Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

MOZAİK DERGİSİ - HABERLER

DUYURU

 3. Şumnu Genç Kalemler Kompozisyon Yarışması
DÜNYA ÇOCUKLARLA GÜZEL

 

Konular:                                        Doğa ve Çocuk
                                                     23 Nisan Bayramı
                                                     Oyunlarım
                                                     Hatıralarım
                                                     Kötülük ve İyilik
                                                     Sevinçlerim
                                                     Sevdiklerim

 

Jüri üyeleri: Deliorman yazarları, şairleri ve öğretmenleri

Yaş Grupları:                                12 ve 18 yaşa kadar

Yazıları son gönderme tarihi:        8 Nisan 2012

Sonuç bildirisi ve Ödül Töreni:      14 Nisan 2012

 

 

Mozaikdergisi                                                                                               31.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

DUYURU

   Bulgaristanın Demokrasi yıllarında Episkop Konstantin Preslavski Şumnu Üniversitesi'nde açılan ilk Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ilk mezunlarının buluşması nedeniyle 26  Mayıs 2012 (Cumartesi), saat 12.00’de Şumnu Naızm Hikmet 1881 Kültür Evi’ne herkes davetlidir.
  Mezun olan bütün arkadaşlara ulaşabilmek için duyuruyu herkese iletmenizi ve bildiğiniz kişilerin telefon, posta ve internet adreslerini rica ediyoruz.

0886 942 495
mozaikdergisi@abv.bg

 

 

Nurten Remzi                                                                                                 31.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Şumnu Kültür Evi Elemanları, Karagöz Tiyatrosu Sundu

   Dünya Tiyatro Günü 1961’de Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International Theatre Institute) tarafından yaratıldı.    Her yıl 27 Mart günü dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır.
   31 Mart (Cumartesi) günü saat 11:00 de Şumnu Kültür Evi Karagöz Gölge Tiyatrosu yetişkin üyeleri Emel Seyhan, Cahide Ercan, Erol Halit ve Cengiz Ercan, Dünya Tiyatro Günü vesilesi ile Türk tiyatrosunun vazgeçilmezleri arasında yer alan Hacivat - Karagöz gölge oyunu sahneledi. Oyunu büyük bir ilgi ve dikkatle izleyen öğrenciler, neşeli anlar yaşadı.
   Tüm seyircilere Karagöz ve Hacivat tiyatrosunun anlamı, özellikleri ve tarihçesi de tanıtıldı. Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu  bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına kurgusal, hayalbaz denir. Bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir.
    Anlatılanlar rivayete dayanır, zira gerçekten yaşamış olsalar bile büyük ihtimalle bahsedilen dönemde tarih kitaplarına girecek kadar önemli bulunmamışlardır. Halkbilimciler Karagöz'ün bazı oyunlarda Çingene olduğunu kendi ağzıyla itiraf etmesi, Bulgar gaydası çalması ve Evliya Çelebi'nin tanıklığına dayanarak Bizans imparatoru Konstantin'in Çingene seyisi Sofyozlu Bali Çelebi olduğunu ileri sürmektedir. Bir diğer rivayet ise Hacı İvaz Ağa ya da halka mal olan adıyla Hacivat ve Trakya'da bulunan Samakol köyünden demirci ustası Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa'da yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler. Orhan Gazi'nin, "cami vaktinde bitmezse kelleni alırım" dediği cami mimarı, caminin vaktinde bitmemesine Karagöz ve Hacivat'ı şikayet eder. Bunun üzerine bu ikili başları kesilerek idam edilir. Karagöz ve Hacivat'ı çok seven ve ölümlerine çok üzülen , ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar. Bu sayede Hacivat ve Karagöz tanınır.
   Oyunun oynandığı alana "Küşteri Meydanı" adı verilir.
   Türk gölge oyunu olan Karagöz, son 50 yılda büyük bir gerileme içine girmiş, neredeyse yok olma noktasına gelmişti. Günümüzde sadece ancak bir elin parmakları kadar sayabileceğimiz Karagöz sanatçılarının çabalarıyla, tekrar hayata döndürülmeye çalışılan Karagöz’e en büyük katkıyı da kuşkusuz Bursa yapmıştır. 2007 yılında Bursa Karagöz Müzesi 10 yılı geride bıraktı. 10. yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından müzeye dönüştürülen Karagöz Müzesi, karagöz sanatını yarınlara tüm pırıltısı ile ulaştırabilmek için yeni bir misyon üstlenmiştir. Modern müze anlayışı ile tekrar ele alınan Karagöz Müzesi’nde iki galeri bulunuyor. 1. galeride gölge oyununun tarihçesi panolar ile anlatılırken diğer galeride geleneksel tiyatronun duayenlerinden olan Sn. Metin And’ın koleksiyonundan derlenen 61 parça orijinal Karagöz oyunu tasvirleri teşhir edilmektedir. Aynı galeride konuyla ilgili farklı üstatların koleksiyonlarına da yer verilerek koleksiyon zenginleştirilmeye çalışılmaktadır. Tasvirlerin yanı sıra bu galeri de Raif Kaplanoğlu’na ait Osmanlıca gazetelerde bulunan Karagöz-Hacivat karikatürleri ve çeşitli karagöz efemeraları bulunmaktadır. 

 

Emel Seyhan                                                                                               31.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Nurten Remzi’nin Başaramadığı Bir İş Var Mı?

  Birkaç gün önce Shmoko Bulgarca internet haber sitesinde “Nurten’e Bina” makalesi çıktı. Bu bina neden Nurten’e diye söz konusu oldu. Bulgaristan’da Türk gelenek, görenek, folklor, inceleme, basın, şiir v.s konularında faaliyetler gösteren Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi uzun yıllardan beri çalışma şartlarını uygun edebilmek için büyük çaba ve yıpratıcı uğraşı ile birçok medyalarda gündemden inmedi. Nurten Remzi’nin verdiği emek ve uğraşıları herkes tarafından biliniyor. En sonunda önemli bir sonuç alındı. Bugün Şumnu Belediyesi Meclisi, Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi’ne başka, toplum işleri yapmak için daha uygun bir bina verilmesi için karar onaylandı.
  Kültür kurumuna başladıktan sonra Türk dünyası Bulgaristan’da Kültür Işığı diye hitab ederek birçok festival, konferans ve toplantılara davet edildi. Kültür kurumuna işe başladıktan sonra onun başaramadığı bir iş oldu mu acaba? Türk kültürü ile çalışan başka yerlerde onun kurduğu ve çalıştığı ekip ve faaliyetler mevcut mudur acaba? Deliorman’ın folklorunu yansıtan Destan Folklor Grubu, etnik azınlıkların dili ile söylenen türkülerden oluşan Mozaik Çocuk Korosu, Bulgaristan’da eşi olmayan Davul Zurna Grubu ve Saz Orkestrası, 8 yıldan beri Türkçe kompozisyon ve Genç Kalemler Şiir yarışmaları, çocukları eğlendiren Karagöz Gölge Tiyatrosu, Kültür, Sanat, Eğitim konularını içeren, çocuk ve gençelere yönelik 5. yıl basılan Türkçe Mozaik Dergisi, efsanevi Koca Yusuf’un heykel projesi, Deliorman’da Güreşler Sempozyumu, 30 yıl sonra Bulgaristan’da düzenlenen Saz Yarışması, yüz yıl sonra ilk kez sunulan Mehter gösterisi, koreograf, ressam, baleci, türkücü, doktor, müzisyen sanat ruhlu ikizlerin Çift Eğlence Bayramı... Bu çalışmaların listesi çok uzun. Türkler’e karşı önyargılı olan kişileri bu liste rahatsız ediyor, ama gençlerin eğitim, terbiye ve gelişimine faydalı olan bir çalışma olduğunu herkes görüyor. Herşeye rağmen onun ve ekibinin yaptıklarını yapamayanların anlamsız söylenti ve gerçek olmayan dedikodular zaman zaman ortaya çıktı. Atalarımızın dediği gibi “Meyve veren ağaç taşlanır.” atasözü tam bu konuda halk dilinde söylendiği gibi “cuk” diye yerine oturuyor. Her türlü olumsuzluğa rağmen, Bulgar milliyetçilerin her türlü engellerine rağmen, Bulgaristan kültürünün bir parçası olan Türk kültürü canlandırılması, ayakta kalması ve farklı olanlara tanıtılması, Nazım Hikmet Kültür Evi’nin kültür yönünde yaptığı çalışmalar devam etti ve başarılı bir şekilde genç ve yetişkinleri kendi faaliyetlerine, çalışma tarzına ve beğeniyi çekmeyi başardı. Nurten’in başaramadığı bir iş var mı? 

 

Emel Seyhan                                                                                                 30.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Patlamış Mısır 7000 Yıldır Yeniyor

  Amerikalı bilim insanları, patlamış mısırın ilk kez yaklaşık 7000 yıl önce yendiğini ortaya çıkardılar.
Peru'nun kuzey bölgelerinde arkeolojik çalışmalarını yürüten araştırma ekibinin ulaştığı yeni bulgular arasında mısır koçanları da yer aldı.
Washington Doğa Tarihi Müzesi'nde görevli bilim insanları milattan önce 4700 yılından kaldığı tespit edilen koçanların un yapımında kullandığını iddia ettiler.
Uzmanlar ayrıca koçanların bulunmasının mısırın o dönemde patlamış mısır olarak da tüketildiğini ortaya koyduğunu belirttiler.
Araştırma ekibi tarafından bulunan mısır koçanları Güney Amerika'daki en eski mısır örnekleri olarak değerlendirildi.
Washington Doğa Tarihi Müzesi'nde görevli arkeolog Dolores Piperno mısır tarımının 9000 yıl önce ilk kez Meksika bölgesinde yapıldığını belirtti.
Piperno mısırın besin maddesi olarak kullanılmasının, toprak işçiliğinin Güney Amerika'da ortaya çıkmasının öncesine dayandığına dikkat çekti.
Dolores Piperno mısırın bu dönemdeki beslenme alışkanlıkları içinde ağırlıklı bir yeri olmadığını belirtti.
Paredones ve Huaca Prieta bölgesinde yapılan kazı çalışmalarının sonuçları Ulusal Bilimler Akademisi'nin akademik dergisinde (Proceedings of the National Academy of Sciences) yayınladı.

 

 

 

BBC                                                                                                 30.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da İşsizlik Oranı Artıyor

   Şumnu bölgesindeki işsizlik oranı artıyor. Bölgesel işgücü piyasası, Şubat ayında Şumnu bölgesinde işsizlik oranında hafif bir artış olduğunu gösterdi. Şumnu İli  İstidham bürolarında Şubat ayı sonlarına göre 14 331 kayıtlı işsiz var. Bu rakam Ocak ayı ile karşılaştırıldığında 177, Şubat  2011 yılı oranıyla kıyaslandığında ise 168 daha fazla olduğu gözleniyor. Verilere göre il genelinde geçen ay çaılşma imkanı bulanların sayısı 255. Meslek edinimi olmayan 122, meslek sahibi 51 ve uzman olan 82 kişi de çalışma hayatına girdi. İş hayatına atılanların  yaklaşık 186’sı kadın olarak bildiriliyor.

 

 

 

Emel Seyhan                                                                                               30.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye Burslarına İlişkin Duyuru

   Halen100’ün üzerinde ülkedenuluslararası öğrenci, burslu olarak Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim görmektedir.
Bu yıla kadar öğrenciler, TCS adıyla bilinen sınav aracılığıyla veya yabancı hükümetler tarafından seçilerek Türkiye’ye gelmekte idi. Türkiye Cumhuriyeti tarafından uluslararası öğrencilere verilen burslar 11 Ocak 2012 tarihinde Türkiye Bursları adında yeni bir burs programına dönüştürülmüştür. Yeni burs sistemiyle birlikte; başvuru, öğrencilerin seçimi, kontenjan ve bölümlerle ilgili yeni düzenlemeler getirilmiştir.

2012-2013 başvuru dönemi öncesinde yeni burs sistemine ilişkin esaslar aşağıdadır:

1. Yeni burs sistemi öğrencilere erişim kolaylığı ve fırsat eşitliği sunan, bürokrasinin azaltıldığı, akademik eğilim ve yeteneklerini ölçerek uygun üniversite ve bölümlerin seçilmesinde öğrencilere rehberlik veren bir yaklaşım getirmektedir.

2. Başvuru: Öğrenciler internet üzerinden kendileri başvuru yapacaklardır. İstenen belgeler öğrenciler tarafından taranarak internet sitesine yüklenecektir. Dileyen öğrenciler belgeleri elden veya posta yoluyla ülkelerindeki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliklerine/Başkonsolosluklarına teslim edebileceklerdir. Öğrenciler geçmiş yıllara oranla daha az sayıda evrakla başvuru yapabileceklerdir.Başvuru sürecine ilişkin takvim Nisan ayı başında netleştirilecek ve www.ytb.gov.tr adresinden duyurulacaktır.

3. Seçim: Öğrencilerin seçimi iki aşamada yapılacaktır. Birinci aşamada, öğrencilerin akademik durumları (lise diploma notu/lise bitirme sınavı notu/üniversite giriş sınavı puanı/uluslararası sınav puanı veya diploma notu belli değilse o döneme kadar alınan genel not ortalaması gibi değerlendirme ölçütlerinden en az biri) tespit edilecektir. Öğrenciler üniversite ve bölüm tercihlerini de başvuru esnasında yapacaklardır. Yapılacak değerlendirme sonucunda nitelikli başvurular arasından akademik olarak yeterli görülen adaylar mülakata çağırılacaktır. Mülakatın elverişli olmadığı durumlarda değerlendirme başvuru evrakı üzerinden, telefonla ve/veya on-line olarak yapılacaktır.

İkinci aşama mülakat aşamasıdır. Mülakatta, adayın akademik geçmişinin tercih ettiği bölüme uygunluğu, ülkesine ve Türkiye’ye dair vizyonu ve kariyer planlaması değerlendirilecektir. Öğrenciler iki aşamada aldıkları puanların başarı sıralamasına göre tercih ettikleri üniversite ve bölümlerden birine yerleştirilecektir. Mülakatlar ülkelerin akademik takvimlerine göre Haziran-Temmuz-Ağustos ayları içinde yapılacaktır. Kazanan adaylar Ağustos ayı içinde duyurulacaktır.

4. Kontenjanla ilgili bir kısıtlama bulunmamaktadır. Akademik olarak başarılı olduğu tespit edilen, üniversite ve bölüm tercihlerini akademik ve kişisel becerilerine göre yapan adaylar üniversitelerin akademik kapasiteleri göz önüne alınarak burslandırılacaktır. Ayrıca makul sayıda yedek aday belirlenecek, asil liste içinden gelmeyen öğrencilerin yerine listedeki başarı sıralamasına göre yedek adaylar yerleştirilecektir.

5. Üniversite ve bölüm planlamasında öğrenci memnuniyetini artıracak yeni düzenlemeler yapılmıştır. Öğrenciler Türkiye’nin seçkin vakıf üniversitelerini de tercih edebileceklerdir. Ayrıca öğrencilerin İngilizce eğitim alabilecekleri bölümlerin sayısı da artırılmıştır.

6. Başvuruda öğrencilerin bildirdikleri akademik puan türünde (lise diploma notu/lise bitirme sınavı notu/üniversite giriş sınavı puanı/uluslararası sınav puanı veya diploma notu belli değilse o döneme kadar alınan genel not ortalaması vb. akademik değerlendirme ölçütlerinden herhangi birinden) en az % 60 düzeyinde puana sahip olmaları gerekmektedir.

7. Bu yıl uygulamaya konulan Türkiye Burslarının başvuru şartları, istenen belgeler ve seçimin nasıl yapılacağını ilişkin detaylı bilgiler Nisan ayı başında kamuoyuyla paylaşılacaktır. Türkiye Burslarının duyurusu ve başvuru süreci için Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın internet sitesinin (www.ytb.gov.tr) takip edilmesi yararlı olacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

ytb.gov.tr                                                                                                 30.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünya Saati Uygulaması

  Dünya, 31 - Mart Dünya Saati küresel kampanyasına katılıyor. Uygulama, bu yıl 31 Mart’da saat 20.30’da şehir merkezlerinde bulunan kültür binalarının ışıklarını söndürmeleriyle destek bulacak. Beşincisi defa kutlanacak Dünya Saati küresel kampanyası, her birimizin bu olaya katılarak dünyayı değiştirebileceğini göstermeği amaçlıyor. Dünyanın her tarafından yaklaşık 2 milyar insanın ışıkları söndürerek katılacağı girişime, Bulgaristan’dan yaklaşık 70 şehrin katılması bekleniyor. Gençen yıl 42 olan şehir sayısı, bu yıl artış gösterdi.  

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                               30.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi’n Artık Yeni Binası Var

  Ezelden beri Atalarımızın bir sözü vardır: “Geç olması hiç olmamasından daha iyidir”.  Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi’n artık yeni binası var. Aslında uzun zamandan beri böyle bir binaya büyük ihtiyaç vardı, çünkü kültür ocağında aktiv çalışan birçok takım ve ekip var. Onlardan Genç Kalemler Edebiyat Külübü, El İşleri Külübü, Kadın Korosu, Destan Folklor Ekibi, Davul, Zurna ve Saz orkestraları, araştırma ve inceleme ekibi, yerli, milli ve uluslararası folklor festivalleri, konferanslar ve bayram tören ve şölenlerinde başarı gösterip ödül kazandı ve tebrik mektupları aldı. Şimdiye kadar kullanılan binanın yıkılma tehlikesi var ve yangın olmaması için itfaiye kurallarına uymuyor. Bugün öğlen saatlerinde Şumnu Belediyesi Meclisi, Deliorman’da Türk kültürü ile ilgili çalışan ve söylentilere göre sadece değil, geçmişten bugüne kadar Deliorman’da Türk Kültür merkezi sayılan 131 yıl tarihçesi olan Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür ocağına yeni bir bina vermek için oylama yaptı. GERB, Hak ve Özgürlükler Hareketi, Sosyalist, Ataka ve NDSV partileri Meclis üyeleri yüzde yüz verilen oylarla Belediye Başkanı Krasimir Kostov’un sunduğu teklifi de onayladı.

   Şumnu’nun Tombul Camii ve Kılak Camii arasında bulunan, kapatılan beşinci okul karşısında üç katlı verilen bina şimdikinden daha sağlam olmasına rağmen tadilat ve bakıma büyük ihtiyacı var. Şumnu Nazım Hikmet 1881 Kültür Evi yöneticisi Nurten Remzi bu konuyla ilgili şöyle dedi: “Çok yıllardan beri büyük uğraşıdan sonra elde ettiğimiz daha uygun bina için şahsıma ve kültür kurumu üyeleri adına özellikle Şumnu Belediye Başkanı Krasimir Kostov ve bütün partilerden meclis temsilcilerine teşekkürlerimizi sunuyorum. Binanın çalışacak gibi duruma gelmesi için umudumuz var. Tamir ve badana yapılması için bazı sponsorlarla görüşmelerimiz oldu. Geleceğe yönelik toplumun ve gençlerin kültürü ve eğitimi ile ilgili daha ilginç projeler yapıyoruz. Bulgaristan’da oturan sadece Türklerin değil, diğer azınlıkların da kültür özellikleriyle ilgili ortaklaşa, el ele ve kardeşçe çalışmaya, şimdiye kadar olduğu gibi, hazırız. Çalışan elemanlara, ilgisi olan insanlara, aktiv katılan üyelerimize, maddi ve manevi destek çıkanlara güvenim sonsuzdur, güzel işler yapacağımıza inanıyorum ve büyük teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yeni binamız hayırlı olsun!“

 

 

Cahide Ercan                                                                                                 29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da Dermatoloji Kliniği Kapatılıyor

   Şumnu Belediye Meclisi, bugünkü oturumda Dermatolojı Kliniği’ni kapatma kararı verdi. Tamamı belediyenin mülkiyeti olan klinik, tıbbi standartları karşılamadığı ve geçen yıl yaklaşık 130 bin leva zarara uğradığından dolayı tasfiye edilecek. Sağlık sigortası ile sözleşmesi olmayan klinik, aktiv değil ve borç biriktirmeye devam etmekte. Belediye Meclisi, Sağlık Bakanı’n onayının ardından kliniğin tasfiyesinin 7 ay içinde tamamlanması gerektiğine karar verdi.
   Meclis üyeleri, cilt hastalıkları olan hastaların tedavisi hakkında endişelerini toplantıda dile getirdi. Sağlık ve Sosyal Politika Belediye Başkanı Yardımcısı Sedat Kadir, Genel Aktiv Tedavi Hastahanesi’nde dermatoloji bölümü açıldığını bildirdi. Eski Dermatoloji Kliniği binasının geleceği ile ilgili tartışmalar yaşanırken, verilen fikirler arasında darülaceze açılması yer alıyor.

 

 

 

 

Emel Seyhan                                                                                                29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Paskalya Üzeri Yumurta Fiyatları 0.30 leva Olacak

   Yaklaşan Paskalya bayramı öncesi Bulgaristan’daki yumurta fiyatlarının Avrupa Birliği’ndeki en düşük fiyatlarda olacağı belirtildi. Bulgar Tavuk Üreticileri Birliği, yumurta fiyatlarının şu ankinden yaklaşık yüzde 20 oranında daha ucuz olacağını açıkladı. Buna göre, üreticilerin L boyutundaki bir yumurta adedini KDV dahil  0.20-0.25 leva arsında satışa çıkaracakları belirtildi. Böylece paketleme ve dükkanların kar payları dahil edildiği takdirde, tüketiciye sunulacak olan son fiyatın 0.30 leva olması bekleniyor.

 

 

 

 

24 Çasa                                                                                               29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Zehirli Meyve Suyu 10 Öğrenciyi Yatağa Düşürdü

   Meyve suyu 6 öğrenciyi zehirleyerek yatağa düşürdü. Öğrenciler Gotse Delçev hastanesine kaldırıldı. Gotse Delçev belediyesinin Musomişte köyündeki  OU ‘Hristo Botev’ okulundan beşinci sınıftan beş öğrenci ile yedinci sınıftan beş öğrenci dün zehirlendikleri gerekçesi ile acil olarak şehirdeki hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin, teneffüs esnasında atıştırmak için birer parça pizza satın aldıkları ve kendi aralarında para toplayarak okul yakınındaki dükkandan 2 litrelik meyve suyu aldıkları öğrenildi. Atıştırmadan sonra derse giden öğrencilerde ders esnasında karın ağrıları ve kusma gibi belirtilerin meydana geldiği belirtildi. Hastaneye kaldırılan öğrencilerin zehirlendiği tespit edildi. Hayati tehlikeyi atlatan öğrenciler, hastanede tedavi ve gözetim altında tutulacak.

 

 

 

 

Monitor                                                                                               29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

AB’de En Az Yoksulluk Tehlikesi Çek Cumhuriyeti’nde

   Alman Federal İstatistik Dairesi’nin verdiği bilgiye göre, Almanya’da 2009 yılında nüfusun yüzde 15,6’sı, AB’nin öngördüğü standartlara göre aylık 940 eurodan  daha az gelire sahip olduğundan fakir sayıldı. Almanya, sınır komşuları arasında Polonya hariç (bu ülkede yüzde 17,6) en fazla yoksulluk tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. En az tehlikenin Çek Cumhuriyetinde (yüzde 9) olduğu bildirildi. Almanya’dan sonra en çok fakirin yaşadığı AB ülkesi Belçika ve nüfusunun yüzde 14,6′sı fakir sayılıyor. AB üyesi olmayan İsviçre’de ise bu oran yüzde 15 olarak tespit edildi. AB standartlarına göre bir ülkede tüm nüfusun kazancının ortalaması hesaplanıyor ve bu ülkede bir kişinin geliri bu ortalamanın yüzde 60’ından az ise yoksul sayılıyor. AB üyeleri arasında bu gelir oranı yıllık 1222 euro ile (Romanya) 19 bin 400 euro (Lüksemburg) arasında değişiyor. Norveç’te bu oran 19 bin 438 euro olarak tesbit edildi. Almanya nüfusunun toplam gelirinin ortalamasından çıkan yüzde 60’lık rakam ise yıllık 11 bin 278 euro, yani aylık 940 euro.

 

 

 

Sega                                                                                               29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

31 Yıl Sonra… Belene Nükleer Santraline Elveda!

   Belene Nükleer Santralinin başlangıcından 31 yıl sonra Bulgaristan bu projeye elveda dedi. GERB hükümeti tarafından alınan karar, Başbakan Boyko Borisov ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin arasında iki gün önce gerçekleştirilen telefon görüşmesinin ardından verildi. Burgas-Aleksandropolis petrol boru hattı projesinden vazgeçmesinin ardından, bu projenin  ‘büyük enerji çemberi’ adı verilen projenin ikincisini teşkil ettiği belirtildi. GERB hükümetinin bu projelere alternatif olarak, ‘Güney Akım’ projesinin yapımını hızlandıracağı ve Rus ‘Gazprom’ firmasına Belene santrali alanına doğalgaz merkezi kurmasını teklif edeceği belirtildi. Muhalefetin sağ kanadı Belene santrali için alınan bu kararı olumlu karşılarken, BSP – Bulgar Sosyalist Partisi ise bu kararı milli çıkarlara ihanet olarak değerlendirdi.

 

 

 

 

Trud                                                                                               29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan, Belene Nükleer Santrali İnşasından Vazgeçiyor

   Bakanlar Kurulu, Belene Nükleer Enerji Santrali inşasından vazgeçme kararı aldı. Alınan kararı Maliye Bakan Yardımcısı Vladislav Goranov açıkladı.
Milli Radyo’nun haberine göre, santralin inşa edileceği yere gaz merkezi yapılacağı belirtildi. Belene Nükleer Santrali olarak sipariş verilen reactor, Kozloduy Nükleer Santrali’nin yedinci reaktörü olarak faaliyet gösterecek. Bulgaristan’ın bu reaktör için Rusya’ya 100 milyon euro ödemesi gerekiyor. Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanı Delyan Dobrev, Bulgaristan’ın bu kararını bildirmek için yarın Rusya’ya gidecek.

 

 

 

 

Zaman bg                                                                                                29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünyanın En Küçük Kurbağası 7 mm Boyunda

   Amerikalı bilim insanları şimdiye dek tespit edilmiş en küçük kurbağayı bulduklarını düşünüyorlar.
Papua Yeni Gine'de bulunan kurbağanın 7 milimetre boyunda olduğu bildirildi.
Latince adı paedophryne amauensis olan kurbağanın çok küçük olması ve toprak rengini andıran derisi, canlının bulunması sürecini bir hayli zor hale getirdi.
Araştırma ekibinde yer alan, Louisiana State Üniversitesi'nden Chris Austin, küçük kurbağanın varlığından sese dayalı bir yöntem sayesinde haberdar olduklarını belirtti.
Araştırma kapsamında, Papua Yeni Gine'deki ormanlarda kaydedilen seslerin analiz edilmesi sonucu farklı canlıların çıkardıklar sesleri ayrıştırıldı.
Chris Austin bu sesler arasından ayırt edemedikleri bazılarının kaynağına indiklerini ve bu bölgedeki bitki örtüsünü poşetlere doldurduklarını belirtti.
Daha sonra incelenen yaprak ve diğer bitkilerin arasında zıplayan yedi milimetre boyutundaki kurbağa ile karşılaşmak araştırma ekibini şaşırtmış.
Papua Yeni Gine'nin bazı noktaları Madagaskar ile birlikte dünya üzerindeki en zengin yaşam formlarına ev sahipliği yapıyor.
Bu bölgelerde daha önce keşfedilmemiş canlılar bulunduğu tahmin ediliyor.

 

 

 

 

BBC                                                                                              29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çöp Öğütücü Yerine Tavuk Kullanın

   Fransa'da bir köy, gıda çöpünü azaltmak için her eve iki tavuk vermeyi önerdi.
Ülkenin kuzeybatısında yer alan Pince köyünün yetkilileri, her tavuğun yılda 150 kilogram çöp öğütebileceğini söylüyor.
Tavukların belediyenin toplaması gereken çöpü azaltmanın yanı sıra, yumurtlayarak da aile bütçesine katkıda bulunması umuluyor.
Yetkililer ilgilenenlere tavukların Eylül ayında dağıtılacağını belirtiyor.
Pince muhtarı Lydie Pasteau, France 3 televiayon kanalına projelerini anlatırken "Önce şaka yapıyorduk ama sonra bunun çok iyi bir fikir olduğunun farkına vardık." diyor.
Pasteau, "Ayrıca komşular arası ilişkilere de faydası olacak. İnsanlar bir yere gittiğinde yalnızca kedi ve köpeklerini değil, tavuklarını da birbirine emanet edecek." diye de ekliyor.
Şimdilik 15-20 hane projeye katılmak istediklerini bildirdi.
Lydie Pasteau tavukların iyi bir yatırım olacağına inandıklarını, çünkü çöpleri toplayıp yok etmenin bedelinin gelecekte muhakkak artacağını söylüyor.

