahneden uğurladı. TÜRKSADER Başkanı Nuray Hilmi Hanım katılımcılara, katılım ve teşekkür belgesi sundu.
  Daha sonra etkinlik Kırcaali belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve bölgenin en büyük köyü olan Gluhar (Sağırlar) köyü Progres (İlerleme) Halk Toplum Merkezinde devam etti. Burada da Türk Kültürüne olan ilgi büyüktü. 

Fotoğraf: İbrahim Köseömer

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                   25.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ölülerimiz Bile Mağdur Oldu

  Bulgaristan Parlamentosu, geçtiğimiz hafta ülkede 1989 yılında sona eren komünist rejiminin Müslüman ve Türklere karşı uyguladığı asimilasyon kampanyasını kınayan bildiriyi kabul etti.
Bildiride, asimilasyon kampanyasından sorumlu kişilerin sanık olduğu ve 20 yıldır sürüncemede bırakılan davanın yeniden ele alınması ve suçluların cezalandırılması da talep edildi. 
  Bildiriyi hazırlayan eski başbakan ve Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar (DSB) partisi lideri İvan Kostov, yüzlerce Bulgaristan Türkü ve Müslümanın hayatını kaybettiği asimilasyon kampanyasının eski komünist rejim tarafından "Yeniden Doğuş Süreci" olarak adlandırıldığını hatırlatarak "Bulgaristan Müslümanların Zorla Asimilasyonunu Kınama Bildirisi" olan belgenin parlamentonun tüm siyasi güçleri tarafından desteklenmesi gereken bir belge olduğunu söylemişti. 
  İvan Kostov, "Komünistlerin yürüttüğü bu kampanya sırasında 360 bini aşkın Türk kökenli vatandaşımız göçe zorlandı. Etnik temizlik girişimi olarak gördüğümüz bu eylemi şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyet Başsavcısı Boris Velçev'i bir an önce isim değiştirme kampanyası ile ilgili başlatılan ve ilerleme kaydetmemiş olan davayı yeniden ele almaya çağırıyoruz. Bu davayı 'zaman aşımına uğratma' girişimlerini, asimilasyonu tüm Bulgaristan halkının ortak suçu şeklinde gösterme girişimi olarak kabul ediyoruz. Yakın tarihimizin önemli bir sayfasını bir kez daha okuyup kapatmak zorundayız." demişti.
  Bulgaristan devletinin Türklere karşı girişilen asimilasyon kampanyasını resmi olarak kabul eden ilk belge olması açısından büyük önem taşıyan söz konusu belgenin kabulünü kısa adı Bultürk olan Bulgaristan Türkleri Genel Başkanı Rafet Ulutürk ile konuştuk:
  Bulgaristan'da komünizm döneminde Türk ve Müslümanlara karşı yürütülen asimilasyon kampanyasını kınayan parlamento kararını değerlendiren Bulgaristan Türkleri Genel Başkanı Ulutürk," Karar olumlu ancak,  hem yetersiz hem de geç alınmış karardır" dedi.
"Binlerce insanımızda bu zorlu soykırım yıllarında psikolojik travmalar oluştu, onurumuz zedelendi, mezarımızdaki ölülerimiz bile bu politikalardan mağdur oldu."
Bulgaristan 22 yıl sonra 1984-1989 yılları arasında Türklere yönelik uyguladığı asimilasyonu kabul ederek kınadı. Bu adımı nasıl değerlendiriyorsunuz?
  Öncelikle tasarıyı Bulgaristan meclisine sunan Sayın İvan Kostov'a, Bulgaristan Hükümetine ve oy veren tüm milletvekillerine BULTÜRK olarak teşekkürlerimizi bir borç biliyoruz. Ayrıca sözde Ermeni soykırımı tasarısını reddeden Bulgaristan Parlamentosu milletvekillerine şükranlarımızı sunuyoruz.
  Sorunuza gelince; Müslümanlara ve Türklere karşı uygulanan asimilasyon kampanyasını kınayan bildirinin kabul edilmesini olumlu ancak geç kalınan bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
Hangi bakımdan geç kalındı?
  Herkesin bildiği gibi bu konu uzun süre ele alınmadı ve mahkemeler de harekete geçmedi. Aradan geçen bunca yıldan sonra suç işleyenlerin büyük bir kısmı artık hayatta olmadığı gibi kültürel soykırım mağdurlarının bir kısmı da hayatta değildir. Bu nedenle söz konusu adım, geç atılmış bir adımdır ve yetersizdir.
Neden yetersiz?
  Çünkü 1989 tehciri sırasında Türklere gayrimenkullerini belediyelere devretmeleri için baskılar yapıldı. Türklerin gayrı menkullerine el konuldu. Öte yandan tehcir sırasında Türkiye'ye gelenlerin bir kısmının Bulgaristan'da kalan gayrimenkullerini başkaları işgal etti ve bu işgallerden doğan zararlar ödenmediği gibi gayrimenkuller de işgalcilere peşkeş çekildi. Açılan davalardan da ya sonuç alınamadı ya da Müslümanların ve Türklerin aleyhinde kararlar çıktı. Diğer yandan binlerce insanımızda bu zorlu soykırım yıllarında psikolojik travmalar oluştu, onurumuz zedelendi, mezarımızdaki ölülerimiz bile bu politikalardan mağdur oldu.

Mağdurlara tazminat ödenmeli

  Dolayısıyla tazminat ödenmeli...
  Evet, bu nedenle mağdurlara maddi ve manevi tazminat da ödenmelidir. Bulgaristan'da Komünist rejiminin mağdur ettiği her bireyin tazminat almaya hakkı vardır. 
Bu aşamadan sonra sizde ne gibi beklentiler oluştu?
  Artık suçlular cezalandırılmalıdır. Bazı kimseler binlerce insanın yargı önüne çıkarılmasının gerekeceğini bu nedenle bunun imkânsız olduğunu belirtmektedirler. İsterse yüz binlerce kişi olsun, biz dernek olarak tüm suçluların cezalandırılmasını arzu ediyoruz ve de bu konunun takipçisi olacağız.

İsimlerimiz re'sen geri verilmeli

  Bulgaristan hükümetinden başka talepleriniz var mı?
Bir diğer sorun zorla değiştirilen isimlerin devlet tarafından re'sen geri verilmesi meselesidir. Bugün Türk ismini geri almak isteyenler yetkili mercilere veya mahkemelere dilekçeler vererek isimlerini geri almaktadırlar. Oysa devlet re'sen isimleri geri vermeli. Bu konunun ivedilikle ele alınması gereklidir. 
  Öncelikle ele alınmasını istediğiniz konularda siz dernek olarak bir şeyler yapacak mısınız?
Bundan sonraki süreçte mağdur olan insanlarımızı yönlendirerek gecikmiş adaletin yerini bulması için dernek olarak hukukçularımızı bir araya getirerek yol haritası belirleyeceğiz ve bu doğrultuda çalışacağız. Gelişmelere göre de gerekli adımları atacağız. 
  Bulgaristan'daki Türklerin tek temsilcisi olarak görülen Hak ve Özgürlük Hareketi  (HÖH)'ne BULTÜRK nasıl bakıyor?
Bildiğiniz gibi 1989-1990 yıllarında "Doğu Bloku"nun çöküşüyle birlikte Bulgaristan'da yeni gelişmeler yaşanarak örgütlenmeler başladı. Bu dönemde Türkler de örgütlendi  ve Hak ve Özgürlük Hareketi  ( HÖH) de bu dönemde kuruldu. Kısa bir süre içerisinde Bulgaristan Türkleri'nin tümü HÖH'ü benimsedi. HÖH kurulduğu sıralarda Bulgaristan'da değişim rüzgârları esiyor, aynı zamanda Türkiye'ye olan yoğun göç dalgası da tüm hızı ile devam ediyordu. Bu arada Bulgaristan'da kalan ve kalması muhtemel görünen Türkler kendi varlıklarını sürdürebilmek,  haklarını koruyabilmek ve saldırıları bertaraf edebilmek için kurulmuş olan HÖH etrafında hızlı bir şekilde toplanmaya ve örgütlenmeye başladılar. Ancak parti kademelerinde eski Komünist dönemden kalma ve komünist partisi ile işbirliği yapmış kişiler yer aldılar.  Gönül bağı ile çalışmak isteyenleri engellemeye çalıştılar, parti kademelerinde yer alanları da zamanla etkisiz hale getirdiler. Bununla birlikte bilinçli aydın kesim de partiden uzak tutulmaya çalışıldı ve de uzaklaştırıldılar. Zamanla da şahsi menfaat odakları HÖH'ün kademelerindeki yerlerini pekiştirmeyi başardılar. 
  Sonuç olarak?
  Türk toplumundaki HÖH'e olan güven duygusu zayıflamaya başladı ve zamanla da güvensizliğe dönüştü. 
Neden?
  Bazı yerlerde durum o kadar vahim hal aldı ki, HÖH dendiği zaman otomatikman halk tepkisini ortaya koydu. Tepkileri genellikle HÖH'den bugüne kadar seçilen Milletvekilleri, Belediye Meclis üyeleri, Belediye Başkanları veya muhtarların Bulgaristan'daki Türklerin çıkarları veya menfaatleri için çalışmalar yapmamalarından veya çalışmak istememelerinden kaynaklanıyor.

 

 

Milli Gazete                                                                                                             25.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Google Ayarlarını Değiştiriyor

  İnternet devi Google, kullanıcılarına daha fazla kolaylık sağlamak amacıyla, hizmetlerinin kullanım koşulları ve üyelerinin kişisel bilgilerinin idaresi konularında büyük bir revizyona gideceğini açıkladı.

  Merkezi ABD'nin California eyaletinde bulunan şirketten yapılan açıklamada, Google hesabı olanlar için 1 Mart'tan sonra yürürlüğe girecek bu değişikliklerle ilgili kullanıcılara elektronik postayla bilgi verileceği belirtildi.
Bu yeni düzenlemelere göre, Google, bazen başka hizmetlerinden gelen bilgileri gruplandırabilecek ve böylece kullanıcıları global bir biçimde yönetebilecek.
  Bu revizyon sayesinde, Gmail elektronik mesajlaşma ya da fotoğraf paylaşım yazılımı Picasa gibi Google ürünlerinin tamamının düzenlenmesi ve idare edilmesine yönelik şekilde, 60 kadar kullanım kuralı tek bir ilkede toplanacak.
  Google'ın gizlilik konularından sorumlu yetkilisi Alma Whitten, "Yeniliklerin özeti olarak, şöyle diyebiliriz: Size, tüm ürünlerimizin tek kullanıcısı gibi davranacağız" diye konuştu.

 

 

ntvmsnbc                                                                                                             25.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mersin Balığı Avına 4 Yıl Yasak Geldi

  Tarım ve Gıda Bakanı Dr. Miroslav Naydenov, Mersin balığına Tuna nehri ve Karadeniz'de 4 yıl boyunca sürecek olan avlama yasağı getirdi. Bu karar Mersin balığı türlerinin populasyonlarını korumak ve Romanya'da da 2006 yılından başlayarak 10 yıllık süre için  uygulanan bu yasakla senhronize olma amacıyla alındığı belirtildi. Mersin balığının tesadüfen yakalandığı anda hemen yakalandığı sulara bırakılması isteniyor. Bulgaristan genelinde 1 Ocak 2012 tarihinden başlayan av yasağı, 4 yıl süre için geçerli olacak. Bununla ilgili bilgiye, İARA www.iara.government.bg adresinden olmak üzere  Bildiri bölümünde yayınlanmış sayfadan  ulaşılabilir.
  Ülkede, Mersin balığı için avlama yasağı geçen yıl  bir yıl süre için çıkarıldı. Romanya'da ise bu yasak 5 yılını doldurdu.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                     24.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Varna Aziziye Camisine Molotof Kokteyli Atıldı

  Kimliği belirsiz kişilerin, Aziziye camisindeki Varna Bölge Müftülüğü’nün ofisine molotof kekteyli attığı bildirildi. Başmüftülükten yapılan açıklama şöyle: 'Saldırı sırasında kazan bölümünde bulunan Cami imamı Mustafa Hasanov, ifadesinde saldırganları göremediğini belirtti. Varna I. Bölge Polis Merkezine haber verilmesi ardından olay yerine gelen polis görevlileri incelemede bulundu. Kimliği belirsiz kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı . Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.'

 

 

 

 

 

Ajans Bg                                                                                                             24.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Örümcek Ağı Çelikten 5 Kat Daha Sağlam

  Örümcek ağı, şimdiye kadar bulunan maddeler arasından en sağlamı ve en dayanıklısı. Bunun  üzerinde araştırma yapan uzmanlara göre, örümcek ağı çelikten  daha dayanıklı.  Kalem kalınığındaki bir örümcek ağı  havalanmış olan uçağı durdurabilme gücüne sahip olduğu belirtiliyor. Sintetik maddeler arasında en sağlam  olan kevlar, kurşun geçirmez çelik yelek yapımında kullanılıyor. Yapılan araştırmalar ve sonuçları arasında yer alan en çarpıcı kanıtlardan birisi de aynı kalınlıkta olan örümcek ağı, mermilere karşı çelik yelekten 10 kat daha fazla koruma sağlayabiliyor.  Örümceğin ipek ipliği, insanın bir tel saçından bile daha ince, pamuktan daha hafif ve çelikten 5 kat daha sağlam. Dünyada en sağlam malzeme olarak onaylanmıştır.

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      24.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ağız kokusundan kurtulmanın 8 yolu

  Birçok insanın kabusu olan ağız kokusundan kurtulmak hiç de zor değil. Sağlığınız ve kişisel bakımınızla ilgili bazı detaylara özen gösterirseniz kolayca ağız kokunuzu önleyebileceğinizi biliyor musunuz?
  Uzmanlara göre, ağız hijyeni, dilinizin temizliği, boğazınızın kuruluğu, yediğiniz ve içtiğiniz yiyecekler ile içecekler ağız kokusunu önemli ölçüde etkiliyor. İşte ağız kokusuyla mücadele etmenin kolay yolları:
  Ağız hijyeninize dikkat edin: İlk ve en kolay savunmanız iyi bir ağız hijyenidir. Dişinizdeki oyuklar, çürükler, diş eti hastalığı ağız kokusuna yol açabilir. Günde iki kez dişlerinizi fırçalamak ve günde en az bir kez diş ipi kullanmak dişleriniz üzerinde ve dişetlerinizin sınırında biriken plak ve bakteriyi yok edecektir. Ayrıca kontrol ve profesyonel temizleme için yılda 2 kez diş hekimine gidin.
  Dilinizi temizleyin ve diş ipi kullanın: Dilinizin etli yüzeyi zararlı bakteriler için iyi bir beslenme yeridir. Ayrıca ağız kokusunun büyük bölümü dilinizin üzerindeki bakterilerden kaynaklanıyor. Fakat birçok insan dilini fırçalamayı ihmal ediyor. Günde bir kez yumuşak kıllı bir fırçayla dilinizi arkadan öne doğru fırçalayın.
  Şekersiz sakız kullanın: Ağız kokunuzu yok etmek istiyorsanız naneli sakızı tercih edebilirsiniz. Ancak bu sakız şekerli olursa problem oluşturuyor. Ağzınızdaki bakteri sakızın içindeki şekerle mayalanıyor ve kötü kokulara yol açıyor. Bu nedenle ağız kokunuzu önlemek için şekersiz naneli sakızı tercih edin.
  Boğazınızı ıslatın: Tükürüğünüz ağzınızdaki kötü bakterileri öldürmeye yardımcı enzimler de içerir. Bu nedenle kurumuş bir ağız kokuya yol açabilir. Boğazınızı ıslatmak tükürük bezlerinizi harekete geçirecektir. Bu nedenle boğazınızı nemli tutmalısınız. Hastalıklarınız nedeniyle kullandığınız ilaçlar da ağız kuruluğu yapabilir. Bunu doktorunuza sorun ve ağız kuruluğu için özel olarak yapılan ağız gargarası ve diş macunu kullanıp kullanamayacağınızı danışın. Bunun yanı sıra gece boyunca uyku apnesi, sinüzit gibi hastalığınız varsa ağzınız sabaha kadar açık olacağı için sabahları uyandığınızda ağız kuruluğundan dolayı da ağzınız koku yapar.
  Beslenmeye dikkat: Düşük karbonhidratlı ve bol proteinli beslenme vücudunuzu sarsabilir ve ağız kokusuna yol açabiliyor. Bu yağ yakmadan kaynaklanıyor. Yağlar yanarken, keton olarak bilinen kimyasallar vücutta birikiyor ve nefesinize yayılıyor. Bu ağzınızda değil de midenizde olan bir metabolik problem olduğundan beslenmenizi düzenlemekten başka yapacağınız bir şey yok. Bu nedenle nefesinizin mi yoksa kendi sağlığınızın mı önemli olduğuna karar vereceksiniz.
  Çay molası verin: Amerikan Mikrobiyoloji Derneği'nin yıllık toplantısında sunulan bulgulara göre, çay içmek ruhunuzu yumuşatmaktan daha fazla işe yarıyor. Ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olabiliyor. Chicago'da Illionis Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, siyah ve yeşil çayda bulunan polifenol isimli kimyasal bileşenler kötü ağız kokusundan sorumlu bakterilerin gelişimini önlüyor.
  Şifalı bitkileri deneyin: Özellikle Hindistan'da bulunan ve baharat olarak kullanılan Kakule, antibakteriyel özellikler içeriyor ve doğal nefes temizleyici olarak her yaş grubu için kullanılıyor. Kakule bitkisi bol miktarda sineol isimli bileşen içeriyor. Bu bileşenler bakterileri öldüren ve ağız kokusunu hafifleten potansiyel bir antiseptiktir. Naneli sakızlara alternatif olarak birkaç tane kakule tohumu çiğneyebilirsiniz ya da ağız kokusu üzerinde etkili olan rezene tohumunu deneyebilirsiniz.
  Sağlığınıza dikkat edin: Kronik ağız kokusu şeker hastalığı, ciddi sinüs enfeksiyonu, karaciğer ve böbrek hastalıkları, mide ve bağırsaklarla ilgili bozukluklar gibi tıbbi problemlerin belirtisi de olabiliyor. Bunun gibi sağlık sorunlarınızın olduğunu öğrenirseniz doktorunuza ağız kokusunu önlemek için neler yapabileceğinizi danışabilirsiniz.

 

Zaman                                                                                                       24.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

24 Ocak Avrupa Sağlıklı Beslenme ve Yemek Pişirme Günü 

  Belediye okulları, özel okullardan ve engelli çocukların okutulduğu eğitim kuruluşlarından yaşı 7 ila 12 arasında değişen yaklaşık 500 öğrenci, 24 Ocak Avrupa Sağlıklı Beslenme ve Yemek Pişirme Gününü başkentin “Armeets” salonunda kutladılar. Avrupa Komisyonu Temsilciliğinin girişimi üzerine “Euro-Tok” örgütünün desteği ile ard arda 5. yıl düzenlenen etkinlik sırasında çocuklar, usta aşçılar ve popüler tv sunucuları ile birlikte hem sağlıklı hem lezzetli yemekler pişirmeyi öğreniyorlar. Çocuklara verilen bu eğlenceli ve uygulamalı eğitimin amacı, onlara tek başına dengeli bir mönü hazırlama yeteneğinin edindirilmesidir. 
“Şimdiye kadar alınan sonuçlar tatmin edici değildir.
  Uzmanların hepsi, payına düşeni yaptıysa, çok güzel yönergeler hazırlandıysa, mönüler belirlendiyse de bunların uygulamaya geçirilmesine gelince herkes bildiğini yapıyor, diyor Euro-Tok Bulgaristan örgütünün başkanı Joro İvanov. Kreş ve okullarımız yeni teknolojileri hala bilmiyorlar. Asıl sorun da para kıtlığıdır, bütçeler epey düşüktür. Bu girişimin temel amacı, çocukların bilgilendirilmesi ve sağlıklı yiyecek aramaya itilmesidir. Şu anda piyasada binlerce tür ürün bulunuyor. Ama hiç bir üretici, ürünlerini degustasyona sunmuyor. Önemli olan, bunları raflarda sergilemektense, ürünlerin içindekilerinin ve üretim şeklinin anlatılmasıdır. Dolayısıyla bu etkinliğin esas amacı tartışma başlatmak ve doğru teknolojileri tanıtmaktır”.
  Avrupa Sağlıklı Beslenme Gününde çocuklar, dengeli ve bol çeşitli yiyecek hazırlamaktan başka, spor etkinliklerine de katıldılar. Bulgaristan Beslenme ve Diyetetik Derneği Başkanı profesör Bojidar Popov’un sözlerine göre, günümüz çocukların diğer büyük problemi, hareketsizliktir:
  Beslenme konulu son Avrupa kongresinde, çocukların hareket aktivitesinin artırılmasına ağırlık verildi. Bir çocuk sağlıklı besleniyor, ancak hareket aktivitesi yok ise, o çocuk kilo alıp kilo fazlalığı yaşayacak. Bizim derneğimiz, gıda üreticileri ile iyi işbriliği yapıyor. Onlar bizim tavsiyelerimize büyük ölçüde kulak veriyorlar ve artık daha düşük enerjili, sözüm ona fonksyonel ürünler üretmeye başlıyorlar, diyor Beslenme ve Diyetetik Derneği Başkanı.
  Beslenme uzmanlarının işaret ettikleri diğer bir sorun ise, enerji değeri yüksek olan ve sağlığa pek yararlı olmayan gıdaların reklamıdır. Reklamlardan imrenen çocuklar o ürünleri, okul kantininde bulmazlarsa okula yakın dükkanlardan alıyorlar. Bu yüzden küçüklerin bilgilendirilmesi gerçekten büyük önem taşıyor.

 

 

 

BNR                                                                                                             24.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Smolyan Bölgesinde İmam Yokluğu Nedeniyle 15 Cami Kapalı

  Smolyan Bölge Müftüsü Necmi Dıbov, imam eksikliği nedeniyle bölgede 15 caminin kapalı olduğunu bildirdi. Bölgede 100 cami ve 100 mesçitin bulunduğunu belirten Dıbov, gün geçtikçe imam olmak isteyenlerin sayısında düşüş gözlendiğini kaydetti.

 

 

 

 

 

 

Ajans Bg                                                                                                      24.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türk Dizileri, 2011'de De En Çok Seyredilen Yayın Oldu

  Bulgaristan’da izlenme rekorları kıran Türk dizileri, geçtiğimiz yıl da en çok izlenen programlar arasında yer aldı. Reyting Ölçüm Ajansı GARB’ın verdiği bilgilere göre, 2011 yılında en çok seyredilen üç program arasında iki Türk dizisi yer alıyor. Geçen sene izleyicileri televizyon başına kilitleyen ‘Aşk-ı Memnu’ dizisi ülkede en çok izlenen program oldu. Dizide başrol oyuncuları olarak Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ yer alıyor. En çok izlenenler listesinin ikinci sırasında “Stoliçani v Poveçe” yer alıyor. ‘Aşk-ı Memnu’ 1 milyon 814 bin kişi tarafından izlenirken, ‘Stoliçani v Poveçe’yi 1 milyon 805 bin kişi takip etti. İlk üçte diğer bir Türk dizisi olan ‘Yaprak dökümü’ yer alıyor.
Geçen sene açıklanan Türk dizisi ihracat rakamlarında Bulgaristan, 39 ülke arasında ikinci sırada yer aldı. Yaklaşık 30 Türk dizisi satın alan Bulgar kanalları arasında en çok buna önem veren bTV oldu. Geçen sene reytingini artıran kanal, en çok tercih edilen televizyon yayını olarak rakiplerine fark attı. 2010’da da en çok izlenen program ‘Gümüş’ dizisi olmuştu.
Bulgar dizileri de son yıllarda hız kazandı. Buna rağmen reyting bakımından daha gerilerde bulunuyor. En çok izlenenler listesinin ikinci sırasında yerel bir yapım olan “Stoliçani v Poveçe” bulunuyor. Siyasetin karanlık yüzünü komik bir şekilde aktaran dizide güldürü ustalarından Lübo Neykov, Hristo Gırbov ve Krıstyo Lafazanov oynuyor. Senaryocular, dizinin Bulgaristan’daki gerçeği aktüel sorunlarıyla yansıttığını belirtiyor.
2011’in en çok izlenenler listesinde saat 21.00’da yayına giren ‘Yasak Aşk’ın yüzde 25,1 reytingi bulunuyor. İkinci sırada yüzde 24,97 reyting ile ‘Stoliçani v Poveçe’ yer alıyor. Üçüncülüğü ise yüzde 22,93 reytingle ‘Yasak Aşk’ dizisinin tekrar yayını alıyor. Dördüncü sırayı ‘Yaprak Dökümü’ yüzde 22 reyting oranı ile yer alıyor.
Bulgar yapımı dizi olarak en çok izlenen ikinci dizi yüzde 21,69 reytingi ile ‘Ev Hapsi’ dizisi oldu. Komedi tarzındaki bu dizinin izleyici sayısı da artıyor. 8. sırada olan dizide ünlü bir isim olan Tatyana Lolova rol alıyor. Çok reklamı yapılan ‘Cam Evi’ (Stıklen Dom) ise yüzde 19,88 reyting ile ancak 12. sırada yer alabildi.
Geçen sene en çok izlenen Hollywood filmi ‘Taşıyıcı 2’ oldu. 1,5 milyon kişinin izlediği film, ilk 10  sıralamadaki tek yabancı prodüksiyon oldu. Amerikan komedi dizisi ‘Kilogramla Çocuk’ da çok daha gerilerde yer buluyor. Spor programları arasında ilk 50’ye giren tek spor programı Bulgaristan ile İngiltere arasında oynanan futbol karşılaşması oldu.
Yeni yılın ilk dakikalarında ‘Yıldızlar altında sahne’ programıyla Bulgar Milli Televizyonu (BNT) lider konumunda olmasına rağmen, yıl içerisinde genel olarak üçüncülüğünü korudu. Buna rağmen ikinciyle arasında çok az fark bulunuyor. Nova TV ise genel izlenme oranında ikinci olsa da ilk 50’de hiçbir programı yer almıyor. BTV en çok izlenen kanal olma özelliğine sahip bulunuyor. Ana haber bültenleri rekabetinde de BTV diğerlerine fark atıyor. Saat 19.00’da yayınlanan bülten, yüzde 57 düzeyinde izlenme oranına sahip.
2009’dan beri izleyicileri ekran başına çeken ‘Yaprak Dökümü’, başından sonuna kadar en çok izlenen programlar arasında yer aldı. Ali Rıza ve ailesini konu alan dizinin son bölümü ise yaklaşık 2 milyon kişi tarafından izlendi. Yüzde 27,6 reyting ve All4+ sıralmasında yüzde 62,7 piyasa payı almayı başardı.