 

 

 

 

BBC                                                                                               29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

3 Bebekten Biri 100 Yaşını Görecek

   İngiltere'de 2012 yılında doğan bebeklerin üçte birinin 100 yaşına kadar yaşaması bekleniyor.
Ulusal İstatistik Enstitüsü uzmanları bu tahminleri şu anki ölüm ve yaşam oranlarıyla geleceğe ilişkin muhtemel eğilimleri biraraya getirerek yapıyorlar.
Hesaplar doğru çıkarsa İngiltere'de bu yıl 65 yaşına girenlerden 95 bini 2047 yılında 100. yaş günlerini kutlayacak.
Oysa İngiltere'de 1961 yılında 100 yaşına gelebilmiş sadece 600 kişi vardı.
Bu sayı düzenli şekilde artarak 2010 yılına gelindiğinde yaklaşık 13 bine ulaştı.
2012 yılında 100 yaşını geçenlerin sayısının 14 bin 500'e ulaşması, 2035 yılına gelindiğinde ise 100 bine yaklaşması bekleniyor.
100 yaşına varabilenler arasında kadınlar erkeklerden çok olacak.
2012 yılında İngiltere'de 1 yaşın altında 826 bin bebek var. Bunların 423 bini erkek 403 bini kız.
Sayıca erkekler çok ama uzun yaşama bakımından kadınlar erkekleri geçiyor.
Ortalama yaşam süresindeki artışlar hesaplandığı gibi devam ederse, İngiltere'de 2012 yılında doğan ve doğacak toplam 1 milyon civarında çocuğun üçte biri yani 135 bin erkek ve 156 bin kız 100 yaşlarını kutlayabilecekler.

 

 

 

 

BBC                                                                                               29.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ALTUNKÖPRÜ ŞEHİTLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ...

   Irak Türkleri için varoluş mücadelesi veren, mağdur ve mazlum kardeşlerimizin 28.Mart.1991 tarihinde Altunköprü'de katledilmelerini şiddetle kınıyor, şehit olan kardeşlerimize birkez daha Allah'tan rahmet diliyoruz.
Irak Türkleri ve Türk Milletini'de bu vesile ile bir uyanış şuuru niyaz ediyoruz.

 

 

 

 

Ayhan BÖLÜKBAŞI
Rumeli Balkan Federasyonu
Genel Başkanı                                                                                                28.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İçe Dönükler Hayatta Ne Kadar Başarılı?

    Dışa dönük insanların hayatta daha başarılı oldukları farzedilir; fakat yeni ve çok satan bir kitaba göre içe dönük kişiler de aynı şekilde yüksek başarı kaydediyor.
Kitap, Batı toplumunda dışa dönüklere yönelik bir taraf tutma olduğunu iddia ediyor. O halde içe dönüklere karşı bir ayrımcılık mı yapıyoruz?
      Onlar hemen içe dönük olarak dikkat çekmeyebilir; ama "Quiet: The Power of Introverts ın a World That Can't Stop Talking" (Sessizlik: Susmayı Beceremeyen Bir Dünyada İçe Dönüklerin Gücü) kitabının yazarı Susan Cain'e göre öyleler.
      Cain, yaygın kanının tersine içe dönük kişilerin mutlaka utangaç ya da anti-sosyal olması gerekmediğini, onların aşırı uyarıcı olmayan ortamları tercih ettiklerini ve sessiz bir ortamda düşünme yoluyla enerji sağladıklarını belirtiyor.
      Dışa dönük kişiler ise tersine kendilerini şarj etmek için etraflarında başka insanların varlığına ihtiyaç duyuyor.
      Ancak Cain, içe dönük insanlar nüfusun üçte birini oluştursa da okuldan işyerlerine kadar birçok kurumun dışa dönüklere meyilli olduğunu iddia ediyor.
      Carl Jung'un popüler kıldığı bir düşünce ekolüne göre herkes şu ya da bu kategoriye giriyor.
      Bir başka ekol ise dışa dönüklüğün dereceleri olduğunu iddia ediyor.
      Uzman psikolog Felicity Lee içe dönüklerin dışa dönük gibi davranmasının mümkün olduğunu, fakat bunun onlar açısından daha yorucu olduğunu belirtiyor.
      İşyerlerinde ve toplum genelinde dışa dönüklüğe daha fazla prim verildiği düşüncesine katılıyor.
      Lee ayrıca psikolojik nüansları ne olursa olsun çoğu insanın dışa dönük olmak istediğine dair kanıt olduğuna işaret ediyor.

      Cass Business School'da organizasyonel psikoloji profesörü Jo Silvester böyle bir isteğin anlaşılabilir olduğunu belirtiyor.
      Silvester, yeni üye almak isteyen çoğu organizasyonun dışa dönük kişilere yöneldiğini çünkü onların daha iyi lider olacaklarına dair bir düşüncenin varlığına vurgu yapıyor.
      Fakat bazı sektörlerin de insanların düşündüğü türden kişileri çekmediğini belirtiyor.
      Ancak British Retail Consortium'dan Richard Dodd ise insanları içe dönük ve dışa dönük olarak ayırmanın fazlasıyla basit bir yaklaşım olduğunu, insan karakterinde çeşitli değişkenlerin bulunduğunu söylüyor.
      Dodd insanların doğal olarak kendi kişisel özelliklerine uygun ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanacakları işlere yöneldiğini düşünüyor.
      Fakat başarılı ekip ve işyerleri çeşitli özellik ve nitelikleri taşıyan bireylerden oluşan bir karışımı içeriyor.

 

BBC                                                                                               28.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Erkeklerin Soyu Tükenmeyecek

  Yeni bir araştırma, daha önce düşünüldüğü gibi erkeklerin soyunun tükenmeyebileceğini ortaya koydu.
Daha önce sadece erkeklerin taşıdığı Y kromozonunun genetik olarak hızla azaldığı, dolayısıyla beş milyon yıl sonra yeryüzünde erkek kalmayabileceğine ilişkin bir çalışma yayımlanmıştı.
Y kromozomunun içindeki bir gen erkek üreme organlarının gelişimini ve erkeklik hormonlarının salgılanmasını sağlıyor.
Fakat, ABD'de yayımlanan Nature dergisinde yer alan yeni bir araştırma, söz konusu genetik azalmanın muhtemelen artık durduğunu ortaya koyuyor.

      Eski Teori

      Avustralya'daki Milli Üniversite'den profesör Jennifer Graves daha önce Y kromozomundaki genlerin azalma hızını temel alarak yaptığı bir hesaplama sonucu, erkekliğin 5 milyon yıl gibi yeryüzünün tarihi bakımından çok kısa bir zaman dilimi içinde tamamen yok olabileceğini söylemişti.
     Genetik uzmanı profesör Brian Skyes ise 2003 yılında yayımlanan Adam's Curse: A future without man ( Adem'in laneti: Erkeksiz bir gelecek) adlı kitabında Y kromozomunun ve erkeğin yeryüzünde yalnızca 100bin yıllık bir ömrü kaldığını ileri sürmüştü.
      Bu öngörüler insanlardaki X ve Y kromozomlarının karşılaştırılmasına dayanıyordu. Bu iki kromozomdan Y şu anda 78, X ise 800 gen taşıyor.
      Tarihte memelilerin ilk ortaya çıktığı zamanlarda bu iki kromozom içindeki gen sayısının eşit olduğu düşüncesi, gen azalmasının erkekliğin yok olmasıyla sonuçlanacağı çıkarsamasını getirmişti.
      İşte Massachusetts Cambridge'deki Whitehead Enstitüsünden Jennifer Hughes ve arkadaşları da, Y kromozomundaki genlerin azaldığına ilişkin bu inancın abartılı olup olmadığını belirlemeye çalışıyorlardı.
      Önce 2005 yılında Nature dergisinde yayımlanan çalışmalarında, insandaki Y kromozomunu, soyu yaklaşık 6 milyon yıl önce insandan ayrılan şempanzeninkiyle karşılaştırdılar.
      Aynı ekip şimdi bu karşılaştırmayı insanlardan yolu çok daha eskiden, 25 milyon yıl önce ayrılmış olan rhesus makak maymunu ile yaptı.
      Bu karşılaştırmalı çalışmalar, Y kromozomundaki gen sayısı gerilemesinin yakın tarih içinde çok minimal bir düzeyde olduğunu, örneğin Y kromozomnun son 6 milyon yıldır tek bir gen kaybetmediğini, son 25 milyon yıldır ise sadece bir adet gen kaybettiğini ortaya koyuyor.
Jennifer Hughes BBC'ye verdiği mülakatta, "Y kromozomu hiç bir yere kaybolmuyor ve gen kaybı muhtemelen durmuş bulunuyor" dedi.
      Hughes "Bu azalmanın başka bir zaman yinelenmesi ihtimalini tamamen yok sayamayız. Ama Y kromozomundaki genler şu anda hiç bir yere gitmiyor. Doğal ayıklanma süreci içinde gayet iyi bir şekilde korunuyorlar." diye ekledi.

    X ve Y Kromozomları

      İnsan hücrelerinin çoğu, bir çifti cinsiyet kromozomu olmak üzere, 23 kromozon çifti taşıyor. Kadınlarda cinsiyet kromozomlarının ikisi de X , erkeklerde ise bir X ve bir Y oluyor. İşte erkek üreme organlarının gelişimi ve erkeklik hormonlarının salgılanmasını bu Y kromozomu tetikliyor.
Y kromozomunun genetik olarak gerilemesinin sebebi, kadınlardaki iki X kromozomunun tersine erkekteki X ve Y kromozomları arasında üreme sırasında çok az genetik geçişlilik olmasıyla açıklanıyor. Çünkü bu, kromozomların bozulmalar ve eksilmelerinin nesiller boyunca taşınması anlamına geliyor.
      Reading Üniversitesi'nden evrim biyolojisti ve Wired forCulture: Origins of the Human Social Mind (Kültürel Devreler: İnsan Beyninde Sosyalliğin Kökenleri) kitabının yazarı Mark Pagel, akademik çevrelerde zamanlamalar konusunda bazı tartışmalar olabileceğini ama son çalışma ile erkekliğin çok uzun bir geleceği olduğunun anlaşıldığını söyledi.
      Pagel, "Çok güzel bir çalışma. Y kromozomunun erkeklikle ilgili genlerinin, memelilerin tarihinin başlangıcında bir süre hızla azaldığını sonra bu azalmanın yavaşladığını ve nihayetinde doğal ayıklama sürecinde bu azalmanın durduğunu ortaya koyuyor" dedi.

 

BBC                                                                                              28.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yüksek Tahsilli Vatandaşlar Daha Uzun Yaşıyorlar

  Bulgaristan’da yapılan araştırmalardan ortaya çıkan sonuçlara göre yüksek tahsili olan vatandaşların daha uzun yaşadıkları ortaya çıktı. Bu sonucun ortaya çıkmasındaki en büyük etkenin yüksek tahsilli vatandaşların genellikle daha iyi işyerlerinde, daha güzel işlerde çalışma imkanı buldukları ve sosyal aktivitelerinin de daha fazla olması olarak belirtiliyor. Örneğin bir öğretmen hafta sonun dinlenerek veya farklı sosyal aktivitelerle geçirebiliyorken, yüksek tahsili bulunmayanların çalışma günlerinin ve çalışma saatlerinin belli olmamasından sağlıklarının daha çabuk bozulduğu ortaya çıkıyor. Yalnız son zamanlarda dünyayı saran ekonomik krizin özellikler Bulgaristan’da daha yoğun bir şekilde hissedilmesi nedeniyle eğitim seviyesi yüksek vatandaşlar arasında da ciddi stres oluşturduğu ve sağlıklarını tehdit ettiği belirtildi. Araştırmalar sonucunda kriz ile birlikte yüksek tahsilli birçok vatandaşın dahi tatil günlerini dinlenmek yerine çalışarak geçirmek istedikleri ve bunun için ek iş aradıkları ortaya çıktı. Nitekim krizin patlak vermesi ile birlikte işverenler mevcut işçi sayılarını azaltmakla beraber, çok sayıda çalışanı işsiz bırakmaları ile birlikte mevcut işçilerine de daha fazla yüklenerek çalışanlarının üzerlerinde baskı oluşturuluyor. Bu tür nedenlerden dolayı Bulgaristan haklının büyük bölümünün stresten kaynaklanan rahatsızlıklarının da arttığı görüldü. Her şeye rağmen eğitim durumları kötü olanların ve meslek sahibi olmayanların en kısa ömre sahip oldukları, eğitim seviyeleri yüksek olanların daha fazla yaşadıkları belirtiliyor.

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                 27.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başbakan Boyko Borisov, Tütün Üreticilerine Ulusal Ödeme İçin
73 Milyon Levalık Çeki Sundu

  Bugün Kırcaali Belediye Kültür Merkezi önüne toplanan bölgeden yüzlerce tütün üreticisi ve vatandaş Kurşun ve Çinko Fabrikası işçilerinin süren grevinden dolayı şehre gelen Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’u karşıladılar. Başbakanın beraberinde bulunan Tarım ve Gıda Bakanı Miroslav Naydenov, tütün üreticilerine 73 milyon leva tutarında ulusal ödeme şeması üzere yapılan mali yardımın artık banka hesaplarına yatırıldığı bildirdi. Başbakan Borisov, 73 milyon levalık sembolik bir çeki Milli Tütün Üreticileri Derneği Başkanı Tsvetan Filev’e sundu. 

Filev, “Şu anda olması gereken en gerçek ve doğru şey oluyor. Bu iki yıl hükümetle birlikte verdiğimiz emek sonucunda oldu. Şu anda Bulgar tarımının treninin harekete geçmesi için rezervuar tankına yakıt koyuluyor” diye benzetme yaptı. 

Başbakan Borisov, tütüncülere hitaben, “Bu güzel güneşli günde sizleri sadece selamlamak istiyorum. Tütün sektörü için görüşümü biliyorsunuz. Sizler tütünle geçiminizi sağlıyorsunuz ve başka neyle ekmeğinizi kazanabileceğinizi bilmiyorum. Görüyorsunuz ki, biz üstlendiğimiz angajmanı dürüstçe yerine getiriyoruz. 

Anlaştığımız paralar artık elinizde. Besiciler de biraz daha mali yardım alacaklar, Mali Bakanı Simeon Dyankov ile bu konuda anlaştık” diye kısa konuşma yaptı. 

Tsvetan Filev gazeteciler önünde, “Ulusal ödeme şeması durdurularak, tütüncülere karşı ayrımcılık yapıldı. Avrupa Birliği sınırlarındaki 27 ülkede de tütün üretilmektedir ve sadece Bulgaristan’da son iki yılda ulusal ödeme yapılmadı” diye izah etti. 

Tarım ve Gıda Bakanı Miroslav Naydenov, önümüzdeki yıl da tütüncülere ulusal ödeme şeması üzere mali yardım yapılacağını belirtti.

 

 

 

Resmiye Mümün                                                                                                 27.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yüzlerce Kişi Kirkovo Belediyesinin
98. Kuruluş Yıldönümünü Kutladı

  Kirkovo Belediyesinin yüzlerce vatandaşı hep beraber Belediyenin 98.kuruluş yıldönümünü kutlamak için merkez yerleşim yerine akın ettiler. Yerel Meclisin kararnamesiyle 26 Mart Kirkovo Belediyesinin Günü olarak ilan edilmiştir ve 2001 yılından bu yana kutlanılan geleneksel bir bayrama dönüşmüştür. 

Kirkovo Belediye Başkanı Sali Ramadan, halkı ve konukları selamlama konuşmasında, “Belediyemizin bir asırlık tarihi, Kirkovo’nun saygıya layık bir geçmişe, elimizde olan bugününe ve çalışmamız gereken geleceğe sahip olduğunu gösteriyor”, dedi. Başkan bu güne kadar Belediye yönetiminin yaptığı işleri kısaca rapor etti ve ileride daha çok iş yerlerinin açılması ve insanlara iyi gelirler sağlanması için çaba sarf edileceğini vaat etti. 

Kutlama törenini birçok milletvekilleri, Kirkovo’ya komşu olan belediyelerin Başkanları ve köy muhtarları şereflendirdiler. 

Kutlama programında hentbol yarışmasından “Vievska Folklor Grubu”nun çalgısı eşliğinde oynanan horalara kadar herkesin eğlenebileceği bir şeyler vardı. 

Bayram sırasında “Doğanın Güzelliğini Resimde Koruyalım” başlıklı kuru çiçek ve bitki parçaları kullanılarak en özgün herbaryum uygulamasını yapma yarışmasında derece kazananlar ödüllendirildi. Bununla birlikte klasik, halk ve modern dans yarışmasında en iyi olanlara da ödüller sunuldu. 

Kirkovo Belediyesi 14 Mart 1914 tarihinde Gümülcine kazasına bağlı Kirkovo köy belediye yönetimi olarak kurulmuştur. 

9 Eylül 1944’ten sonra Kirkovo köy belediye halk meclisine dönüştürülmüştür ve bu yapısıyla 23 Mart 1979 tarihine kadar faaliyet sürdürmüştür. Bu tarih itibariyle Kirkovo civar köylerin merkezi olarak halka hizmet sunmaya devam etmiştir. 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                 27.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Google, Eski Cuma'yı Da Fotoğraflıyor

  Google'nin otomobili, Eski Cuma'yı (Tırgovişte) da fotoğraflamaya başladı. Kameralar ile donanımlı olan araç, bir hafta boyunca Eski Cuma ve bölgesinde bulunan sokak, müze, konut ve idari binaların fotoğraflarını çekecek. Görüntülerin kaydı, otomobilin çatısına monte edilmiş olan ve 1 metre yüksekten çekim yapan kameralar tarafından yapılıyor.  Çekimi yapılan yerlerin fotoğrafları, fotoğraflama sona erdiğinde işlenecek, düzenlenecek ve Google Maps Street View'da yerini alacak.

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                 26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan, 9 Bölgenin Mutfak Haritasını Çıkartıyor

   Bulgaristan, yakında mutfak haritasına sahip olacak. Ülkeye has yemekler hususi bir sözlükte toplanarak her bölgenin, öne çıkardığı yemeklerle ün yapması bekleniyor. Profesyonel Aşçılar Derneği Evro-Tok Bulgaristan Başkanı Joro İvanov, projenin birkaç bakanlık tarafından desteklendiğini açıkladı. Şu anda AB ülkeleri arasında Bulgaristan, kendi mutfak haritası olmayan tek ülke. İvanov, “Bu kitapta toplanan yemeklerin kaybolmak üzere olduğunu söyleyebiliriz, çünkü gençler artık bunların yapılışını bilmiyor” diye konuştu.
   Ülke genelindeki restoranların ‘Şopska Salata’yı menülerine dahil edebilmeleri için salatanın sadece yerli domates, hıyar, soğan, peynir ve maydanozdan yapılmış olması koşulu getirilmesi isteniyor. Yeni inisiyatif sayesinde organizatörler, yerli sebze, meyve ve hayvan üretimini teşvik etmeyi de amaçlıyor.
   Mutfağın bölgeselleştirilmesi konusunda oldukça geç kalındığına değinen Joro İvanov, çok güzel oteller yapıldığını, fakat içinde Bulgar yemeklerinin servis edilmediğinden yakındı. İvanov, İtalyanlara iyi yapılmamış İtalyan yemeklerini sunmanın sadece turistleri kaçıracağını savundu. İvanov, “Menüler her yerde aynı. Yerel lezzetlere ait sezonluk ürün sıkıntısı var. Bunların yerine marketlerden satın alınan ithal ürünler bulunuyor.” diye konuştu.
   Mutfağın modern turizm anlayışının çok önemli bir unsuru olduğunu açıklayan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakan Yardımcısı İvo Marinov, her bir gezinin farklı yemekle alakalı intibalar oluşturduğunu dile getirdi. Mutfağın, AB’de kültür çeşitliliğinin önemli simgelerinden olduğunu vurgulayan Marinov, her ülkenin kendine has yemekleriyle genelde zengin bir çeşitlilik meydana getirdiğini belirtti. Konuyla alakalı yuvarlak masa toplantısına katılan Marinov, projenin ilk pilot uygulaması olarak “Loveç Bölgesinden Eski Halk Mutfağı” adıyla çıkan yemek tarifleri kitabı olduğunu belirtti. Kitap, bakanlığın desteği ile bölgedeki 8 belediye ve 40 köyde araştırmalar sonucu hayat buldu. Bundan iki yıl önceki bir araştırmayı hatırlatan Marinov, turistlerin Bulgaristan’ı seçme nedenleri arasında mutfağın, doğa ve kayak pistlerinden sonra üçüncü sırada yer aldığını aktardı. Balkanlardaki yemek kültürü birbirine yakın olduğu için Bulgaristan’ın mutfağı Yunanistan, Türkiye ve Romanya ile benzerlik arzediyor.

 

 

Zaman Bg                                                                                                26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Avrupa Turnuvalarında
Balkan Ülkeleri Arasında Ev Sahipliği Mücadelesi

   Bulgaristan, büyük spor organizasyonlarından biri olan Euro 2015’e ev sahipliği yapacak. İstanbul’da yapılan UEFA toplantısında, 2015’teki 17 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın Bulgaristan’da yapılması kararlaştırıldı. Diğer adaylar arasında Danimarka, Estonya, Finlandiya, İsrail, Makedonya, Azerbaycan ve Lüksemburg bulunuyordu. Bulgaristan tarihinde ilk kez böyle bir turnuvaya ev sahipliği yapacak. Bulgaristan’da gerçekleştirilecek turnuvada bazı değişiklikler de yapıldı. Şu ana kadar turnuvaya sekiz takım katılıyordu. Ancak Bulgaristan’da yapılacak turnuvaya 16 takım katılacak. Bu takımlardan biri ise evsahibi Bulgaristan olacak. Organizasyon Komitesi, Burgas ve Plovdiv olmak üzere iki bölgesel merkez belirledi. Belediyelerin desteği ile hükümet, bu bölgelerdeki altyapıyı geliştirecek. Bulgaristan’daki Euro 2015 turnuvası karşılaşmaları şu stadlarda yapılacak. Berkut (Brestnik); Beroe (Stara Zagora); Hristo Botev ve Lokomotiv (Plovdiv); Haci Dimitır (Sliven); Nesebır (Sozopol) ve Lazur (Burgas). Bulgaristan Futbol Federasyonu ile Organize Komitesi, nisan ayı başında bir basın toplantısı ile turnuva hakkında detaylı bilgi verecek ve Euro 2015 evsahipliği projesini tanıtacak.
   Bulgaristan Futbol Federasyonu (BFS) Başkan Yardımcısı Atanas Furnaciev, bu turnuvanın Bulgaristan futbolunu yukarılara taşıyacağını savundu. Böyle büyük bir turnuvanın ilk olarak ülkeye prestij kazandıracağını ve belediyelere de çok yararı olacağını savunan Furnaciev, Bulgaristan’da yapılacak turnuvada formatın da değişeceğine işaret etti. Furnaciev, takımların 8’den 16’ya yükseleceğini, daha fazla karşılaşma oynanacağını ve daha fazla gelir elde edileceğini aktardı. Özellikle Başbakan Boyko Borisov’a Trakya otoyolu inşası için teşekkür eden Furnaciev, ‘Bu proje olmasaydı adaylığımız onaylanmazdı. Trakya otoyolu ile Plovdiv ve Burgas birbirine bağlanıyor. Ayrıca bu iki şehirde de havaalanı var. Bu iki şehirdeki stadyumları seçmemizin amacı buydu.’ dedi.
   Bulgaristan, Romanya ile birlikte aday olacak
   Ayrıca Bulgaristan, Romanya ile birlikte 2020 Avrupa Erkekler spor turnuvasına ev sahipliği yapmak için adaylığını koyacak. Adaylık için son başvuru tarihi 15 Mayıs. Başvuru yaptıktan 18 ay sonra aday ülkelerin stadyumlar ile organizasyon hakkında tüm bilgileri UEFA’ya göndermeleri gerekiyor. 2013 yılı sonunda UEFA, 2020 şampiyonasının yapılacağı ülkeyi açıklayacak. Ancak Romanya Macaristan ile de ortaklık kurmaya hazır durumda bulunuyor.
   Türkiye, 2020’de iki önemli organizasyona birden aday
   Öte yandan Türkiye de, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonmasına aday olduğunu açıkladı. İstanbul’da yapılan UEFA konferansında Erdoğan, Türkiye’nin Euro 2020 turnuvasına aday olma niyetinde olduğunu açıkladı. Türkiye, şu ana kadar aday olduğu üç UEFA turnuvası evsahipliğini alamadı. Son olarak Euro 2016 adaylığını ise Fransa’ya kaptırdı. İstanbul ayrıca, 2020 Yaz Oyunları Olimpiyatı’na da aday oldu. UEFA Başkanı Mishel Platini, İstanbul’un 2020 Olimpiyat oyunlarını alabileceğini, ancak bir ülkenin iki büyük organizasyona bir ay ara ile ev sahipliği yapmasının zor olduğunu söyledi.  Platini, 2020 yılında olmasa bile Avrupa turnuvasına ev sahipliği yapabilmek için gerekli tüm şartları sağladığını söyledi. Platini şöyle devam etti: ‘Eli çok güçlü Türkiye’nin tek sıkıntısı var. Benim görebildiğim, 2020’de Olimpiyat Oyunları’na da talip İstanbul. Hem Avrupa Şampiyonası, hem olimpiyat bir arada herhalde olmaz. Olimpiyatı alırlarsa aynı zamanda Futbol Şampiyonası’nı yapamayacaklarını düşünüyorum. Ben Türkiye için oy vereceğim. Çünkü Avrupa Şampiyonası Türkiye’de, İstanbul’da oynanmalı. Ama Olimpiyat Oyunları yapılırsa, sonra Avrupa Şampiyonası yapılacaksa oy vermem o zaman. Kararı demokratik bir oylama ile İcra Kurulu verecek.’’
   Yaz olimpiyat oyunları için Türkiye, ön çalışmalarda en az 10 milyar dolarlık bütçe ayıracak. İstanbul’un adaylığının kesinleşmesi durumunda 7 yıllık süre için yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım yapılacak. Bunun için hem merkezi bütçeden hem de İstanbul Kültür Başkenti Projesi’nde olduğu gibi özel gelirlerden kaynak aktarılacak. 7 Eylül 2013’te Arjantin’in Başkenti Buenos Aires’te 2020’nin ev sahibi açıklanacak.
   2013-14 sezonu Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi finalleri ev sahipleri
   UEFA Yönetim Kurulu, 2013-14 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi finallerine ev sahipliği yapacak statları belirledi. UEFA Yönetim Kurulu’nun İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantıda, 2013-14 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi finaline, Portekiz’in başkenti Lizbon’daki Benfica Stadyumu’nun ev sahipliği yapması kararlaştırıldı. 2013-2014 sezonu UEFA Avrupa Ligi final maçına ise İtalya’nın Torino kentindeki Juventus’un yeni stadı ev sahipliği yapacak. Alınan diğer kararlar ise şöyle:
– 2015’teki UEFA 21 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’­na Çek Cumhuriyeti’nin ev sahipliği yapması.
– 2014’teki UEFA 19 Yaş Altı Avrupa Şampiyona­sı’­na Macaristan’ın, 2015’­te Yunanistan’ın ve 2016’da da Almanya’nın ev sahipliği yapması.
– 2014’teki UEFA 17 Yaş Altı Avrupa Şam­­pi­yo­na­sı’na Malta’nın, 2015’te Bul­garistan’ın ve 2016’da da Azerbaycan’ın ev sahipliği yapması.
– 2014’teki UEFA 19 Yaş Altı Kadınlar Avrupa Şampiyonası’na Norveç’in, 2015’te İsrail’in ve 2016’da da Slovakya’nın ev sahipliği yapması.
– 2014’teki UEFA 17 Yaş altı Kadınlar Avrupa Şampiyonası’na İngiltere’nin, 2015’te İzlan­da’nın ve 2016’da da Belarus’un ev sahipliği yapması.
– 2016’daki UEFA Futbol Avrupa Şam­piyonası’na Sırbistan’ın ev sahipliği yapması.

 

 

Zaman Bg                                                                                                26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da Voleybol Turnuvası Heyecanı

  Profesyonellerle Oyna Profesyonel Ol Voleybol Turnuvası, İnterakt-Şumen Kulübü tarafından 24 Mart 2012 tarihinde gerçekleşti. Turnuvaya, V.-XII. sınıflar arasından 60’dan fazla öğrenci katılım gösterdi.  Her takım, başarılı ve harika performanslar sergiledi. SOU Yoan Ekzarh Bılgarski ve  Power Rangers, finalde yarışma hakkına sahip takımlar olmayı başardı. Kuşkusuz en tartışmalı ve ilginç oyunlardan biri, çekici ve dramatik bir şekilde geçen 15-18 yaş grubunda  kızlar arasında yapılan maçlar oldu.  Voleybol Turnuvası final etabı, 31.03.2012 tarihinde Şumnu Mladost spor salonunda gerçekleşecek. 

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gözleriniz Sağlığınız Hakkında Ne Söylüyor?

  İnsanlar, gözlerin ruhun aynası olduğunu söylese de tıp uzmanları, gözlerin insanın hayatını bile tehdit edebilecek bir dizi hastalığın belirtisini kendisinde sakladığını açıklıyor. Huffington Post’ta yer alan habere göre, göz doktorları sadece gözünüzün arkasındaki ışığa duyarlı retina tabakasına bakarak çeşitli hastalıkları belirleyebiliyor ve teşhis edebiliyor. Bu hastalıklar her zaman katarakt ve glokom (göz tansiyonu) gibi gözle ilgili hastalıkları kapsamadığını söyleyen uzmanlar, bunların yanında gözlerinizin şeker hastalığı, kardiyovasküler hastalıklar ve karaciğer hastalığı gibi sistematik hastalıkların da teşhisinde önemli rol oynadığını ifade ettiler. Büyük ölçüde bu erken dönem uyarılar sayesinde belirtiler daha ortaya çıkmadan hastalıkların öğrenilebileceğini açıklayan uzmanlar, gözlerinizi korumak için yapabileceğiniz en önemli şeyin düzenli göz kontrolü ve testleri yaptırmak olduğunu söylüyorlar. Birçok göz hastalığı gözün arkasındaki retina sayesinde görülebiliyor. Bunların yanında genel göz sağlığınızın ve görmenizin gelişmesine yardımcı olan beslenme değişiklikleri yapabilirsiniz. Yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak ve kara lahana gibi sebzeler antioksidan bakımından oldukça zengindir. Bu nedenle yaşa bağlı görme dejenerasyonu riskini bu yiyecekleri tüketerek azaltabilirsiniz. Bezelye ve kurubaklagiller de katarakt riskini azaltıyor. Ayrıca göz için yararlı bileşenler brokoli, bezelye, şalgam, kabak ve mısır gibi yiyeceklerde de bol miktarda bulunuyor. Daha fazla meyve tüketin. Yaban mersini de göz yorgunluğunda azalma sağlıyor. Kayısı da beta-karoten ve likopen bakımından zengindir ve gözünüzün görmesini artıran antioksidanlardandır. Gözlerinizde aşağıdaki belirtilerden birini dahi görüyorsanız hemen doktora gidin:

Farklı şekillerdeki göz bebeği: Normal insanlardaki göz bebekleri genellikle simetriktir, aynı büyüklüktedir ve güneş ışığına maruz kaldığında aynı tepkiyi verir. Ancak bir göz bebeği diğerinden daha büyük ya da küçük ise bunun altında yatan tıbbi bir neden aramak gerekir. Uzmanlar göz bebeğin büyüklüğündeki farkların felç, beyin veya optik sinir tümörü ya da beyin anevrezması geçirme riski fazla olan kişilerde olduğunu iddia ediyorlar.
Kuru göz: Eğer gözleriniz her zaman kuruysa ve ışığa karşı çok fazla hassasiyetiniz varsa bu durum Sjögren denilen ağızdaki ve gözlerdeki bezlere zarar veren bir bağışıklık sistemi bozukluğu hastalığının işareti olabilir. Bu hastalık daha çok 40 yaş üzeri romatoid artrit veya lupus gibi otomimmün bozukluğu olan kadınları etkiliyor.
Puslu gözler: Eğer gözleriniz bir bulutla kaplıysa ve görüşünüz de bundan dolayı bozuksa katarakt olabilirsiniz. Bu hastalık ameliyatla düzeltilebiliyor. Genellikle yaşlı insanlarda görülen katarakt şeker hastalığı, tümörler ve bazı ilaçlar nedeniyle gençlerde de görülebiliyor.

Kaşınan gözler: Gözlerinizin çevresinde kaşıntıya yol açan birçok şey olmasına rağmen en yaygın neden alerjik reaksiyondur. Göz çevresi alerjiye, enfeksiyonlara karşı daha hassas, narin ve savunmasızdır. Gözlerinizdeki kaşıntıyı hayvan tüyleri, polenler veya tozlar tetikleyebilir. Gözleriniz kaşınmaktan kızarmışsa bu kızarıklığı azaltmak için doktorunuza danışıp alerji testi yaptırın.

Gri halkalar: Eğer gözünüzde renkli dairenin (kornea) çevresinde açık gri bir tabakaya sahipseniz kanınızdaki yağ asitleri olan yüksek trigliserid ve kolesterol ile kendini gösteren Arcus Senilis hastalığına yakalanmış olabilirsiniz. Bunlar da kalp hastalığı ve felç riskinin artmasıyla ilişkilidir. Eğer gözünüzün çevresinde böyle bir halka görürseniz hemen göz doktoruna başvurun.
Kirpik kayıpları: Yaşlandıkça kirpiklerinizin dökülmesi normal olmasına rağmen kirpiklerinizin çok fazla döküldüğünü düşünüyorsanız bu durum tiroidlerin görevini yerine getirememesinden kaynaklanabilir. Dış kenarlardaki kirpik kayıpları hipertiroidin ya da hipotiroidin yaygın belirtisidir. Tiroid hormonları metabolizmanızı düzenler ve kıl üretimi için hayati öneme sahiptir.
Sulu göz: Gözlerin sulanması bir virüs tarafından oluşan enfeksiyonu işaret edebilir. Gözleriniz yapış yapış oluyorsa bakteriyal bir enfeksiyonu işaret eder. Görmenizde de bulanıklaşma varsa bilgisayar ekranındaki kontrast eksikliği nedeniyle oluşan Ekrana Bakma Sendromu’na yakalanmış olabilirsiniz. Bu durum gözlerinizin ekrandaki pikseller üzerinde odaklanmasını zorlaştırır.
Topaklı göz kapakları: Ksantom olarak bilinen bu sarı topaklar, kolesterol seviyenizin üst düzeylere çıktığının habercisi olabilir. Bu yağlı parçalar beraber kümelenir ve göz kapağında yaşarlar. Bunun dışında göz kapağınızda herhangi bir renkte noktalar görürseniz cilt kanserinin belirtisi olabileceği için hemen doktora danışın. Bunlar genellikle göz kapağının alt bölümünde görülür ve küçük kan damarlarıyla birlikte kahverengimsi bir renk alırlar.
Kızarmış gözler: Eğer gözleriniz sürekli olarak çatlayan kan damarlarınızdan dolayı kızarıyorsa, bu durum yüksek kan basıncına sahip olduğunuzu gösterir. Göz doktorunuz retinanıza bakıp bunu onaylayabilir. Yüksek kan basıncı retinadaki kan damarlarının kıvrılıp bükülmesine ve çatlayıp kırmızı görünmesine yol açar. Bu durum felç olma riskinizi artırabilir.
Sarı ton: Gözlerinizin beyaz kısmı sarımsı bir ton varsa çeşitli karaciğer ve safra kesesiyle ilgili olan sarılık hastalığına yakalanmış olabilirsiniz. Hastanede yaptıracağınız basit bir kan testiyle bu durumu belirleyebilirsiniz.

 

 

Zaman Bg                                                                                                26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Paraya ‘Güle Güle’ Diyecek Avrupa Ülkesi

  Avrupa’da banknot kullanımına başlayan ilk ülke olan İsveç, şimdi de ondan kurtulmanın yollarını arıyor. 1661 yılında parayı tedavüle sokan ilk Avrupa ülkesi olan İsveç’te ‘nakit para’ kullanma dönemi hızlı bir şekilde sona yaklaşıyor. Bugün birçok alanda nakit para kabul edilmiyor. İsveç’te 2006 yılından bu yana halk otobüslerinde nakit para kullanılmıyor. Yolcular, belirli satış noktalarından ya da cep telefonu üzerinden bilet alıyor. Ekonominin sadece yüzde 3’ünün nakit parayla döndüğü ülkede, birçok petrol istasyonu, banka ve mağaza sadece kredi kartı ile alışveriş imkânı sunuyor.
   Stockholm Camisi ve Carl Gustaf kilisesinde olduğu gibi birçok ibadethanede sadaka ya da yardımlar, bu mekânlara yerleştirilen makineler üzerinden kredi kartlarıyla yapılıyor.
   Nakit paranın artık ömrünü doldurduğunu ifade eden İsveç’in en ünlü müzik grubu ABBA’nın kurucu üyelerinden Björn Ulvaeus,“Neden hâlâ banknot basmamız gerekiyor, anlamıyorum.” dedi. Oğlunun üç defa soyulduğunu anlatan Ulvaeus, nakitsiz bir sistemde soygunculuğun da biteceğini ifade etti. 1970’li yıllarda pop müziğine damgasını vuran ABBA, Money Money Money (Para, Para, Para) isimli şarkısıyla büyük bir üne kavuşmuştu. İsveç Bankacılar Birliği’nin raporuna göre de dijital sistemin yaygınlaşmasının bir sonucu olarak 2008 yılında 110 banka soygunu yaşanırken, 2011 yılında bu rakam sadece 16 oldu.

 

 

CİHAN                                                                                                        26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofi Marinova, Brüksel’de Şarkı Söyleyecek

  Bulgaristan’ı Eurovision şarkı yarışmasında temsil edecek olan Ro­man asıllı Sofi Marinova, Avrupa Parlamentosu’nda şarkı söy­leyecek. Brüksel’e Bakan Tsvetan Tsetanov’un davetlisi olarak gidecek olan Marinova, burada Roman türküsü ‘Djelem, djelem’i (Yürüyorum) de seslendirecek. Bu arada mayıs ayında Azerbeycan’daki Eurovision yarışması için hazırlıklarını sürdüren Marinova,  Love Unlimited (Sonsuz Aşk) parçasının klip çekimlerini tamamladı. Pop folk giyim tarzını rafa kaldıran Sofi, sade ve şık bir giyime önem verdi. Yakında seyircilerin de değerlendirme imkanı bulacağı klipte 5 farklı hayat hikayesiyle aşk anlatılıyor. Yönetmen Nikolay Nikolov, aşkın sadece erkek ile kadın arasındaki duyguları değil, aile ve dostluk gibi çok daha şumullü duyguları da anlattığını kaydetti. “Sofi aslında bu 5 aşk hikayesinin birleştirici bir üyesi. Video klipte, sonsuz duyguları öne çıkaran evrensel aşkın mesajı anlatılacak.” diye konuştu. Klipteki beş farklı hikayede gebelikle alakı bir karar aşamasında olan bir bayan, düşman hattında kalan askerler, ressam ve tuvali gibi olaylar yer alıyor. Bakü’de­ki yarışmada Marinova, 8 numaralı yarışmacı olarak sahneye çıkacak.

 

 

Zaman Bg                                                                                                 26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnternet Eğitimi
Bulgar ve Romen Öğrencileri Bir Araya Getirdi 

  Son yıllarda bilişim teknolojileri çağdaş insanın birçok alanına girdi. Gençler için bilgisayarla çalışma günün önemli bir bölümünü alıyor. Farklı ülkelerden bir kaç çocuk artık rahatlıkla sanal ortamda beraber sohbet edebilir, aynı anda konuşabilir, aynı zamanda oyun oynayabilir. İnternet alanı böylece yerküresinin farklı bölgelerini bir ortak alana dönüştürüyor. Berbaer oyun oynayan çocuklar neden beraber okumasın...
   Yeni ders yılında “Bilişim ve haberleşme teknolojileri-eğitimin motoru” adlı proje katılımcıları bu soruya cevap aramak üzere yola koyuldu. AB’nin Romanya-Bulgaristan sınırötesi işbirliği programı tarafından finanse edilen proje, Bulgar tarafından “Evrointegra” birliğiyle temsil ediliyor. Üç Bulgar ve Romanya’dan üç okuldan öğrenci ve öğretmenler ortak bir eğitim denemesine geçti. Uzmanlar artık özel yazılım platformu hazırladı, 9.sınıf öğrencilerine özel elektronik şekilde 20 ders hazırlandı. Bulgarca ve Romence dersler ileride bilgisayar eğitimi bulunan bütün Bulgar ve Romen okullarında yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Projeye katılan okullardan birisi Ruse “Baba Tonka” Matematik Lisesidir. Müdürü Dimitır Kunçev yeni elektronik derslerin öğretimi zenginleştireceği ve eğitimi daha enteresan hale getireceğini anlattı. 
   Bilgisayar sayesinde matematik daha farklı öğretilebilir. Örneğin öğrenci bir matematik fonksiyonun grafik çizimini yapabilir,onun içeriğini izleyebilir. Bundan sonra da kanıt yöntemine geçer. Bilgisayarla yapılan geometri yapılar çocuklar için daha enteresan, bir yandan ekran başında daha güvenli çalışacaklar, öte yandan dersler sıkıcı olmaktan çıkacak, diyor okul müdürü. 
   Bütün kültürel gelişmelerin temelinde ihtiyaç vardır. İhtiyaç olmadan hiçbir şey ortaya çıkmaz ve gelişmez. Bilgisayar destekli eğitim de öyle. Şu anda bilgisayara ve Internete ne kadar ihtiyaç var? 
Eğitimin birçok alanlarında bir değişime ihtiyaç duyuluyor. Haberleşme ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler, geleneksel okul kuruluş sistemini birçok yönlerden değişmeye zorluyor. 
   Aslında bilgisayar temelli eğitim multimedia gibi görünmesine rağmen unimedia. Çünkü bilginin tüm formları (yazı, resim, ses gibi) bu ortamda dijital olarak saklanıp işleniyor. 

Bilgisayar destekli eğitimin şimdiye kadar uygulanan biçimleri: 
Eğitim-öğretim 
Tekrar ve alıştırma 
Öğrenciyi çeşitli yönlerden destekleme 
Benzetim programları ile çalıştırma 
Etkileşimli açıklama 
Veri bankası olarak kullanma 
Verileri çekici bir şekilde gösterme 
Etkileşimli canlı (hypertext) kitap 
Uzman sistemler ve yapay zeka 
Bilgisayar uygulamalı ve değerlendirmeli testler 
Bilgisayar yönlendirmeli öğrenme 

 

 

Sevda Dükkancı                                                                                                 26.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da Dünya Tüberküloz Günü

   1882 yılında tüberküloz basilini bulan Robert Koch'un bu önemli keşfini Berlin'de bir tıp kongresinde bildirdiği 24 Mart tarihi "Dünya Tüberküloz Günü" olarak anılmakta ve önemli bir bulaşıcı hastalık olma özelliğini günümüzde de sürdüren tüberküloza karşı toplumun farkındalığını arttırmak amaçlanmaktadır. 
   Şumnu Kültür Evi çocuklarına, 24 Mart 2012 (Cumartesi) tarihinde Tüberküloz ile ilgili bilgi verildi. Hemşire görevinde bulunan Ayten Emin Çoban, bu hastalığın belirtilerini detaylı bir şekilde anlattı. Korunma yollarından birinin günlük hijyen kurallarına uymaktan geçtiğini belirtti. Ayten Hanım, Tüberküloz hastalığı ile ilgili çocukların sorularını yanıtladı. Bu konu ile ilgili yöneltilen sorulardan memnun kaldığını ve gençlerin sürekli bilgilendirilmeye ihtiyaçları olduklarını söyledi. Kendisi, ileriki zamanlarda sağlık konusunda tekrar gençleri bilgilendirmek için bir araya geleceklerini ekledi.

 

Mozaikdergisi                                                                                                24.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu HÖH Kadın Kolları Topluluğu Kuruldu

   23 Mart 2012 (Cuma) akşamı saat 18:00’de Kadın Kolları Kurucuları bir araya toplandı. Şumnu Belediye Başkanı Yardımcısı Sedat Kadir, Şumnu HÖH Başkanı Günay Tefik, Şumnu Meclis Üyesi Nihal Mehmed, Şumnu Kültür Evi Derneği Başkanı Nurten Remzi, BİZ Derneği Başkanı Menent Şükrü, Şumnu Belediyesi Görevlisi Filiz Hasan ve Şumnu şehir ve bölgesinden aydın kişiler toplantıda yer aldı.
   Şumnu kadınlarının bir araya gelmesinin nedeni, Kadın Kolları Topluluğu kurmak, yönetici ve kurucular seçmek, çalışmalarında geleceğe yönelik düşünceleri paylaşmak. Yönetici görevini almak için Emine Osman Musa en çok oy aldı. Kendini tanıtmakta HÖH Kadın Kolları Topluluğu faaliyetinin neticeleri şu motivasyonlardan ibaret olduğunu söyledi: manevi değerlerin gelişimi ve onaylanması; özürlü, fakir ve desteğe ihtiyacı olanlara yardım; insani kadın haklarını koruma; Kadın Kolları Topluluğu’nun amacı, kadınlarla ilgili çeşit çeşit aktiviteler düzenlemek. Yönetim ve kurucu üyeleri 9 kişiden oluştu.
   Bütün söz alan katılanların Şumnu kadınlarının toplum hayatında aktiv yer almak için umutları var olması toplantı gündeminde özel yer aldı.

 

Mozaikdergisi                                                                                                24.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hayvancılık Sektöründeki Bir Şirket
4.1 Milyon Leva Gelir Beyanında Bulundu

   Gelirler Dairesi’nin Varna şübesinin  ‘Orta ölçekli vergi ödeyen kurumlar’ kısmında kayıtlı olan bir şirket 2011 yılı için toplam 4.1 milyon leva gelir beyanında bulunduğu açıklandı.  Büyük miktarda gelir beyan eden bu şirketin, hayvan bakımı ve ticareti üzerine faaliyet gösterdiği  belirtildi.  Yine orta ölçekli şirketler bölümünde kayıtlı diğer 16 şirketin de 1 milyon leva üzerinde gelir beyan ettikleri  kaydedildi. Gelirler dairesi, ‘Orta ölçekli vergi ödeyen kurumlar’ kısmında  toplam 768 şirketin kayıtlı olduğunu ve en az iki önemli kritere uygun oldukları belirtildi. Bu kriterlerin ise, şirketlerin yıllık cirosunun 4 milyon levanın üzerinde olması, 40 çalışanın bulunması, 400 bin leva vergi ve sigorta ödemeleri ve 400 bin leva KDV geri almış olmaları gerekiyor.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                         23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

MONİTOR: Altın Fiyatının Yükselmesinden Dolayı
Takı Alanlar Azaldı

   Son yıllardaki altın fiyatlarının yükselmesinden dolayı vatandaşlar takı almaya yanaşmıyor. Bulgaristan Altıncılar Birliği Başkanı Dimitır Aleksiev, Monitor’a yaptığı değerlendirmede  küçük gramajlı altın takıların dahi fiyatının yaklaşık 100 leva civarında olduğunu ve kuyumcuların çok az satış yaptığını belirtti. ‘Adeta savaştan çıkmış gibi bir halimiz var.’ diyen Aleksiev, ‘Sanki her taraf yanıklar içinde, dükkanlarımız sergi salonlarına dönüştü’ şeklinde kouştu. Uluslararası piyasadaki altın fiyatının yükselişinin ülkemizdeki piyasaya da yansıdığını ifade eden Aleksiev, ‘Altın fiyatına bir de takı yapımındaki işçilik değeri de katılınca fiyatlar vatandaşlara yüksek şekilde yansıyor.’ dedi.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                          23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali’de Varna Serbest Üniversitesinin
Şubesi Açılması Düşünülüyor

   Kırcaali Belediye Başkanı Müh. Hasan Azis, dün Bulgaristan İşverenler ve Sanayiciler Konfederasyonu (KRİB) Kırcaali Şubesi ile yaptığı görüşmede hayalinin Kırcaali’nin üniversite şehri olması olduğunu belirtti.

Başkan, şehirde bir üniversite daha açılması için imkânlar ve uygun boş binalar olduğunu ifade etti. İşverenler, şehirde yeni bir üniversite açılmasıyla, eğitim amaçla yapılan mülteciliklerin önünün kesileceğini düşünüyorlar.

Görüşmede Varna Serbest Üniversitesinin Kırcaali’de şubesi olacağı açıklandı. Yeni yüksek eğitim okulunun, “Republikanska” sokağındaki eski spor lisesi binasında, “Vızrojdentsi” semtinde inşaatı bitirilmemiş bir okul binasında veya “Studen Kladenets” semtinde “Kliment Ohridski” Lisesi binasında açılması teklifleri konuşuldu.
Hasan Azis, görüşmeye Belediye Başkan Yardımcıları Müh. Nurcan Üseyin, Vasil Bobekov ve Elisaveta Kehayova ile katıldı.

KRİB Bölgesel Şube Yönetim Kurulu Başkanı Meatsa kompleksi sahibi Fahri İdriz, şehirdeki sanayi bölgesinin yerel iş adamları için büyük bir şans olduğunu ileri sürdü.

Yabancı yatırımcılar önünde yerli iş adamlara öncülük tanınmasını istedi. Sayın İdriz, yerel iktidarın işverenlere ve sermayecilerin girişimlerine esnek bir politika uygulamasını tavsiye etti. KRİB Bölgesel Şube Başkanı, böylece Kırcaali Belediyesinin bankalara bağımlılığından kurtulup, mali bakımından bağımsız olacağını savundu. Bunun ise yerel vergilere yansıyacağını izah etti.
Fahri İdriz, belediye konutları fiyatlarının %10 düşürülmesi ve satışa sunulması gerektiğinin altını çizdi.

Bu yapılmazsa, 20 yıl sonra belediye konutlarının harap olacağını ve tamir yapılması gerekeceğini kaydetti. Sayın İdriz, ihtiyacı olanlara apartmanlar kurulmasını ve yeni iş yerleri açılmasını teklif etti.

İşverenler, ödemeli otopark alanı olmasını, “Arpezos” kompleksindeki kapalı yüzme havuzunun tamiratını, şehrin yol altyapısının iyileştirilmesini ele aldılar.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                          23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünyanın En Çirkin Köpeği Öldü

   "Dünyanın en çirkin köpeği"nin sahibi Terry Schumacher, 15 yaşındaki, ödüllü köpeği Yoda'nın öldüğünü duyurdu.
Tüysüz Çin köpeği ile Chihuahua kırması olan Yoda, geçen yıl Kaliforniya'daki "Dünyanın En Çirkin Köpeği" yarışmasında birinciliği elde ederek ünlenmişti.
Schumacher, terkedilmiş olan Yoda'yı bulduğunda, hayvanın aslında bir sıçan olduğunu zannetmişti. Ama Yoda, yarışmada 1000 dolarlık ödülü kazanmayı başardı.
Perçem perçem tüyleri, bir deri bir kemik tüysüz bacakları olan ve dili hep dışarda dolaşan Yoda, Cumartesi günü uyurken öldü. Yalnızca 800 gram ağırlığında olan Yoda, bir apartmanın arka tarafında bulununcaya dek zorlu bir yaşam sürmüştü.
Kalifornia'daki yarışmadan sonra Yoda televizyona çıkmış, hatta görünümlerin tamamen değiştirildiği şovlardan birine bile katılmıştı.
Terry Schumacher, "Yoda'nın komikliklerini özleyeceğini, ama şimdi, onu çok sevmiş olan annesi ve babasına kavuştuğu düşüncesiyle avunduğunu" söyledi.
Schumacher, Yoda'yı asla unutmayacağını da ekledi.

 

 

BBC                                                                                                          23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yediğiniz Sebze-Meyve Yüzünüze Yansıyor

   İngiltere'de bilimadamları bir kaç hafta meyve sebze yemenin bile cilt rengini güzelleştirdiğini belirtiyor.
Edinburgh'daki St Andrews Üniversitesi tıp fakültesi uzmanları, 35 kişilik bir grubun beslenme alışkanlıklarını inceledi.
Uzmanlar, daha çok yeşil sebze yiyenlerin  daha canlı bir ten rengine sahip olduğu sonucuna vardı.
Altı hafta içinde sağlıklı beslenen kişilerin ciltlerinde "altın bir ışıltı" oluştuğu, kötü beslenen kişilerde ise bozulma ve solgunluk oluştuğu belirtiliyor.
Yenilen sebze meyvenin kişinin dış görünümüne yansıyarak cazibesini arttırdığı görüşü başka bilimsel çalışmalarda da ortaya atılmıştı.
Pek çok sebze ve meyvede bulunan ve sarı ve kırmızı renk veren karotenin cilt rengini etkilediği, çok uzun yıllardır biliniyor.
Ancak normal ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığının ne düzeyde etki ettiği net değildi.
St Andrews Üniversitesi sağlık psikolojisi uzmanı  Dr. Gözde Özakıncı ve meslekdaşları, altı haftalık çalışmalarında çoğu beyaz, 35 gönüllü öğrencinin ne kadar sebze ve meyve aldığının kaydını tuttu.
Gönüllülerden bu süre içinde solaryum, makyaj ve bronzlaştırıcı krem kullanmamaları istendi.
Tenlerinin renk tonu özel bir araçla, deney öncesinde, sırasında ve sonrasında incelendi.

'Güzellik' motivasyon sağlayabilir

Elde ettikleri sonuçlar, sebze meyve tüketiminde meydana gelen değişimlerin cilt rengini de değiştirdiği yönündeydi.
Aynı ekibin daha önce yaptığı bir çalışmada da cilt renginde hafif değişikliklerin bile yüzün çekici olarak algılanması ile bağlantısı olabileceği belirlenmişti.
Uzmanlar, makalede "beslenmede ufak değişiklikler bile cilt tonunda gözlenebilir iyileşme sağlayabiliyor" diyor.
Bununla birlikte, benzer bir uygulamanın yaşlılarda farklı sonuç verebileceğini, beyazlar dışındaki ırklar için de ayrı bir çalışma gerekebileceğini söylüyorlar.
Bilim ve tıp makalelerinin yer aldığı bilimsel halk kütüphanesi yayını PLoS One'da yayınlanan makalenin tüketim ve görünüm arasındaki bağlantıyı tam olarak kanıtlamadığına inanan uzmanlar da var.
Cambridge Üniversitesi'nden beslenme uzmanı Dr Glenys Jones yiyeceklerin nasıl pişirilip tüketildiğinin sebze-meyveden alınan karoten miktarını önemli ölçüde etkilediğine, ancak bu farkların çalışmada göz önüne alınmadığına dikkat çekti.
Jones yine de çalışmanın insanları daha sağlıklı beslenmeye teşvik etmek açısından önem taşıdığını belirtti; "sebze meyveler sadece cildimiz değil, genel sağlığımız için faydalı" dedi.
İngiltere'de halkın yüzde 75'inin meyve sebze tüketimi önerilen ortalama düzeyin altında.
Uzmanlar, "daha iyi bir görünüm" fikrinin, insanları motive etmede önemli bir katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Dr. Gözde Özakıncı, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek açısından "bir kaç hafta içinde daha iyi görüneceğinizi bilmek, ilerleyen yıllarda sağlıklı olacağınız beklentisinden daha etkili olabilir" diyor.

 

 

 

BBC                                                                                                          23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Şirketi, Barselona'da Ürünlerini Sunacak

   Diavena OOD balık konservesi şirketi,  Avrupa'daki en önemli yiyecek ve içecek ticari fuarlarından biri olan Alimentaria’ya katılacak. Uluslararası sergi,  26 - 29 Mart 2012 tarihleri arasında yapılacak. 75 ülkeden 4 000’in üzerinde katılımcı olması beklenen sergiye,  Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Geliştirme Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre Bulgaristan’dan daha 6 şirket yer alacak. Fuarı, organizatörlerin tahminlerine göre  yaklaşık 140 000 kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.
Barselona sergi fuarı, 2011-2012 Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Geliştirme Ajansı gösterge programına dahil edildi.

 

 

 

Emel Seyhan                                                                                                          23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rusçuk Veli Okulu, Pazar Günü 7.Yılını Kutluyor

   Rusçuk Veli Okulu, Pazar günü Rusçuk Mega Moll’un üçüncü katında 7. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Saat 11.00’de başlayacak olan kutlamaya, partner, doktor ve bütün  katılan ve katılacak olan aileler davetli. Veli okulu, kutlamada yer alacak katılımcılara Rusçuk yeni doğan bebekler bölümüne yardım amaçlı kıyafet getirmeleri ricasında bulunuyor. Toplanan yardımlar, Salı günü Rusçuk yeni doğanlar bölümüne götürülecek.
Okul, Silistre’de 2009 yılında  bir şube açtı. Varoluşunun 7 yılı boyunca Rusçuk Veli okuluna 2500 Rusçuklu aile katıldı.

 

 

 

Mozaikderdisi                                                                                                         23.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Düşük Doz Aspirin Kansere Çare Olabilir Mi?

   İngiltere'de tıp uzmanları günde düşük dozda alınan aspirinin kanserin oluşmasını ve gelişmesini önlediğini söylüyor.
Tıp dergisi Lancet'te yayımlanan üç yeni araştırmanın aspirinin kanseri önleyici etkisine ilişkin bulguları desteklediği belirtiliyor.
   Oxford Üniversitesi'nden bilimadamları, geçmişte aspirinin on yıl boyunca kullanılmasıyla kanser risklerinin azalması arasında bağ olabileceğini belirlemişti.
Ancak aynı uzmanlar şimdi bu süreyi üç ila beş yılda sınırladıklarını söylüyor.
   Yeni araştırmada, sadece üç yıl boyunca günde 75 ila 300 miligram aspirin alınmasının, kanser vakalarını dörtte bir azalttığı gözlendi.
Ayrıca aspirin sadece kanser oluşumu riskini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kanserin vücuda yayılmasını da önleyebiliyor.
   Aspirin dozu beş yıllık kullanım boyunca, 300 miligramdan fazla olduğunda kanserden ölüm riski de yüzde 15 azalıyor. Ancak kullanım süresi beş yılın üzerine çıktığında kanserden ölüm riski yüzde 37 azalıyor.
Araştırma, başta kalp hastalıklarına karşı aspirin tedavisiyle hiçbir tedavi uygulanmaması arasındaki farklılıkları belirlemek üzere hazırlanmış.
   Ancak uzmanlar daha sonra deneye katılan 77 bin hastanın verilerini inceledikleri kanserden ölüm ve kansere yakalanma riskleri açısından aspirin kullanımının rol oynadığını saptamış.
   Aspirin uzun yıllardır ağrı kesici ve iltihap sökücü olarak kullanılıyor.
   Düşük doz, yani 75 miligram aspirin, kalp krizini önlemek amacıyla kalp hastası olan kişilere tavsiye ediliyor.
   Ancak sağlıklı kişilere faydaları hala çok bilinmiyor. Aspirin, nadiren olsa da ölümcül iç kanamaya yol açabiliyor.