 

Zaman Bg                                                                                                      23.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eski Cuma'dan Genç Güreşçiler
Madalya Sahibi Oldu

  Geçtiğimiz hafta sonu Sliven’de Erkek Çocuklar İçin Özel Devlet Güreş Şampiyonası  düzenlendi. Eski Cuma (Tırgovişte) Sk Olimpiets kulübünden katılan genç ve başarılı sporcular, gümüş ve bronz madalyalar kazandı.  Bunu Sertan Hüseyinov, Svetoslav Petkov ve Sertkan İbryamov başardı. Serkan Hüseyinov, yarıştığı  53 kg kategorisinde ikinci oldu. Eski Cuma Sk Olimpiets kulübünden şampiyonaya katılan bir diğer isim Sertkan İbryamov, + 83 kg’da yarıştı ve üçüncü oldu. Svetoslav Petrov ise 42 kg’da şampiyon oldu.  Birkaç gün önce kendisi, geçen yılın en iyi sporcuları Top 10 listesinde aday olarak yer aldı.
Ülke genelinden düzenlenen güreş şampiyonasına, 43 güreş spor kulübünden yaklaşık 234 sporcu katıldı.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      23.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kına, Kansere ‘Dur’ Diyor

 Fazla ve uzun süreli kullanılan kınanın kansere sebep olabileceği öne sürülürken, Gaziantep Üniversitesi’nin araştırmasından ilginç sonuçlar çıktı. 60 fareye farklı dozlarda 10 gün süreyle ağız yoluyla kına verildi. Bunun sonucunda kınanın tümör gelişimini durdurduğu ve kansere karşı mücadelede önemli rol oynayan enzimleri artırdığı tespit edildi. Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özaslan, çağın hastalığı kansere karşı yeni bitkisel kaynakların umut verici sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Kına üzerine ileri düzeyde yapılacak araştırmalarla kansere karşı alternatif ilaç imkânlarının geliştirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özaslan, bu yöndeki bilimsel çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

 

 

AA                                                                                                     23.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Demiryolları Biletlere Zam Uyguladı

  Demiryollarında zam! Trenle yolculuk yapan vatandaşlar bugünden itibaren artık daha pahalı bilet ödemek durumunda kalacaklar. Alınan kararlar neticesinde bilet fiyatları bugünden itibaren zamlanmış olarak veriliyor. Bulgaristan Demiryollarından yapılan açıklamaya göre bilet fiyatlarına 2008 yılından bu yana zam yapılmadığı belirtilirken, gecen yıl dizel yakıtının % 11 gibi bir oranla zamlandığı hatırlatıldı. Geçtiğimiz yıl Bulgaristan Demiryollarında protestolar ve ciddi sıkıntılar olmuştu. Bu nedenle yapılacak olan reformların içerisinde bilet fiyatlarının zamlanması da bulunuyordu. Yapılan bu zam sayesinde bu yıl yaklaşık 2 milyon gibi gelir artışı bekleniyor. Bilet fiyatlarının zamlanmasının vatandaşlar tarafından nasıl karşılanacağı merak edilirken, yapılan tahminlerde vatandaşların bu zamma rağmen trenlerden vazgeçmeleri gibi bir ihtimalin söz konusu olmadığı, çünkü şu aşamada yolcular için trenlerin halen en ekonomik taşıt olduğu vurgulandı. Ayrıca yapılan açıklamalarda bu yıl içerisinde Bulgaristan Demiryolları çalışanlarından daha 2 bin kişinin işine son verilmesinin beklendiği de bildiridli. Bu sayının büyük bölümünün 6 maaş tazminat alıp gönüllü bir şekilde işlerinden ayrılacakları bildirildi.

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                   23.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Otobüs Kazasında Yaralanan Dört Kişinin Tedavisi Sürüyor

  Türkiye’den Bulgaristan’a sefer yapan yolcu otobüsünde cumartesi günü meydana gelen kaza sonucu yaralanan 30 kişiden 26’sı taburcu edilirken dördünün hastanedeki tedavisi sürüyor. Kırklareli yakınlarında meydana gelen kazada, daimi olarak Türkiye’de yaşayan dört Bulgaristan vatandaşı hayatını kaybetmişti. Dışişleri Bakanlığı’nın Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğundan edindiği bilgiye göre, 30 yaralıdan 26’sı taburcu edilirken dördünün tedavisi sürüyor.
Kazanın sebebini araştıran yetkililer, otobüsün aşırı hız yapmadığını, otobüsün yol kenarındaki korkuluklara çarptığı ve kötü hava koşulları ve yolun kaygan olması nedeniyle yolun kenarındaki 20 metrelik uçuruma yuvarlandığını belirtti.
İstanbul-Silistra seferini yapan özel bir şirketine ait otobüs, Bulgaristan sınırına 8 km kala kaza yapmış ve kazada 10 yaşında bir kız çocuğunun da bulunduğu dört kişi hayatını kaybetmişti.
Dışişleri Bakanlığı, otobüs kazası ilgili olarak yolcu yakınlarının bilgi edinebilmeleri için acil bir telefon hattı oluşturdu. Yolcu yakınları 02/9482404 numaralı telefondan güncel bilgilere ulaşabilirler.

 

 

Zaman Bg                                                                                                    23.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yumurta Kabuklarını Atmayın,
Sıradışı Kullanım Alanları İle Değerlendirin

  Yüzünüze sürebilirsiniz: Cildinizin yeniden tazeliğini sağlamak için temiz, kurumuş yumurta kabuklarını ezin. Bu tozu biraz yumurta akıyla karıştırın ve yüzünüze sürün. Bu maske yüzünüzde kuruduktan sonra yüzünüzü iyice yıkayın.

Tencerelerinizi kabuklarla temizleyin:
Yumurta kabukları çaydanlıkları, tencere, tavalarınızı ve termoslarınızı temizlemek için harika bir toksik olmayan bir temizleyicidir. Güçlü bir temizlik için yumurta kabuklarını biraz sabunlu suyla karıştırıp kullanın.
Kanalizasyonların tıkanmasını önler:
Mutfak lavabonuzun süzgecinin içine birkaç parça yumurta kabuğu yerleştirin. Bu kabuklar fazla katı maddelerin delikten aşağıya inmesini engelleyecektir. Ayrıca kabuklar yavaş yavaş kırıldığında borularınızı doğal olarak temizleyecek.
Bahçenizi gübreleyin:
Kalsiyum ve diğer mineraller bakımından zengin olan yumurta kabukları bahçenizin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Yumurta kabuklarını küçük parçalar haline getirin ve bunları gübre olarak kullanın.
Tahriş olan cildinize iyi gelir:
İçinde elma sirkesi bulunan bir kaba bir yumurta kabuğunu yerleştirin ve birkaç gün içinde bırakın. Kaşınan cilt ya da küçük cilt tahrişlerinde bu karışımı sürebilirsiniz.
Fidelerinizi yumurta kabuğunda yetiştirin:
Yumurta kartonunu boş, temiz yumurta kabuğu yarımlarıyla doldurup drenaj için her birinin altına delik açın. Sonra her kabuğun içine biraz toprak doldurun ve birkaç tohum atın. Tohumlar dikilmek için yeteri kadar büyüdüğünde alttaki yumurta kabuğunu kırın ve onları kabuklarla birlikte toprağa dikin. Çünkü yumurta kabukları toprakta biyolojik olarak parçalanabiliyor.
Bahçenizdeki bitkileri böceklerden korur:
Kemirici kurtları ve salyangozları tarım ilacı kullanmadan uzaklaştırmak için yumurta kabuklarını kırın ve sebzelerinizin, çiçeklerinizin etrafına serpin.

Zaman Bg                                                                                                      23.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu'da Ad Değişimi  Konusu Konuşuldu

  Yıllar boyunca Bulgaristan Türkleri için unutulmayacak acıların ilk sırasında yer alan Ad Değişimi, Şumnu'da konu olarak işlendi. Şumnu Kültür Evi Derneği ofisinde yapılan söyleşide  kültür evi üyesi Cahide Ercan, kısa ama öz bir sunumla o dönemde yaşananları paylaştı. Ad değişiminin ilk olarak Bulgaristan'da yaşayan Pomaklar ve Çingeneler  üzerinde yapıldığını, bununla beraber o zamanlar ülke için tehdit olarak görülen Türkler üzerinde devam ettiğini vurguladı. 1984 yılının Sonbahar'ında  büyük Türk kitleleri üzerine yürüyerek zorla ve kanlı bir şekilde adlarının değiştirilmeye başladığıyla ilgili konuşmasının ardından, Şumnu Kültür Evi ve Mozaik Dergisi çalışanı Velahitin Basri, bu konuyla ilişikin bir video sundu. Sunulan videoda, o dönemi yaşamış olan insanlarn çaresizliği, acısı, türlü eziyetlere uğrayışı, geçmişte kalsa da  herkesin o yılları yaşamış etkisi verdi. Bu konuşma ve videonun ardından orada bulunanların arasında yer alan usta sazcı Vejdat Rufat, Şumnu'da düzenlenen Saz Yarışması'nda kendi kategorisinde Birinci olan yetenekli genç Erkin Ahmet, başarılı müzisyen Hasan Kadiroğlu ve kültür evi üyelerinden Sinan Sezgin, sazlarıyla türküler çalıp söyledi. Orada bulunanlar ise onlara alkış ve şarkı söyleyerek eşlik etti. Geçmişte yaşanan bu olayların bir daha tekrarlanmaması dilendi ve orada bulunan herkese Mozaik Dergisi'nin çıkan son sayısından dağıtıldı.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      21.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ardino’da “Küçük Prens” Romanı Türkçe Okunuyor

  Samsun’da 19 Mayıs Üniversitesi Pedagoji Fakültesinde Türk Dili ve Edebiyatı Hocası Kadir Yalınkılıç ve onun öğrencileri, “Rodopska İskra 1921” Halk Kültür Merkezi kütüphanesi için bağış olarak dünyaca ünlü müelliflerin edebiyat eserlerinin Türkçeye çevirisi olan 51 kitap göndermişlerdir. 
  Ardino okurları, özellikle gençler dünyaca ünlü Türk yaratıcıları Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Saik Faik Abasıyanık, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın kitaplarını ve Süleyman Bulut, Aytül Akal, Sevim Ak gibi birçok modern Türk yazarlarının çocuk kitaplarını okuma fırsatını bulacaklar. 
  Ardino’daki kitapseverler, Antoine de Saint Exupery’nin “Küçük Prens”, Lev Nikolayeviç Tolstoy’un “İnsan Neyle Yaşıyor”, Nobel ödülüne sahip Ernest Hemingway’in “İhtiyar ve Deniz”, Charles Dickens’in "David Copperfield" eserlerini, Jules Verne’nin romanlarını ve daha birçok dünya klasik edebiyatından ünlü yazarların popüler çocuk kitaplarını Türkçe olarak okuyabilecekler. 
  Bağış, kasaba kütüphanesine uzun süre öğretmenlik yapan Selahiddin Karabaşev tarafından teslim edildi.
Bu fikir geçen yaz Kadir Yalınkılıç’ın Kırcaali bölgesinde Türkçenin durumunu araştırması üzere Ardino’yu ziyaret etmesinden sonra doğmuştur. 
  1950 yılında Ardino’dan Türkiye’ye göç etmiş birinin torunu olan genç bilim adamı Kadir Yalınkılıç, “Rodopska İskra 1921” Kültür Merkezi tarafından gördüğü yardımdan çok memnun kalmış ve daha o zaman öğrencileriyle birlikte Türkçe basılan kitaplar seçip, Ardino’ya göndereceğini söz vermiştir. 
 “Rodopska İskra 1921” Kültür Merkezi Genel Sekreteri Leman Koçeva, Samsun’a Kadir Yalınkılıç’a teşekkür belgesi ve bağış şahadetnamesi gönderileceğini söyledi.

 

Güner Şükrü                                                                                                     21.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bugün Ebeler Günü Kaydediliyor 

  Ebeler günü, yada halk deyişiyle “babin den” 21 Ocak’ta kaydediliyor. Gelenek olarak doğum sırasında ebelik yapan kadınlara saygı gösterildiğinin göstergesidir. Ebeler ve kadın doğum uzmanları bugünü mesleki bayram olarak kutluyorlar. 

 

 

 

 

 

BNR                                                                                                                      21.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Alvanlar'da Anma Töreni

  Yıllar önce yaşanan acı olaylar, Bulgaristan'daki Türklerin istemedikleri ancak zorlandıkları durumlar geçmişte kalsa  da bugün hatıralarıyla devam ediliyor,  anılıyor. 18 Ocak 1985 yılında Yablanovo köyü halkı gelenk, göreneklerini, benliklerini kaybetmekle karşı karşıya geldi. Bunların arasında adları rızalarına karşı değiştirilidi. Köy erkeklerinin hepsi tutuklandı, bedenleri morarıncaya  kadar gaddarca dövüldü. Dövülenlerin birçoğu mahkemesizPazarcik, Sofya, Sliven  ve Belene hapishanelerine götürüldü. Kınamaya uğrayan bu olaylar, on yıldan beri her yıl Yablanovo halkı tarafından düzenlenen bir törenle anılmakta. Bu yıl da gelenek olarak yeniden gündeme geldi. 19 Ocak 2012 tarihinde Alvanlar (Yablanovo) köy meydanında halk, ad değiştirmede türlü fiziki ve psdikolojik eziyetlere maruz kalan insanların anısına bu törende buluştu. Sunuculuğunu Akif Akifov'un yaptığı törende, birçok sayıda siyasi, din, kültür ve eğitim kurumu yöneticileri ve temsilcileri yer aldı.  Türkiye Cumhuriyeti Burgas Başkonsolosu Cem Ulusoy, Yablanovo köy Muhtarı Cemal Çoban, Ruşen Rıza söz aldı. Sonrasında orada bulununanlar, bu çirkin oylaylarla ilgili türklük uğruna kendilerini feda eden kişilere saygı duruşunda bulundu. Yablanovo köyü minik öğrencileri, sundukları programda şiir okudu ve barış simgesi olan beyaz güvercinler uçurdu. Bütün bu faaliyet, olay yerine yeni kurulan çeşme başında yapıldı. Herkesi çok duygulandıran o kötü günlerden siren açıldı ve büyük ateşler yakıldı. Düzenlenen bu tören,  yapılan bir dua ile sona erdi. Yerli ve yurtdışından işadamları faaliyetin gerçekleşmesi için destekte bulundu.
  Bu programın amacı insanları ayırmak ve olumsuz duygular yaratmak değil, kötülüklerin tekrarlanmaması.

 

Mozaikdergisi                                                                                                      20.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Razgrad'ta Kanser Olan Çocuğa Yardım Konseri Düzenlenecek

  Razgrad kasabasında, Kanser hastalığına yakalanan bir çocuk için  Birlikte Daha Çok Şey Yapabiliriz başlığı altında konser düzenlenecek.  Konser,  20 Ocak tarihinde, saat 18.00'de Belediye Kültür Merkezinde düzenlenecek. Bu gecenin organizatörleri Razgrad belediye yönetimi ve Abritus Dans Topluluğu dansçısı Valentin Dimov. Küçük Berdan Hasan, Jelyazkovets köyünden ve 2 yaşında 4 aylık. Sol böbreğinde tümör olan küçük çocuk, çok uzun sürecek olan kemoterapi görüyor. Bu girişimle beraber toplanacak olan imkanlar, Berdan'ın ameliyat masrafları için kullanılacak. Düzenlenecek olan programda Buzluca 2010 Okumaevi'ne bağlı olan  Abritus Dans Topluluğu ve Abritus Dans Kulübü, Kalina-Rada dans stüdyosu, Kapantsi Dans Kulübü, Kapanska Magiya-Getsovo ve Tsar Kaloyan Dans Topluluğu sahne alacak. Bunun haricinde Feniks Dans Oluşumu, Hortse Çocuk Dans Okulu, Puls Tiyatro Dans Oluşumu, Kapançe çocuk dans stüdyosu, Razgrad Çocuk Bakım Merkezi bandosu sergileyecekleri danslarıyla programa ve Bertan'a destek verecek.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      20.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

NAP, 2011 Yılında 700 Milyon Leva Daha Fazla Vergi Topladı

  Ulusal Gelirler Ajansı (NAP), 2011 gelirlerinin bir önceki yıla göre toplam 700 milyon leva daha fazla olduğunu açıkladı. NAP,  2011 yılı içinde vergi ve sigorta ücretinden  toplam 12,7 milyar leva gelir elde etmeyi başardı.
Yılbaşından 31Aralık 2011 tarihine kadar ise toplam 7,4 milyar vergi toplandı. Bir önceki yıla oranla NAP 2011 yılında 247 milyon leva fazla vergi tahsili yaptı.
  Sigorta ücretlerini tahsilinde ise NOİ ve NZOK’un bütçelerine toplam 5,3 milyar leva kaynak girdi. 2010 yılına oranla bu kuruluşlara toplam 452 milyon leva fazla kaynak sağlanmış oldu.

 

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                                 20.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Salim Hasanov Bugün 101 Yaşını Kutluyor

  Salim Hasanov, 20 Ocak 1911 yılında Eski Cuma (Tırgovişte) ilinin Osmanpazarı (Omurtag) belediyesine baglı Zelena Morava köyünde doğuyor. Gençlik yıllarında çoban, oduncu olarak ve TKZS’de çalışmış. 2 erkek ve 3 kız çocuğu, 13 torunu, 23 torunlarının torunu var. Muhtarlıktaki sekreter Sadet Salimova: “Salim dede bu yaşına kadar hiç hastalanmamış. Onu şimdilerde zorlayan skleroz.  Havanın iyi olduğu zamanlarda kapı önüne oturmaya çıkıyor ve oradan geçenlerle sohbet ediyor, nasihat veriyor. Çoğu insanı skleroz nedeniyle hemen tanımasa da, insanlar onun yaşına hürmeten ziyaret ediyor, bayramlarda evine gidip elini öpüyor” dedi.  Salim dede, uzun ömürlü olmanın sırrını içki kullanmama ve çok çalışmaya  dayıyor.

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                 20.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ünlü Türk Rejisör Selim Gürata,
Kırcaali Devlet Tiyatrosu Oyuncularıyla
“Hisseli Harikalar Kumpanyası” Müzikalinin Provalarına Başladı

  Antalya Devlet Tiyatrosunun Genel Müdürü, rejisör, oyuncu Selim Gürata bugünlerde Kırcaali “Dimitır Dimov” Drama ve Kukla Tiyatrosunun çatısı altında faaliyet sürdüren “Kadriye Latifova” Sahnesi oyuncularıyla “Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikalini sahneye koymak üzere masa çalışmalarına başladı. Kendisiyle yaptığımız söyleşiyi okuyucuların dikkatine sunuyoruz. 

-Sayın Gürata, “Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikali sizin “Kadriye Latifova” Sahnesi oyuncularıyla gerçekleştirdiğiniz ilk proje değil, değil mi? 

-Evet. Daha önceden 2004 yılında “Kadriye Latifova” Tiyatrosunun davetlisi olarak, “Aşkım Benim Tiyatro” (Karmen) oyununda oyunculuk yaptım. Bu sırada buradaki genç arkadaşlarımla çalışma imkanı buldum. “Karmen” ile bir hayli turne yaptık. Ardından burada “Yedi Kocalı Hürmüz” oyununu sahneye koydum. Sonra da “Hürrem Sultan” oyununu Orhan Tair, Kravçenko ve ben sahneye koyduk, aynı zamanda ben oyunda Sultan Süleyman rolünü oynamıştım. Şimdi üzerinde çalıştığımız “Hisseli Harikalar Kumpanyası” dördüncü projemiz oluyor, bu sene sahneye koyacağız. 

-“Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikalinin çalışmalarına ne zaman başladınız? 

-Üç gündür çalışıyoruz. Ayın 16’sında başladık ve devam ediyoruz. 

-Müzikalin prömiyeri ne zaman olacak? 

-Prömiyer 16 Şubat’tan sonra yapılacak, ama tam kesin tarih belli değil. Kırcaali’de prömiyerden sonra turnelere çıkacağız. 

-“Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikali ile ilgili daha ayrıntılı bilgi verir misiniz? 

-Bu müzikal Haldun Dormen’in eğlenceli bir oyunu. Müzikli, danslı, hoş bir komedisi olan bir oyun. Türkiye’de daha önce sahnelenmiş, çok da ilgi çekmiş bir oyundur. Fakat biz biraz bu oyunun üzerinde çalıştık. Oyun iki perdelik ama bizde tek perde oynanacak ve tiyatrosu daha ağırlıklı olacak. Oyuncularımız çok iyiler, herkes kendi rolüne çok iyi sahip çıkıyor. Ben çok güzel bir oyun olacağını biliyorum. 

-Neden bu oyunu Kırcaali’de sahneye koymaya karar verdiniz? 

-Bu oyunu seçmemin nedeni öncelikle bir müzikli oyun olmasıdır. Sonra oyunun karakterleri buradaki genç aktörlerimize çok uygun. Buradaki seyircinin de beğenebileceği gibi komedisi olan, müzikleri çok güzel, akılda kalan bir oyun. O yüzden burada bu oyunun çok beğenileceğini düşünüyorum. 

-Oyunda ne tür müzik var? 

-Oyunun kendi müzikleri var ama onun dışında da oyunda tiplerin söylediği şarkılar var. O şarkıları biz biraz değiştiriyoruz, biraz daha günümüzde gençlerimizin hoşuna gideceği modern müziklerden seçmeler yaptık. 

-Bu komedinin hikâyesi nedir? 

-“Hisseli Harikalar Kumpanyası” oyunu bir çadır tiyatrosunun başından geçen bir olayı gösteriyor. Bir gün turnedeyken, tiyatronun assolisti oyunu bırakmaya karar veriyor. Assolist olmadan bir tiyatro da iş yapamaz. Tabii, herkes panik içine düşüyor. Orada gelişen bir takım olaylar var. Sonunda tiyatronun çaycısını kadın kılığına sokup, assolist yapmaya karar veriliyor. Komedi böyle başlıyor, mutlu sonla bitiyor. 

-Yakın zamanda Kırcaali tiyatrosuyla gerçekleştireceğiniz başka projeleriniz var mı? 

-Bu sezon içerisinde eğer vakit bulabilirsem, Kırcaali tiyatrosunda bir de çocuk oyunu yapmak istiyorum. Bu oyunun adı “Gölgenin Canı”, Karagöz ve Hacivat’ın canlandığı bir oyun. 

-Kırcaali’deki Türk tiyatrosu diğer tiyatronun şapkası altına girdi. Bu arada tiyatronun yönetimi değişti. Yeni yönetimle nasıl çalışıyorsunuz? 

-Şu anda Kırcaali tiyatrosunun yeni yönetimiyle çok iyi çalışıyoruz. Zaten Plamen Panev ile ben daha önceden birlikte çalışmıştım. O, Antalya Devlet Tiyatrosuna da misafir rejisör olarak gelip, oyun da sahneye koymuştu. Sonuçta biz tiyatro yapıyoruz. Burada Türkçe tiyatro da yapmamız gerekiyor. “Kadriye Latifova” Tiyatrosu bir sahne olarak da olsa, faaliyetine devam ediyor. 