 

 

 

BBC                                                                                                          22.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünya Su Günü Kutlandı

   Doğadaki Su, Su başlıklı slayd gösterileri, Değerli Su konulu kompozisyon yazıları ve tasarımlı bardak sergisi, Şumnu Doğa Müfettişliği’nin 22 Mart-Dünya Su Günü sebebiyle organize edilen bazı gösteriler. Bunların haricinde  Şumnu Sava Dobroplodni Okulu III.-VI. Sınıf öğrencileri, resim sergisi düzenlerken III. Dimitır Blagoev Okulu vokal ve koreografi grubu, sergileyecekleri performanslar ile dahil olacak. Şumnu Su Temini ve Kanalizasyon’u bugün, bu yıl  Temiz Su ve Gıda Güvenliği sloganıyla kutlanacak olan Dünya Su Günü vesilesiyle, Elena KAramihaylova sanat galerisinde Su Yolunda resim sergisi açtı.
   1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 22 Mart tarihininde  ilan edilen "Dünya Su Günü",  ilk kez 1992'de Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda önerildi.  "Dünya Su Günü", gerek Birleşmiş Milletler üyelerinin, gerekse diğer dünya ülkelerinin giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasının sağlanmasında teşvik olması amacıyla bu isme bir gün adamak anlamında oluşturuldu.

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                  22.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan'daki Sinema Festivali'nde Gönüllü Olun

   Bulgaristan’ın Ruse kentinde gerçekleşecek olan alternatif sinema festivalinin desteklenmesine yardımcı olacak sinemayla ilgilenen gönüllüler aranıyor. Ağustos 2012’de başlayıp bir ay sürecek olan gönüllü hizmetine ilgili linke niyet mektuplarınızı ve CV’lerinizi göndererek başvurabilirsiniz.

 

 

 

 

ab-ilan.com                                                                                                             22.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Müftü ve Mitropolit, Beraber Fidan Dikti

   Hıristiyan ve Müslümanlar, Nevruz nedeniyle  ağaç fidanları dikmek üzere Vidin’de bir araya geldi. Mitropolit Dometian ve Vidin Bölge Müftüsü Necati Ali, Osman Pazvantoğlu’nun Camisi avlusuna gelecekte meyve vermesi beklenen  ilk fidanları dikerek başlangıç verdi. Bölge Müftülüğü ve Vidin  Piskoposluğu tarafından organize edilen girişime,  Piskop Sioniy ve Vidin Belediye Başkanı  Gergo Gergov dahil oldu. Bir araya gelen müslüman ve hıristiyanlar ise bir kez daha Vidin şehrinin dini hoşgörü ve karşılıklı saygı bakımından örnek olduğunu gösterdi. Tuna nehri boyundaki şehir, manevi üçgen olarak övülmekte. Karşı karşıya olan Cami ve Piskoposluk binalarını,  bir kaç metre mesafe ayırıyor. Bu iki binaya yakın uzaklıkta ise Ermeni Sinagogu bulunmakta.

   Kültürel ve tarihi Osman Pazvanoğlu’nun Camii, minaresindeki yarım ay yerine bulunan kalp ile benzersiz. Vidin bölgesinde, yapılan son  sayıma göre Türk etnik grubu 85, İslam dinine bağlı müslümanlar 71 kişi olarak gösteriliyor.

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                              22.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Varna Belediyesi, Yönetmelik Gençlik Konulu
Hikaye Yarışması Düzenliyor

   Varna Belediyesi, Gençlerin, Bugün Yaşamaya, Okumaya ve Anlatmaya İhtiyaçları Var sloganıyla Yönetmelik Gençlik Konulu Hikaye Yarışması düzenliyor.  Yarışmaya,  16 yaşını doldurmuş kişiler katılma hakkına sahip. Yazılar,  Times New Roman 12 yazılı, en fazla dört A4 standart sayfaya kadar olmalı. Bununla beraber kişinin üç adı, doğum tarihi, iletişim için telefon ve e-mail adresi gerekiyor. Eserleri ulaştırma, şekil ve son gönderme tarihi gibi bilgilere, mladejkirazkaz@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. 2011 yılında derece alanlar yarışmaya katılamazken her yarışmacı, 1 hikaye ile katılabilir. Gereksinimlere uymayan eserler, diskalifiye edilecek. Hikayeler, üç jüri üyesi tarafından değerlendirilecek. Varna belediyesi tarafından derece alanlara verilecek ödüller:

Birinci yer kazanan - 1000.00 lv.
İkinci yer kazanan - 600.00 lv.
Üçüncü yer kazanan - 400.00 lv.

   Yarışmayı kazananlar, 27 Temmuz 2012 tarihine kadar bilgilendirilecek ve kazanan hikayeler, www.varnanamladite.com sitesinde yayınlanacak.

 

 

Cahide Ercan                                                                                                              22.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Satürn'ün Buzlu Uydusu Aktif Olabilir

   Nasa'nın Cassini uydusu ile yapılan incelemelerde Satürn'ün ayı Diyon'da jeolojik hareketlilik olduğu tespit edildi.
Uzay gemisi, uyduda sıcak çatlaklara benzer şekiller ve olası bir buz volkan bulunduğunu da ortaya çıkardı.
Çatlaklar, daha önceden Satürn'ün şiddetli su püskürten Enseladus uydusunda bulanan "kaplan çizgilerine" benzetiliyor.
   Diyon'daki bu hareketler, uydunun geçmişte aktif olduğuna dair ipuçları veriyor.
Yeni elde edilen bilgilere Satürn'ün uydusu Diyon'un geçmişte sanıldığından daha aktif olduğunu ortaya koydu.
ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Pasadena kentinde Nasa Jet Propulsion Laboratuarından Dr. Bonnie J Buratti, yaptıkları araştırma sonuçlarını Teksas'da düzenlenen 43. Ay ve Gezegen Bilimi Konferansı'nda açıkladı.
Açıklamalara göre Diyon'da görülen hareketlerin bir kaç kanıtı bulunuyor.
   Önceki gözlemlerde, Satürn'ün manyetik alanının Diyon'un yüzeyinden parçalar topladığı biliniyordu. Ancak bilim adamları bu aybaşında yaptıkları açıklamada uydunun etrafında ince bir oksijen tabakası tespit ettiklerini de açıkladı.
   Jet Propulsion Laboratuarından araştırmacıların açıklamasına göre, bunun en somut kanıt Satürn'ün uydusu Diyon'un yüzeyinde bulundu. Örneğin Diyon'un yarım küresinin geniş bir kısmında krater izlerine rastlanmadığı belirtiliyor.
"Kaplan çizgileri"
   Kraterlerin izlerinin başka maddelerle dolmuş olabileceğini ya da volkanik patlamaların kalınlarıyla kapatılmış olabileceği de düşünülüyor. Bu tahminler ise Diyon'da cryovolkanların keşfedilmesiyle destekleniyor.
Cryovolkanlar daha önce Satürn'un uydusu Enseladus'ta, Neptün'ün uydusu Triton'da ve kesin olmamakla beraber Satürn'ün uydusu Titan'da görülmüştü.
Cryovolkanlar erimiş kaya yerine amonyaklı su ya da metan püskürtüyor.
Dr. Buratti 'Satürn'ün başka bir uydusu Tethis'te ve Diyon'da gördüğümüz izlere kaplan çizgileri diyoruz çünkü fosilleşmiş kaplan izlerine benziyor' dedi.

   Cassini uzay gemisinden gelen görüntülerde Diyon'da siper kraterlerinin bulunduğu da anlaşılıyor. Siper kraterleri uzayda bir kaya yumuşak bir nesneye çarptığında oluşan izlere deniliyor. Uzmanlardan bu bilgiye dayanarak yeryüzünün altındaki buzların sanıldığından daha ılık olabileceğini söylüyorlar.

Sıcak nokta arayışı
   Dr. Buratti'nin panelde yaptığı konuşma sonrasında South West Araştırma Enstitüsünden John Spencer yaptığı açıklamada uzay gemisi Cassini'nin Diyon'da ısı yayılmasına dair izler aradığını ancak şimdiye dek hiç bir şey bulamadıklarını söyledi.
Dr. Buratti gözlem sonucu sıcak noktalarının bulunmasının Diyon'un jeolojik aktivitelerinde somut bir kanıt olacağını ekledi.
   Cassini projesi çalışanı Linda Spilker ise Diyon'da jeolojik bir aktivite varsa bile bunun Enseladus'dan daha düşük bir düzeyde olduğunu, Diyon'da Enseladus'da görüldüğü gibi jet püskürtmelere rastlanmadığını ifade etti.
ABD'denin St. Louis eyaletindeki Washington Üniversitesi'nden Prof. William McKinnon ise şu anda Diyon'da jeolojik hareketlerin olduğuna dair şüphelerinin olduğunu belirtti.
Prof. McKinnon ancak Diyon'un yüzeyinin değiştiğini ve geçmişte bir hareketlenme olduğunu bildiklerini de belirtti.
Enseladus'ta sıcak su fıskiyelerinin yeraltı okyanusundan sıvı su aldığı bilgisi uzay gemisi Cassini sayesinde ortaya çıkmıştı. Bu bulgu Cassini'nin bilim dünyasındaki başarılarının en parlak noktası olarka biliniyor.
Enseladus uydusu Saturn'un etrafında dairesel değil orantısız ve oval olarak dönüyor. Bu hareketler Enseladus'un Satürn'ün yer çekimiyle birlikte sıkıştırılmasına ve jeolojik hareketlendirmeyi tetiklemesine sebep oluyor.

 

 

BBC                                                                                                               22.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye İle Bulgaristan Arasında 17 Anlaşma

   Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov başkanlığında Türk ve Bulgar heyetleri arasında yapılan görüşmelerin sonunda iki ülke arasında çeşitli alanlarda 17 belgeye imza atıldı.

İki ülke başbakanlarının ortak basın toplantısı öncesinde imzalanan belgeler şu şekilde:

"1-Anadolu Ajansı ile Bulgar Haber Ajansı arasında iş birliği anlaşması. Anlaşmaya Anadolu Ajansı adına, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk imza attı.

2-TRT ile Bulgaristan Ulusal Televizyonu arasında İkili İşbirliği Anlaşması. Anlaşmayı TRT adına, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin imzaladı.

3-TRT ile Bulgaristan Ulusal Radyosu arasında İkili İş birliği Anlaşması. Anlaşmaya TRT adına, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin imza attı.

4-Türkiye ile Bulgaristan arasında Savunma Sanayi Güvenliği Anlaşması.

5-Türkiye ile Bulgaristan hükümetleri arasında İki Ülke Limanları Arasındaki Uluslararası Demiryolu Feribot Hattının Organizasyonuyla ilgili anlaşma. Anlaşmayı Türkiye adına Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım imzaladı.

6-Türkiye ile Bulgaristan hükümetleri arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri ve E-devlet Alanında İşbirliği İçin Mutabakat Zaptı. Bu anlaşmaya da Bakan Binali Yıldırım imza attı.

7-Orman ve Su İşleri Bakanı ile Bulgaristan Çevre ve Su Bakanı arasında Su Kaynakları Alanında İşbirliği Ortak Bildirisi. Anlaşmayı Türkiye adına Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu imzaladı.

8-Türkiye ile Bulgaristan hükümetleri arasında Karşılıklı Kültür Merkezlerinin Açılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası. Anlaşmayı Türkiye adına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay imzaladı.

9-Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bulgaristan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanlığı arasında Turizm Alanında İşbirliği Programı. Anlaşmaya Türkiye adına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay imza attı.

10-Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bulgaristan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanlığı arasında Taşınmaz Kültürel Mirasın Korunması Alanında 2012-2016 Dönemi İşbirliği Programı. Anlaşmayı Türkiye adına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay imzaladı.

11-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Bulgaristan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanlığı arasında Enerji İşbirliği Ortak Bildirisi. Anlaşmaya Türkiye adına Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanı Taner Yıldız imza attı.

12-Türkiye ile Bulgaristan arasında Ekonomi İşbirliği Anlaşması. Anlaşmayı Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan imzaladı.

13-Ekonomi Bakanı ile Bulgaristan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanı arasında Ekonomik ve Ticari İşbirliğinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri. Bu anlaşmaya da Bakan Zafer Çağlayan imza attı.

14-Türkiye ile Bulgaristan arasında Acil Durumlarda İşbirliği Anlaşması. Anlaşmayı Türkiye adına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ imzaladı.

15-Türkiye Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile Bulgaristan Diplomatik Enstitüsü arasında İşbirliği Mutabakat Muhtırası. Muhtırayı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzaladı.

16-Türkiye ve Bulgaristan dışişleri bakanlıkları arasında ortak açıklama. Açıklamayı Bakan Davutoğlu imzaladı.

-17. ve son olarak da Türkiye ve Bulgaristan hükümetleri arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Kurulması Hakkında Ortak Siyasi Bildiri, Başbakan Erdoğan ve Konuk Başbakan Borisov tarafından imzalandı.

 

 

 

AA                                                                                                              21.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Momçilgrad Belediyesinde “Benim De Bir Ailem Var”
Başlıklı Projenin Giriş Konferansı Yapıldı

   Momçilgrad (Mestanlı) Belediyesinde ailelerin bakıma muhtaç çocukları evlerine kabul edecekleri “Benim de Bir Ailem Var” başlıklı projenin bugün giriş konferansı gerçekleştirildi. 

Momçilgradlılara ve köy muhtarlarına proje tanıtımı yapıldı, ayrıca ilgili kişiler evde çocuk bakma hizmetinin neden ibaret olduğu, evde çocuk bakmayı üstlenecek olan ailelerin ne gibi istemleri yerine getirmek zorunda oldukları hakkında bilgi aldılar. 

Momçilgrad Belediye Başkanı Akif Akif yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Anne babasız olan veya anne babası olup da, ailelerinin onlara bakma imkanı olmayan çocuklara ev ortamında büyümelerini sağlayacak ortam yaratmak bizim için çok önemlidir. Önemli olan sosyal kurumlar yerine evlerde yetiştirmeleridir. Ekibin görevinin kolay olmayacağını biliyoruz. Bence evlerinde çocuk bakmaya adaylar arasında sevgi ve konfor verebilecek olanları bulmak gerçekten büyük bir başarı olacak. Çocuğa bakacak kişiler arasında belki de korkularından ve önyargılarından kurtulmaları gerekenler olabilir”. 

Momçilgrad Sosyal Yardım Müdürü Gülşen Ahmedova, ülke çapında yaklaşık 5 000 çocuğun kurumlarda bakıldığını açıkladı. O, bu çocukların ev ortamına ihtiyacı olduğunu vurguladı ve muhtarlara yerli halka evde çocuk bakmanın anlamını anlatmaları çağrısında bulundu. 

Evinde çocuk bakmayı kabul etmek isteyen kişiler, “Nikola Yonkov Vaptsarov” Lisesinin bahçesinde bulunan binada çalışan ekipten hafta içi 8.30-16.30 saatleri arasında veya 03631/ 6578 telefonundan daha geniş bilgi alabilirler. 

Proje ekibi, ilgilenenlere bu tür hizmetin tam olarak neden ibaret olduğunu, başvuru yolunu ve adaylar arasında nasıl seçim yapılacağını anlatacak.

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                              21.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkülerde Rumeli Programı Konukları,
Bu Hafta Bulgaristan'dan

   Sanatçı Faruk Yılmaz'ın sunumuyla Tek Rumeli TV'de yayınlanan Türkülerde Rumeli programı, bu hafta Bulgaristan'dan konuklar ağırlayacak. 21 Mart 2012 tarihinde (Çarşamba), saat 20.30'da canlı olarak yayına girecek programın konukları arasında, Bugaristan'da Pop Müzik Sanatçısı Damyan Popov,  HÖH  Varna İl Başkanı Ercan Sebaytin ve  HÖH Varna İl Başkanı Sekreteri Ayla Zakir yer alacak. İzlemenizi tavsiye ediyoruz.

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                              20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcali, Yıl Sonuna Kadar Doğalgaza Kavuşacak

   Doğalgazı Kırcali şehrine getirecek gaz boru hattı projesine başlandı. Bu amaçla Kırcali’de, şehir içi doğalgaz hat çalışmalarının temel atma töreni yapıldı. Temel atma kurdelesini Kırcali Belediye Başkanı Hasan Azis ile City Gas Müdürü Aleksandır Kojuharov birlikte kesti.

Belediye Başkanı Hasan Azis, yatırımın büyük önem taşıdığını, sadece ticari anlamda değil, halk ve belediye için de anlamlı bir yatırım olduğunu söyledi. Hasan Azis doğalgaz çalışmalarının bir sonraki kış sezonuna kadar hazır olacağını bildirdi. Bu hizmetten ilk etapta idari kurumların, kreş, okul ve işletmelerin faydalanması planlanıyor. Bunun için 10 kilometre uzunluğunda doğalgaz boru hattının şehir içinden geçirilmesi planlanıyor. Şehir halkı ancak projenin ikinci aşamasında doğalgaz hizmetinten yararlanabilecek. Yetkililer, projenin hayata geçirilebilmesi için “City Gas Bulgaria” şirketinin 5 milyon leva değerinde yatırım yapacağını açıkladı.
Doğalgaz, ilk olarak Kırcali’ye yakın olan Sedlovina köyü çevresindeki gaz deposuna yakıt tanklarıyla getirilecek ve daha sonra borularla şehre verilecek. Daha sonraları ise şebekenin, Yunanistan’dan gelen bir doğalgaz boru hattına bağlanması planlanıyor. Bunun dışında doğalgazın Haskovo’dan getirilmesi de planlar arasında.
Hasan Azis, doğalgaz hattının faaliyete geçmesinden sonra kamu kuruluşlarında ısınma giderlerinin yüzde 30-40 oranında azalacağını belirtti. Projenin 15 yıl önce dondurulduğunu hatırlatan Azis, gaz boru hattının hayata geçirilmesi durumunda bunun yatırımcılara olumlu mesaj olarak verileceğini ve halkın standardının da yükseleceğini kaydetti.

 

 

 

İdris Ali, Kırcali                                                                                                              20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye’nin Burgas Başkonsolosluğu
Şehitleri Anma Töreni Düzenledi

   Türkiye’nin Burgas Başkonsolosluğu, 18 Mart Şehitler Günü vesilesiyle bir anma töreni düzenledi. Anma töreni, 1973-1994 yılları arasında, saldırılar sonucunda 19 ülkede şehit düşen 34 Türk diplomatın anısına düzenlendi. Törende, 9  Eylül 1982 tarihinde Burgaz Başkonsolosluğu’nda İdari Ataşe olarak görev yapan ve maruz kaldığı terör saldırısı sonucunda hayatını kaybeden Bora Süelkan da anıldı. Törene Burgas Vali Yardımcısı Atanas Terziev, Burgas Belediye Başkan Yardımcısı Krasimir Stoyçev ve Valilik Protokol Şefi Neli Gergova katıldı. Türkiye’nin Burgas Başkonsolosu Cem Ulusoy, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, terörizmi en temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlali olarak nitelendirdiğini, terörizmin hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını, kaynağı, gerekçesi ve iddiası ne olursa olsun lanetlenmesi ve “insanlığa karşı suç” olarak görülmesi yönündeki görüşünü koruduğunu ifade etti. Ulusoy, ‘Türk milleti,  1973-1994 yılları arasında, Ermeni terör örgütlerinin 19 ülkede gerçekleştirdikleri menfur suikastlerin sonucunda şehit düşen 34 diplomatımız, eşleri, çocukları ve diğer aile fertleri ile yaralanan diplomatlarımızın ve kamu görevlilerimizin acısını ve aziz hatıralarını daima kalbinde yaşatacaktır. Bora Süelkan ve diğer şehitlerimiz sadece Türk vatandaşı oldukları ve Türkiye devletine hizmet ettikleri için hedef alınmışlardır. Türkiye, Ermenistan ile ortak geçmişindeki zor dönemi unutmaksızın, dostluk, hoşgörü ve birarada yaşama tecrübesine dayanan Türk-Ermeni ilişkilerini yeniden canlandırmayı arzu etmektedir. Ancak, bunun için, geçmiş olaylara yönelik tek yanlı ve seçici yorumların yerine, dürüstlük ve açık fikirliliğin benimsenmesi ve adil hafızanın temel alınması esastır. Üçüncü taraflar ise, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini destekleyerek ve kendi tarih yorumlarının tartışmasız gerçek olarak kabullenmesinde ısrar eden çevrelere direnerek bu yolda katkıda bulunabilirler.’ ifadelerini kullandı.

 

 

 

Nedret Lütfi, Burgas                                                                                                              20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali’de İkinci Caminin Yapımına Başlanılması Bekleniyor

   Kırcaali’nin “Prileptsi” semtinde uzun zamandır kurulması planlanan camisinin inşaatına bir aya kadar başlanılması bekleniyor. Bulgaristan’ın en büyük ve iki minareli cami projesi, Türkiye’de hazırlanmış olup, Kırcaali Bölge müftülüğüne bağışlanmıştır. Cami, 1 400 metre kare büyüklüğünde ve kapalı alanında 1 500 Müslüman’ın ibadet edebileceği olarak planlanmıştır. 

Kırcaali’de ikinci bir cami kurulması için 7 yıldır uğraşılıyor. İlk önce caminin Arda nehrinin sağ kıyısına kurulması fikri ortaya atılmıştı. Sonrasında bu amaçla “Vızrojdentsi” semtinin merkezinde bir arazi verilmesi kararlaştırıldı, fakat Bulgarlar buna karşı çıktılar. Son olarak yine Arda’nın sağ kıyısında bulunan “Prileptsi” semtinde caminin kurulması teklifi yapıldı. Bu semt, şehrin merkezinden daha yüksekte bulunuyor ve cami her yerden görülecektir. 

Caminin kurulacağı arazi sahipleri ilk önceleri bu fikre karşı her ne kadar direnmiş olsalar da, sonunda iktidar temsilcilerinin arabuluculuğuyla uzlaştırıcı bir karara varıldı. 

Mart 2007 tarihinde aşırı ırkçı Ataka partisinin teşvikiyle yerli Romanlar yaşadıkları konutların yıkılması korkusuyla protesto gösterisi yaptılar. Temmuz 2007 tarihinde Kırcaali Belediye Meclisi, kamulaştırılmış bir arazide cami kurulması teklifini oy birliğiyle kabul etti.

Kararın kabulünden birkaç ay sonra cami inşaatına başlanılması bekleniyordu, ancak bu olmadı. Böylece artık 5. yıl Kırcaali Müslümanları, şehirde ikinci bir cami kurulmasını bekliyorlar. Yetkililer, inşaat çalışmalarına başlanılması için alanın hazır olduğunu açıkladılar.

 

Resmiye Mümün                                                                                                              20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnulular, Günde Ortalama 9 Saat 14 Dakika Uyuyor

   Şumnu Bölgesel İstatistik Bürosu’nun 21 Mart Dünya Uyku Günü nedeniyle 2011 yılında yaptığı araştırmaya göre Şumnu bölgesinde uykunun ortalama süresi günde 9 saat 14 dakika  olarak bildirildi. 10 yıl önceki sonuçlarla kıyaslandığında 29 dakika daha az uyulduğu gözleniyor.  Uykudaki azalış, Şumnu ilinde oturan tüm halkı kapsıyor. Hafta içi ortalama 9 saat 14 dakika uyurken hafta sonları bu zaman 34 dakika daha artıyor.  Şumnu Bölgesel İstatistik Bürosu, günde en çok uyuyan olarak 64 yaş üzeri insanları gösterirken (10 saat 14 dakika) 10 ile 19 yaş arası gençlerin uykuya 9 saat 33 dakika, 50 ile 64 yaş arasında olanların 8 saat 55 dakika, 20 ise 49 yaş arası olanların da 8 saat 35 dakika  ortalama olarak uykuya ayırdıkları bilgisini verdi.

   21 Mart Dünya Uyku Günü, 2002 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Ruh Sağlığı Fonu ve Dünya Uykuyu Koruma Derneği’nin girişimi ile kutlanmakta.

 

 

Cahide Ercan                                                                                                             20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ehliyet Alabilmek İçin 10. Sınıf Şart

   İçişleri Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığında son dönemlerde yaşanan değişiklikler sonucunda ehliyet sahibi olmak isteyenleri çok yakından ilgilendirecek gelişmeler meydana geldi. İçişleri ve Eğitim Bakanlığının ortaklaşa aldıkları karara göre ehliyet sahibi olmak isteyenlerin en az 10. sınıf mezunu olmaları gerekecek. Buna göre 10. sınıfı bitirmemiş olanlar ehliyet sahibi olamayacaklar. Milli Eğitim Bakanlığının eğitimde yapmayı planladığı bazı düzenlemelere göre lise döneminin de sınıflandırılması bekleniyor. Buna göre lise döneminin ilk iki yılı, yani 10. sınıfa kadarki dönem birinci derece lise, 12 sınıfa kadarki dönem ise ikinci derece lise olarak düzenlenmesi bekleniyor. İçişleri Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamalara göre ehliyet için eğitim şartının konulması sürücüler arasındaki eğitim seviyesinin yükselmesine ve trafikte meydana gelen kazalarda ciddi bir azalma olması bekleniyor. Bu değişiklikle birlikte hem eğitimin daha kaliteli hale getirilmesi, hem de daha eğitimli şoförlerin arttırılması planlanıyor. Ayrıca bu yazın sonuna kadar ehliyet kurslarına % 10 – 15 civarında zam yapılacağı öğrenildi. Zam yapılmasını gerektirecek unsurların başında yüksek akaryakıt fiyatlarının olduğu bildirilirken, bunun zam yapılma konusundaki tek etken de olmadığı bildirildi. Şu anda ehliyet kurslarının çok pahalı olmasından şikâyetçi olan vatandaşların ilerleyen günlerde daha da pahalılaşması durumunda ne gibi tepki verecekleri merak konusu. Zam yapılacak haberinin ardından vatandaşların bu yaz kurslara akın etmeleri ve kurslar zamlanmadan evvel şu anki fiyatlardan istifade ederek ehliyet sahibi olmak için gayret edecekleri tahminleri yapılıyor.

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                              20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Öğrenciler İçin
Yaşayan Doğa Fotoğraf Yarışması Düzenleniyor

   Hezergrad (Razgrad) Öğrenci Teknik ve Bilimsel Çalışmalar Merkezi’ne (ЦУТНТ) bağlı Ekoloji Kulübü, öğrenciler için Yaşayan Doğa konusunu taşıyan fotoğraf yarışması düzenlediğini ilan etti. Organizatörler, girişimin 22 Nisan Uluslararası Dünya Günü ile alakalı olarak düşünüldüğünü açıkladı. Doğanın Güzelliği ve Arkadaşlarımız Hayvanlar olarak iki yönlü yapılacak yarışmaya, I. ve XII. sınıflar arası olan öğrenciler, en fazla 4 fotoğraf ile katılabilecek. Fotoğraflar, en geç 12 Nisan 2012 tarihinde kadar Hezergrad (Razgrad) Öğrenci Teknik ve Bilimsel Çalışmalar Merkezi’ne teslim edilmeli.
   22 Nisan Dünya Günü, ilk olarak San Francisco’da 1969 yılında düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansında John McConnell tarafından dünyamızın yaşamı ve güzelliğini kutlayarak karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla bir özel gün düzenlenmesi fikri ile ortaya çıkmıştır.
John McConnell, Dünya Günü kutlamaları için tarih olarak ekinoks (gece ve gündüzün eşit olduğu) zamanı yani 21 Mart'ı önermiştir. Daha sonra ise çevre sorunlarına büyük bir kamuoyu ile tepki gösteren ilk hareket, Wisconsin Senatörü Gaylord Nelson’un desteği ile ve Denis Hayes'in organizatörlüğünde 22 Nisan 1970 günü ilk Dünya Günü kutlamaları olarak tarihe geçmiştir. Bu kutlamalara yaklaşık 20 milyon kişi katılmış, birçok konferans ve sempozyum düzenlenerek, çevre sorunlarına dikkat çekilerek ABD’nin ilk 'Temiz Hava Yasası' ve 'Temiz Su Yasaları' hazırlanmıştır. Kutlamalar, 1990 yılında uluslararası düzeye taşınmış ve 141 ülkede kutlanmıştır. Günümüzde ise 175'den fazla ülkede kutlanmaktadır.

 

 

Cahide Ercan                                                                                                             20.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Üniversite Yurtlarına Disiplini Artıracak
Yeni Düzenlemeler Geliyor

   Sofya'da üniversite semti olarak bilinen Studentski Grad bölgesinde ve buradaki öğrenci yurtlarında güvenliğin arttırılması amacıyla yeni önlemler hayata geçirilecek. Rektörler Kurulu tarafından kabul edilen yeni düzenlemeler 5 Nisan'da yürürlüğe girecek. Buna göre, öğrenci yurtlarında gece saati uygulaması başlatılacak. Saat 22.00'dan sonra semte misafir alınmayacak. Öğrencilerin saat 23.00'den sonra yurda girmesi de yasaklanacak. Yurtların kapıları saat 23.00'da kilitlenecek. Kapılar sabah saat 06.00'da açılacak. Bu saatler arasında semte sadece bölgede yaşadığını kanıtlayanlar alınacak.
Saat 22.00'dan önce yurtlara gelen misafirler geceyi bölgede geçirmeleri durumunda 6 leva ücret ödeyecek. Yurtlara dış görünüşü düzgün olmayan kişiler alınmayacak. Yüksek ses yasağı 24 saat geçerli olacak. İhlaller kat sorumluları tarafından kayıt altına alınacak. Görevini yerine getirmeyen koruma şirketi görevlileri ise lisans iptali ile emniyet güçlerine bildirilecek. Aşırı derecede alkol alarak yasaları ihlal eden öğrenciler yurtlardan uzaklaştırılacak. Yurda giriş için kullanılan şu andaki manyetik kartlar da ileride çipli kartlarla değiştirilecek. Önlemler arasında birinci sınıflar için özel bir yurt tahsis edilmesi de yer alıyor.
Bazı rektörler, semtteki bir çok disko ve barın kapatılması görüşünü paylaşsa da, yetki tamamen devletin elinde bulunuyor. Teknik Ünivesite Rektörü Marin Hristov, bir aya kadar öğrenci bloklarındaki disiplini arttıran yeni bir düzenlemenin hazır olacağını söyledi. Böylece yurtlarda her kata kamera yerleştirilerek kontrollerin artırılması ve gençler arasındaki güvenliğin sağlanması amaçlanıyor.
Geçtiğimiz haftalarda, bir üniversite yurdunda, bir öğrenci, başka bir öğrenci ile kavga esnasında bıçaklanarak hayatını kaybetmişti. Bundan birkaç yıl önce de bir disko çıkışında  başka bir öğrenci öldürülmüştü.