-Sizi yakından tanıyabilir miyiz? 

-Ben devlet tiyatrosu oyuncusu ve rejisörüyüm. Aynı zamanda Antalya Devlet Tiyatrosunun müdürüyüm. 30 yıldır bu işi yapıyorum. Yaklaşık 60’a yakın oyunda oynadım, 30’a yakın oyunu da sahneye koydum. Sinema ve TV filmlerinde ve TV dizilerinde de oynuyorum. 

-Rol aldığınız bazı filmlerin isimlerini söyler misiniz? 

-Özcan Deniz, Meltem Cumbul’la beraber “Aşk Yakar” Tv dizisinde oynadım. Dizide Özcan Deniz’in babasını oynuyordum. Şimdi TRT 1’de yayınlanan Sakarya Fırat” adlı dizide Hüsamettin Albay’ı oynuyorum. En son oynadığım sinema filmi “Musallat 2”. 

-“Kadriye Latifova” Sahnesi oyuncularının geleceğini nasıl görüyorsunuz? 

-“Kadriye Latifova” Sahnesi oyuncularının geleceğinin iyi olmasını istiyorum ve öyle olacağını da düşünüyorum. Burada yaptığımız projenin temel hedeflerinden biri de, bu çocukların oyuncu olarak kendilerinin ne kadar iyi olduğunu, oyunları güçlü götürebildiklerini hem seyirciye, hem de tiyatro camiasına göstermektir. “Kadriye Latifova” tiyatro sahnesi bu gençlerin yeni katılımlarla beraber devam etmesini istiyorum, çünkü o çok önemli bir tiyatro. “Kadriye Latifova” tiyatrosunun 2004’de kuruluşuna ben de oyuncu olarak, eğitmen olarak katkıda bulunmuştum. O zaman ilk defa tiyatroda “Karmen” oyununu sahneye koymuştuk. 

-Buradaki genç oyuncuların daha iyi oyuncu olmaları için ne yapmak gerekiyor? 

-Daha iyi oyuncu olmaları için çok iyi rejisörlerle çok fazla oyun yapmaları gerekiyor. Çok birlik, ansambl içindeki oyunlara sahip çıkmaları, seyirciye ve tiyatro camiasına kendilerini güçlü bir şekilde kabul ettirmeleri gerekiyor. Tiyatro okullarında okuyan gençlerimiz de var. Onların orada öğrendiklerini hem arkadaşlarıyla, hem buradaki insanlarla paylaşmaları, daha da ileri gitmelerini sağlayacak. “Kadriye Latifova” Sahnesi oyuncuları 2004’den beri ciddi olarak çok çalışıyorlar ve kendilerini de geliştiriyorlar. Ben her gelişimde onların daha da ileriye gittiğini görüyorum. 

-Son olarak, Kırcaali Haber’in okuyucularına ne söylemek istersiniz? 

-Kırcaali Haber aracılığıyla öncelikle bütün okuyucularına çok sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum, hepsini muhabbetle kucaklıyorum. En önemli istediğim şey, “Kadriye Latifova “ Sahnesinin oyunlarını hiç yalnız bırakmasınlar, oyunlarını izlesinler, yani tiyatroyu sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bizim tiyatromuz değerli bir tiyatro. Buradaki çocuklar çok değerli oyuncular ve onları yalnız bırakmamalarını rica ediyorum. 

 

 

 

Resmiye Mümün                                                                                                      20.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çiftçiler İçin Ayrılan Bütçe Tükendi

  Ulusal Arıcılık Programı için Dobriç'te kabul edilmeye başlanan dilekçeler, dün itibariyle durduruldu. Başvurular 16 Ocak 2012 tarihinde başladı, ancak  bu program için ayrılan bütçe iki günde tükendi. Tarım Devlet Fonu tarafından resmi olarak yapılan açıklamada, 18 Ocak tarihinde Topluluk  İçinde Arı Kovanlarını Yenilemek İçin Önlemler D tedbiri için başvuruların durdurulduğunu açıkladı. Dobruca İli genelinde verilen dilekçesayısının 148 olduğu belirtildi.

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      19.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Afganlı Bir Kaligrafin Dünyadaki
En Büyük Kuran-ı Kerim’e İmzasını Attı

  Reuters Haber Ajansı, bir Afganlı kaligrafin, 30 yıl süren savaşın Afganistan’ın zengin kültür tarihini ve geleneklerini tahrip etmediğini göstermek amacıyla dünyanın en büyük Kuranı Kerimini yaratmak için 5 yıl emek verdiğini bildirdi. Kabul’deki Kültür Merkezinde bulunan sayfaları 2 28 x 1,55 metre ölçülerindeki kutsal el yazması kitabın, Afganistan Hac ve Dini İşler Bakanlığı tarafından dünyada en büyük Kuranı Kerim sertifikası aldığı açıklandı. 
Önceki en büyük Kuran kopyasının 2 x 1,5 metre ölçülerinde Tataristan’da yapıldığı anlaşıldı. Afganistan’da yapılan Kuran’ın 500 kilogram ağırlığında, işlemeli deri kılıfla bağlanmış kumaş ve kâğıttan yapılmış 218 sayfası olduğu belirtildi. Deri kılıfın 21 keçinin derisinden yapıldığı kaydedildi. 
  Proje Muhammed Sabir Hedri’ye aittir. O bu proje üzerine muazzam sayfaların etrafında çok sembolik süs yaratan altın boyalı metni milyonlarca küçük renkli noktalarla birleştirmek için 9 üniversite öğrencisiyle beraber çalışmış. 
Bu Kuran için özel kurulan odada Muhammed Hedri eserini göstererek, “Bu kutsal kitabın güzel görünmesi için ne kadar olursa, daha çok nefis renkler kullanmak istedim” dedi. 
  Hedri, bir sanat eseri yaratmakla beraber, onu sır olarak 2 yıldan fazla gözlerden uzak tutmayı başarmıştır. Kuranı Kerim kitabı 2009 yılında hazır iken, sayfaların bağlanması ve özel yapılan odanın ancak 2012 yılında hazır oldukları belli oldu. 
  Kendisi Müslüman olan kaligrafis, dünyanın başka yerinde başka birinin daha büyük Kuranı Kerim kitabı yarattığını öğrenmekten çok memnun olacağını paylaştı. Muhammed Hedri gülümseyerek, “Birinin daha büyük Kuran yapmasından çok mutlu olacağım, çünkü bu İslam dinine bir hizmettir” dedi. 

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                      19.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Emekliler, Silistre ‘de Bilgisayar Öğreniyor

  65 yaş üzeri olanlar Silistre’de bilgisayar ile çalışmayı öğrenmek için kursa gidiyor. Bu girişim Global Kütüphaneler-Bulgaristan programına bağlı olarak gerçekleşiyor. Bu bilgisayar eğitimi eğitim,  bir kaç aydır bilgisayar salonuna sahip olan  Parteniy Pavloviç Silistre  Bölge Kütüpkanesi’nde haftada 5 gün olacak.

 

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      19.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumen’de Grip Alarmı

  Bulgaristan genelinde son günlerde gribe yakalananların sayısındaki artış hızla devam ederken, önümüzdeki günlerde grip salgını ilan edinmesinin çok büyük bir ihtimal olduğu bildirildi. Grip salgını ilan edilmesi için yurt genelindeki hastaların sayısının 10 bine 200 olması gerekiyor. Bu rakamlara ise şu anda en yakın şehir olarak Şumen görünüyor. Şumen’deki hastaların sayısı diğer şehirlere nazaran çok daha hızlı bir şekilde çoğalmaya devam ettiği bildirildi. Şumen’deki hasta sayısı 10 bine 158 olurken, grip salgını ilan edilebilmesi için bu sayının 230 olması gerektiği bildirildi. Geçtiğimiz yıl Şumen şehri grip salgının en fazla yaygın olduğu bir şehir konumunda olması nedeniyle okullar bir müddet tatil edilmişlerdi. Şu ana kadar öğrenciler arasında gribin fazla yaygın olmaması nedeniyle okullarda sıkıntıların olmadığı belirtilirken, önümüzdeki haftadan itibaren okullardaki öğrencilerin sağlık durumları hakkında günlük rapor isteneceği öğrenildi. Geçtiğimiz yıl domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne bu yıl rastlanmadığı, şu andaki hastalarda ise H3N2 virüsünün yaygın olduğu bildirildi. Bu virüs en çok 0-4 ve 5-14 yaşları aralığını tehdit ettiği açıklandı. Doktorlar virüse yakalanmamak adın herkesin sağlığına çok dikkat etmesi gerekti konusunda uyarılarda bulunurken, bazı tedbirler hakkında da bilgi veriyorlar. Özellikle kış aylarında bağışıklık sisteminin olabildiğince güçlü tutulması gerektiği, bu nedenle temizlik konusunda titiz olunması gerektiği vurgulandı. Ayrıca sağlıklı kişilerin hastalarla temastan uzak durmaları gerektiğinin altını çiziyorlar.

 

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                      19.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocuk Ustalar, Cumartesi Günü Takvim Yapacak

  Kamila Çocuk Tiyatro Grubu,  Mall Rousse’de Küçük Ustalar atölyesinde 21 Ocak, Cumartesi günü,  çocukları eğlendirmeye hazırlanıyor. Kendimiz Takvim Yapalım konulu buluşmada, çocuklar organizasyon ve artistik yeteneklerini geliştirecek.
  Kamila grubu, çocuklara şablon ve 4 mevsimin resimlerini hazır olarak takvim için sunacak. 21 Ocak saat 11.00’de gerçekleşecek olan bu eğlenceli buluşmaya, takvim yapmada ustalıklarını ve yeteneklerini göstermek isteyen çocuk ve aileleri katılabilir.

 

 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                      19.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bağış Yapan Vatandaşlar Vergi Borçlarından
Yüzde 5, 15 ve 50 İndirim Alabilir

  Sağlık, kültür ve sivil toplum kuruluşlarına yapılan bağışlar sonucu vatandaşlar vergi borçlarından yüzde 5, 15 ve 50 indirim alabilecek.
  Ulusal Gelirler Ajansı (NAP) tarafından yapılan açıklamaya göre, ‘Hasta çocuklara tedavi’ , ‘Üremeyi destekleyen’ ve ‘Nakil’ fonlarını destekleyen vatandaşlar, vergi borçlarının yüzde 50’sinden muaf tutulacak.
  Kültür kuruluşlarına yapılan bağışta yüzde 15, sağlık kuruluşlarına veya kimsesiz çocuklar yurtlarına yapılan bağışlarda ise yüzde 5 vergi borcu indirimi kullanılabilecek. Vergi borçlarından indirim kullanmak isteyen vatandaşlar ise 2 Mayıs’a kadar vergi beyanlarını yatırması gerekiyor.

 

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                      18.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sağlık Sigortası Olmayan Kadınlar Artık
Ücretsiz Doğum Yapabilecekler

  Kadın Hastalıkları ve Doğum Ulusal Derneğinden, sağlık sigortası olmayan kadınların da, diğer sağlık sigortası harçlarını sırasıyla ödemiş kadınlar gibi ücretsiz doğum yapıp, tüm tıbbi hizmetlerden faydalanabilecekleri bildirildi. 
Tüm doğum yapacak kadınlar ikamet adreslerine göre değil de, istedikleri hastanede çocuğunu dünyaya getirebilecekler.
  Ulusal Sağlık Kasası, her doğan bebek için hastaneye 500 leva ödeyecek. Geçen yıla kadar ise kasa Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümlerine bir doğum için 460 Leva sağlıyordu.
  Örneğin, kalp hastası veya yüksek kan basıncı gibi her hangi bir riskte bulunan hamile kadınların gözlem altında tutulup, bakımı için klinikler artık 800 Leva alacak. Ulusal Sağlık Kasası, tıbbi endikasyonlar üzere yapılan her kürtaj için 183 Leva verecek. Kadınların kendi isteği ile yapılan kürtajlar ise onların hesabına kalıyor. 

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                      18.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sando, Kuaförcülük Başarısının Sırrını Açtı

  Kırcaalili 25 yaşındaki Sadulla Beytulla, üç yıl önce açtığı “San Stefano” Bulvarında bulunan “SANDO” kuaför salonunun sahibi. Sando adıyla bilinen genç, 1989 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etmiştir ve şimdi iki ülkenin de vatandaşıdır. Sando genç yaşına rağmen toplam 9 yıldır kuaförlük yapmış. İlk önce Bursa’da 17 yaşındayken çalışmaya başlayarak, Erdal Gürdal Kuaför’de 4 yıl deneyim kazanmış. Aynı zamanda Bursa Çıraklık Eğitim Merkezinde üç yıl kuaförlük eğitimi almış. Daha sonra Almanya’nın Münih kentinde yaklaşık 2 yıl kuaförcülük yapmış. 
  Sando,“Lise 2’de okulu terkettim ve kuaför olmaya karar verdim. Kuaförlüğü severek yapıyorum. Gençlerin yapabileceği işlerden bu işi daha hoş ve zevkli buldum, o yüzden kendime meslek edinmeyi seçtim” diye ifade etti. 
Sando, Kırcaali’deki salonunda 22 yaşındaki kız arkadaşı Kadriye Hikmet ile beraber çalışıyor. Yaz mevsiminde daha 1 veya 2 kız işe alabilir. Günde 5, 7 ve 10 arası müşteri sayısının değiştiğini, cumartesi günü ise müşteri sayısının 15’e kadar ulaştığını söyledi. Salonda saç kesimi, değişik saç modelleri, saç boyama, saç takma veya ekleme gibi her türlü kadın saç kuaförü yapılıyor. Sando, salona çoğunlukla 15-30 yaş arası genç bayanların geldiğini paylaştı. Kırcaalili bayanların genelde özel günlerde ve düğünlerde değişik saç modelleri yaptırdıkları ortaya çıktı. Sando’nun kuaför salonu 9.30 ile 18.30 arası açık, fakat müşteri olduğu zaman akşamın geç saatlerine kadar çalışıyor. Sadece pazar günü dinleniliyor. 
  Sando’ya bu işten elde ettiği kazançtan memnun olup, olmadığını sorduk. Genç kuaför, “Elbette insan çalışınca para kazanıyor. Ben bu işi yapabiliyorum derse, biraz daha fazla gayret ederse, kendi belirlediği fiyatlarla müşterilerini memnun etmeye çalışırsa, iş yerini çalıştırmaya devam edebilir” dedi.
İş başarısının sırrını ise, “Kuaförlüğü iyice öğrendikten sonra, kendi iş yerimi açmaya hazır hissettim ve gerek kendi para birikimimle, gerek ailemden gördüğüm mali destekle “SANDO” kuaför salonunu açmaya karar verdim. Benim için müşterinin salondan memnun çıkması her şeyden önce çok önemlidir. Bunun için de müşterilerimiz yapılan saçı beğenmezlerse, tekrar istedikleri şekilde yapmaya çalışıyoruz. Tek sözle müşterilerimize saçlarını beğendirene kadar çaba sarf ediyoruz” diye ifade etti. 
  Sando’nun devamlı müşterilerinden 25 yaşındaki Şeregül Orhan sık sık İngiltere’ye çalışmaya gittiğini, fakat Kırcaali’de olduğu zaman “SANDO” kuaför salonunu devamlı ziyaret ettiğini paylaştı. Genç kız, “Hep bu kuaför salonuna geliyorum, çünkü Sando’nun çalışmasını çok beğeniyorum. Saç kesimini profesyonel yapıyor, üstelik fiyatlar da çok uygun. Tek sözle çok memnunum diyebilirim.

 

 

 

Resmiye Mümün                                                                                                      18.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

5 Yaşındaki Berkin'in Tedavisi Yapılacak

  Silistre'li olan 5 yaşındaki Bekrin'in tedavisinin yapılabilmesi için şehir halkı harekete geçti. Sistemik başlangıçlı jüvenil artrit  teşhisi konulan ve bu hastalıkla boğuşan çocuk, yardımsever halk  sayesinde tamamiyle tedavisi yapılıp sağlığına kavuşabilecek. Silistre halkı tarafından neredeyse  bir aydan daha az bir zaman zarfı içerisinde  12 000 levaya yakın yardım toplandı. Tedavi, alınacak ve uygulanacak ilaç sayesinde 1 yıl boyunca devam edecek. Aslında tedavi tümüyle 15 600 leva maaliyetinde, ancak ailenin bunu karşılayabilme gücü yok. Bu yüzden Berkin'in annesi Sibel Seyfidin, masraflar için yardımda bulunan herkese teşekkür etti.  Küçük çocuğun tedavisine, Sofya Çocuk Kliniği'nde olmak üzere gelecek hafta başlanacak.

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                      17.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rujdi Rujdi, Olimpiyat Oyunlarına Katılıyor

  2012’de  London’da düzenlenecek olan olimpiyatlara gülle ve disk atma spor dalında katılacak ve yarışacak olan Glodjevo'dan 20 yaşındaki Rujdi Rujdi,  maddi ve manevi olarak destek  görüyor. Plamen Nunev ve  sporcu atlet Aneliya Nuneva’nın Rujdi’nin evine eşlik ederek katıldığı  misafirler,  antremanlarına rahatlıkla devam edip yapabilmesi adına bir spor ekibi ile bir miktar para bağışında bulundu. Aynı zamanda Rujdi’ye bu güne kadar 15’in üzerinde kazandığı madalya ve gülle atma sporunda göstermiş olduğu başarıdan dolayı teşekkür mektubu sunuldu. Bu gibi desteklerin devamının  olması için ellerinden gelen herşeyi yapacaklarını belirten misafirler,  genç sporcuya başarılarının devamını diledi. Rujdi Rujdi,  2011 yılında Dubai’de düzenlenen yarışmada gülle ve disk  atma spor dalında dünya şampiyonu oldu.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                        17.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İhracat Hızlı Tempoda Artmaya Devam Ediyor

 Yerli firmaların yaptıkları ihracat hızlı oranda artmaya devam ediyor. İstatistik Enstitüsü verilerine göre, Ocak-Ekim 2011 döneminde Bulgaristan’ın AB’ye yaptığı ihracat 2010’un aynı dönemine kıyasla yüzde 33,8 oranında artarak 20,4 milyar levaya ulaştı. Bulgaristan, AB’de en fazla ihracatı Almanya, Romanya, İtalya, Yunanistan, Belçika gibi ülkelere yapıyor. Bu ülkelere yapılan ihracat, AB’ye yapılan tüm ihratacın yüzde 66,7’sini oluşturuyor.
AB dışındaki ülkelere yapılan ihracatta da artış yaşandı. Ocak-Kasım 2011 döneminde üçüncü ülkelere yapılan ihracat 13,5 milyar levayı buldu. Bu da 2010’un aynı dönemine kıyasla yüzde 26,5 artış olarak kaydediliyor. Bulgaristan’ın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında Balkan ülkeleri, Rusya, Ukrayna, Çin ve Amerika yer alıyor. Kanada, Endonezya ve Mısır ile yapılan ihracatta da artış gözleniyor.
Öte yandan AB üyesi olmayan ülkelerden yapılan ithalat, ihracata kıyasla daha düşük tempoda seyrediyor. 2011’in 11 aylık döneminde ithalat 2010’a kıyasla yüzde 21,8 oranında artarak 17,1 milyar levayı buldu. Bulgaristan en fazla ürünü Kazakistan, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri ve Güney Kore’den alıyor.

 

Zaman Bg                                                                                                        17.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

3D Minibüsü, Atıkları Ayrı Toplamayı Öğretiyor

  Ambalaj atıklarının  geri kazanımı için çalışan ve bu alanda en büyük organizasyon olan Bulgaristan Ekopak 3D minibüsü, Rusçuk şehrinnde okulları dolaşacak ve çocuklara atıkları ayrı toplamayla ilgili bilgiler verecek. Bu girişim, Rusçuk Belediyesi ve Eğitim, Gençlik ve Bilim Bakanlığı tarafından gerçekleştiriliyor.  Minibüsün ilk durağı, OU Toma Kırdjiev okulu olacak.  Rusçuk’tan I-IV sınıflardan olmak üzere yaklaşık 4 600 öğrenciye,  atıkları ayrı toplamayla ilgili bilgiler verilecek.  Atıkları ayrı toplama kampanyası, 8 Şubat 2012 tarihine kadar sürecek. Ekopak  kampanyasında yer alan çocuklara, dikmeleri ve doğayı zenginleştirmeleri adına köknar tohumları hediye edilecek. 2010-2011 yıllarında Ekopak doğa çardağı, ülke genelinde 12 şehir ziyaret etmiş  ve 70 000 kişiye atıkların ayrı toplandığında tekrardan neler için nasıl kullanıldığının sunumunu yapıp, sergiledi.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                        17.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Arıcılık Programı Başlatılıyor

  1999 yönetmeliği kapsamında  kayıtlı olan çifçilerin  başvuruda bulunabilecekleri, Arıcılık Programı başlatılıyor. Varroatosis, arı balı analizi, yeni kovanlar, katmanları ile ilgili çalışmalar, finanse edilecek faaliyetler arasında yer almakta.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                        16.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu Yılki Kuran’ın Çiçekleri Film Festivali’nin Gözdesi
İstanbul Olacak

  ‘Kuran’ın Çiçekleri’ adlı film festivali dördüncü kez Sofya’da başlıyor. 17 Ocak – 9 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde Doğu ve Kuzey Afrika’dan filmler sunulacak. Bu yılki festivalin ana konusu İstanbul’a odaklanacak. Geçen sene kültür başkenti olan İstanbul’a, üç belgesel, roman tanıtımı ve sergi adanacak. İngiliz yönetmen ve yapımcı Amanda Burrell’in Beyoğlu ile ilgili çektiği belgesel “Beyoğlu Hikayeleri” adını taşıyor. Filmde İngiliz yönetmenin gözünden Beyoğlu’nda yaşayan ve burada para kazanan bazı insanlar anlatılıyor. Belgeselinde Beyoğlu’nu “İslam dünyasındaki en yaratıcı, liberal ve şaşırtıcı yer” olarak tanımlayan Burrell, bundan 10 yıl önce çektiği Harem adlı film ile de biliniyor.
“Istanbul – Meeting of Souls” üç bölümden oluşan bir film. Alman yapımcı Michael Hehl’in yönettiği filmde İstanbul’un Roman semti Sulukule’nin sakinleri ele alınıyor. 2006’da gerçekleştirdiği gezide bir yerli ile el kol işaretiyle sohbet eden Hehl, bir yıl sonra Türkçe öğrenerek aynı kişiyle sohbet etme imkanı bulur. Bu vesileyle ikinci bölüm fikrini “Herşey ulaşılabilir” olarak düşünen Hehl’in bu projesinin 2012’de gösterime girmesi bekleniyor.
Aslihan Ünaldı’nın hazırladığı “Son Sürat İstanbul” adlı filmde ulaşım açısından İstanbul’u anlatıyor. Şehrin 1960’lardan bu güne devam eden kontrolsüz büyüme ve otomobil merkezli politikalarla baş etme çabasını hem Doğan Kuban, John Freely gibi uzmanların, hem de kentte yaşayan sıradan insanların gözünden anlatıyor.
Festival esnasında Katya Tabakova, İstanbul için hazırladığı foroğraf sergisini tanıtacak. İstanbul’un, tursitik yönünden öte, başka bir çehresini gösterecek olan sergi, 17 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında Sofya’da Sinema Evi’nde (Dom na kinoto) yer alacak. Yine festival günleri esnasında Türk yazar Ayşe Kulin’in “İstanbul’a son tren” adlı romanı tanıtılacak. Roman, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazizmin Fransa’da Yahudilere yaptığı baskıyı ve Türk diplomatlarının çok sayıda Yahudi’nin hayatını kurtarmasını anlatıyor. Selva adındaki bir padişah kızının yahudi bir gençle kaçmasını konu alan roman, siyasi olaylar fonunda zıtlıkları dile getiriyor. Pelin Esmer’in yapımcılığını yaptığı ve Nejat İşler’in oynadığı” Onbire on kala” filmi de gösterilecek filmler arasında. Pozor Derneği’nin organize ettiği festivale İran, Türkiye, Filistin, Fas, Cezayir ülkelerinin elçilikleri destek veriyor.
Kuran’ın Çiçekleri Film Festivali, 17 Ocak’ta saat 19.00’da İran yapımı “Lütfen, bizi rahatsız etmeyin” filmiyle açılacak. Tüm gösterimler, Sinema Evi yanısıra Evro Sinema, Kızıl Ev ve Dada Cultural Bar’da yapılacak. 