 

 

Zaman Bg                                                                                                             19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Öğrencilerin, Varna’da Otomobil Macerası

 Varna'da lise ikinci sınıf öğrencisi üç genç, otomobil hızrsızlığından suçlanıyor. Geçen hafta başlarında çalınan Varna plakalı Fiat Punto marka otomobil, bu hafta Vızrajdane semtinde terkedilmiş durumda bulundu. Hırsızlık ile suçlanan gençler, polisin verdiği bilgiye göre SOU N. Bozveli, SOU G. Milev ve  Prof. Dr. As. Zlatarov Turizm Meslek okullarında öğrenci.

 

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                      19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İlk Bahar Sıcaklarla Geliyor

  Baharın müjdecisi sayılan ve karı delerek çiçek açan kardelen çiçekleri, bu yıl biraz geç de olsa kendini göstererek gelen sıcak havanın habercisi oldu. Meteoroloji uzmanları, ilk baharın gelmesiyle birlikte ülke genelinde sıcaklıkların ciddi oranda artacağını açıklıyor. 20 ve 21 Mart’ta bazı yerlerde yağmur beklense de, genelde hava sıcaklıklarının 15 ila 20 derece arasında seyretmesi bekleniyor. 

 

 

 

 

Zaman                                                                                                                19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan ile Türkiye Arasında
Ekonomik İşbirliği Anlaşması Onaylandı

   Hükümet, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ekonomik işbirliği anlaşması projesini onayladı. Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, anlaşmanın, iki ülke arasında karşılıklı ekonomik, teknik ve teknolojik ortaklıklara imkan sağlayacağı belirtildi. Anlaşmanın ayrıca, yatırım imkanlarını kolaylaştırıp, ekonomik ve yatırım projelerine yardımcı olacağı, küçük ve orta ölçekli şirketlerin işbirliğinde daha fazla role sahip olmalarına imkan sağlayacağı belirtildi. Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler iyi düzeyde bulunuyor. Türkiye, Bulgaristan’ın AB üyesi olmasından sonra en fazla iş yaptığı ülkeler arasında yerini aldı. Türkiye, 2011’in ilk dokuz aylık döneminde, yabancı ülkelerle ticaret hacmi bakımından beşinci sırayı alıyor. Yatırımlar bakımından da önemli yere sahip olan Türkiye, 1996-2010 yılları arasında, Bulgaristan’da doğrudan yabancı yatırımlar bakımından 19. sırayı aldı. Resmi rakamlara göre Türkiyeli yatırımların miktarı 432,4 milyon Euro olarak aktarılıyor.

 

Zaman                                                                                                               19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da Masa Tenisi Heyecanı

  Şumen Open Masa Tenisi Turnuvası’nın üçüncü turu gerçekleşti. Yunak spor salonunda meydana gelen turnuvada, 36 yarışmacı yer aldı. Deliorman’ın  Şumnu, Hezergrad, Kaspiçan, Veliki Preslav şehirlerinden katılan yarışmacılar, kazanabilen ve birinci olmak için kıyasıya mücadele etti. 

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                              19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan Türkleri Çanakkale Şehitlerini Andı

   Bulgaristan'da ilk defa Çanakkale şehitlerini anma toplantısı düzenlendi. Kırcaali'de düzenlenen anmaya, Türkiye ve Yunanistan Batı Trakya'dan da çok sayıda katılımcı iştirak etti.

 

 

 

 

 

Ajans Bg                                                                                                            19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tarımla Uğraşanların Sayısı Azalırken
İşlenen Arazi Miktarı Arttı

   2010 yılında hazırlanan tarım raporuna göre, tarımla geçimini sağlayan kişi sayısının 370 bin 222, işlenen arazi miktarının ise 3,62 milyon hektar olduğu belirtildi. 2003 yılında hazırlanan rapor ile kıyaslandığında tarımla uğraşan kişi sayısı azalırken işlenen arazi miktarı artış gösterdi.
12010 yılındaki tarım raporu ile 2003 yılında hazırlanan tarım raporunun karşılaştırılmasından elde edilen sonuçlara göre, yedi yıllık süre içinde tarımla uğraşan kişilerin sayısının yarı yarıya azaldığı, buna karşın işlenen arazi miktarında ise yüzde 25 oranında arttığı tespit edildi. Verilere göre, tarımdan geçimini sağlayan kişi sayısı 370 bin 222 iken işlenen arazi miktarı 3,62 milyon hektar olarak belirtildi. Yedi yıllık süre içinde bir kişi tarafından işlenen arazi miktarı 4,4 hektardan 10,1 hektara yükseldi.
Tarım Bakanlığı, sektörün modernizasyonu ve arazilerin bir araya toplanması ile sektördeki istihdamın yüzde 40 azaldığını açıkladı. Bu alanda çalışanların bir çoğunun Güney Bulgaristan’da yer aldığı, bu alanda en çok istihdamın Blagoevgrad, Plovdiv ve Kırcali’de olduğu, ancak bu yerlerde işlenen arazi miktarının daha az olduğu belirtildi.
Kuzey ve Kuzeydoğu Bulgaristan’da tarım ile uğraşanların sayısı üç kat daha az iken, işlenen arazi miktarının çok daha fazla olduğu kaydedildi. En az tarım çalışanının Sofya şehri ile Gabrovo’da olduğu aktarıldı.
Arazi sahibi gerçek kişiler, tüm tarım ile uğraşanların yüzde 80’ini oluşturduğu ve arazilerin de üçte birini işlediği belirtildi. Ticari şirketler ise tarımla uğraşanların sadece yüzde 1’ini oluştururken bu şirketler arazilerin yaklaşık yüzde 32’isini işliyor. Arazilerin yüzde 60’ı tahıl ürünü ile ekilirken, sadece yüzde 1’i sebze bahçelerinden oluşuyor. Bu veriler, kırsal kesimlerin kalkındırılması programının 2013 yılından sonrasını belirlemek için kullanılacak.

 

Zaman                                                                                                               19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Cep Telefonu İle Ödeme Dönemi Yakında Başlıyor

   M-Tel ile Fibank, cep telefonu ile dokunmatik ödeme pilot uygulamasını başlatıyor. Telekomünikasyon şirketi, dokunmatik ödeme hizmetini mayıs ayında hayata geçirecek. Cep telefonunu kredi kartı olarak kullanabilmek için NFC (Near Field Communication) teknolojisi gerekli. Dokunmatik ödeme hizmeti, NFC çipe sahip telefonlar ile gerçekleştirilebilecek. Tüketicinin ödeme yapabilmesi için cep telefonunu Mastercard pos cihazına yaklaştırması ve ödenecek miktarı onaylaması gerekecek.
M-Tel, şu anda bu hizmetin metro da dahil olmak üzere şehir içi toplu taşımada da kullanabilme imkanını araştırıyor. Pilot uygulama altı ay sürecek. Daha sonra bu uygulama tüm ülke genelinde kullanılabilecek.

 

 

Zaman                                                                                                            19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’dan Destan, 23 Nisan Hazırlıklarına Başladı

   23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,  Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı  Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmiştir. Resmi ve ulusal bayram olarak kabul edilmesinin nedeni, 1920'de o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nın açılmış olmasıdır. 1979 yılında düzenlenmeye başlayan TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği, 23 Nisan'ı tüm dünya çocuklarının kutladığı bir bayram haline getirmeyi amaçlayan bir şenliktir. İlkine yalnızca, Irak, Romanya, ve Bulgaristan'ın katıldığı şenlik, günümüzde yaklaşık 50 ülkenin çocuklarının katılımıyla düzenlenmektedir. 1979'dan 2000'e kadar Türkiye'nin başkenti Ankara'da düzenlenmiş, ondan sonra Türkiye'deki başka kentlerde de gerçekleştirilmiştir. Bugün dünya çocukları el ele verip bu bayramda yer alarak geleceğe uzanan barış sloganları gündemde çağdaş yaşamanın bir değerli ayrıntısı oldu.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Başkanı Nurten Remzi olan Şumnu Kültür Evi Derneği, 23 Nisan bayramlarında yer alacak. 10 yaşını kutlamaya hazırlanan Destan Folklor Grubu bu güzel kutlamaya katılmayı düşünerek son günlerde yoğun hazırlıklarına başladı. Bulgaristan’da en aktiv çalışan folklor gruplarından biri olan Destan, 17.03.2012 tarihinde 23 Nisan Bayram programı provalarına başlayarak Deliorman Entaresi Ala Benziyor Oyunu ve Eleman  Yetiştirme Programlarında 2011 yılı İstanbul kursunda öğrenen Artvin, Roman Havası ve Karadeniz oyunları içeren Karışık Oyunlarla ülkemizi temsil edecek.  Ayrıca onlarla birlikte İkizler Kulubu  İkizler Orkestrası’ndan Hasan, İbrahim, Merlin ve Nermin, babaları Hasan ile birlikte güzel mi güzel bir müzik programı sunacak. Artı Kaolinovo’nun Pristoe köyü okulu öğrencileri, Deliorman şairleri şiirlerinden oluşan resital hazırlıyor. Tekirdağ’nın Muratlı Mithat Paşa Okulu Müdürü Sami Celhan’dan gelen davetiyeye göre 23 Nisan şenlikleri ardından tarihi yerleri ziyaret etme gezi programı da düzenleniyor.
   Kültür ocağı çalışmalarının özelliğini taşıyan aktivite, bir kez daha  iki ülke arasındaki sevgiyi pekiştirmek amacıyla gerçekleşecek.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                              19.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Bulgaristan’da Tarihçiler Ve Siyasetçiler,
Bulgarlaştırma Sürecinin Derin Analizi Yapılmasını İstiyorlar

 Bulgar Telgraf Ajansında (BTA) perşembe günü yapılan basın toplantısıyla tarihçi Akademisyen Georgi Markov, İç Makedon Devrimci Örgütü (VMRO) Başkan Yardımcısı Kostadin Kostadinov, “TANGRA TanNakRa” Genel Bulgaristan Vakfı Başkanı Petko Kolev tanıttıkları açık mektupta Bulgaristan’ın ve Türkiye’nin dramatik olaylarda rolünün belirlenmesi amacıyla “Soya Dönüş” olarak adlandırılan Bulgarlaştırma sürecine yol açan sebeplerin derin ve çok yönlü değerlendirilmesinin yapılması çağrısında bulundular. 

Kolev, mektubun 11 Ocak 2012 tarihinde Bulgaristan Parlamentosunun komünizm döneminde Bulgaristan Türklerini zorla asimile etme kampanyasını kınama bildirisini kabul etmesi ve Başbakan Boyko Borisov’un Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakında görüşmesi olacağından kaynaklandığını açıkladı. 

Kamuya açık mektupta harfiyen “gelecekte Bulgaristan ile Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerin bozulmasına engel olunması için” iki ülke arasında, uluslararası temsilciler de olmak üzere en üst düzeyde diyalog gerçekleşmesi istenilmektedir. 

Totaliter rejimin Bulgarlaştırma süreci de buna dâhil olmak üzere Bulgaristan Türklerine uyguladığı zorbalık kesinlikle kınanmaktadır ve bu dönemde baskıya maruz kalan tüm Bulgaristan vatandaşlarının acılarına karşı duyarlılık ifade edilmektedir. 

Mektupta, aynen “gerek siyasi partilerin, İslam misyonerlerinin, özel servis çalışanlarının, göçmen derneklerinin, gerekse Bulgaristan’da ve Türkiye’deki bazı çevrelerin kin aşılamamaları, tarih ve kurbanların anısıyla, insanların etnik mensubiyetiyle, Türk bilinci ve Müslüman dini inancı taşıyan bizim yurttaşlarımızın dini inanışı ve siyasi görüşleriyle spekülasyon yapılmasına izin verilmemesini” yazıldığı üzere ısrar etmekteler. 

Akad. Georgi Markov, siyaset adamlarının Yugoslavya’nın 1990’lı yıllarında kanlı bir şekilde dağılmasıyla bağlanan “etnik temizleme” gibi bir mevhumu 1980’li yıllara taşımamalarını ve tarihi spekülasyon aleti olarak kullanmaya son vermeleri çağrısında bulundu. 

VMRO’dan Kostadin Kostadinov, Parlamentonun Bulgarlaştırma sürecini kınama bildirisini kabul edişini “çok büyük bir alçalma” olarak niteledi.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                 16.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Atomstroyeksport "Belene" atom Santrali Kapsamındaki
Çalışmalarını Durduruyor 

 BGNES ajansına konuşan Rus “Atomstroyeksport” şirketinin başkanı Olga Tselyova, “Atomstroyeksport”, “Belene” atomsantrali projesi kapsamındaki çalışmalarını durdurmayı planlıyor” dedi. Olga Tselyova bu kararın, “Bulgar hükümetinin “Belene” santralinin geleceği ile ilgili net olmayan konumu”ndan kaynaklandığını belirtti. Tselyova, buna rağmen “Atomstroyeksport” şirketinin projeyi desteklemeye devam ettiğini de söyledi.

 

 

 

Bnr                                                                                                                16.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Kırcaali’de Şehir İçi Doğalgaz Hat Çalışmalarının
Temel Atma Töreni Yapıldı

 Bugün Billa marketi yakınında şehir içi doğalgaz hat çalışmalarının temel atma töreni yapıldı. Sembolik olarak şerit Kırcaali Belediye Başkanı Müh. Hasan Azis ve projeyi uygulayıcı şirket “Citygas Bulgaria AD” Yönetim Kurulu Başkanı Müh. Aleksandır Kojuharov tarafından kesildi. İkisi gelenek üzere işin hayırlı olması için küçük bakır bir tasla su serptiler ve bir şampanya şişesi patlattılar. Sayın Azis, bizzat kepçenin direksiyonuna oturdu ve ana gaz boru hattının kurulacağı işlere start verdi. 

Kırcaalilerin yoğun ilgi gösterdikleri törende daha Hak ve Özgürlükler Hareketi Milletvekili Necmi Ali, Kırcaali Vali Yardımcısı Esat Sadık, Kırcaali Belediye Meclis Başkanı Raif Mustafa, Kırcaali Kamu Denetçisi Akif Emin, “Citygas Bulgaria AD” Yönetim Kurulu Üyesi Françesko Ripa, eski milletvekili Ahmet Hüseyin, Kırcaali Hıristiyan Cemaati Lideri Peder Petır Garena, Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmed yer aldılar. Törende birçok Yerel Meclis Üyeleri, işadamları, köy muhtarları, vatandaşlar ve basın camiası mensupları bulundular. 

Başkan Azis konuşmasında, “Bugün Kırcaali’nin gelişimi açısından çok önemli bir gün. Şehrimizde start verilen bu yatırımdan dolayı gurur duyup, mutlu olmak için yeteri derecede sebeplerimiz var. Bu yatırımın Kırcaali’nin modern Avrupa kentine dönüşmesi için büyük katkısı olacağından eminim” diye ifade etti. Hasan Azis, milletvekillerine ve Meclis Üyelerine proje için verdikleri destekten dolayı teşekkürlerini sundu. Başkan, “Bu proje Kırcaali’nin gelişim potansiyeline sahip olduğunun işaretidir” dedi.

Aleksandır Kojuharov, bu önemli altyapı projesinin başlangıcı Kırcaali’nin tarihinde önemli bir yer alacağını söyledi. Kojuharov, bu projenin yakın gelecekte şehrin gelişmesi büyük imkanlar sağlayacağını düşünüyor. 

Petır Garena, Tanrı’nın yapılan her iyi işten razı olmasını diledi ve Kırcaali’de yapılan bu girişimin şehir halkının göç etmekten vazgeçireceğini kaydetti. 

Beyhan Mehmed de, yeni projenin tüm Kırcaaliler için hayırlı olması dileğinde bulundu.

 

 

Resmiye MÜMÜN                                                                                                                 16.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Şumen “2019 Avrupa Kültür Başkenti”
Adayı Olmak İçin Girişimlere Başladı

 Geçtiğimiz günlerde Şumen Belediye Başkanı Krasimir Kostov meclis üyeleri ile bir araya gelerek Şumen şehrinin “ 2019 Avrupa Kültür Başkenti” adaylığı hakkında toplantı düzenledi. Toplantıda üyelere adaylık öncesi Şumen’i temsil edecek bir logo hazırlanması gerektiğini, bu nedenle de internet kullanıcılarından bu konuda yardım almayı hedeflediklerini belirtti. Logo hazırlanırken özellikle “Şumen 2019” isminin kullanılmasını istediklerini de altı çizildi. Bunun içinde özellikle facebook sayfasında logo için bir yarışma düzenlenmesinin planlandığını belirten Kostov, Şumen şehrinin “ 2019 Avrupa Kültür Başkenti” olabilmesi adına gereken her türlü adımların atılacağının altını çizdi. 

Konuşmasında üyeleri “Avrupa Kültür Başkenti” seçilirken öncelikle Avrupa’daki ülkenin başkenti gözetlenip, daha sonra ise o ülkenin büyükçe bir şehrinin incelendiğini bildirdi. Buna rağmen Şumen’in “ 2019 Avrupa Kültür Başkenti” olmasının hayal olmadığını belirten Kostov, şehrin içinde sadece yapı olarak kültürü temsil etmeyeceği ve bünyesinde farklı etnik kültürleri de barındırmasının şehir için önemli bir artı olduğu belirtildi. Kostov, adaylık başvurusunda bulunabilmek adına hazırlıkların %80 ‘inin bu yılın sonuna kadar tamamlanması gerektiğini de vurguladı.

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                                 15.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Sofya'da Türk, İstanbul'da Bulgar Kültür Merkezleri Açılacak

 Bulgaristan hükümeti İstanbul'da Bulgar, Sofya'da da Türk kültür merkezlerinin açılmasını öngören bir anlaşma tasarısını onayladı. Merkezlerin açılmasına ilişkin anlaşmanın, Başbakan Boyko Borisov'un 20 Mart'ta Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında imzalanması bekleniyor. Türkiye ve Bulgaristan mevzuatlarına göre, devlet kültür enstitüleri
statüsünde açılacak kültür merkezlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli taşınmaz mal ve bütçelerin durumu, anlaşma ekinde imzalanacak bir protokol ile belirlenecek. Hükümet basın merkezi, bakanlar kurulunun, Türkiye ile Bulgaristan'da kültürel mirasların karşılıklı korunmasına ilişkin 5 yıllık bir çalışma programını da kabul ettiğini bildirdi. İki ülkenin topraklarında bulunan tarihi, kültürel eser ve menkullerin restorasyon ve onarımını öngören program kapsamında, Bulgar uzmanlardan oluşan bir heyet Edirne, İstanbul, Kırklareli, Vize ve Tekirdağ'da kültürel eserler üzerinde araştırma yapacak.

 

 

 

 

Ajans Bg                                                                                                                 15.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

2 Nisan’dan İtibaren
Yazarkasaları NAP’a Bağlı Olmayan İşletmeler Kapatılacak

 Kırcaali Vergi Dairesinden Mart ayı sonuna kadar tüm işletmelerdeki yazarkasaların Milli Gelir Ajansına (NAP) bağlanması gerektiğini hatırlattılar. Verilere göre şu ana kadar Kırcaali ilinden 2263 işletmeci bu işlemi tamamlamıştır. Bunlardan 373’ünün en çok olmak üzere gıda ürünleri tüccarlarının olduğu belli oldu. 188 eğlence yerlerinin, 153 ise perakende sanayi ürünler ticareti yapan şirketlerin artık NAP’a bağlı oldukları açıklandı. 

Ayrıca Kırcaali bölgesinde tıbbi hizmetler sunan 125 kuruluşun ve 40 eczanenin de NAP ile uzaktan bağlı oldukları açıklandı. Bunların dışında ikinci elden ürünler satılan 5 dükkânın, bir düğün mağazası ve cenaze ajansının yazarkasalarının bağlantı kurdukları ortaya çıktı. 

Mart sonuna kadar ülke genelindeki benzin ve gaz istasyonlarının depolarına seviye ölçme sistemi monte edilmesi gerekir. Milli Gelir Ajansından yapılan açıklamaya göre, bu süreye kadar yazarkasalarla bağlantı kurulmazsa, ticari yapıların kapatılacağını ve sahiplerine 10 000 levaya kadar para cezası kesileceği uyarısında bulundular. 

Her tüccar ajansın http://nap.bg adresli sitesinden mali aracının yeni istemleri yerine getirmesi için düzenleme imkânına sahip olup olmadığını, dolayısıyla yeni bir yazarkasa alıp almaması gerektiğini öğrenebilir. 

Yazarkasalarını Milli Gelir Ajansıyla bağlanması konusunda daha ayrıntılı bilgi almak isteyen işletme sahipleri 0700 18 700 telefonunu arayabilirler. 

NAP müfettişlerinin 2 Nisan 2012 tarihinden itibaren işletmeleri denetlemeye başlayacakları haber verildi. Yapılan teftişlerde, bu süreye kadar işletmelerin yazarkasalarının Vergi Dairesine bağlanmadığı tespit edilirse, ticari yapıların kapatılmasıyla birlikte sahiplerine 10 000 levaya kadar para cezası kesileceğine dair uyarıldı. 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                                 15.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Kırcaali Belediyesi 2012 yılında
82 Milyon Leva Maliyetinde Projeler Gerçekleştirecek

 Kırcaali Belediye Başkanı Müh. Hasan Azis dün basın toplantısında Belediyenin 2012 yılında toplam 82 milyon leva tutarında projeler gerçekleştireceğini kaydetti. Bu yılın başından beri Belediye yönetiminin 10 milyon leva maliyetinde projeler gerçekleştirme hususunda anlaşma yaptığı açıklandı. Başkan, 3,8 milyon leva maliyetindeki “Perperikon-Tanrıların ve İnsanların Evi” projesinden sonra önümüzdeki haftanın başında Kırcaali Belediyesinin “Bölgesel Geliştirme” İşlemsel programı üzere yaklaşık 6 milyon leva tutarında 2 yeni proje sözleşmesi imzalaması beklendiğini bildirdi. Projelerin birisi enerji tasarrufu, diğeri de eğitim ve sosyal faaliyetlerle ilgili olduğu açıklandı. Ayrıca Belediyenin 72 milyon leva maliyetindeki “Su Çevrimi” olarak adlandırılan su temini ve kanalizasyon alt yapısının yeniden inşa edilmesi ve atık su arıtma tesisi kurulması öngörülen projelerinin finanse edilmesi de bekleniyor. 

Belediye Başkanı, “Dönemin başında gerçekleştireceğimiz bu projelerle Belediyenin yönetimiyle ilişkili ciddi bir talepte bulunuyoruz” dedi. 

Hasan Azis, “Bu tüm zorluklara rağmen Kırcaali’nin önemli sorunlarını çözmek için sorumluluğunu üstelendiğimizi gösteriyor. İl merkezinde yapılan yatırımların gerçekleşeceğinden her hangi bir şüphem yok” diye ifade etti. 

Gazetecilerin sorusu üzere Başkan Azis, Kuzey Arpezos Parkının açılışının 24-30 Mayıs günleri arasında yapılabileceğini belirtti. Uygulayıcı şirketin bir metodoloji uygulaması üzere hava sıcaklığının art arda gelen 5 günde 5’in üzerine çıkması durumunda inşaat montaj işlerine devam edeceğini açıkladı. Başkan, önümüzdeki iki haftaya kadar park projesi çalışmalarına yeniden devam edeceğini kaydetti. 

 

 

 

Resmiye Mümün                                                                                                                 15.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Bulgaristan’ın Büyük Sorunlarından Biri Demografik Sorunudur 

 Avrupa ülkelerinde nüfus yaşlanması Avrupa’nın en büyük sorunlarından biridir. Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya (ECA) Bölgesi Başekonomisti Indermit Gill, Bulgar kamuoyuna sunduğu raporunda bunu söyledi. Uzmanın açıklamasına göre, Eski Kıta her sene 1 milyon kişilik iş gücü kaybediyor, bunun ise emekliliki ve sağlık sigorta sistemlerine ciddi baskı oluşturuyor. Gill , bu sorun, demografik büyümenin negatif olduğu ve gençlerin göç ettiği Bulgaristan ve Romanya için daha da büyüktür. Dünya Bankası’nın verilerine göre 2050 yılına kadar , Bulgaristan nüfusunun üçte biri emeklilerden oluşacak.

 

 

 

BNR                                                                                                                 15.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

1991 Yılından Sonra Göçenlerin Sosyal Hakları Talep Ediliyor

 Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği ile Bulgaristan Türkleri Evlad-ı Fatihan Platformu yaptıkları ortak açıklamada, Bulgaristan'dan sosyal sigorta primlerinin aktarılması ve emeklilik ile ilgili hakların 1991 yılından sonra Türkiye'ye göç edenleri de kapsaması gerektiği belirtiliyor. 'Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden soydaşlarımızın sosyal hakları ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerimizce ciddi adımlar atılmış olmakla birlikte yeterli bir sonuca ulaşılamamıştır', denilen yazılı açıklamada, Bulgaristan'dan Türkiye'ye sosyal sigorta primlerinin aktarılması ve emeklilik ile ilgili konularda tanınan haklar 1991 yılına kadar Türkiye'ye göç eden ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan soydaşları kapsadığı hatırlatılıyor. İki derneğin açıklamasında, 'bu nedenle de sözkonusu kanundan az sayıda soydaşın yararlanabildiği, hâlbuki 1991 yılından sonra Türkiye'ye yerleşen ve Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetine geçen 300.000 civarında soydaşın bulunduğu kaydediliyor. Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği Genel Başkanı Rafet Ulutürk ile Bulgaristan Türkleri Evlad-ı Fatihan Platformu Genel Başkanı Prof. Dr. Pelin Gündeş Baki'nin imzasını taşıyan açıklamada ayrıca, 'Sözkonusu kanunun Türkiye'ye gelmiş, hatta yeni vatandaş olacak olanları da kapsamasını, yani tüm çifte vatandaşları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi için kampanya başlatılmıştır', deniliyor.

 

 

 

Ajans Bg                                                                                                                 14.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Bulgaristan Ve Romanya Arasında
2011 Yılında Rekor Seviyede Dış Ticaret Hacmi Kaydedildi

 Son 22 yılda, Bulgaristan ve Romanya arasındaki ticari- ekonomik ilişkilerinin en başarılı yılı 2011 yılı oldu. Ulusal İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, geçen sene iki komşu ülke arasındaki ticaret hacmi 3.545 milyar avro’ya ulaştı. Bulgaristan’ın Romanya ihracatı 1.933 milyar avro, Romanya ithalatı ise 1.612 milyar avro olarak gerçekleşti. Böylece Bulgaristan’ın ard arda üçüncü yıl 321 milyon avro tutarında pozitif ticaret saldosu mevcut oldu. Bu verilere göre, ekonomik krize rağmen, iki komşu ülke arasındaki ticaret ilişkiler yükselen yönde gelişiyor, Romanya ise yalnız AB’de değil dünyada da Bulgaristan’ın ikinci en önemli ihracat ortağıdır.

 

 

BNR                                                                                                                 14.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

“Bulgar İnşaat Haftası” Uluslararası Fuarı Başlıyor 

 Sofya’da bugün başlayan “Bulgar inşaat haftası” uluslarararsı fuarında 200’ün üzerinde şirket ürünlerini sergileyecek. Fuarın ilk gününde Bulgaristan bina fonunun enerji yenilenmesine adanan yıllık konferans da düzenlenecek. İnşaat alanında enerji tasarruflu teknolojilere ağırlık verilecek.

 

 

 

BNR                                                                                                                 14.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

İtalyan Parlamentocular Ülkemizde Schengen Anlaşmasının Uygulanmasını Gözlemleyecek 

 Schengen sözleşmesinin uygulanmasını gözlemleyen İtalyan parlamentocularından oluşan bir heyet iki günlük ziyaret için Bulgaristan’a geliyor. İtalyan parlamentocuları, İçişleri ve Avrupa Konuları Komisyonlarından Bulgar meslektaşlarıyla bir araya gelecekler. Perşembe günü, İçişleri Bakan Yardımcısı Dimitır Georgiev ve “Sınır polisi” ve “Göç” dairelerinden temsilcileriyle görüşmeler öngörülüyor.

 

 

 

 

BNR                                                                                                                 14.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Şumnu Kültür Evi'ne Kitap Bağışı

 Geçmişte Şumu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eğitim görevlisi ve demokrasinin ilk yıllarında milletvekili olan Mehmet Beytulla, Şumnu Kültür Evi'ni ziyaret etti.  Ziyaretin nedeni, kültür ocağı kütüphanesine bir mani birikimi içeren Bulgaristan'da Türk Manileri kitabını bağışlamaktı.  1936 yılında Varna ilinde doğan ve kitabı basan Arif Rehber ile birlikte,  yılllardır biriktirdikleri Bulgaristan Türkleri folklor değerlerine ait olan yüzlerce mani tanıttılar.

  Maniler ezgili (melodili, ahenkli okunan name) söylenen, okunan folklorik eserlerdir. Geniş bir çoğrafi alana yayılan maniler, anonim (yazarları belli olmayan) halk şiirleri türleridir

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                                 13.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bulgaristan ve Türkiye Karşılıklı Kültür Merkezleri Açacak

 Bakanlar Kurulu, Bulgaristan ve Türkiye hükümetlerinin hazırladığı ve  iki ülke arasında karşılıklı kültür merkezlerinin açılması projesini onayladı.  Başbakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, Bulgar Kültür Merkezi’nin İstanbul’da, Türk Kültür Merkezi’nin ise Sofya’da açılması öngörülüyor. Kültür merkezlerinin hükmü, açacak olan her iki devletin kendi kanunları gereği devlet kültür merkezi statüsünde olacakları kaydedildi.  Mal varlığı ve finansman konularının ise iki ülke arasında imzalanacak ayrı bir anlaşmada belirtileceği kaydedildi. Kabine ayrıca iki ülke arasındaki taşınılamaz kültür mirasının korunması için hazırlanan projeyi de onayladı. Buna göre Bulgaristan tarafı  beş yıl sürecek olan program dahilinde Türkiye’de birçok projenin hayata geçirilmesini hedefliyor.

 

 

 

Zaman                                                                                                                 13.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu’da Taksilerin Ücretleri Arttı

 Şumnu’da taksi ücretleri ortalama % 10 arttı. Taksi şirketleri sahiplerin yaptıkları açıklamalarda, taksilerin gündüz ve gece tarifelerinde kilometreye 10 stotinka  artış yapılacağı belirtildi. Şumnu’da şu anki taksilerin gündüz tarifesi kilometreye 52 stotinka, gece ise 62 stotinka olarak geçiyor. Yeni fiyatların yarından itibaren işleme geçeceği bilgisi verildi. Geçen hafta şehir içi ulaşım otobüs biletleri  80 stotinkadan 1 levaya artmıştı. Bugünden itibaren de şehirler arası ulaşım fiyatlarında % 6-7 kadar yükseliş meydana geldi.

 

 

 

Cahide Ercan                                                                                                             13.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dobriç Kentinde Karadeniz Bölgesi’nde
İşbirliği Konulu Bir Görüşme Yapılıyor 

  Bölgesel işbirliği’ konulu iki günlük bir iş semineri Dobriç kentinde düzenleniyor. Karadeniz Tradenet Ağı, 11 bölge ülkesini kapsıyor.
  Romanya, yatırımları 50 milyon Avro’yu aşan Bulgar katılımlı yaklaşık 11 000 iş ortaklığı diye hızlı gelişen turizm ve iyi yatırım politikasıyla dikkatleri üzerinde topluyor.
Önemli tarım potansiyeli ile dikkati çeken Ukrayna, büyük bir pazardır, aynı zamanda ülkemizin önemli bir alışveriş ortağıdır. Taşkömür, petrol, demir ürünleri ithalatınıın % 4’ü Ukrayna’ya aiittir.
Bulgaristan, Moldova’nın önde gelen ortaklarından biridir. Rusya ise turist sayısı bakımından en önemli turizm ortaklarımızdandır.
  Kafkaslar ve Orta Asya’ya bir kapı sayılan Gürcüstan da kooperatifleşme alanında iyi koşullar sağlıyor.
Ermenistan ile Azerbaycan’ın Bulgaristan ile mal alışverişi hala sınırlıdır. Ancak Türkiye ile Yunanistan, turizm ve yatırımlar alanında önemli bir ticaret ortaklarımızdır.

 

 

BNR                                                                                                                 13.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni Akademik Yılında Almanya’daki Üniversitelerde
İslam Din Eğitimi Görme Fırsatı Açılacak

  Agence France-Presse (AFP), İslam’ın ibadet edilen dinler arasında üçüncü yerde olan Almanya’da yeni akademik yılından itibaren imam olmak isteyenlere üniversitelerde eğitim görme imkanı sağlanacağını bildirdi. Örneğin, artık geleceğin vaizleri için bir Kuran’ı Kerim ve din eğitimi kursu düzenlenmeye başlanılan Kuzeydoğu Almanya’da bulunan Osnabrück kentinde önümüzdeki akademik yılında uygulanmaya girecek 5 yıllık yüksek lisans eğitim programına katılan 25 genç Müslümanın cami imamı, din hocası veya İslam dini bilgini olabilecekleri açıklandı.

  %45’inin Alman vatandaşlığına sahip 4 milyonun üzerinde Müslümanların olduğu Almanya’da böyle bir şeyin ilk defa yapılacağı belirtildi. Ülkede çoğunun Türk asıllı olduğu mültecilerin entegrasyonu sürecinde zorluk yaşanmaya devam ettiği kaydedildi.

  İslam din eğitim kursundan sorumlu 35 yaşındaki Türk asıllı Bülent Uçar, Almanya’daki camilerin %95 oranında vaizlerin hala Türkçe, Boşnakça veya Arapça verildiğini izah etti. Ülke çapında dağılı Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı DİTİB teşkilatı tarafından yönetilen 896 cami ve cemaatlere yaklaşık 8 000 imamın devlet memurları olarak görevlendirildiği ortaya çıktı. Çoğu imamların zar zor Almanca konuştukları için ancak birkaç yıl Almanya’da kaldıkları belli oldu.

  Osnabrück üniversitesinde görülecek İslam dini eğitiminde okunacak tüm derslerin Almanca da verileceği bildiriliyor. Üniversitelilerin teori bilgileri aldıktan sonra camilerde staj görecekler.

 

 

Kircaali Haber                                                                                                                 13.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tarım İşletmesi Sayısı Yarıya İndi

  Tarım Bakanlığı tarfından 2010 yılında gerçekleştirilen Genel Tarım Sayımı sonuçlarına göre tarım işletmesi sayısının yarıya düştüğü ortaya çıktı. Son yedi yıl içinde Bulgaristan’daki tarım işletmesi sayısının yarıya düştüğü, ortalama arazi genişliğinin ise dörtte bir arttığı tespit edildi.  Genel tarım sayımı sonuçlarına göre ülkemizde toplam 370 bin 222 tarım işletmesi ve 3.62 milyon hektar işlenen arazi bulunuyor. 2003 yılında  4.4 hektar olan işletme büyüklüğü de 2010 yılında artış göstererek 10,13 hektara yükselmiştir.  Tarım Bakanı Miroslav Naydenov’a göre, sektördeki moderniazsyon ve  arazilerin birleştirilmesinden dolayı yedi yıl içinde sektörde çalışanların sayısının yüzde 40 oranında azaldığı belirtildi.
  Sayım verilerine göre, Güney Bulgaristan’da en çok tarım işletmesi bulunuyor.  Buna göre Blagoevgrad, Plovdiv ve Kırcali bölgelerinde işletme büyüklüğünün küçük olmasına rağmen çok sayıda işltemenin bulunduğu belirlendi.
Kuzey ve özellikle Kuzey Doğu Bulgaristan(Varna, Dobirç ve Şumen) bölgesinde ise işletmelerin üç katı az olmasına rağmen, ortalama işletme büyüklüğünün ise çok yüksek olduğu belirtildi.

 

Zaman                                                                                                                13.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Büyük Buluşma

   “Razgrat Türk Pedagoji Okulu”nun 1962 yılı mezunlarının 50. jubile yılı karşılaşması vesilesiyle tüm yılların mezunları ve hayatta olan öğretmenler, gelenek haline gelen, 30 Mayıs 2012’de saat 10.00’da eski “Saat Kulesi” yanında buluşmaya davetlidirler.

İrtibat telefonları:
Türkiye
Ataköy- İstanbul- Şefika Hafızoğlu- cep: 0532 522 00 99
Avcılar- İstanbul- Feyzulla Yücetürk- cep: 0537 042 76 75
Avcılar- İstanbul- Ramis Serbest- cep: 0505 264 95 49

Bulgaristan
Sofya- İsmail Ahmet Çavuşev- Ev tel: 00359 29 278 207
Opaka- Popovo- Habil İsmailov- cep: 0899 89 79 25
Razgrat- Ayşe Bilalova- Ev tel: 00359 84 653 732

Duyuruyu, tanıdığınız arkadaşlarımıza ulaştırırsanız memnun oluruz.

 


 

Aydan Serbest                                                                                                   12.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Burgas Bölgesinde Odun Alırken Dikkatli Olun

   Tüm ülkede aralık ayında başlayıp mart ayına kadar süren soğuklar ülke genelindeki halkı bir hayli zor durumda bıraktı. Her aile her seneki hesaplarına göre odun ve kömür satın almalarına rağmen son 30 yılın en soğuk kışlarından birinin yaşandığı için odunlar yeterli olmadı. Odunların depolarda da kalmaması odun ve kömürle ısınan halkı oldukça tedirgin etti. Haskovo ve Kırcali bölgelerinde şubat başından ortasına kadar odunun olmaması, Burgas bölgesinde ise ocak başından ocağın ortasına kadar odunların yok satması halkı mağdur ederken satıcıları da fazla kar elde etme gayretine itti. Burgas bölgesinde odun fiyatlarında çok az bir artış gözleniyor. Normalde bir metreküpü 55 leva olan odunun şimdiki fiyatı 68 leva. Fiyatta bir anormallik yok. Halk bu fiyattan oldukça memnun. Fiyatların fazla yükselmemesi odun satıcılarını fazla memnun etmese gerek ki, başka yollardan para kazanma girişiminde bulunuyor. Pomorie Belediyesi’ne bağlı Gaberovo köyü sakinleri mart başında aldıkları odunların fiyatlarından memnun. Ancak beş metreküplük olması gereken odunları üç buçuk metre küp çıkması köy halkını mağdur etti. Gazetemize konuşan köy sakinleri, bölge halkını uyararak odun alırken çok dikkatli olmalarını öneriyor.

 

 

Burgas, Zaman                                                                                                               12.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

‘Mutlu’ Tavuk Yumurtası Pahalıya Mal Oldu,
Piyasa İthalatı Bekliyo
r

   Bulgaristan piyasasında yumurta üç hafta içinde yüzde 100 değer kazanarak 55 stotinkaya kadar yükseldi. Yumurta fiyatlarının düşürülmesi amacıyla Tarım Bakanı Miroslav Naydenov, hem üreticilerle, hem de tüccarlarla görüştü. Tarım Bakanlığı’nın girişimleri ile yapılan müzakereler sonucu bazı büyük marketlerde bu fiyat 30 stotinkaya kadar geriledi. Yumurta satışında aracılık yapan şirketler fiyatları indireceklerine dair teminat verirken, üreticiler fiyatları indirmeyip sabit tutacaklarını açıkladı. Perakendecilerin fiyat belirleme gücünün abartıldığının farkına varan Naydenov, “Marketlerin kar payının ürün başı 10-12 stotinka olduğu söylentilerinin doğru olmadığını anladım. Tüccarlar bunun yüzde 10-12, yani 4 stotinka olduğunu garanti ettiler.” şeklinde konuştu. Bakan Naydenov, bundan bir gün önce ise, aracılara yüklenerek yüksek kâra sahip olduklarını söylemişti. Market zincirleri temsilcileri, cüzi bir kâr ile çalıştıklarını ve yumurta zammının kendilerinden kaynaklanmadığını ifade etti. Kaufland Müdürü Hristo Petrov, ulaşım ve lojistik için yumurta başına 3 stotinka masraf yaparken, brüt karlarının 4 stotinka olduğunu vurguladı. Petrov, “Şu anda üreticilerden yumurtanın tanesini 25 ila 35 stotinkaya satın alıyoruz. Ayrıca tedarikte yetersizlik var. Belirli bir süreden beri siparişlerimiz her zamankinden düşük geliyor. Gerçekten bir üretim yetersizliği mi, yoksa ürünü bilinçli bir şekilde mi tutuluyor? Buna üreticiler açıklık getirsin.” diye konuştu. HİT marketleri temsilcisi Mario Kolev, yumurta piyasasında yüzde 30-40 oranında daralma yaşandığını belirtti. Yumurtanın markete geliş fiyatlarının yeni yıl öncesi pahalılaşmaya başladığına değinen Kolev, pahalılığın neden şimdi konuşulmaya başladığına anlam veremediğini açıkladı. Bir market zinciri ise yumurtanın tanesini 28 stotinkaya aldığını ve sadece 1 stotinka ekleyerek mağazada satışa sunacağını aktardı.
Diğer taraftan tavuk çiftlik sahipleri, yumurtaları neredeyse maliyetine sattıklarını iddia ediyor. Bunun mümkün olmadığının altını çizen Tarım Bakanı Naydenov, maliyetlerin bir ay içinde aşırı zam yapmalarının olanaksız olduğunu kaydetti. Bakana göre yem ve petrol fiyatlarındaki artış dahi bu kadar ani zamma sebep olmaya yetmiyor.
Fiyat artışında kimin suçlu olduğu konusunda tartışmalar yaşandı. Üreticiler rekor seviyedeki fiyatlara bahane olarak şubatta öldürülen tavuk sayısını işaret etti. Mali olarak yeni Avrupa direktiflerini yerine getirmek ve yatırımları yapmak adına mali yönden bazı fedakarlıkların yapıldığını aktaran Yumurta Üretici Derneği,  bu yüzden bazı tavukların itlaf edildiğini savundu. Bir çiftlik sahibi ise, “1999 yılında uygulamaya giren AB direktifinin serbestçe dolaşan ‘mutlu tavukların’ olmasını öngörüyordu. Herkes bu habere sevinmişti. Bunun için üreticiler yatırım yaptı. Şimdi herkes bu iyi haberin bedelini ödüyor. Yeni koşullardan dolayı yüzde 15-20’lik bir pahalılaşma normal” diye konuştu.
Devlet Borsalar Komisyonu, şubat ayındaki pahalılaşmanın aylık yüzde 14, yıllık bazda ise yüzde 60 olduğunu aktardı. Komisyon, 14 yıldan beri en pahalı yumurtanın satıldığını kaydetti. İthalatın düşürülmesi ve kış aylarındaki lojistiğin zorlaşması da pahalılaşmaya sebep olarak gösteriliyor.
Paskalya’da promosyonlu yumurta sözü veren Naydenov, devletin spekülatif zamlara karşı mekanizmalarının bulunduğunu belirtti. Yumurta zincirindeki tüm üyeler fiyatları sabitleyecek ve Paskalya öncesi üreticiler promosyon düzenleyecek.
Öte yandan Sırbistan ve Ma­ke­donya’dan ucuz yumurta kaçakçılığı da başladı. Bu vesileyle Bulgar Gıda Ajansı Başkanı Yordan Voynov, batı sınırında kontrolün daha dikkatli yapılması uyarısında bulundu.
‘Fiyat artışı AB direktiflerinden geliyor’ iddiası
Tavuk çiftlikleri sahipleri, yumurtaların pahalılaşmasına, yeni Avrupa direktifinin gerektirdiği yatırımları gösteriyor. Bu direktifler, tavukların ufak hücrede yetiştirilmesini yasaklarken, yumurtaların serbestçe dolaşan “mutlu” tavuklardan alınmasını öneriyor. Naydenov, direktifin Bulgaristan’da az sayıdaki üreticiyi etkilediğini ve dolayısıyla bahane edilmesinin bir anlamı olmadığını savundu. Polonya Tarım Bakanı Marek Savitski ile telefon görüşmesi gerçekleştiren Naydenov, meslektaşından Polonyalı üreticilerin Bulgaristan’a ihracat yapmaya hazır olduğu bilgisini aldı.
Berlin’de yumurta 25 stotinka
Tarm Bakanlığı bazı Avrupa ülkelerinde yumurtanın perakende satış fiyatlarını da açıkladı. Buna göre yumurtanın tanesi Berlin’de 25 stotinka, Viena’da 30 stotinka, Prag’da 50 stotinka, Paris’de 60 stotinka, Londra’da 60 stotinka, Atina’da 65 stotinka, Bratislava’da 65 stotinka ve Varşova’da 16 stotinkadan satılıyor. Fiyatlara bakıldığında Bulgaristan’ın neden Polonya’dan yumurta ithal etme gereği duyduğu açık.
Yumurta fiyatları Avrupa’da da arttı

Avrupa çapında ortalama yumurta fiyatları da artış gösterdi. Yeni yıldan itibaren yükseliş trendine geçen yumurta fiyatları Prag’da 50 stotinkaya ulaştı. Rusya ve Ukrayna’da da fiyatlar zamlandı. Tüm üreticiler, yumurtaya yapılan zamma, akaryakıtların ve yemlerin pahalılaşmasını ve tavuk çiftliklerine uygulanan yeni direktifleri bahane gösteriyor. Paskalya bayramının yaklaşması da fiyat artışına sebep olarak gösteriliyor.


 

Beynur Süleyman, Sofya                                                                                  12.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hipertansiyonun Sebebi Böbrekleriniz Olabilir

   Yüksek kan basıncı olan hastaların %95’inde kan basıncının yükselmesine yol açan bir neden bulunamıyor ve bu duruma “esansiyel hipertansiyon” adı veriliyor. Hipertansiyonu olan hastaların sadece % 5’inde neden biliniyor. “Sekonder hipertansiyon” olarak tanımlanan bu durumdan, çoğunlukla böbrek hastalıkları sorumlu tutuluyor. Hipertansiyonun en sık görülen belirtilerinin baş ağrısı, sersemlik, bulanık görme, halsizlik, burun kanaması, kalpte ritim bozukluğu ve kulaklarda çınlama ile uğuldama olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Birçok kişide hiçbir belirti olmayabilir. Bazı tıbbî kaynaklarda hipertansiyon için ‘silent killer’ (sessiz katil) tanımlaması kullanılıyor. Çünkü tedavi edilmeyen hipertansiyon zaman içinde kalp, damarlar, beyin ve böbreklerde hasara neden oluyor.” diyor. Doç. Dr. Atasoyu, hipertansiyonun etkin şekilde tedavi edilmezse zaman içinde koroner arter hastalığı ve buna bağlı kalp krizi, kalp yetmezliği, kalpte büyüme, beyin damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı inme (felç), beyin kanaması, böbrek yetmezliği, idrarda protein kaçağı ile kol ve bacaklara giden atardamarlarda tıkanıklıklara yol açarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini aktarıyor. Sekonder hipertansiyonu olan hastaların büyük bölümünde, altta yatan bir böbrek hastalığı (glomerülonefritler, polikistik böbrek hastalığı, bir böbreğin küçük olması gibi) veya böbreklere giden damarlarda darlık söz konusu oluyor. Daha nadir olarak hormonal hastalıklar (tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları-feokromasitoma, primer hiperaldosteronizm, cushing sendromu), damar hastalıkları (aort koarktasyonu, vaskülitler gibi) ve ilaçlar da hipertansiyona neden olabiliyor.


Zaman Bg                                                                                                              12.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Nuri Bilge Ceylan'a Sofya'dan Ödül!

   Balkanlar'ın en önemli film festivallerinden 16. Sofya Uluslararası Film Festivali, 138 uzun metraj, 29 belgesel ve 80 kısa filmlik bir seçkiyle 9 Mart'ta başladı. Festivalin bu yılki özel konuklarından Nuri Bilge Ceylan'a, bol ödüllü son filmi Bir Zamanlar Anadolu'da'yı bizzat sunmak için davet edildiği festivalde ayrıca Sofya Belediyesi Ödülü takdim edildi. Neredeyse tüm filmleri Sofya Film Festivali'nde Bulgar izleyicilerle buluşan ünlü yönetmen ayrıca filmin senaristi ve oyuncusu Ercan Kesal'ın da katıldığı basın toplantısında ilginç açıklamalarda bulundu.
"Filmlerimde izleyicileri daha yavaş tempoda yaşamaya davet etmeye çalışıyorum. Gerçek hayatın tempolu ritmi yüzünden bazı gerçekleri göremeyebiliriz." diyen Ceylan, "Ekranda tempoyu düşürerek başka bir realiteyi elde etmeye çalıştım. Bu film bazı izleyicilere sıkıntılı gelebilir, ancak sıkıntı da yaşamın bir parçasıdır" şeklinde konuştu.
Yönetmen, dizi çekmek ister misiniz, şeklinde gelen soruya ise ilginç bir yanıt verdi. "Ahlaki açıdan dizi film çekilmesinde sorun görmüyorum. Bir çok film yönetmeni dizi de yapmıştır. " diyen Ceylan, " Ancak benim çekebileceğim diziyi bir kere kimse izlemez. Demek ki çok para kaybederim. Türkiye'de bir haftada 90 dakikalık dizi bölümü çekilirken, ben o bölümü bir yılda çekerim. Dolayısıyla bu görev bana göre değil." ifadelerini kullandı.

 


 

Beyazperde                                                                                                             12.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Balkan Türkleri Federasyon’un 4 Olağan Genel Kurulu
Edirne’de Yapıldı

 Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Samsun, Sakarya, Lüleburgaz, Çorlu ve Büyük Karıştıran Balkan derneklerinin oluşturduğu Balkan Türkleri Federasyonunun Genel Kurulunda konuşan Federasyon Genel Başkanı Zurfettin Hacıoğlu, 3 yıllık dönem içerisinde gerçekleştirilen faaliyetleri; 1. Anma Törenleri ( Zorunlu göçün 20 yılı) 2. Eğitim faaliyetleri (Balkanlarda bilhassa Bulgaristan’daki Türkçe Eğitimi) 3. Sosyal ve yardımlaşma faaliyetleri (Sünnet şölenleri, İftar Yemekleri, Okul ve camilere yapılan yardımlar ) 3 ana başlık altında Genel Kurula sundu. Gerçekleştirdikleri bu faaliyetlerde katkısı olan başta B.R.G.K Genel Başkanı Sn. Turhan Gençoğlu’na herkese teşekkür etti ve Genel Kurulun Türkiye’ye ve Balkanlara hayırlı olmasını diledi.

Genel kurulda konuşan Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turhan Gençoğlu, Trakya’yı içine alan Edirne Balkan Türkleri Federasyon ile beraber birçok başarılı çalışmayı hayata geçirdiklerini, Konfederasyon olarak 36 ilde, 9 federasyon ve 146 dernekle örgütlenerek Türkiye’nin Balkanlar nezdinde en büyük sivil toplum örgütü olduklarını ifade etti. Konfederasyonumuzun kurucularından olan Edirne Balkan Türkleri Federasyonumuz, Balkanlardan gelen öğrencilerin mesleki ve Yüksek eğitimi konusunda yapmış olduğu özverili çalışmalarının yanı sıra Bulgaristan’da ki STK ve öğretmenlerimiz ile ilgili de çok başarılı çalışmalar yapmıştır. Başta Genel Başkan Zurfettin Hacıoğlu olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerine takdir ve teşekkürlerimi sunarım.

Gençoğlu, yaptığı konuşmada soydaşlarımızın birçok sorunlarının çözüme kavuşturulduğunu ve göçler devam ettikçe zaman, zaman sorunların oluşabileceğini ve bu sorunların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada çözüme kavuşturulacağına inandığını söyledi.

Gençoğlu, biliyorsunuz hükümetimizce tüm dünyaya örnek olacak bir karar alındı, atılım yapıldı. Yurdumuzdaki azınlık vakıflarına ait mülklerin kendilerine verilmesi yolunda bir uygulamaya gidildi.
Bu olayın bizlere demokrasi dersi verme çabasında olan, sözde insan haklarını savunur görüntüsü veren, çoğu zaman gerçekleri görmekten kaçınan ve kulakları sağırlaşıp duymaz hale gelen toplumlara bir ders ve örnek olması gerekir.
Başta Bulgaristan ve Yunanistan ile Arnavutluk, Bosna Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Romanya, Kosova, Macaristan, Sırbistan ve Karadağ’da ki sayıları binleri aşan vakıflarımızın malları ile ilgili böyle bir kararın alınması en büyük temennimiz ve hakkımızdır, bunu bekliyoruz.
Hem hukuki açıdan ve hem de bir insanlık görevi olarak biz bunu izleyeceğiz.
Komşularımızın bizleri örnek alsınlar dedi.
Gençoğlu, Bulgaristan parlamentosu, komünist rejiminin Müslüman ve Türklere karşı uyguladığı asimilasyon kampanyasını kınayan bildiriyi kabul ederek tarihi bir karara imza attı. Bulgaristan devletinin Türklere karşı girişilen asimilasyon kampanyasını resmi olarak kabul eden ilk belge olması açısından büyük önem taşıyan bildiri ülkemizde memnuniyetle karşılanmıştır. Ancak yeterli bulmadığımızı da özellikle belirtmek istiyorum.

360.000 kardeşimizin bulundukları topraklardan koparılarak zorla göçe zorlandığını, yüzlerce kişinin ölmesine, binlerce kişi Belene ve toplama kamplarında eziyetler görmelerine ve her türlü baskıya maruz kalmalarına neden olan bu karanlık girişimin sorumlularının; adalete önünde hesap vermelerini, mahkeme süreçlerinin hızlandırılıp zaman aşımına uğratılmamasını ve bu insanların mağduriyetlerinin her yönüyle giderilmesi için somut adımlar atılmasını bekliyoruz.

Ancak,asıl beklentilerinde asimilasyon sırasında göçe zorlanan bu kardeşlerimizin mağduriyetinin de giderilmesidir.Hepimizin malumu olduğu üzere zamanın Bulgaristan Başbakanı İvan Kostov,Kasım 1998 senesinde zamanın başbakanı Mesut Yılmaz ile birlikte Bursa ya gelerek yapmış olduğumuz bir organizasyonda Bulgaristan tarihine kara leke olarak geçen bu asimilasyon için soydaşlarımızdan ve Türk halkından özür dilemiştir. Ancak o günden beri soydaşlarımızın en önemli sorunu olan ve‘’Sosyal Haklar’’ olarak nitelendirdiğimiz soydaşlarımızın Bulgaristan da çalışarak primini ödediği çalışma sürelerinin Türkiye ye transferi ile ilgili iki ülke arasında imzalanacak ‘’Sosyal Güvenlik Anlaşması’’ile teminat altına alınmasını beklemekteyiz. Ancak bugüne kadar Bulgaristan yetkilileri çeşitli sebepler sunarak bu anlaşmanın imzalanmasını bugüne kadar geciktirdiler.

Ayrıca, geçtiğimiz yıllar içersinde çıkan bir yasa ile soydaşlarımızın seçme ve seçilme haklarına önemli engelleri içeren yasalar çıkardılar.

Herkes şunu iyi bilmelidir ki, bu kardeşlerimiz hiçbir zaman hür iradeleri ile göç etmemişlerdir. Bulundukları topraklarından kopartılarak göçe zorlanmışlardır. Dolayısı ile bu kardeşlerimiz hiçbir kısıtlamaya maruz kalmaksızın gerek göçe zorlandıkları ve gerekse yaşamlarını sürdürdükleri ülkelerde her türlü seçme ve seçilme hakkına sahip olmalıdırlar.

Komşumuz, dostumuz ve ortak çıkarlarımız olan AB üyesi Bulgaristan parlamentosunun soydaşlarımızın mağduriyetini giderecek bu önlemleri de ivedilikle almasını içtenlikle bekliyoruz dedi.

Yapılan genel kurulda Genel Başkanlığa 3. kez Zürfettin Hacıoğlu seçildi. Yeni Y.K.Listesi şöyle oluştu:

Zürfettin Hacıoğlu – Başkan
Hasan Kuşku - Bşk. Vekili
Doç.Dr. Cengiz Dane – Genel Sekreter
Mehmet Özgür - Bşk. Yard.
Macit Mutlu - Bşk. Yard.
Ahmet Dörtler -Sayman
İbrahim Tarancı - Üye
İzzet Altuntaş - Üye
Nedim Dönmez - Üye
Dr. Esma Gündoğan - Üye
Şaban Koçak - Üye
Erol Ulu - Üye
Sezai Onaran -Üye
İrfan Acar - Üye
Hasan Büyükateş - Üye

Kamuoyuna Saygı ile duyurulur.


 

Erol Ulu-Fed. Basından Sorumlu üye                                                                          12.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocukların Aşuk İle Maşuk Söyleşisi

   Şumnu Kültür Evi'nde Aşuk ile Maşuk konusu yer aldı. Türk folklorunda yer alan, genelde vücutları boyanarak surat şekline getirilmiş ve yüzleri bir bez ile örtülmüş, biri erkek diğeri kız karakteri olan ve iki oyuncu tarafından müzik eşliğinde oynanan  ortaoyunu Aşuk ile Maşuk söyleşisi, Şumnu Kültür Evi çocuk üyeleri arasında kahkaha ve neşe dolu anların yaşanmasına neden oldu. Aşuk ile Maşuk oyunu; komik, eğlenceli, koreografili, müzikli geleneksel bir ramazan eğlencesidir. Aşuk âşık olanı, Maşuk ise âşık olunanı temsil etmektedir. İki karekter ile ilgili kısa bir anlatımın ve tanıtımın ardından oyunda kullanılan giyim ve aksesuarlardan bahs edildi. Sonrasında Aşuk ile Maşuk hakkındaki bilgileri daha da arttıracak ve oyunun detaylarının  seyredilebileceği kısa video gösterisi sunuldu.


 

Mozaikdergisi                                                                                                              10.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Aydoğdu Köyünde 8 Mart Kutlaması

   8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Bulgaristan'ın dört bir yanında kadınların bir araya gelmesi ve düzenlenen eğlencelerle kutlandı. Bu kutlamaların bir adresi de Şumnu ilinin Köklüce belediyesine bağlı Aydoğdu köyü oldu. Aydoğdu köyü Probuda 1930 Okumaevi sekreteri Halise Ali, köydeki kadınları bir araya getirerek bu günü onlar için önemli kıldı. Halise Hanım,  her yıl düzenlediği Kadınlar Günü bayram eğlencesini bu yıl da organize etti. Yaklaşık 20 kadını Okumaevi çatısı altında bir araya geldi. Okumaevi sekreteri,  1 Mart  2012 tarihinde Petko Raçev Slaveykov Ortaokul öğrencileri ile beraber yaptıkları marteniçkaları öğrenciler adına orada bulunan kadınlara hediye verdi.  Okumaevi adına  ise  kutlamada yer alan her kadına çok hoş birer çiçek sepeti takdim etti.  Sonrasında kendi  çapında hazırladığı programda, Kadınlar Günü bayramı ile ilgili sorular, bilmeceler sordu.  Soruları doğru cevaplayanlar, yine hediyesiz kalmadı. Verilen çeşitli yanıtlar, kadınlar arasında güzel ve neşeli bir atmosfer yarattı. İkramlar yapıldı, müzik eşliğinde oyunlar oynandı.  Bir gün de olsa kadınlar doyası coştu, güldü, eğlendi ve başka bir buluşmada bir araya gelme dilekleri paylaşıldı.