 

Beynur Süleyman, Sofya                                                                                                       16.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Euro, Tedavüle Girişinin 10. Yılını Kutluyor

 AB’nin ortak para biriminin isim babası Belçikalı emekli bir öğretmen. AB ortak para biriminin ismi önce ECU olarak belirlendi. Fakat bu karardan Almanların itirazı üzerine vazgeçildi. Almanca’da ‘inek’ anlamına gelen ‘Kuh’a benzerliğinden dolayı ECU olarak adlandırılmayan ortak para biriminin isim babası Belçikalı emekli bir öğretmen oldu. 4 Ağustus 1995’de dönemin Komisyon Başkanı Jacques Santer’e ‘Euro’ ismini öneren emekli Fransızca öğretmeni Germain Pirlot’un teklifi Aralık 1995 yılında Madrid’deki zirvede resmen kabul edildi.
Madeni paraların tasarımcısı Belçika’dan
Başta Almanya ve Fransa olmak üzere AB’nin 12 ülkesinde 10 yıl önce ortak para birimi Euro tedavüle girdi. Sonradan beş ülkenin de Euro’yu kabul etmesi Euro Bölgesindeki ülke sayısını 17’ye çıkarttı. 1 Ocak 2002’de gündelik hayatta kullanılmaya başlanan Euro’nun günümüzde 320 milyon kişi tarafından kullanıldığı ve bu haliyle Euro’nun dünyanın ikinci en büyük para birimi olduğu ifade ediliyor. Buna karşın başta Yunanistan ve Almanya olmak üzere Avrupa’da birçok ülkede eski para birimine dönme senaryoları konuşulmuyor değil. Tüm Avrupa’yı vuran Euro krizinden etkilenen ülkeler arasında olan Belçika, Euro’nun isim babasını çıkartmasının yanında madeni paraların tasarımı da Belçikalı bir vatandaşa ait. Euro’nun tüm madeni paraların tasarımını 53 yaşındaki Belçikalı Luc Luycx yaptı. 1985 yılında Kraliyet Para Birimi’nde tasarımcı olarak işe başlayan Luycx, AB’nin resmi para birimi Euro’nun madeni paralarının tasarımını gerçekleştirdi.
Orta Asya’dan özel pamuk getirtiliyor
Amerika ve Orta Asya steplerinden getirtilen özel bir pamukla imal edilen Euro banknotlarının sahtesini basmak da oldukça güç. AB İstatistik Kurumu Europol’a göre bir insanın sahte Euro banknotuyla karşılaşma ihtimali 800 yılda bir. Bununla beraber kalpazanların hala en gözde banknotlarının 20 ve 50 Euro’luk banknotlar olduğu ifade ediliyor. Avrupa’da birçok mağaza müşterilerinden 200 ve 500 Euro’luk banknotları güvenlik gerekçesiyle kabul etmiyor. Euro’nun sembolü Avrupa kelimesinin ilk harfi olan ‘E’den oluşuyor. Bunun ortasında çizilen ve istikrarı simgeleyen iki paralel çizgi yer alıyor.

 

Zaman Bg                                                                                                       16.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gülbiye Nine 105. Yaş Gününü Kutladı

  Razgrad bölgesinin en yaşlı vatandaşı konumunda bulunan Gülbiye nine 105. yaş gününü kutladı. Razgrad bölgesinin en yaşlı vatandaşı olması nedeniyle yaşadığı köyün muhtarı ve İsperih Belediye Başkan yardımcısı Nevin İskender tarafında bu mutlu gününde özel olarak tebrik edildi. Kendisini ziyarete gelenleri güler yüzle karşılayan Gülbiye nineye misafirler daha uzun ömür dileklerinde bulundular. Normalde az sayıda kişinin 100 yaşı veya üzerine ulaşabildiği göz önünde bulundurarak, bugüne kadar sağlığını nasıl koruduğu soruldu. Gülbiye nine uzun ömrün sakin bir yaşantıya bağlı olduğunu söyledi ve insanları her konuda üzülerek kendilerini yıpratmamaları konusunda tavsiyelerde bulundu. 1907 doğumlu Gülbiye nine şimdilik sadece iyi duyamamaktan ve iyi görememekten yakınıyor. İsperih’in Sveşteri köyünde yaşayan ve yıllar boyunda köy işleri ile meşgul olduğunu söyleyen Gülbiye nine, ömrü boyunda hiç alkol ve sigara kullanmadığını bildirdi. Ayrıca kendisinin 5 torunu ve torunlarının da çocukları olduğu ve bunu görmekten mutluluk duyduğunu dile getirdi. Bu kadar yıl çalışmasına rağmen değneği ile attığı adımlarla daha uzun yıllar yaşayabileceğini gösteriyor adeta.

 

Fevzi Ehliman                                                                                                  16.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Orman Yasası Değişikliği İle
Kayak Pistlerinin Arttırılması Hedefleniyor

  Orman Yasası’nda yapılacak değişiklikler ile çok sınırlı uzunluğa sahip kayak pistlerinin arttırılması amaçlanıyor. Bulgaristan’da şu anda 94 km kayak pisti bulunuyor. Tarım Komisyonu’nda yapılan Ormanlar Yasası görüşmelerine katılan Tarım Bakanı Miroslav Naydenov, bunun diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında son derece az olduğunun görüleceğini belirtti. Diğer Avrupa ülkelerine bakıldığında Avusturya’da 3 bin; İtalya’da 2 bin; Çek Cumhuriyeti’nde 800; Slovenya’da 500 ve Romanya’da 200 km kayak pisti bulunuyor. 2011’in son günlerinde hükümet, kayak alanlarının daha kolay yapılabilmesine olanak sağlayan yasada iyileştirme yapılmasını kabul etmiş, çevre örgütleri ise bunun ormanları yok edeceği gerekçesi ile karşı çıkmıştı.
Çocuklarımızın ormanlardan daha iyi yararlanması için bir şeylerin yapılması gerektiğini savunan Tarım Bakanı, dağlardaki ekolojik çeşitliliğin korunması gerektiğini, ancak turizmin de geliştirilmesi gerektiğini aktardı. Spor Bakanı Svilen Neykov da, eski dokuz telefiriğin onarılmasını, altı yeni teleferik daha yapılmasını ve ülke kış turizminin geliştirilmesi için şartların oluşturulması gerektiğini kaydetti. Teleferiklerin modernize edilmesi gerektiğini aktaran Bakan Neykov, bir kabinde 8 oturma yeri olması ve teleferiklerin saatte 3 bin kişiyi taşıyacak kadar hızlı olması gerektiğini söyledi.
Doğa şartlarına göre en uygun çalışmaların yapılması gerektiğini aktaran Bakan, yeni yasanın çevre felaketlerine yol açmayacağını savundu.

 

Zaman Bg                                                                                                       16.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evlilikte ‘Biz’ Olabilen Eşler, Mutluluğu Yakalıyor

 Evlilikler canlı bir organizma gibidir. Beslenmek, bakılmak ister. Eşinize baskı yapmadan, evde hükümranlık kurmaya çalışmadan ortak yollar bulunabilir. Evlilik ona değer vermek, saygı göstermek, ‘ben’ yolundan çıkıp ‘biz’ olmayı başarmak demektir. Aile ilişkilerinde gönül aynasını kırmayın. Evliliğinizde mutlu olmak mı istiyorsunuz? “Acaba eşime nasıl davranırsam onu mutlu ederim?” sorusunun cevabını mı arıyorsunuz? İşte size yardımcı olacak cevaplar:
Eşinize değer verin. Hayatınızdaki ilk sırayı eşinize verin ve bunu, ona hissettirin. Böyle yaparsanız eşiniz kendini değerli görür. Değerli olduğunu anlayan eş, eşinin hatalarına değer vermez. Değersiz olduğunu düşünen eşse, eşinin hatalarına değer verir. Bu da aile içindeki huzursuzluğu netice verir.
“Ben” yolundan çıkıp “biz” yoluna girin. Evlilik mutluluğunu baltalayan, mutluluk gemisini yalpalayan şey bencilliktir. Kendi doğrularını karşı tarafa kabul ettirmek için evliliği savaş alanına döndürmektir. Evlilik ‘ben’ yolundan çıkıp ‘biz’ yoluna girmektir. Ancak o zaman güzeldir. ‘Ben yine yolumdan giderim’ denilirse o evlilikte mutluluk yakalanmaz.
Kendinizi komutan yerine koymayın. Eşinizi, komutlarınızı “emredersiniz komutanım” diye yerine getirecek bir er gibi görmeyin. Siz üs, eşiniz as değil, yol arkadaşısınız.

Eşinizin duygularına kilit vurmayın. Eşinizin duygularını ve hatta kızgınlıklarını rahatça ifade etmesine izin verin. “Acaba bunu söylersem eşim ne der? Kavga çıkar mı? İyisi mi ben içime atayım.” dedirtmeyin. Unutmayın, düdüklü tencerenin havası alınmazsa patlar. Fay hattı yavaş yavaş kırılmazsa yer kabuğu depremle çatlar.
Eşinizin hatalarına göz yumun. Kurulmuş robot gibi sizin her istek ve arzunuza boyun eğmesini istemeyin. Robotlar da bozulabilir, bilgisayarlar da virüs kapabilir.
Sözünüzü dinletmeye çalışmayın. “Bu evde ben ne dersem o olmalı. Çünkü ben yanlış yapmam.” düşüncesiyle, “şunu şöyle yap, bunu böyle yap, sözümü dinle” demeyin. Onun kararlarına saygı gösterin.

İnsaf çıtanızı yükseltin. Kendi isteklerinizin olmasını eşinize dayatmayın. “Ben bunu böyle seviyorum, sen de seveceksin. Bunun böyle olmasını istiyorum, sen de kabul edeceksin. Buraya gideceğim, sen de geleceksin vb.” demeyin. Sadece kendi mutluluğunuzu düşünüp karşı tarafa hayat hakkı tanımayarak “ne yapayım, o da benim yanımda olsun; olmuyorsa cezasını çeker” düşüncesiyle vicdanınızı susturmayın. Her insafsız davranışın bir karşılığı olduğunu, İlahi adalette de yer bulacağını aklınızdan çıkarmayın.
Eşinizi suçlamayın. “Yine ne yaptın? Bir şeyi de doğru yaptığını görmedim. Senin yüzünden başım dertten kurtulmuyor.” demek yerine “Bir sıkıntın mı var? Problemini çözelim. Senin problemin benim problemim sayılır.” deyin.

Bilhassa aileniz için eşinizin gönül aynasını kırmayın. “O da benim anneme-babama veya ablama-ağabeyime iyi davranmıyor.” demeyin. Çünkü böyle davranış, eşinizin hem size hem de akrabalarınıza karşı kin tutmasına sebep olur. Aralarına kin tohumu serpmek yerine sevgi köprüleri kurun. Bunun için de eşinizi herkesten çok sevdiğinizi ona hissettirin.
Mazi kitabını kapatın. Geçmişe ait kötülükleri bohça gibi açıp durmayın. Onları derleyip toplayıp çöp kutusuna atın. Nasıl olsa o sıkıntıların elemi gitmiş, lezzeti kalmıştır. Çöpten çıkardığınız kirli şeyler nasıl evinizin havasını kirletirse geçmişe ait kötü hatıralar da mutluluğunuzun havasını bozar. 

 

Gülay Atasoy                                                                                                        16.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Osmanpazarı'nda Sünnet

  Osmanpazarı (Omurtag) kasabasında 14.01.2012 tarihinde spor stadı kapıları minik erkek çocuklarına açıldı. Orada Bursa İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği  ve Osmanpazarı Belediyesi  aracılığı ve destekleriyle düzenlenen Sünnet Şöleni  gerçekleşti. Resmi misafirler, katılan birçok küçük ve büyüklere selam ve tebriklerini sundu. Onların arasında Türkiye Cumhuriyeti Burgas Başkonsolosu Cem Ulusoy, Eski Cuma(Tırgovişte) Millet Vekili Erdoğan Ahmet, Osman Pazarı Belediye Başkanı Nejdet Şaban, Şumnu Kültür Evi Başkanı Nurten Remzi, Karatlar köyünden Ahmet Hoca ve başka eğitim ve kültür kurumları temsilcileri.  “Gerlova’nın haykırışıdır hizmetlerimize aşık oluşumuz”, diyen genç, yetenekli, fedakar olan ve Sünnet’in düzenlemesine büyük emek veren Orhan Fikret, Sünnet Şöleni Gösteri Programında sunuculuk da yaptı. Soğuk havaya rağmen Mutaflar (Plıstina) köyü Folklor ekibi türkü oyunlarıyla programda yer alınca salon ısındı ve neşelendi. Mozaik dergisi ekibi temsilcileri Velahitin Basri, Aksen İsmail ve Erol Halit tüm katılanlara dergi dağıttı ve bol bol Mozaik’e yansıtmak için fotoğraflar çekti.  Şölende yapılan dualardan sonra ünlü sünnetçi olan Dr. Lütfü çocuklara hizmetini verdi. Ayrıca Cem Ulusoy, miniklere hediyelerini sundu. Programa katılanlara Türk yemekleri ikram edildi. Usta aşçı olan Hadice Hanım ve ona yardım edenler, pilav, köfte, kızartma patates, sarma ve başka lezzetli yemeklerin yapılması için büyük özen gösterdi.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                        15.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Kültür Evi Çocukları,
Nazım Hikmet İle İlgili Söyleşi Düzenledi

  130 yıllık olan, 1881 yılından beri var oldukça farklı farklı dönemlerde ya çok aktiv çalışan veya faaliyetleri sıfıra inen, çeşit çeşit durumlarda Türk Kıraathanesi, Şafak, Turan Cemiyeti, Şen Yurt, Yeni Devir ve 1952 ve 1954 yıllarında Şumnu’ya geldikten ve Deliorman Türk halkıyla görüştükten sonra Nazım Hikmet adını taşıyan Şumnu kültür ocağından çocuklar, Başkanı Nurten Remzi olan Şumnu Kültür Evi Derneği üyeleri ile birlikte 14 Ocak 2012 tarihinde  dünyaca ünlü ve Barış Ödülü alan değerli şair Nazım Hikmet Ran’ın doğum yıldönümü ile ilgili söyleşi düzenlendi.  Söyleşiyi yöneten Cahide Ercan, Nazım Hikmet ile ilgili şunları paylaştı: “Nâzım Hikmet Ran 15 Kasım’da Selanik’te doğmuş ve 3 Haziran 1963, Moskova’da vefaf etmiş. Ancak nüfusa kaydı ailesi tarafından 15 Ocak 1902’de yapılmış. Türk şairi ve oyun yazarı, uluslararası bir ün kazanmış ve onun adı, 20. yüzyıl'ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Lakabı Güzel Yüzlü Şair veya Mavi Gözlü Dev’dir. Ona karşı var olan olumsuzluklardan dolayı bazı dergi ve gazetelerde Orhan Selim takma adını da kullanmış. Çağdaş Türk şiiri yazan önemli isimlerindendir. Eserleri birçok dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova'da bulunmaktadır…” Ardından ünlü şairin İnsan, Salkım Söğüt adlı şiirlerine yer  verdi.

İnsan
ya hayrandır sana, ya düşman
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
Ya bir dakika bile çıkmazsın aklından…..
…………………………………………………….
Salkım Söğüt
Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
…………………………………………………………………

Bunun ardından başarılı ve yetenekli genç kızlardan Şeyla, çok sayıda değişik dillere tercümesi yapılmış olan Kız Çocuğu şiirini arkadaşlarına ezber okuyunca büyük alkışlar aldı.
Kız Çocuğu
Kapıları çalan benim 
kapıları birer birer. 
Gözünüze görünemem 
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli 
oluyor bir on yıl kadar. 
Yedi yaşında bir kızım, 
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce, 
gözlerim yandı kavruldu. 
Bir avuç kül oluverdim, 
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için 
hiçbir şey istediğim yok. 
Şeker bile yiyemez ki 
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı, 
teyze, amca, bir imza ver. 
Çocuklar öldürülmesin 
şeker de yiyebilsinler.
Bu şekilde sıcak bir ortamda ilgiyle dinlenen Nazım Hikmet’in hayatı, şiirleri, sözleri, gençlere sunuldu.


  

 

Mozaikdergisi                                                                                                        14.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bango Vasiliy Çingene Yeni Yılı Tiyatro İle Kutlandı

  Şumnu Sanat Okulu ve Evrolil Okumaevi, 13 Ocak 2012 tarihinde, saat 17.00’de, Şumnu Gençlik Evi’nde Çingene yeni yıl kutlamaları sebebiyle tiyatro gösterisi düzenledi. Evrolil Okuma Evi Başkanı Filip Petrov kısaca bu kutlamalarla ilgili bir sunum yaptı ve gösteriye gelen misafirleri takdim etti. Bunların arasında Şumnu Belediyesinden Jivka Toneva, Zdravka Stoyanova ve Filiz Hüsmenova yer aldı.  Tiyatro, Kül Kedisi ve Bremen Mızıkacıları masallarını canlandırdı. Oyuncuları çocuk olan tiyatro büyük bir ustalıkla sergilendi. Tüm çocukların dikkat ve heyecanla izlediği tiyatroyu izleyen Şumnu Kültür Evi üyelerinin en küçüğü sayılan 4 yaşındaki Emre de oradaydı. Kendinden büyük abla ve abilerini sahnede izleyen Emre, kendi de orada olabilme hevesindeydi ve Bravoo çığlıkları atarak onları büyük alkışa boğdu.
  Her yıl Evrolil Okumaevi, Çingene Yeni Yılı’nı konserle kutlarken bu yıl  değişik tarzda çocukların ve büyüklerin ilgi ve beğenisini topladı. Gösteri, medyalar tarafından da yoğun ilgi gördü.


  

 

 

Cahide Ercan                                                                                                        14.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Osmanpazarı’nda  Kosmos Pastanesi

  Osmanpazarı (Omurtag) kasabasının merkezinde Kosmos Pastanesi var. Sahibi Rafet İsmailov  olan pastanede döner ve çeşit çeşit hamur ve tatlılar satılmaktadır. Altı yedi yıldan beri var olan yerde orada 2 tatlı ustası ve 2 satıcı  çalışmaktadır. Kosmos Pastanesinde 3 yıldan beri döner yapmaya öğrenen Adem Rıdvanov, lezzetli dönerleri gelenlere ikram ediyor.  O bizlere dönerin tarifıni söyledi: Piliç ve dana etinden yapılan dönerin en önemli baharatlarından biri “Teodorakis” adını taşıyan beyaz sos ve ayrıca müşterinin isteğine göre garnitür koyulduğunu anlattı. Satıcı elemanlarından  Emine Kasimova pasta, rulo, kek ve tatlıların nasıl yapıldığı hakında bilgi verdi. Bilindiği gibi, bazı kaynaklara göre Döner, Arapların yemeklerinden olup, Osmanlılardan Dünyaya tanıtılmış ve başka milletlerden lezzet için değişikliklere uğramış bir yemek türüdür.


  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Velyatin Basri                                                                                                        14.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye Cumhuriyeti Burgaz Başkonsolosu Cem Ulusoy,
Mozaik Dergisi Ekibini Ziyaret Etti

  Türkiye Cumhuriyeti Burgaz Başkonsolosu Cem Ulusoy, 13 Ocak 2012 (Cuma) tarihinde Şumnu Kültür Evi Derneği ve Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi‘ni ziyaret etti.  Mozaik dergisini çıkaran ekip, Bulgaristan Türklerin kültür, sanat ve eğitimi ile ilgi bilgi verdi.  Ayrıca  2012 yılı için planlanan,  yapılan ve  Türkiye Cumhuriyeti Burgaz Başkonsolosluğuna sunulan  projelere destek çıkacağını belirtti.  Şumnu Kültür Ocağı, 5 yıl önce kurulan ve bugün çok aktiv çalışan Şumnu Saz Orkestrası ile ilgili eksik ve ihtiyaçları gündeme getirdi. Türkiye Cumhuriyeri Burgaz Başkonsolosu Cem Ulusoy, iki kurumda çalışan elemanların başarısından dolayı onları tebrik etti ve geleceğe yönelik çalışmalarla ilgili daha büyük başarılara ulaşmalarını diledi. Resmi misafir, Mozaik dergisi ekibini ziyaret edrken renk katmak için Türk sanatlarına özgü olan minyatür süslü çini hediye etti. Kahve sohbetinde Dimana Trınkova, Antoni Georgiev ve Prof. Hristo Matanov’un Osmanlı Döneminde Bulgaristan kitabını hediye etti.  Mozaik dergisi ekibi,  özel misafirlere Şumnu saz orkestrası ile yapılan 2012 yılı takvimi verdi ve  Mozaik dergilerini, Kültür kurumların folklor, sanat ve müzik ekiplerini tanıttı.  Gelecekte güzel  ve yararlı çalışmalarda bulunma dileğiyle, ekipten olan Cahide Ercan, Cengiz Ercan, Velatin Basri ve Nurten Remzi ile hatıra fotoğtarı çekilerek umutla kültür ocağından ayrıldı.
Kültür yerine gelmeden önce Şumnu Belediye Başkanı Krasimir Kostov ve Şumnu Valisi Dimitır Aleksandrov ile görüştü ve Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinde birlikte çalışma amacıyla paylaşımlarda bulundu.


  

 

Mozaikdergisi                                                                                                        13.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgar Zulmüne Rum Modeli Tazminat

  Kıbrıs Rumlarına verilen tazminatlar örnek alınacak 

  Bulgar zulmüne maruz kalanların açacağı davalarda, mülkleri KKTC topraklarında kalan Kıbrıs Rumlarına verilen tazminatlar örnek alınacak

  Bulgaristan parlamentosunda kabul edilen komünist rejim dönemindeki Türkler ve Müslümanlara yönelik asimilasyon kampanyasını kınama kararı, çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (DPS) tarafından “tarihi bir adım” olarak nitelendirildi. Hak ve Özgürlükler Hareketi Milletvekili ve Parlamento Sözcüsü Remzi Osman, Türklerin uğradığı asimilasyonun tanınması için 20 yıldan uzun bir süredir çaba sarf ettiklerini belirterek, “306 binden fazla Bulgaristan Türk’ünün maruz kaldığı zulüm, parlamentoda hiçbir karşı oy çıkmadan kabul edildi. Bu iki komşu ülkenin arasındaki dostluğun nasıl olması gerektiğini gösterdi” dedi. Tasarının kabul edilmesinin kendileri açısından amacının ülke içinde farklı etnik toplumlar arasında huzuru ve başarı sağlamak olduğuna dikkat çeken Osman, açılacak davalarda ise Kıbrıslı Rumların yönteminin izleneceğini söyledi:

Davalar 20 yıl sürebilir

 ldquo;1984-1989 yılları arasında yaşanan suçları tüm Bulgaristan’ın üzerinden atamayız. Ama bu suçu işleyenler de cezasını çekmeli. Bulgaristan yargısı suçluların zaman aşımından kurtulmasını engellemeli. Ben Kırcaali milletvekiliyim. Kırcaali’de asimilasyon politikası döneminde 500 köyden 200’ü boşaltıldı. Halen bu köylerde kimse yaşamıyor. O dönemde evlerinden yurtlarından sürülen herkes dava açabilir. Ancak bu durum Türkiye’de çıkar peşinde koşan bazı kişi ve kurumlar tarafından istismar edilmemeli. Etnik temizlik döneminde işlenen suçlar hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bazı davalar sürüyor. Ancak burada önemli noktalardan biri, iç hukuk yollarının tüketilmesi. Şu anda açılacak bir davanın 20 yıl daha sürebilme ihtimali var. Bu yüzden Kıbrıs Rum Yönetimi’nin izlediği yoldan gideceğiz.” 


517 kişi öldü 360 bin Türk göçe zorlandı

  Todor Jivkov liderliğindeki komünist Bulgar rejiminin “Yeniden doğuş süreci” olarak adlandırdığı etnik temizlik kampanyası en çok ülkedeki en büyük azınlık olan Türkleri hedef aldı. İsim değiştirmeyle başlayan asimilasyonda, ibadet etmek, Türkçe konuşmak hatta Türk olmak bile yasaktı. Direnenler Tuna Nehri kenarında kurulan Belene Adası’ndaki toplama kampına kapatıldı. Resmi verilere göre 1.500’ün üzerinde kişi bu kamplarda işkence, tecavüz ve psikolojik baskıya tabi tutuldu. 500’den fazla kişi hayatını kaybetti. 360 binden fazla Bulgaristan Türk’ü ise tüm varlıklarını bırakarak Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı.

Türkiye 130 milyon euro ödedi

  Kıbrıslı Rumların, KKTC topraklarında kalan malları için AİHM’de Türkiye aleyhinde şimdiye kadar 2.830 dava açıldı. Bu davaların 194’ü “dostane çözüm”, 7’si ise “duruşma” yoluyla karara bağlandı. Türkiye şu şu ana kadar AİHM’deki Rum mülkiyet davalarında yaklaşık 130 milyon euro tazminata mahkum edildi.


  

Trakya Net Haber                                                                                                        13.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Prof. Dr. Emin Bakan: "Bulgaristan’da Sorumlu
Ceza, Zarar Görenler Tazminat Almalı"

  Bulgaristan Parlamentosu'nda alınan asimilasyon kararını sevindirici bulduğunu söyleyen Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, "Bundan sonra Bulgaristan yargısının Bulgarsitan’da hala bu sorumluluğu paylaşan ve zamanın yönetiminde görev almış kişilere gereken cezanın vermesi gerekiyor. Ayrıca o zulümlerden etkilenenlere hakkaniyet gereği tazminat ödenmeli." dedi.
Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bulgaristan’dan gelen haberlerin şahsımda bütün federasyonu ve o günlerin acısını yaşamış herkesi çok memnun ettiğini bildirdi. Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, "Dün Bulgarsitan parlamentosunda iki önemli karar alındı. Bunlardan biri Bulgaristan’da meclise getirilen teklifte Türklerin Ermenilere yaptığı sözde soykırım ile ilgili kanun bildirisi idi. Bu büyük bir çoğunlukla kabul edilmedi. Bundan memnuniyetimizi ifade ederken, hemen akabinde, 1989 zorunlu göçünden bu güne kadar beklediğimiz ama 1980’li yıllarda Bulgaristanlı Türkler ve Müslümanların yaşadığı sıkıntılarla ilgili mecliste ilk kez bir bildiri kabul edildi. Buna göre Jirkov döneminde Bulgaristan’da ki kardeşlerimiz ve soydaşlarımıza asimilasyon yapıldığı ve bunun için devletin parlamentoda özür dilediğini ifade eden resmi bir bildiri idi. Bunlar bizi memnun etti." dedi.
  Bu kararın daha öncesi çıkmasını beklediklerini anlatan Balkan, "Ama bu teklifi getiren İvan Kostov zamanı başbakanı iken Bursa’ya gelip özür dileyen bir kişi idi. O zaman bunu çıkarmasını beklerdik. Akabinde sonraki siyasi partinin içinde ki bazı davranışları ile bizi üzmüştü ama böyle bir teklifi Bulgaristan’daki Türk kardeşlerimizin de destekleri ile kabul edilmesi son derce güzel bir şey." şeklinde konuştu.

"HAYATTA OLAN SORUMLULARA CEZA VERİLMELİ"

  O zamanki suçlarda dahil bulunanların cezalandırılmasını isteyen Emin Balkan; şöyle devam etti: "Bundan sonra Bulgaristan yargısının üst makamları bu bildirinin akabinde Bulgaristan’da hala bu sorumluluğu paylaşan ve zamanın yönetiminde görev almış kişilerin suç unsuru olduğunu ve bunlara gereken cezanın verilmesi. Ayrıca bu dönemde şehit olan kişilerin veya Belene kamplarına giden kişilerin haklarının iade edilmesi gerekiyor. En önemlisi de AB üyesi olan Bulgaristan’da halen daha Türk olmak suç ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz. Şu andaki iktidar Bulgaristan’da ki Türk azınlığına karşı uygulamaları ayrımcılığı ifade ediyor ve bu ayrımcılığı Bulgaristan’da görmek istemiyoruz."
  Bulgaristan’da insanca yaşamak istediklerini anlatan Prof. Dr. Emin Balkan, bu karardan sonra Bulgaristan’da yaşayanların önümüzdeki yıllarda daha güzel, dostça ve kardeşçe yaşayabileceklerine dikkat çekti. Başkan Prof. Dr. Balkan, "Bu karar dostluk ve kardeşliğin güzel bir göstergesi idi. Bundan sonra da bu dostluk ve kardeşliğin hem Bulgaristan, hem de Türkiye’de görebileceğimize inanıyorum." dedi.
  Bu karardan memnun olmalarına rağmen yeterli bulmadıklarının altını çizen Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, şöyle devam etti: "Şehit olan insanları nasıl geri getirirsiniz. Bir buçuk milyon insanın rızası alınmadan isimleri zorla değiştirildi. O dönemde rahmetli olanlar var ve kayıtlarda Bulgar isimleri geçiyor. Bunlar ne olacak. Bulgar devletini bunların önceki isimlerini hiç kimsenin rızası olmaksınız önce gerçek isimlerini iade etmesi lazım. Bulgar yönetiminin bu yönde de davranışını bekliyoruz." 
  Emin Balkan, "Özellikle zorunlu göçten buraya göçle gelenler ve orada yaşayanlar Türk ve Müslüman oldukları için hapishanelerde toplama kamplarına olanlar var. Bunlara da hakkaniyete dair tazminat verilmesi gerekiyor. Özellikle o dönemde yönetimde bu insanlara eziyet çektiren isimler var halen yaşayan onlara da devletin gerekli cezayı vermesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

"YAŞANAN ASİMİLASYONDAN 1,5 MİLYON İNSAN ETKİLENDİ"

  O dönemde Bulgaristan’da yaşanan zulümlerden yaklaşık 1,5 milyon insanın zarar gördüğünü anlatan Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, sözlerini şöyle tamamladı: "O dönemde tarihlerde zorunlu göçten 350-400 bin kşi Türkiye ve Batı Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kaldı. Yaklaşık 500 civarında kişi şehit oldu. Binlerce kişi Belene ve toplama kamplarında eziyetler gördü. Bu yaralar hiçbir zaman telafi olmaz. Onları bu insanlar hiçbir zaman unutmadılar. 
  Büyüklerimiz bu acılara bizimle paylaşmıyorlar. Çünkü anlattıkları zaman o günleri yeniden yaşıyorlar. O acıların kendileri ile gitmesini istiyorlar. Ben Bulgaristan’da 19801’li yıllarda yaşadığımız eziyetin hiç kimsenin başına gelmemesini diliyorum.


  

Cihan Haber Ajansı                                                                                                    13.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Gençler Arasında İşsizliği Azaltmaya Çalışıyor

  Avrupa Hayat Kalitesi Merkezine göre, eğitimsiz, ihtsas eksikliği ve dolayısıyla işsiz gençler bakımından Bulgaristan en ön sırada bulunuyor. AB’ye üye 27 ülke arasında kıyaslamalı analizler yapan merkez, iş piyasası, istihdam, çalışma koşulları ve hayat kalitesi konusunda araştırmalar düzenliyor. İşverenler, sendikalar ve AB üye ülkelerin yönetiminden de temsilciler bu çalışmalara katılıyor. Araştırmalara göre, iş bulmaları zor olan 15- 24 yaş arası eğitimsiz ve kalifiyesiz Bulgaristan gençlerinin oranı %21.8.
  Gençler arasında işsizlik oranı açısından listenin geri kalan kısmında İtalya ve İrlanda yer alıyor. Bu alanda en başarılı tabloyu % 5 işsiz genç oranıyla Lüksemburg en önde bulunuyor. Ülkemizde işsiz gençlerin büyük bölümü Roman asıllı olup, eğitimsiz, ihtisassız olduğu dikkatleri çekiyor. Çingene kesimden çocuklar daha küçük yaştan okuldan durduruluyor, dolayısıyla onlar iş piyasasında kesinlikle rekabet gücüne sahip olamıyor. Bazıları bir şekilde iş ortamnına katılamıyor, bazıları da gelişme isteğine sahip değil. Gençler arasında işsizliğin artması dünya mali krizden de etkileniyor. Bu ciddi sorun sadece Bulgaristan için geçerli değil. AK İstihdam ve Sosyal Konulardan Sorumlu Üyesi Laslo Andor Avrupa’da genç insanların ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
  AB genelinde acil önlemler alınmazsa, “bu nesli kaybetme tehlikesi mevcut olacak ve ayrıca bunun için çok büyük ekonomik ve sosyal maliyet ödeyeceğiz”. Yasalarda değişiklik ve Avrupa fon kaynaklarından yararlanarak, gençlerin eğitim ve ihtisasını geliştirme, kalifiye ve uzmanlık kursları düzenleme ve kısmen de olsa bu önlemlerle işsizliği azaltmak amaçlanıyor. Dimitır Brankov Avrupa Yaşam Kalitesi Vakfının Yürütme Kurulu üyesi ve ayrıca Bulgar İktisat Odası başkan yardımcısı. Brankov açısından ana problem, sadece eğitim sisteminin kalitesine bağlı değil, okul öncesi eğitimin noksanlarına da bağlıdır. Roman topluluğunun eğitimsiz, ihtisas ve bilgisiz olmasının suçu daha ilk okuldan itibaren aranmalı. “Bulgar dili bilmeyen bir çocuk, birinci sınıfta ne kadar başarılı olabilir ki” diyor Dimitır Brankov.
 ”Kriz ortamında gençler arasında işsizliğin artışına yol açan başka nedenler de var. Fakat ana neden eğitim noksanlarından kaynaklanıyor. İkinci yerde emeklilik sigorta sistemimizde de suç aranmalı. Çok bütük sayıda emeklim,z var, hem emeklilik maaşı alan, hem de iş piyasasında olup, çalışan ve ikinci maaş alan kesim. Savunma, madencilik ve başka riskli gurplardan erken emekliye ayrılan kişiler başka yerlerde çalışıyor veya aynı mevkide kalıyor, dolayısıyla gençler için boş iş yeri açılmıyor”.
  Problemin çözğmğ daha liberal bir iş piyasası ortamında aranmalıdır. Örneğin saatbaşı çalışma, emeklilik hakkı ve sigortası olan alternatif işler bulmak gibi yöntemlere de öncelik verilmelidir. Üniveristede okurken daha gençlere esnek iş olanakları sunulmalı. Şimdi olduğu gibi bürokrasiden kaçınılmalı ve bu kalıplardan arınmalıdır toplum.
  2012 yılı İstihdam Programında da 29 yaşına kadar gençler arasında işsizliğin azaltılması hedefleniyor. İşverenler gençleri işe almak için teşvik edilecek,maaş ve sigorta paraları bir dönem devlet tarafından karşılanacak. İşsizliğe karşı yine da en iyi “ilaç” ekonominin canlanması ve yeni iş yerlerinin açılması olacak.


  

BNR                                                                                                                            13.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türk Şiir Gecesi

  Aşık Paşa'dan Yunus Emre'ye, Mevlana'dan Necip Fazıl'a Türk şiirleri Türkçe ve Bulgarca okunacak. Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Karacaoğlan, Dadaloğlu,  Gevheri, Seyrani ve Aşık Veysel'in de şiirleri okunacaklar arasında yer alıyor.
  Yer: Papercake, bul. Rakovski 122, Sofya
  Tarih: 17 Ocak  2012 (Salı)
  Şiire meraklı herkes davetlidir!


  

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                        12.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’dan Asimilasyona Kınama Kararı

  Bulgar Parlamentosu, komünizm döneminde Türk azınlığa karşı uygulanan zorunlu asimilasyonu kınayan özel bir bildiriyi kabul etti.
  1980’lerin ortasından 1989 yılına kadar Komünist rejim tarafından Türk ve Müslümanlara karşı, “Yeniden Doğuş” altında asimilasyon kampanyası yürütülmüş, Türkler isimlerini değiştirmeye zorlanmıştı. Komünist lider Todor Jivkov’un sorumluluğunda Türkler kendi kimliklerini unutmaya zorlanmış, asimilasyonu kabul etmeyenler zulüm görmüş, çok sayıda kişi hapishane ve kamplara kapatılmış, çıkan olaylarda birçok kişi ölmüştü. Son dönemde açıklanan belgelerde Jivkov’un “Ne Türkçe radyo, ne televizyon ne de folklor olsun” dediği ortaya çıkmıştı.
  360 bin kişi göçe zorlandı
  1989 yılında 360 bin kişi Türkiye’ye göçe zorlanmıştı. Ülkedeki rejim değişikliğinden sonra asimilasyon kampanyasının sorumluları hakkında dava açılmış, ancak söz konusu dava dosyası “zaman aşımı” gerekçesiyle rafa kaldırılmıştı. Eski Başbakan ve Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar Partisi lideri Ivan Kostov’un sunduğu bildiri, 112 milletvekili tarafından desteklendi, üçü çekimser oy kullandı. Dün Bulgar Parlamentosu’nda kabul edilen bildiri, 360 bin kişiyi göçe zorlayan “Yeniden Doğuş” politikasının sorumlularının adalete teslim edilmesi çağrısı yapıyor. 7.3 milyon nüfusu bulunan Bulgaristan’da çoğu Türk olmak üzere yüzde 13 oranında Müslüman bulunuyor.


  

Hürriyet Planet                                                                                                       12.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evsizler Merkezi

  Silistre ili Glavinitsa belediye meclisinin 2011 son oturumunda, danışmanların oy birliğiylen evsizler ve engeler için, geçici konaklama merkezi açılmasına karar alındı. Belediye meclis başkanı d-r Sebahattin Nayime göre merkez kış mevsiminin boyunca çalışacak.Merkezin kapasitesi 10 kişilik ve burada kendilerine sicak ev, sabah, öğlen, akşam sıcak yemek verilecek ve doktor kontrolü altında olacaklar. Masraflar belediye bütçesinden karşılanacak.


  

 

 

 

Cafer                                                                                                                       12.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Türk Asimilasyonunu Kınadı

  Bulgaristan'da parlamento, Komünist rejimin Türk ve Müslümanlara uyguladığı asimilasyon politikasını kınadı. Parlamentoda kabul edilen bildiride suçluların cezalandırılması da istendi.

  Parlamento, ülkede 1989 yılında sona eren komünist rejiminin Müslüman ve Türklere karşı uyguladığı asimilasyon kampanyasını kınayan bildiriyi kabul etti.
  Bildiri Bulgaristan devletinin Türklere karşı girişilen asimilasyon kampanyasını resmi olarak kabul eden ilk belge olması açısından büyük önem taşıyor.
  Eski başbakan ve Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar (DSB) partisi lideri İvan Kostov’un hazırladığı bildiri oylamaya katılan 115 milletvekilinin 112’si tarafından desteklendi. 3 milletvekili ise çekimser kaldı.
  SUÇLULARIN CEZALANDIRILMASI İSTENDİ 
  Bildiride, asimilasyon kampanyasından sorumlu kişilerin sanık olduğu ve 20 yıldır sürüncemede bırakılan davanın yeniden ele alınması ve suçluların cezalandırılması da talep ediliyor.
  İvan Kostov, yüzlerce Bulgaristan Türkü ve Müslümanın hayatını kaybettiği asimilasyon kampanyasının eski komünist rejim tarafından “Yeniden Doğuş Süreci” olarak adlandırıldığını hatırlatarak “Bulgaristan Müslümanların Zorla Asimilasyonunu Kınama Bildirisi” olan belgenin parlamentonun tüm siyasi güçleri tarafından desteklenmesi gereken bir belge olduğunu söyledi.
  JİRKOV'UN ASİMİLASYON POLİTİKASI 
  Bulgaristan'da Todor Jirkov yönetimi altında Türk azınlığa yönelik ilk asimilasyon programı 1984 yılında başladı. Türkler zorla "Bulgarlaştırılma"ya başlandı. Türklere ve yaşadıkları yerleşim birimlerine Bulgar isimler verildi. Türkleri artık milli bir azınlık olarak tanımadığını açıklayan Jirkov hükümeti, Türkçe isimleri yasakladı. Jirkov'un asimilasyon politikasından yaklaşık 1.5 milyon insan mağdur edildi.
  310 BİN KİŞİ TÜRKİYE'YE GELDİ 
  1989'de toplam 310 bin Türk, Jirkov yönetiminin asimilasyon kampanyaları sonucunda Bulgaristan'ı terk etmek zorunda kaldı.
  Bugün Bulgaristan'da yaklaşık 800 bin Türk yaşıyor. Türkiye'de yaşayan ve Bulgaristan'da göç etmek zorunda kalanlara kimlikleri Sofya tarafından iade edildi.

 


  

ntvmsnbc                                                                                                        12.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

“1918-1923 Türk Bulgar İlişkileri”
18 Ocak 2012 Tarihinde Saat 21.00’de  Başlıyor

 “Türk halkı büyük önder Mustafa Kemal liderliğinde girdiği mücadelede büyük bir zafer kazanmıştır. Kazanılan bu zafer sonrasında Türk halkının Mustafa Kemal önderliğinde yürüttüğü hareket tanınmalıdır. Biz sabırla ve soğukkanlılıkla bir politika takip ettik. Dün bizi Ankara ile ilişki kurmakla itham edenler bugün herkesten önce Ankara’ya ellerini uzattılar.  Şimdiden itibaren bizim komşumuz olan Türkiye ile iyi ve dostane ilişkiler kurmak zorundayız. Ortak çıkarlarımız bunu gerektirmektedir. Biz Türkiye ile dostça ilişkiler kuracağız… Bir kuvvetin sınırlarımızdan geçerek komşu bir ülkenin güvenliğinin bozulmasına imkân vermeyeceğiz. Bu bizim dostluk politikamıza aykırı ve zarar verici bir harekettir.”
                                                                               Aleksandır Stamboliyski, Başbakan-Bulgaristan

  Türk-Bulgar ilişkileri Birinci Dünya Savaşı ile yeni bir sürece girer. Düşmanlığın yerini çıkara dayalı işbirliği alır. Savaş sonunda ise işbirliği zorunlu hale gelir. Çünkü iki ülke de Birinci Dünya Savaşı’nda aradıklarını bulamamış, dahası, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmuşlardır. Şimdi ellerinde kalan son toprak parçası olan vatanları da tehlike altındadır.  Kaderleri emperyalist devletlerin iki dudağı arasındadır. Peki, savaşta ve sonrasında kader birliği yapan iki ülke ve ulus arasında işbirliği ve diplomatik ilişki ne durumdaydı? Bu ve benzeri nice sorunun yanıtı 18 Ocak 2012’den itibaren TRT BELGESEL’de yayına girecek olan 4 bölümden oluşan 1918-1923 TÜRK-BULGAR İLİŞKİLERİ adlı, Birinci bölümü ile TRT –BELGESEL’de saat 21.00-de belgesel programı başlıyor.


  

Metin Edirneli                                                                                                        12.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Avrasya Ödülleri Açıklandı

Kurulduğu günden bu yana Türk ve İslam Dünyası, Osmanlı hinterlandı ve tüm Avrasya coğrafyası edebiyatlarının buluşma noktası haline gelen Avrasya Yazarlar Birliği 2012 yılı ödüllerini açıkladı.

Avrasya Yazarlar Birliği organları tarafından uzun süreli değerlendirmeler sonucunda;
    “Türk Dünyasında Yılın Edebiyat Adamı Ödülü”
    IV. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresinde alınan karar uyarınca Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı ve Azerbaycan’ın önde gelen edebiyatçılarından ve Türk halkları arasında edebi ilişkilerin gelişmesinde sayısız hizmetleri olan Anar’ın 2012 yılında “Türk Dünyasında Yılın Edebiyat Adamı” ilan edilmesine,
     
    “Türk Dünyasında Yılın Edebiyat Dergisi Ödülü”
    Her sayısında Türk halkları edebiyatlarına ayrı bir bölüm ayırarak Başkurtistan’da Türk Dünyasından eslerin tanınmasına ve halklar arasındaki dostluk ve kardeşlik duygularının gelişmesine katkı sağlayan Ufa merkezli olarak yayınlanan Agidil Dergisinin, “Yılın Edebiyat Dergisi” olmasına;
     
    “Türk Lehçeleri Arasına En İyi Şiir Çevirisi Ödülünün”
    Kazakistan’da yayınlanan “Alem Adabiyatı” dergisinde Türkiye edebiyatından yaptığı çevirilerle Kazak Şair Baurcan Cakıp’a ;
     
    “Türk Lehçeleri Arasına En İyi Hikaye Çevirisi Ödülü”nün
    Azerbaycanlı yazar Elçin’in Bengü Yayınları arasından yayınlanan “Aydınlık Geceler” adlı hikâye kitabı ve diğer çevirilerinden dolayı yazar İmdat Avşar’a;
     
    “Türk Lehçeleri Arası En İyi Roman Çevirisi Ödülü”nün
    Tataristan’ın büyük yazarı Ayaz Gıycaliev’in Sütün Yayınları tarafından yayınlanan “Bir Avuç Toprak” adlı romanın çevirisinden dolayı Fatih Kutlu’ya;
     
    “Türk Lehçeleri Arasına En İyi Bilimsel Eser Çevirisi Ödülü”nün
    Hakasçadan yaptığı çevirilerle Timur Devletov’a verilmesi;
     
    “Avrasya Yazarlar Birliği Özel Ödülü’nün”, Avrasya coğrafyasında kültürel etkileşime yaptığı katkılardan dolayı TRT Avaz kanalına verilmesine; karar verildi.

Ödüller IV. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi ve III. Türk Lehçeleri Arası Çeviri Sempozyumu ve Atölyesinde sahiplerine takdim edilecek.


  

QHA                                                                                                                      12.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofya Arkeoloji Müzesinde
“Hoşgörü: Hayatın ve İnancın Yol Göstericisi” Başlıklı Sergi

  10 Ocak 2012 tarihinde saat 18.00’da Sofya arkeoloji müzesinde, dini mabetlerin maketlerinden oluşan “Hoşgörü: hayatın ve inancın yol göstericisi” başlıklı sergi açılışı olacak.
  İtalya’nın Bulgaristan Büyükelçisi Stefano Benazzo, Plamen İgnatov, Vihren Mihaylov ve Todor Nançev ile birlikte ürettikleri sanat eserlerini sergileyecekler. Maketler arasında Sofya sinagogu, Tombul cami, Sveta Petka kilisesi gibi birçok Avrupa ve dünya başyapıtları bulunmakta. Modellerin önemli bir kısmı İtalyan Büyükelçisi Stefano Benazzo’ya aittir.
  Sunumun amacı, hoşgörüyü günümüz toplumunun en yüksek değeri olarak tanıtmaktır. Sergi’nin “Büyük cami” (arkeoloji müzesinde) düzenlenmesi de hoşgörünün bir göstergesidir.
  Model sergisi Dışişleri Bakanı Nikolay Mladenov’un himayesi altında, Sofya Büyükşehir belediyesi Başkanı Yordanka Fındıkova’nın da desteği ile gerçekleşmektedir. Sergiye katkıda bulunanlar arasında Bulgaristan Başmüftülüğü ve diğer büyük dini cemaatler var. Sergi 30 Ocak 2012 tarihine kadar Sofya arkeoloji müzesinde olacak.


  

Kırcaali Haber                                                                                                        11.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Soydaşlarımızın Emekliliği

> N. Ayyıldız 

01.08.1959 doğumluyum. 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettim ve 27 Eylül 1989 tarihi itibariyle belediyede işe başladım ve halen devam ediyorum. Ayrıca Bulgaristan’da 4 yıl hizmetim ve askerliğim var. Bu durumda normal şartlarda ne zaman; Bulgaristan’daki hizmetimi ve askerliğimi borçlanarak ne zaman emekli olabilirim? 

CEVAP: 3201 sayılı Kanunun geçici 6. maddesinde, Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 01.01.1989 tarihinden 08.05.2008 tarihine kadar zorunlu göçe tabi tutulduktan sonra Türk vatandaşlığına geçenler, geldikleri ülkedeki hizmetlerini borçlanabiliyorlar. Ülkemize gelen soydaşlarımızın iskanı ile ilgili yasalarda yalnızca Bulgaristan’dan gelenler için “zorunlu göç” ifadesi kullanıldığından borçlanma hakkından bu ülkeden gelen vatandaşlarımız borçlanma şartlarını yerine getirerek bu haktan yararlanabiliyorlar. 
Sayın okurum, 27.09.1989 tarihli girişinize göre toplam 7.967 gününüz var. Normal şartlarda 25 yıl, 51 yaş ve 5.450 günle emekli olabilirsiniz. Bulgaristan’da geçen hizmetiniz 27.09.1989 tarihinden önce olduğu için, sadece 2 yıl 9 ay borçlanıp öderseniz, 30.12.2011 tarihinde emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. Askerliğinizi borçlanma hakkınız var ama ihtiyacınız olmadığı için ödemeye gerek yok. 


NE ZAMAN EMEKLİ OLABİLİRİM? 

> Tevfik Dıvar 

18.11.1976 doğumluyum. Sigortaya giriş tarihim 05.06.1994’dür ve çalışmaktayım. Toplam ödenmiş primim 2045 gündür. Çalışırken yüzde 50 oranında engelli raporu aldım. Bu rapor Maliye Bakanlığına gönderilmiş ve aynen tasdik edilmiş. Gelen raporda “Sakatlık İndiriminden Yararlanabilir. 3. sınıf sakatlık derecesi bulunmaktadır” denilmiştir. Bu duruma göre, 10 yıl ve 1800 günle emekli olabilir miyim? Bu şartlarla emekli olabilmek için başvuru yapılabilir mi, yapılmazsa ne zaman ve hangi şartlarda emekli olurum? 