 

Cahide Ercan                                                                                                              09.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2013 Yılında Da Tütün Üreticilerine Prim Verilecek

   2010 Ulusal Tütün Üreticileri Derneği başkan Yardımcısı Asen Kiçukov, 2013 yılında da 2007-2009 yıllarında tütün üreten vatandaşların ulusal ödemeyle destekleneceklerini beyan etti. Bu teklifin Tarım ve Gıda Bakanlığı Tütün Danışma Kuruluna dernek yönetimi tarafından yapıldığı açıklandı. İl Tarım Müdürlüklerine 15 Mayıs’a kadar sunulması gereken dilekçelerde tütün üreticileri “Tütün İçin Ulusal Ödeme” şemasına dahil edilmelerine aday olduklarını belirtmek zorundalar.

Bulgaristan’ın Avrupa Birliğinden 2010 ve 2011 yılında uygulanan bu şemanın bir yıl süreyle uzatılmasını isteyeceği anlaşıldı. Bu teklifin ağustos ayında yapılması bekleniyor. Kasım ayında ise ulusal ödeme için toplam para miktarı belli olacak. Bu para 2013 yılı bütçesi hazırlanırken, göz önüne alınacak. Kiçukov, Tarım ve Gıda Bakanı Miroslav Naydenov ve Başbakan Boyko Borisov’un 2013 yılında tütüncülere yapılacak ulusal ödemeler için para bulunacağını söz verdikleri ortaya çıktı.

2007-2009 yılları döneminde tütün yetiştirmiş kişiler, bu mali yardımı alma hakkına sahiptir. Ödeme yılda ortalama tütün alımı miktarı üzere yapılacak. Belirtilen buüç yıl içerisinde tütün çalışmamış kişilerin alacağımali yardımın miktarı onların tütün yetiştirdiği yıllarda ortalama tütün alımına göre belirlenecektir.

Ulusal ödemelerin 2009 yılından sonra elde edilen tütün hasatıyla bir bağlantısı yoktur. Ulusal ödeme yardımı almak için 2007-2009 yılları döneminden sonra tütün üretiminden vazgeçen, fakat tarım işi yapmaya devam eden kişiler de aday olabilirler.


 

Kırcaali Haber                                                                                              09.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

T. C. Sofya Büyükelçisi İsmail Aramaz
ve Filibe Başkonsolosu Ramis Şen
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Ardino’yu ziyaret etti

   Büyükelçi İsmail Aramaz ve Başkonsolos Ramis Şen Kırcaali'nin Ardino (Eğridere) ilçesini ziyaret etti, Belediye Başkanı Resmi Murat ile görüştü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle düzenlenen etkinliğe katıldı, düzenlenen toplantıda Ardinolulara hitap etti.

Ardino Belediye Başkanı Resmi Murat ve Belediye Meclis Başkanı Sezgin İbramov, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle “Perla” restoranında Ardinolu kadınları için özel bir resepsiyon düzenlediler. Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büykelçisi İsmail Aramaz ve Filibe Başkonsolosu Ramis Şen de kutlama töreninin özel konuklarydi. Başkan Resmi Murat, kadınların bayramını kutlarken, mutlu, sevilen ve değer verilen olmalarını diledi, resepsiyona katılan her kadına bir karamfil hediye etti. Başkan Murat yaptığı selamlama konuşmasında, “Güzel kasabamızda yaşam şartlarını daha da iyileştirmek ümidiyle sizin her ihtiyacınıza karşılık vermeye çalışacağım” dedi. 

Büyükelçi İsmail Aramaz, tüm kadınlara Bulgarca olarak, “8 Mart gününüz kutlu olsun!” dedi ve kadılımcıların bol alkışlarını kazandı. Sayın Aramaz, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Ardino’yu ziyaret etmesinden son derece mutluluk duyduğunu ifade etti. 

Resepsiyona gelen tüm kadınlar adına Karasimira Hacieva Resmi Murat’a gösterilen ilgi ve değer için teşekkürler sundu ve kendisine sağlıklı, hep böyle güler yüzlü ve özverili oğul, eş, baba, dost ve Ardino Belediyesinin yöneticisi olmaya devam etmesi temennisinde bulundu.

“Hristo Botev” İlkokulundan bir grup öğrenci, kısa şiir ve müzik programı sunarak, etkinlikte bulunanların bayramını kutladılar. 


 

Güner Şükrü                                                                                               09.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

8 Mart Kadınlar Günü  Şumnu'da Kutlandı

   Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya emekçi kadınların kutladığı uluslararası bir gündür. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı, 8 Mart 1857 yılında ABD'nin New York kentinde başladı ve dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı, kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi. Bu gün kadınlar tarafından ve ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.
  Gelenek haline gelen ve her yıl kutlanan Dünya Kadınlar Günü, Şumnu kültür ocağı  tarafından da gündemde yer aldı.  8 Mart (Perşembe) saat 18.00'de  Şumnu Kültür Evi'nde  büyük ve küçük üyelerin bir araya gelişi ile bayram coşkusu yaşandı. Önce katılan erkek ve kadınlara Dünya Kadınlar Günü'n anlamı, özelliği ve tarihçesi anlatıldı. Kadın Korosu, Deliorman'da söylenen Armut Koydum Sepede, Bir Elmanın Yarısı, Filibe'nin İçinde Davullar Çalar, Varna Üzerinden Doğar Sabah Yıldızı, Deliorman Yolunda, Tamburam Arap Oldu türküleri ile bütün katılanları selamladı. İklime, Nadiye, Azize ve Kadriye Pınar Başında Be Yarim ve Yinge Görünce Oynasınlar Şimdi türküleri eşliğinde eskiden Deliorman dam düğünlerinde çok oynanan düz oyunu gösterisi sundular. Şumnu Kız Saz Orkestrası'ndan Emelin ve Şenay saz çalarak Dere Geliyor Dere  ve Maçka Yolları türkülerini seslendirdiler. Destan Folklor Grubu solistleri Şirin, Mirel, Hülya ve Elis söyledikleri Ay Oğlan türküsüyle beğeni kazandı. Diğer bir üye Nehriban Nevzat sihirli parmakları ile Darbuka çaldı. Faaliyete katılan Destan Folklor Grubu'n en küçük üyesi 4 yaşındaki Emre, Efe oyunu oynadı. 5 yaşında Melek ise Şumnu Kültür Evi ekibi kadınlarına karanfil çiçeği hediye ederek duygusal anlar yaşattı. Kadınlar tarafından Türk mutfağına özgü olan hamur yiyecekleri ikram edildi. En sonunda Suyu Koydum İleğene, Uğurlar Olsun Gidene veda türküsü ile kutlama sona erdi.


 

Mozaikdergisi                                                                                                08.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumen Yolları Kışa Dayanamadı

   Geçtiğimiz yıl yenileme yapılan Şumen şehri yolları bu yılki yoğun kış nedeniyle büyük ölçüde hasar gördü. Daha birkaç ay geçmesinin ardından güya yeni atılan asfalt delik deşik hale gelmesi vatandaşların tepkisine neden oldu. Şumen Belediyesi yolların bu hale gelmesinden yollara asfalt döşeyen şirketleri suçlu budu ve şirketleri kalitesiz asfalt kullanmakla suçladı. Yol yapımında kalitesiz asfalt kullanan şirketlerin cezalandırılacakları öğrenildi. Ayrıca Belediyeden yapılan açıklamalarda göre yolların yeniden yapılandırılacağı bildirildi. Geçtiğimiz yıl milyonlarca leva para harcanarak yenilenen yollara sevinen vatandaşların da sevinci boğazlarında kalmış vaziyette. Nitekim yepyeni yolların sadece bir kış geçmesinin ardından eski halini alması vatamdaşlar tarafından tepkiye neden oldu. Vatandaşlar yollarda döşenen asfaltın asfalt olmadığını ve bu yüzden şu anda yolların dağıldığını bildirdiler. Geçtiğimiz yıl yol yenileme çalışmaları yapılmasına rağmen bazı caddelere yapılması planlanan çalışmaların kışın bastırmasıyla yenileme çalışmaları dondurulmuştu. Havaların düzelmeye başlamasının ardından çalışmalara tekrar başlanacağı ve bu defa yollara döşenen asfaltın ciddi şekilde kontrol edileceği öğrenildi.

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                08.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kirkovo (Kızılağaç) Belediyesi, Dans Yarışması Düzenliyor

   Kirkovo (Kızılağaç) Belediyesi, 98.kuruluş yıldönümü münasebetiyle Belediye Başkanı Sali Ramadan’ın himayesi altında klasik, halk ve modern dans yarışması düzenlediği ilan edildi. 

Yarışmayla yetenekli çocuk ve öğrencilerin oyunculuk, çekicilik ve orijinal dans etme becerilerini gösterme fırsatı verme amaçlanmaktadır. Yarışmaya bireysel veya grup şeklinde katılım imkanı sunulmaktadır. 

Her katılımcının veya grubun programı toplam 10 dakika süreliğinde her hangi bir folklor üzere dans, klasik dans, otantik halk dansı veya çağdaş modern bir dans türlerinden olmak üzere 3 dansa kadar içerebilir. 
Bu dört dans türlerinde yarışacak olan katılımcıların 6-8, 9-11, 12-15 ve 16-19 yaş gruplarından olmaları belirtilmektedir. Her dans için sadece Audio CD kayıtı kullanılabilir. 

Yarışma iki aşamada gerçekleşecek. Anaokulun veya okulun müdürü tarafından belirlenen bir komisyon belediye düzeyinde yarışmaya katılmaları üzere en iyi performans gösterenleri değerlendirecek. 

Yarışmanın ikinci kısmında Belediye tarafından kurulan bir juri katılımcılar arasında en iyi dans edenleri seçecek. Derece kazananlar Kirkovo Belediyesinin 26 mart 2012 tarihinde meydana getireceği 98.kuruluş yıldönümü kutlama töreni programında yer alacaklar. 

20 Mart 2012 tarihine kadar Kirkovo Belediye İdaresi Eğitim, Kültür, Sağlık, Sosyal Faaliyetler, Spor ve Turizm Daire Başkanlığına anaokul ve okul komisyonları dereceye giren katılımcılarla ilgili bilgi sunmaları gerekir. Katılımcıların adı, yaşı, anaokul ve okulun adı, dans gösterisinın kısaca tanıtımı ve süresine ilişkin bilgi olması şart. 

Yarışmanın ikinci aşaması 22 Mart 2012 tarihinde (Perşembe) saat 14.00 itibariyle Kirkovo “Nikola Yonkov Vaptsarov” Halk Kültür Merkezi ve Okumaevinin salonunda gerçekleştirilecektir. 

En özgün ve ilgi çekici dansları tanıtan katılımcılar, Kirkovo Belediye Başkanı Sali Ramadan tarafından ödüllendirilecektir.

Ek bilgi için 03679/27-36 ve 03679/89-03 Nolu telefonlar aranabilir. 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                08.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Turkcell, Bulgar Telekom Şirketini Satın Almak İstiyor

   En büyük Türk mobil operatörü Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ, sahibi Vivacom olan Bulgarian Telecommunications Company AŞ'nin yüzde 93,99 oranında hissesinin satın alınması için teklif verilmesini kararlaştırdı.

Turkcell'in Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamada, ''Şirketimiz Yönetim Kurulu, Bulgaristan'da faaliyet gösteren telekom operatörü Bulgarian Telecommunications Company AŞ'nin (Vivacom) yüzde 93,99 oranında hissesinin satın alınması için teklif verilmesine karar vermiştir'' denildi.

Böylece Turkcell şu anda Bulgar Telekomuna (BTK) yatırım yapacak tek stratejik yatırımcı durumunda bulunuyor. Türk mobil operatörü Türkiye’de mobil telekomünikasyonlar piyasasında önde gelen şirkettir. Turkcell’in 2011 yılında 34,1 aboneleri ile pazar payı %54 oranındadır. Kumpanyanın hisselerinin %51’i Turkcell Holding’e, %0,05’i Çukurova Holging’e ve %13,07’si de Finlanda teelkomünikasyon şirketi “Sonera” ya aittir. Turkcell, İsveç-Finlanda “Telia Sonera” şirketi ile birlikte, Azarbeycan, Gürcistan, Kazakistan ve Moldova’da faaliyet gösteriyor. Turkcell 2000 yılı itibariyle New York Borsasında (NYSE) işlem gören ilk ve tek Türk şirketidir. 

Resmi olmayan kaynaklara göre, üç yatırımcının daha BTK’yı satın alma teklifi sundukları duyuruldu. Birisini Rus VTB Capital Bankası ile ortaklık içerisinde olarak, Kurumsal ve Ticari Bankasının çoğunluk hissedarı Tsvetan Vasilev yapmıştır. Diğer iki teklifin ise Yunanlı işadamı Panos Germanos ile birlikte BTK’nın eski sahibi İzlandalı milyarder Thor Bjorgolfsson ve Londra merkezli girişim sermayesi şirketi Pamplona Capital Management tarafından geldiği açıklandı. 

BTK’nın sıradaki satılışa çıkarılması geçen yıl sonbaharda oldu. Uluslararası yatırım bankası "Morgan Stanley" pazarlama danışmanlığını yapıyor. 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                08.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kirkovo Belediyesi,
En Özgün Herbaryum Aplikasyon Yarışması Düzenliyor

   Kirkovo (Kızılağaç) Belediyesi, 98.kuruluş yıldönümü münasebetiyle Belediye Başkanı Sali ramadan’ın himayesi altında “Doğanın Güzelliğini Resimde Koruyalım” başlıklı kuru çiçek ve bitki parçaları kullanılarak en özgün herbaryum aplikasyon yarışması düzenlediğini ilan etti. 

Müsabakada bireysel veya grup halinde 4 ile 15 yaş grubu arasında çocukların ve öğrencilerin katılabilecekleri açıklandı. 

Eserlerde korunan çiçek ve bitki türlerinin dışında her çeşit kuru çiçek ve bitki parçaları kullanılabilir. Müsabakaya her katılımcının bir veya birden fazla eseri ile katılabileceği, üç adını, yaşını, anaokulunu, okulunu ve sınıfını belirtmesi gerektiği beyan edildi. 

Çocukların ve öğrencilerin grup halinde de kumaştan veya başka bir malzemeden pano yaparak yarışabilecekleri belli oldu. Müsabakın birinci aşaması 19 Mart 2012 tarihine kadar anaokullarda ve okullarda gerçekleştirilecek. 

Müsabakanın ikinci aşamasına çeşitli yaş gruplarından ilk üç sıraya dizilen çocuk ve öğrenciler katılacaklar. Onlar derece kazanan eserlerini son süre olan 22 Mart 2012 tarihine kadar Kirkovo Belediye İdaresinde 21 ve 24 Nolu odalara sunmaları gerekir. 

Bir juri tarafından değerlendirilecek eserler arasından en iyileri seçilecek. Onların yaratıcılarına maddi ödüller verilecek. En herbaryum uygulamaları, Kirkovo’da bulunan “Nikola Yonkov Vaptsarov” Halk Kültür Merkezi ve Okumaevinin salonunda düzenlenen sergide yer alacaklar. Derece kazanan katılımcılara ödüllerini 26 Martta Kirkovo’nun 98.kuruluş yıldönümü kutlamaları sırasında Belediye Başkanı Sali Ramadan takdim edecek. 
Müsabakayla ilgili daha geniş bilgi 03679/89-03 ve 03679/27-36 telefonlarından alınabilir. 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                08.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türk Mobil Operatörü Turkcell ,
BTK'da Tek Stratejik Yatırımcı Olmak İstiyor 

   En büyük Türk mobil operatörü “Turkcell” , BTK’nın sahibi Bulgar “Vivacom” telekomünikasyon operatörünün yüzde 93.99 oranında hisselerinin satın alınması için teklif verilmesini kararlaştırdı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na yapılan açıklamada bu haber yayınlandı. Böyel bir anlaşmanın yapılması durumunda “Turkcell” BTK’nın tek stratejik ortağı olacak. Uluslararası Yatırım Bankası Morgan Stanley hisse satışında danışmanlık yapacak.

 

 

 

BNR                                                                                                07.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Güneydoğumuzun Güreş Makinası
Pehlivan Yetiştirmeye Devam Ediyor

   Mart ayı başında İslimiye (Sliven) kentinde yapılan Bireysel Minikler Bulgaristan Serbest Stil Şampiyonasına 41 kulüpten 243 sporcu katıldı. Göklemezler (Stremtsi) KALE (Krepost) güreş takımı bir şampiyon ve iki gümüş madalya kazanmanın yanı sıra turnuvanın en üretken güreşçi ödülünü de kazandı. 30 kiloda Mustafa FAİK birincilik karşılaşmasında Çernomorets Burgaz takımından Dimitır Angelov’u yenerek gösterdiği başarılı güreş sonrasında şampiyonana en üretken ödülünü de kaptı. Üçüncülüğü Lokomotiv Gorna oryahovitsa’dan Stefafan Velişkov ve Dimitrovrat takımından Stoyan Georgiev paylaştılar. 35 kiloda Faris FAİK birincilik karşılaşmasını Dimitrovgrat’lı rakibi İlia Hristova karşı kaybederek ikinci oldu, üçüncülüğü de Razgrat Lütvü Ahmedov güreş takımından Ahmet Ahmedov ve Işıklar (Samuil) Şampiyoni takımından Turgay Fevzi kazandılar. Geçen yılki şampiyonda 35 kiloda üçüncü kalan Durgut Tasim geçtiği 38 kilo sıkletinde bu yıl da gümüşle yetindi. Beroe Stara Zagora takımından Mitko Stoykov birinci olurken, Dimitrovgrat takımından Delço Neyçev ve Nikolay Skenderov da üçüncü oldular. Diğer güreşçilerimiz ilk üçe giremediler.
Ev sahibi takımdan Enço Gajev 59 kiloda şampiyon olup turnuvanın en teknik güreşçisi seçildi.
Şampiyonanın başhakemi İvan Radkov olurken genel sekreterliğini de Ali Pırışmolla yaptı.
Her yıl bu şampiyonadan birinci ve birincilikler kazanan çalıştırıcı Aydın Rufat’ın pehlivanları Sofya’ya ÇSKA ve Levski’ye geldiklerinde şampiyonluk unvanlarını koruyamıyor ve kariyerlerinde ciddi düşüş görülüyor! Bu durum hem Aycan hem Bayram hem de Serkan için geçerli. 

HASAN AZİS’e ZİYARET

Her yıl olduğu gibi ve artık gelenek haline gelen bir olay bu yıl da yaşandı. Son yıllarda ata sporumuz güreşin bölgemizde yeniden canlanmasına ve ülke genelinde makine haline gelmesinde en büyük katkıyı sağlayan belediye başkanı Hasan Azis minik pehlivanları makamında kabul etti, sonra da belediyenin kafeteryasında ağırladı. Burada ufak bir konuşma yapan Hasan Azis, güreşçilerin almış olduğu başarılardan gurur duyduğunu, her yıl insanlarımızı şampiyonluklarla mutlu ettiklerinden dolayı başta kulüp başkanı Velattin Veli’ye, bu güzide çocuklarımızı çalıştırdığı ve şampiyonluklara doğru taşıdığı için çalıştırıcı Aydın Rufat’a ve tabi ki pehlivanlara başta kendi adına, sonra da çalışma arkadaşları ve Kırcaaliler adına teşekkür etti. 

 

 

İsmail İbrahimoğlu                                                                                               07.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Biser Köyünde Sular Çekildi Osmanlı Eseri Ortaya Çıktı

   Geçtiğimiz ay Harmanli bölgesindeki İvanovo Barajının duvarı çatlaması nedeniyle sular altında kalan Biser Köyünde sular çekilince Osmanlı döneminden kalma tarihi sütun ortaya çıktı.
8 kişinin su baskınlarında hayatını kaybettiği Biser Köyünde yaşayan Mitra Georgieva’nın domuz ahırından suların çekilmesiyle ortaya çıkan Osmanlı döneminden kalma sekiz köşeli mermer kolon Bulgar arkeologlar tarafından incelemeye alındı. 
Georgieva basına yaptığı açıklamada, zamanında kolonu dedesinin domuzların kaşınması için ahıra koyduğunu ancak onlarında bu taşın ne olduğunu bilmediklerini söyledi. 
Köyden suların çekilmesiyle ortaya çıkan Osmanlı dönemine ait tarihi eserlerin yanı sıra Roma dönemine ait taş yazıtlar da gün işiğina çıktı. Arkeoglar, bölgede daha büyük kalıntıların olduğunu tahmin ettiklerini belirtti.

 

 

Ajans BG                                                                                                           07.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kırcaali Türk Folklor Ekibi, İstanbul Kartal'a Gidiyor

   “Ömer Lütfi” Kültür Derneği’ne bağlı Kırcaali Türk Folklor Ekibinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle İstanbul Kartal ‘da 2 saatlik konser programı sunacağı bildirildi.
Etkinliğin Balkanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından organize edildiği açıklandı. 
Kırcaali folklor ekibinin hazırladığı programda Rumeli türküleri ve halkoyunları yer aldığı açıklandı. 
Dernek Müdürü Müzekki Ahmet, 35 kişilik Kırcaali Türk folklor topluluğunun İstanbul’u ziyareti sırasında yapılacak tüm masrafların Kartal Belediyesi ve Balkanlılar Derneği tarafından karşılanacağını belirtti.

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                06.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofya ve İstanbul Belediyeleri Daha Güzel Bir Dünya İçin
Ortak Projelerde Buluşuyor
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın
Sofya Ziyareti

 

   Sofya'ya kısa bir ziyarette bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile yaptığımız söyleşiyi dikkatinize sunuyoruz. Sofya ve İstanbul Belediyeleri arasındaki ilişkileri değerlendiren Topbaş, bu ilişkilerin gelişmesinde devlet adamlarının, hükümetlerin ve yerel yönetimlerinin önemli rol oynadığını belirtti. Sayın Topbaş'ın Sofya ziyareti ile ilgili konuşmasını ve dinleyicilerimize ilettiği özel mesajını Bulgaristan Ulusal Radyosu Türkçe yayınlar bölümüne verdiği söyleşide dinleyebilirsiniz.

 

 

BNR                                                                                                06.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gorno Prahovo Camisinin İstinat Duvarı Çöktü

   Ardino’nun Gorno Prahovo muhtarı İbram Murat, caminin istinat duvarının bir bölümünün çöktüğünü bildirdi. Bu olay, şubat ayının sonunda yağan sağanak yağmur sonucunda meydana gelmiştir. Duvarın yakınında bulunan Rasim Mümün’ün kovanlarının da zarar gördüğü belli oldu. 

Gorno Prahovo muhtarı, “Acil önlemler alınmazsa, yakın zamanda tüm istinat duvarı yıkılabilir. Şu anda cami açık, fakat müminler oraya toplanıp, cemaatle namaz kılmaya çekiniyorlar, çünkü duvarın her an çökmesinden endişe ediyorlar” dedi. Taş duvar 1927 yılında caminin inşaatıyla beraber, yapılmıştır. Duvar, harç olarak kil çamur kullanılarak yığma taşlarla örülmüş. 

Bu konu hakkında Ardino Belediyesinin de görüşünü almak istedik. Belediyenin bu sorundan haberi olduğu anlaşıldı. Olaydan hemen sonra Ardino Belediye Başkanı Resmi Murat, Bölgesel Kalkınma Daire Başkanlığından bir uzman ekibin çöken duvarı gözden geçirmesi emrini vermiştir. Bir de hasarları tespit etmesi üzere bir komisyon kurulmuş. Belediye İdaresinin ayrıca Bakanlar Kuruluna bağlı Kurumlar Arası Rehabilitasyon ve Destekleme Komisyonuna olayı bildirdiği anlaşıldı. Bu olayla ilgili komisyona bildirim raporu sunulması bekleniyor.       

 

 

 

 

Güner Şükrü                                                                                                06.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tarihi Filibe Fotoğrafları Başkonsolosluğun Facebook Sayfasında

   Tarihi Filibe fotoğraflarına T.C. Filibe Başkonsolosluğu facebokk sayfasındaki aşağıdaki linkten ulaşılabilir. 

http://www.facebook.com/pages/TC-Filibe-Ba%C5%9Fkonsoloslu%C4%9Fu/338569296169035

Sözkonusu fotoğraflar Başkonsolosluk tarafından çeşitli kaynaklardan derlenerek facebook sayfasına konulmuştur. Sayfaya peyder pey yeni fotoğraflar eklenmektedir.

 

 

 

 

Kırcaali Haber                                                                                                06.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Varna'da 8 Mart Kadınlar Günü Kutlandı

   1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı'nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ı tüm kadınları için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. Bu gün, 19. yüzyılın ağır çalışma koşullarına isyan eden kadınların hatırasını yaşatmak ve kadın sorunlarına dikkat çekmek için her yıl kutlanmaktadır.
Son yıllarda HÖH Varna Kadınlar Kolu İl Yönetimi tarafından organize edilen ve gelenek haline gelen 8 Mart  Kadınlar Günü, bu yıl da bölge genelinden kadınların katılımıyla kutlandı. 4 Mart (Cumartesi günü), saat 11.00’de Varna Horizont Restoranı’nda gerçekleşen buluşmada,  220’den fazla kadın yer aldı. Kutlama programın açılışı, Türkçe ve Bulgarca olarak Zerin Dubaz ve Alise Hasanova tarafından yapıldı.  Kadınların birliği, beraberliği ve erkekler ile eşitliliğin kutlandığı bu buluşmada Varna’dan Uman Dubaz Hanım katılanları kutladı ve selamladı. Ardından kendisi Dünya Kadınlar Günü başlıklı şiiri okudu ve bazı mısraları herkesi etkiledi:

“İnsandan, insan üreten olanlar,
Nice kahramanları doğurdular,
Evin direği, ailenin yüreği olanlar,
İnsana sevgiyi aşılayan olanlar.

Her şeyden önce anadırlar,
Onlara verilmeli birçok haklar,
Tarihe geçtiler, oldular kahraman,
Halide Edip, Nene Hatun, Kara Fatma’lar.

Daha sonra Şumnu Kültür Evi Derneği Başkanı ve Mozaik Dergisi Yayın Müdürü Nurten Remzi’ye söz verildi. O, kendi eseri Ömür şiirini orada bulunan kadınlara okudu. Mutlu, eğlenceli, neşeli anlar diledi ve Mozaik Dergisi’nin 52. Sayısı ekibi tarafından herkese dağıtıldı. Organizatörler, kutlamaya katılan bütün bayanlara birer karanfil çiçeği hediye etti. DJ Mıt, onların eğlenmesini ve güzel dakikalar geçirmesini Türkçe ve Bulgarca müzikle sağladı. Varna’dan Osman ve  Burgas’tan Manken Ali Aliev şov yaptı. Varna HÖH İl Başkanı Ercan Sebaytin türküleriyle her zaman gibi kadınları etkiledi. Katılanlar bol bol güldü ve hatıra fotoğrafları çekti.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                05.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şumnu Kültür Evi Derneği'nde Zeybek

   Şumnu Kültür Evi genç üyeleri, bu hafta yine her zaman gibi bir araya geldi ve Zeybek konusunu ele aldı. Kültür ocağı ekibi, önlara Zeybek ne olduğunu anlattı, Zeybeğin kelime anlamı ortaya koyuldu.. O, yakışıklı, mert bir erkek, köylüyü, fakiri koruyan erkek tarafından oynanan bir halk oyunu. Dolaylı Zeybek ünvanı Divanı Lügatı Türk'te, anlayışlı ve akıllı, sözünü sağlam tutan olarak görünüyor. Zeybekler, atılgan, cesur, mert, mazluma dost, haksıza düşman kimselerdir. Tek tek, ya da gruplar halinde yaşarlar. Çeşitli alanlarda sivrilmiş, isim yapmış olanları ya kendiliğinden, ya arkadaşlarının yardımı ve isteği ile başkan olmuş kişilerdir. Başkanın ünvanı Efe'dir. Efe'nin, yardımcılarına Kızan denir. Günümüzde, geçmişten akıllarda kalan bazı Efeler ve Zeybeklerin adları dile geldi. Bunlar arasında Çakıcı Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Çakırcalı Efe, Saçlı Efe, Mestan Efe, Gökçen Efe, Sarı Zeybek, Kamalı Zeybek, Pepe Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe, Demirci Mehmet Efe yer aldı. Aynı zamanda Ege deyince Zeybek halk oyununa özgün bazı hareketler ve oyunun kendine has adım ve hareketlerle ilgili konuşuldu. Tek kişi tarafından ya da birkaç oyuncunun çember şeklinde dizilmesiyle oynanır. Zeybek oynayan oyuncu, kollarını omuz hizasında, elleri başıyla aynı hizada olacak şekilde iki yana doğru açar ve bazı oyunlarda kollarını dirseklerden hafifçe kırar. Büyük adımlar atarak ağır ağır hareket eder. Ara sıra yere doğru eğilip bir dizin yere dokundurulması, bu dansın belirgin hareketlerindendir şeklindeki açıklamalar, Destan Folklor Grubu  genç üyeleri Serdal, Rafi ve Sinan tarafından gösterilerek sergilendi.
Daha sonra sohbet ve kahkahalarla geçen Şumnu Kültür Evi çocuk üyeleri halk oyunları provaları, son hızla devam etti. Yakın gelecekte bu yıl Destan Folklor Grubu, 10. yaşını kutlayacak ve yapılacak olan gösteri yoğun yoğun hazırlanmaktadır.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                05.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Rodop Türk Müslüman Kadının İki Simgesi

   Geçen asrın 60. yıllarına doğru Rodop Türk Müslüman kadını dünyaya başka gözle bakmaya başladı. Yıllardan beri sürüp gelen gelenekler, batıl inançlar birer ikişer çökmeye yüz tuttu. Asılsız oldukları anlaşıldı. Kadın, erkeğinin kölesi olmayıp, onun eşi, dert ortağı olduğu kanaatı sağlamlaşmaya koyuldu hafızalarda. Azar azar da olsa, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) daha 632 yılı söylediği son veda hutbesindeki “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır” inancı belirgin oldu giderek. Böylece dünyada ilk olarak eşit haklılığa giden çığır açıldı. Bundan tam 1225 yıl sonra,1857 yılında, ABD’de tekstil işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteğiyle, eşitsizliğe ve ayrımcılığa, uzun ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadeleye başladıkları 8 Mart, ilerleyen süreçte, tüm dünya kadınlarının kutladığı bir gün haline geldi. Pek tabii ki, zamanın getirdiği yeni koşullar bütün Türk Müslüman topluluklarında olduğu gibi Rodop Türk Müslüman kadınları arasında da uzun bir süre geçti. Eşit haklılığın uygulanması, kadının topumda tam, gereken yerini alması, kolay olmadı. Zaman geçmesiyle insanlığın geleceği kadın ve erkeğin el ele vererek uyum içinde çalışmalarına bağlı olduğu beyinlerde bilinçlendi.
Kırcaali kentinde Rodop Türk Müslüman kadınlarının eşit haklılığa, toplumda gereken yerini alma düşünce akışını sembolize eden, sergileyen iki heykel bulunmakta.