CEVAP: Doğum tarihiniz bilgisayar kayıtlarında 11.06.1976 olarak görünüyor. 18.11.1976 olarak bildirmişsiniz. Malulen emeklilikte ve engellilerin emekliliğinde 18 uygulaması var. Yani 18 yaşın altında işe girenlerin, 18 yaşlarını doldurdukları tarih emeklilik şartlarının tespiti için başlangıç sayılıyor. Ama 18 yaşın altında ödenen günler emeklilik gün toplamına dahil ediliyor. Normal emeklilerde 18 yaş uygulaması yoktur. Emeklilik şartları doğrudan ilk işe giriş tarihlerine göre tespit ediliyor. Bunun için 18 yaşınızın dolduğu 18.11.1994 tarihi, başlangıç tarihiniz oluyor ve buna göre; 17 yıl, 3920 günle 3. dereceden engelli olarak erken emekli olabilirsiniz. Toplam 2045 gününüz var. 5 yıl 3 ay daha prim öderseniz emekli olusunuz. Doğum tarihiniz 11.06.1976 ise, 16 yıl, 3760 günle emekli olursunuz. 160 gün fark ediyor. Diğer yandan 10 yıl 1800 günle emeklilik Maluller için geçerlidir. Malulen emekli olabilmek için, çalışma gücünün %60’ını kaybettiğine dair heyet raporu gerekiyor. 

> E. Yılmaz 

Babam 01.01.1949 doğumlu olup, ilk Sigorta başlangıcı 1978 Temmuz’dur. Babam için 2011 Kasımda yüzde 60 çalışamaz raporu aldık. Ancak şimdiye kadarki sigortalı günü 1310 gündür. Askerlik borçlanması yaparak sigortalılık gününü 1800’e tamamlamak suretiyle malulen emekli olabilir mi? Askerlik borçlandırması kabul edilir mi? 

CEVAP: Sayın okurum, malulen emekli olmak için en önemlisi, %60 çalışamaz raporu almaktır. Bunu almışsınız. Babanız için 17 ay askerlik borçlanırsanız, 1800 günle babanıza malulen emekli aylığı bağlanır. 

e-mail: calisandunyasi@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna-İST. 
Not: Emekliliğini hesaplatacak okuyucularımızın sırasıyla; T.C. Numaralarını, baba, il ve ilçe adı, cilt no, aile sıra no ve doğum tarihini ay ve gün olarak bildirmeleri gerekiyor. SGK’nın yeni düzenlemesine göre, eksik bilgi verenlerin sorularına cevap verilmeyecektir.


  

Türkiye Gazetesi                                                                                                         11.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yunanistan’dan Bulgaristan'a Misilleme

  Yunanistan Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Yannis Maniatis komşu Bulgaristan hakkında hukuksal işlem başlatılacağını dile getirdi.
  Maniatis yaptığı açıklamada Bulgar hükümetinin 2012 yılı içerisinde tek taraflı olarak Yunanistan, Rusya ve Bulgaristan tarafından ortaklaşa hayata geçirilecek Burgaz - Dedeağaç Petrol Boru Projesini feshetme kararını değerlendirdi.
Maniatis’in Azınlıkça Online ekibi tarafından Türkçeye çevrilen açıklamalarında şu şekilde konuştu:
 “Bulgaristan’ın kararı inanılmaz bir diplomatik çelişki oluşturmaktadır. Bundan bir ay önce çevreyle ilgili yapılan çalışmanın raporunun tam olduğunu onayladı ve daha sonra aniden projenin malî açıdan sürdürülebilir olmadığına karar verdi. Bu gelişmeler uluslararası arenada benzeri olmayan gelişmelerdir ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın hukuk daireleri için detaylı araştırma konusu teşkil etmektedir.”
  Öte yandan eski Kalkınma Bakanı Kostis Hatzidakis, “Kathimerini” gazetesine yazmış olduğu makaleyle sadece Burgaz - Dedeağaç Petrol Boru Hattı ve South Stream projeleri dışında Karacabey - Gümülcine – İgoumenitsa - İtalya doğalgaz boru hattı projesi ΙTGI için de çok istenilen Azeri doğalgazının sağlanmaması durumunda tehlike çanlarının çaldığını kaydetti.


  

 

Azınlıkça Onlayn                                                                                                        11.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu Yıl “Sosyal Yardımlaşma ve İstihdam Sağlama” Programınca Açılacak İş Yerleri Yarıya Düşürüldü

  Bulgaristan hükümeti, uzun süre iş bulamayan vatandaşlara istihdam sağlama ve iş imkanı yaratan “Sosyal Yardımlaşma ve İstihdam Sağlama” programınca bu yıl açılacak iş yerleri yarıya düşürdü. Geçen yıl program üzere 9 100 iş yeri açılmışken, bu yıl, sayısı neredeyse yarı yarıya düşürülerek, 5 148 iş yeri olması öngörülüyor. 
  Geçe yıl program aracılığıyla farklı sürelerde geçici iş imkanı bulan çalışanların sayısı 28 000’den fazla olurken, 2012 yılda, sadece 11 000 civarında işsiz çalışma imkanlarından yararlanabilecek. İstihdam Ajansından yapılan açıklamaya göre, açılacak iş yerleri aslında geçici çalışma imkanı sağlayacak ve sosyal yardımla geçimini sürdürmeye çalışan insanların iş yapma alışkanlığı edinmelerini amaçlanmaktadır. 
  İstihdam Ajansından Dora Ganeva, “Bu insanlar, Ulusal İstihdam Planı gereği yapılan çeşitli girişimlere de katılabilirler. Düşük profesyonel yeterliliği olan insanlar, sadece bu programda yer alan insan grubu değil, başka programlara da dahil edilebilirler” diye açıkladı. Programın bir kısmı 2013 yılında da devam edecek, çünkü belediye alanlarını kardan temizlemek için işe alınanların en az mart ayının sonuna kadar işi olacak. 
  Hükümetin “Sosyal Yardımlaşma ve İstihdam Sağlama” Programını sınırlandırmasının yerine “İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi” Programının mali kaynaklarını 25 milyon leva ile arttırdığını bildirildi. 


  

Kırcaali Haber                                                                                                         11.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kristalina Georgieva, Şumnu'lu Nigel'e Sertifika Takdim Etti

  Şumnu’dan Nigel Halidova, Avrupa fikir  ve programlarını yaygınlaştırılması ve tanıtımına katkı saladığından dolayı ödüllendirildi. Başarılı genç kızın sertifikasını, Sofya'da Şeraton Oteli’nde düzenlenen özel bir törenle,  Uluslararası İşbirliği, İnsani Yardım ve Kriz Müdahale Konularından Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Kristalina Georgieva verdi. Halidova, (Team Europe Junior) Avrupa Gençlik Ekibi'nin 44 kişilik üyeleri arasında yer alıyor. Sofya Ulusal ve Dünya Ekonomi Üniversitesi’nde 3’ncü dönem hukuk okuyor.


  

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                         10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Razgrat’tan Misafirlerimiz Vardı

  Razgrat’a bağlı Höyüklü Köyü Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Sevat Sadkı BAL-GÖÇ Genel Merkezini ziyaret etti. 
  Genel Başkan Doç. Dr. Yüksel Özkan ve Yönetim Kurulu üyeleri tarafından karşılanan Sevat Sadkı, Genel Kurul sonrası yeni seçilen Yönetimi tebrik ederek BAL-GÖÇ’ün Bulgaristan Türk ve Göçmenleri için özel bir yer teşkil ettiğini söyledi. 
  Köylerinde BAL-GÖÇ’ün desteğiyle yapılan kültürel faaliyetlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Dernek Başkanı Sadkı, yeni yönetime faaliyetlerinde başarılar diledi. 
  Höyüklü Köyü’nden gerçekleşen ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren BAL-GÖÇ Genel Başkanı Yüksel Özkan, Derneğin Balkanlar’da Türk Kültürü’nün yaşatılması konusundaki asli misyonunun hiçbir zaman değişmeyeceğini dile getirerek, “şimdiye kadar nasıl ki soydaşlarımızın yanında olduysak, bundan sonra da yerimiz ve yanımız bellidir” dedi. 
  Bulgaristan’da Türkçe eğitimin güncel durumu hakkında bilgi alan Özkan, ileriki günlerde konuyla ilgili teşkilatlanma faaliyetlerinin gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti. 


  

 

BAL-GÖÇ Bülten Komisyonu                                                                                    10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’daki Misyonerlik Tehlikesi

  Bulgaristan’da yaşayan Müslüman halklar (Türkler, Pomaklar ve Romanlar), özellikle Todor Jivkov’un iktidarda kaldığı otuz üç yıl boyunca, her fırsatta kimliksizleştirilmek istendi. Türkçe isim seçme, Türkçe eğitim, kamusal alanlarda Türkçe konuşma, ibadet, sünnet, İslami usullere göre cenaze töreni düzenleme, geleneksel kılık-kıyafetlerle dolaşma gibi konularda getirilen yasaklarla, din, dil ve kültürel ananeleri yaşama/yaşatma hürriyeti ortadan kaldırıldı.
  Jivkov’un 1989 yılı sonundan iktidardan uzaklaştırılması ve 2007 yılında elde edilen AB üyeliği, temel bazı hakların geri verilmesine vesile olduysa da, bu ülkedeki sorunlar tamamen çözümlenmedi. Seçilmiş Başmüftü ve yerel müftülerin yerine atanmak istenen komünist dönemin ajan müftüsü, yakın döneme kadar Bulgaristan Müslümanlarının başını ağrıtan sorunlardan birisi oldu.
  Çoğunluğu ATAKA Partisi mensubu olan ırkçı ve İslam karşıtlarının, ülkedeki Müslümanlara ve camilere yönelik tahrik ve saldırıları ise neredeyse günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Ancak Bulgaristan Müslümanları için, sessiz ve derinden çalışan başka bir tehlike var: Misyonerlik...
  Evangelist, Metodist ve Yehova Şahitleri gibi Protestan Hıristiyan cemaatlerin Bulgaristan’daki faaliyetleri oldukça güçlü. Bu misyoner gruplar, daha ziyade Müslüman Romanlar arasında propaganda faaliyetlerini yürütüyorlar. Romanların çoğunluğu 10 yıl öncesine kadar Müslümandı. Ancak bugün pek çoğu Hıristiyan oldu.
  Romanlar arasındaki misyonerlik çalışmaları genellikle Almanya, İsviçre, ABD destekli misyoner teşkilatları tarafından yürütülüyor. Müslüman Romanları kiliseye çekmek için büyük gıda ve giysi yardımları yapılıyor. Bunun yanında Romanların yoğun olarak yaşadığı şehir ve köylere kilise evler inşa ediyorlar. Başarılı Roman öğrencileri, Bulgaristan’daki enstitülerde ya da yurtdışındaki okullarda okutup, sonrasında rahip olarak görevlendiriyorlar.
  Ülkede faaliyet gösteren misyoner yetimhaneleri, hastaneler ve klinikler de Müslümanları Hıristiyanlaştırmak için çalışıyorlar. Misyonerlerin bu çalışmaları neticesinde Sofya, Montana, Vidin, Vratsa, Küstendil gibi batı Bulgaristan’da yaşayan Romanlar, ne yazık ki, büyük ölçüde İslam ile bağlarını koparmış durumdalar.
  Misyonerler, İslami bilgi bakımdan zayıf olan, Smolyan, Devin, Kirkovo gibi Pomak Müslümanların yaşadığı bölgelerde de faaliyet yürütüyorlar. Son birkaç yıldır Müslüman Türk köylerinde de kaset ve kitap dağıtma, film seyrettirme gibi yöntemlerle propaganda yapan misyonerler, en azından bugün için, hedeflerine ulaşabilmiş değiller.
  Bulgaristan’da misyonerlik faaliyeti yürüten Ortodokslar, diğerlerine nispeten daha zayıf olsalar da, etkisiz değiller. Ortodokslardan belirli isimler bu faaliyetleri yürütüyor. Özellikle Boyan Sarıev adlı papaz bu konuda ön plana çıkıyor. Müslüman Pomak bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Sarıev, 1985 yılında polis okulunu bitirdikten sonra, Bulgar istihbaratı adına din adamı olarak çalışmaya başlamış.
  Kırcali’de ikamet eden ve Sveti Yoan Predteça Hıristiyanlık ve Gelişim Hareketi’nin başkanlığını yürüten Boyan Sarıev, özellikle Müslüman Türk ve Pomaklar arasında misyonerlik faaliyetinde bulunuyor. Faaliyetlerini sosyal yardımlarla destekleyen Sarıev, zaman zaman büyük para yardımlarında bulunarak Müslümanlığını unutan kimseleri etrafına toplamaya çalışıyor. Ayrıca yetimhanelerde bulunan Müslüman çocukları da vaftiz etmek suretiyle kazanmaya çalışmaktadır. Özellikle Haskovo ve Kırcali bölgelerindeki yetimhanelerle yakından ilgilenmektedir. Yine Sarıev’in öncülüğünde, hiçbir Hıristiyanın yaşamadığı Müslüman köylerine kiliseler yapılıyor.
  Alfa Research Sosyolojik Araştırma Kuruluşu ve Yeni Bulgar Üniversitesi’nin, Bulgaristan’ın sekiz bölgesindeki 850 Müslüman üzerinde yaptığı bir araştırmanın neticeleri de bu ülkedeki Müslümanların nasıl tehlikeli bir eşikte olduğunu işaret ediyor. Araştırma sonuçlarına göre; Bulgaristan Müslümanlarının yüzde 41’i hiç camiye gitmiyor ve yüzde 59’u hiç namaz kılmıyor. Müslümanların yarısından fazlası nikâhsız yaşamı desteklerken, yüzde 39,8’i domuz eti yiyor ve yüzde 43,3’ü alkol kullanıyor.
  Bu veriler üzerine daha fazla söz söylemeye gerek var mı bilemiyorum ama yine de söyleyelim: Türkiye, Bulgaristan’daki Müslümanlar üzerindeki dikkatini dağıtmadan, Müslümanların İslam’la bağlarını kuvvetlendirmeye yönelik girişimlerde bulunmalıdır.


  

Haber Vaktim                                                                                                          10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

'Yolcu ve Yük Taşımacılığı Anlaşması' İmzalandı

  Bulgaristan'a çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, başkent Sofya'da yapılan Bulgaristan-Türkiye Ulaştırma ve Haberleşme Komisyonu'nun 24. Dönem Toplantısı'na katıldı.
  Toplantının ardından Bakan Yıldırım, Bulgaristan Ulaştırma, Bilişim Teknolojileri ve Haberleşme Bakanı İvaylo Moskovski ile iki ülke arasında "Uluslararası Karayolunda Yolcu ve Yük Taşımacılığı Anlaşması"nı imzaladı.
Bakan Moskovski imza töreninde yaptığı konuşmada, her iki tarafın da elde edilen sonuçlardan memnun kaldıklarını söyledi. Anlaşma ile karşılıklı olarak verilecek karne sayısının 32 bine çıkarıldığını belirten Moskovski, çeşitli kategorilere göre kotaların göreceli olarak artırıldığını söyledi.
  Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticaret hacminin giderek atığını kaydeden Moskovski, şöyle konuştu:
"Özellikle Türkiye'den Bulgaristan'a doğru tır taşımacılığının önemli bölümünü oluşturan çimento kargosu alanında yeni düzenleme getirdik. Bundan sonra karne kotası Türkiye'deki çimento üreticileri tarafından belirlenecek. Kotaların bu şekilde düzenlenmesi diğer ürün türleri için daha geniş olanaklar sağlanacak. İmzaladığımız anlaşma karşılıklı ticaretin gelişmesine katkı sağlayacaktır."
  Yeni anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile birlikte 16 Nisan 1977 yılında Ankara'da imzalanan ikili uluslararası yolcu ve yük taşımacılığı anlaşması iptal edilecek.
  İmza töreninin ardından Bulgaristan Ulaştırma Bakanı İvaylo Moskovski, Bakan Yıldırım'a bir yelkenli gemi maketi hediye etti. Bakan Yıldırım ise Bakan Moskovski'ye el yapımı seramik bir çini verdi.
  Öğle namazını Sofya'nın Banya Başı Camisi'nde kılan Bakan Yıldırım, daha sonda Bakan Moskovski'nin Ulaştırma Bakanlığının son katında bulunan "Pri Orlite" (Kartalların yanında) adlı restoranda onuruna verdiği öğle yemeğine katıldı.
  Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi İsmail Aramaz ile de görüşen Bakan Binali Yıldırım, Bulgaristan'daki temas ve incelemelerini tamamlayarak, öğleden sonra özel uçak ile Türkiye'ye dönecek.


 

 

AA                                                                                                                                 10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2012 Yılı Başından Bu Yana Dünyaya Gelen Bebek Sayısı 1349

  Bugünden itibaren doğum elektronik kayıtı, Sağlık Bakanlığı internet sayfasından takip edilebilecek. Bu internet sayfası sayesinde, ülke genelinde ve ayrıca değişik bölgelerdeki yeni doğan bebeklerin sayısı görülebilir. 10 Ocak 2012 tarihi, sabah saat 10.00’a göre, Bulgaristan genelinde doğan çocuk sayısı 1345 olarak veriliyor. Buna göre, başkent Sofya (325), Plovdiv (150) ve Varna (92) en çok bebeğin doğduğu bölgeler oluyor. Elektronik kayıt sayfası, geçen yılın sonlarında Sağlık Bakanlığı tarafından açıldı ve 1 Ocak 2012 tarihinde resmi olarak çalışmaya başladı. Elektronik imza, kullanıcı adı ve parola işlemini görüyor. Elektronik kayıtta, doğan çocuğun doğum yeri, tarihi, saati, cinsiyeti, durumu, kilosu ve hatta doğumu gerçekleştiren doktorun adı da geçiyor.
Bu yeni elektronik sayfanın kurulması 28 000 leva ile gerçekleştirildi.


  

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                               10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye, Sofya, Filibe ve Varna’da Öğrenci Yurtları Açacak

  Filibe Belediye Başkanı Yardımcısı Dimitır Katsarski, Türkiye’nin öğrenci yurdu inşaatı için Belediyeden ilk etapta 4 bin dekarlık bir arsa istediğini açıkladı. Filibe’deki yurdun 6 ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Filibe’nin yanı sıra Türkiye, Türk vatandaşı öğrenciler için başkent Sofya ve Varna’da da benzer öğrenci yurtları inşaa edecek.
YURT-KUR Genel Müdürü Hasan Albayrak, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun gerek yurt içinde, gerek yurt dışında önemli yatırımlara imza atacaklarını söyledi. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un çıktığını söyleyen Albayrak, yurt dışında eğitim gören öğrencilerin de barınma ihtiyaçlarının karşılanması için YURT-KUR'un bünyesinde Yurt Dışı İlişkiler Daire Başkanlığı kurduklarını belirtti.
  Albayrak, "Özellikle bu kanun çıktıktan sonra, kurum olarak toplantılar yapıyoruz. İlk etapta hedefimiz 2011-2012 eğitim öğrenim yılının başında yani Eylül veya Ekim'de Kıbrıs ve Londra'da yurt açmaktı. Daha sonra Türki Cumhuriyetler, Almanya, Fransa, gibi ülkelere yurt açmayı planlıyoruz" dedi. Çıkan kanun ile 1000 veya daha fazla sayıda öğrenci olan ülkelerde yurt açacaklarını söyleyen Albayrak, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğrencilerimizin eğitimlerini daha huzurlu yürütmeleri için yurt açacağız. Bu uygulama ile dünyada bir çok ülkeye yayılacağız. Kırgızistan, Kazakistan, Avusturya, Viyana gibi. Yani o ülkenin merkezinde 1000'in üzerinde Türk öğrencisi varsa, oralarda yurt açmayı kendimize hedef seçtik" diye konuştu.


  

Ajans Bg                                                                                                                      10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

AGİT’ten Bulgaristan’a Tavsiye:
Türkler Ana Dilinde Seçim Propagandası Yapsın

  Bulgaristan’da geçtğimiz 23 Ekim’de, aynı günde gerçekleştirilen yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının sonuç raporu yayınlandı. Raporda ülkedeki Türkleri yakından ilgilendiren iki konu öne çıkıyor.
  AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi'nin (OSCE/ODIHR) Değerlendirme Heyeti Sonuç Raporu'nda, 23 Ekim seçimlerinin, uluslararası standartlara uygun demokratik seçim yasalarına göre gerçekleştirildiği belirtilirken, Bulgaristan’daki azınlıklara seçimlerde kendi ana dillerinde propaganda yapabilmeleri için yasa değişikliği yapılması konusunda tavsiyede bulunuluyor.
  23 Ekim’de gerçekleştirilen yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin sonuç raporunda ayrıca, çifte vatandaşların yerel seçimlerde aday olabilmeleri yönünde gerekli yasal zeminlerin hazırlanılması tavsiyesinde de bulunuluyor.
  Ülkedeki mevcut yasalar, resmi Bulgar dili dışında seçim propagandası yapanlara ceza öngörüyor. Bu bağlamda parlamentoda Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) ile temsil edilen Türkler ana dillerinde seçim propagandası yapamıyor. Ayrıca 1989 yılında Türkiye’ye kovulan ve ya daha sonra göç eden binlerce Türk, çifte vatandaş oldukları gerekçesiyle seçimlerde aday olamıyor.
  Ülkedeki bağımsız gözlemciler, Türklerin HÖH patisinin uzun yıllar iktidardaki koalisyon hükümetlerinin ortağı olmasına rağmen ana dilde seçim propagandası konusunda herhangi bir girişimde bulunmadığına dikkat çekiyor.


  

Nihat Doğu, Sofya                                                                                                     10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Adaköylü Süleyman Ağa

  Razgrad iline bağlı Ostrovo’da (Adaköy) yaşayan Süleyman Veli (Süleyman Ağa), bu hafta 70. yaş gününü kutluyor. Süleyman Ağa, soylu bir aileden geliyor. Çarlık Bulgaristan’da yaşayan dedesi Selman ve babası Veli, buharlı makine ile çalışan bir değirmen kurararak köyün en zengini olmayı başarırlar. Çalışkan ruhlu bir genç olan Süleyman Bey, hayatta hep ilerlemeyi başarır. Demokrasi döneminde dedelerinin izini sürer ve bir un fabrikası açar. Tarih, edebiyat ve genel kültür bilgileriyle dikkat çeken Süleyman Ağa, alışılagelen bir Bulgaristan Türkü imajını kırıyor. Süleyman Veli, bilgili ve kökü mazide bir ati olarak dikkatimizi çekiyor.
  Süleyman Bey, bize biraz köyünüzün geçmişinden bahseder misiniz?
  Adaköy, Razgrad bölgesinin en büyük köylerinden biridir. Köyümüzün yakınlarında 171 dönüm orman bulunuyor. Çok eskiden ise 50-60 bin dönüm orman varmış. Efsaneye göre, Osmanlılar buraya geldiklerinde karşılarına hep orman çıktığı için bu topraklara “Deliorman” adını vermişler. Bu topraklara ilk Sarı Saltuklar gelir. Sarı Saltuk, yanına 35 bin kişi alarak Anadolu’dan buraya doğru hareket eder. Bu toprakları seçmelerinin sebebi ise bol su, verimli toprak ve orman bulunmasıdır. Tam ormanın içine yüksek bir yere yerleştikleri için, buraya Adaköy adı verilmiş. Buralara yaklaşık 1280-1300 yıllarında yerleşirler. Adaköy’e yakın olan Hüseyin Baba (Voden)’ya yerleşmişler. Şimdi orada Hüseyin Baba Türbesi bulunuyor. 100-150 yıl sonra Anadolu’dan bir göç dalgası daha gelir. Adaköy’ün tarihi 1450’li yıllara dayanıyor. Bundan önce gelenler kabileler halinde buraya yerleşmişler. Adaköy, beş kabileden oluşuyormuş. Övünmek gibi olacak ama ben, şahsi gayretlerimle Veliko Tırnovo’dan ve Türkiye’nin Gazi Üniversitesi’nden Osmanlıca uzmanları ve tarihçiler getirtip mezar taşları üzerindeki eski yazıları okuttum ki, tarihimizi bilelim ve gelecek nesillere de aktaralım. Hüseyin Baba Türbesi’nin yanında bulunan taşlar çok tarihi bilgi içeriyor. Bahsettiğim taşlar, 14. ve 15. asırlara ait. 15. asra ait olanlarda Osmanlıca yazılar ve belli başlı simgeler var. Buralarda yaşamış olan en büyük kabilenin Kalenderiler olduğu biliniyor. İncelediğimiz taşların üzerinde zarf ve kaz ayağı simgeleri var. Bu simgelerin Kalenderilere ait olduğu tespit edildi. Taşların üzerinde en çok bu simgelere rastlanmaktadır. O zaman her kabilenin bir simgesi varmış, çünkü Osmanlı çok kültürlü büyük bir toplum.
  Siz kendi sülalenizi araştırdınız mı, ne zaman gelmişler?
  Ben kendi sülalemi altı kuşağa kadar biliyorum. Benim dedelerim buraya Dobriç sancağından gelmişler. Osmanlılar, tarihte en fazla Ruslarla savaşmış. İşte böyle bir savaşın ardından dedelerim buraya, Adaköy’e gelmişler. Buraya gelen Çakır İsmail’dir. Fakat biz, sülalemizi Mehmet dedemden berisini biliyoruz, ondan önce yazılı hiçbir belgeye rastlamadık.
  İş hayatınızdaki başarınızı neye borçlusunuz?
  İş hayatımda hep kazanmak için uğraştım. Ben kazanılan bir şeyin elde tutulmasına daha çok önem veririm, çünkü dedem eli açık olduğu için batmış. Bankadan çektiği parayı ödeyememiş, vefat ettiği zaman da babama 500 bin leva borç kalmış. Babam hem bu borcu kapatmış hem de köyün en zengin adamı olmuş. Biz Komünist Partisi’ne girmedik, Çiftçi Partisi’ne üye idik. Biz komünist rejimi döneminde de iyi bir duruma geldik. Köyümüzde o zamanlar 28 bin dönüm tarla işleniyordu. Ben, uzun yıllar kooperatifin atölye şefliğini ve mühendislik görevi yaptım.
  Demokrasi gelince ne gibi görevlerde bulundunuz?
  Demokrasi geldikten sonra kooperatif başkanı seçildim. Sonra yasalar değişti ve kooperatiflerde kimin ne kadar hissesi varsa herkese paylaştırıldı. Bu kanundan sonra büyük oğlum Aydın, küçük oğlum Ahter ve ben kooperatiften ayrıldık. Kooperatif teftiş edildi ve biz onu tasfiye kuruluna teslim ettik. Büyük oğlum Aydın tekrar çiftçiliğe atıldı. Biz küçük oğlum Ahter ile düşündük ve dedelerimizin eskiden değirmen işlettikleri gibi biz de bir un fabrikası kurmaya karar verdik. Binayı yaptırdıktan sonra ben araştırmalara başladım ve Konya’ya makine aramaya gittim. Bu esnada temel sorun parayı nasıl bulacağımız idi. Sofya’ya gittim. Oradaki tanıdıklarım bana yardımcı oldular ve bankadan 8 milyon leva kredi çektim. Bu para ile iş yapmaya başladık. 1994 yılında un fabrikasının açılışını yaptık. 16 kişi ile işe başladık. O zamanlar günde 35-40 ton un üretiyorduk. 1997 yılında bankada bir hayli paramız vardı ve o günkü hükümetin icraatını görünce bu paraları tarlaya bağlamaya karar verdik. 16 bin dönüm tarla satın aldık. Şu anda kiraladığımız tarlalarla birlikte toplam 36 bin dönüm tarla işletiyoruz. Tarlaların başında büyük oğlum Aydın kaldı, biz oğlum Ahter ile un fabrikasını çalıştırdık. Allah’a şükürler olsun, işlerimiz çok iyi gitti. Hatta şimdi biraz azaldı diye de hiç üzülmüyorum, çünkü Allah bir yerde kullarını sınırlıyor, bu da çok iyi bir şey, düşünenler ve ibret alanlar için.
  Arazilerde daha çok ne yetiştiriyorsunuz?
  Buğday, ayçiçeği, mısır, tohum yetiştiriyoruz, bunları hep büyük oğlum Aydın ve hanımı yapıyorlar. Ben artık geri çekildim. Pazarlarımız da Bulgaristan içinde.
  Çiftçiler, geçtiğimiz günlerde ayaklandı. Siz şimdiki tarım politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
  Tabi ki, işler kolay olmuyor, fakat biz çiftçiliği bırakamayız. Ben büyük bir tehlike görmüyorum, yalnız işi bilerek işlemek lazım. Kaldı ki, hep para kazanıp zengin olunmaz. Bazı seneler kuraklık olur, bazı seneler iyi verim olur, çiftçilikte böyledir. Bulgaristan’da, tarım politikasıyla ilgili son 20 yılda büyük bir hata yapıldı, o da tarlaları sahiplerine iade etmeden kooperatifler tasfiye edildi. Böyle olunca kimse tarla işlemeye merak duymadı. Bana göre önce tarlalar sahiplerine verilip, sonra da envanterler verilmeliydi. Benim bu konuda tek bir endişem var o da, tarlalarını çalışmayıp başkasına kiralayan köy halkının büyük çoğunluğunun yine fakir kalmasıdır. Fakat kapitalizm zor bir düzen. İşler ne gittiği gibi gider, ne de kolay olur. Kapitalizm insanın canını en çok acıtan bir devlet düzenidir. Seni hayatın içine bırakıyor, tutunabilirsen tutun, tutunamazsan düşüyorsun denizin içine.
Sizi başarıya taşıyan prensipler nelerdir?
  İlk prensibim çok çalışmaktır. Çalışan adam mutlaka bir şeyler elde eder. İkincisi, çok dürüst olmak.
  Kendinizi başarılı birisi olarak addediyor musunuz?
Evet. Hayatta başarılı birisi olduğumu düşünüyorum. Başarının sınırı yoktur, fakat biz de başarılı olanların arasındayız.
  Siz, Hüseyin Baba Türbesini tamir ettirdiniz, birçok kişi ve kuruma yardım ediyorsunuz, yardım etmek size nasıl bir duygu yaşatıyor?

Mutluluk yaşıyorum.


  

Mehmet Ömer, Razgrad                                                                                                   10.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bal-Türk “Sivil Toplum Akademisi 1: Bulgaristan” Sona Erdi

  Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin “Sivil Toplum Akademisi 1: Bulgaristan” projesi Sekapark Otelde yapılan sertifika töreni ile sona erdi. 24 Aralık Cumartesi gecesi başlangıcı yapılan projeye Bulgaristan’dan gelen STK temsilcileri ve sivil toplum konusunda istekli gençler ile öğrencilerden oluşan 42 kişilik grup katıldı. Katılımcılar ilk 4 gün Gebze TÜSSİDE tesislerinde ağırlandı. Projenin ilk etabında sivil toplum kuruluşu olabilmek, özgüven, liderlik vb. gibi alanlarda bir çok eğitim semineri, beyin fırtınası ve toplantılar yapıldı. STK gezileri, Gebze ve İstanbul kültür gezileri gerçekleştirildi.
  Sekapark’ta Drama Eğitimi Aldılar
  STK akademisi Gebze programını tamamlayarak İzmit Sekapark’a geldi. İzmit şehir turunu gerçekleştiren ve projenin son günü Sekapark’ta drama eğitimi alan grup, yorucu ancak bir o kadar güzel geçen “Sivil Toplum Akademisi 1: Bulgaristan” programını tamamlamış oldu.
  Bal-Türk Tarafından Veda Yemeği ve Sertifika Töreni Düzenlendi
  Bal-Türk Genel Başkanı Dr. Bayram Çolakoğlu yaptığı açılış konuşmasında projeden bahsetti. Çolakoğlu, “dernek olarak amacımız Bulgaristan’daki 29 Aralık Perşembe günü programlarını tamamlayan STK Akademisi katılımcıları Sekapark Otelde düzenlenen veda yemeği ardından sertifika törenine geçti. “Geçmişten Günümüze Bal-Türk 1985-2011” isimli kitabın tanıtım sunumu ile başlayan törende Dernek yönetim kurulu üyeleri ve birçok üye hazır bulundu.
  Kardeşlerimize sivil toplumun gelişimi konularında yardımcı olabilmektir. Bugün burada Bulgaristan’ın her köşesinden kardeşimiz bulunuyor, Gençler ve tecrübe sahibi STK yöneticileri bir arada. Kendilerine Türkiye örneğini göstermek istedik. Eğitime gelen misafirlerimiz burada edindikleri bilgi ve tecrübeleri Bulgaristan’daki hayatlarına yansıtabilirlerse, sivil topluma ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak bir şekilde kullanabilirlerse, hep birlikte, kardeşçe yaşama kültürünü güçlendirebilirlerse, ne mutlu bize… ” dedi.
  Katılımcılar Konuşmasını Yaparken Duygusal Anlar Yaşandı
  Bulgaristan’dan gelen katılımcılardan bazıları sertifika töreni sonunda söz alarak duygu ve düşüncelerini aktardı. Bu proje ile edindikleri kazanımlardan bahsederken, Bulgaristan’da kendilerini unutmadıkları, Türk ve Müslüman kardeşlerine yardım ettikleri için Bal-Türk’e ve genel başkan Dr. Bayram Çolakoğlu’na teşekkürlerini ilettiler. Geçirdikleri çok güzel bir programın ardından duygusal anlar yaşayarak vedalaşan katılımcılar dönüş yoluna çıktı.


  

 

 

 

 

 

 

Baltürk                                                                                                        09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İvo Papazov-İbryam ve Trakya Orkestrası Konseri

  İvo Papazov, bir diğer adıyla klarnetçi İbryam,  dünyaca ünlü bir müzisyen ve üç kıtada yaptığı iş ve sanatıyla büyük hayran kitlesine sahip olan Bulgaristan vatandaşı. Kendisi, 25 Ocak 2011 tarihinde Rusçuk’ta büyük bir konserle Bulgaristan’daki hayranlarıyla buluşacak. Bu büyük ve görkemli olması beklenen konserde,  uzun yıllardır İbryam’ın konser partneri olan Trakya Orkestrası yer alacak.

 


  

 

 

Mozaikdergisi                                                                                              09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gazeteci Güner Şükrü Ödüllendirildi

  Gazeteci Güner Şükrü, Ardino (Eğridere) “Rodopska İskra” /Rodop Kıvılcımı/ Halk Kültür Merkezinin 90. kuruluş yıldönümü vesilesiyle kurumun faaliyetini sıralı ve objektif olarak basına yansıtması için bir teşekkür belgesi ve hatıralık eşyayla ödüllendirildi. Gazeteciye ödül, “Rodopska İskra” Kültür Derneği Başkanı Yüksel İsmail tarafından sunuldu. Sayın İsmail, Güner Şükrü’ye teşekkür ederek, son yıllarda halk merkezi faaliyetinin en geniş ölçüde basına yansıttığını öne sürdü. Yüksel İsmail, “Bu bizim için çok önemli, çünkü bu şekilde amatör sanatçıların gönüllü işi sadece böylede değil, tüm ülkede kamuya duyuruluyor” diye sözlerine ekledi. 
  Güner Şükrü, emeğine değer verilmesinin hoş bir sürpriz olduğunu paylaştı. Güner Şükrü, “Kültür alanında başarıları yansıtmak için yazılan haberler en memnun edicidir, çünkü bizi belirgin özgünlüğe sahip kişiler olarak ayakta tutacak olan şey maneviyattır” dedi. 


  

 

 

Leman Koçeva                                                                                           09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İlaçların Yan Etkilerini Bertaraf Eden Nimet: Kereviz

  Kereviz gibi bir nimete birçok insan burun kıvırır. Oysa kerevizin pek çok yararı var. Şeker, romatizma, tansiyon bir yana ilaçların yan etkilerini bertaraf ediyor. Zayıflama derdi olanlara da bol bol yemeleri tavsiye ediliyor.
  Besin değeri ve faydası bakımından kereviz pek çok hastalığa iyi gelir. Kerevizin sapı, yaprağı ve kökü kullanılır. Kereviz yemeği ve salatası yapılabileceği gibi tohumu da kullanılır. Kaynatılıp suyu içilirse fazla salgılanan mide asidine ve idrar zorluğuna iyi gelir. Kereviz kaynatılırken suyuna limon ilave edilirse gaz yapması önlenir. Kereviz tohumu adet kanamalarını tetikleyici etkisi nedeniyle adet düzensizliği çekenler için faydalı olabilir. Oldukça besleyici bir sebze olan kereviz C, E, A, B1, B2, B3, B6, folik asit, potasyum, glikoz ve azotlu maddeler içerir.
  İlk önce tohumlarından başlayalım. Kerevizin tohumlarını kaynatın, balla karıştırınca macun haline gelecektir. Elde edeceğiniz bu macun müzmin baş ağrılarında, mide rahatsızlıklarında, sindirim problemi olanlarda, mesane yollarını temizleyici özelliğe sahiptir. Kereviz vücudumuzda şeker, tansiyon, guatrda ayarlama yapar, böbrek üstü bezlerimizi çalıştırır. Karaciğer için çok etkilidir, karaciğer şişliğini giderip yorgunluk yapan maddelerden temizler. Safrayı normale sokar. İlaçların yan tesirlerini giderir. İştahı olmayan çocuklar, yaşlılar ve hastalık sonrası iyileşme dönemindeki hastalar için etkili bir iştah açıcıdır.
  Kereviz ve romatizma karşı karşıya
  Bu karşılaşmayı daima kereviz kazanır. Kerevizi kaynatıp bol su ilave ederek içmelisiniz. Bu arada kereviz pişince sahip olduğu değerler azalır, bunu unutmayın. Bu yüzden kerevizi mümkün olduğu kadar çiğ yemeye çalışmalısınız. Ayrıca eczacılıkta gelinen nokta açısından söyleyecek olursak sarımsak ve kuşburnu tabletleri gibi kereviz tabletleri de hazır olarak satılmaktadır. Kereviz tohumları romatizma tedavisine destek olarak kullanılır. İltihap giderici ve ağrı kesici özelliği nedeniyle romatizmada kullanıldığı gibi bünyeden toksinlerin atılmasına da yardımcı olur. İdrar söktürücü tesiri nedeniyle de artrit ve gut tedavisine destek olarak kullanılmaktadır.
  Kerevizin tansiyonu düşürdüğü ve anksiyete ve ruhsal gerilimi azalttığı da düşünülmektedir. Kimi bilimsel çalışmalar kereviz uçucu yağında bulunan pitalit bileşiklerinin spazmı çözdüğünü ve teskin edici etkisinin olduğunu ortaya koymuştur. Kan şekerini düşüren, kas spazmı, hıçkırık ve ağız kokusunun tedavisinde de kullanılan kereviz öksürük, bronşit, astımın tedavisinde de destek olarak kullanılmaktadır. Zayıflama rejimine başlayanlar kerevizin şişmanlığı önleyici özelliğinden yararlanmalıdırlar. Maydanozun yakın akrabası olan kereviz aynı zamanda cildinizi güzelleştirir. Ağrı kesici özelliği de olan kereviz, kas ağrıları ile bağırsak sancılarını giderir.
  Tohumu nasıl kullanılır?
  1 çay kaşığı kuru kereviz tohumunu 1 su bardağı kaynar suyun içinde 10 dakika kadar bekletip süzün. Günde üç bardak balla tatlandırıp içebilirsiniz.
  Kimler yememeli?
  Kereviz tohumları rahmi uyardığı için hamile hanımlara tavsiye edilmez. Bununla birlikte akut böbrek rahatsızlığı olan ve alerjik bünyeli kişilere de tavsiye edilmez. 


  

Neşe Kutlutaş                                                                                         09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2012’de Yeni ‘Mall’ Patlaması Yaşanacak

  Global resesyon dönemi, alış veriş merkezi (mall) yarışını da etkiledi. Kriz nedeniyle Sofya ve birçok şehirde yapılması planlanan mall çalışmaları donduruldu. Dondurulan bazı projelerin hiç bir zaman hayata geçirilemeyeceği yönünde sinyaller alınıyor. Sayıları bir hayli artsa da 2012 yılında mall açılışlarında yeni bir patlama bekleniyor. Alış verişin küçük mağazalardan büyük mağazalara kayması, yatırımcıları daha büyük ve daha cazip mall inşa etmeye teşvik etti. Yeni yılda rekabeti oldukça kızıştıracak tam 8 alış veriş merkezinin açılması planlanıyor. Mali bakımdan oldukça sıkıntılı olan vatandaşın ilgisini çekmek için farklı yöntemler sunulacak. Rekabet, sadece sayı bakımınan değil, alan ve büyüklük bakımından da yaşanacak. Sofya’daki Çerni Vrıh caddesinde yapılmakta olan Paradise Center, 80 bin metrekare ticari alan ile Bulgaris­tan’­da en büyük mall olmaya aday. 100 milyon Euro tutarındaki projenin yatırımcısının, Sofya’daki İliyantsi toptancı pazarını satın alan Rus Bulfeld şirketi olduğu biliniyor. Burada Carrefour’un 8 bin metrekare alan kiraladığı aktarılıyor. Lifestyle tarzında enerji tasarrufu ve içinde yeşilliklerle şelalerin olacağı Paradise Mall’un, adıyla müsemma bir yapı olması tasarlanıyor. Alış verişten ziyade, bir dinlenme ve eğlence yeri olarak düşünülen mall, Vitoşa ve Güney Parkı’na karşı manzara sunacak. Alanın 23 bin metre karesi, oyun yerleri ve buz pateni pisti ile birlikte Sofya Land’e benzer adrenalin sevenlere ayrılacak. Açılışının ise yıl sonuna doğru yapılması bekleniyor.
  Yine 2012’in son çeyreğinde Sofya’da Bulgaria Mall’un açılışının yapılması gündemde. İki yıl dondurulan bu yatırım için finansman bulundu ve inşaat hızlandırıldı. Bulgaria caddesinde yer alacak olan bu merkezin ticari alanı 33 bin metre kare olacağı tahmin ediliyor. Burada 5 bin metrekareden fazla alanda Carrefour hipermaarketi, 140 mağaza ve binin üzerinde park yeri ile hizmet verecek olan Bulgaria Mall, varlıklı tüketiciye hitap edecek. Mağaza, yer altında 4 kat park yeri ve üstünde 4 kat mağazadan oluşacak.
  Başkentin en büyük semti olan Lülin’deki Mega Mall’un 2012’de müşterilerle buluşması bekleniyor. Daha önce 2009’da kapılarını aralaması planlanan Mega Mall, 24 bin m2 ticari alana sahip bir yapı ve 100’ün üzerinde mağaza barındıracak. Buranın yeni bir özelliği ise, çatı katı üstünde bir kat park alanı olarak inşa edilecek olması.
  Gelecek yıl başında ise çevre yolu üzerinde Sofya Ring Mall’un kapılarını açacağına dair vaatler veriliyor. 70 bin metrekare ticari alan ve 3 bin 500 araç kapasiteli park yerine sahip olacak olan Ring Mall’u İKEA’yı franchise ile Bulgaristan’a getiren Yunan yatırımcı yapacak. Toplam yatırımın 100 milyon levayı bulması bekleniyor.
Planlanan tüm alışveriş merkezlerinin açılışından sonra Sofya’da, her bin kişiye 306 m2 alış veriş alanı düşecek. Bu da Avrupa ortalamasının biraz üstünde olacağı anlamına geliyor.
  Polonyalı şirket GTC, Galeria adıyla Varna, Burgas ve Ruse’de mall açmayı planlıyor. Geçen sene için ortalama gayrimenkul fiyatlarının hiç düşmediği şehir olan Burgas’da iki mağazanın daha inşa edileceği aktarılıyor. Burgas Plaza’nın ardından Galeria Burgas ve Strand olarak adlandırılan alış veriş merkezlerinin tüketicilerle buluşması düşünülüyor.
  Galeria Burgas’ın kurdelesinin mayıs ayında kesilmesi ve 36 bin metre kare alan ile hizmet vermesi bekleniyor. Mağazanın içinde Roda Hipermerket, Sinema City ve moda devlerinin mağazaları yer alacak. Merkezde ayrıca büyük fitnes salonunun inşası da yapılıyor.
  Yine yaz aylarında açılışı yapılması beklenen Strand, 30 bin metre kare ticari alan ile değişik bir konsept sunacak. Şu ana kadar algılanan mall tipi dışında, açık alan ile tüketicilerle buluşacak olan Strand, açık bir caddenin etrafında alış veriş alanları ile hizmet sunacak. Burada da sinema severlere geniş imkanlar sağlanacak.
Birçok dev alış veriş merkezinin yapıldığı Varna’daki rekabet daha da artacak. Galeria Varna olarak açılacak yeni mall için ticari alanın tamamının birkaç kişiye kiralanması stratejisi güdülüyor.
  Stara Zagora’da Carrefour Center’in hizmete girmesi bekleniyor. Plovdiv’de uzun zaman beklenen ve tartışma konusu olan Markovo Tepe’nin nihayet hayat bulması için çalışmalar sürüyor. Yatırımcının iflas etmesi ve bankanın projeyi sahiplenmesinden sonra, şimdi burayı başka yatırımcılar inşa ediyor.
  Mall Pleven’in de 2012’in ilk aylarında hizmete girmesi planlanıyor. Şu anda Sofya’da 6 mall, bir de düğün mall’u bulunuyor. Varna’da 5, Burgas’da 1 ve Plovdiv’de de 2 alış veriş mağazası bulunuyor. Bulgaristan’daki ilk mall 2006’da hizmete açılmıştı.
  The Mall, 66 bin metre kare alan ve 178 mağaza ile Bulgaristan’da en büyük mall olma hüveyetini taşıyor. Varna Towers ise ülkedeki tek panoramik dönen restorana sahip bulunuyor.
2010’da Bulgaristan, Avrupa’da en çok mall açılışı yapan ülkeler listesinin başına geçmişti. Küçük pazara sahip olan ülkenin bu kadar fazla alış veriş merkezi açması kuşkusuz birçok soruyu berberinde getirdi. Belki bunun için 2011’de hiç bir mall açılışı yapılmadı. 2006’da 3’ü Sofya’da olmak üzere 4 mall hizmete girmişti. 2008’de 10 mall hizmete açılmıştı. Şu anda ülke genelinde 21 mall faaliyet gösteriyor. Bunların toplam ticari alanları yaklaşık 900 bin metre kare.
  Uzmanlar, 2012’deki mall açılışı patlaması yanında yıl içerisinde yeni bir trende de kapı aralanabileceğine vurgu yapıyor. Birçok mall içinde boş dükkanlar görülüyor. Bazılarında bu oran yüzde 40’a ulaşıyor. Düşük tüketim ve halkın satın alma gücünün azalmasıyla oluşan boşlukların, mall iflaslarını da beraberinde getirebileceği belirtiliyor. Öte yandan mağaza sahiplerinin el değiştirmesi gibi bir sürecin de başlaması söz konusu.


  

 

Beynur Süleyman, Sofya                                                                       09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yurtdışındaki Vatandaşlar Sağlık Sigortasından Muaf Tutuluyor

  Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki değişikliklere göre ülkede yaşamayan Bulgaristan vatandaşları geçmişe ait sağlık sigortası ödemelerinden muaf tutulabilecek. Ülkede yaşamadıkları dönemlere ait olan sigorta borçlarınından muaf tutulması için vatandaşların, yıl sonuna kadar Ulusal Gelir Ajansı’na (NAP) deklarasyon sunması gerekiyor. Yıl başından itibaren yürürlüğüe giren yeni kanunla, zamanın çoğunu yurtdışında geçiren kişilere kolaylık sağlanıyor. Şu ana kadar, ülke dışına çıkan vatandaşların, gelecek periyottaki sigorta borçlarının olmaması için NAP’a ülke dışına çıkacağına dair beyanat vermesi gerekiyordu. Şimdi artık geçmiş periyotlar için de bu kolaylık sağlanacak. 31 Aralık 2011 yılından önce Bulgaristan dışına çıkan şahıslar, yeni düzenlemeden yararlanabilecek. Yeni değişikliğin, yurtdışında ikamet eden yaklaşık 800 bin kişiyi kapsayacağı belirtiliyor. Daha fazla bilgi için NAP’ın 0700 18 700 numaralı telefonundan bilgi alınabilir. Ülke dışında yaşayan vatandaşlar için ise infocenter@nra.bg adresi mevcut.


  

 

 

Zaman Bg                                                                                                09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2012 Yılında İşsizliğin Daha Da Artması Bekleniyor

  Geçtiğimiz yıllardan beri devamlı artmakta olan ekonomik krizin bu yıl da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Ekonomik krizin ortaya çıkması ile birlikte ülke genelinde birçok işverenler işçilerinin bir bölümünün işine son vermişti. Bu yıl da artan kriz nedeniyle daha fazla kişinin işsiz kalacağı bildirildi. Şu anda işverenlerin % 80 gibi büyük bir bölümüm işçi sayısını azaltmayı planladıkları gelen haberler arasında. Her ne kadar vatandaşlar bu yıl ülke ekonomisinin düzelmesini beklese de, bunun yakın bir gelecekte mümkün olma ihtimalinin düşük olduğu görüşü ekonomistler tarafından savunuluyor. Bu yılın ilk üç ayı içerisinde çalışanların yaklaşık % 8’lik bölümünün işlerinin kaybetmesi bekleniyor. Krizden en fazla inşaat sektörü etkilenirken, sektörde % 15 oranında bir küçülme görüldüğü gelen bilgiler arasında. Geride bıraktığımız 2011 yılında ülke genelinde piyasada müşterilerdeki alım miktarında düşüş görüldüğü ve bu nedenle işten çıkartmalarda artış olduğu bildirildi. Geçen yıl gelişim kaydeden sektörlerin başında teknoloji gelirken, bu yıl da az da olsa bir büyümenin beklendiği açıklandı. Ayrıca şu anda yüksek maaşlı işte çalışmak isteyenler için en uygun imkânın teknoloji sektörünün ve hava yollarının sağladıkları bildirildi.