BİRİ, “Gorubso” parkı girişinin sağında. Kültür Evi’nin solunda. Heykeltıraş büyük bir ustalıkla Rodop Türk Müslüman kadınının, o zamanki iç dünyasını aksettirmiş yapıtında. Heykeldeki kadın, Rodop Türk Müslüman kadınına has bir şekilde sol dizini yere koyup oturmuş. Sağ dizi bükük, sol dizinin üstüne yaslanmış, ayağı da parmaklarının ucuyla dikili bırakılmış. İki eli üst üste, sol dizi üzerinde. Başındaki yazmasını arkaya bağlayıp, yüzünü, gerdanıyla birlikte açmış. İlle hep daha şalvarını atamamış. Çehresi düşünceli. Belli ki, içinde dünyaya açılma, erkekle yan yana olma, eski yaşam, töre ve adetlerinden kurtulma, okuyup zanaat, meslek sahibi olma bilinci oluşmuş belleğinde. İlle yıllardır yüreğinde çöreklenen olguyu bir çırpıda söküp atamayacağından kaygılı. Amma bakışında gelecek günlerin aydın şıkları, kararlılık, direşkenlik okunuyor...

İKİNCİ: “Osvobojdenie“ meydanından Rusalka Parkı girişinin sağ tarafında. Bu sefer heykeltıraş Rodop Türk Müslüman kadınının eşit haklılık çabasında daha da ileri gittiğini aksettirmiş yapıtında büyük bir maharetle. Burada artık o, dimdik, aydın ufuklara doğru bakan, iki eliyle kitaba sarılan, yepyeni çağdaş kıyafetiyle çıkıyor önümüze. Başındaki yazması çenesinin altına bağlı. Sırtında, ayaklarına kadar uzanan fistan. Bakışı azimli. Okuyup bilgi sahibi olmak, yükselmek kararlılığı var yüzünde, gönlünde.
Söz konusu bu iki heykel, şimdi belki, kimsenin dikkatini çekmiyor. Fakat bu iki heykel Rodop Türk Müslüman kadınının gelişme sürecinin tarihini niteliyor, geçen asrın 60-70 yıllarının sembolü. İlle şu anda bakımsız, is pas içinde. Kafa kaldırıp, bakılacak durumda da değiller.
İnsan istemeyerek de olsa, bu iki heykelin yanından gelip geçerken günümüz Türk kadınlarını canlandırıyor hafızasında. Fark ne kadar büyük! Yıllar ne kadar da çağdaşlaştırmış kadınlarımızı. Onları bugün, yaşamın her sahasında adım başına görmek mümkün, yüksek lisans, iyi meslek sahibi, uzman, iş adamı olarak.... 

 

 

 

 

Mustafa Bayramali                                                                                                05.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ulusal Programcılık Yarışmasından Şumen’li Yarışmacılar
3 Altın Madalya Kazandılar

   Son yıllarda gelenek haline gelen Ulusal programcılık yarışması bu yıl Veliko Tırnovo’da düzenledi. Yarışmaya Bulgaristan’ın farklı yerlerinden 230 yarışmacı katıldı. Bu yarışmacıların 37’si Şumen’deki ‘A&B’ okulundan katılan öğrenciler oluşturdu. Yarışma 2-4 Mart tarihleri arasında gerçekleşti. Bu yarışmaya özellikle Şumen’li katılımcılar damgasını vurdu. Şumenli yarışmacılar daha iyi olduklarını 3 altın madalya kazanarak ispat etmiş oldular.Özellikle Şumen’deki A&B’ okulu öğrencilerinin katıldıkları birçok yarışmada güzel dereceler elde ettikleri gözlenirken, bu okuldaki eğitimin de ne kadar üst düzeyde olduğunun bir göstergesi oluyor. Altın madalya kazanan öğrenciler A&B’ okulunda Biserka Jovçeva’nın eğitiminden geçerek yarışmaya katıldılar ve öğretmenlerini emeğini boşa çıkarmamış oldular. A&B’ okulunda ders veren Biserka Yovçeva bu yılkı yerel seçimlerde NDSV partisinden Belediye Başkan adaylığını koymuştu, fakat koltuğu Krasimir Kostov’a kaptırmıştı. Programcılık yarışmasını başarıyla kapatan Şumen’li öğrenciler kazandıkları ödüllerin sevinciyle evlerine dönerlerken, önümüzdeki Nisan ayında gerçekleşecek olan bilişim yarışması içinde hazırlıklara başlayacaklar. Bilişim yarışmasının 7 Nisanda Şumen’de gerçekleşeceği öğrenildi.

 

 

 

 

Fevzi Ehliman                                                                                                05.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Pazarda Satılan İnsulin: Lahana

   Amerika’da yıllarca süren bir araştırmada lahananın ülsere iyi geldiği sonucunu elde ettiklerini okuyunca gülümsedim. Çünkü babaannem, bunu yıllar öncesinden gelen bir kültürle bize zaten aktarmıştı. Ülseri olanlar sabah aç karnına ve akşam uyumadan bir bardak çiğ lahana suyu içerlerse ve bu küre birkaç ay devam ederlerse büyük faydalar group şaşıracaklardır. Lahanayı kaynatıp suyunu için, hem idrar söktürür hem de sesiniz kısıldığında faydalı olur. Fazla vitamin kaybına uğramasını istemiyorsanız sofranızda yer verdiğiniz lahanayı bıçakla kesmeyip ellerinizle küçük parçalara bölünüz. Lahanaların içine biraz maydanoz, karabiber, tuz ve çok az hakiki zeytinyağı ve limon ekleyip salata olarak da yiyebilirsiniz. Çiğ lahana göze de kuvvet verir. Kansızlığa bire birdir. Ayrıca suyunu sıkmak için şimdi neredeyse her evde bulunan mutfak robotlarından yoksa ülser için bu şekilde çiğ tüketmeniz tavsiye edilir. En önemlisi lahanada insülin (kan şekerini ayarlayan hormon) görevi yapan madde olduğunu biliyor muydunuz? Yemekten önce bir miktar çiğ lahana yerseniz kandaki şeker seviyeniz düşer.
Hipokrat’ın tavsiyesi
Kaynar suya sokup hemen çıkardığınız lahana yapraklarını ağrıyan bölgelerinize lapa yapıp koyabilirsiniz. Varis, siyatik, adale ağrıları, romatizma için birbirini takip eden günlerde ve aynı zamanlarda uygulayacağınız lahana lapası kürü sizi rahatlatır. Bunun için ikinci bir uygulamayı da şöyle yapabilirsiniz; birkaç lahana yaprağını ütü ile kadife yumuşaklığına gelinceye kadar ütüleyip bu yaprakları ağrılı yerlere tatbik edin.
Lahananın suyunu (taze sıkılmış) bal ile karıştırıp içerseniz ses kısıklığına tıpkı adaçayında olduğu gibi iyi gelir, içine balla beraber karanfil veya tarçın da ekleyebilirsiniz. Yalnızca lahanada bulunan ‘U’ vitamininin yanı sıra B1, B2, A ve C vitaminleri, ayrıca kalsiyum, sodyum fosfor, kireç potasyum ve magnezyum yönünden de lahananın nadirattan bir nimet olduğunu unutmayın. Tıp doktorlarının onun adı ile anılan yemini okudukları Hipokrat, eski kaynaklarda karın ağrısı, sancı, buruntu ve dizanteriye karşı muhakkak lahana yenilmesini tavsiye ediyor.

 

 

Neşe Kutlutaş                                                                                                05.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

En uzun ‘Martenitsa’ 7,5 Kilometre

   Bulgaristan’da üretilen bazı ilaçların yurtdışında daha ucuza satılması ülkedeki ilaç fiyat politikasını gündeme taşıdı. Özel bir televizyon kanalı, Bulgaristan’daki bir ilaç şirketinin ülkede sattığı ilaçların fiyatının, Türkiye ve Sırbistan’da satılan aynı ilaçlara oranla 3 kat daha pahalı olduğunu duyurması Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Sağlık Bakanlığı, ilaç üreticileri ve ilaç ithalatçıları ile fiyatların düşürülmesi konusunda anlaşmaya vardı. Bazı ilaçların yüzde 50 – 75 arasında ucuzlayabileceğini ifade eden Sağlık Bakanı Stefan Konstantinov, ucuzlamanın iki hafta içinde başlaması gerektiğini, başlamaması durumunda daha sert tedbirler alarak yasa değişikliğine gidilebileceğini söyledi. 1 Mart’ta Novi İskır şehir meydanında toplanan halkın önünde uzatılan iplik, daha sonra dikkatli bir şekilde toplanarak sağlık ve bereket için özel getirilen kızılcık ağacına asıldı. Mart ayı boyunca da burada asılı kalacak. Geçtiğimiz yıl Nova Zagora’dan bir grup öğrenci, 5 kilometre 30 metre uzunluğundaki Martenitsa ile rekor gerçekleştirmişti.
Novi İskır Belediye Başkanı Daniela Rayçeva’nın inisiyatifi üzerine yapılan rekor denemesi sonrası konuşan Başkan Rayçeva, geleneklerin yaşatılması ve farklı etkinliklerle zenginleştirilmesi gerektiğini söyleyerek, bölgede yaşayan yaşlı kadınlara özel olarak teşekkürlerini sundu. Baharın habercisi mart ayı, her kültürde kendine has kutlamalarla karşılanıyor. Mart ayının gelmesiyle sadece Bulgaristan’da değil, Romanya, Macaristan, Moldova ve Makedonya’da da ‘Martenitsa’ hediye etme geleneği sürdürülüyor. Adını mart ayından alan bu köklü geleneğe Bulgaristan’da ‘Martenitsa’ deniliyor. Sağlık ve gücü temsil eden kırmızı renk ile ilkbaharla gelen temizliği sembolize eden beyaz rengin birleşiminden yapılan püskül, kolye, broş ve insan figürleri, bu ayın ilk günlerinde insanların birbirine sunduğu en değerli hediye olarak görülüyor. ‘Martenitsa’nın renkleri özel bir anlam taşıyor. Kırmızı kan ve hayatı, beyaz ise temizlik ve mutluluğu temsil ediyor. Leyleklerin gelişini görenler ise kolunda taşıdığı martenitsaları çiçek açmış ağaçlara bağlıyor. 

 

 

Beynur Süleyman, Sofya                                                                                                05.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İpek ve Dilek'in Destan Ziyareti

   Şumnu Kültür Evi İkizler Kulübü üyeleri İpek ve Dilek, annesi ve babası ile birlikte Destan Folklor Grubu’nu ziyaret etti. Dört yaşını bitiren tek yumurtalı ikizler, bu ziyaretten sonra Destan üyeleri olarak provalara katılacak. İki damla su gibi birbirine benzeyen minik kızlar, büyük abla ve ağabeylerin oyunlarına katılınca herkese ilginç anlar yaşattılar. ”Çocuklarımıza Türk kültürünün güzelliklerini tanıtmak ve bilgi vermek istiyoruz. Şumnu Kültür Evi, bu konuda bunu çok güzel yapacağına inanıyoruz”, diyen anne ve babası, memnuniyetlerini ve umutlarını paylaştılar.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                04.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Simitli Yakınlarında Deprem

   Dün gece saat 22.30 sularında Güneybatı Bulgaristan'ın Simitli şehri yakınlarında deprem meydana geldi. Avrupa Akdeniz Sismoloji Merkezi verilerine göre 2.5 büyüklüğünde olan deprem, yakın bölgerde hissedildi.

 

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                02.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Üstadın 87. Yaş Günü

   Bulgaristan’ın tanınmış bilim adamı Prof. Dr. İbrahim Tatarlı 26 Şubat 1925 yılında Nikopol’da doğdu. Sofya Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Bilim alanına geçmeden önce 10 yıl gazetecilik yaptı.

Yirmi yıldan fazla Sofya Üniversitesi’nde okutmanlık yapan İbrahim Tatarlı kendini ülkemizin en ünlü Türkolog olarak kanıtladı. Türk Edebiyatı ve Türk Kültürü Tarihi alanlarında araştırmaları ve incelemeleriyle uluslararası bilim çevrelerinde de tartışmasız kabul gördü.

Moskova’da Bilimler Akademisinin Şarkiyat Bölümünde Sabahattin Ali üzerinde doktora tezi savundu (1973). Daha sonra 1982 – 1990 yılları arasında Bulgaristan Bilimler Akademisinin Balkanoloji Enstitüsünde bilimsel çalışmalarına devam etti, profesörlüğe yükseldi.

Demokrasiye geçişimizle etkin bir şekilde siyasi ve toplumsal hayata atıldı. Büyük Halk Meclisi’nde ve sonra, daha iki dönem Halk Meclisi’nde milletvekili oldu. 

Sofya Yüksek İslâm Enstitüsü’nde ve Şumen Üniversitesi’nde okutmanlık yaptı. Bunlara paralel olarak Halk Meclisinde HÖH parlamenter grubunda danışmanlığını sürdürdü.

Bilimsel çalışmalarını aralıksız sürdüren Prof. Dr. İbrahim Tatarlı kâh ülke çapında, kâh yurt dışında düzenlenen bilimsel toplantılar ve sempozyumlara katılmakta ve yeni yeni kitaplar yazıp yayınlamaktadır.

Dünyaca ünlü Türk yazarı, şairi ve gazetecisi Sabahattin Ali’nin 1907 yılında Ardino (Eğridere) doğumlu olduğunu saptayan bilim adamıdır İbrahim Tatarlı. Bu önemli tespit yarım yüzyıl boyunca meydandadır ve Edebiyat Tarihi tarafından kesin olarak kabul edilmiş bulunmaktadır.

“Sabah Yıldızı” adında bir Sabahattin Ali Belgeseli çekimlerinin son bölümünde Bulgaristan vardı. İstanbullu Yönetmen Metin Avdaç ekibiyle Ardino çekimlerini yaptıktan sonra Sofya’da Sayın İbrahim Tatarlı’yı ziyaret etti ve kendisiyle belgeselle igili uzun bir söyleşi gerçekleştirdi. 

Bu heyecan yüklü buluşmadan sonra İbrahim Tatarlı Ardino’yu ziyaret etmek istedi. Ekim’ 2011-de bir haftalık misafirliği esnasında Üstat Okuma Evi yanındaki Şehir kütüphanesini ve Cami kütüphanesini, okullarımızı gezip dolaştı. 

Belediye Başkanımız Resmi Murat Prof. Dr. İbrahim Tatarlı’yı makamında kabul etti ve kendisine bir Şeref Plaketi sundu.

“Dünya gözüyle bir kez daha Ardino’yu gördüm ya, bu bana yeter” – dedi kıymetli misafirimiz, 60 yıl önce genç gazeteci olarak buralara ilk gelişini anımsayarak.

Biz Ardino’lular, büyük bilim, kültür ve toplum adamı, Bulgaristan Türk Aydınlarının değerli hocası Prof. Dr. İbrahim Tatarlı’ya kalplerimizde özel bir yer ayırmış bulunmaktayız. 

Bugünkü Yaş Günü dolayısiyle kendisini en içten sevgi ve saygılarımızla selamlıyor, uzun ömürler, sıhhat ve afiyet içinde, ilham yüklü nice yaşlar temenni ediyoruz!

İyi ki, varsın, Saygıdeğer Hocamız!

Ardino

 

 

 Selahattin Karabaşev – Eğitimci                                                                                               02.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gazeteci Şair Durhan Ali 60 Yaşında

   Durhan Ali 2 Mart 1952 yılında Kırcaali ‘nin Kostino köyünün Hacıköy mahallesinde dünyaya geldi. İlkokulu kendi köyünde, ortaokulu Kostino’da, liseyi Çernooçene’ de ikmal etti. İki yıl askerliğin ardından, Devlet Demiryolları Hareket Memurluğu Kurslarını bitirdi. Ve Kırcaali garında 35 yıl bu görevde çalıştıktan sonra, 2009 yılında emekliye ayrıldı. İlk şiirini on sekiz yaşındayken yayınladı. Ama sadece şiirlerle yetinmedi, kalemini düzyazı türünde de denedi. Gazete ve dergilerde öykülerini sundu okurlarına. Beş yıl “Hak ve Özgürlük”, “Filiz” gazetelerinde Kırcaali bölge muhabirliği yaptı. „Gebe Bulutlar”-1996y., “Saman Yolu”-1997y. ve 2010 yılında „Sonbahar Rüzgarı”şiir kitaplarını yayınladı. 

Şiirlerinde ille de Dün - Bugün paraleli aramamış. Büsbütün günümüzde yaşananlara yönelmiş. Acısını da veriyor günümüzdeki yaşantıların, tatlısını da. Her birinde Rodoplar, Rodoplular var, memleket sevgisi var.

Molozlu yollar sevgisi. Evlat sevgisi, bir de sevdalı gözlerin sevgisi. Sonra ayrılık geliyor, yalnızlık, özlemler. 1989 yılında Büyük Göç’ün dağ köylerine getirdiği ıssızlık, işsizlik; tütün kokan ellerin kilitlediği kapılar, perdesi şekillenmiş pençereler. Titrek parmaklar arasında boynu bükük sigaralar. Dağ çeşmeleri yolcularına, salkım söğütler altındaki peykeler köylü kızlarına hasret…

İşte ozanı içlendiren, düşündüren, inciten olgulardan bazıları. Ve bunları bizlerle içtenlikle paylaşırken, kendisi yaşının altmışıncı basamağına adım attığının hiç de farkına varamadı.

Durhan Ali, „Ömer Lütfi” Kültür Derneğine bağlı “Recep Küpçü”Edebiyat Kulübü kurucularından biri. Halen onun başkanlığını yapmakta. Kırcaali Haber Gazetesi 2007 yılında yayın hayatına merhaba dediğinde ekibe ilk katılanlar arasındaydı. Halen gazetemize yazılarıyla renk katmakta. Kırcaali Haber Gazetesi Ekibi olarak, Sayın Durhan Ali’yi 60.jübile yaş günü münasebetiyle tebrik eder, sağlıklı uzun ömür ve başarılarının devamını dileriz.



YAŞ GÜNÜMDE

Bir korku perdesi iniyor içime 
Mart’ın ilk günlerinde. 
Çalarken kapımı şahsi baharım 
Açılmış erguvan çiçeklerine 
Hücum eden arılardan korkuyorum. 
Korkuyorum, 
Her biri 
Bir şeyler alıp götürüyor sormadan 
Umutla beklediğim 
Şahsi mevsimimin ilk gününde. 
Giderken ardında bıraktıkları 
Canlı bir hurda. 
Durun, 
Yaşayamadığım baharın ilk günlerini 
Benden etmeyin, diyemiyorum, 
Merem anlatamıyorum nedense 
Vakitsiz kar düşmüş 
Çığı kopmaya hazır saçlarıma. 



DOĞUM GÜNÜNDE

Bugün iki mart 
Bir yağmur yağmasını istiyordum 
Ayrılış gözyaşları gibi 
İnce ince 
Sicim sicim 
Kar yağmasını 
Lapa lapa 
Düşen danecikler 
Çatlak dudaklarımda eriyen. 
Bu sabah telefon ahizesinden 
Bir sesleniş bekliyordum 
Evrenin tüm zenginliğini 
Bahar esintisiyle tellerde getiren. 
Bugün, 
Dünkü yazamadığım hayat öyküsü 
Uslanmayan bir volkan oldu 
Yarınki dünümü 
Umutla beklettiren.



BENİM MUTLULUĞUM

Boralı bir Mart gününde 
Bir dağ köyünde 
Güneş doğarken açılmış gözlerim; 
İlk çığlıklarımdan ürkerek 
Pencerenin altında 
Zerdali dalından 
Uçuşup gitmiş kuşlar. 
Onun için de 
Kuşlar mutluluğumu 
Anlatamıyorum ben… 
Çocukluğum dostlarımla 
Dağ patikalarında geçti. 
Delişmandık o zamanlar! 
Şimdi, 
Onlarla bir araya gelince 
Geçmişimizin anılarını 
Dünmüş gibi anlatırken 
Kadehlerin taştığı da oluyor; 
Kadehler taşadursun, 
Dostların yanında 
Mutluyum ben!

 

 

Kırcali Haber                                                                                               02.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sırbistan AB Üyeliğine Aday Ülke Oluyor 

   AB üyesi 27 ülkenin devlet ve hükümet liderleri Brüksel’deki oturumunda hazırladıkları deklarasyon tasarısında, Sırbistan’a AB üye aday ülkesi statüsünün verilmesini kabul ettikleri belirtiliyor. Karar, Sırbistan ve Kosova ortak sınırların birlikte denetimi ve Priştine’nin uluslararası forumlara erişiminin sağlanması konusunda anlaşma sağlanmasından bir hafta sonra geldi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, Avrupa Birliği liderlerinin kararı, ülkesinin ilerlemenin ve ekonomik gelişmenin kapısını açtığını belirtti.

 

 

 

BNR                                                                                                02.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tuna Nehri Boyunca Büyük Su Kitleleri Silistra’ya Yol Aldı 

   Tuna nehri Gemi Ulaşımı Araştırma ve Bakım Ajansı’nın yaptığı açıklamaya göre, “Orşova” Romanya hidroteknik tesisinden büyük su kitleleri serbest bırakıldı ve su kitlelerinin 72 saate kadar Silistra’ya ulaşması bekleniyor. İl idaresi, Silistra,Sitovo, Glavinitsa ve Tutrakan belediye başkanlarının, valinin talimat verdiği önlemleri ve belediye avarya planlarında sellere karşı öngörülen önlemlerin yerine getirilmesini denetlemeleri konusunda uyardı.

 

 

 

BNR                                                                                                02.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Marteniçka: Baharın Gelişi Kışın Sona Erişi

   Baharın gelişi her coğrafyada başka türlü kutlanır. Değişmeyen tek şey vardır, kışın sona ermesi, baharın gelmesi ille de kutlanır. Marteniçka takmak da baharın gelişini kutlayan, kutsayan bir Bulgar adetidir. Eski bir pagan geleneğinin günümüze neredeyse hiç bozulmadan ulaşmış şeklidir. Bir rivayete göre, Baba Marta ya da Marta Nine, kışın sonunu getirip baharı başlatan ancak ruh hali aniden ve sık sık değişen huysuz, ihtiyar bir kadındır. Baba Marta'yı hoşnut edip baharı erken getirmesini sağlamak için kırmızı beyaz marteniçkalar takılır bileklere ya da giysilerin yakasına. Baba Marta hoşnut olsun, merhamet etsin ve kışı bir an evvel bitirsin diye Mart başında takılır marteniçka, kimi zaman birden fazla. Kırmızı ve beyaz renkler sağlık dileklerini temsil eder. Kırmızı kandır, candır, hayattır, beyaz ise saflık. Döne döne birbirine dolanan kırmızı beyaz ipler, yaşamın ve ölümün ebedî döngüsünü, iyiliğin ve kötülüğün, mutluluğun ve hüznün yaşamdaki dengesini hatırlatır insanlara. O yüzden Mart ayında herkes, birbirine Marteniçka hediye eder. İlk leylek – ya da kırlangıç – görüldüğündeyse çıkarılır Marteniçka. Kimileri meyve veren bir ağaca bağlar bolluk, bereket getirsin diye.  Marteniçka, doğa ve insan arasında bir zamanlar var olan güzel ilişkileri hatırlatır, her mevsimin kendi adetleriyle gelip geçtiği, insanların doğanın dilinden anladığı zamanı, insanın doğaya savaş açmadan önceki mevsimini anlatır.

 

 

 

Mozaikdergisi                                                                                                01.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eurovision’da Bulgaristan’ı Sofi Marinova Temsil Edecek

   Bulgaristan’ın Eurovision şarkı yarışmacısı belli oldu. Bakü’de düzenlenecek olan Eurovision 2012′de  ülkeyi Sofi Marinova temsil edecek.
Love Unlimited olarak adlandırılan parçanın metninde, Bulgarca olarak aşktan bahsedilirken, biri Türkçe olmak üzere 12 dilde “Seni Seviyorum” ifadesi yer alıyor. Aşkın ne dil, ne de ırk tanımadığını sözleriyle izleyicileri etkileyen şarkıya büyük ümit bağlanıyor.
Bulgaristan elemelerinde ikinci sırayı ise Love is Alive parçası ile Desislava aldı. Marinova yaklaşık 7 bin sms ile desteklenirken, Desislava için 4 bin kişi sms gönderdi. 1975 yılında Etropole’de doğan Roman asıllı Sofi Marinova, 5 oktavlık sese sahip. Müzik hayatında birçok ödüle layık görülen Marinova ilki 1995’de olmak üzere tam 16 albüm çıkardı.

 

 

 

Zaman                                                                                                01.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye Sınırı İle Demiryolu Hattı Onarıldı

   Sel baskınları nedeniyle Bulgaristan ile Türkiye arasında ulaşıma kapanan demiryolu bağlatısı yeniden sağlandı. Ulaştırma Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucu Harmanlı-Lübimets arasındaki demiryolu yeniden ulaşıma açıldı. Bölgede meydana gelen sel baskınları sonucu Harmanlı-Lübimets arasındaki demiryolunun 900 metrelik kısmı zarar görmüştü. Sel baskınları sonucu bölgedeki demiryollarında 3 milyon levalık zarar meydana gelmişti.

 

 

 

Zaman Bg                                                                                                01.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocuklarımız Renklerin Dostluğunu Bizimle Paylaştı!

   GÜNEŞ Öğretmenler Kulübü tarafından düzenlenen RENKLERİN DOSTLUĞU İLE BANA ÜLKENİ ANLAT – TARİH, DOĞA, KÜLTÜRÜ İLE BİRLİKTE resim yarışmasına 3 bölgeden katılım oldu – Rusçuk, Varna ve Şumnu. Rusçuk - 50, Varna – 1, Şumnu – 16, toplam 67 öğrenci ve 80 resim. 

Katılan 8 – 12 yaş grubunda ödül alanlar:
1. Gülsever Rüstemova – 6.sınıf ” Sv. Sv. Kırıl ve Metodiy” – Semercievo, Ruse
2. Güldeniz Salimova – 4. Sınıf, “P. R. Slaveykov” – Obretenik, Ruse
3. Svetlozar Taskov – 3. Sınıf “P. R. Slaveykov” – Obretenik, Ruse

13 – 18 yaş grubu:
1. Abibe Ahmet – 11. Sınıf, Şumen
2. İpek Ramadanova – 5. Sınıf “P. R. Slaveykov” – Smirnenski, Ruse
3. Orhan Ali – 11. Sınıf, Şumnu

GÜNEŞ Derneği sitesinde onlyne oylamada en çok oy alan :
1. Ece Ahmet – 6. Sınıf Sv. Sv. Kırıl ve Metodiy – Semercievo, Ruse
Ruçuk Belediye konferans salonunda sergilenen resim sergisi, Rusçuk Vali Yrd. V. Marinov tarafından açıldı ve Rusçuk Valisi St. Burciev adına 21 Şubat – Uluslararası Anadili gününü kutladı. TİKİD GÜNEŞ tarafından düzenlenen konserde katılımcılara ve derece alanlara MP 4, USB, bilgisayar fareleri, Bulgarca – Türkçe sözlükler, “Türkiye’nin yeni tarihi”, “Mithat Paşa – zamanından bir adım ileride” kitapları T.C. Burgas Konsolos muavini Nihal Sarıöz, jüri başkanı Behçet Danacı ve Yahudi temsilcisi Plamen Yakov tarafından verildi.

 

 

 

Mecbure Efraimova                                                                                                01.03.2012

   
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------