  

 

Fevzi Ehliman                                                                                              09.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk'ta Sosyal Durumu Zayıf Olanlar İçin Yemekhane Açılıyor

  Rusçuk şehrinde sosyal durumu zayıf olan, evsiz olan, birden fazla çocuğu olan kadınlar gibi v.s. Rusçuk'lu vatandaşların karınlarını sıcak yemekle doyurabileceği yemekhane açılıyor. Rusçuk Belediyesi, başvurduğu Avrupa projesinden 300 000 leva maddi destek kazandı. Bu girişimle beraber 5 kişiye orada çalışma imkanı tanınıcak.


  

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                              06.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’ın 22 İlinde Beklenen Aşırı Yağışlardan Dolayı
Sarı Kod İlan Edildi

  Ulusal Metereoloji ve Hidroloji Enstitüsü (NİMH), 6 Ocak için sunduğu hava durumu tahminlerinde Bulgaristan’ın 22 ilinde aşırı yağışın beklenilmesinden dolayı sarı kod ilan etti. Sarı kod hava şartlarının vatandaşların hayatı için tehlike oluşturduğu alarmının sinyalidir.
  Montana, Vidin, Varatsa, Loveç, Gabrovo, Smolyan, Pazarcık, Blagoevgrad, Plovdiv, Pernik, Köstendil, Sofya illerinde ve Sofya şehrinde yoğun yağmur, kar ve buz olacağı uyarılıyor.
Ruse, Veliko Tırnovo, Tırgovişte, Pleven, Sliven, Yambol, Haskovo, Kırcaali ve Stara Zagora’da ise yoğun yağmur bekleniyor.
  En düşük hava sıcaklığının eksi 1 ile eksi 6 derece arası ve en yüksek hava sıcaklığının 5 ile 10 derece arası olacağı haber verildi.
  Tahmin edilen hava şartları sıra dışı değildir, fakat yine de vatandaşların dikkatli olmaları tavsiye edilir.


  

 

Kırcaali Haber                                                                                               06.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan ve Türkiye Arasında Uluslararası Karayolu
Yolcu ve Mal Taşımacılığına İlişkin Anlaşma İmzalanıyor 

  Bulgaristan ve Türkiye bugün Uluslararası Karayolu yolcu ve mal taşımacılığına ilişkin anlaşma imzalayacaklar. Anlaşma ile geçiş izinlerinin ve taşımacıların sorumlulukları düzenlenerek iki ülke arasında otomobil ulaşımının kolaylaştırılması amaçlanıyor. 


  

 

 

 

 

BNR                                                                                                                 06.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali Bölgesinde Hastaneler Yetmiyor

  Basına sızan bilgilere göre, Sofya, Plovdiv, Pazarcık, Pleven, Vratsa ve Stara Zagora bölgelerinde hastanelerin gerekenden fazla sayıda oldukları ortaya çıktı. Kırcaali, Razgrad, Silistre ve Haskovo bölgelerinde ise tam aksine hastanelerin mevcut hastalara yetmediği tespit edilmiştir. Milli Sağlık Sigorta Kasasına uygun teklifler yapılarak, hastanelerin yetmediği bölgelerde yeni klinikler açılması düşünülüyor. Hekimlerin yeterli olmadığı bölgelerde ise hastalara hizmet edecek tıp doktorlarının bulunamaz hale gelinmemesi için iş koşullarının kolaylaştırılmasına önlemler alınması bekleniyor.


  

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                    06.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Kültür Evi ve Mozaik  Dergisi Editörü Nurten Remzi,
BAL-GÖÇ Genel Merkezini Ziyaret Etti

  Yeni seçilen BAL-GÖÇ Yönetimine başarılar dileyen Nurten Remzi, Şumnu Yöresi ve Kuzey Bulgaristan'daki kültürel faaliyetlerle ilgili bilgi vererek karşılıklı kültürel işbirliğinin geliştirilmesi konusunda ortak projelerin önemine dikkat çekti.
  Toplantıya ev sahipliği yapan BAL-GÖÇ Genel Başkanı Yüksel Özkan Balkanlar'daki Kültürel faaliyetlere dernek olarak destek vermeye hazır olduklarını ve Türkçe eğitim konusunda hassasiyetlerini de dile getirerek, bu konuda ailelere ve sivil toplum örgütlerine görevler düştüğünü belirtti.
Toplantıya Genel Başkan Doç. Dr.Yüksel Özkan'ın yanı sıra Genel Sekreter Av. Hüsamettin Çınar, Genel Sekreter Yardımcısı Kader ÖZLEM, Başkan Yardımcıları  Yrd. Doç. İsmail SELİMOĞLU, Abdurahman ARDAHAN, Veli Öztürk, Sadık YILMAZ ve Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman İNAN katıldılar.


  

 

Bal-Göç                                                                                                               05.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Silistre’li Özay Nezir, Misa Criolla’nın Solistleri Arasında Yer Aldı

  Noel kutlamaları çerçevesinde, Sofya Milli Kültür Sarayı’nın 7 numaralı salonunda, arjantinli besteci Ariel Ramires’in 90’ıncı doğum yıldönümü nedeniyle, Misa Criolla eseri seslendirildi. Bu eser, 3 büyük müzik topluluğu (Ave Muzika”, „Rodina”, „Art Libitum) tarafından sunuldu. Solistler Lyubomir Angelov ve Türkiye’de üniversite eğitimine devam eden Silistre’li Özay Nezir idi.  Eser, İspanyolca olarak seslendirildi ve yeni yıl arifesinde Hristo Botev radyosu ve Evrokom Tv’de yayınlandı.


  

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                        05.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tuna Nehri Su Seviyesi Aşağıda, Termometre Cıvası Yukarıda

  Tuna nehri ısınıyor ve seviyesi giderek düşüyor. APPD Rusçuk’taki nöbetçi hidrometeorologçuların termometre cıvası, 9,4 dereceye ulaştı. Bu sıcaklık derecesi, 10 yıl içerisinde genellikle 3 Ocak tarihinde yapılan ikinci en sıcak 3 Ocak oldu. 2007 yılında su sıcaklığı 11.4 derece olarak kaydedildi. Tuna nehri su seviyesi gittikçe düşmeye devam ediyor. Bugünki yapılan ölçümler 109 santimetreyi gösteriyor. Bu son durumun  ardından görüşler, önümüzdeki iki gün nehrin serviyesinin 17 santimetre daha azalıcağı yönünde.


  

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                          05.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İşsizlere Kendi İş Yeri Kurmaları İçin
20 000 Levaya Kadar Para Sağlanacak

“Girişimci Bulgaristan Vatandaşlarına Destek” Programı üzere Avrupa Sosyal Fonu tarafından işsizlere kendi iş yeri açmaları için 20 000 Levaya kadar mali kaynak sağlanacaktır. 
Şu ana kadar bu amaçla finanse edilmek için Varna, Şumnu ve Dobriç illerinden 1 334 ve Ruse, Razgrad, Silistre ve Tırgovişte illerinden de 876 işsiz kişiler başvuruda bulunmuşlardır.
Bu program tarafından finanse edilmek için dilekçeler İş Bürolarına sunulmaktadır. “Girişimci Bulgaristan Vatandaşlarına Destek” Programı 2014 yılına kadar işsizlere kendi iş yerini açmaları için mali kaynak sağlamaya devam edecek. 
İstihdam Ajansında “Avrupa Fonları ve Uluslararası Projeler” Bölümü Genel Müdür Yardımcısı Anna Delibaşeva, “2014 yılına kadar Bulgaristan’da yeni 25 000 küçük ve orta büyüklükte şirketlerin faaliyete geçmesi bekleniyor” dedi. 


  

 

Kırcaali Haber                                                                                                        04.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Günümüz Anne ve Babaların Profili Çizildi 

“9 ay dergisi” tarafından “BG mamma” Internet forumu tüketicileri ve E-therapy sitesinin 9 000 ziyaretçisi arasında yapılan bir araştırma sonucu, günümüz ebeveynlerin profili çizildi, anne ve babaların yaşadıkları sıkıntılar ortaya konuldu. Psikolog Aleksandra Petrova’ya göre çağdaş anne ve babaların en belirgin özelliği, onların çocuk yetiştirilmesi ve terbiyesi konusuna yaklaştıkları sorumluluktur. Ancak bu durum sevindirici olmakla beraber çocuk sahibi olanların gerek içinde yaşadığımız sosyo-ekonomik ortamla ilgili gerekse günümüzde olmazsa olmazı olarak görülen birçok şartın sağlanması ile ilgili olsun yoğun endişeler duymalarına yol açıyor. 
“Yani çağdaş ebeveynler ve özellikle de anneler, en iyi ortamı sağlamaya çalışıyorlar çocuklarına. Bu uğraş, hem onlar kendi yerini bulmaya çalışırken, hem çocuklarına ürün veya hizmet ararken izledikleri tutumda kendini gösteriyor. Yani, bir şeyler seçerken, anne ve baba olarak kendilerinin ve çocuklarının da bakımını sağlarken büyük özen gösteriliyor. Günümüzde annelik ve babalığın içgüdüsel bir şey olmaktan çıktığını söylemek gerekir .İnsanlar ne kadar olgun yaşta çocuk sahibi olurlarsa aldıkları kararlara o kadar büyük anlam verirler, içinde bulundukları ortama olan istemleri de o kadar büyük olur” diyen Aleksandra Petrova, şimdiki ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken kendi tutumlarına ilişkin yüksek standartlara bağlı kaldıklarını da ekliyor. Gittikçe çok anne ve baba, belirli bir alanda uzman olan kişilerden destek almaya çalışıyorlar . Mesela velilerin somu bir durumda çocuklarına karşı nasıl bir tavır almaları gerektiğini uzmandan dinlemek istiyorlar . Aleksandra Petrova anne ve babaların duyduğu endişelerin neden artmış olduğuna dair şunları söyledi: 
"Bu endişeler boş değil. Bu endişelerde sosyal ve ekonomik etkenler etkilidir, çocuk büyütmek için gittikçe çok ürünün gerekli olduğu malümdür. Ayrıca annelik, gittikçe ağır yük haline geliyor, çünkü birçok anne hem çalışmak, hem ev işlerini yapmak, hem de çocuklarına bakmak zorunda. Anne olmak, Bulgaristan kadınlarının büyük bir bölümünün tek görevi değildir. Dolayısıyla günümüzde anne ve babalardan çok daha fazla bekleniyor, kendileri de gittikçe artan standartlara ulaşmaya çalışıyorlar ve bunun sonucu duydukları endişelerin ardı arkası kesilmiyor” diyor psikolog Aleksandra Petrova. 


  

BNR                                                                                                                    04.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Avrupa Yatırım Bankası'nın Bir Fonu Bulgaristan'da
Ş
ehiriçi Gelişim Projelerine Yatırım Yapacak 

Avrupa Yatırım Bankası, JESSİCA holding fonunun yöneticisi olarak Bulgaristan’ın en büyük altı şehrinde hayata geçirilecek projelere kaynaklar yatıracak olan UDF Şehiriçi Gelişim Fonu’nu kurdu. UDF Şehiriçi Gelişim Fonu, dört yıl içerisinde JESSİCA fonundan yaklaşık 18.8 milyon avro ve kendi kaynaklarından yaklaşık 37.6 milyon avro Plovdiv, Varna, Burgas, Ruse, Stara Zagora ve Pleven’in şehiriçi gelişimine yatıracaktır. Bulgaristan’ın Bölgesel Kalkınma ve Bayındırlık Bakanlığı, JESSİCA holding fonunu Avrupa fon kaynaklarını şehiriçi gelişim yatırımları şeklinde paylaştırmak amacıyla kurmuştu.


  

 

 

 

BNR                                                                                                                     04.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcali 2012 Yılına ‘Beyaz Düş’ İçinde Girdi

Kırcali iline bağlı bazı ilçe ve köyler 2012 yılına  bol kar yağışıyla girdi. Yeni yılın arifesinde başlayan kar, bir gün içinde muhtelif yerlerde yaklaşık 25-30 santimetreye varan kar tabakası oluşturdu. Her taraf beyaza büründü. Böylelikle yeryüzü biri birinden farklı ve biri birinden güzel manzaralara sahne oldu. Buna en çok sevinen yine çocuklar oldu. 


  

 

 

 

İdris Ali - Kırcali                                                                                                      04.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eski Cuma'lı 9 Bin Kişi 2012 Yılında Kimlik Değiştirecek

  MVR Eski Cuma Bölge Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Eski Cuma'lı yaklaşık 9 bin vatandaşın 2012 yılında kimliklerinin süresi geçeceği açıklandı. Bu yıl  7500 pasaport ve 5000 şoför kimliğinin de süreleri doluyor. Müdürlükten, kişisel kimliklerin süresi geçtiği için değiştirilmeleri zorunlu olduğunu, ancak bu zorunluluğun pasaportlar için geçerli olmadığı açıklaması da yapıldı.  Süresi geçen pasaportunuzu, eğer yenilemek istemiyorsanız, MVR Eski Cuma Bölge Müdürlüğü Kimlik Belgeleri odasına 3 ay içerisinde teslim edebilirsiniz.


  

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                          03.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni Yıl Daha Fazla İş Yerleri İle Başlıyor

  Eski Cuma Çalışma Bürosu, 2012 yılının ilk çalışma gününde 55 kişiye iş imkanının doğduğunu belirtti.  Bunlar arasında 4 pozisyon, üniversite mezunu olarak iş arayanlar için var olmakta.  Klinik Laborantı, Reklam ve Satış Organiztörü, Teknoloji Uzmanı , Öğretmen-sürücü eğitmeni pozisyonlarında birer boş iş yeri bulunmakta. En çok aranılan ise yine terziler oluyor. İlan edilen 11 boş pozisyon için kriter ise lise mezunu olmaları.  Esli Cuma bölgesindeki  çalışma yerleri büyük talep göreceğini umuyoruz.

 

 


  

 

Mozaikdergisi                                                                                                             03.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Aşırı İş Yükü, Evde Sinirleri Geriyor

  Huzurlu, sağlıklı bir aileniz varken bugünlerde kendinizi çok gergin mi hissediyorsunuz? Eşinizle, çocuklarınızla sık sık tartışıyor, her şeye alınıyor, çabuk sinirleniyor sonra da pişman mı oluyorsunuz? Bunun nedeni son zamanlarda gücünüzün üstünde yük yüklenmeniz, zamanınızı iyi yönetememeniz, kendinizi geliştirmeye ya da dinlenmeye yeteri kadar zaman ayırmamış olmanız olabilir. Çabuk sinirlenme ve alınganlığın birçok nedeni vardır. Kişi kendini, bedenini, ruhsal durumunu iyi tanırsa yolunda gitmeyen bir şeyleri çabuk fark eder. Yakınların uyarısı da bu noktada işe yarar. Aşırı iş yükü, herkeste her zaman aşırı sinirliliğe yol açmaz. Sağlığın bozulması, insanlarla ilişkilerdeki problemler, eşlerin ve diğer aile üyelerinin birbirine vakit ayıramaması, kişinin kendisini geliştirememesi, dinlenememesi, uyku problemleri gibi pek çok neden aşırı gerginliğe yol açabilir. Ailenin idaresi ile ilgili sorumlulukların fazlalaşması da sadece nedenlerden bir tanesidir; fakat önemli bir nedendir. Erkek veya kadından biri aşırı iş yükünden dolayı aşırı gergin olduğunda aile kısa sürede stresli bir aile haline gelmeye başlar. Evdeki huzurlu ortam bozulur, alınganlıklar, suçlamalar, bağrışmalar domino taşlarının birbirini etkilemesi gibi bütün aile üyelerini etkiler. Aile üyelerinin ruh ve beden sağlıklarında arka arkaya bozulmalar görülür. Bu noktada hanımların rolü çok önemlidir. Hanımların eşleri başta olmak üzere bütün aile üyelerini rahatlatıcı özellikleri vardır. Bu tamamen içten gelen bir duygudur. Sakin, neşeli bir iletişim, güzel, huzurlu bir ortamla tamamlanır. Sağlıklı bir hanım eşine çocuklarına lezzetli yemekler hazırlamaktan, güzel sofralar kurmaktan, onlara tertemiz ütülü kıyafetler hazır etmekten hoşlanır. Evin temizliği, düzeni, duvarların boyasından masanın örtüsüne kadar her ayrıntı kadının kendisini rahat hissetmesini sağlar. Birçok hanım bunu içten gelen bir duyguyla severek yapar. Annenin bu özelliği, çocukların sağlıklı gelişimi için de çok önemlidir. Çalışan kadınlar ise ne kadar farklı bir meslek sahibi olsa da evdeki tertip ve düzeni makul ölçülerde sağlamadıkça hayatlarında bir şeyler yarım kalmış hissine kapılır. Çalışan hanımlar evin idaresi ile ilgili gereken desteği yakın çevrelerinden aldıkları takdirde hem kendilerini rahat hissetmekte hem de aşırı yükten kaynaklanan sorunlardan korunmuş olur. Sağlıklı bir erkek de evin geçimini sağlamaktan, evin, arabanın bakımı, vergi ve faturaların ödenmesi gibi dış işlerini yapmaktan, fiziki ihtiyaçlarını karşılamaktan, tamiratları, alışverişi yapmaktan, eve geldiğinde çocuklarla ilgilenmekten hoşlanır. Bebeğin bakımında, yemeğin hazırlanmasında, temizlik ve düzen işlerinde eşine destek olmayı sever. Çocukların ödevlerine, derslerine yardım etmek, toplantılarına katılmak konusunda anne-baba birbirine yardımcı olur.
ZAMAN TANZİMİ, GERGİNLİĞİ AZALTIR

AŞIRILIKTAN SAKININ
Son zamanlarda ev işlerinde normalden daha titiz davranıyor olabilirsiniz. Bunda temizlik ve simetri takıntısı olan bir arkadaşınız da etkili olabilir. Normalin üzerinde temizlik ve düzene yoğunlaşmanız güç ve zaman dengelerinizi bozabilir.
SOSYAL AKTİVİTELERİ SIRAYA KOYUN
Her insan kendi kendine kalıp aile içinde daha fazla zaman geçirmeyi ister. Zaman zaman da sosyal ilişkilere yoğunlaşır. Her ikisinde de aşırılıktan kaçınılmalıdır. Sosyal aktiviteleri sıraya koyun, evdeki programı aksatmayın.
DAVETLERİ ÜST ÜSTE GETİRMEYİN
Yakınlarınızı eve davet ettiğinizde sıraya koyun. Emek ve zaman isteyen yemekler yapıyorsanız, bu aşırı yorgunluğa yol açabilir. Eksiklikleri telafi etmek için uykudan veya dinlenmenizden fedakârlık yapmak sizi gergin ve sinirli yapar.

YOĞUN GÜNLERDE SADE YEMEK YAPIN
Temizlik günlerinizde, alışveriş günlerinizde, çamaşır ve ütünüzün fazla olduğu zamanlarda daha sade yemekler yapmayı tercih edin.

ALIŞVERİŞ PLANINI İYİ YAPIN
Neyin, nereden, ne zaman, ne kadar alınacağı konusu aile idaresinde önemlidir. Plansız alışveriş yapmak sık sık alışverişe gitmeyi gerektirir ve eşlerin üzerindeki iş yükünü artırır. 


  

Farika Teymur Artır, Psikolog                                                                                     03.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan’da Asgari Emeklilik Yaşı Arttı

  Bulgaristan’da erkekler için 63 kadınlar için 60 olan en düşük emeklilik yaşı artmaya başlıyor.1 Ocak 2012 tarihinden itibaren her türlü emeklilik kategorisinde asgari emeklilik yaşı 4 ay artmaya başlıyor. Önümüzdeki yıllar artacak yaş erkekler için 65 kadınlar için 63’e yükselecek. Asker ve polis memurlarının da emekliye ayrılma görev süresi 25 yıldan 27 yıla yükseldi.


 


  

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                              03.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İtalya, Bulgaristan'a İş Pazarını Açıyor

  İtalya 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarına uygulanan çalışma sınırlandırılmasını tamamen kaldırıyor. Böylece İtalya, AB ülkeleri içinde çalışma sınırlandırması bulunmayan 17. ülke oluyor. Şu ana kadar İtalya'da sadece endüstri sektöründe yüksek kalifiyeli elemanlar alınıyordu. Resmi kayıtlara göre İtalya'da 50 bin Bulgaristan vatandaşı yaşıyor. Bundan birkaç hafta önce Avrupa Parlamentosu, tüm AB ülkelerini, çalışma konusundaki sınırları kaldırmaya davet etti. Buna rağmen Büyük Britanya, İrlanda, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg 2013'e kadar iş pazarını Bulgaristan ve Romanya için kapalı tutmayı tercih ettiğini açıkladı. Fransa, Avusturya ve Malta ise şimdilik bu konuda herhangi bir açıklama yapmadı. 1 Ocak 2012'den itibaren yüksek tahsilli olanlar için Almanaya'da çalışma izni istemiyor. Üniversite mezunu olmayanlar için ise hala eski sınırlamalar geçerli.


 


  

Zaman Bg                                                                                                                     02.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dizel, Metan ve Doğalgaz Fiyatları Arttı
 

  Yeni yıl ile birlikte dizel, metan ve doğalgaz fiyatları arttı. Fiyat artışları, bu yakıtlara konulan vergi oranlarının değişmesi nedeniyle yapıldı. Doğalgaz fiyatlarındaki yüzde 4,3’lük artışa rağmen kalorifer fiyatlarında herhangi bir değişiklik olmadı. Bu yakıtlardaki fiyat artışı, Bulgaristan’ın Avrupa Birliği şartlarına uyum sağlamasından dolayı yapıldı. Doğalgaz’daki yüzde 4,3’lük artış, Bulgargaz’ın talebinin çok altında kaldı. Yasalara göre, doğalgazda yüzde 5’in altındaki fiyat artışlarında kalorifer fiyatları artmazken, ek giderler kalorifer şirketleri tarafından karşılanıyor.


  

Zaman Bg                                                                                                                      02.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Telekom’ların Artık
Otomatik Olarak Sözleşme Yenilemeye Hakkı Yok

 Yeni yıldan itibaren mobil operatörleri aboneleriyle yapılan sözleşmeleri otomatik olarak yenileme uygulamasına son vermek zorundalar. Çünkü 1 Ocak 2012 tarihinde Elektronik Haberleşme Kanununda yapılan değişiklikler yürürlüğe girdi. 

Böylece artık mobil operatörleri, abonelerine yapılan sözleşmeden vazgeçmeleri halinde kuruluşa verilen hasardan dolayı tazminat ödetmeye zorlayamayacaklar. 
Sözleşme süresinin dolmasından bir ay önce mobil operatörleri, abonelerine bunu bildirmek ve aynı hizmetleri kullanmak istediklerini öğrenmek zorundalar. Yoksa sözleşme süresiz olarak geçerli olmaya başlayacak. 

Artık mobil operatörleriyle yapılan sözleşmeler imzalandıktan bir hafta sonra yürürlüğe girmeye başlayacak. Böylece aboneler koşullardan ve sözleşmeden vazgeçmek istediğinde hasar vermeden dolayı tazminat ödemek zorunda kalmayacaklar. 
Aboneler, telefon numarasını koruyarak, mobil operatörünü değiştirmek istediği takdirde bu şu ana kadar olduğu gibi birkaç ayda değil de, sadece 8 saat içinde olacak. Operatör, eğer bu talebi 8 saat içinde yerine getirmezse, 60 000 levaya kadar ceza ödemek durumunda kalabilir. 

Ayrıca mobil operatörlerinin artık istenilmeyen SMS’ler ve ticaret amaçla aramalar yapmaları veya e-mailler göndermeleri yasaklanmıştır. Elektronik Haberleşme Kanununda belirtilen bu önlem, sürekli TV oyunlarına katılma daveti gönderilmesi üzere yapılan şikâyetler sonucunda alındı. 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                 02.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yılbaşı Gecesi, Aşırıya Kaçanlar Acil Servisleri Doldurdu

 Yılbaşı gecesi Plovdiv bölgesinde, yemede sınırları aşanlar acil servislere akın etti. Aşırı yeme ve aşırı alkol alma gibi şikayetler nedeniyle yüzü aşkın kişi acil servislere koştu. Yemede aşırıya kaçanlar arasında diyabet hastalarının da bulunduğunu belirten yetkililer, Noel bayramında da durumun benzer olduğunu aktardı.


  

 

Zaman Bg                                                                                                                        02.01.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------